GÜNDEM
  • 01-06-2022

    Jeanette Winterson’ın daha önce Türkiye’de yayımlanmamış hem esprili hem hüzünlü hem de ürkütücü sıra dışı romanı Taş Tanrılar, Belgin Selen Haktanır’ın çevirisiyle Kafka Kitap tarafından yayımlandı.

    Ursula K. Le Guin’in “Son derece canlı ve çarpıcı bir anlatı inşa eden Taş Tanrılar, her daim çaresiz ve tedbirsiz insanoğluna adanmış keskin bir ağıt…” sözleriyle anlattığı roman, kıyamet sonrası insanlığın yeni bir şans arayışını bir aşk hikâyesiyle birleştiriyor.

    Orbus’un uzak bir gelecekte yaşayan sakinleri için insan hayatı, bugün bildiğimiz tanımlamadan epeyce uzaktır. Örneğin, bu insanlar için “yaşlanmak”, DNA’da görülen bir hatadan ibarettir ve kolaylıkla onarılabilir. Ölmekte olan dünyaya da bu gözle bakılır; ekolojik çöküşle birlikte gelen kıyamet “onarılabilir bir hata”dır sadece… Hâl böyleyken kollar sıvanır ve üzerinde yaşadığımıza benzer bir gezegen daha bulunması için gereken her şey yapılır. İnsanlığın ufuktan silinen hayallerini, umutlarını, adalet ve etik gibi kavramların uçup gidişini, hatta “insanlık” kavramının kökten değişimini görmezden gelerek, varılmak istenen nihai hedef budur: Yeni bir şans.

    ​Daha önce Winterson’ın Vişnenin CinsiyetiFrankissstein: Bir Aşk Hikâyesi ve Noel Günleri adlı romanlarını yayımlayan Kafka Kitap, yazarın tüm kitaplarını yayımlamaya devam edecek.

    0
    0
    2498
  • 01-06-2022

    Ali Demirtaş’ın Niğde’de baraj suları altında kalacak olan evlerine ailesiyle birlikte yaptığı son ziyaretini anlatan Andala - Son Ziyaret isimli belgesel filmi, İsveç ve Portekiz’in ardından İtalya’nın önde gelen film festivallerinden 12. Social World Film Festival’ine kabul edildi.

    Ali Demirtaş’ın T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen 2022 yapımı belgesel filmi Andala - Son Ziyaret, 3 - 10 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek İtalya’daki sosyal konulara adanmış ilk uluslararası film festivali olan Social World Film Festival’in “Notte del Cinema” bölümünde yarışacak.

    Daha önce 4. Stockholm City Film Festival kapsamında İsveç’te gösterilen ve “My 1st Documentary” kategorisinde ödül alan belgesel, Portekiz’de 11 - 21 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek, çevre ve insan haklarına odaklanan 30. Ecocine Festival Cinema’ya da kabul edildi. Belgeselin görüntü yönetmenliğini Ulvi Çakmak, kurgusunu Ali Uzun, kurgu danışmanlığını Naim Kanat, renk düzenlemesini Sinan Sertel, ses tasarımını Can Ülgenci ile Günkut Adalı yaptı. Posteri Berkcan Okar tarafından tasarlanan filmin müzikleri Ali Saran imzası taşıyor.

    Andala - Son Ziyaret; işitme duyusu olmayan bir gencin travmatik hikâyesini anlatan DUYU adlı kısa filmi ve medya kritiği üzerine yaptığı video-art çalışmaları ile tanınan Ali Demirtaş’ın ilk profesyonel nitelikteki belgesel filmi olma özelliği taşıyor.

