GÜNDEM
  • 07-12-2021

    11. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali, muhtelif hak ihlal ve mücadele hikâyelerine odaklanan otuzdan fazla film ve pek çok etkinlikten oluşan programını 11 - 15 Aralık tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşturacak.

    Geçen yıl pandemi nedeniyle yapılamayan Hangi İnsan Hakları? Film Festivali, bu yıl 11 - 15 Aralık tarihleri arasında 11. kez gerçekleştirilecek. Bu yılın ana teması ise “cezasızlık” olarak belirlendi. Üç mekâna yayılan festival programında dünyanın birçok ülkesinden otuzdan fazla film, forumlar, sergiler ve atölyeler yer alıyor. Festivalde Akademi Ödülleri’nde En İyi Yabancı Film dalında Britanya’yı temsil eden Ölümüne Boşanmak (Dying to Divorce) ile pek çok festivalden ödüllerle dönen, Adana Film Festivali’nde ise En İyi Film seçilen Yaramaz Çocuklar (Les Enfants Terribles) dahil otuzdan fazla film gösterilecek. Chloe Fairweather’ın yönetmen koltuğuna oturduğu, bugünlerde İngiltere’deki sinemalarda büyük ilgiyle karşılanan, ülkemizdeki kadın cinayetlerinin son bulması ve faillerin cezalandırılması için mücadele veren iki avukatın hikâyesini anlatan Ölümüne Boşanmak, Türkiye’de ilk kez temmuz ayında Documentarist’te izleyiciyle buluşmuştu. Kendi kardeşlerinin ebeveynleriyle yaşadığı çatışmayı anlatan Ahmet Necdet Çupur’un Fransız-Türkiye ortak yapımı Yaramaz Çocuklar ise bu sene Avrupa’daki festivallerde ilgi çeken belgeseller arasına girdi.

    Festivalin Uluslararası Seçki bölümünde Filipinler’den (İçerideki Domuzu Sakinleştirmek) Peru’ya (Maxima), Pakistan’dan (Bu Lekeli Şafak) Hollanda’ya (Bana Babu Diyorlar ve Mrs. Faber), İtalya’dan (Il Varco) İsveç’e (Yalnızca Şeytan Umutsuz Yaşar) pek çok ülkeden belgesel izleyicilerle buluşacak. Türkiye Seçkisi’nde ise Serhat Karaaslan’ın ödüllü kısa filmi Suçlular, Mustafa Emin Büyükcoşkun’un Suruç katliamını konu alan belgeseli Gitmek, Etna Özbek’in Şimoni ve Hürmüz Diril’i kaybolmadan önce belgelediği Nosema, Ezgi Kılınçaslan’ın pandemi dönemi hikâyesi Kısır Döngü, Orkan Bayram’ın Kuzey Irak’ta geçen filmi Brîndarım dahil son dönemde üretilmiş işler gösterilecek. Ceylan Özgün Özçelik’in Kaygı isimli ilk filmi bu yaz genç yaşta hayatını kaybeden Nihan Katipoğlu’nun anısına gösterilirken, yine bu yaz hayatını kaybeden genç sanatçı Nihat Karataşlı da Hüzün Diye Travesti İsmi Var adlı kısa belgeseliyle anılacak. Ayrıca festivalde birkaç yıldan beri süren iş birliği kapsamında KuirFest’ten bir kısa film seçkisi de yer alacak.

    Festival ayrıca bir grup sanatçının girişimiyle 10 Ekim Ankara Katliamı’nın 6. yılında katliam kurbanlarını anmak üzere sergi, forum ve atölyelerden oluşan bir dizi etkinliğe de ev sahipliği yapacak. Kanal İstanbul projesinin güncel durumu uzmanların katılacağı “Bir Rant Projesi Olarak Kanal” başlıklı forumda, kent içinde tarımsal üretim olanakları ise “Adil ve Ekolojik Gıda: İmkânlar, Yöntemler, İhtiyaçlar” başlıklı forumda tartışılacak. Festivalin bir bölümü 11 - 16 Aralık tarihleri arasında Diyarbakır’da da izleyiciyle buluşacak.

    AB Sivil Düşün, Hollanda Kraliyeti ve İsveç Başkonsolosluğu'nun desteği, birçok kurumun iş birliği ile hayata geçirilen 11. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali kapsamında düzenlenen gösterim ve etkinlikler ücretsiz olarak Postane, Aynalı Geçit ve Tütün Deposu’nda gerçekleştirilecek. 11. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2179
  • 07-12-2021

    Dirimart, Nasan Tur’un “No Surrender” başlıklı galerideki ikinci kişisel sergisini 17 Aralık 2021 - 16 Ocak 2022 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.

    Sanat üretiminde kullandığı yordamların çeşitliliğiyle tanınan Nasan Tur’un “No Surrender” başlıklı sergisinde yeni heykelleri, yerleştirmeleri ve çizimleri yer alıyor. Sanatçının son dönem üretimi, insan içgüdüleri, sosyokültürel inşalar ve öz temsile yönelik algıların kesişimlerine odaklanıyor.

    Sergi mekânına girişte izleyiciyi karşılayan iş bir ayna yüzeyi. Ayna öz yansımaya derinlemesine bakma aracı olma niteliği taşıyor. Tur’un EurofighterF16F15 (2021) başlıklı ayna işleri, görünümümüzün sonsuz ihtimaller barındırdığını zihnimizin bir köşesinde tutmaya davet ediyor. Sanatçı bu katlama oyunlarıyla bir yandan da çocuğa çok erken yaştan itibaren yüklenen rolleri ve bilinçaltının savaş ve şiddete alttan alta hatırlanması sorguluyor. Bu işler izleyiciye, söz konusu algılarını değiştirmeyi düşündürten bir portal işlevi görüyor. Sergi mekânınki dağılmış kamuflaj kostümlü figürlerin bazıları yere uzanmış dinlenir hâlde, dikili hâlde sergileniyor. İlhamını yabanıl türlerin öldürme taktikleri üzerine gözlemlerden alan kostümler, varlıklarını fark ettirmeden düşmanı öldürme stratejilerini taklit etmek için kullanılıyor.

    Nasan Tur’un yeni eserleri bütününde, çocuk oyunları, askeri teçhizat ve taktikler ile toplumun birey üzerinde zorla uyguladığı örüntülerin ifşasına yönelik içgüdüsel tepkileri bir araya getiriyor. Gün be gün yaşadıklarımız arasında en gayri pratik olanın sanat olduğu kavrayışıyla sanatçı, toplum üzerine düşüncelerini tetiklemenin sanatçının toplumsal sorumluluğu olduğuna inanıyor. Sanatçının işleri basitçe bir konuşma başlatarak, uzun vadede fark yaratacak bir iletişimin başlangıcı olan bir konuşma niteliği taşıyor. Etrafımızdaki eşitsizlikleri görmezden gelmemizi ve kurulu düzene bilinçsizce teslim olmamızı engelleyen bir iletişimi yansıtıyor.

    ​Nasan Tur’un “No Surrender” başlıklı sergisi 17 Aralık 2021 - 16 Ocak 2022 tarihleri arasında Dirimart’ta ziyaret edilebilir.

    0
    0
    1210
  • 07-12-2021

    Biyolog ve davranış bilimcisi Karsten Brensing’in insan ve hayvanlarda zihin gelişiminin köklerine indiği çalışması Hayvanların Gizemi, Esra Even’in çevirisiyle 10 Aralık’ta hep kitap tarafından yayımlanacak.

    Brensing’in kaleme aldığı bu kitap hayvanların zihninde neler olup bittiğini merak edenlerin ilgisini çekecek bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor.

    ​“Yunuslar birbirlerine isimleriyle hitap eder; şempanzeler stratejik savaşlar yürütür; bonobolar küfürlü konuşmaya bayılır; kambur balinalar modayı takip eder; fareler parti düzenlemekten çok hoşlanır; karıncalar aynada kendi görüntüsünü tanır ve yuvasına dönmeden önce kendine çekidüzen verir; ördek yavruları soyut düşünmeyi gerektiren çetrefil testleri geçebilir; köpekler hainliği cezalandırır ama özür dilenince affedebilir; örümcekler mesleğini karakter özelliklerini ve kişisel zevklerini dikkate alarak seçer. Ve insanlar bu gizem karşısında şaşırıp kalır…”

    0
    0
    1612
  • 07-12-2021

    8 - 19 Nisan 2022 tarihlerinde yapılacak 41. İstanbul Film Festivali “Türkiye Sineması” bölümü için başvurular başladı. Festival programında yer alacak filmler için 21 Ocak 2022 tarihine kadar başvuru yapılabilecek.

