10 KASIM, CUMA, 2017

Kimlik Farklılıklarına Polaroidlerden Bakmak

Küratörlüğünü Nicole O’Rourke’un üstlendiği, Huo Rf’nin ikinci kişisel sergisi “Stories in Reverse” (Tersten Hikâyeler), 25 Kasım tarihine kadar Pi Artworks İstanbul’un Karaköy’deki yeni mekânında ziyaretçilerini bekliyor. Küratör O’Rourke ile serginin oluşum aşaması, kimlik politikaları ve gelecek projeleri üzerine konuştuk.

Kimlik Farklılıklarına Polaroidlerden Bakmak

Nicole O'Rourke, New York doğumlu İstanbul merkezli bir yazar ve küratör. New York'ta Hunter College'de Sanat Tarihi alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Yazıları Time Out, İstanbul Art News, Dazed and Confused, Exhibitor, The Guide İstanbul, artspace.com, Near East Magazine ve Twin'de yayımlandı. Son olarak ise Huo Rf’nin sosyal ve kültürel normların kimlik politikaları üzerindeki etkilerini ele aldığı sergisi “Stories in Reverse”in küratörü olarak karşımıza çıktı.

Huo Rf'nin ikinci solo sergisi “Stories in Reverse” sizin küratörlüğünüzde gerçekleşti. Bir önceki sergiye kıyasla geçen iki yılda nasıl bir çalışma sürecinden geçtiniz?

Huo Rf, "Homotopia" serisine 2015 sonlarında Rampa'da birlikte çalışırken başladı. Bu seride yaptığı ilk eserler Hüseyin Bahri Alptekin'in “Demokratik Lüks” sergisinden alınan malzemelerle oluşturuldu. Çalışmalar başlarda, Huo Rf'in hayran olduğu sanatçıların eserleriyle ortaya çıktı. Bu noktadan itibaren Huo Rf’in yurt dışına yaptığı seyahatlerden topladığı çalışmaları da onu etkiledi. Tıpkı Gülsün Karamustafa gibi çalıştığı diğer sanatçılardan ve geçmişteki sanatsal işlerden etkilenerek seriye devam etti. "Homotopya" serisi bir çeşit günlük gibi, bir arkadaş ve meslektaş olarak bu bireysel çalışmanın doğumunu görmek istediğim için bende oradaydım. Bir küratör olarak, uzun bir süre belirli bir çalışma üzerinde bir sanatçı ile bu kadar yakın çalışmış oldum. Bu oldukça heyecan verici bir deneyim oldu.

Huo Rf ile çalışmanızda sosyal ve kültürel normların kimlik politikaları üzerindeki etkilerini ele alıyorsunuz. Bu konuya odaklanmanızın spesifik bir sebebi var mı? 

Kimlik politikalarına odaklanmak, şu ana kadarki tüm Huo Rf çalışmalarında karşımıza çıkan bir olgu. Sanatçı, bireyin toplumda ne anlama geldiği ve normatif davranıştan herhangi bir sapmanın neye yol açtığına bakıyor. “Stories in Reverse” serisinde en ilginç bulduğum şey; isimsiz ve yüzsüz olmanın temelinde yer alan bu “isimsiz soy” dizgeleri. Kimlik tespiti; kültürel ve sosyal kısıtlamalardan bir çeşit ayrışmayı mümkün kılar. Ve işte Huo Rf'nin işleri tam da böyle. Bunlar hem fotoğrafçı hem de sanatçı için bir tür bağımsızlık ve özgürlük ifadesi ve fotoğrafların bu içeriklerle yerleştirilmesi, sanatçı tarafından belirlenmiş olan şeylerin anlamlarını sarsabiliyor. Örneğin, Huo Rf geleneksel bir heteronormatif düğün bezini alıp, üzerine iki adet izmaritli erkek fotoğrafı yerleştiriyor. Böylece sosyo-kültürel anlamda görünmez olan beklentilerin ağırlığını kaldırmış oluyor. Bu da bize "Ben bu materyali istediğim gibi kullanabilirim" dedirtiyor.

  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel
  • ©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

Çıplak Erkek Polaroidlerinin Ardındakiler

Sergide gördüğümüzü nasıl tanımlayabiliriz?