    ​“Demirtaş ailesi 1970’li yıllarda inşa ederek yerleştikleri, İstanbul’a göç etmelerinin ardından ise sık sık ziyaret ettikleri Andala’ya devletin bir su barajı yapacağını öğrenir. Bu saatten sonra yapılacak tek şey devletle mücadele etmek yerine tezat bir tavırla Andala’yı son kez ziyaret etmektir onlar için. Ailenin en küçük üyesi Ali, Andala’ya son ziyareti gerçekleştirebilmek için tüm ailesini toplayarak yola çıkar. Bu, sular altında kalacak olan bir mekâna, bir aile hafızasına yapılan son ziyarettir…

    0
    0
    2315
  • 01-06-2022

    Dirimart, Anissa Touati ve Marc-Olivier Wahler’in küratörlüğünde düzenlenen “Would you still love me if I painted parrots all day?” başlıklı karma sergiyi 8 Haziran - 3 Temmuz tarihleri arasında sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

    “Would you still love me if I painted parrots all day?” başlıklı sergi Georgina Gratrix, Özlem Günyol & Mustafa Kunt, Zsófia Keresztes, Güçlü Öztekin, Ugo Rondinone ve Fahrelnissa Zeid’in eserlerini, sanatın dönüştürücü gücü etrafında bir araya getiriyor.

    Gün boyu papağan resmi yapsam yine beni sever miydin? Odanda balıklar uçuşsa, tüm evren, insanın kırılgan bir çiçek, renkli bir taş, azgın bir at, puslu bir manzara kadar önemli olduğu bir hayvanlar ansiklopedisine dönüşse şu dünyayı yine sever miydin? Hiçbir şeyin ve her şeyin, ufka uzanan bir tarlada birlikte yaşadığı bir evren olsa bu? Belki de hayır. Tabii şu dünyaya bazı sanatçıların gözünden bakmazsan. Onlar ki, etraflarını, şeyler arasında her tür hiyerarşinin ortadan kalktığı bir dikkatle gözlerler. Onlar ki, o düz ufuklardan ayrıksı diller bulup çıkarırlar, her şeyi biricik nesnelere dönüştürürler: tuhaf, kendine has, isyankâr, ele avuca sığmaz. İşte bu dünyalar, dünyamızın olası bütün temsillerinin tahayyül edilebilir olduğu sanatçı stüdyolarında yaratılır. Herhangi bir şeyin resmini yapabilirsin, kesinlikle her şeyin. Peki o hâlde neden papağan resmi, tekrar tekrar o aynı resim? Günlerce? Bunun yanıtı şu olabilir mi: Sanatçı bakışının tekyönlü olmadığını bilir, o bakış hep yön değiştirir, uzaklaşır, yaklaşır ve her şeyden öte, kendi bedeninin hem içine hem dışına yönelir. Bütün çiçeklerin resmini yapmak, bütün balıkların kalıbını çıkarmak, herhangi bir malzemeyi alıp bükerek onu dünyamıza yerleştirmek: Bunlar sanatçıların stüdyolarında önlerine koydukları zorluklardır, gündelik hayatımızda yönümüzü bulmada bize yardım etmek için.
    Anissa Touati, Marc-Olivier Wahler

    “Would you still love me if I painted parrots all day?” başlıklı sergiyi 8 Haziran - 3 Temmuz tarihleri arasında Dirimart’ta ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Georgina Gratrix, (1982), Untitled, 2022, Oil on linen, 30 x 23 cm
    2. Özlem Günyol & Mustafa Kunt, AND JUSTICE FOR ALL!, 2010, Ed. 1/3 + 2 AP, Spray color on acrylic cloth, 22 cm, 22 meter
    3. Güçlü Öztekin, Melville, 2008, Mixed media on canvas, 201 x 172 cm
    4. Georgina Gratrix, (1982), Untitled, 2022, Oil on linen, 30 x 23 cm
    5. Ugo Rondinone, blue grey blue clock, 2016, Stained-glass window, wire, 60 cm
    ​6. Zsófia Keresztes, Limits of Capacity, 2018, styrofoam, rope, glue, grout, glass mosaic, textile dye, felt, expanding foam, 37 x 53 x 202 cm

    0
    0
    1810
  • 01-06-2022

    Doğan Gündüz'ün kaleme aldığı çocukların edebiyat arkadaşları arasında yer alan Selin’in yeni hikâyesi Selin, Ustaların Ustası, Nuray Çiftçi'nin illüstrasyonlarıyla Can Çocuk’tan çıktı.

