20 NİSAN, ÇARŞAMBA, 2016

Yıkık Dökük Manzaraya Karşı

Her gün baktığınız şehir silüeti değiştiğinde buna kayıtsız kalabilir misiniz? Kendi penceresinden izlediği manzaranın değişimi karşısında kayıtsız kalmayan Gözde İlkin’in gündelik hayatının bir parçasına dönüşen yıkımın etkisiyle oluşturduğu son kişisel sergisi “Lekeli Mülk”, 21 Mayıs’a dek .artSümer’de görülebilir.

Yıkık Dökük Manzaraya Karşı

Kentsel dönüşümün etkisiyle hiçbirimiz artık dün yerinde olan bir binanın yıkıldığını gördüğümüzde şaşırmıyoruz ya da günün en boş saatinde bile ‘Neden trafikte kaldık?’ diye düşünmüyoruz. Hepimiz bu yıkım ve inşa sürecini gündelik yaşamımızın bir parçası olarak kabul ettik ve şehir hafızasının nasıl değiştiğine dair kendi özelimizde dikkat gerektiren bir yapı yoksa fark etmeden geçip gidiyoruz. 

2014 yılında Taksim İlk Yardım Hastanesi’nin yıkım ve yenilenme sürecine birebir tanık olan ve  bunu gün gün fotoğraf ve videoyla kayıt altına alarak, Cumhuriyet öncesi döneme ait bir binanın yok oluşuyla, şehrin değişen hafızası ve yokluk üzerine düşünmeye, üretmeye başlayan Gözde İlkin’in kişisel sergisi “Lekeli Mülk”, iki video çalışması, kumaş üzerine pas lekesi ve dikişle ürettiği karışık teknik çalışmalarından oluşuyor. Sanatçı vahşi hayvanların atikliğinde ve acımasızlığında buldozerlerin parçalara ayırdığı şehir hafızasını, her an uçup gidebilecek narinlikte duvara iğnelenen kumaşlarında ifade ediyor. Yarın pencereden baktığımızda uçup gitmiş olabilecek bir silüetin hatırasından beslenen sanatçıya yıkım sürecinin kendisinde bıraktığı izi sorduğumda: “Eserler ortaya çıkmadan ve bir sergi fikri belirmeden önce, tanık olduğum yıkım süreci, yaşadığım ve çalıştığım alanı kaplayan ve gündelik hareketimi, hissimi değiştiren bir dış etkene dönüştü. Dışarıdan gelen görsel ve işitsel bu gürültü ile başa çıkmak için süreci fotoğraf ve video olarak kaydetmeye başladım. Perdelemek veya kapatmak yerine  her gün kaydederek ve izleyerek sürecin içine yerleşmeyi tercih ettim. Rahatsızlık duyduğum şeyi kendime sürekli hatırlatarak devam edebildim. Sanatsal pratikte de sorunlu olan ne ise onu dönüştürerek üretebiliyorum, iyileşmeyi deneyimliyorum aslında...“ diyerek açıklıyor.

Tüm çalışmalarında kullandığı malzemelerle belli bir tarihe veya kültüre ait referanslar yakalayan sanatçı, perde, masa örtüsü, nevresim gibi motifli kumaşları kullanarak, yaşanmışlığı olan malzemeleri hikayesiyle işlerine dahil ediyor. “Malzemenin  zamanına ait bilgiye, dikiş aracılığı ile bugüne referans veren formlar tutturuyorum. Malzemenin kimliğine, ana motifine, müdahale etmeden kumaşları çoğu zaman bugüne ait hafızayı, formu aktarabildiğim birer taşıyıcı veya sahne olarak kullanıyorum. İşler bu anlamda zanaat ve sanat arasında,  geleneksel olanla güncel olan arasındaki sınırlarda gezinebiliyor” diyor.

Sergiye hazırlık sürecinde Antropolog Umut Yıldırım’la yıkım, yenileme, şehre ait hafıza üzerine fikir alışverişine başlayan ve Narmanlı Han üzerine yazdığı Pas metninden etkilenen Gözde İlkin, pasın anlamları ve mekânın geçmişi, bugüne bıraktığı izle ilgilenmeye başlamış.  “Bu süreçte ben de pasın nesnesini, izini form olarak kumaş üzerinde kullandım. Pasın izi ve yokluğu, kullandığım kumaşlardaki mekanları ve ana formları oluşturdu. Metalin yokluğunun pasın varlığına vesile olması ve bu “iz”le tanık olduğum yıkımın izini çıkartabilir miyim, bir enkazın hafızasını leke ile kaydedebilir miyim gibi sorular eşliğinde; Refakatçi, Yara, Kangren, Sus Payı olarak adlandırdığım, kumaş üzerine dikiş ve pas lekesi ile oluşturduğum bir seri ortaya çıktı. Seriye iki video eşlik ediyor. Yıkım mahalini gözetleyen videolar, kurguyu gerçekleştiren Çiçek Kahraman’ın desteği ile görünür oldu”  diyerek çalışmalarının oluşum sürecini aktarıyor.

Gözde İlkin’in “Lekeli Mülk” sergisi 21 Mayıs’a kadar .artSümer’de ziyaret edebilir, Umut Yıldırım’ın Pas adlı metnini de sergi süresince galeride bulabilirsiniz. 

0
2606
1
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle