
Abdulvahap Uzunbay, Aslı Smith, Burcu Böcekler, Eliz Gündüz, Emir Yasin Yağmurca, Hilal Can, Nisan Talazoğlu ve Özge Yağcı’nın eserlerinden oluşan “Theory of Bloom” başlıklı sergi, 10 Haziran’a kadar Büyükdere35’te sanatseverlerle buluşuyor.
“Louise Glück’ün 2020 Nobel Edebiyatı Ödüllü Wild Iris kitabına ismini veren şiirin son dörtlüğünde, Glück ‘hayatımın merkezinde fışkırdı büyük bir pınar, masmavi gölgeler gök mavisi denizde’ yazar; bu dizede iris artık ‘çiçek açtığında’ zaferin hissini tadar. Yaşayan, ölen ve tekrardan doğmanın anlamını çiçek üzerinden anlatan Glück, bu döngüden sayısız kez geçen bir çiçeğin izlenimlerini bizlere aktarır. Çiçek, öncesinde karanlık toprakta açmayı bekleyen bir tohum olarak başlar; sonrasında sesi keşfeder ve ucunda ışığı gördüğü bir yoldan filizlenmeye doğru yol alır ve en sonunda çiçeklenir. Ruhların bir gün tekrar ‘çiçek açacakları’ düşüncesiyle cesaret bulabileceklerini gösterir. Bir çiçeğin oluşum sürecinden ilham alan ‘Theory of Bloom’ modern zamanın absürditesinde kaybolan, yabancılaşmış kişi veya özneye yeni ve alternatif bir benlik inşa etmeyi amaçlar. Sergi, bilinci olan bir iris çiçeği gibi, taç yapraklarını açana kadar geçirdiği sürecin insanlığa dair bariz imajlarını izleyiciye sunar.
Metroda, alışveriş merkezinde, çalıştığımız ofiste; etrafımıza yayılmış katı dünya, benliğimizle, jestlerimizle ve hatta duygularımızla gördüğümüz bir imgeler dünyası. Böyle bir ölüm manzarasında hiçbir şey gerçekten bize ait olamaz. Bu belirsizlik içerisinden çıkabilmek için benliğin filizlenmek için bir yol araması kaçınılmazdır. Kederden sonra neşenin tekrardan kapıdan uğrayacağına inanmak, hayatın bu boş ve korkutucu zamanlarında ruhların bir gün tekrar ‘çiçek açacakları’ düşüncesiyle insanların cesaret bulunabilecekleri gösterir. Derin bir huzursuzluğun ve kaderin bu bilinmez bilmeceli yolunda tohumlanan insan, sergi perspektifinde kaderini baştan sona yeniden inşa eder ve umuduyla kaderini ustaca dengeler. Duygusal ve fiziksel yeniden doğuşu; insan-doğa, toplum-birey üzerinden ele alan ‘Theory of Bloom’ bir çiçeğin evrelerini bizlere hatırlatıyor ve yaşadığımız dünyayı yeniden anlamlandırmak için izleyiciye bir imge şöleni sunuyor. Toprağa gömülüp karanlık içerisinde açmayı bekleyen bir tohum gibi, tüm belirsizliklerin içerisinde insanlığa yeniden vadedilen bir kimlik, umut oluyor ve bizleri tekrardan çiçek açmaya davet ediyor.”
Künye:
1. Özge Yağcı, Banyo Sahnesi, 2018
2. Hilal Can, Nevroz Serisi, 2023