
Fatma Berber’in her kitabının “Mekân, hafıza ve sanat birbirine nerede değiyor?” sorusuna başka bir açıdan cevap arayan serisinin ilk kitabı Taştan Düş Yaratmak “Edebiyat”, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.
“Edebiyat”la başlayan ve “Müzik”, “Resim”, “Sinema” ve “Şehir” ile devam edecek olan “Taştan Düş Yaratmak” serisi, mekânların hikâyesini ve tarihini anlatmıyor; bütün bu alanların birbirine nasıl değdiğini, nasıl iç içe geçtiğini düşünmeye çalışıyor; bir nevi hafıza topografyası ya da duygu arkeolojisi olarak öne çıkıyor.
Bu ilk kitap, yazı ve anlatı üzerinden ilerliyor; şehri bir anlatı yüzeyine dönüştürüyor, taşın suskunluğuna düş ekliyor, insan hikâyelerinin izini sürüyor. Berber, bu yolculukta bizleri alanında uzman pek çok kıymetli isimle buluşturuyor ve onların görüşlerini ve esere dönüşmüş çalışmalarına dair güncel söyleşilerini paylaşıyor: Annie Ernaux kitapları özelinde Elise Hugueny-Léger’den yazar Georgi Gospodinov’a, araştırmacı ve yazar Erhan Altunay’dan çizgi roman yazarı Levent Cantek’e, çizgi roman, karikatür ve illüstrasyon sanatçısı M.K. Perker’den masal anlatıcısı Nazlı Çevik Azazi’ye, ressam Nuri Kuzucan’dan yazar ve akademisyen Murat Belge’ye, gazeteci yazar Umur Talu’dan yazar ve araştırmacı Haldun Hürel’e, şair Bejan Matur’dan şair ve yazar Güven Turan’a, yazar ve eleştirmen Orhan Koçak’tan yazar, yayıncı ve gazeteci Rober Koptaş’a… Ayrıca metnin içine yerleştirilen QR kodlara saklanan görsellerle mekân yalnızca bir yer değil, bir hatırlama biçimine dönüşüyor.