
Garson adlı romanıyla tanıdığımız Matias Faldbakken’in korku ve bilimkurguyu ham ve kırsal bir gerçekçilikle harmanladığı, kontrolümüz dışındaki güçlerle boğuştuğumuzda neler olabileceğini gülünç ama ürkütücü bir atmosferde anlattığı romanı Biz Beş Kişiyiz, Mehmet Emin Baş’ın çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.
Biz Beş Kişiyiz’in kahramanı Tormod, çılgın gençlik yıllarının ardından güvenilir bir aile babasına ve kendini bilim adamı olarak gören yetenekli bir marangoza dönüşür. Tormod ve karısı Siv’in iki çocuğu vardır, ancak Tormod aileyi genişletmek istediğinde Siv üçüncü çocuğa karşı çıkar. Ailenin sevgili köpeği Snusken de ortadan kaybolunca, geride doldurulması gereken kocaman bir boşluk kalır. İçine kapanan Tormod, kırmızı Norveç kiliyle deneyler yaptığı atölyesinde giderek daha fazla zaman harcar, yarattığı balçık yeni oyuncağıdır artık. Ne var ki Tormod’un geçmişinden canlanıp gelen hayaletleri bu denklemin dinamiklerini altüst eder: Ailenin beşinci üyesi olan balçık, artık hayatlarını tehlikeye atan bir canavar mıdır?
Fotoğraf: © Sebastian Dahl
İlk kez 2018’de düzenlenen Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin dördüncüsü 2 - 8 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
2 Eylül Ayvalık Büyük Park Amfitiyatro’da gerçekleştirilecek açılış töreninin ardından Adam Driver ve Marion Cotillard’ın rol aldığı, dünya prömiyerini temmuz ayında Cannes Film Festivali’nde yapan Leos Carax filmi Annette gösterilecek. Festival programında Türkiye’den yeni filmler ve dünyanın önde gelen festivallerinden ödüllerle dönmüş yapımların yanı sıra, iklim krizine odaklanan özel bir bölüm, öğrencilere yönelik atölyeler ve paneller yer alıyor. Film gösterimlerinin ardından izleyicilerle film ekiplerini bir araya getiren sohbetler ve Cüneyt Cebenoyan Çocuk ve Sinema Buluşmaları iş birliğiyle çocuklar için film gösterimleri yapılacak. Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin bu sene ki afişinin illüstrasyonu Uzun Gün, görsel tasarımını ise Emel Işıtan yaptı.
Kariyo & Ababay Vakfı (KAV) bu yıl da sinema alanında yaratıcılığı, öncü ve örnek olmayı, ilham vericiliği, üretkenliği ve ulusal ve uluslararası sanatsal başarıyı onurlandırmak amacıyla festival kapsamında KAV Yılın Yönetmeni Ödülü’nü verecek. Selim Eyüboğlu, Esin Küçüktepepınar, Onur Saylak, Müge Turan ve Ümit Ünal’ın yer aldığı Danışma Kurulu tarafından belirlenen adaylar arasından KAV’ın seçeceği bir yönetmene 100.000 TL değerindeki ödül çeki ve ödül heykelciği 3 Eylül akşamı sahibini bulacak. KAV Yılın Yönetmeni Ödülü daha önce Nuri Bilge Ceylan, Emin Alper ve Ümit Ünal’a verilmişti. Festival hakkında ayrıntılı bilgiye buradan, festival biletlerine ise 28 Ağustos’tan itibaren Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.
Tanja Ostojić, “Mis(s)placed Women?” başlıklı performans sanatı atölyesini Performistanbul ve Tarabya Kültür Akademisi iş birliğiyle 7 - 9 Eylül tarihleri arasında İstanbul’un çeşitli kamusal alanlarında gerçekleştirecek.
Uluslararası sanatçılarla farklı sosyal çevrelerden gelen kişilerin katkılarını da içeren performanslar, performans serileri, atölye çalışmaları ve temsili performanslardan oluşan “Mis(s)placed Women?” sanat projesi, 2009’da bu yana devam ediyor. Projede geçici veya uzun süreli göçmenler, savaş ve doğal afet mültecileri ile queerler, evsizler ve hayatlarını kazanmak için dünyayı dolaşan gezgin sanatçıların da çok iyi bildiği, “yerinden edilme”yi konu alan bazı günlük yaşam faaliyetleri somutlaştırarak aktarılıyor. Proje kapsamındaki bu performanslar Ostojić'in geçmiş birçok çalışmasında öne çıkan nitelikteki, hareket hâlinde olma ve özellikle de kadın bedeni üzerinden göç temaları ile güç ve kırılganlık ilişkilerini ele alıyor.
“Mis(s)placed Women?” atölyesinde Ostojić, bireylerin yerinden edilme deneyimleri üzerinden canlı sanat pratikleri ile metodolojilerini inceleyecek. Atölyede katılımcılar göç, marjinalleşme, yerinden edilme, maruz kalma ve ayrıcalıklı olma konularındaki deneyimlerini karşılıklı paylaşacak ve “Mis(s)placed Women?” performanslarının bazılarını hayata geçirme fırsatı yakalayacaklar. Atölyeye 31 Ağustos’a kadar başvuru yapılabilecek.
İngilizce ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek atölyenin çıktıları, dokümantasyon görüntülerinin de yer aldığı halka açık bir söyleşi formatında yayımlanacak ve “Misplaced Women?” sanat projesinin blogu ile proje arşivine eklenecek. İlk toplantı ve tanışma Performistanbul’un Galata’da bulunan binasında, geri kalan atölye ve performanslar da İstanbul’un çeşitli semtlerinde yapılacak. Ayrıca 25 Eylül Cumartesi günü saat 17:30’da Beykoz Kundura Sinema’sında izleyicilerin de katılabileceği atölye sunumları hakkında katılımcılarla söyleşi düzenlenecek.
Görsel künyeleri: “Mis(s)placed Women?” performans, Tanja Ostojić. Yer: Le Grand Escalier de la Gare de Marseille-Saint-Charles, Fransa, 2013.
Katılımcılar: Jane Kay Park, Emma-Edvige Ungaro, Alix Denambride, Kim Mc Cafferty, Robyn Hambrook, Helen Averley, Patricia Verity and Tanja Ostojić, Préavis de Désordre Urbain (PDU), Marseille
Sanatçı Burcu Yılmaz'ın kendi güvenli alanının dışına çıkıp günlük yaşamın tekinsizliğiyle yüzleşmek zorunda kalan bir çocuğun gündüz düşlerine ortak ettiği sessiz kitabı Evden Çıktığımda, Uçanbalık’tan çıktı.
2019 Tudem Edebiyat Ödülleri'nde ikincilik ödülüne değer görülen bu resimli kitap, dış dünyanın belirsizlikleri ve bilinmezliklerine karşı görsel bir manifesto sunuyor. Belirli şeylere karşı istemsizce geliştirilen endişe ve korkuların kişiye özel olmadığına ve pek çok insanın bu hislerle kuşatılabileceğine vurgu yaparken duygu dünyamızı olumsuz etkileyen durumlardan arınmanın yolunun empati kurabilmekten geçtiğini hatırlatıyor.
“Evimiz en güvenli kalemiz, sığınağımız...
Peki ya dışarıdaki yaşam? Gökyüzünü saran bulutlar, ağaçların dallarına konan kuşlar, parkları dolduran çocuklar. Dışarıdaki hayat evdekinden farklı akıyor; hayaller, umutlar, hevesler farklı anlamlar kazanıyor. Öyleyse... bir an önce evden çıkmak için daha ne bekliyorsunuz?”
78. Venedik Film Festivali’nde sanal gerçeklik (VR) projelerinin yarıştığı Venice VR Expanded Uydu Programı, festivalle eş zamanlı olarak 1 - 19 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek.
Euromersive Turkey’in çatısı altında, Virgile Film ve Raptor Dance Studios koordinatörlüğünde düzenlenen etkinliğin ev sahipliğini Salon İKSV ve Kolektif House yapacak. Venedik Uluslararası Film Festivali’nin yaratıcı ve sanatsal değeri olan VR projelerinin yarıştığı bölümü Venice VR Expanded, 2021 İstanbul’da ziyaretçilerle buluşacak. Ziyaretçiler etkinlik kapsamında 360 derecelik görsel işitsel bir deneyim içerisinde, hikâye anlatımının yeni olanaklarını keşfetme imkânı bulacaklar. Etkinlikte kırka yakın eserin çoğu ödül için yarışacak. Eserlerin bir kısmı da yaratıcı VR endüstrisinin en iyi örneklerini ve Biennale College programından belli başlı çalışmalarından oluşuyor. Seçilen projeler arasında sinema, dans ve bilgisayar oyunun engin dünyasından beslenen yaratıcı sanatçıların eserleri yer alıyor.
Etkinliğin biletleri festival içeriğine bir saatlik erişim sağlayabilecek ve katılımcılar projeler içerisinden deneyimlemek istediklerini seçebilecekler. Projeler orijinal dillerinde ve bir kısmı da İngilizce altyazılı olarak yer alacak. Festival programına buradan, biletlerine de passo.com.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.
Ouchhh Stüdyo, DasDas iş birliğiyle “Multiverse Portal” sergisini 30 Eylül’e kadar Yalıkavak Marina’da sanatseverlerin beğenisine sunuyor.
Ouchhh Stüdyo, Zenger ve DasDas iş birliğiyle, Paribu ana sponsorluğunda düzenlenen “Parallel Universe” sergisinin gösterimleri DasDas’ın Metropol İstanbul’daki sahnesinde devam ederken Ouchhh Stüdyo “Multiverse Portal” başlıklı sergisini yine DasDas iş birliğiyle Yalıkavak Marina’da izleyiciyle buluşturdu. Sergide Ouchhh Stüdyo’nun Atlas Okyanusu Veri Boyama Deneyimi, Yapay Zekâ Van Gogh Veri Boyama Deneyimi ve Göbeklitepe Mimari Veri Sergisi başlıklı üç eser yer alıyor.
Kuzey Atlas Okyanusu ile Biskay Körfezi’nin halka açık milyonlarca verisiyle oluşturulan Atlas Okyanusu Veri Boyama Deneyimi, Ouchhh Stüdyo’nun AI ve makine öğrenme algoritmalarını kullanarak sualtı ve okyanus zenginliğiyle ilgili farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Van Gogh’un hafızalardan çıkmayan yağlı boya tabloları ve eskizlerinin çeşitli yapay zekâ algoritmaları kullanılarak oluşturulan Yapay Zekâ Van Gogh Veri Boya Deneyimi ziyaretçilere eserlerin arasında dolaşma fırsatı tanıyor. Göbeklitepe Mimari Veri Sergisi dünyanın en eski antik köken verilerinin bilincini ve yapay zekâyı bir araya getiriyor.
“Multiverse Portal” sergisini 30 Eylül’e kadar Yalıkavak Marina’da ziyaret edebilirsiniz.
Anne Brontë’nin kişisel tecrübelerine dayanarak yazdığı ve ilk kez 1847’de yayımlanan ilk romanı Agnes Grey, Tünde Ecem Kutlu’nun çevirisiyle Yedi Yayınları tarafından yeniden yayımlandı.
Brontë, hayal kırıklığı, dışlanma ve yalnızlıkla mücadele eden bir kadının cesur hikâyesini anlatıyor.
Richard Grey aile birikimlerini riskli bir yatırımda kaybedince ümitleri suya düşen ailenin küçük kızı Agnes, hem ailesine maddi destek olmak hem de kendi hayatını ve özgürlüğünü kendi ellerine almak ister ve üst sınıftan İngiliz ailelerin yanında mürebbiyelik yaparak bu amacını gerçekleştireceğini düşünür. Ancak ebeveynler ve çocuklarının beklentileri Agnes’inkiyle bir olmayacak, gördüğü muamele sonrası Agnes’in insanlığa ve kendisine olan güveni çetin sınavlara tabi tutulacaktır.
Berkun Oya, 2022’de Netflix’te yayımlanacak, bir ailenin yaklaşık 40 yıla yayılan hikâyesini ele aldığı yeni filminin çekimlerine başladı.
Ayça Bingöl, Fatih Artman, Funda Eryiğit, Nur Sürer, Okan Yalabık, Olgun Şimşek ve Yılmaz Erdoğan’ın rol aldığı filmin yapımcılığını da Krek Film üstleniyor. Bir ailenin hikâyesine odaklanan filmin, 2022 yılında tüm dünya ile aynı anda Netflix’te yayımlanması bekleniyor.
“1980’li yıllarda İç Anadolu’da bir çiftlik evinde hayatlarını sürdüren ailenin fertleri, yaşadıkları acı bir kayıp üzerine büyük şehre göç etme kararı alırlar. 30 sene sonra hâlâ geçmişin izlerini taşıyan çiftlik evine döndüklerinde, yıllardır üstü örtülü bir gerçeğin açığa çıkması da kaçınılmaz olacaktır.”
Şakir Gökçebağ’ın en yeni işlerinin yer aldığı “Redimeyd” başlıklı kişisel sergisi 7 Eylül - 15 Ekim tarihleri arasında Ferda Art Platform’da sanatseverlerle buluşacak.
Hayatın içinden objeleri gündelik kullanımlarından uzaklaştırarak yeniden yorumlayan Şakir Gökçebağ, izleyiciye çevresini başka yönlerden görme imkânı sağlayarak yeni düşünce biçimleri oluşturuyor. İşlerinde süpürge, mandal, hortum, tuvalet kâğıdı, halı ve askı gibi gündelik malzemeleri kullanan sanatçı, sergisinde basit görünen ama çok katmanlı üretimlerini, malzemenin hafifliği ve sıradanlığıyla bir araya getiriyor. Sergide yoğunlukla halılara yer veren sanatçı, serginin ismini malzemeyle olan direkt iletişime dikkat çekmek için seçiyor. Gökçebağ üretiminde özellikle herkesin aşina olduğu malzemeleri samimi, basit fakat bir o kadar da derinlikli bir anlatımla işliyor. Sanatçı kendi sanatını “hayatın içinden bilinçaltına, bilinçaltından hayata uzanan tanıdık ama farklı bir dünya” olarak tanımlıyor.
Şakir Gökçebağ’ın “Redimeyd” başlıklı sergisi 7 Eylül - 15 Ekim tarihleri arasında Ferda Art Platform’da görülebilir.
Öyküleriyle tanınan yazar Dilek Emir’in çocukluğun sınırsız hayal gücünü yücelttiği ilk çocuk kitabı Burası Bizim Evimizmiş Şimdi!, usta sanatçı Huban Korman'ın desenleriyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.
Emir, kitabında aynı apartmanda yaşayan dört çocuğu bir evcilik oyununda buluşturan neşeli bir öykü anlatıyor. Burası Bizim Evimizmiş Şimdi!, hayatı öğrenmenin ilk adımı olan çocuk oyunlarının yaratıcılıkla kuşatılmış büyüleyici evrenine odaklanıyor. Ortak okumalar için ideal olan bu çok renkli kitap, arkadaşlığın, birlikte düşünmenin, paylaşmanın, yardımlaşmanın ve iyiliğin kapılarını aralıyor.
“Ayça, Selin, Gökçe ve Can... Komşu dört arkadaş, apartmanın bahçesinde evcilik oynarlar. Yemeği kimin yapacağı, işe kimin gideceği, hasta çocuğa kimin bakacağı, çorbaya konacak kurbağayı kimin yakalayacağı gibi önemli görevleri bölüşmeleri gerekir. Naciye Teyze'nin çiğbörekleriyse oyunun en lezzetli bölümüdür. Gökçe, hasta anneannesi, ters dönüp duran yavru kaplumbağalarla ilgili anısını anlatınca, "Ne istersem yapabilirim hayatta!" diye düşünür. Çocukluğun neşesi balkonlardan, bahçelerden taşar…”