
Avrupa’nın en prestijli festivallerinden biri olan, %100 Music katkılarıyla düzenlenen Sónar İstanbul’un, Digilogue’un desteği ve Lalin Akalan’ın küratörlüğüyle düzenlenen Sónar+D programı Zorlu PSM’de katılımcılarla buluşacak.
Dünyaca ünlü sanatçıların yanı sıra yaratıcılık ve teknolojiyi buluşturan yan etkinlikleri katılımcılarla buluşturmaya hazırlanan Sonar +D, bu sene kreatif endüstrilerin müzik, yaratıcılık ve teknoloji ekseninde bir araya geleceği ilham verici panellere ev sahipliği yapacak. Sanatçı konuşmalarından görsel-işitsel (audio-visual/AV) gösterimlere uzanan pek çok etkinliğin yer aldığı Sónar+D programı, 2 Ekim’de SonarLab’te, 3 Ekim’de Zorlu PSM Lounge +D’de katılımcılarla bir araya gelecek. Program kapsamında gerçekleştirilecek panellerin yanı sıra, veriye dayalı görsel işler yaratan sanatçı Heleen Blanken tarafından hazırlanan Habitat ve The Chemical Brothers'ın müziklerini ve Smith & Lyall’ın görsellerini ve yaratıcı yönetimini içeren, Got To Keep On görsel işitsel enstalasyonları da festivalde deneyimlenebilecek.
Heleen Blanken’in veriye dayalı projeksiyonu enstalasyon Habitat by Heleen Blanken, Leiden Naturalis Biyoçeşitlilik Merkezi’nden taş, fosil ve mercan gibi organik eserlerin 3 boyutlu taramaları, oyun benzeri, meditatif bir ortama dönüştürüyor. İnsanlığın doğanın kontrolünde olmadığına ışık tutarken doğa üzerindeki etkimizin her zaman hemen fark edilmediğini vurgulayan çalışma, önümüzdeki yıllarda gelişerek orijinal habitatının farklı versiyonlarına dönüşecek. Hala devam eden bir proje olan Habitat by Heleen Blanken’ın ilk versiyonu şu anda Amsterdam Nxt Museum’da sergileniyor. Çalışma Digilogue desteğiyle 2-3 Ekim’de Sonar+D kapsamında, daha sonra da 31 Ekim’e kadar PSM Sky Lounge’ta sanatseverlerle buluşacak. Habitat, ziyaretçilere 30 dakika boyunca bu enstalasyon sergiyi deneyimleme fırsatı sunuyor.
The Chemical Brothers ve Smith & Lyall tarafından hazırlanan Got To Keep On enstalasyonunda The Chemical Brothers’ın müziklerini ve Smith & Lyall’ın görsellerini ve yaratıcı yönetimini içeriyor. Got To Keep On, Londra Tasarım Müzesi için sipariş edilen beş dakikalık bir görsel-işitsel bir enstalasyon. The Chemical Brothers ve Smith & Lyall’ın izleyiciyle güçlü bir duygusal bağ yaratılmasının yanı sıra, izleyiciye dolu dizgin bir var olma hissi sunuyor. Grammy Ödüllü 2019 En İyi Dans / Elektronik Albümü No Geography’den “Got To Keep On” ile Smith & Lyall, The Chemical Brothers’ın canlı gösterisinin ruhunu yeni bir sürükleyici deneyime hâline getiriyor.
Zo (canlı) & Tarik Barri + Lea Fabrikant da Sonar+D’de yer alacak etkinliklerden biri. Berlin’de yaşayan multidisipliner bir sanatçı olan Lea Fabrikant ve Hollandalı sanatçı Tarik Barri’nin gerçek zamanlı olarak sanal bir ses ve ışık evreni yaratmak için doğaçlama AV döngüleri, MIDI tetikleyicileri ve yaratıcı programlamadan oluşan karmaşık bir sistem kullandığı bir evrende geçen Zo, bu evreni hipnotip, doğaçlama performanslarla keşfediyor. Ayrıca etkinlikte bir bilim kurgu evreninden etkilenmiş ve fikrini müziği üzerine geliştirmiş olan elektronik müzik bestecisi TKO’da yer alacak.