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından ilk kez 1982 yılında bir sinema haftası olarak düzenlenen İstanbul Film Festivali, 2022’de 41. kez gerçekleştirilecek. İstanbul Film Festivali’nde dünya sinemasının en çok konuşulan örneklerinden sinemamızın en yeni yapımlarına, uluslararası festivallerde prömiyer yapmış ödüllü filmlerden klasiklere ve yeni keşiflere, efsane yönetmenlerin iz bırakan başyapıtlarına ve kült filmlere; söyleşiler, özel gösterimler ve festival sohbetleri sinemaseverlerle buluşuyor. Festival programında yer alacak filmler 21 Ocak 2022 tarihine kadar başvuru yapabilecek.

    41. İstanbul Film Festivali’nde Türkiye Sineması bölümündeki filmler Ulusal Yarışma, Ulusal Belgesel Yarışması ve Ulusal Kısa Film Yarışması başlıkları altında gösterilecek. Ulusal Yarışma’da büyük ödül olarak En İyi Film’e Altın Lale, festivalin kurucularından Onat Kutlar adına Jüri Özel Ödülü, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Sanat Yönetmeni ve En İyi Özgün Müzik dallarında da birer ödül verilecek. Festivalde ayrıca Seyfi Teoman adına En İyi İlk Film Ödülü de verilecek.

    41. İstanbul Film Festivali Türkiye Sineması danışma kurulunda sinema yazarları Engin Ertan, Kaan Karsan, Nil Kural ve Esin Küçüktepepınar yer alıyor. Kısa film danışma kurulunda ise Öykü Canlı, Serdar Kökçeoğlu, Ahmet Toğaç bulunuyor.

    60 dakikadan uzun kurmaca, 30 dakikadan uzun belgesel ve 20 dakikadan kısa filmler festivale başvuru yapabilir. Başvurular hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1976
  • 07-12-2021

    AWC Galeri, Ahmet Güneştekin’in “Kum Çiçeği” başlıklı sergisini 18 Aralık’tan itibaren Dubai’de sanatseverlerle buluşturuyor.

    Dubai Uluslararası Finans Merkezi’nde (DIFC) Haldun Kilit tarafından kurulan galeri, Türkiye’den ve dünyadan sanatçıları Dubai’de sanatseverlerle bir araya getirmeyi ve dünya sanat platformunda yeni bir sayfa açmayı amaçlıyor. AWC Dubai’nin açılış sergisi olan “Kum Çiçeği” adını kum taneleriyle kristal kümelerinden oluşan karmaşık bir oluşum olan çöl gülünden alıyor.

    Ahmet Güneştekin, maddenin doğada belirişini araştırmak için örüntüleri yorumlama alanına dahil ederek “Sonsuz bir tekrarın, yinelemenin içinde miyiz? Farklı olduğunu düşündüğümüz ama esasında birbirine benzeyen bu yinelemeler, tekrarlar mıdır örüntüleri sonsuza büyüten?” sorularını soruyor. Fraktal bir yapının oluşumu gibi, sanatçının üretimi de yinelemeyi içeriyor ve eserleri nihayetinde onların etrafında gelişen düşüncelerin bir parçasına dönüşüyor. Güneştekin doğanın örüntülerini yorumlayabilmek için kendisine ait bir doğa geometrisi tahayyül ediyor. Sanatçının bu pratiği işlerinde kullandığı örüntülerde, sarmal yapıları mitolojik öğelerle birleştirdiği eserlerinde ortaya çıkıyor.

    Sergide Güneştekin’in doğanın fraktal bir yüzü olduğu görüşünü izleyerek çalıştığı işleri yer alıyor. Sanatçının çok renkli desenlerinin metamorfoz geçirmiş hayvan figürlerinde ortaya çıktığı, izlerin mitolojik evrende bulacağımız bronz heykelleri; dili imgeleme dahil ettiği, sözcüksel ve yansıtmalı özellikleriyle kalp formunda çalıştığı işleri; izleyicisini bir kelebeğin doğuşuna tanık olmaya davet edişinde olduğu gibi, yaşamın sona erme ve yenilenme örüntüsünü anlattığı tuvalleri; ölüm ve yaşama, onların doğallığına ve de sakladıkları ihtimallere odaklanan boyutlu çalışmaları, sergilenecek işler arasında yer alıyor.

    Güneştekin’in eserlerindeki sarmal yapı, yinelemeli desenler ve geometrik hareket, bir çiçeğin iç halkaları ya da kumda oluşan dalga kümeleri gibi doğal düzenlemeleri açığa vuruyor. Bu yorumlama alanını, anlamsal yapının oluşturucu öğesi olarak mitolojik bir kabukla örterek inşa eden sanatçı, işlerini sonsuz bir kum çölünde bir anda görünen ve yaklaştıkça kaybolan bir hayalin imgesi, renklerin patlayışı olarak tanımlıyor.

    ​Ahmet Güneştekin’in “Kum Çiçeği” başlıklı sergisini 18 Aralık 2021 – 18 Mart 2022 tarihleri arasında AWC | Art World Creation Dubai’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    3301
  • 06-12-2021

    DasDas, yeni programı kapsamında Bir Barda Bir GeceDeli BayramıVahşet Tanrısı ve Romeo & Juliet gibi DasDas Sahne’nin ilgi gören oyunlarının yanı sıra Ağaçtaki Kız oyununu ilk kez tiyatroseverlerle buluşturacak. DasDas aynı zamanda “+1 Sunar: Adamlar” konserine de ev sahipliği yapacak.

    DasDas’ın yeni oyunu Ağaçtaki Kız, 11 Aralık akşamı saat 20.30’da sahnelenecek. Şebnem İşigüzel’in aynı adlı romanından İlksen Başarır tarafından uyarlanan ve de yönetilen oyun iki gencin; aşkı, dostluğu, hayalleri, hayal kırıklıklarını, yere düşmeyi, yerden kalkabilmeyi ve sırlarını paylaşarak dile getirmelerini anlatıyor. Ahsen Eroğlu ve Tunahan Çilingir’in oyuncu kadrosunda yer aldığı Ağaçtaki Kız, sezon boyunca DasDas Sahne’de olacak.

    Kasım sonunsa prömiyerini yapan Lulu Raczka imzalı Bir Barda Bir Gece, 12 Aralık günü saat 17.00’de DasDas Sahne’de olacak. Nurgül Yeşilçay ve Afra Saraçoğlu’nun rol aldığı Nagihan Gürkan yönetmenliğindeki oyun, kadınların her akşam başlayan elektrik kesintileri sırasında kayboldukları bir dünyada arkadaşını bulmak için bir bara giden üniformalı kız ile barın tek çalışanı bir kadının arasındaki gerilimin ve soru işaretlerinin hiç bitmediği bir geceyi konu alırken günümüze pek de uzak olmayan distopik bir dünyayı ele alıyor.

    Metin Akpınar süpervizörlüğündeki Deli Bayramı, 13 Aralık akşamı saat 20.30’da DasDas Sahne’de izleyiciyle buluşacak. Yönetmenliğini Akpınar ile beraber Mert Fırat’ın üstlendiği oyunda, Turgut Özakman’ın 1987 yılında kaleme aldığı aynı adlı oyununun delileri DasDas’ı ele geçiriyor. Deli Bayramı’nın oyuncu kadrosunda Alper Baytekin, Ayşegül Cengiz, Büşra Alnıtemiz, Cansu Boz, Didem Balçın, Erdi Güçlü, Hande Özkurt, Kadir Burak Baydar, Mert Fırat, Nila Fırat, Özgün Aydın, Tunahan Çilingir ve Volkan Yosunlu yer alıyor.

    Binnur Kaya, Dolunay Soysert, Güven Kıraç ve Levent Ülgen’in oyuncu kadrosunda yer aldığı Vahşet Tanrısı, 14 Aralık akşamı saat 20.30’da DasDas Sahne’de olacak. Celal Kadri Kınoğlu yönetmenliğindeki Yasmina Reza imzalı oyun uzlaşmak üzere bir araya gelen ebeveynlerin hikâyesini anlatıyor.

    Mert Fırat ile Nagihan Gürkan’ın yönetmenliğini üstlendiği Romeo & Juliet ise 15 ve 16 Aralık saat 20.30’da izleyiciyle buluşuyor. Ayberk Aladar, Barış Gönenen, Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Can Avcı, Ceren Boz, Deniz Can Aktaş, Erdem Akakçe, Ertuğrul Gümrükçüoğlu, Hülya Gülşen, Naz Çağla Irmak, Onur Tanyeri, Sinan Gülşen ve Ümit Erlim’in rol aldığı oyun, Verona’daki iki düşman ailenin birbirlerine aşık çocuklarının trajedisini ele alıyor.

    “Sarılırım Birine”, “Acının İlacı” ve “Rüyalarda Buruşmuşum” gibi şarkılarıyla tanınan Adamlar grubu, “+1 Sunar: Adamlar” konseri ile 17 Aralık akşamı saat 22.00’de DasDas’ta müzikseverlerle buluşacak.

