NELER OLUYOR
  • 28-01-2016

    Masumiyet Müzesi, Nobel Ödüllü yazar Orhan Pamuk’un aynı adlı romanının 2008’de yayımlanmasının ardından 2012 yılında İstanbul’da kapılarını açmıştı. Şimdiyse Londra’nın önde gelen galerilerinden Somerset House’da bir sergi olarak izleyiciyle buluşuyor. 27 Ocak - 3 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek sergi, hazin bir aşk hikayesini Londra’ya taşıyor.

    Serginin odak noktası, Kemal Bey’in Füsun’a olan aşkının simgesi olan, ilişkilerinin her anını temsil eden onlarca günlük eşyayla dolu 13 adet vitrin. Füsun’un saç tokasından, nişan törenlerinin davetiyesine kadar pek çok detayı burada görmek mümkün. Bunların yanı sıra romanın geçtiği 1970’li yıllara dair gazete küpürleri veya teneke kaşıklar gibi o yılların ruhunu gösteren eşyalar da sergide bulunuyor. Ayrıca Grant Gee’nin yönettiği, Venedik Film Festivali’nde ilk gösterimi yapılan Anıların Masumiyeti filminden videolar sergi süresince izlenebilecek. (Filmin bu yılki !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde de gösterileceğini not düşelim)

    Orhan Pamuk’un uzun yılların birikimi sonucu açtığı Masumiyet Müzesi, 2014 yılında Avrupa Müze Forumu tarafından verilen, Avrupa’da Yılın Müzesi Ödülü’nü kazanmıştı. 2015 yılında gerçekleşen 14. İstanbul Bienali’nin mekanları arasında yer alan Çukurcuma’daki müze, bu kapsamda soyut resmin özgün ismi Arshile Gorky’nin resimlerine de ev sahipliği yapmıştı.

    Detayları için tıklayın.

    0
    0
    1551
  • 28-01-2016

    MoMA PS1, 5 Şubat Cuma akşamı “Night at the Museum” kapsamında gerçekleşecek gece yarısı kutlamaları için kapılarını aralıyor. Şehrin en beklenen sanat etkinliklerinden biri haline gelen “Night at the Museum” adeta festival tadında geçiyor. Etkinlik kapsamında güncel sergi "Greater New York" gece boyunca ziyaret edilebilecek.

    MoMa PS1 bu yıl dördüncü kez "Greater New York" sergisini ağırlıyor. 2000 yılından beri düzenlenen sergi New York’ta yaşayan ve çalışan genç sanatçıları konu alıyor. MoMA ve PS1’ın birleştikten sonra gerçekleştirdiği ilk etkinlik olan sergi ilk edisyondan bugüne çok yol katetmiş görünüyor. 16 yıl önce düzenlenen 1. edisyon "Greater New York", ilk kez Carolyn Christov-Bakargiev tarafından düzenlenmişti. Bakargiev ayrıca serinin başlatıcısı ve eş küratörüydü.

    Amerika yeni dönem sanatına odaklanan sergi hem New York’un hem de genç sanatçıların dinamizmini yansıtmak niyetinde. Olgun sanatçılar ile genç yetenekler arasında kesişim noktaları yaratmayı hedefleyen, şehrin kültürel, mimari ve tarihsel dokusuyla bağlantılar kurarak ele alan sergi 7 Mart’a dek ziyaret edilebilecek. 

    0
    0
    1400
  • 28-01-2016

    Macar fotoğrafçı Zsolt Hlinka, Macaristan’ın başkenti Budapeşte‘de Tuna Nehri kıyısında yer alan binaların hikayelerini anlatan fotoğraflar çekiyor. Şehrin tarihi ve simetrik binaları sanatçının fotoğraflarında manipule edilerek başka bir boyut ve form kazanıyor.

    Hlinka, "Urban Symmetry" isimli serisinde Wes Anderson’un Grand Budapest Hotel flminin grafik tasarımını andıran bir ruh yakalıyor. Birer fotoğraftan daha çok çizimi andıran kareler sanatçının müdahaleleri sayesinde yeni anlamlarıyla buluşuyor.

    Binaların gerçek formları yerine yansımalarını simetrikleştirip birleştiren sanatçı, onlara birer karakter yaratma arayışında. Simetrik detaylar ve pastel renkler sanatçının özellikle ön plana çıkartmak istediği detaylar arasında yer alıyor.

    0
    0
    2324
  • 27-01-2016

    Christian Voigt’in solo sergisi 21 Ocak’ta New York’ta yer alan UNIX Gallery’de izleyici ile buluştu. Alman fotoğrafçının geniş formatlı kameralar kullanarak yakaladığı kareler etkileyici bir görünüme sahip. Büyük müzeler, manzaralar, tapınaklar ve manzaraları konu alan fotoğraflar Voigt’in tekniği sayesinde büyüleyici karelere dönüşüyor.

    Geniş formatlı kameralar, dijital ve analog fotoğraf makineleriyle çalışan sanatçı "Benim fotoğraflarım kamera ile yaratılıyor, bilgisayarla değil" diyerek çektiği fotoğraflarda dijital müdahalelere yer vermediğini belirtiyor.

    Birçok solo ve karma sergiye dahil olan sanatçının son serisi 2015’te teNeues tarafından yayınlandı. Sanatçının UNIX Gallery’deki son sergisi ise 27 Şubat’a dek ziyaret edilebilir.

    İlk görselin künyesi: 

    Baroque Library Hall, 2015

    Light Jet, Exposure On High, Glossy 

    75 x 74 in 

    192 x 188 cm

    Ed. of 12

    0
    0
    1423
  • 26-01-2016

    "İkizler" anlamına gelen Os Gemeos adıyla tanınan 1974 Sao Paulo doğumlu graffiti sanatçıları Gustavo ve Octavio Pandolfo, doğdukları andan itibaren her şeyi birlikte yapan ikizlerden. Cambuci'de büyüyen kardeşler geleneklerine bağlı bir çevrede yetişmişler.

    Sao Paulo'nun geleneksel kültürünü çalışmalarında da yansıtan ikili, Brezilya'nın en ünlü sokak sanatçıları arasında yer alıyor.1980'lerde Brezilya'nın Hip Hop kültürüyle tanışmasıyla, kendilerini farklı yollarla ifade etmenin yolunu bulan kardeşler kısa sürede kendi tarzlarını yakalamışlar. Zira günümüzde onların çizdiği bir sokak resmini tanımama ihtimaliniz oldukça düşük.

    0
    0
    2692
  • 25-01-2016

    Yeni Zellandalı illüstratör Henrietta Harris yüzlerini tamamlamadığı portre serisiyle dikkat çekiyor. Bitmemiş surat çizimlerinin yer aldığı seri, unutulmuş kişilere göndermede bulunuyor. Hassas gölgeler, detay çizimler, ayrtıntılı betimlemeler sanatçının dikkat çekici özellikleri arasında yer alıyor. Ancak çizimlerin büyük bir ortak noktası var o da gizemli oluşları.

    Bu çizimlere gizem katan taraf hepsinin surat detaylarının boş olması. Gözsüz, burunsuz ve ağızsız portreler bu çizimlere korkunç bir yön katıyor. Büyük bir silgi tarafından silinmişe benzeyen suratlar çizen sanatçıyı takip etmek için: http://henriettaharris.com/

    0
    0
    8887
  • 22-01-2016

    MoMA (Museum of Modern Art) bu aralar muhteşem bir sergiye ev sahipliği yapıyor: Picasso Sculptures. Picasso’nun 100’den fazla heykelinin yer aldığı sergi, sanatçının uzun kariyerinde farklı dönemlerde farklı materyallerle yaptığı eserlerden oluşuyor. Bu büyüleyici sergide bulunan ve 100 milyon dolar değer biçilen Bust of a Woman heykeli ise son günlerin çok konuşulan eserlerinden biri. Neden mi?

    Şöyle ki 7 Şubat’a kadar MoMA’da devam edecek olan Picasso Sculptures sergisinde yer alan Bust of a Woman heykeli, sanat piyasasının başlıca aktörlerinden Larry Gagosian ile Katar kraliyet ailesini temsil eden Pelham Europe Ltd arasında hukuki bir çekişmenin öznesi oldu. Her iki tarafın da iddiasına göre Picasso’nun kızı Maya Widmaier-Picasso, bu heykeli kendilerine satmıştı. 19 Ocak Salı günü Gagosian, iddiasını doğrulamak amacıyla New York’ta mahkemeye bir dosya vererek tartışmayı alevlendirdi.

    Detaylar için tıklayın.

    0
    0
    4366
  • 22-01-2016

    Avusturalyalı sanatçı Rone'u binalara çizdiği inanılmaz gerçekçi kadın portrelerinden tanıyoruz. Çalışmalarında genellike güzel kadınlara yer veren Rone, çizimleri için yağmalanmış, eskimiş ve terk edilmiş binaları tercih ediyor. Kusursuz kadın portreleri ile bu bakımsız binalarda ironik görünütler oluşturuyor.

    İşleriyle güzellik ve çürüme, savurganlık ve yağmalama arasındaki sürtüşmeyi anlatmaya çalıştığını söyleyen sanatçının çalışmalarına Melbourne sokaklarında rastlama ihtimaliniz oldukça yüksek.

    0
    0
    2239
  • 21-01-2016

    Çocukluğunu yaratıcı bir ortamda geçiren Tanja Playner, Andy Warhol ve Salvador Dali'nin gerçeküstü çalışmalarından ilham aldığını söylüyor. Pop art tarzında çalışmalarıyla bilinen sanatçı renkli bir dile sahip. Sevinç ve mutluluktan ilham alan Playner'ın çalışmalarında bu gülümsetici duygu hissiyle karşılaşmanız çok yüksek ihtimal.

    Şehrin dinamik ve enerjik yapısından esinlenen sanatçı günümüzde karşılaştığımız ve sokaklarda görmeye alışık olduğumuz tipolojileri çizgi film karakterlerine dönüştürüyor. Günlük yaşamı ironik bir dille eleştiriyor.

    0
    0
    1930
  • 20-01-2016

    Manipule ettiği fotoğrafları ve dikkat çekici tarzıyla tanıdığımız Flora Borsi, yeni bir seri yayınladı. Bu defa deformasyon ve dönüşümden öte hayvan ve insanı aynı karede kullanmayı yeğleyen sanatçı insan ve hayvan yüzünü bütünleşmiş bir halde fotoğrafladı.

    Bu seride yılan, tavşan, kuş, balık, kedi gibi hayvanlar ile birleşmiş suretleri kullanan Macar sanatçı Borsi, kadın yüzü olarak ise kendi suratını kullanmayı tercih etti. Sanatçı aynı zamanda bir insan ve bir hayvan yüzünün bu denli kusursuz bir biçimde birleşebileceğini kanıtlayan serisinde yüzünün yarısını paylaştığı hayvanın ifadesine bürünüyor.

    0
    0
    18962
DAHA FAZLA
Geldanlage