
Ercan Akın ve Ayşegül Veryeri’nin yakın dönem çalışmalarını İbrahim Cansızoğlu küratörlüğünde bir araya getiren “Wab-sabi” başlıklı sergi 14 Kasım’a kadar Bozlu Art’ta sanatseverle buluşuyor.
Çiçek tasarım stüdyosu ZOI iş birliğiyle düzenlenen sergide, Tokyo’da çalışan Ercan Akın’ın ahşap, kâğıt ve fotoğraf gibi farklı malzemelerle resimsellik ve paradoksları araştırdığı eserleri izleyiciye sunuluyor. Akın’ın çalışmalarına, Ayşegül Veryeri’nin Uzak Doğu’da edindiği seramik tekniklerini farklı çamur, pişirim ve astar uygulamalarıyla harmanladığı çanakları eşlik ediyor. Sergiye özel bir düzenleme hazırlayan ZOI ise "wabi-sabi" felsefesini temel alarak taşlar üzerinde yükselen kurumuş dallarla canlı çiçekleri buluşturuyor.
“Kökeni Zen felsefesi ve Taoizm’e dayanan wabi-sabi hem estetik hem de manevi anlamlar içeren bir kavram olarak sanattan zanaate, tasarımdan yaşam tarzına kadar geniş bir yelpazede yorumlanır. Etkileri ortaya çıktığı Japonya’nın sınırlarını aşarak farklı coğrafyalara da taşınan wabi-sabi kavramını özetlemek, başka kültürlerdeki tam karşılığını bulmak veya farklı dillere çevirmek oldukça güç hatta neredeyse imkansızdır. Farklı medyumlarda çalışmalarını sürdüren iki sanatçının ve bir çiçek tasarım stüdyosunun üretimlerini bir araya getiren sergi, bu kavram etrafında örüldü ve serginin başlığında Japonca ifade değiştirilmeden, çevrilmeden bırakıldı.
Wabi-sabi kavramı, geçiciliği, fani oluşu, eksiklik ve kusurları oldukları hâliyle kabul edebilmeyi, sadeliği, alçakgönüllülüğü ve sıradan şeylerdeki güzelliği görebilme yetisini içerir. Ömrün bir sonu olduğu gerçeğini zarif bir melankoliyle kucaklamak, şimdiki zamana dingin bir takdirle yaklaşmak wabi-sabi kavramını estetiğin alanından spiritüel boyuta taşır. ‘Wabi-sabi’ sergisi bir yaşam biçimine işaret eden tüm bu tavırları ve var oluş hallerini rüzgârda savrulan ağaç dallarında, gökyüzünde sürüklenen bulutlarda, dalgaların köpüklerinde, pişmiş toprağın dokusunda ve kurumaya yüz tutmuş çiçeklerde arar.”