GÜNDEM
  • 24-08-2021

    Alp Gökalp'in okurlarına sıcak yaz günlerini bir büyüğün bir de küçüğün gözünden anlattığı, Ayşe Klinge'nin resimleriyle hayat verdiği yeni kitabı Benim Teyzem Bir Başka, Nesin Yayınevi’nden çıktı.

    Benim Teyzem Bir Başka’da teyze ve yeğen çoğunlukla aynı yere bakıp farklı şeyler görüyorlar. Ama teyzenin atladığı bir ayrıntı, yeğenin anlattıklarıyla tamamlanıyor. Yeğenin canını sıkan, teyzeyi güldürüyor.

    ​Yaz mevsimi her çocuk için özeldir. Onu özel kılan sadece upuzun bir tatil, doyasıya dondurma ya da masmavi bir deniz değildir ama. Gelen özel bir misafir bu mevsime bambaşka bir renk verebilir. Mesela kimselere benzemeyen bir teyze: Öyle bir teyze ki,

    maceraperest, hayat dolu ... Meydan okuyor bildiğimiz her şeye!

    0
    0
    1519
  • 24-08-2021

    Göktuğ Canbaba’nın okurlarını gökyüzüne bakıp hayaller kurmaya davet ettiği, illüstratör Ceyhun Şen’in resimleriyle eşlik ettiği kitabı Gökyüzü Boyacısı, Doğan Egmont Yayınları tarafından yayımlandı.

    3 yaş ve üzeri çocuklar kimsenin onu fark etmediğini düşünerek üzülen Gökyüzü Boyacısı’nın kendini keşfetme macerasını okurken hem Bulut Dağıtıcısı ve Yıldız Hanım ile tanışacak hem de gökyüzünden onlara seslenen bu masalı çok sevecek.

    “Şimdi başını kaldır ve gökyüzüne bak: Bulut Dağıtıcısı’nı gördün mü? Bembeyaz pufidik bulutlarla kaplıyor gökyüzünü. Peki Yıldız Hanım’ı? Akşam olur olmaz yıldızları birer birer gökyüzüne asıyor. Gökyüzü Boyacısı var bir de; onun işi de geceleri en güzel lacivertlere boyamak. Ama karanlıkta kimsenin onu görmediğini düşünüp bazen kendini yalnız hissediyor. Ve bir gün aklında bir fikir geliyor: ışıl ışıl bir fikir...”

    0
    0
    1487
  • 23-08-2021

    Atlas 1948 ve Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) iş birliğinde düzenlenen “En İyiler” seçkisi kapsamında eylül ayı boyunca özel filmler sinemaseverlerle buluşacak.

    SİYAD tarafından hazırlanan seçki kapsamında farklı ekollerden yönetmenlerin filmleri gösterilecek. Seçkide ilk olarak Jérémy Clapin’in Cannes Film Festivali’nin Eleştirmenler Haftası bölümünde büyük ödüle layık görülen ilk animasyon filmi Jai Perdu Mon Corps (Bedenimi Kaybettim) izleyiciyle buluşacak. Seçkide Taika Waititi’nin, Christine Leunens'in “Gökyüzü Hapsi” adlı kitabından uyarladığı filmi Jojo Rabbit (Tavşan Rabbit), Cesar Diaz’ın 72. Cannes Film Festivali’nde Eleştirmenler Haftası’nda En İyi İlk Film ile En İyi Film ödüllerini kazanan, Belçika’nın Oscar adayı seçilen filmi Nuestras Madres (Annelerimiz), 76. Venedik Film Festivali’nden dört ödülle dönen Roman Polanski’nin J’accuse (Subay ve Casus) filmi ve Filistinli yönetmen Elia Suleiman’ın bir çok şehre seyahat eden ve hepsinde de anavatanı Filistin ile türlü benzerlikler bulan bir adamın hikâyesine odaklanan ödüllü filmi It Must Be Heaven (Burası Cennet Olmalı) yer alıyor.

    SİYAD Seçkisi’nde ayrıca Juliano Dornelles ve Kleber Mendonça Filho’nun yönettiği macera aksiyon türündeki Bacarau, Roy Andersson’un Binbir Gece Masalları’ndan ilham aldığı filmi Om detoändliga (Sonsuzluk Üzerine), Ljubomir Stefanov ve Tamara Kotevska imzalı Makedonya’daki bal üreticisi Hatice’nin hikâyesini ele alan Honeyland (Bal Ülkesi) filmi, Ladj Ly’in Paris banliyösündeki günlük yaşama mercek tuttuğu ödüllü filmi Les Miserables (Sefiller), Çek yönetmen senarist Vaclav Marhoul’un, Polonyalı ünlü yazar Jerzy Kosinski’nin The Painted Bird (Boyalı Kuş) adlı kült romanından uyarladığı aynı adlı filmi ve Andy Serkis’in yönetmenliği yaptığı MARVEL filmi Venom: Zehirli Öfke 2 sinemaseverlerle buluşacak.

    Atlas 1948 Eylül Programı:

    3 Eylül Cuma 18:00 / Jai Perdu Mon Corps (Bedenimi Kaybettim)
    3 Eylül Cuma 20:00 / Jojo Rabbit (Tavşan Rabbit)
    4 Eylül Cumartesi 18:00 / Nuestras Madres (Annelerimiz)
    4 Eylül Cumartesi 20:00 / J’accuse (Subay ve Casus)
    5 Eylül Pazar 18:00 / It Must Be Heaven (Burası Cennet Olmalı)
    5 Eylül Pazar 20:00 / Bacarau
    10 Eylül Cuma 18:00 / About Endlessness (Om detoändliga)
    10 Eylül Cuma 20:00 / Honeyland (Bal Ülkesi)
    11 Eylül Cumartesi 18:00 / Les Miserables (Sefiller),
    ​11 Eylül Cumartesi 20:00 / The Painted Bird (Boyalı Kuş)

    0
    0
    3047
  • 23-08-2021

    İstanbul Modern tarafından gerçekleştirilen Artists’ Film International (Uluslararası Sanatçı Filmleri) 14. yılında dokuz film izleyiciyle buluşuyor.

    Dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıların video, animasyon ve kısa filmlerinin yer aldığı program, bu yıl “Özen Göstermek” üzerine odaklanıyor. İstanbul Modern, Artists’ Film International kapsamında gerçekleştirdiği çevrim içi gösterimlerin ardından programı Beyoğlu’ndaki geçici mekânında bir sergi olarak izleyiciyle buluşturuyor. İstanbul Modern Şef Küratör Öykü Özsoy ve Asistan Küratör Nilay Dursun’un hazırladığı sergi programında dokuz film yer alıyor. İstanbul Modern’in davetiyle sanatçı Sena Başöz Kutu adlı videosuyla programa katılıyor. Başöz’ün videosu 2021’de hem İstanbul Modern’de hem de programın uluslararası ortaklarında gösteriliyor.

    Programda Sena Başöz (İstanbul Modern, Türkiye); Thania Petersen (Bag Factory, Johannesburg, Güney Afrika); Clare Langan (Crawford Sanat Galerisi, Cork, İrlanda); Giulio Squillacciotti (GAMeC / Bergamo Modern Çağdaş Sanat Merkezi); Himali Singh Soin (Project 88, Mumbai, Hindistan); Agnė Jokšė (CAC / Contemporary Art Centre, Vilnius, Litvanya); Rehana Zaman (Whitechapel Gallery, Londra, Birleşik Krallık); Patty Chang (Ballroom Marfa, Marfa, Teksas, ABD), Kiri Dalena (MCAD / Çağdaş Sanat ve Tasarım Müzesi, Manila, Filipinler) filmleri bulunuyor. “Özen göstermek” konusuna odaklanan filmler 30 Eylül’e kadar müzenin -1. katında görülebilecek.

    ​Programda yer alan filmler ise şöyle: KASSARAM, 2020 (Thania Petersen), Gezgin Suyun Çağrısı Bölüm 1 & 2, 2016 (Patty Chang), Sevgili Arkadaş, 2019 (Agnė Jokšė), Şehirden Kaçış, 2015 (Clare Langan), Biz Gittiğimizden Beri Kalan, 2020 (Giulio Squillacciotti), Kutu, 2020 (Sena Başöz), Mag-uuma (Çiftçi), 2014 (Kiri Dalena), Bir Arkadaş Buluşması için Ortamı Hazırlamak, 2020 (Himali Singh Soin), Sharla, Shabana, Sojourner, Selena, 2016 (Rehana Zaman)

    0
    0
    2937
  • 23-08-2021

    Emilie Pine’ın hayatında iz bırakan olaylarla konuştuğu anı-deneme türündeki, 2018 yılında İrlanda Kitap Ödülü’nü kazanan kitabı Kendime Notlar, Begüm Kovulmaz’ın çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    Pine, toplum olarak konuşacak dili yeterince geliştiremediğimiz, acı tatlı, gizli kapaklı, aynı zamanda sıradan olaylardan bahsediyor kitabında. Kısırlık, alkolik bir ebeveynle ilgilenmek, kadınların bedenleri ve acıları çevresindeki tabular, cinsel şiddet ve kendine şiddet gibi dile getirilmez konuları radikal dürüstlüğüyle anlatıyor, kadınların sessizliğini tercih eden topluma cesaretle isyan ediyor.

    “Rahatsız edici bir kadın olmaktan korkuyorum. Ve yeterince rahatsızlık vermemekten. Korkuyorum. Ama yine de yapıyorum.”

    0
    0
    2375
  • 23-08-2021

    İKSV’nin gerçekleştirdiği 24. İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyerini yapan Feramuz Pis!, 13 Eylül’de Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro’da, 16 Eylül’de Dot Ormanda’da yeniden tiyatroseverlerle buluşuyor.

    Farklı tiyatro biçimlerinin armonisiyle düş ve gerçeğin sınırlarını zorlayan oyun, Sema Elcim imzası taşıyor. Yönetmenliğini Oğuz Utku Güneş’in yaptığı oyunun koreografisini Çağdaş Tekin, müzik tasarımını Vehbi Can Uyaroğlu, yardımcı yönetmenliğini ve ışık tasarımını ise Ayşe Ayter üstleniyor. Feramuz Pis!’in oyuncu kadrosunda Çiçek Dilligil, Çağdaş Tekin, Aybanu Aykut, Batur Belirdi, Melisa Berberoğlu ve Burak Uyanık yer alıyor.

    Feramuz Pis! oyununu 13 Eylül’de Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro’da, 16 Eylül’de Dot Ormanda’da izleyebilirsiniz.

    “Feramuz; Süper kahramanlara, belgesellere, müziğe ve ateşe tutkun. 
    İstanbul Feriköy’de yaşayan Mardin göçmeni Süryani bir ailenin gözbebeği,
    Doğuştan özel gereksinimli bir genç.
    Gelenekle gelecek arasında sapasağlam duran Zahide ile
    Mucizeyi loto oyunlarında arayan Nebil’in en büyük evlâdı.
    İmkânsız bir aşkın peşinde koşan Can ile
    Ertelenmiş hayalleri için sabırsızlanan Emel’in ağabeyi;
    Hiç büyümeyen çocuk Feramuz!
    Komşu Bahriye’nin hem ürktüğü hem de zekâsına akıl sır erdiremediği,
    Kendi deyimiyle “pis!” annesine göreyse
    ‘Güneş yüzlü, badem gözlü, mis kokulu’ Feramuz!”

    0
    0
    1729
  • 23-08-2021

    Mixer, Bora Aşık’ın “Çarpık Bilgiler İmparatorluğu” başlıklı ilk kişisel sergisini 10 Eylül - 23 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

    Gündelik hayattaki görsel ve yazınsal dilin çekişmesini sanatsal alana taşıyan Bora Aşık, sergisinde edebiyat ile resmi bir araya getirerek düşünme pratiğinde yeni bir dil oluşturuyor. Bu ikili ilişkiden yola çıkan sanatçı, edebiyat ve resim ekseninde ürettiği çalışmalarını izleyiciyle buluşturuyor. Sanatçının kâğıt üzerine karakalem üretimlerine yazınsal dünyasından çıkan cümleler ve nükteler eşlik ediyor. Aşık’ın çizimleri izleyiciyi kendi gerçekliklerini sorgulamaya yönelten bir ayna görevi görüyor. Sanatçının yazdığı hikâyelerden yola çıkarak kendi hikâyelerimizin sayfalarını aralama hissi uyandırıyor.

    Bora Aşık süreci şu şekilde ifade ediyor: “Zaman içinde elde ettiğim bir teknik değil, ne zaman kâğıdın başına otursam önce terliyorum, ardından ufak bir gerçeklik algısı yitimi yaşıyor ve ardından bu iki kavramın birleşiminden doğan diyara açılan kapıdan geçiyorum. Burada ne bilince yer var ne de kendini topyekün kaybetmeye. Bu alanın kuralları ayrı. Cezası da ödülü de apayrı. Ortaya çıkan eser için ‘Ben yaptım.’ diyemiyorum. Zira sadece bir aracı olduğumu hissediyorum.”

    “Hayatı ‘olduğu gibi’ görmenin dingin bir zihnin kapılarını açtığına inandık. Oysa hayat, olan bir şey değil. Maddeler strüktürü değil. İnsanlığın her saniye yeniden inşa ettiği bir ‘şeyden’ bahsediyoruz. Hayat, kocaman bir şey! Tek bir gerçeklik yok. Tek bir ufuk çizgisi yok. Güneş, her gün yeniden doğmuyor; yeniden var oluyor. Bir algı kafesi içinde yaşıyoruz. Tüm duygularımız, tüm düşüncelerimiz ve tüm rutinlerimiz tek bir kaynağa bağlanıyor: Gerçeklik.

    Kendi gerçekliğini tek doğru kabul eden; tek bir olasılığa sıkıca tutunmuş, rastgele kazarak hayatta kalmaya çalışan köstebekler... İnsan dendiğinde sanatçının aklında canlanan tanım aşağı yukarı böyle bir şey. Hayat ve yaşam kavramlarının arasındaki nüansı -hatta nüanstan da öte, uçurum gibi bir ayrımı- görmek, bize içinde yaşadığımız dünya ile yekpare olma şansını tanıyor. Hayat; insan yapımı, bilinç ürünü bir sistem. Yaşam ise insandan bağımsız; dünyadan, gezegenlerden ve hatta maddeden bağımsız organik bir süreç.”

    Bora Aşık’ın “Çarpık Bilgiler İmparatorluğu” başlıklı sergisini 10 Eylül - 23 Ekim tarihleri arasında Mixer proje odasında ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1513
  • 23-08-2021

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından nitelikli edebiyat çevirilerini desteklemek amacıyla bu yıl yedinci kez verilecek Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne başvurular başladı.

    Yedi yıl önce aramızdan ayrılan Talât Sait Halman anısına başlatılan Talât Sait Halman Çeviri Ödülü, 2021 değerlendirmeleri için başvurular 1 Ekim 2021 tarihine kadar alınacak. Başkanlığını yazar Doğan Hızlan’ın yaptığı Talât Sait Halman Çeviri Ödülü Seçici Kurulu; yazar, çevirmen ve eleştirmen Sevin Okyay; yazar ve çevirmen Ayşe Sarısayın; yazar ve çevirmen Yiğit Bener ile yazar ve çevirmen Kaya Genç’ten oluşuyor.

    Seçici Kurul tarafından belirlenen yapıtın çevirmenine 20 bin TL tutarında nakit desteği sağlanacak. Ödülün sahibi, Seçici Kurul tarafından Aralık ayında açıklanacak.

    Talât Sait Halman Çeviri Ödülü için başvurular, yayınevleri veya çevirmenler tarafından yapılabilecek. Başvuruda sunulacak eserler, orijinal dilinden Türkçeye çevrilmiş, ISBN numarası almış öykü ve roman çevirileri ile sınırlı olacak. Yayınevleri en fazla üç çeviri eser ile başvuru yapabilecek. Seçici Kurul, aday önerilerinde bulunabilir. Adayların daha önce Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nü kazanmamış olması gerekmektedir. Başvuru formu ve koşullarına dair ayrıntılı bilgi içeren şartnameye iksv.org adresinden ulaşılabilir. 2021 Talât Sait Halman Çeviri Ödülü için başvuruların 1 Ekim Cuma saat 17.00’ye kadar İKSV’ye ulaştırılması (Nilay Kartal dikkatine, Nejat Eczacıbaşı Binası, Sadi Konuralp Cad. No: 5, 34433 Şişhane, Beyoğlu, İstanbul) gerekmektedir.

    0
    0
    1840
  • 22-08-2021

    Death metal, pop rock, arabesk, Türk halk müziği, caz, grunge gibi apayrı türleri icra etmiş üç müzisyenden oluşan Yasak Helva’nın “To Dervisaki” isimli yeni teklisi Gülbaba Records etiketiyle müzikseverlerle buluştu.

    Bestesi İzmirli Rum müzisyen Evangelos Papazoglou’na ait yaklaşık 100 yıllık bir İzmir şarkısı “To Dervisaki”, memleket hasretiyle avare bir şekilde yaşayıp giden bir müzisyenin hikâyesini ele alıyor. Müziğini kendi deyimleriyle “modifiye ve melez” düzenlemelerle oluşturan grup, yeni teklilerinde elektronik ve reggae kaynaşmasıyla dinleyici karşısına çıkıyor. Şarkının düzenleme ve miks mastering’i Hakan Görkem Bıyık imzası taşırken Salih Korkut Peker’in elektrik cümbüşü ve Bıyık’ın bas gitarı, Onur Ertem tarafından drum pad ile canlı olarak çalınmış elektronik ritmik altyapıyla bir araya geliyor. Artwork ise Batuhan Çetin’e ait.

    Birbirinden farklı müzikal geçmişlere sahip olan üç müzisyen Salih Korkut Peker, Onur Ertem ve Hakan Görkem Bıyık’tan oluşan grup tarzını electric folk ve progressive folk olarak nitelendiriyor. Grup üyeleri sound’unu yaratmak için cümbüş, çağlama, bas ve davul gibi enstrümanları kullanıyorlar. Yasak Helva, Tunus’ta düzenlenen Jazz a Carthage 2019’da sahne aldı. Aynı sene Murat Ertel, Gaye Su Akyol gibi müzisyenlerden oluşan bir jüri ve dinleyici oylarıyla seçilerek Macaristan’da düzenlenen Sziget Festivali’nde Türkiye’yi temsil etti. 2019 yılında Rektefe isimli ilk albümlerini yayımlayan grup, Silifke Zeybeği cover’ıyla “Saz Power” adlı yeni nesil Türk psychedelic müziğine odaklanan bir serinin ikinci derleme albümünde yer aldı. Bu albüm Japonya, ABD ve Avrupa gibi ülkelerde dinleyiciyle buluştu.

    Yasak Helva’nın “To Dervisaki” isimli yeni teklisini buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    2528
  • 22-08-2021

    Begüm Mütevellioğlu’nun “Çiçeklenme” başlıklı sergisi 25 Eylül’den itibaren Club Marvy’nin sanat galerisi Atelier Marvy’de sanatseverlerle buluşacak.

    Club Marvy’nin sanat galerisi Atelier Marvy, art residency programı kapsamında Begüm Mütevellioğlu’nu bir ay boyunca ağırlayacak. Eserlerinde insanın yaşadığı mekân ile bağına odaklanan Mütevellioğlu, sergisinde doğayı kompozisyonlarına dahil ederek insanın onunla ilişkisini öznel şekilde ele alıyor. Sergide sanatçının mekânsal elemanların kişileştirilmesine odaklanarak yaptığı işler yer alıyor. Sanatçı sergisinde yer alan eserlerinde evlerin ve pencerelerin açıldığı görünümlerin, odaların, ev eşyaları, bitkiler, çalışma gereçleri ya da bahçelerin, eserin içinde yer aldıklarında taşıdıkları tüm özelliklerin dışında bir ruha ya da karaktere sahip elemanlara dönüşebildiklerini anlatıyor. Son dönem çalışmalarında sanatçı bir bitkinin ilham veren hikâyesine, şehrin içinde beklenmedik şekilde oluşmuş yabani küçük botanik alanlara ya da doğadan rastgele parçalara odaklanıyor.

    ​Begüm Mütevellioğlu’nun “Çiçeklenme” başlıklı sergisini 25 Eylül’den itibaren Atelier Marvy’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1851
DAHA FAZLA
Geldanlage