    “Selin kim mi? Hani şu meraklı hem çokbilmiş hem de muzip, bazen gülüp eğlenen bazense gözyaşlarını tutamayan, kimi zaman saf kimi zaman kurnaz sayılan, yaramaz olduğu kadar da sevimli, bıcırık bir kız. Bunları onu bilenler söylüyor. Selin, Püsküllü Bela kitabında da merak zilimize zır zır basıp, "Hınzırlıklarımla karşınızdayım," demişti ya, Selin o işte!”

    “Okullar arası spor turnuvasının finaline bir gün kalmıştı. Kupa vitrininin önünde gururla duran beden eğitimi dersi öğretmenimiz Yenilmez Galip, eğer yarınki yarışları da kazanırsak gazeteye bile çıkabileceğimizi söyledi. Bunu duyunca kupa heyecanı yerini bir anda gazeteye çıkma heyecanına bıraktı. Sanki şimdiden turnuvayı kazanmışız gibi gazetede boy boy fotoğraflarımızın çıktığını hayal etmeye başladık. Yarışlar bitince birincilik kürsüsüne çıktığımızı, üzerinde isimlerimizin ve fotoğraflarımızın olduğu birer gazetenin boyunlarımıza asıldığını düşledik. O gece bu hayaller ve heyecan içinde bir türlü uyuyamadım.”

    0
    0
    1986
  • 01-06-2022

    Sıradan Bir Geko kitabının yaratıcısı Wendy Meddour'ın kaleme aldığı, Daniel Egnéus'un kuzey ışıklarına ait bir renk paleti kullanarak resimlediği Arkadaşım Beni Bekliyor, Ümit Mutlu’nun çevirisiyle Uçanbalık’tan çıktı.

    Arkadaşım Beni Bekliyor, yeni bir okula uyum sürecini arkadaşlık bağı üzerinden odağına alan bir öykü anlatıyor. Oyunu, arkadaşlığın temeli sayan bir anlayıştan beslenen kitap; okurları nice arkadaşlığın ilk tohumlarının atıldığı bir bank etrafında buluşturuyor ve minikleri yeni oyunlar kurmaya davet ediyor.

    İki çekingen öğrenci, bozuk bir ''Arkadaşlık Bankı''nın yamacında buluşunca ne mi yapar? Elbette onu tamir etmeye kalkışırlar. Üstüne bir de hemencecik kaynaşıp arkadaş olurlar...

    ​Lili, annesi ve köpekleri Gölge ile birlikte, deniz kenarında bir eve taşınmıştı. Küçük dünyası doğanın binbir rengi ve hayvanların yaydığı yaşam enerjisiyle doluydu. Ta ki yeni okuluna başlayacağı o ilk güne kadar. Yeni bir çevre, yepyeni arkadaşlar. Ya kimse onunla konuşmazsa? Belki de Lili'nin yapması gereken tek şey, cesurca bir adım atmaktı... 

    0
    0
    2098
  • 31-05-2022

    Kendine Has Babylon Soundgarden, üç yıl aranın ardından Pozitif deneyimi ile 28 - 29 Mayıs tarihlerinde Yapı Kredi Bomontiada’da müzikseverlerle buluştu.

    10 bin katılımcıyı ağırlayan Kendine Has Babylon Soundgarden’da; Hollandalı elektronik müzik ikilisi Weval, Engin Sevik ve Kaan Boşnak tarafından kurulan bağımsız alternatif rock grubu Yüzyüzeyken Konuşuruz, geleneksel müziğin, fütürist surf’ün ve post-punk’ın zıtlıklarını bir araya getiren müziğiyle Gaye Su Akyol, 70’li yılların psychedelic özelliğiyle ön plana çıkan meşhur şarkılarını disko ritimleriyle birleştirdiği mix’leriyle büyük beğeni toplayan Veyasin’in solo projesi Hey! Douglas, new school hip-hop, trap ve urban üretimleriyle rap sahnesinin yükselen prodüktörlerinden Artz ve Bugy, caz, ska, dub ve rock formlarını müziğinde birleştiren ve yerli müzik sahnesinin öncü reggae gruplarından Sattas ve multi-enstrümantalist, şarkıcı ve söz yazarı Dilan Balkay konser verdi.

    R&B, bedroom pop ve arabesk türlerini müziğinde bir araya getiren İstanbul çıkışlı prodüktör, şarkıcı ve şarkı yazarı Mert Demir, roots reggae ortak temelinde kurulan İstanbul çıkışlı grup Bosphoroots, caz, rock, halk müziği, elektronik müzik ve progresif türlerini yorumlayarak kendi sesini oluşturan Geeva Flava, drum’n bass, jungle gibi farklı underground türlerinden dans müziğinin birçok alt tarzını etkileyerek dünyanın dört bir yanına yayılan sound system kültürünün yerli temsilcisi Simba Roots Sound System ve Çingene, Türk ve Arap müziğinin çok çeşitli fantastik renkli müziklerini de bünyesinde barındıran akordeon ve perküsyona dayalı geleneksel Balkan topluluğu Balkan Marching Band de festivalde sahne aldı.

    Babylon, Popülist ve avluda bulunan DJ setlerde ise Kaan Düzarat, Hünkar, Garan Garan, Volkan Judocu, Bant Mag. DJ’leri, Discolog, Murat Beşer & Levent Şen, Ras Memo & Da Frogg ve kiwi yer aldı.

    Festival kapsamında gerçekleştirilen atölye çalışmaları ile katılımcılar pek çok farklı deneyimi bir arada yaşama imkânı buldu. ACT İstanbul tarafından gerçekleştirilen anahtarlık yapımı atölyesi ile ileri dönüşüm tekniği ile atık ipleri yeniden değerlendirerek, farklı formda insan figürlerine dönüştüren katılımcılar, Kendine Has Afiş İllüstrasyonu Atölyesi ile hayallerindeki afişi tasarladı. Swing Planet Solo Jazz Atölyesi ile katılımcılar 1930’larda ortaya çıkan 20. yüzyılın en popüler caz akımlarından biri olmasının yanı sıra mutluluğun ve neşenin dışa vurumu olarak da tanımlanan Swing dans türlerinden Solo Jazz’ı deneyimleme imkânı buldu.

    Festivalde; jonglörlük, poi, karma sirk sanatları performansları ve Pixel Şov ile Yapı Kredi bomontiada avlu rengarenk anlara sahne olurken, Kendine Has’ın kişiye özel müzik deneyim alanı “Biraz Yalnız Kalabilir miyiz?”de Samet Çiçek, Selut, Selin Sümbültepe, Deniz Tekin, Gökçe Coşkun, 3Pillie ve Mert Demir performansları ile dinleyicilere yeni bir deneyim sundu.

    ​Birbirinden özgün tasarımları ile Fifty Pieces, Pemy, Border_less, Act İstanbul, Roadies, Calyx ve Köpüürt’ün yer aldığı market alanının da iki gün boyunca festival katılımcılarıyla buluştu.

    0
    0
    2063
  • 31-05-2022

    Salt, Varşova Modern Sanat Müzesi iş birliğiyle hayata geçirdiği “Bilinmeyene Doğru” başlıklı sergiyi 14 Ağustos tarihine kadar Beyoğlu ve Galata yapılarında sanatseverlerle buluşturuyor.

    Varşova Modern Sanat Müzesi Video ve Film Koleksiyonu’ndan bir seçkiyi izleyicinin beğenisine sunan “Bilinmeyene Doğru” başlıklı sergi, 1989 sonrası dünyada sanatın, yerleşik tarihsel ve kültürel anlatıları kırma, bilinenin ötesine, başka öznellik ve anlatılara alan açma potansiyelini ele alıyor. Sergi, toplumsal iktidar mekanizmaları ile gündelik yaşam, müesses tarih ile öznel bellek, bilgi rejimleriyle bilinçdışı arasındaki gerilim ve çelişkilere odaklanıyor.

