GÜNDEM
  • 20-04-2022

    Feyyaz Kayacan’ın öykü dünyasının ne denli sonsuz, ne denli eğlenceli olduğunu ve dil ve anlatıdaki ustalığını daha yakından gösteren öykü kitabı Gibiciler, Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıktı.

    Feyyaz Kayacan, Türkçenin öykü geleneğinin en sınır tanımaz, en kıvrak metinlerinden gerçeküstücülüğün yazınsal sonsuzluğuna varan bir yazar. Gibiciler, birbiriyle dirsek temasında ama aynı zamanda bambaşka dünyalara açılan kapılara sahip üç öyküden oluşuyor. Şiirsel bir serzeniş, ironik bir başkaldırı, ucu sipsivri kalemle yazılmış bir toplum ve dönem eleştirisi.

    “Ne benciyiz ne bizci gibiciyiz gibici”

    0
    0
    1655
  • 20-04-2022

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 41. İstanbul Film Festivali ödülleri, dün akşam (19 Nisan) Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilen Cem Davran’ın sunuculuğu üstlendiği tören ile sahiplerini buldu.

    41. İstanbul Film Festivali’nin ulusal ve uluslararası yarışmalarında toplam 56 film yarıştı. Gecede Uluslararası ve Ulusal Altın Lale ödüllerinin yanı sıra, Ulusal Yarışma bölümünde En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Sanat Yönetmeni ve En İyi Özgün Müzik ödülleri verildi. Törende ayrıca Ulusal Belgesel Yarışması, Ulusal Kısa Film Yarışması ödülleri, Genç Usta Ödülü, Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü ve Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) Ödülleri sahiplerini buldu.

    Festivalin Uluslararası Yarışma jürisinin başkanlığını yönetmen, senarist ve yapımcı Bent Hamer üstlendi. Jüride ise yapımcı Marie-Ange Luciani, yönetmen Ali Asgari ve Venedik Günleri sanat direktörü Gaia Furrer yer aldı. Altın Lale’yi Gaspar Noé’nin Vortex filmi, Jüri Özel Ödülü’nü ise Dağların Denizcisi / Mariner of the Mountains) filmi kazandı. Ulusal Yarışma jürisinin başkanlığını Onur Ünlü yaptı. Jüride oyuncu Demet Evgar, görüntü yönetmeni Barış Özbiçer, sanatçı ve eğitmen İnci Eviner ve yapımcı Marsel Kalvo yer aldı. Ulusal Yarışma’da en iyi filme verilen Altın Lale’yi Maryna Er Gorbach’ın Klondike filmi kazandı. Jüri Özel Ödülü’nü Ali Kemal Güven’in yönettiği Çilingir Sofrası, En İyi Yönetmen ödülünü Kerr filmiyle Tayfun Pirselimoğlu kazandı. En İyi Senaryo Ödülü’nü ise Nazlı Elif Durlu ile Ziya Demirel Zuhal ve Ela ile Hilmi ve Ali filmleriyle paylaştı. Genç Ustalar, bu yıl yarışmalı bir bölüme dönüştürüldü. Genç Ustalar bölümünün jürisinde 18 - 25 yaş arası altı sinema öğrencisi yer aldı. Genç Usta Ödülü’nü Oyun Alanı / Playground filmiyle Laura Wandel kazandı.

    41. İstanbul Film Festivali Ödüller:

    Uluslararası Yarışma
    Altın Lale - Vortex / Gaspar Noé
    Jüri Özel Ödülü - Dağların Denizcisi / O marinheiro das montanhas / Mariner of the Mountains / Karim Aïnouz

