GÜNDEM
  • 10-06-2022

    İzlandalı yazar ve aktivist Andri Snaer Magnason’un buzullara, denize, Dünya’ya ve üstündeki tüm canlılara dair yazdığı kitabı Zaman ve Suya Dair: Bir Buzula Ağıt, Kadir Yiğit Us’un çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.

    30'dan fazla dile çevrilen Zaman ve Suya Dair: Bir Buzula Ağıt, hem bir seyahatname hem bir dünya tarihçesi hem de dünyayla uyum içinde yaşamamızın önemine dair bir hatırlatma.

    Magnason’un, eriyen Okjökull buzuluna yazdığı ağıt –“Geleceğe Mektup”– dünya çapında haber olmuş, milyonlarca kişi tarafından paylaşılmıştı. Magnason şimdi de bilimsel yaklaşım ile kişisel bakışını birleştiriyor; iklimbilimcilerin gelecek tahminleri arasında yolculuk ederken kadim efsanelerden, atalarının hikâyelerinden ve Dalai Lama’yla yaptığı söyleşilerden geçen güzergâhını incelikle –ve nükteli, ironik bir dille– örüyor.

    “Andri, gezegendeki yerimize dair derinde yatan duygularımızı, üstlerine şiir ve hayret serperek su yüzüne çıkarıyor. Derinden etkilendim ve ilham buldum.” - Darren Aronofsky

    0
    0
    1950
  • 09-06-2022

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen, Türkiye’den ve dünyadan dans sanatçılarını aynı platformda bir araya getiren İstanbul Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali, 10 - 19 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek.

    Bu yıl “Boş Alan” teması altında düzenlenen İstanbul Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali kapsamında 180’in üzerinde dansçının, koreografi kurgulamadan, kompozisyon çalışmadan doğaçlama olarak gerçekleştirecekleri performansları Müze Gazhane, İBB Şehir Tiyatroları Müze Gazhane Meydan Sahnesi, İBB Şehir Hatları Vapuru, Akbank Sanat, Arter ve Hope Alkazar’da izleyiciyle buluşacak. Dünyanın pek çok farklı kültüründen sanatçının yer alacağı festival için performans, atölye ve dans filmleri kategorilerinde yapılan açık çağrıya Güney Kore, İtalya, Yunanistan, Mısır, Fransa, Almanya, Brezilya, İsviçre, Macaristan, İngiltere, Makedonya, İspanya, Türkiye, Danimarka, İsveç ve Avusturya’dan 180’in üzerinde sanatçının farklı kategorilerde başvuruları bulunuyor.

    İBB Kültür Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde, Yücel Kültür Vakfı, Sivil Toplum için Destek Vakfı, Turkey Mozaik Foundation, Kültür Sanat Fonu ve Goethe-Institut Istanbul desteği ile düzenlenen festivalin bu yılki teması, yönetmen Peter Brook’un kavramsallaştırdığı Boş Mekan’dan (The Empty Space) ilham alıyor. Tema şehrin boşluklarında dansın yeniden kurgulanması ve insanların hareket aracılığıyla bu boşluklarda yeni bağlar inşa etmesine odaklanıyor. Festival kamusal alanlar için tasarlanmış mekâna özgü performanslar, hemzemin dans alanlarında atölye çalışmaları, deneyim alanları, her yaştan ve her kesimden bireyler için ücretsiz atölye çalışmalarıyla dansa ilgi duyan kişileri bir araya getirmeyi hedefliyor.

    ​10 Haziran’da Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’ndaki gösteriyle başlayacak İstanbul Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali, İstanbul’un açık ve kapalı alanlarında 19 Haziran’a kadar devam edecek. Etkinliklere buradan kayıt olarak katılabilirsiniz. İstanbul Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali’nin deyatlı programına buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2195
  • 09-06-2022

    Evliyagil Dolapdere, Ümmühan Yörük’ün “İçerideki Manzara” başlıklı üçüncü kişisel sergisini 17 Temmuz’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    “İçerideki Manzara” sergisi Yörük’ün son yıllarda kumaş, elyaf gibi malzemeler kullanarak dikiş ve boyama teknikleriyle ürettiği üç boyutlu yapıtları, heykelleri ve yerleştirmeleri bir araya getiriyor. Sergi, sanatçının kendi hafızasına açtığı deliklerden görülen manzaraları izleyiciye sunuyor.

