
Merdiven Art Space, Gülçin Aksoy’un 2007-2022 yılları arasında ürettiği işlerinden bir seçkiyi izleyiciye sunan “Şefkat Nişanı” başlıklı sergiye, 14 Ocak - 28 Şubat tarihleri arasında ev sahipliği yapacak.
Gülçin Aksoy’un 11. kişisel sergisi “Şefkat Nişanı”nda, serginin küratörü Nergis Abıyeva, sanatçının 35 yıla yaklaşan pratiğini feminist bir perspektiften ele alıyor. Sergide daha önceden üretilmiş işlerin yanı sıra, küratöryal sürecin performatif bir çıktısı olan ve sergiyle aynı ismi taşıyan yeni bir iş de yer alıyor. Şefkat Nişanı, Akademi’ye girdiği ilk dönemlerde hiperrealist tarzda taş resimleri yapan, ancak 1990’larda kavramsal sanatı tanıdıkça fırçayı ve kalemi bir kenara bırakıp başka mecralara yönelen Aksoy’un 30 yıl sonra yaptığı ilk resim olma özelliğini taşıyor.
Nergis Abıyeva serginin küratöryal metninde şu sözlere yer veriyor: “I. Meşrutiyet’in ardından 1878 yılından itibaren II. Abdülhamit tarafından ‘hayır ve yardım işlerinde başarılı olan kadınlara’ üç dereceli olarak verilen şefkat nişanları, feminizm tarihiyle ilgilenen bir araştırmacı/küratör olarak ilgimi çekiyor. Osmanlı’da bu tarihlerden itibaren kadınların eşit hak mücadelelerinin başlaması, feminist uyanışın Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra kadınların seçme ve seçilme haklarını almalarına değin uzanan bir sürecin parçası olması gibi tarihsel gerçekler, hâlâ hakim anlatıya sızabilmiş değil. Osmanlı’nın Batılılaşma dönemindeki şefkat nişanlarını erkeklerin, kadınları ‘hayır ve yardım’ olgularına sıkıştırma, kontrol etmeye çalışma ve de hiyerarşik bir yerden ‘onaylama’ çabaları olarak görüyorum. Şefkat nişanlarında, tam olarak Gülçin Aksoy’un uğraştığı bir iktidar ilişkisi buluyorum. Ve izleyiciyi ‘şefkat’ kelimesinin ilk anlamının ‘acıyarak ve/veya koruyarak sevme’ olması üzerine düşünmeye davet ediyorum.”