    Ulusal Yarışma
    Altın Lale En İyi Film - Klondike (Maryna Er Gorbach)
    Jüri Özel Ödülü - Onat Kutlar anısına - Çilingir Sofrası (Ali Kemal Güven)
    Mansiyon - Denizhan Akbaba (Ela ile Hilmi ve Ali)
    En İyi Yönetmen - Tayfun Pirselimoğlu (Kerr)
    En İyi Senaryo Ödülü - Nazlı Elif Durlu, Ziya Demirel (Zuhal Ela ile Hilmi ve Ali)
    En İyi Kadın Oyuncu Ödülü - Ece Yüksel (Ela ile Hilmi ve Ali)
    En İyi Erkek Oyuncu Ödülü - Ahmet Rıfat Şungar & Barış Gönenen (Çilingir Sofrası)
    En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü - Sviatoslav Bulakovskyi (Klondike)
    En İyi Kurgu Ödülü - Buğra Dedeoğlu, Selda Taşkın (Zuhal)
    En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü - Natali Yeres (Kerr)
    En İyi Özgün Müzik Ödülü - Taner Yücel (Bana Karanlığını Anlat)

    Ulusal Belgesel Yarışması
    En İyi Belgesel - Eat Your Catfish / Senem Tüzen, Adam Isenberg, Noah Amir Arjomand
    Mansiyon - Her Şey Dahil / All-In / Volkan Üce

    Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü
    En İyi İlk Film - Zuhal / Nazlı Elif Durlu

    Ulusal Kısa Film Yarışması
    En İyi Kısa Film - Our Ark / Deniz Tortum, Kathryn Hamilton
    Mansiyon - Gece Kuşağı / Yasemin Demirci 

    FIPRESCI Ödülleri
    Uluslararası Yarışma’da - Vortex / Gaspar Noé
    Ulusal Yarışma’da - Ela ile Hilmi ve Ali / Ela and Hilmi with Ali / Ziya Demirel
    Ulusal Kısa Film Yarışması’nda - Göl Kenarı / Lakeshore / Aziz Alaca

    Genç Ustalar Yarışması
    Genç Usta Ödülü - Oyun Alanı / Un Monde / Playground / Laura Wandel

    0
    0
    2077
  • 20-04-2022

    Sakıp Sabancı Müzesi, Akbank iş birliğiyle günümüzün en önemli ve yaratıcı sanatçılarından biri olarak kabul edilen David Hockney’nin “Baharın Gelişi, Normandiya, 2020” başlıklı sergisini 29 Temmuz tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Daha önce Londra’daki Royal Academy’de ve Brüksel’deki Bozar’da sergilenen “Baharın Gelişi, Normandiya, 2020” şimdi de Sakıp Sabancı Müzesi’nde izleyici karşısına çıkıyor. 20. ve 21. yüzyılın en ilham verici sanatçılarından biri olan David Hockney, kariyeri boyunca yeni teknolojileri ve sanat yapmanın farklı yöntemlerini araştırdı. Hockney, 2000’lerden itibaren iPhone ve iPad ile çizim yapıyor. Söz konusu teknolojik arayışının doruk noktası olan bu sergide, sanatçının baharın gelişini müjdeleyen 116 iPad resmi yer alıyor. Bu eserlerin tamamını sanatçı 2020 yılında Covid-19 salgınının ilk dönemi sırasında, Normandiya’daki evinde üretti.

    Sergide yer alan eserler sanatçının meyve ağaçları, çalılar, çiçek bahçeleri, gölet ve nehirler, tarlalar ve uzak tepelere uzanan bir manzarada çalıştığını, baharın senelik yolculuğunu çıplak ağaçlardan tomurcuk ve çiçeklere, bol yeşil yapraklara kadar yakaladığını gösteriyor. Sergi baharın başından sonuna bir hikâyesi, adeta bir kutlaması niteliğinde ve doğal dünyanın mucizelerini, sürekli yenilenişini, yaşam döngüsünü izleyiciye hatırlatıyor.

    David Hockney’nin “Baharın Gelişi, Normandiya, 2020” başlıklı sergisini 29 Temmuz tarihine kadar Akbank’ın desteğiyle Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz. Satışta olan Çok Girişli Biletler, “Baharın Gelişi, Normandiya, 2020” ziyaretlerinde de geçerli.

