
Yılın en orijinal ve çarpıcı gerilim filmi The Guilty (Suçlu), 30 Kasım’da vizyona giriyor. Sundance Film Festivali’nden İzleyici Ödülü’yle ayrılan film, acil yardım hattında çalışan polis memuru Asger Holm’un sıradan bir gece vardiyasında olağanüstü bir telefon almasını konu alıyor. Danimarka’nın 2019 Oscar Adayı olan filmin oyuncu kadrosunda Asger Holm ve Jessica Dinnage yer alıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=t81hzmeT2jo
Donald Trump’ın Amerikan başkanı seçilmesinden bu yana The Handmaid’s Tale, kadın haklarının bir sembolü haline gelen ve kadın düşmanlığına karşı ayakta duran bir eser oldu. Ve şimdi Margaret Atwood’un bir devam romanı yazacağı haberi verildi.
Atwood’un yazacağı devam romanının ismi The Testaments olacak ve üç kadın karakter tarafından anlatılacak.
Kitap, Offred'ın final sahnesinden 15 yıl sonrasında geçecek. Yani kapıyı çarptığında belirsiz bir geleceğe sürüklendiği o sahneden sonra. Ucunda özgürlük mü, daha çok işkence mi, hapis mi, hatta ölüm mü olduğu belli olmayan o geleceğe. Şu an bunu bilemiyoruz.
Margaret Atwood kitap hakkında şunları söyledi: “Sevgili okurlar, Gilead hakkındaki sorularınız bu kitabın ilhamı oldu. Evet, neredeyse her şey. Ve bir diğer ilhamım, içinde yaşadığımız dünya.”
The Testaments, tüm dünyada 10 Eylül 2019’da yayımlanacak.
Kaynak: Penguin
Ünlü çocuk kitabı yazarı Roald Dahl’ın en sevilen hikâyelerinden bazıları Netflix için yeniden yorumlanıyor. Charlie'nin Çikolata Fabrikası, Matilda, Koca Sevimli Dev, Bay ve Bayan Kıl ve Daha Fazlası gibi efsane çocuk kitaplarının yazarı Roald Dahl’ın eserleri uzun zamandır ödüllü filmlere ve sahne yapımlarına ilham veriyor.
“Nihai amacımız, Roald Dahl'ın hikâyelerindeki benzersiz sihri ve olumlu mesajı dünyada mümkün olduğunca fazla çocuğun deneyimlemesi” diyen Roald Dahl’ın eşi Felicity Dahl sözlerini “Netflix'le ortaklığımız, bu amacı gerçekleştirmeye yönelik çok önemli bir adım ve Roald Dahl Story Company için inanılmaz heyecan verici yeni bir dönem. Eminim Roald da bundan büyük heyecan duyardı” diye sürdürdü.
Netflix'in ilk Dahl animasyon dizisinin yapım çalışmaları 2019'da başlayacak.
https://www.youtube.com/watch?v=loV0N4m6AMw
Ai Weiwei’nin Brezilya, Sao Paulo’daki ilk kişisel sergisi “ai weiwei: RAIZ”, İbirapuera Park’ta yer alan OCA’da ziyarete açıldı. Sekiz bin metrekarelik alana yayılan geniş ölçekli sergi, Ai Weiwei’nin bir tür retrospektifi ile Brezilya kültüründen esinlenerek ürettiği son dönem işlerini kapsıyor.
Brezilyalı tasarımcı Paula Dib’in kendisini yerel halktan insanlar ve yaşam biçimleriyle tanıştırmasının ardından gördüklerinden oldukça etkilenen sanatçı, Brezilya kültürünü yansıtan büyük ölçekli pek çok iş üretmiş. Tohumdan köklere, kumaştan deriye kadar pek çok malzemeden oluşan işlerin yer aldığı “ai weiwei: RAIZ”, 20 Ocak 2019’a kadar görülebilecek.
Yönetmenliğini Kenneth Branagh’ın yaptığı Disney’in yeni filmi Artemis Fowl’dan fragman yayımlandı. Sinemaya ödüllü yazar Conor McPherson tarafından uyarlanan filmin oyuncu kadrosunda Ferdia Shaw, Lara McDonnell, Dame Judi Dench, Josh Gad, Nonso Anozie yer alıyor.