Bunu doğrudan yayın için yazdığım metnin içinden cevaplayacağım: Bu serginin çoğunda olan şey çıplak erkek polaroidlerinin arkasında ne gördüğümüz. Çünkü hiçbir bedenin belirgin bir özelliği, yüzlerinde veya vücutlarında doğum izi yok. Sadece polaroid, seçilen bir kumaşa veya malzemeye bir çerçeve içinde yerleştiriliyor. Fotoğraflarda gördüğümüz modellerin cinsiyetsizliğinin yanında görülen materyallerin tanımını İncil’e ve etnik kökenlere dayandırdık. Ama hepsi kendi kökenleri içinde bireysellik taşıyor.

Stories in Reverse”, Huo Rf'nin iki yıldan beri üzerinde çalıştığı kolajlar olan Homotopya serilerine dayanıyor. Bu seri, kim olduklarının veya nereden geldiklerinin önemi olmayan çıplak erkek polaroidleri, kumaş parçaları ve nesnelerin kolajından oluşuyor. Bu nesneler ve kolajlar, insanların zihninde nasıl bir şey yaratmalı?

Bu çalışmaların her birinde insan yaklaşımlarının yargılanması görülüyor. Fikir, ön yargıyı reddederek görmemiz gerekenlerle yer değiştirmeyi amaçlıyor. Genelde verdiğimiz kararlar ve varsayımlar diğer tarafın gerçeklerinden ziyade bir yansımadır. “Stories in Reverse”de bunu herkesin görmesini istiyoruz. İnsanların bu eserlere baktıklarında kendi hikâyelerini eserlerle içselleştirmesi bekliyoruz. Nesneleri aracı kullanarak ilişkilerimizin neden ve nasıl kurulduğuna odaklanılmalarını istiyoruz. Bunların hepsi Huo Rf'nin yaşam gerçekleriyle kurduğu ilişkileri temsil ediyor.

  • ©Onur Gökçe
  • ©Onur Gökçe
  • ©Onur Gökçe
  • ©Onur Gökçe
  • ©Onur Gökçe
  • ©Onur Gökçe

©Onur Gökçe

Artist Book sergiden önce yayımlandı. Kitabın içeriği ve Merve Elveren, Gülsün Karamustafa ve Hera Büyüktaşçıyan metinlerinden bahseder misiniz?

Kitap aslında küçük bir mucize oldu. Kitabı çok seviyorum. Birçok bakış açısı sayesinde bu sergi hakkındaki fikirleri güzel bir şekilde yansıtabildik. Merve'nin metni kavramsal olanı, Huo Rf'nin bu seride kullandığı malzemelerin olası hayatlarını yakalıyor. Gülsün Karamustafa metni; geçtiğimiz yıl Hamburger Bahnhof'ta gerçekleştirilen kişisel sergisi kapsamında Gülsün ile Huo Rf’nin yaptığı bir röportajdı. Huo Rf'nin Gülsün'ün işlerine beğenisinin bir yansıması da çalışmayı etkiledi. Hera'nın şiiri ise; yaratıcı zihnin iç işleyişine, varlığın anlamını sorgulama, ikiliği ve çevreleyen dünyayla olan ilişkisine karşı hassas bir tutum olarak kitapta yer aldı.

Küratörlüğünü yaptığınız işlerde sizin için önemli olan ne oluyor?

Uzman bir küratör gibi davranıp, tam olarak hangi konunun önemli olup olmadığını henüz bilmem mümkün değil. Ancak şunu söyleyebilirim ki şimdiye kadarki en tatmin eden deneyimler, organik olarak ortaya çıkmış olanlarla güven ve açıklığa dayalı işlerdi.

  • ©Onur Gökçe
  • ©Onur Gökçe
  • ©Onur Gökçe
  • ©Onur Gökçe
  • ©Onur Gökçe

©Onur Gökçe

Gelecekteki projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Ballon Rouge Collective'in direktörü olarak çalışmalarıma devam ediyorum; bir sonraki sergi 8 Kasım'da Tom Lowe adlı bir sanatçının Londra'daki sergisi olacak. Bu kolektif çalışmalar beni 2018'de LA, NY, Brüksel, Sao Paulo ve Paris'e götürecek. Bunun dışında İstanbul'da yazmaya ve küratörlük yapmaya devam ediyorum.

0
1061
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle