
Meksika'da gerçekleşen uluslararası kitap fuarı Index Art Book Fair, 4-7 Şubat tarihleri arasında ikinci baskısıyla sanatseverlerle ve kitapseverlerle buluşacak. Amerika, Asya ve Avrupa'dan sanat yayıncılarını buluşturan fuar 70'den fazla yayınevini ağırlayacak ve Museo Jumex'de ziyaret edilebilecek.
2014 yılında ilk kez gerçekleştirilen fuar; yayın katalogları, eleştiri dergiler, fotoğraf kitaplarının yanı sıra sanatçı kitapları ve genç dergileri de ziyaretçilerle buluşturmuştu. Sanatçı, küratör ve tasarımcılardan oluşan bir ekip tarafından kurulan fuar sanat yayınlarına dikkat çekmeyi hedefliyor.
Birçok paralel etkinlikle birlikte gerçekleşecek Index Art Book Fair, günümüzde varlığını sağlamlaştıran ve sanat dünyasının vazgeçilmezi olan sanat yayınlarının gelişiminin altını çizmeyi hedefliyor.
Rus illüstratör Andrew Tarusov nev-i şahsına münhasır çizimleriyle biliniyor. Çocukluğumuzdan beri aşina olduğumuz Disney karakterlerini kendi tarzında yorumluyor. Klasikleşmiş Disney film afişleri onun kaleminde günümüz koşullarına uyarlanıyor ve çok daha gerçekçi versiyonlarıyla karşımıza çıkıyor.
Çocukluğumuzdaki masum çizgi film karakterlerinin zaman içindeki ütopik değişimlerini kurgulayan sanatçı bu karakterlerin yaşlılık dönemlerini ele alıyor. 87 yaşında ve tekerlekli sandalyeye mahkum Mickey Mouse ile sevgilisi Minnie Mouse’un olduğu kareden, bastonlu Jerry ve yaşlanıp çöken Tom’a kadar birçok unutulmaz karakterin yaşlılıklarını canlandırıyor.
Ayrıca sanatçının Tim Burton Disney filmlerini yönetseydi nasıl afişler ile karşılaşacağımızın cevabını veren, Disney prenseslerini birer yaramaz kız olarak betimlediği ve Game of Thorones karakterlerini pin-up serisi olarak canlandırdığı çalışmaları da görmeye değer.
Unutulmuş binaları fotoğraflayan Brett Patman bu projesi üzerinde beş yıldır çalışıyor. Bir zamanlar canlı, hayat dolu ve kalabalık olan binaları yıllar sonraki boş, yalnız ve terk edilmiş halleriyle fotoğraflayan sanatçı çekimlerini Avustralya′da gerçekleştiriyor.
"Lost Collective" isimli serisinde eski istasyonlardan hastanelere birçok eski binada uzun süren çekimler gerçekleştiren sanatçı binaların da birer hikayesi olduğuna inanıyor. Fotoğraflarında binalara en doğal halleriyle yer veren sanatçı bizleri bu terk edilmiş binaların anlattıklarını dinlemeye davet ediyor.
Uzun süren çekimler ve büyük araştırmaların ardından bu dokunaklı kareler ortaya çıkıyor. http://www.lostcollective.com/
Yaşamını ve çalışmalarını Los Angeles′da sürdüren Cleon Peterson, “Purity” isimli yeni solo sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor. Hong Kong′da yer alan The Space isimli mekanda açılan sergi sanatçının son dönem üzerinde çalıştığı kapsamlı işleri barındırıyor. Genellikle siyah beyaz çalışmaların toplandığı “Purity” , Peterson′un karamsar dilinin bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.
Şiddet, korku, acı ve öfke sanatçının çalışmalarında sık sık rastladığımız temalardan birkaçı. Etkilendiği konular arasında rüya ve bilinçaltını en üst sıralara yerleştiren Peterson′un son sergisinde de mistizm, büyü, doğa ve mitoloji konularının etkisi görülüyor. Sergi 31 Ocak′a dek ziyaret edilebilir.
Uzun zamandır yaptığı çalışmalar ya da performanslar değil pop dünyasından isimlerle yaptığı işbirlikleri ve Ulay ile davalık olmasıyla adından söz ettiren Marina Abramovic yeni bir performansa hazırlanıyor. Kendisi hakkında "acaba bir daha performans yapmayacak mı?" dedikoduları dahi çıkan sanatçı sessizliğine son verip baharı yeni performansıyla karşılayacak. Geçtiğimiz aylarda son performansının kendi cenazesi olacağını söyleyen sanatçı 10 Mart’ta Atina'daki Benaki Müzesi'nde büyük ölçekli bir performans sergileyecek.
Atina merkezli non-profit bir sanat kuruluşu olan NEON, Marina Abramovic Institute (MAI) ve Marina Abramovic’in işbirliğiyle hayata geçecek olan “Performance and Immaterial Art” programı izleyiciyi de sürece dahil eden bir performans serisi olacak. “NEON-MAI Lab” ile birbiri ardına ilerleyecek NEON’da gerçekleşecek ve Marina Abramovic metoduyla izleyiciyi de işin içine katıp, katılımcı haline getirecekleri ikinci bir program olacak.
NEON-MAI Lab 10 Mart-24 Nisan 2016 tarihlerinde Atina Benaki Müzesi’nde, kamudan katılımcıların olacağı organizasyonlarsa NEON’da gerçekleşecek.
Hannes Caspar fotoğraflarında kadın vücudunu konu alıyor. Çıplak bedenleri model olarak kullanan sanatçı, kadın vücudunun narin, kırılgan, doğal yönlerini ortaya çıkarmak istiyor. Çıplak ama gizemli bedenler, sanatçının çektiği karelerde dans eder gibi salınıyorlar.
1979 doğumlu fotoğrafçı Berlin'de yaşıyor ve çalışmalarına devam ediyor. Portre, moda ve nü fotoğraf alanında uzmanlaşan sanatçı üretiminin merkezine insan bedenini alıyor. Bunu yaparken de insan bedeninin bir dili olduğuna ve bize bir şeyler anlatmak istediğine inanıyor. Dolayısıyla da her karenin bir hikayesi olduğunu söylüyor.
Hikari Shimoda'nın solo sergisi "Recycling Humanity" 16 Ocak'ta Los Angeles’taki Corey Helford Gallery'de açıldı. Sanatçının galerideki ikinci kişisel sergisi olan "Recycling Humanity" budizm, ölüm ve gelecek konularından ilham alıyor. Sanatçının "Children on the Edge" ve "Children of Emptiness" isimli iki yeni serisinin görülebileceği sergide korkunç çocuk yüzleri, ürkmüş ifadeler, boynuzlu çocuk betimlemeleriyle karşılaşma ihtimaliniz oldukça yüksek.
Masalları ve renkli çizgi filmleri kendi tarzında yeniden ele alan sanatçı, bildiğimiz mutlu ve neşeli sahneleri korkunç birer manzaraya dönüştürüyor. Japon animasyon çizgi filmlerinden etkilendiğini ifade eden Shimoda, resimlerindeki detaylarda birçok mesaj verdiğini söylüyor. Örneğin, boynuzun söylenemeyen şeyler için kurduğu bir iletişim yolu olduğunu belirtiyor. Sergi 13 Şubat'a dek ziyaret edilebilir.
Önümüzdeki yıl sonu Fransız moda tasarımcısı Yves Saint Laurent’in hayatı ve çalışmalarına adanmış iki yeni müze açılacak. Pierre Bergé Vakfı tarafından açıkanan bu haberde müzelerden birinin Paris diğerinin Marakeş'te olacağı söyleniyor.
Moda tarihinin ikonik isimlerinden bir olan Laurent, daha 21 yaşındayken Paris moda sahnesine adım atmış bir tasarımcı. Christian Dior’da çalışmaya başlayan Laurent, Dior’un Kuzey İtalya’da ani bir kalp kriziyle hayatını kaybetmesi üzerine moda sahnesinde Dior’un varisi olarak emin adımlarla yükselir.
