
Arca Art Space iş birliğiyle İlke Çolak ve Ecem Naz Çakır’ın küratörlüğünde düzenlenen “Giardinetto I – Herbaryum” sergisi 16 Ağustos’a kadar uzatıldı.
“Giardinetto” sergileri, adını İtalyancada “küçük bahçe” anlamına gelen giardinetto kavramından alıyor. Seri, kent içinde ziyaretçilerin gündelik hayatın temposundan uzaklaşabileceği bahçe alanları üzerinden şekilleniyor. “Giardinetto I” sergisinde Gülin Algül Kardaş (Asanni), Ahmet Hamdi Başsöz, Bilalcan Kara, Demir Kardaş, Esra Mengülerek, Mehmet Ali Yıldız, Özge Akdeniz, Sanem Tufan ve Yağız Seis yer alıyor.
“Giardinetto, İtalyanca'da ‘küçük bahçe’ anlamına gelse de tarih boyunca insanın kendine açtığı özel ve değerli bir dünyayı temsil etmiştir. Rönesans’ın düzenli bahçelerinden mücevher sanatındaki çiçek kompozisyonlarına kadar bu kavram, güzelliğin korunduğu bir sığınak fikriyle özdeşleşmiştir. Günümüzde yoğun kent yaşamının kakofonisi içinde nefes alabileceğimiz alanlar azalırken, Giardinetto sergileri tam da bu ihtiyaçtan hareketle şehrin içinde, soluklanılacak birer durak görevi görür.
Şehrin gürültüsü içinde gizlenmiş, sokağın hemen yanı başında filizlenen bu sergiler, kıymetli birer mücevher gibidir. Giardinetto, yalnızca izlenen bir sergi değil; ziyaretçisine sunulan bir mola ve zihni kalabalıktan arındıran bir kaçış alanıdır. Her biri kendi içinde bir ekosistem olan bu bahçeler, ziyaretçisini gündelik hayatın hızından uzaklaşıp, bu kompozisyonun bir parçası olmaya davet eder.
Herbaryum, kurutulmuş bitkilerin saklandığı arşivdir; toplanan her çiçek rengini ve suyunu kaybeder ama biçimini korur. Giardinetto da benzer bir saklama biçiminin adıdır: 18. yüzyıldan bu yana kuyumcular, solup gidecek olan çiçeği taşa ve madene dönüştürerek doğanın geçiciliğine karşı sessiz bir yanıt üretmiştir. Herbaryum çiçeğin kendisini, giardinetto ise onun imgesini saklar; ikisi de aynı sorudan doğar: solup gidecek olan, nasıl korunur? Giardinetto I - Herbaryum, bu soruyu duvarlarla çevrilmiş küçük bir bahçeye taşıyor. Bir araya gelen eserler, neyin saklanmaya, neyin hatırlanmaya değer olduğunu sorarken; bu bahçe, izleyicisini saklananları keşfetmeye davet ediyor.”
Fotoğraflar: Samet Özer