    Diane Severin Nguyen, Nathalie Djurberg, Agnieszka Polska, Józef Robakowski, Duncan Campbell, Deimantas Narkevičius, Shana Moulton, Jananne Al-Ani, Oleksiy Radinsky, Neil Cummings ve Marysia Lewandowska’nın işlerinin yer aldığı sergi Salt’ın Beyoğlu ve Galata yapılarına yayılıyor. Adını Deimantas Narkevičius’un Berlin Duvarı’nın yıkılışının 20. yıl dönümü vesilesiyle ürettiği işinden alan sergi, eski Doğu Bloku’ndan günümüz Doğu Avrupa’sına uzanan bir toplumsal panorama da sunuyor. Anlatımsal olandan deneysel ve buluntu filme hareketli görüntünün farklı formlarını barındıran “Bilinmeyene Doğru”, belgesel ve arşivin, gerçekliğin sabit ve nesnel bir temsili değil, bilinmeyene aralanan bir kapı olduğu fikrini merkeze alıyor.

    Salt Beyoğlu’nun Forum, Kış Bahçesi ile ikinci ve üçüncü katlarına yayılan sergi, Salt Galata’da Enthusiasts Archive (Müptelalar Arşivi) ile devam ediyor. Ayrıca Salt Galata sergi kapsamında Neil Cummings ve Marysia Lewandowska’nın, 1970’li ve 80’li yıllarda Polonya’da faaliyet gösteren amatör ve gayriresmî film kulüplerine ilişkin bu kapsamlı arşiv projesinden 10 filmlik bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturuyor. Üretildikleri dönem itibarıyla, idealleştirilmiş toplum ve sanat algısına gündelik hayatın ve deneyselliğin içinden bir yanıt niteliği taşıyan Müptelalar Arşivi, arşivin kamusal işlevi, anlatıları dönüştürücü etkisinin yanı sıra sanatta kamusallık ve mülkiyete dair açılımlar da barındırıyor.

    Salt Araştırma ve Programlar Direktörü Fatma Çolakoğlu ile Varşova Modern Sanat Müzesi Baş Küratörü Sebastian Cichocki tarafından, Modern Sanat Müzesi Filmoteka Küratörü Łukasz Ronduda’nın danışmanlığında hayata geçirilen “Bilinmeyene Doğru” sergisi, yazar ve editör Eda Sezgin’in iş birliğiyle hazırlandı.

    ​“Bilinmeyene Doğru” başlıklı sergiyi 14 Mayıs tarihine kadar Salt’ta ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2275
  • 31-05-2022

    İsrailli yazar Yaakov Shabtai’nin 1970’lerin dönüşen Tel Aviv’inde geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp kalmış bir kuşağın öyküsünü anlattığı eseri Bitmeyen Geçmiş, Süreyya Çalıkoğlu’nun çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    Shabtai’nin bu kitabı eleştirmenlerce Proust’un Kayıp Zamanın İzinde’siyle karşılaştırılıyor. Zaman algısına meydan okuyan diliyle Bitmeyen Geçmiş koca bir kentin nabzını tutan, okuru bütün bir tarihiyle geniş ailenin şölen sofrasına sürükleyen bir şaheser.

    ​Goldman’ın babası 1 Nisan’da öldü; Goldman ise 1 Ocak’ta, bu iki tarih arasında savaş ve sürgün dolu bir ömür süren eski kuşak göçüp giderken evlatları âşık oldular, evlendiler, zenginleştiler. Veya tam tersi, gelişip de atalarının yuvalarını örten şehrin kargaşası arasında, gerçeği tarifte zorlanan dilin belirsizliği altında, temellerinden sarsılmaya başlamış gibi görünen kozmik ve toplumsal düzenin ağır aksak ritminde akıllarından silemedikleri varoluşsal bir kaygının kollarına esir oldular.