Matematiksel analiz yoluyla sesin fizikselliği ve hareket arasındaki bağlantıların araştırıldığı Justintonic by Gurur Gelen & Barış Büyükyıldırım & Erdal İnci yer alarak katılımcılarla bir araya gelecek.
Studio Mercado’dan Tuna Mert Topuz ve Yağız Genç’in moderatörlüğünü yaptığı “Sürdürülebilir Zihin” paneli Sónar+D Istanbul 2021 kapsamında gerçekleşecek. Panelin katılımcıları arasında biyotasarımcı Ece Gözen, Ottan kurucusu Ayşe Yılmaz, dijital tasarımcı Hakan Yılmaz ve Onaranlar Kulübü’nden Ufuk Emin bulunuyor.
3 Ekim’de Sónar+D’de We Are Europe sanatsal pratiklerin son yıllardaki dönüşümünü inceleyecek. Antonia Folguera moderatörlüğünü yapacağı panele, Ali Demirel, Cora Novoa, Lea Fabrikant, Olof van Winden ve Tarik Barri katılacak.
Arts& Ecology panelinde Artivism ve sanatın iklim krizi başta olmak üzere ekolojinin komplex alt başlıkları hakkında nasıl farkındalık sağlayabileceği ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü sanat aracısı Artsy platformunun küresel stratejik ortaklıklar yöneticisi Anlam Arslanoğlu de Coster üstlenecek, Heleen Blanken da ekolojiden beslendiği kendi eseriyle aynı ortamda panele katılacak.
Elif Boyner, projelerine ekolojik yaklaşımları nasıl entegre ettiğini anlatacak ve bu başlığı sanat/toplum/kurum dengesi içinde irdeleyecek. Alper Derinboğaz da Geospaces projesini anlatarak mimarinin nerede durduğunu veya durması gerektiğini sorgulayacak. Sonar+D programında yer alan bir diğer etkinlik ise moderatörlüğünü Next Academy’de başkanlık ve akademisyenlik yapan Levent Erden’in yapacağı “Cripto Art & World Of Collectables” / “Kripto Sanat & Dijital Koleksiyon Dünyası” ve Artsists Survivors of Pandemic olacak. Sonar +D’ye buradan ücretsiz olarak kayıt olabilirsiniz.
Akbank’ın ana sponsorluğunda düzenlenen 16. Contemporary İstanbul, 5 - 6 Ekim ön izleme ve 7 - 10 Ekim tarihleri arasındaki genel ziyaretçi programıyla şehrin kültürel ve endüstriyel mirasının en nadide unsurlarını bir araya getiren Tersane İstanbul’da gerçekleşecek.
Haliç’i eski ihtişamına kavuşturmak ve şehrin yeni kültür sanat merkezi olmak için hazırlıklarına devam eden Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek Contemporary Istanbul, 9500 m2 kapalı ve 10.000 m2 açık alanda 57 galeri ve kurumu, sanatçıları, koleksiyonerleri, uluslararası basını ve de sanatseverleri bir araya getirecek.
16. Contemporary İstanbul’da izleyiciler 30 sanatçının büyük ölçekli iş ve heykellerin yer aldığı “The Yard” açık alan yerleştirmesinde ölçekli işler üretmek için kumaşı tercih eden Rachel Hayes’in enstalasyonunu, sanatın sürdürülebilirliğine dikkat çeken “Gelecek için Bayraklar” sergisini, “100 yaşındaki heykelci: İlhan Koman” sergisini, Contemporary Istanbul ve Hepsiburada olarak iş birliğiyle düzenlenen ve 15 kadın sanatçının eserlerinin yer aldığı “Akrasia” sergisini, Sıtkı Kösemen “Dönüşümler” sergisi ile 1970’lerden başlayan siyah beyaz Bodrum fotoğraflarını, Burhan Doğançay ile Ekrem Yalçındağ’ın eserlerinin birbirlerine dokunuşları sergisini hafta boyunca fuar alanında görme fırsatı yakalayacaklar. Ayrıca 31. yaş gününü kutlayan Akbank Sanat Caz Festivali kapsamında Tersane İstanbul’daki fuar alanında caz konserleri verilecek. 16. Contemporary Istanbul hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli basın toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Contemporary Istanbul olarak Haliç’in tarihsel önemini ve kültüre olan katkısını çağdaş sanatla birlikte ifade etmeye hazırlanıyoruz. 16. yılımızda yaptığımız bu mekân değişikliği ile ikinci 15 yılımıza başlıyoruz. Bunu salt bir mekân değişikliği olarak değil, CI olarak kendimize belirlediğimiz hedeflerimizin ilk adımı olarak değerlendirebiliriz. Tarihin her alanda parladığı bu şehirde, Haliç Tersaneleri, yani Tersane İstanbul; Bizans ve Osmanlı döneminde etkin rol oynamıştı ve şimdi, CI olarak yeni mekânında Türkiye’nin çağdaş sanat fuarı olarak, sanatçıları, galerileri ve ziyaretçiyi bu buluşma noktasında kültür ve sanatla bir araya getirmenin gururunu yaşıyoruz. Camialtı ve Taşkızak Tersanelerini kapsayan bölgede çağdaş sanatı açık ve kapalı olmak üzere her alanda ağırlamak bizi çok heyecanlandırıyor. Burada belirtmek isterim ki Venedik’ten sonra bir çağdaş sanat fuarı tarihi bir yapıda gerçekleştirilecek. Tarihte Altın Boynuz olarak bilinen Haliç’in tekrar eski ihtişamına kavuşturan bu yenileme projesinden sesimizi çağdaş sanatla yükselteceğimiz için ayrıca heyecanlı ve gururluyuz. Ekim ayı İstanbul’da sanatla başlıyor. İstanbul sanatla buluşurken, açılan yeni müzeler ve kültür mekânları şehirde bir festival havası yaratıyor. Yeni dönemde Contemporary Istanbul’un ülkemiz için öneminin farkındayız ve bunu farklı projelerle sürdürebilirliği içine alan yeniliklerle büyütüyoruz. CI bu yıl 16. edisyonunda çağdaş sanatı, kültür ve sanat yaşamını şehirle birleştirirken, daha aktif ve daha kapsayıcı bakış açısıyla yenilenmiş bir fuar olarak geleceğe bakıyor. Bu noktada öncelikle 16. yılımızda yanımızda olan Akbank’a, ilk projelendirmesini gördüğümde beni çok heyecanlandıran ve fuarı gerçekleştirebilmemiz için Tersane İstanbul’un zamanından sekiz ay önce CI’ın kullanımına açan, bizden her konuda desteğini esirgemeyen Haliç Altınboynuz ekibine teşekkür ederim.”
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer ise şu açıklamalarda bulundu: “Akbank’ın ana sponsorluğunda bu yıl 16’ncısı gerçekleştirilecek Contemporary Istanbul, Türkiye ve İstanbul için çok önemli bir sanat buluşması. Hem ülkemizi ve İstanbul’u hem de Türk sanatçılarını yurtdışında kaliteli, iyi bir şekilde temsil eden çok önemli bir proje. Fuarımız bu yıl baştan sona restore edilen, geçmişle modernin buluştuğu Tersane İstanbul’da yapılacak. İstanbul’da sanat sezonunun başladığının habercisi olan Contemporary Istanbul’un şehrimizin dinamik çağdaş sanat ortamını daha da körükleyeceğine inanıyorum. Yeni mekânında dopdolu bir fuar sanatseverleri bekliyor. Akbank Günümüz Sanatçıları sergisi, ‘The Yard’ heykel sergisi bu özel sergilerden birkaçı… Contemporary Istanbul bizim için belirli tarihlerde olup biten bir etkinlikten daha fazlası. Bu özel etkinliğin bugüne kadar önemli oluşumlara ve sanatçılara esin kaynağı olduğuna inanıyorum. Bunda Akbank olarak katkımız olduğunu bilmek bize gurur veriyor. Geldiğimiz noktada çağdaş sanatın Türkiye’deki en önemli destekçilerinden biri olarak görülmekten gurur duyuyoruz.”
Stanley Crawford’ın 1972’de yayımlanan ve çağdaş dünya edebiyatının saklı hazinelerinden biri olan kitabı Bayan Unguentine’nin Seyir Defteri, Suat Kemal Angı’nın çevirisiyle Jaguar Kitap’tan çıktı.
Crawford, anlatı sanatının uçsuz bucaksız olanaklarını gösteriyor bu eserinde. Yıllarca denizlerden denizlere sürüklenen, botanik bahçesine dönüştürülmüş bir mavnadır Bayan Unguentine. Sahipleri Bay ve Bayan Unguentine, görenleri hayrete düşüren yüzergezer bir dünya inşa etmişlerdir. Su üstündeki bu hareketli dünyada yaşadıkları, yaşamın ve kadın-erkek ilişkilerinin bir izdüşümü olmasının yanı sıra düşsel bir çılgınlığın öyküsüdür.
“İsim Bayan Unguentine’dir. Bu isimle doğan ben değildim, oydu. Büyük kablonun okyanus tabanına döşendiği günlerde telefonda evlendik, hava bu denli kötüleşmeden çok önceydi; o zaman yapılacak şey, gerçekten yapılacak şey buydu. Bizi bir başrahip, birden çok aboneye hizmet veren ortak bir telefon hattında karı koca ilan etti; en azından telefon hattını, elektrotları ya da bu tür şeyleri kutsadı. Ve tüm isimlerimi, kızlık soyadımı, ön adımı, göbek adımı elimden alarak beni Bayan Unguentine yaptı.”
DasDas’ın bu sezon perde açacak prodüksiyonlarından Romeo ve Juliet, 15 Ekim’de gerçekleşecek prömiyeriyle izleyici karşısına çıkacak.
DasDas, ilk kez bir William Shakespeare oyununu sahnesine taşıyacak. Shakespeare’in düşman ailelerinin birbirlerine aşık çocuklarının hüzünlü hikâyesini anlattığı ölümsüz eseri Romeo ve Juliet, Mert Fırat ile Nagihan Gürkan tarafından sahneye konulacak. Deniz Can Aktaş’ın Romeo’yu, Naz Çağla Irmak’ın ise Juliet’i canlandırdığı oyunda ikiliye Ayberk Aladar, Barış Gönenen, Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Can Avcı, Ceren Boz, Erdem Akakçe, Ertuğrul Gümrükçüoğlu, Hülya Gülşen, Sinan Gülşen, Onur Tanyeri ve Ümit Erlim eşlik edecek.
15 Ekim Cuma akşamı prömiyerini yapacak olan Romeo ve Juliet, 16, 22, 23 Ekim’de saat 20.30’da, 17 Ekim günü ise 17.00’de ve sezon boyunca DasDas’ta sahnelenecek. Oyunun biletlerine mobilet üzerinden ulaşabilirsiniz.
Arter’deki güncel sergiler etrafında şekillenen çevrim içi rehberli turlar, ekim ayı boyunca da her pazartesi düzenlenmeye devam ediyor.
Arter’in, Öğrenme Programı kapsamında düzenlediği çevrim içi etkinlikler, güncel sergileri ve yapıtları çevrim içi ortamda katılımcıların yorumuna açıyor. Çevrim içi rehberli turlar, katılımcıları sanat etrafında düşünmeye ve yapıtları kendi hayat deneyimleriyle ilişkilendirerek yorumlamaya teşvik ediyor. Etkinliklerde Arter’in sergi rehberlerinin farklı temalar etrafında bir araya getirdikleri eser seçkileri katılımcılarla buluşuyor.
Çevrim içi rehberli turlar 4, 11, 18 ve 25 Ekim Pazartesi günleri 19:00 - 20:00 saatleri arasında ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Çevrim içi turlara katılmak için etkinlik tarihinden önce turlar@arter.org.tr adresine e-posta göndererek kayıt yaptırabilirsiniz. Arter’in fiziksel ortamda düzenlenen turlarına ise pazartesi hariç her gün, 13:00 ve 15:00 saatlerinde katılabilirsiniz. Arter’in güncel programına ve detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
1. Emre Hüner, [ELEKTROİZOLASYON], 2021, Siyah beyaz, 4K UHD, ses, 5 saat 20 dakika, Film karesi, Oyuncular: Cem Özeren, Esme Madra, Hatice Bozdağlı, Tómas Lemarquis, Vahram Agakay
2. Michael Snow, Piyano Heykeli, 2009 , 4 kanallı video yerleştirmesi (renkli, sesli), 14′ , Ed. 3/4 + 1 AP, Arter Koleksiyonu, Sergiden yerleştirme görüntüsü: Dinleyen Gözler İçin, 2020, Fotoğraf: flufoto
3. Burak Delier, Kriz ve Kontrol, 2013, Video (renkli, sesli), 14’12”, Ed. 2/5 + 1 AP, Arter Koleksiyonu
Tuba Kumaş'ın kaleme aldığı, Ahmet Uzun'un resimlediği hayal kurmanın ve arkadaşlığın verdiği gücün cesur öyküsünü anlatan Gece Parlayan, Uçanbalık’tan çıktı.
5 yaş ve üstü okurlarını önce göklerin hâkimi Ay'ın huzuruna çıkaran, ardından engin bir hayal âlemine sürükleyen bu kitap, 2019 Tudem Edebiyat Ödülleri'nde üçüncülüğe değer görülmüştü. Gece Parlayan, kararlılık ve azimle her türlü engelin üstesinden gelinebileceğine inandırıyor, okurlarına kendi hikâyenin kahramanı olmak için motivasyon sağlıyor. Ortak bir hedef uğruna sırt sırta veren iki kafadarın dayanışmasını sayfalarına taşıyan kitap; saklanmaktan ve sakınmaktan vazgeçenlerin yoluna ışık saçıyor, özgüvenlerini artırmaları için miniklere ve pek tabii ki yetişkinlere cesaret aşılıyor.
Karanlıktan korkan Duman'ın en büyük dayanağı, saçtığı ışıkla odasını aydınlatan Ay'dır. Duman, penceresinden gökyüzünü seyrettiği puslu bir gecede, Ay'ın etrafındaki bulutları kurda benzetir. Kurdun kapkara tüyleri Ay'ı sardıkça Dünya zifiri karanlığa gömülür. Duman kendini karanlıktan, Ay'ı da kurtlardan korumak için yola çıktığında hem en büyük korkusuyla yüzleşmiş hem de en yakın arkadaşıyla tanışmış olacaktır...
Ataşehir Belediyesi’nin şair Nâzım Hikmet’i anma ve anlama amacıyla hazırladığı 3. Uluslararası Nâzım Hikmet Şiir Günleri, 7-10 Ekim tarihleri arasında Erdal Eren Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Uluslararası Nâzım Hikmet Şiir Günleri’nin bu yılki direktörlüğünü geçen yıllarda olduğu gibi usta şair Haydar Ergülen yapacak. Bu yılın onur konuğu ise yaşayan en önemli şairlerden Şükrü Erbaş olacak. Bu yıl festivalde Hırvatistan’ın önde gelen üç Hırvat şairi Darija Zilic, Goran Beus Richtemberg ve Marjan Grakaliç de yer alacak.
Festival, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Festival Direktörü Haydar Ergülen ve Onur Konuğu Şükrü Erbaş’ın açılış konuşmalarıyla 7 Ekim’de başlayacak. Programda söyleşi ve imza günleri, paneller ve şiir dinletileri; alanında usta şairler tarafından sunulacak. Festivale katılacak şairler; Haydar Ergülen, Şükrü Erbaş, Tozan Alkan, İsmail Afacan, Osman Bozkurt, Tuba Bozkurt, Gökçenur Ç., Âba Müslim Çelik, Mehmet Erte, Marjan Grakalic, Devrim Horlu, Metin Kaygalak, Nilay Özer, Goran Beus Richemberg, Zeynep Derya Rota, Sinem Sal, Engin Turgut ve Darija Zilic. Şiir Günleri kapsamında hem kendi şiirlerini hem de başka şairlere ait şiirleri besteleyen şair ve müzisyen Tozan Alkan müzik dinletisi sunacak. Ayrıca on iki genç şair “Genç Şiir” panelinde bir araya gelecek. Bu yıl Ataşehir Belediyesi, festivalin 8 Ekim’de yapılacak bölümünü kardeş belediyelerinden biri olan Adalar Belediyesi ile birlikte gerçekleştirecek.