Suç dehalarının soyundan gelen 12 yaşındaki Artemis Fowl kendisini, belki de babasının ortadan kayboluşundan sorumlu olan güçlü ve gizli bir peri ırkına karşı çetin bir savaş içerisinde bulur. Filme adını veren karakteri Ferdia Shaw, Artemis tarafından altın fidye için kaçırılan, enerjik ve hisli elf Kaptan Holly Short rolünü ise Lara McDonnell canlandırıyor.
https://www.youtube.com/watch?v=wXlBep9uFjI
İnterdisipliner sanatçı Suzanne Jongmans’ın Mind Over Matter ve Entitled isimli iki seriden oluşan sergisi, ambalaj paketleri kullanarak ürettiği Rönesans kostümlerini içeriyor. Pier Paolo Piccioli’nin tasarım koleksiyonunda da karşımıza çıkan kostümlerin yaka ve kolluk kısımları strafor gibi plastik malzemelerden oluşurken elbiselerin genelinde yine plastik ağırlıklı köpükler, balonlu naylonlar ve çeşitli kaplama materyalleri görülüyor. Özellikle 15, 16 ve 17. yy sanatçılarının eserlerinden ilhâm alınan giysilerde Jan van Eyck ile Robert Campin figürlerine rastlamak mümkün.
Fransa mahkemeleri ünlü sanatçı Jeff Koons’u, Fransız giyim markası Naf Naf’ın 1980’lerdeki reklam fikrini izinsiz kullanmaktan suçlu buldu. Mahkeme, donmuş bir kadın ve domuzun betimlendiği tartışmalı heykeli sergileyen müze ile Jeff Koons’u para cezasına çarptırdı.
1980’lerdeki reklamın tasarımcısı Franck Davidovici’ye müze ve sanatçının ödeyeceği toplam tutar ise 153,000 dolar olarak belirlendi. Tüm bunlara rağmen 2007’de New York’ta düzenlenen Christie’s müzayedesinde dünyaca ünlü marka Prada tarafından 3.7 milyon dolara satın alınan esere el konulmamasına karar verildi.
Londra asıllı sanatçı ve 3D animasyon direktörü Martin Salfity, Nico Warschauer ile Hardcore Squidgy isimli video çalışması kapsamında bir araya geldi. Sert yüzeyli zeminlerle yumuşak dokulu formların yer aldığı 3D çalışma; CGI, FX dijital ses ve müziğin bir araya gelmesiyle şekil, renk ve dokular arası zıtlıklara dikkat çekiyor. Organik ve katı yapılı formların farklılıklarından doğan çalışma, şekilsiz biçimlerin yüzey renkleri ve yer çekimiyle eş güdümlü hâlde mekânla girdiği etkileşime odaklanıyor.
https://vimeo.com/298129000
Bir süpermarketin rafları arasında geçen modern çağ aşk hikâyesini anlatan In The Aisles (Muhtemel Aşk) 23 Kasım’da vizyona giriyor. Berlin’de Altın Ayı için yarışan, festivalden Guild Film ve Ekümenik Jüri Ödülleri ile ayrılan film, Alman Film Ödülleri’nde de Franz Rogowski’ye En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Filmde Rogowski’ye Sandra Hüller eşlik ediyor.
Geçmişini arkasında bırakarak markette işe başlayan Christian, bu yeni ortama sessizce uyum sağlama derdindedir. Onu kendi çocuğu gibi sahiplenen Bruno sayesinde hem işi öğrenir, hem de ortama ayak uydurmayı başarır. Marketin uzun koridorları ve büyük rafları arasında, şeker reyonunda çalışan Marion’u görür görmez aşık olur. Küçük dünyasında umutla büyüttüğü aşkını yaşaması ise o kadar mümkün olmayacaktır.
https://www.youtube.com/watch?v=weWxZ3MI9bU
İtalya’nın Milano kentinde yer alan Pirelli Hangar, Mario Merz’in iglolarına ev sahipliği yapıyor. 1925’te doğan ve 2003’te hayatını kaybeden İtalyan sanatçının 68’den bu yana ürettiği iglolardan derlenen 30 eseri bir tür retrospektif niteliği taşıyor. Madrid’teki Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi, Londra Tate Modern ve Berlin Ulusal Galeri gibi pek çok sanat kurumunun iş birliği yaptığı retrospektif, sanatçının insan ve doğa arasındaki ilişkiyi sorgulamasına odaklanıyor.
İgloları güncel yaşam sığınakları olarak tanımlayan Merz, endüstriyel ve doğal malzemelerden ürettiği sığınaklara çeşitli harf ve kelime grupları ekleyerek yazılı dünyayı çağdaş sanat panoromasında ele alır. Spiral ve Fibonnacci sayı dizileriyle 68’den itibaren ilgilenen sanatçı iç-dış, fiziksel-kavramsal, bireysel-kolektif gibi zıtlıkları en sonunda karar kıldığı iglo metaforu üzerinden eserlerine yansıtır. Pirelli Hangar’daki Mario Merz retrospektifi 24 Şubat 2019’a kadar ziyaret edilebilir.