    0
    0
    1583
  • 31-05-2022

    Akbank ana sponsorluğunda ve MediaCat organizasyonuyla 10 - 12 Haziran tarihleri arasında Müze Gazhane’de gerçekleşecek, Z kuşağını bir araya getirmeyi amaçlayan gençlik festivali FestZ’nin programı açıklandı.

    Z kuşağı odaklı gençlik festivali FestZ; atölyeler, eğitimler, söyleşiler, eğlence alanları ve konserler ile gençlere üç günlük bir deneyim ortamı sunacak. Eğitim, ilham ve eğlenceyi buluşturan FestZ kapsamında teknolojiden sanata, ekonomiden kültüre, imza etkinliklerinden öğretici atölyelere, konserlerden eğlence aktivitelerine kadar 50’nin üzerinde etkinlik gerçekleştirilecek. NFT dünyası, yeni teknolojiler, fotoğraf sanatı, hikâye ve edebiyat evreni, imza etkinlikleri, konser ve atölyelerle birlikte Z kuşağına farklı bir bakış açısıyla yaklaşan festivalin etkinlikleri ücretsiz olacak.

    FestZ, 10 Haziran’da Alemşah Öztürk’ün NFT semineriyle başlayacak. Aynı gün Kreatif Portfolyo Buluşmaları, sürdürülebilirlik odaklı gıda ve bakım atölyeleri, imza etkinlikleri ve söyleşiler gerçekleştirilecek. Gün İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açılış konuşması, Karnaval DJ Performansı, İkilem konseri ve Tuz Biber Ayakta Talk Show’u ile tamamlanacak.

    11 Haziran’da Dilan Bozyel’in İstanbul temalı fotoğraf sergisi, Yekta Kopan’ın hikâye atölyesi ve imza etkinliği katılımcılarla buluşacak. Okan Çabalar’ın stand-up gösterisi, Duygu Atakan’ın “Çok Açık Konuşucam” isimli söyleşisi ve ardından Karnaval DJ Performansı ve Eylül Çekirge konseri gerçekleştirilecek. Günün sonunda ise Sefo konserinin ardından Bohemian Rhapsody filminin gösterimi yapılacak.

    Festivalin son günü olan 12 Haziran’da atölyeler, etkinlikler ve konserler gerçekleştirilmeye devam edecek. Buket Uzuner’nın imza etkinliğiyle başlayan gün, Cem İşçiler stand-up gösterisiyle devam edecek. Akşam Karnaval DJ ekibi, daha sonra caz performansı ve sonrasında ise elektronik pop grubu KÖFN sahnede olacak. FestZ, rap dünyasının tanınmış isimlerinden Şanışer ve Sokrat konseri ile sonra erecek.

    Akbank çeşitli alanlarda farklı fırsatlarla gençlerle buluştuğu konu başlıklarını FestZ kapsamında bir bütün olarak paylaşacak. Akbank Zone’da üniversite öğrencileri Şehrin İyi Hali projesi ile sadece kendi gelişimleri değil, toplumsal gelişime de fayda sağlayabilecekleri bir deneyim yaşayacaklar. Bunun yanı sıra üç gün boyunca Akbank yöneticileri sanat, teknoloji, sosyal girişimcilik gibi farklı başlıklarda oturumlara katılarak deneyimlerini paylaşacaklar. 10 Haziran’da Burcu Civelek Yüce ve Oğuzhan Saruhan ile “Data Çılgınlığını Aşmak ve Dijital Lider Olmak”, Levent Erden ve Selda Özçalık ile “Teknoloji Trendleri”, 11 Haziran’da Zeynep Arınç ve Candaş Şişman ile “Dijital Sanatta Yeni Ufuklar”, 12 Haziran’da ise Beril Alakoç ve Itır Erhart’la “Girişimciliğe Giden Dünyayı Kurtaran Yollar Üzerine” panelleri gençlerle buluşacak. Akbank Sanat, festivale Ozan Türkkan’ın dijital sergisi ve Ediz Hafızoğlu caz konseri ile renk katacak. Ayrıca Akbank FAV kaykay pisti ile eğitim ve atölyeler de gençlerle buluşacak.

    ​Gençlik festivali FestZ’nin programına buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    8525
  • 31-05-2022

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği, PASHA Bank ana sponsorluğu ile MEZO Dijital tarafından hayata geçirilen 2. İstanbul Dijital Sanat Festivali, 3 - 12 Haziran tarihleri arasında Fişekhane’de gerçekleştirilecek.

    Türkiye’nin ilk yapay zekâ küratörü Avind tarafından düzenlenen festivalin konusu bu yıl “Dünyadaki Tek Sürdürülebilir Enerji İnsan Yaratıcılığı mıdır?” olarak belirlendi. Festival, “Teknoloji çağında küratör olmak ne anlama geliyor? Yapay zekâ teknolojiyi küratöryel bir pratik olarak nasıl kullanabilir? Yapay zekâ, sanat eserinin etkinleştiricisi olmanın ötesinde bir dijital sanat sergisine nasıl katılır? Yapay zekâ bir sanat sergisinin küratörlüğünü yapmak için hangi kriterleri seçer? Geçmişteki ve gelecekteki dijital sanat eseri AI için ne anlama geliyor veya daha doğrusu ‘geçmiş’ AI için ne anlama geliyor? Ham madde metal ürünleri işlemek için kurulmuş olan -zamanının ötesinde eski bir fabrika olan- bu tarihi yapı Fişekhane’de, yapay zekâ hangi çok disiplinli sanat yapıtlarını sergide bir araya getirecek?” sorularına odaklanıyor. Festival kapsamında Avind’in sürdürülebilirlik konusu üzerinden belirlediği ulusal ve uluslararası 12 sanatçının eserleri sanatseverlerle buluşacak. Ayrıca festivalde Azerbaycanlı yapay zekâ sanatçısı Shusha Karabağ’ın tarihten bugüne gelen eserlerini, dijital sanatta yeniden yorumlayacak.

    Avind ile birlikte Bager Akbay ve Esra Özkan’ın küratörlüğünü üstlendiği festivalde; Afra Sönmez, Ali Phi, Bahar Ergül, Balkan Karışman, Deniz Yılmaz, Deniz Töleğen, Nohlab, Orhan Kavrakoğlu, Osman Koç, Shusha, Entangled Others ve Volkan Dinçer’in eserleri er alıyor.

    MEZO Dijital Yönetim Kurulu Başkanı ve Dijital Dönüşüm Uzmanı Dr. Nabat Garakhanova şunları söyledi: “Dijital Sanat Festivali’ni ilk kez 2020 yılında hayata geçirmek istesek de pandemi nedeniyle bu hayalimizi 2021 yılında, yine Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Binbirdirek Sarnıcı’nda gerçekleştirmiştik. Ülkem Azerbaycan’da sanatın herkese hitap etmesi gerektiği bir anlayış hâkim. Oysa Türkiye’de sanat, herkese ulaşmıyor. Günümüzde herkes dijital dünyanın içinde olduğuna göre ve hayatımıza bu kadar çok NFT, metaverse gibi kavramlar girmişken dijital ile sanatı birleştirme kararı alarak, dijital sanatın herkese ulaşmasını hedefledik. Bu sene festivalimizi Fişekhane’nin camlı galerisinde ve hamamında ücretsiz gerçekleştiriyoruz. Geçen sene olduğu gibi yıl da tarihi mekân seçmemizin ana nedeni geçmiş ile geleceği harmanlamak isteyişimiz. Bu sene Türkiye’de ilk kez yapay zekâ küratörünü kullanıyoruz. MEZO Dijital olarak bir yıldır üzerinde çalışıp hayata geçirdiğimiz Küratör Avind, festivalde yer alacak ulusal ve uluslararası sanatçıları sürdürülebilirlik tematiği üzerinden belirledi. Biz de onun seçtiği sanatçılarla irtibata geçerek festivali oluşturduk.”

    ​2. İstanbul Dijital Sanat Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    4256
DAHA FAZLA
Geldanlage