    DasDas’ın Haftalık Programı:

    11 Aralık Cumartesi 20.30 - Ağaçtaki Kız
    12 Aralık Pazar 17.00 - Bir Barda Bir Gece
    13 Aralık Pazartesi 20.30 - Deli Bayramı
    14 Aralık Salı 20.30 - Vahşet Tanrısı
    15 Aralık Çarşamba 20.30 - Romeo & Juliet
    16 Aralık Perşembe 20.30 - Romeo & Juliet
    17 Aralık Cuma 22.00 - “+1 Sunar: Adamlar”

    0
    0
    2016
  • 06-12-2021

    Marieke Lucas Rijneveld’in 2020 Uluslararası Booker Ödülü’nü kazandığı, tedirgin edici atmosferiyle çarpıcı ve radikal bir okuma deneyimi sunan romanı Akşamlar Rahatsız Edicidir, Belma Sezgin Yüksel’in çevirisiyle Monokl Yayınları’ndan çıktı.

    Rijneveld, 29 yaşında bu ödülü kazandığında Uluslararası Booker Ödülü’nü kazanan en genç yazar da olmuştu. Kitabın bugüne kadar 30 dile çevrilmesinin yanı sıra Rijneveld, Hollanda edebiyatının da dünya çapında tanınan yazarlarından biri oldu. Akşamlar Rahatsız Edicidir, Hollanda kırsalında yaşayan dindar bir Hristiyan aileyi konu ediniyor. Romanda Jas isimli karakterin abisinin buz pateni gezisine gitmesiyle başlıyor. Jas, abisinin o geziden geri dönmemesini diliyor. Bu dileği gerçekleşiyor. Keder ve Jas'ın hayal dünyası karanlık bir dünyada anlatılıyor.

    “Kimse benim kalbimi bilemez. Montumun, derimin ve kaburgalarımın arkasında, ta derinlerde gizlenmiştir. Dokuz ay boyunca annemin karnında önemi vardı kalbimin. Ama karnından çıkalı beri bir saatte yeterince atıp atmadığı konusunda kimse artık endişelenmez, bir anlığına duruverdiğinde kimse artık paniğe kapılmaz veya öylesine fazla atmaya başlasa da kimse korkudan ya da gerginlikten olabileceğini dile getirmez…

    Kirpiklerimin arasından babamı süzüyorum. Yanakları ıslanmış. Belki de ekinler için değil de köydeki bütün çocukların hasadı, onların büyüyebilmeleri ve güçlü olabilmeleri için dua ediyoruz. Ve bir de babamın kendi tarlalarını gözden çıkarıp, birinin sular altında kalmasına bile sebep olduğunu artık görebilmesi için. Karnımızın tok ve sırtımızın pek olması dışında ilgiye de ihtiyacımız var. Bunu sürekli unutuyor gibiler. Gözlerimi tekrar kapatıp bu sefer çalışma masamın altındaki kurbağalar için, onların çiftleşme zamanının gelmesi ve bu zamanın anneme ve babama da bir an evvel gelmesi için, ayrıca mısır gevreği ve sosis yemelerine izin verilmesini adilane bulmasam da kilerdeki Yahudiler için de dua ediyorum. Bir nane şekeri rulosunun kaburgalarıma batırıldığını hissedince ancak açıyorum gözlerimi.

    “Uzun uzun dua edenin fazla günahı vardır,” diye fısıldıyor Obbe.” - Marieke Lucas Rijneveld

    ​Fotoğraf: Jouk Oosterhof

    0
    0
    2443
  • 06-12-2021

    Nedret Sekban’ın “Seçmeler” başlıklı resim sergisi 15 Aralık - 14 Ocak tarihleri arasında Galeri Selvin’in Nişantaşı galerisinde sanatseverlerle buluşuyor.

    İlk kişisel sergisini 1987 yılında açan, figüratif bir ressam olan Nedret Sekban’ın resimlerinde deniz, balıkçılar, dalgalar, demiryolu işçileri ve Karadeniz’e ait realist çerçevedeki gözlemleri yoğun olarak yer alıyor. Sekban, eserlerine konu olan söz konusu sıradan insanı kendi yorumunu ve onda gördüğü içsel devinimi göz önünde bulundurarak yansıtıyor. Sanatçının eserlerinde yer alan özgün sanatsal yaratıcı ruh, bu aktarma sürecinde gizleniyor.

    Sekban’ın birbirlerinden çok farklı gibi gözüken deniz ve çingene temalarına olan saplantısı aslında onları tek bir nedene bağlı olarak seçtiğini şöyle açıklıyor: “Denetlenemezlik, benim denizlerimden başka önemli temam olan çingenelerde de vardır. Onların da tarih boyunca denetlenemeyen hâlleri insanda bir bağımsızlık duygusu uyandırıyor.”

    ​Nedret Sekban’ın “Seçmeler” başlıklı sergisini 15 Aralık - 14 Ocak tarihleri arasında Galeri Selvin’in Nişantaşı galerisinde ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2402
  • 06-12-2021

    Debbie Tung’ın kitapseverlerin her sayfada kendilerini bulabileceği, kitap kurdu olmanın zevkini yansıtan çizgi romanı Kitap Aşkı, Ece Çavuşlu’nun çevirisiyle Yabancı Yayınları’ndan çıktı.

    Sayfaları koklamaktan zevk alan, kitapları istiflemeden duramayan, kitabevleriyle kütüphaneleri ikinci yuvaları bellemiş kitap âşıklarının hikâyesine hoş geldiniz. Okurken bolca gülecek ve “Yalnız değilmişim,” diye düşüneceksiniz. Öyleyse hemen battaniyenizi kapıp rahat bir köşeye kurulun ve kitaplarla dolu bu büyüleyici yolculukta kaybolmaya hazır olun!

    “Kitap Aşkı kitap kurtlarını güldürecek, heyecanlandıracak ve hafif bir tebessümle kendi kitaplıklarına bakmalarını sağlayacak.” — Book Riot

    0
    0
    1889
  • 06-12-2021

    Nilüfer Belediyesi’nin kent kültürüne katkı sağlamak amacıyla her yıl düzenlediği Yılın Yazarı etkinlikleri kapsamında 10-11 Aralık 2021 tarihlerinde Nazım Hikmet Kültürevi’nde “Şiirden Bir Ülke Bahçesi: Gülten Akın Sempozyumu” gerçekleşecek.

    Gülten Akın’a adanan 2021 yılı boyunca 48 etkinlik organize eden Nilüfer Belediyesi, yüzlerce edebiyatseveri Gülten Akın odağında okuma etkinliklerinde bir araya getirdi. “Şiirden Bir Ülke Bahçesi: Gülten Akın Sempozyumu” ise bu kapsamdaki son etkinlik olacak.

    Şair ve yazar Murathan Mungan’ın açılış konuşmasını, Dil bilimci ve yazar Necmiye Alpay’ın kapanış konuşmasını yapacağı sempozyumda “Şiirden Bir Ömre Bakmak”, “Gülten Akın’ın Yazı Evreni”, “Gülten Akın Şiirinde Kadın Oluş”, “Yaratıcılığın İzinde” başlıklı oturumların yapılacak, iki şiir dinletisi ve bir de sergi gerçekleştirilecek.

    Sempozyum için özel olarak hazırlanan “Bir Gün Birileri Öte Geçelerden Islık Çalar” adlı şiir dinletisinde de, Gülten Akın’ın şiirleri, tiyatro sanatçısı Jülide Kural ve solist Günseli Seda Çetinkaya’nın sesleri ile katılımcılarla buluşacak. Nilüfer Kent Tiyatrosu katkılarıyla hazırlanan “Nilüferli Kadınlardan Şiir Dinletisi”nde ise; Gülten Akın Okuma Atölyesi’ne katılan Nilüferli kadınlar, onun şiirlerini sahnede okurken, kadın sorunlarına ilişkin cevaplanmayı hak eden bazı soruları da dile getirmiş olacak.

    ​Küratörlüğünü Ezgi Bakçay’ın üstlendiği “Kuş Uçsa Gölge Kalır” sergisi ise 10 Ocak’ta saat 18.30’da Nâzım Hikmet Kültürevi’nde izlenime açılacak. Gülten Akın’dan ilhamla, farklı disiplinlerden sanatçıların bir araya geldiği sergide; Ceylan Dizdar, Duygu Deniz Bilgin, Elçin Acun, Fulya Çetin, İpek Yücesoy, Leyla Emadi, Meliha Sözeri, Özlem Şimşek, Sena Tural ve Yasemin Kalaycı, heykel, resim, video, fotoğraf, enstalasyon ve performansları ile yer alacak. Kapanışta Yılın Yazarı Mektup Ödül Töreni de gerçekleştirilecek.

    0
    0
    1803
DAHA FAZLA
Geldanlage