
Florence Knapp’in üç ismin, bir hayatın üç ayrı hâlinin ve tek bir kararın tetiklediği sonsuz ihtimallerin hikâyesini anlattığı romanı İsimler, Kıvanç Güney’in çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.
Guardian, New York Times, BBC, Amazon, Times’ın “Yılın En İyi Romanı Seçkisi”nde yer alan, Goodreads 2025 Okur Ödülleri finalisti olan İsimler, sarsıcı ve bir o kadar da umut dolu bir roman. Ev içi şiddetin nesiller boyu süren sarsıntılarını, aile bağlarının o hem kopmaz hem de boğucu düğümlerini, insanın kendi kaderini tayin etme çabasını ve iyileşmenin mümkün yollarını keşfe çıkan gibi bir kitap.
“Cora, yıkıcı bir fırtınanın ardından, dokuz yaşındaki kızı Maia’yı yanına alıp yeni doğan oğlunun nüfus kaydını yaptırmak üzere yola çıkar. Kocası Gordon –toplum gözünde saygın bir doktor, evinin duvarları arasında ise buyurgan bir zorba– kararını vermiştir: Oğluna kendi adı verilecektir. Ama nüfus memuru, “İsmi ne olacak?” diye sorduğunda, Cora duraksar. Yedi yıl sonra. Çocuğun adı kız kardeşinin istediği gibi Bear’dır. Gelişi doğduğu geceki fırtına kadar sert vurmuştur aileyi. Ya da adı Julian’dır. Tam da kendi seçtiği hayatı yaşayacak bir erkek ismi diye düşünmüştür bu ismi verirken annesi. Ya da aile geleneği kazanmıştır ve babası gibi Gordon olmuştur adı, şimdiden her şeyiyle onun kopyası… Yine de bu buyurgan mirası kırmanın belki vardır ihtimali.”