20 HAZİRAN, SALI, 2017

Bir Kaybın İzinde, Yeni Bir Üretim Hikâyesi

ArtBizTech’in düzenlediği bang. prix yarışması sayesinde tanıştığımız genç sanatçılardan biri Ayşe Hilal Ateş oldu. bang’te ağırlıklı olarak bulunan teknoloji ve dijital işlerin yanında duygusal çalışmasıyla yer alan Ateş, babaannesinin ölümünün ardından onunla ilişki kurma serüvenini biyo-sanat çerçevesinde üretimine aktarıyor.

Bir Kaybın İzinde, Yeni Bir Üretim Hikâyesi

Ayşe Hilal Ateş’in adını ilk olarak ArtBizTech’in düzenlediği bang. prix yarışmasında duymuş olabilirsiniz. Ancak o daha önce Siemens Sanat’ta yer aldı ve geçtiğimiz günlerde de 7. Uluslararası Öğrenci Trienali’ne katıldı. Son olarak da Genç Yeni Farklı’yı kazandı. Biyo-sanat üzerine çalışmalarını sürdüren ve bu dönem Marmara Üniversitesi Resim Bölümü’nden mezun olan Ateş ile bang. prix deneyimleri, üretim süreci ve çalışmalarının hikâyesini konuştuk.

©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

ArtBizTech’in düzenlediği bang. prix yarışmasından nasıl haberdar oldun? Projeye nasıl katıldın?

İnternette afişi gördüm. Mixer’de daha önce bir staj yapmıştım, oradan Mixer’in direktörü Bengü de ilgimi çekebileceğini düşünüp beni yönlendirdi. Projenin biyo-sanat kısmı çok ilgimi çekti. O bölümde bir şeyler yapabileceğimi düşündüm. Bengü’nün de yönlendirmesiyle işi daha ciddiye alıp aynı zamanda yürüttüğüm diploma projemle birlikte bang’e de çalışmaya başladım. Yetiştiremezsem katılamayacaktım. Çok heyecanlı bir süreç oldu, iyi ki duymuşum.

bang’e yeni bir proje ile mi katıldın? 

Aslında süreci başlatmıştım ancak ne yapmam gerektiğine henüz tam karar verememiştim. Ne yapmalıyım, nasıl sergilenmeli… O süreçte karar verdim, mentor desteği de sağladılar zaten. 

Bu konuya özellikle değinmek istiyorum, bang. mentorlük desteğiyle dikkat çeken bir proje. Önümüzdeki yıllarda katılacak adaylar için de aydınlatıcı olacaktır. Sen nasıl bir mentorlük desteği aldın?

Mentorlarla tanışma toplantısında projemi sundum, sonra çok güzel geri dönüşler aldım. Ardından Ayşegül Süter ile birlikte çalıştık, onun mikroskoplarını kullandım. Ayrıca genetik mühendisi Serdar Ovalıoğlu ile tanışma fırrsatı yakaladım. Sonrasında bir laboratuvar ayarlayıp, bir biyolog ile birlikte çalışmalarımı gerçekleştirdim.

bang’te teknoloji ve dijital işlerin ağırlıklı olmasının yanı sıra senin işlerin bence en duygusal üretimi olan projeydi. Bize çalışmandan bahseder misin?

Babaannemin ölümünden beri onun bağ kurduğu nesnelerle ilişki kurdum. Bir bakıma babaannemle olan ilişkimi canlı ve dinamik tutmaya çalışıyorum. Resim üzerinde ince ince çalışmak, her ayrıntısını tanımak benim için laboratuvarda çalışmakla aynı kapıya çıkıyor. Biyo-sanat üzerinde çalışmak gibi bir fikrim yoktu aslında. Lisede Gıda Miktobiyolojisi ve teknolojisi okudum. Dolayısıyla aşina olduğum bir alan. Tesadüfi bir şekilde bu alanda çalışmaya başladım. Bir patoloji laboratuvarı buldum ve ilk olarak üzüm üzerinde çalışmaya başladım. Sonra farklı laboratuvarlarda farklı analizler gerçekleştirdim. Ancak amacım hiçbir zaman sürecin sonunda bir şey üretmek olmadı. Benim için en önemli olan süreçti. O yüzden hep video koyuyorum çalışmalarıma. İzleyici benimle birlikte sürece tanıklık etsin ve işin bir parçası haline gelsin istiyorum.

bang’deki işimde babaannemin mezarında taze naneler yetiştirdim. Uzun bir süreçti. Ardından onları toplayıp laboratuvarda yetiştirdiğim nanenin DNA’sını ayırdım, mikroorganizmalar ürettim. Onların orada üreyip ölme süreçlerini inceledim, bu süreç beni çok etkiliyor. Göremesek de orada yaşayan ve ölen canlılar var. Bu süreçleri fotoğrafladım. Kanser hücrelerine yapılan bir uygulama olan minik parafin bloglara gömdüm ve görüntülerini aldım. Sergide gördükleriniz bu sürecin sonucunda elde ettiğim verilerdi. Genellikle çalışmalarımı metin ve videolarla sergiliyorum. İzleyicinin çalışmayla ilişki kurması beni çok heyecanlandırıyor. Dediğim gibi her zaman amacım onları sürece dahil etmek oluyor.

Bir dönüşüm serüvenini ele alıyorsun. Naneden sonra da başka bir şeye dönüşecek belki.

Evet bu benim için hiç bitmeyecek bir süreç. O nesneden olabildiğince kopmamaya çalışıyorum. Çünkü o nesne babaannemle ilişki kurma şeklim. Babaannemi kaybedeli üç sene oldu, atlatamadığım bir şeydi. Bu çalışma şeklimin iyileştirici bir etkisi oldu kesinlikle. Kendimi çok iyi hissetmeye başladım. 

Daha önce bu alanda çalışmaların oldu mu?

Evet üzümle başladım. Siemens Sanat’ı kazanmıştım, orada sergilenmişti bu çalışmam. Pataloji laboratuvarında çalışıp tek bir analizin tüm sürecini ele almıştım. Video, çizimler ve elde ettiğim görüntülerin kitap halindeki sunumunu sergilemiştim. 

bang’deki çalışman nasıl yorum ve geri dönüşler aldı?

Mükemmel geri dönüşler aldım. Üretimimi deneyimleyenler çok heyecanlandıklarını ve etkilendiklerini söylediler. Beni ağlayarak dinleyen ziyaretçiler oldu. O etkileşimden çok mutlu oldum.

©Nazlı Erdemirel

©Nazlı Erdemirel

bang’in ardından Marmara Üniversitesi’nin 7. Uluslararası Öğrenci Trienali’ne katıldın. Orada hangi çalışmanı sergiledin?

Siemens Sanat’ta sergilediğim üzüm üzerine çalışmalarım ve yağlı boyalarım sergilendi. İki ayrı galeride iki ayrı açılış oldu. 

Güzel bir haber daha var, Genç Yeni Farklı’yı kazandın. Oraya hangi üretiminle katılmıştın?

Evet bu haber beni çok mutlu etti. Mezarlıkta yetiştirdiğim nanelerle katıldım yarışmaya. Yine yapım sürecim ve mezarlıktaki yetiştirme görüntülerim var. Ancak buradan çok farklı olarak sadece naneli sabun ürettim.

0
3036
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle