
Çocukluğunu yaratıcı bir ortamda geçiren Tanja Playner, Andy Warhol ve Salvador Dali'nin gerçeküstü çalışmalarından ilham aldığını söylüyor. Pop art tarzında çalışmalarıyla bilinen sanatçı renkli bir dile sahip. Sevinç ve mutluluktan ilham alan Playner'ın çalışmalarında bu gülümsetici duygu hissiyle karşılaşmanız çok yüksek ihtimal.
Şehrin dinamik ve enerjik yapısından esinlenen sanatçı günümüzde karşılaştığımız ve sokaklarda görmeye alışık olduğumuz tipolojileri çizgi film karakterlerine dönüştürüyor. Günlük yaşamı ironik bir dille eleştiriyor.
Manipule ettiği fotoğrafları ve dikkat çekici tarzıyla tanıdığımız Flora Borsi, yeni bir seri yayınladı. Bu defa deformasyon ve dönüşümden öte hayvan ve insanı aynı karede kullanmayı yeğleyen sanatçı insan ve hayvan yüzünü bütünleşmiş bir halde fotoğrafladı.
Bu seride yılan, tavşan, kuş, balık, kedi gibi hayvanlar ile birleşmiş suretleri kullanan Macar sanatçı Borsi, kadın yüzü olarak ise kendi suratını kullanmayı tercih etti. Sanatçı aynı zamanda bir insan ve bir hayvan yüzünün bu denli kusursuz bir biçimde birleşebileceğini kanıtlayan serisinde yüzünün yarısını paylaştığı hayvanın ifadesine bürünüyor.
28. edisyonuyla sanatseverlerle buluşacak olan London Art Fair 20-24 Ocak tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Islington Bussines Centre’da gerçekleşecek olan fuar, modern sanat sahnesine damga vuranlar, en çarpıcı genç isimler, çağdaş sanatın sıra dışı örneklerini ağırlayacak.
İlki 1988’de gerçekleştirilen ve 100’ün üzerinde galerinin katıldığı London Art Fair, alanının öncü isimleri kadar sanat sahnesine ivme kazandıran genç yeteneklere de yer veriyor. Ayrıca genç galerilere odaklanma fırsatı veren ve fotoğrafçılık alanına yönelen Art Project ve Photo 50 bölümleriyle dikkat çekiyor.
İranlı sanatçı Mehdi Ghadyanloo, Tahran'da bina duvarlarını distopik çizimleriyle renklendiriyor. Bu sene İngiltere, Shoreditch’teki ilk sergisini açan Ghadyanloo'nun çizimleri sürrealist bir bakış açısını yansıtıyor. Guardian’a verdiği röportajda: “Tahran’da işlerimin çok fazla kopyası yapılıyor.” diyen sanatçı, çizimlerini izinli olarak gerçekleştiriyor.
Tahran’da en az 100 duvar boyamış olan sanatçı, belediyenin teklifiyle boyamaya başlamış. Ona istediği yeri ve fikri seçme özgürlüğü tanıyan belediye, şehrin sakinlerinin birbirinden yaratıcı murallar ile tanışmasını sağlamış.
Lübnanlı fotoğrafçı Serge Najjar “The Architecture of Light” isimli serisinde Beyrut çevresindeki binaların doğal aydınlatmalarını araştırıyor. Yüksek kontrastlı siyah beyaz fotoğraflar, kentin çevresinde beton yapıların duvarları üzerindeki geometrik şekiller, çizgiler ve desenlere odaklanıyor.
Sanatçı güneş ışığı ve gölge arasındaki gerilim ile oynayarak kompozisyonlar yaratıyor. Mimari yapı ve insan arasındaki ilişkiyi inceleyen Najjar bir röportajında: “Mimari yapı ve insan ilişkisi çok ilginç, insanın varlığı fotoğraflanan yapıya bir ölçü kazandırıp, ona bir sıcaklık verirken, karşılığında yapı da insan figürüne soyut bir boyut kazandırıyor.” diyor.
David Bowie tam da son isteğinde olduğu gibi sessiz sedasız, ortalığı telaşa vermeden aramızdan ayrıldı. Geçtiğimiz Pazartesi, 69 yaşında hayatını kaybeden efsane müzisyen David Bowie’nin isteği üzerine cenaze töreni yapılmadı.
Karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybeden David Bowie’in naaşı New York’ta ailesi ve arkadaşları da olmadan sessiz sedasız yakıldı.
Harry Potter’daki Profesör Severus Snape rolüyle milyonlarca hayran kazanan İngiliz aktör Alan Rickman hayatını kaybetti.
Bir süredir kanserle mücadele eden Alan Rickman 69 yaşında hayata veda etti. Yer aldığı Robin Hood: Hırsızlar Prensi filmindeki Nottingham rolüyle Bafta ödülüne sahip olan ünlü aktör Alan Rickman’ın 1997 yılında Rasputin filmindeki performansıyla Altın Küre adayı olmasının yanı sıra dört kez Oscar ödüllerine adaylığı bulunmaktaydı.
Mayıs 2016 tarihinde gösterime girmesi planlanan Johnny Depp, Anne Hathaway ve Helena Bonham Cartar’ın yer aldığı Alice Through The Looking Glass isimli animasyonda, Alan Rickman da Mavi Tırtıl’ı canlandırmıştı.
Hergün yeni bir haberiyle karşılaştığımız Ai Weiwei hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda LEGO firmasından çok miktarda LEGO parçası satın almak istemiş ancak şirketten red cevabını almıştı. Firma, legoların politik amaçlı kullanılamayacağını gerekçe göstermişti. LEGO’nun bu kararı sansür ve ayrımcılık olarak nitelendirilmiş ve büyük tepki çekmişti. Hatta sanatçının takipçileri Weiwei’ye ellerindeki legoları yollarayarak onun projesini desteklemişti.
LEGO gelen tepkiler üzerine toplu satışlar hakkındaki şirket politikasını değiştirdiğini duyurdu. Eskiden toplu alımların hangi amaçla kullanılacağını soran şirket, bundan sonra yanlış anlaşılmaları önlemek amaçlı artık böyle bir uygulama yapmayacak.
Fransız fotoğrafçı Marc Sommer, gündelik nesneler kullanarak sürreal kareler tasarlıyor. Çalışmalarında sıklıkla mizahi öğelere de yer veren Sommer, bildiğimiz olayları kendi diliyle sunuyor. İronik ve rahatsız edici kareler sanatçının photosop kullanmadan tasarladığı fotoğraflarının en bilindik detayları.
Gündelik objelere farklı bir bakış açısıyla bakmayı yeğleyen sanatçı cesur tarzıyla dikkat çekiyor. Sommer'ın fotoğraflarına göz atarken derin düşüncelere dalmanız yüksek ihtimal. Kendisini buradan inceleyebilirsiniz.
Gizemli sokak sanatçısı Banksy’nin dünyaca ünlü eserlerini bir araya getiren en büyük koleksiyon “The Art of Banksy” dünya prömiyerini İstanbul’da yapacak. 14 Ocak’tan itibaren Global Karaköy’de sanatseverlerle buluşacak olan “The Art of Banksy”, izleyiciyi Londra sokaklarında büyüleyici ve unutulmaz bir yolculuğa çıkartmaya niyetli.
Küratörlüğünü Steve Lazarides’in üstlendiği "The Art of Banksy"de sanatçının farklı dönemlerine ait özel koleksiyonlar ve enstalasyonlar, modern teknoloji eşliğinde sergilenecek. Sergide, Lazarides’in özel koleksiyonunun yanı sıra dünyanın farklı noktalarındaki koleksiyonerlerden toplanan eserler de yer alacak. Bugüne kadarki en büyük Banksy koleksiyonu olma özelliği taşıyan sergide, aralarında Banksy’nin Kırmızı Balonlu Kız, Gül Şimdi, Hizmetçi gibi en bilindik eserlerinin de bulunduğu toplam 100 eser izleyiciyle buluşacak. Eserlerin toplam değerine gelecek olursak, 20 milyon sterlini bulduğu detayını verebiliriz.
Her bir bölümde farklı bir mekanın canlandırılacağı sergide, ziyaretçiler bir İngiliz evinin oturma odasından İngiltere sokaklarına uzanan farklı bir atmosfer yaşayacaklar. "The Art of Banksy", izleyiciyi bir serginin ötesinde aynı anda görme, duyma ve dokunma duygularını harekete geçirecek bambaşka bir deneyim vadediyor. Bilet için tıklayın.