08 KASIM, ÇARŞAMBA, 2017

Kaybedilen Bir Aşk İçin Duyulan Derin Hisler

Müzik hayatına gitar, keman ve daha birçok yaylı çalgı çalarak başlayan ve zarif bir Trubadurdan pürüzsüz Folk melodileri yaratan Ólöf Arnalds ile 8 ve 9 Kasım akşamları Salon İKSV’de sahne almadan önce bir araya geldik. Arnalds’ın daha önceki ortak çalışmaları ve müzikal yolculuğu üzerine sohbet ettik. 

Kaybedilen Bir Aşk İçin Duyulan Derin Hisler

Ólöf Arnalds daha çocuk yaşta çello, gitar, keman ve daha birçok yaylı enstrüman çalmaya başladı. Bir diğer İzlandalı ekip Múm’un performans ekibinde yer alıp gruba uzun yıllar boyunca turnelerinde eşlik etti. Blonde Redhead, Björk, Jose Gonzales, The Dirty Projectors gibi isimlerle aynı sahneyi paylaştı. Bugüne kadar Við Og Við, Innundir skinni, Sudden Elevation ve Palme adlarında dört albüm yayımladı, ikinci albümü Innundir Skinni’nin prodüktörlüğünü Sigur Rós üyeleri üstlendi. İstanbul sevgisini ise kuzeni Ólafur Arnalds’tan miras aldı. 

Müzik dünyasına gitar, keman ve daha birçok yaylı çalgı çalarak başladınız. Bunca enstrüman çeşitliği içinde Trubadur ve Folk melodilere geçiş fikri nasıl oluştu? Bir de şarkılarınızda neden hep üzgün melodiler var? 

Çok hızlı bir geçişti. Bir günde birlikte çaldığım tüm gruplardan ayrıldım ve kendi solo projelerimin üzerinde çalışmaya başladım. Tüm şarkılarımın üzgün melodileri olduğunu düşünmüyorum. Daha çok kaybedilen bir aşk için derin hisler yaşayan ve bu duyguyla başa çıkmaya çalışan duyguları ifade ediyor. 

Við Og Við, Innundir skinni, Sudden Elevation ve Palme albümleriniz var. Viğ Og Við ve Palme albümleri arasında ne tür müzikal değişiklikler yaşadınız?

Şimdiye kadarki en çok iş birliği yapılarak oluşturulan albüm Palme oldu. Bu albümde yeni olarak ise elektronik denemeleri söyleyebiliriz.

Şarkılarınızın sözlerini siz yazıyorsun. Yazarken, hangisi önce geliyor: gözlem, deneyim ya da duyduğunuz herhangi bir melodi mi?

Değişiyor. Bazı şarkılar bir melodiden başlıyor, bazı şarkılar gitar üzerinde akort yaparken bazıları da söz yazma fikri sırasında oluşuyor. 

Blonde Redhead, Björk, Jose Gonzales ve The Dirty Projectors ile çalıştınız. Bu deneyimlerinizden bahsedebilir misiniz?

Hepsi çok iyi süreçlerdi ve hepsi güzel geçti. Böylesine güzel iş birlikçilere sahip olmaktan mutluluk duyuyorum. Böyle çalışmalardan çok şey öğreniyorsunuz.

İzlanda ve İzlandalı müzisyenler bugünlerde herkes tarafından popülerleştirildi. Surrender şarkısı için Björk ile çalıştınız ve şarkınız hala çok popüler. Başka bir İzlandalı müzisyenle tekrar çalışmayı planlıyor musunuz?

En yakın ortağım ve İzlandalı olan Skúli Sverrisson ile şu an çalışmaya devam ediyorum zaten. Gelecekte ne olacağını bilemeyiz tabii belki çok yakında başka yeni ortak çalışmalar da olur.

Müzik videolarınız hem modern hem de nostaljik. Müzik videolarınızı oluştururken nasıl bir çalışma süreci yaşıyorsunuz?

Kiminle çalıştığıma bağlı. Önce videoda neyin olması gerektiğini konuşarak başlarız sonra da aklımızdakileri icra etmeye çalışırız.

Türkiye'ye çok sık geldiniz. Buraya her geldiğinizde ne düşünüyorsunuz? Size ne hissettiriyor?

İstanbul'u seviyorum. Her ne kadar Reykjavik'ten çok farklı olsa da burası ev gibi hissettiriyor bana.

İyi müziği nasıl tanımlarsınız?

Aslında çok şey var ama iyi müziğin farklı olması ve beni neden yakaladığı önemli diyebilirim. Tabii yine de spesifik bir şey söylemek zor. 

Gelecekte başka projeleriniz var mı? Yeni bir albüm projesi üzerine çalışıyor musunuz? 

Var evet. Şu anda tümü İzlandaca olacak yeni bir albüm üzerinde çalışıyorum.

0
2194
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle