04 TEMMUZ, SALI, 2023

Dirimart’ta Yeni Sergi: “Living in Colour”

Ayşe Erkmen, Osamu Kobayashi, Anselm Reyle, Canan Tolon, Çağla Ulusoy, Jorinde Voigt ve Peter Zimmermann’ın eserlerinden oluşan “Living in Colour” başlıklı grup sergisi 30 Temmuz’a kadar Dirimart’ta sanatseverlerle buluşuyor. Sergideki her sanatçı, birbirinden özgün yaratıcı ifadeleriyle, keşfetme ve yenilik ruhunu açığa çıkaran işlerini sunuyor.

Ayşe Erkmen’in yaklaşımı, kariyerinin erken dönemlerinden bu yana oyuncu niteliklere sahip oldu. Dans eden su boruları, eski bir fabrikada tatile çıkan kaplanlar, helikopterlerle uçan orta çağ heykelleri ve görünmez bir köprüde yürüyen insanlar bunlardan sadece bazılarını oluşturuyor. Erkmen’in pratiğinin belirleyici özelliği olan yalınlık ve karmaşıklık arasında kurduğu hassas denge, bu sergiye ayrı bir renk katıyor.

Osamu Kobayashi’nin sergideki seçkisi, kullandığı cesur ve canlı renklerin başlangıçtaki istikametlerine direnerek başka yerlere gitme arzusunda kendini gösteren ve bu yönüyle büyüleyici bir güç mücadelesi olarak nitelenebilecek sanatsal süreçlerini gözler önüne seriyor. Bu dinamik etkileşimi kucaklayan Kobayashi, renkleri ısrarla yeni yönlere taşımaya çalışırken, resimleri sıklıkla renklerin öne çıkmasıyla sonuçlanıyor. Sanatçının kompozisyonu merkeze alan eserleri, sadeleştirilmiş bir formla izleyici karşısına çıkıyor.

Anselm Reyle’nin sergideki tuvali gelenek, eleştiri ve yeniden icat konularını ustalıkla bir araya getirerek modernizme dair bir keşfe çıkıyor. Tüketim toplumunun artıklarını, atılmış malzemeleri ve kente dair endüstriyel değişimin sembollerini bir araya getiren sanatçı, buluntu nesneleri görsel olarak dönüştürürken soyutlama üzerine tartışmaya katkıda bulunuyor ve figüratif sanatın yeniden yükseldiği bir ortamda, soyutlamanın çağdaş resimdeki önemine vurgu yapıyor.

Canan Tolon’un pratiği hayal gücü, bellek ve zaman gibi boyutlar aracılığıyla mekânın görselleştirilmesini araştıran resim ve yerleştirmelerle şekilleniyor. Tekrarlayan kazıma ve kesme tekniklerini kullanarak doğa ve mimarlık arasındaki etkileşime odaklanan sanatçı, her daim değişim içerisinde olan çevre içinde insan dönüşümünün kaotik ve huzursuz doğasını yansıtan ve gerçeklikle illüzyon arasındaki hattı bulanıklaştıran resimler yapıyor. Sanatçının sergide yer alan ve incelikli katmanlardan oluşan soyut resimleri, izleyiciyi sükûnet ve içsel yolculuk alanlarına taşıyor.

Yaşamı boyunca farklı kültürler arasında hareket hâlinde yaşayan Çağla Ulusoy kültürel çatışmalardan ilham alarak bunları, üzerinde katmanlı ve belirsiz mekânlar yarattığı tuval ve jüt işlerine yansıtıyor. Ulusoy’un sergide yer alan eserlerinde renk merkezi bir rol oynarken, bu renkler aynı zamanda onun gerçek anılarından doğan gizemli mekânların oluşmasına yol açıyor. Sanatçının soyutlama ve temsili bir arada dengeleyen eserleri şiirsel dokunuşlarla derinlikli duygular uyandırıyor. Bir tarafta izleyicileri kendisine ait gerçek anılarının diyarına taşırken diğer tarafta onları dünyayla bağlantılarını keşfetmeye davet eden Ulusoy, bu yönüyle izleyicilerin zihnine kazınan bir eserler bütünü yaratıyor.

Jorinde Voigt işaretler, çizgiler, sayılar, kelimeler ve kolaj unsurlarını kullanarak ses, hareket, zaman, form, algı ve bilimi bütüncül bir temsil şemasına dönüştürdüğü eserlerinde felsefe ile pozitif bilimsel arayışı kaynaştırıyor. Voigt’un yaratıcı pratiği kapsamında bu adeta bir dürtü arkeolojisi tekniğiyle hayat buluyor: Sanatçı, öncelikle o dürtünün neden var olduğu üzerine derinlemesine araştırma yapıyor, sonrasında izleyicilere bu kazı esnasında ortaya çıkan bulguları göstererek onların bir bilinmezlik kurgusu oluşturmasına yardımcı oluyor. Böylelikle izleyenler Voigt’un işlerinde, içten gelen, dışı sorgulatan, içe bakan ve dışı anlamlandıran bir sürece şahitlik ediyor.

Peter Zimmermann’ın eserleri, geleneksel resim sanatını Modernizm ve Colour Field [Renk Alanı] hareketi bağlamında yeniden yorumluyor. Zimmermann, fiziksel olarak veya tarama yöntemiyle görüntüler toplayarak başladığı eserlerini, sonrasında bilgisayarda deforme ediyor. Tanınmayacak hâle gelen bu görüntüleri tuvale aktardıktan sonra üzerlerine renkli reçine dökerek şekil veriyor. 20 yılı aşkın süredir epoksi kullanımıyla tanınan Zimmermann’ın bu kompozisyonları, eser ile izleyici arasında simya olarak nitelenebilecek bir etkileşimi tetikliyor.

Osamu Kobayashi, Vibes, 2017

0
2104
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle
Geldanlage