    ​Künye: "David Hockney, Baharın Gelişi, Normandiya, 2020" sergi görselleri / "David Hockney, The Arrival of Spring, Normandy, 2020" exhibition images

    0
    0
    6164
  • 20-04-2022

    Edebiyatımıza yeni isimler kazandırmak adına Bilgi Yayınevi tarafından 2020 yılından beri düzenlenen Turgut Özakman İlk Roman Yarışması için başvurular başladı.

    Seçici Kurul’unda Çimen Günay-Erkol, Hidayet Karakuş, Hürer Ebeoğlu, Mesut Örs ve Şule Tüzül’ün yer aldığı yarışmaya daha önce hiçbir romanı yayımlanmamış yazarlar ilk romanlarıyla katılabilecekler.

    Son başvuruların 31 Temmuz 2022 tarihine kadar yapılacağı yarışmanın sonuçları 30 Kasım 2022’de açıklanacak. Kazanan yazara 5.000,00 TL (Beş Bin TL) tutarında para ödülü verilecek. Seçici Kurul ödüle değer bir eser bulamadığı takdirde ödül vermeyecek. Birinci seçilen dosyanın yayımlanması kararı ise Bilgi Yayınevi’ne ait olacak.

    Katılım Şartları

    * Yarışmaya daha önce hiçbir romanı yayımlanmamış yazarlar ilk romanlarıyla katılabilir.
    * Yarışmaya gönderilecek dosyalar daha önce basılı veya dijital ortamda hiçbir şekilde yayımlanmamış ve özgün olmalıdır.
    * Turgut Özakman’ın sanat ve edebiyat anlayışına aykırı olmaması koşuluyla romanlarda konu ve tür sınırlaması yoktur.
    * Gönderilecek dosyalar Word formatında 12 punto büyüklüğünde ve Times New Roman yazı karakteriyle yazılmalıdır.
    ​* Roman dosyası yarisma@bilgiyayinevi.com.tr adresine e-posta ile gönderilmelidir. Ayrıca postaya ekli ayrı bir dosyada yazarın açık adı, kısa özgeçmişi, açık adresi ve telefon numarası bulunmalıdır. Yazarlar yarışmaya gerçek ad ve soyadlarıyla katılmalıdır.

    0
    0
    1853
  • 19-04-2022

    Hakan Tamar’ın Radyo Eksen’deki yerli alternatif sahneye odaklanan müzik programı MOD’un sahneye taşındığı MOD #2 gecesi kapsamında Ağaçkakan ve “Nazdrave x Rap” projesi 21 Nisan’da Babylon’da dinleyiciyle buluşacak.

    Türkiye’nin önde gelen rap, hip-hop MC ve prodüktörleri ve son dönemin en üretken caz müzisyenlerinden oluşan Nazdrave grubunun bir araya gelmesinden oluşan “Nazdrave x Rap” projesinin hip-hop ve rap ekibinde Ayben, Da Poet, Kamufle ve Ağaçkakan yer alırken caz ekibinde Cem Tuncer, Barış Doğukan Yazıcı, Adem Gülşen, Cenk Turanlı ve Ediz Hafızoğlu bulunuyor. “Nazdrave x Rap” hem MC’lerin çok iyi bilinen şarkılarını hem de yeni besteleri dinleyiciyle buluşturuyor.

    Müzik üzerine okuduğu ritmik şiir ve metinleri ile tanınan Ağaçkakan, farklı isimler altında 10’dan fazla albüm ve tekli kayıt yayımladı ve değişken müzisyenler ile bunları seslendirdi. MC, monologlar biçiminde kurguladığı şiirlerinde; yüzleşmenin psikolojisi, iktidar-insan ilişkisi, bir gösteri olarak toplum gibi konulara odaklanıyor.

    ​MOD #2 gecesinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1969
  • 19-04-2022

    PİLOT Galeri, Yasin Arıbuğa, 1998arthur, Buğra Bilgen, İrem Tok ve Egemen Tuncer’in 3d/bilgisayar destekli animasyon/video formatında ürettikleri NFT işlerinin yer aldığı “Cesur Yeni Dünya” başlıklı galerideki ilk fiziksel NFT sergisini 30 Nisan’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    PİLOT Galeri’de “SENKRON ‘Eşzamanlı Video Sergileri’” kapsamında Carny.io iş birliği ile sergilenen “Cesur Yeni Dünya”, beş sanatçının merceğinden dünyanın farklı hâllerine bir bakış atıyor. Dijital doğan ve dolaşan sanatın erişimi, fiziksel galeri alanlarına doğru genişliyor. Sanatçıların sergi için ürettiği eserleri, kendi sanatsal yaklaşımlarının bir ifadesi olduğu gibi web 3.0 dünyasını anlamak için de bir yol haritası çiziyor.

    Egemen Tuncer’in Nokta Bulutu Taksim isimli işi, İstanbul’un en ünlü meydanı Taksim Meydanı’nda farklı günlerde çekilmiş yaklaşık 1500 fotoğrafını bir araya getirerek noktalama tekniğiyle birleştiriyor. Ele alınan perspektif, anıtsal yapılarıyla meydanın izini sürerken, Peyami Safa’nın Bir Tereddüdün Romanı isimli eserine gönderme yapıyor. Buğra Bilgen’in Sürpriz! ve Dopamin Kulesi isimli işleri, tüketicinin Kinder Sürpriz ve Coca Cola gibi hızlı tüketim gıdalarıyla ilişkisini ele alarak, çeşitli çağrışımlar aracılığıyla yer edindikleri alanlarına ve masumiyetlerine meydan okuyor. Bilgen’in bombaları, bir çocuğa çığ gibi düşen devasa Kinder Sürpriz şeklini alırken, Coca Cola’nın her eve bağlı, bilinmeyen bir “ışık” yayan Dopamin Kulesi, adeta dopamini beyine ileten nöronları çağrıştırıyor. İrem Tok’un NFT’leri, çeşitli doğal güçlerle yüzleşen tanıdık karakterlerini konuk alarak, kaçınılmaz olanla yüzleşmelerinin altını çiziyor. Tok’un işleri bir noktada pratiğinde yer edinmiş olan bir anlatıya yani güçlü doğa ile çıplak insan arasındaki irade savaşına işaret ediyor. 1998arthur’un bilgisayar tabanlı oyuncak bebeği animasyonu, kendini farklı gerçeklikler, mekânlar ve zamanlar arasında sıkışıp kalmış bir hâlde buluyor. Harikalar Diyarı’nda aynanın içinden geçen Alice gibi, oyuncak bebek de yüzen ve dalgalanan ama arkasından geçen sahnelerde kendi benliğinin sabit kaldığı astral bir maceraya çıkıyor. Yasin Arıbuğa’nın çalışması, sanatçının dijital olarak inşa ettiği, kendine has dünyasının bir retrospektifi niteliğinde. Arıbuğa’nın Küçük İnsanlar karakterinin hayali anavatanlarında neler yaptıklarına bakan izleyiciyi bu evrenin baş döndürücü tekrarlarla dolu gündelik yaşamına eşlik ediyor.

    “Cesur Yeni Dünya” başlıklı NFT sergisini 30 Nisan’a kadar Pilot’ta ve Carny.io’da görebilirsiniz.

    ​Künye: Buğra Bilgen, Chicken

    0
    0
    1791
  • 19-04-2022

    Kiley Reid’in empati ve sosyal konular üzerine yaptığı keskin yorumlarla karşılıklı ilişkilerin bulaşıcılığını, aileden olmanın ne anlama geldiğini, yetişkin olmanın karmaşık gerçekliğini bir araya getirerek kaleme aldığı ilk romanı Ne Eğlenceli Çağ, Sinem Sancaktaroğlu Bozkurt’un çevirisiyle April Yayıncılık’tan çıktı.

