
Tayvanlı sanatçı Hsu Yunghsu’nun “Sisyphos’un Şüphesi” başlıklı uluslararası gezici sergisi 14 Mart-26 Nisan tarihleri arasında Van’da yer alan Tariria Kültür, Sanat ve Gastronomi Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Seul’deki ilk gösteriminin ardından ve İtalya’nın Seravezza kentindeki sunumu öncesinde Türkiye’deki izleyici karşısına çıkmaya hazırlanan “Sisyphos’un Şüphesi”; sabır, malzeme direnci ve beden ile toprak arasındaki zamansız ilişki etrafında şekillenen evrensel bir anlatıyı sürdürmeyi amaçlıyor.
Çağdaş seramik sanatının özgün isimlerinden Yunghsu, kili geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak onu bedensel direnişin anıtsal bir diline dönüştürüyor. Yaklaşık kırk yıl önce akademik kariyerinin konforunu geride bırakan sanatçı, pratiğini tamamen toprak ve ateşin ritmine adadı. Bugün üretimini Tayvan’ın Tainan kentinde, ülkenin en büyük seramik fırın atölyelerinden birinde sürdürüyor.
Yunghsu’nun sanatsal gelişimindeki belirleyici dönüm noktalarından biri, 2005-2006 yıllarında New York’ta gerçekleştirdiği sanatçı rezidansı sırasında Richard Serra’nın anıtsal çelik heykelleriyle karşılaşması oldu. Geleneksel seramik tekniklerinin pürüzsüz yüzeylerini reddeden sanatçı; çatlakları, boşlukları ve isli tonları bilinçli estetik stratejiler olarak benimsiyor. Organik büyüme kalıplarını andıran modüler yapıları, sergilendikleri mekâna göre genişleyerek izleyiciyi malzemenin gerilimi ve mekânsal ağırlığıyla doğrudan bir karşılaşmaya davet ediyor.
Kadim sarmal (coil) tekniğine geri dönen Yunghsu, her bir eserini doğrudan fiziksel temasla inşa ediyor. Üretimin giderek dijitalleştiği ve başkalarına devredildiği bir çağda, eserleri ellerin, avuç içlerinin ve dayanıklılığın izlerini taşıyor. Sisyphos mitinden ilham alan sanatçı, sanatı nihai bir sonuç olarak değil, süregelen bir varoluş ritüeli olarak ele alır; kil üzerindeki her parmak izi ve katmanlı sarmal, malzemenin içine gömülmüş bir hafıza izine dönüşüyor.