24 AĞUSTOS, PERŞEMBE, 2017

İçimizdeki Derin Boşluk Hissi

Makoto Shinkai’nin pastoral ve büyülü yeni animasyon filmi Kimi no Na wa (Your Name) yoğun simgesel anlatımıyla, rüya ve gerçeğin arasında ilginç bir empati deneyimine odaklanıyor. Filmi; görsel tasarım, karakter senkronizasyonu ve fantastik olay örgüsü çevresinde değerlendirdik.

İçimizdeki Derin Boşluk Hissi

"Ben hep bir şeyler arıyormuşum gibi hissediyorum"… Hepimiz bunu hayatımızın bir noktasında hissetmedik mi? Günlük yaşamlarımızın bir yerinde aidiyet veya dahil olma hissinin boşluklarında kaybolmadık mı? Normalliği “kime göre neye göre” diye sorgularken, içgüdüsel olarak bizi topluluklara bağlı olduğumuzu hissettirecek normallik duygusunu aradığımız zamanlar da oldu. Makoto Shinkai’nin yeni animasyon filmi Kimi no Na wa (Your Name) bizi rüyalarımızda, tinsel, kozmik ve duygusal alanların içinde ait olduğumuz alanları yeniden keşfe davet ediyor. Kimi no Na wa, bu sene katıldığı birçok festivalle birlikte, gösterime girdiği ülkelerde de oldukça yoğun bir ilgiyle karşılandı.

Yazar ve yönetmen olan Makoto Shinkai’nin oldukça fantastik yeni filmi Kimi no Na wa; zaman yolculuğu, beden değiştirme, tanrısal olan, kozmik giziller ve gök bilim ile harmanlanmış yoğun duygusal ve yer yer komik anları olan bir animasyon film. Mitsuha (Mone Kamishiraishi), Japonya'nın Hida bölgesindeki şirin bir köy olan kurgusal Itomori'de yaşayan lise çağında bir kız. Taki (Ryunosuke Kamiki) ise Tokyo'da yaşayan metropol kültürüyle yetişmiş bir çocuk. Her ikisi de birbirinden bağımsız, kendi sosyal çevreleri dahilinde varlıklarını sürdürürlerken yolları kozmik bir şekilde kesişiyor. 

Temel olarak içinde özlem barındıran Kimi no Na wa, hem Taki hem de Mitsuha'nın aradıkları bir şeyi kaybettiklerini hissettikleri ve motivasyonlarını da bu yönde bir kaçış ve arayış arasında kurdukları hayatlarına odaklanıyor. Romantik olarak onları buluşturan şey ise zaman döngüsü formundaki veya bir göbek kordonunu andıran metaforik bir kırmızı saç veya bilek kurdelesinden başka bir şey değil... Bu her sahnede kullanımı değişen ip, sembolik olarak bir aradalığı veya kader tarafından birbirine bağlanan iki kişinin merkezini güçlendiren bir araç olarak zamanın girdabıyla sarmalanıyor. Ve zaman içinde bu iki kişinin ruhları yer değiştiriyor başka bir deyişle ikisi bir bütün oluyor…

Taki, Tokyo'da okuyan ve garson olarak vardiyalı çalışan genç bir çocuk. Mitsuha ise dağlarda yaşayan ve burada bir aile tapınağında gerçekleştirdiği ritüelleri içinde büyük bir şehir ve şehirli olma hayali kuran genç kız. Film, Taki'nin iş ve ev yaşamını dengelemesini gerektiren ailesel faktörlere veya çalıştığı yerdeki hoşlandığı kızla olan aşk ilişkisine odaklanmaktan çok modernitenin, şehir hayatının yarattığı umutsuzluk ve gençlik endişelerinin yorgunluğu üstünde duruyor. Mitsuha’ya bakışıyla da gelenek ve modernlik arasındaki gel-git’lere, taşralı endişesi yerine doğallığın ve iletişimin coğrafyalara göre değişkenliğine ve empatinin dönüştürücü etkilerine odaklanıyor.

Yönetmen Shinkai'nin iletişim ve empatiyi ele alışı; başka bir kişinin zihnini tam anlamıyla işgal etsek bile birbirimizi anlamamızın ihtimalli ve imkânsız yollarına doğru arayış hali. Başlangıçta Taki ve Mitsuha, vücutlarındaki tecrübelerini rüyalar olarak düşünüyor ve çevreleri tarafından ne kadar garip bir biçimde davrandıkları söylendiğinde bir başkası olmanın fantastik bir heyecanından çok modern endişelere dönüşebileceği, omuzlarını silkip düşünmelerinde aktarılıyor. Aslında bu ve benzer sahnelerde biriyle empati kurmaktan ziyade bir dakikalığına bile başka birisi olmanın heyecan vericiliğinden çok dehşet vericiliği, kendimize körü körüne bağlılığımızı sorgulatıyor. 

Makoto Shinkai’nin animasyon filmi Kimi no Na wa; oldukça eğlenceli, görsel açıdan tasarımı başarılı ve bir o kadar da büyülü çizgilere sahip bir animasyon filmi olarak karşımıza çıkıyor. Animasyon ustası Miyazaki’nin oldukça iyi yorumlarda bulunduğu ve onun tahtına yakın bir yönetmen olarak görülen Shinkai; melodramı ve yoğun depresif anları sihirli, ışıltılı ve aydınlık bir bakış açısıyla aktarmış. Film, Taki ve Mitsuha’nın birbirleriyle olan ilişkilerini daha da derinleştirirken, birbirlerinin hayatları hakkında yeni perspektifler sunmuş. Ancak Shinkai’nin Taki ve Mitsuha’nın bağlantıları arkasındaki gizemli güçlerini biraz belirsiz bıraktığı da göze çarpıyor. Öte yandan Taki ve Mitsuha'nın yaşamlarının epik melodrama dönüşümünün özgün bir keşifle yapıldığından da söz etmek gerekli. 

Shinkai'nin filmini pastoral bir tablo gibi usta bir ressamlıkla detaylandırdığı da ön plana çıkıyor. Cep telefonu sohbetleri, metrodaki görsellerin matematiksel olarak netliği muazzam görünüyor. Taki ve Mitsuha'nın karakterizasyonları çok iyi fark edilmiş ve çevrelerindeki büyülü dünyayla etkileşimleri, jestleri ve mimikleri tasarım açısından tutarlılığını koruyor. Doğru toparlanmış duygu senkronizasyonları ve kendine has yarattığı anime dünyası, bizi Shinkai'yi uzun yıllar izleyebileceğimiz konusunda ikna ediyor.

İzlemek isteyenler için film, Başka Sinema iş birliği ile 25 Ağustos’ta vizyona giriyor. Fragmana aşağıdan göz atabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=xU47nhruN-Q

0
3231
0
800 Karakter ile sınırlıdır.
Yorum Ekle