Programa ve ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İsrailli caz kontrabasçı, besteci, şarkıcı ve aranjör Avishai Cohen, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla 7 Ekim’de Trio olarak, 8 Ekim’de ise Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile birlikte CSO ADA ANKARA Ana Salon’da müzikseverlerle buluşacak.
Cazın vizyoner ismi Avıshai Cohen, Türkiye’deki ilk senfonik konserini CSO ADA ANKARA’da verecek. İlk dört albümü (Adama, 1998 Devotion, 1999 Colors, 2000 Unity, 2001) Corea’nın Stretch / Concord Records etiketi altında yayımlayan Cohen, Akdeniz ve Latin etkileri ile korno ve vokallerin kullanımıyla eşsiz bir ses yarattı. Cohen’i DownBeat dergisi “küresel oranlarda caz vizyoneri” olarak tanımlarken, Bass Player dergisi ise sanatçıyı yirminci yüzyılın en etkili 100 basçısından biri olarak ilan etti.
Avishai Cohen’in 7 Ekim’de vereceği konserin biletine buradan, 8 Ekim’deki konserinin biletine ise buradan ulaşabilirsiniz.
Amerika’nın yaşayan en büyük yazarlarından Cynthia Ozick’in Henry James’in The Ambassadors isimli romanını üstün bir teknikle yeniden kaleme aldığı kitabı Yabancı Bedenler, Işılar Kür’ün çevirisiyle Nebula Kitap tarafından okurla buluşacak.
Ozick, baş karakteri Bea’nin çektiği sancıların hikâyesi aracılığıyla aşkın ilginç doğasına cesur ve etkileyici bir bakış sunuyor.
Yıllar önce bozulan kısa evliliği neticesinde Bea Nightingale, orta yaşlı, yalnız, 1950’lerin New York’unda fakir bir mahallede öğretmenlik yapan bir kadına dönüşmüştür. Bea’nin uzun süredir görmediği, zor bir karakteri olan ağabeyi ondan New York’tan Paris’e gitmesini ve neredeyse hiç tanımadığı yeğenini oradan alıp eve getirmesini istediğinde, Bea kendisini ağabeyinin ailesinin ve hatta onca yıldan sonra eski kocasının hayatının içinde bulur. Her biri, kaderlerin değiştiği o yılın sadece birkaç ayında yaşanan olaylar yüzünden geri dönülmez biçimde değişir. New York’tan Paris’e, oradan Hollywood’a giden, yeğenlerine yardım eden ve suç ortaklığı yaparken bir yandan da ağabeyiyle mektuplar üzerinden savaşan, eski kocasıyla yüzleşen ve nihayetinde onun geçmiş onlarca yıl öncesine dayanan küçümsemelerinden kurtulan Bea Nightingale yardım etmeye çalıştığı insanlara istemeden büyük zararlar verir.
Pera Müzesi, 24 Ekim’e kadar sanatseverlerle buluşacak olan “Yüzleşme” sergisi kapsamında sanat ve tasarımın günümüz dünyasıyla ilişkisini sorgulayan bir söyleşi serisi gerçekleştiriyor.
Güzel Sanatlar Fakültesi öğrenci ve mezunlarının eserlerinin yer aldığı “Yüzleşme” sergisi kapsamında düzenlenen söyleşi serisinde, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyeleri günümüz sanat ve tasarım dünyasında farklı roller üstlenen öğrencileri ile bir araya gelecek. Plastik Sanatlar ve Resim, Grafik Tasarım, Tekstil ve Moda Tasarımı, Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Tiyatro, Sanat ve Kültür Yönetimi bölümlerinde üretilen çalışmaların sergilendiği “Yüzleşme” kapsamında gerçekleştirilecek söyleşi serisi bu disiplinlerin günümüz dünyasıyla kurduğu ilişkiye odaklanacak. Etkinliklere konuk olan sanatçı, tasarımcı ve akademisyenler, kendi disiplinlerinin dününü ve bugününü, kişisel deneyimlerinden yola çıkarak tartışmaya açacaklar.
Çok katmanlı bir forum şeklinde kurgulanan “Yüzleşme” sergisi, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin 25 yıllık üretiminden disiplinler ötesi bir yaklaşımla örnekleri sanatseverlerle buluşturuyor. Sergiyi 24 Ekim’e kadar Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilir, sergi kapsamında gerçekleşecek etkinliklere ise Zoom uygulaması üzerinden ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.
Söyleşi serisi 28 Eylül Salı günü Plastik Sanatlar ve Resim Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Hakan Özer ile sanatçılar Merve Dündar, Sevim Kaya, Buğra Erol’un katılımıyla gerçekleştirilen “Geçiş - Okuldan Hayata” ile başladı.
30 Eylül Perşembe günü saat 19.00’da gerçekleşecek “Grafik Tasarımda Eğitim, Teknoloji ve Sanat” başlıklı ikinci söyleşi, tasarım eğitiminin mevcut durumuna, grafik tasarımın geleceğine, değişen teknolojilerin sanat ve tasarıma etkilerine odaklanacak. Söyleşi Grafik Tasarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özlem Mutaf Büyükarman, ünlü karikatürist ve öğretim üyesi Dr. Gürbüz Doğan Ekşioğlu, tasarımcı ve reklamcı Uğurcan Atoğlu ve tasarımcı Utku Lomlu’nun katılımıyla gerçekleştirilecek.
“Tasarım, Tasarımcı ve Moda Dün, Bugün, Yarın” başlıklı söyleşi, 5 Ekim Salı günü Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Müşerref Zeytinoğlu, Bölüm Başkan Yardımcısı tasarımcı Dr. Kami Emirhan ve tasarımcı Nihal Müge Kaplangı’nın katılımıyla düzenlenecek. Etkinlikte, tekstil ve moda tasarımı alanındaki akademik ve endüstriyel gelişmeler konuşulacak.
10 Ekim Pazar günü Tiyatro Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Balay, Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Arda Öztürk, öğretim üyesi Prof. Dr. Fakiye Özsoysal ve ünlü oyuncu Levent Üzümcü’nün katılımıyla “Oyunculukta Düşünsellik ve Yaratıcılık” başlıklı konuşma gerçekleştirilecek. Söyleşi kapsamında oyuncunun yaşadığı dünyaya karşı tutumu ve sorumluluğu tartışmaya açılacak.
“Gastronomi ve Kültür” başlıklı konuşma Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Dr. Arzu Durukan, şef Didem Çetin ve lisans öğrencisi Fevzican Acar’ın katılımıyla 12 Ekim Salı günü yapılacak. Etkinlikte gastronominin kültür ve sanatla ilişkisi tartışılacak.
Söyleşi serisi 14 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek “Sanat ve Kültür Yönetimine Genç Bir Bakış” etkinliği ile sona erecek. Söyleşiye Sanat ve Kültür Yönetimi Bölüm Başkanı ve “Yüzleşme” sergisi küratörü Prof. Dr. Marcus Graf, Yeditepe Üniversitesi mezunları Esra Özkan, Halil Yıldırır ve Eda Göknar katılacak. Bugün sanat ve kültür yönetimi alanında yönetici olarak görev alan konuşmacılar, kişisel deneyimleri ışığında küratörlük, müzecilik, galericilik ve sanat yazarlığı konularının mevcut durumu üzerine konuşacaklar.
Etkinlik Programı:
30 Eylül Perşembe 19.00 - Grafik Tasarımda Eğitim, Teknoloji ve Sanat
Uğurcan Atoğlu, Utku Lomlu, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Özlem Mutaf Büyükarman
5 Ekim Salı 19.00 - Tasarım, Tasarımcı ve Moda Dün, Bugün, Yarın
Müşerref Zeytinoğlu, Nihal Müge Kaplangı, Kami Emirhan
10 Ekim Pazar 19.00 - Oyunculukta Düşünsellik ve Yaratıcılık
Metin Balay, Fakiye Özsoysal, Arda Öztürk, Levent Üzümcü
12 Ekim Salı 19.00 - Gastronomi ve Kültür
Didem Çetin, Fevzican Acar, Arzu Durukan
14 Ekim Perşembe 19.00 - Sanat ve Kültür Yönetimine Genç Bir Bakış
Marcus Graf, Esra Özkan, Halil Yıldırır, Eda Göknar