Moda tarihinin ikonik isimlerinden bir olan Laurent, daha 21 yaşındayken Paris moda sahnesine adım atmış bir tasarımcı. Christian Dior’da çalışmaya başlayan Laurent, Dior’un Kuzey İtalya’da ani bir kalp kriziyle hayatını kaybetmesi üzerine moda sahnesinde Dior’un varisi olarak emin adımlarla yükselir.
Müzelere geri dönecek olursak. Ziyaretçiler Paris’te yer alacak müzede ünlü tasarımcının stüdyosu, terzilik salonu ve yaratıcılığını deneyimleyecekler. Tasarımcının kıyafetleri, çizimleri, eser ve fotoğraflarının izleyici ile buluşacağı sergi, vakfın sahip olduğu ve Laurent’in 40 yıldır çalıştığı 5 bin eşya ve 15 bin aksesuar arşivini barındırıyor.
Marakeş ise, Laurent’in hayranlarının bileceği üzere sanatçının 1966 yılında keşfettiği, ilham aldığı ve bir ev alarak düzenli olarak kaldığı bir şehir. Yaratıcı tasarımcının çalışmalarını da etkileyen Marakeş keşfinden esinlenen sergi Laurent’in yaşadığı evde açılıyor. Anılarla dolu ev kalıcı bir sergi mekânı, araştırma ve kütüphaneyi ağırlayacak. İki müze için de sabırla 2017 sonunu beklemeniz gerekiyor.
Ai Weiwei Danimarka'nın onayladığı mülteci yasası nedeniyle Danimarka müzelerinde yer alan işlerini çekeceğini açıkladı. Aktivist sanatçının bu kararı almasının sebebi: Danimarka'nın dün onayladığı ve mültecilerin ziynet eşyaları ve paralarına el konulmasını öngören yasa tasarısı. Sanatçı Weiwei yasa tasarısının kabulunün ardından ülkede iki müzede yer alan çalışmalarını geri çekeceğini duyurdu.
Instagram'ı aktif kullanışıyla tanınan sanatçı bu duyuruyu da kişisel Instagram sayfası üzerinden gerçekleştirdi. Kararını "Ai Weiwei Kopenhag’daki Faurschou Müzesi’nde yer alan "Ruptures" isimli sergisini kapatmaya karar verdi. Bu karar, Danimarka hükümetinin mültecilerin değerli eşyalarına el koyma ve aile üyeleri ile bir araya gelmelerini geciktirmesini öngören yasa tasarısının onaylanmasından sonra verildi. Jens Faurschou sanatçının bu kararını destekliyor ve Danimarka hükümetinin, Avrupa ve Orta Doğu’da sürmekte olan günümüz dünyasının en büyük insani krizinin, sembolik ve gaddar tarafında olmayı, saygı dolu bir çözümün tarafında olmaya tercih etmesinden üzüntü duyuyor." sözleriyle duyuran sanatçı hayranlarından büyük destek gördü.
Dünyanın en önde gelen galerilerinin sergilerini bir araya getiren Art Los Angeles Contemporary (ALAC) http://artlosangelesfair.com/ bugün açılıyor. Hem koleksiyoncuların hem de sanat meraklılarının heyecanla beklediği etkinlik Santa Monica’da The Barker Hangar’da gerçekleşiyor. Bu yıl yedinci edisyonuyla karşımıza çıkan fuarın en dikkat çeken bölümlerinden biri "Conversations With Myself". Kenneth Anger, Neville Wakefield, Rita Gonzalez ve Kathryn Andrews küratörlüğünde gerçekleşen bölüm konuşma serilerini kapsıyor.
Birçok paralel etkinlik ile zenginleştirilen fuar konuşmalar, konferanslar ve performanslarla renkleniyor. 73 katılımcının yer alacağı fuarda görmeden dönmeyin dediğimiz galeriler arasında: Shane Campbell, Cherry and Martin, Feuer/Mesler, Brennan and Griffin, Kayne Griffin Corcoran yer alıyor. 28 Ocak günü başlayan Art Los Angeles Contemporary 31 Ocak’a dek devam edecek.
İlk görselin künyesi: Wrinkle Decker, Lazy Boy. Photo by Rachel Murray/Getty Images.