    2020 Booker ödülüne aday gösterilen, Goodreads okurlarınca yılın en iyi ilk romanı seçilen, New York Times Çoksatanlar listesinin zirvesinde haftalarca yerini koruyan ve daha pek çok ödüle layık görülen Ne Eğlenceli Çağ, çarpıcı ve şaşırtıcı bir ilk roman olarak okurun karşısına çıkıyor.

    ​“Alix Chamberlain her istediğini elde eden bir kadın ve ilhamını özgüveninden alan markasıyla diğer kadınlara da aynısını vadediyor. Emira Tucker ise hâlâ dünyadaki yerini arıyor. Yaşıtları kariyer basamaklarını bir bir tırmanırken, onun elinde şimdilik yalnızca bebek bakıcılığı becerileri var. Bir gece Alix, aniden isi çıkınca, Emira'dan yardım istiyor. Emira'nın Chamberlain'lerin oğluna bakması gerek. Bir de markete uğraması. Lüks mağazanın güvenlik görevlisi, dışarıda geç bir saatte beyaz bir çocukla siyah bir kadını beraber görünce Emira’yı iki yasındaki Briar’ı kaçırmakla suçluyor. Neler oluyor derken kalabalık toplanıyor. Hararetli tartışmalar alevleniyor. O esnada birisi her şeyi filme alıyor. Emira öfkeli, ömründe böylesine aşağılanmamıştı, yine de olayı büyütmemek en iyisi. Alix ise kararlı. Mutlaka bir çözüm bulacak ve her şeyi yoluna koyacak.”

    0
    0
    1763
  • 19-04-2022

    Garanti BBVA, 30 Nisan Uluslararası Caz Günü kapsamında beş farklı mekânda, beş özel konseri müzikseverlerle buluşturacak.

    UNESCO tarafından 2012 yılında ilan edilen 30 Nisan Uluslararası Caz Günü’nde, Blind sahnesinde Barış Demirel ve Dostları, Bova sahnesinde Deniz Taşar feat. Cenk Erdoğan, Moda Sahnesi’nde Elif Çağlar Quartet, Nardis Jazz Club’da Mette Juul Quartet ve Salon İKSV’de Alfa Mist konser verecek.

    ​Bu coğrafya ve yakınlarındaki seslerden etkilenen Barış Demirel, Garanti BBVA Uluslararası Caz Günü konserleri kapsamında 30 Nisan Cumartesi akşamı özel konukları Kayra, Da Poet, Deniz Tekin, Efe Demiral ve İdil Meşe ile Blind sahnesinde olacak. Kendine has vokal tavrı ve ses rengiyle Türkiye’deki caz vokaline yeni bir soluk getiren ve son zamanlardaki üretimleriyle cazın sınırlarını genişleten şarkıcı, şarkı yazarı, tasarımcı ve multidisipliner sanatçı Deniz Taşar, perdesiz gitarın dünya çapındaki en önemli temsilcilerinden olan Cenk Erdoğan ile 30 Nisan Cumartesi akşamı Bova sahnesinde olacak. 2006’da caz performansı üzerine lisans üstü eğitim almak için gittiği ve yaşayan efsane Sheila Jordan’ın öğrencisi olduğu “The Aaron Copland School of Music”ten ödülle mezun olan ilk Türk olan Elif Çağlar, 30 Nisan Cumartesi akşamı Moda Sahnesi’nde dinleyiciyle buluşacak. Kopenhag’daki The Rhythmic Music Conservatory mezunu olan, 2007 yılında 8 ülkeden 12 vokalistin katıldığı Talin’deki Uluslararası Jazzartist Yarışması’nı kazanan Mette Juul, Garanti BBVA Uluslararası Caz Günü konserleri kapsamında 30 Nisan Cumartesi akşamı Nardis Jazz Club’da sahne alacak. Müzik eğitimi almadan kendini yetiştiren ve bugün Londra’nın renkli caz sahnesinin önde gelen isimlerinden olan Alfa Mist, Uluslararası Caz Günü’nde Salon İKSV’de müzikseverlerle buluşacak.

    0
    0
    1800
  • 19-04-2022

    Bilsart, “SENKRON ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’” kapsamında İnci Furni’nin “Prova” başlıklı sergisini 30 Nisan’a kadar izleyicinin beğenisine sunuyor.

    Disiplinler arası sanat pratiğinde desen, video performans ve buluntu nesneleri kullanarak, mekâna özel yerleştirmeler yapan İnci Furni, Bil’s markası ile yaptığı iş birliğinde markanın beyaz gömlek imajına renk jestleriyle müdahalede bulunuyor. “On Color” isimli bu koleksiyonda sanatçı, hareketli renk jestlerini tüm bedene yerleştiriyor. Tek bir ana renk ve ara renklerden oluşan bu jestler; cep, kol ve yakada çizgiler, gövdede birbirine yakınlaşıp uzaklaşan renkli hareketler ve çizgisel bir kemerden oluşuyor. Bu iş birliği ile eş zamanlı olarak “Senkron ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’” kapsamında izleyiciyle buluşan “Prova” başlıklı sergisinde yer alan video performansında sanatçı, İstanbul Bomonti’ deki atölyesinde desenleri için kullandığı rulo kâğıtlarla gömleğin yapım aşamasına dair bir iç mekân (interior) kuruyor. Bu mekânsal fragmanda kendisinin gömlekle hareket odaklı basit gündelik hareketlerden oluşan bir performansı yer alıyor.

    İnci Furni’nin “Prova” başlıklı sergisini 30 Nisan’a kadar Bilsart’ta ziyaret edebilirsiniz.

    ​Künye: Bilsart, İnci Furni, Prova, Video Performans, HD, 2022, 7’ 19''

    0
    0
    2308
  • 19-04-2022

    Tiyatro sahnesinden ve ekranlardan tanıdığımız çok yönlü sanatçı Celal Kadri Kınoğlu’nun edebiyatın, felsefenin, müziğin anlam kattığı yaşamı, yine onların imkânları dahilinde anlamlandırmayı arzuladığı ilk romanı Armağan, İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    Kınoğlu’nun sanata ve sanatçılara bir saygı duruşunda bulunduğu ilk romanı adını kızına sunduğu armağandan alıyor.

    Hayatını altmış metrekarelik salonunda, kitaplar arasında geçirmiş bir adamın gazeteye ilan vermesiyle başlıyor hikâye. Ama öyle bilindik ilanlardan değil: bir asistan ilanı! Unutmak istemiyor bu adam. Okuduklarını, izlediklerini, dinlediklerini... Biriktirdiklerini. İstiyor ki hatırlasın, “genç asistanı” hatırlatsın ona hepsini. İstiyor ki bir sanat eseriymişçesine yaşadığı hayatı gerçekten de bir sanat eserine dönüşsün, kitaplaşsın. Okunsun, bilinsin, hatırlansın.

    “‘Evet, beyefendi. Asistanınız sizi dinliyor. Yürümek...’
    ‘Birisiyle yürümek?’
    ‘Benimle.’
    ‘Hafifletiyor. Anlatmak istiyorsunuz. İçinizde, düşüncelerinizin derinliklerinde uyuyan şeyler hareketlenmeye başlıyor. Gülüşmenin sıcaklığında cesaret buluyorsunuz. Mutlu bir itiraf gibi. Sevildiğiniz için affedileceğinize dair inancınız tam. Onun koluna girip caddelerde süzülmek, vitrinde kendi yansımanızı görüp o an var olmanın, yaşamın tadını çıkarmak... Sorulara hızla cevap verebilmek... Yapabilirim duygusuna yeniden kavuşmak. Kalbinizdeki boşluğun dolması. Karlar altında kalmış bir ağacın yumuşak bir rüzgârla hafiflemesi. Derin bir nefes alıp, bunu unutmamam lazım diye geçirmek içinden…’ ”

    0
    0
    2718
DAHA FAZLA
Geldanlage