    Ümmühan Yörük’ün kendi zihninde çileli uğraşlar sonucunda açtığı derin kuyular, sanatçının zihin katmanları arasında kurulan yeni bağlantılar ile eskiyi; sanatçının dünü ile bugününü buluşturarak suların yükselmesini sağlarken hesapsız bir deprem etkisi yaratmaktadır. Geçmiş ile bugünün buluşması, nostalji ve özlem hislerinden çok serinkanlı bir bakışma yaratır. Ölmüş bir çocuğun odasını her gün toplamaya devam etmek istikrarlı bir eylemdir; geçmişi geri getirme çabası içermez. Öznesi olmayan bir cümleyi tekrar telaffuz edebilmenin mümkün olması; bu gönül rahatlığı, bize hikâyeyi yeniden, en başından anlatabilme imkânı sağlamaz mı? Bu sayede çocuk zihnimizle kaydettiğimiz tuhaf gerçekliği, aslında artık olmayan varlıkların peşimiz sıra dizilen hayaletleriyle beraber baktığımız bu manzarayı tekrar ve tekrar kendimiz baştan yaratırız. Zulüm yerine bakış, ihlal yerine akıl, suç yerine af koyarsak oyunun kuralları tamamen değişmez miydi?” - Can Akgümüş

    ​Ümmühan Yörük’ün “İçerideki Manzara” başlıklı kişisel sergisini 17 Temmuz’a kadar perşembe ve pazar günleri arasında 11.00 - 17.00 saatlerinde Evliyagil Dolapdere’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    2191
  • 09-06-2022

    Bu yıl üçüncüsü 2-5 Haziran tarihleri arasında gerçekleşen Bergama Tiyatro Festivali, 8.000 kişiye varan sanatseveri 60’tan fazla etkinlikle buluşturdu.

    Program performansların yanı sıra atölyeler, konuşmalar ve yürüyüşlerden oluştu. Odeabank ve Mey|Diageo sponsorluğunda 3dots ve BERaBER tarafından gerçekleştirilen festival dokuz farklı kategoride hayat buldu. Yerli ve uluslararası 26 performanstan oluşan festival performatif programı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bergama Belediyesi, BERKSAV (Bergama Kültür ve Sanat Vakfı), Bergama Ticaret Odası ve Ne Yerde Ne Gökte Derneği’nin destekleriyle sanatseverler ve Bergamalılarla buluştu. Asklepion’da gerçekleşen Açılış Panayırı ile birlikte Asklepion Antik Sahne’de Mabel Matiz’i ağırlayan festival, Bergama’nın tarihi sokakları ve mekânları Asklepion, BerKM, Tonoz, Yabets Sinagogu, Tabakhaneler, Kızılavlu ve Akropol’de yeni hikâyeler paylaştı.

    Festivalin performans ve etkinlik fotoğrafları paylaşılırken, aftermovie videosu ve gerçekleşen konuşmalar ilerleyen günlerde kaçıranlar ve yeniden deneyimlemek isteyenlerle sosyal medya kanalları üzerinden paylaşılacak. Festivale dair ayrıntılara bergamatiyatrofestivali.com | Instagram | Twitter | Facebook üzerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1857
  • 09-06-2022

    KüçükÇiftlik Park’ın kültür sanata ve tiyatro sanatının güçlenmesine destek vermek amacıyla hayata geçirdiği KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nun üçüncü sezonu 22 Haziran’da başlıyor.

    Mey|Diageo kurumsal desteği ve URU organizasyonu ile KüçükÇiftlik Bahçe’de gerçekleşecek KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nun üçüncü sezonu 22-23 Haziran’da Erdal Beşikçioğlu’nun Bir Delinin Hatıra Defteri oyunu ile başlayacak. KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu, Cem Davran’ın pandemi döneminde kurduğu Davran Tiyatrosu’nun SAMANYOLU’nu bilir misiniz? adlı yeni oyununun 6 Temmuz’daki ilk açık hava gösterimiyle devam edecek.

    KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu, Müjdat Gezen Tiyatrosu’ndan Baba-Kız, Tatbikat Sahnesi’nden Küvetteki Gelinler ve Acting, Tiyatro Hemhal’den Sevgili Arsız Ölüm Dirmit, Semaver Kumpanya’dan Cimri ve Kuşlar, Gate Production’dan Sır, DasDas’tan Ağaçtaki Kız gibi pek çok yapıma ev sahipliği yapacak.

    KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu programının diğer oyunları ise ilerleyen günlerde duyurulacak. Oyunların biletlerine Biletix’ten ve KüçükÇiftlik Park gişesinden ulaşabilirsiniz.

    KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu Programı:

    22-23 Haziran / Bir Delinin Hatıra Defteri - Tatbikat Sahnesi
    6 Temmuz / SAMANYOLU’nu bilir misiniz? - Davran Tiyatrosu
    7 Temmuz / Sevgili Arsız Ölüm Dirmit - Tiyatro Hemhal
    20 Temmuz / Cimri - Semaver Kumpanya
    21 Temmuz / Sır - Gate Production
    27 Temmuz / Cimri - Semaver Kumpanya
    11 Ağustos / Ağaçtaki Kız - Dasdas
    18 Ağustos / Kuşlar - Semaver Kumpanya
    24 Ağustos / Küvetteki Gelinler - Tatbikat Sahnesi  
    25 Ağustos / Acting - Tatbikat Sahnesi
    ​31 Ağustos / Baba-Kız - Müjdat Gezen Tiyatrosu

    0
    0
    2077
  • 09-06-2022

    Can Aytekin ve Levent Aygül’ün çalışmalarından oluşan “Şeylerin Belirgin Hali” başlıklı sergi 1 Temmuz’a kadar Kasa Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Küratörlüğünü Derya Yücel’in üstlendiği sergi, insan ile şeylerin birlikte var olmalarının içinde ortaya çıkan temsilin mesafesi ve katmanlılığına, mekâna, dolayısıyla bizim şeylerle ilişkileniş tarzımızın farklılıkları içinde gezinme hâline odaklanıyor. Can Aytekin ve Levent Aygül, nesnelerle ya da şeylerle onların duyusal nitelikleri arasında bir çatlağı etkinleştirip belirgin hâle getiriyor.

    Can Aytekin’in sergideki Plaka serisi, şeyleri dile içkin bir mekâna taşımak yerine onların içine hapsedildikleri temsil alanından mesafe almasına yönelik işliyor. Düzleştirilmiş, inceltilmiş, yassı hem iki hem üç boyutlu levha/tabela olarak plaka, aynı zamanda işaret eden, açıklayan, gösteren ya da aksine gizleyen, örten, kaplayan işlevleriyle çok çağrışımlı bir nesne olarak sanatçının mekânsal düzenlemelerine zemin oluşturuyor. Sanatçı, Ayasofya’nın hat levhalarından mozaik ve freskleri kapatan panolarına, Karaköy limanına yanaşan gemilerin depolarından perşembe pazarındaki dükkanların istiflenmiş mallarına, Galata hırdavatçılar çarşısındaki fayansçı Tuncay ustanın tezgahından Kasa Galeri’nin ankastre taş mozaikleri ve zemin bordürlerine şeylerin insan olanla olmayan unsurlarının çeşitliliğinden toplama, melez varlıklar/nesneler ve mekânlar üretiyor.

    Levent Aygül’ün 2020 yılından beri devam ettiği Şeyler başlıklı serisinden bir seçki sergide sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Nesneler ve ayrıntılar arasındaki seçimlerini, dünya ve düşünce arasındaki görsel sezgilerini iki boyutlu imgeler olarak ortaya çıkaran sanatçının evinden, atölyesinden, çekmecesinden ya da kentin içinden, Karaköy perşembe pazarından, sokaktan çıkıp gelmiş bu nesneler, Georges Perec’in nesnelerle örülü bir yaşam düşü kuran karakterler ile bütünleşen, onların tükettikleri ve arzuladıkları nesneleri tek tek sayfalarca anlatan romanı Şeyler ile ilişki kuruyor.

    ​Can Aytekin ve Levent Aygül’ün eserlerinin bir araya geldiği “Şeylerin Belirgin Hali” başlıklı sergiyi 1 Temmuz’a kadar hafta içi her gün 09:00 - 17:00 saatleri arasında Kasa Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Levent Aygül
    ​2. Can Aytekin

    0
    0
    2208
  • 09-06-2022

    Hint sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Satyajit Ray’in Hint sinemasına ve özellikle de Hint Yeni Dalgasına ışık tutan sinema yazılarından oluşan Bizim Filmlerimiz Onların Filmleri, Suzan Sarı’nın çevirisiyle VakıfBank Kültür Yayınları’ndan çıktı.

    Satyajit Ray, yönetmenliğinin yanı sıra bestecilik, yazarlık, ressamlık gibi kimliklere de sahip çok yönlü bir sanatçı. Kitap, Ray’in kendi filmlerinin yapım süreçlerine ilişkin detaylı içeriğiyle, Satyajit Ray sinemasının anlaşılmasına önemli katkı sağlarken, yazarın aynı zamanda Hint sinemasının meselelerine ve nasıl olması gerektiğine dair görüşlerini de içeriyor. Ray kitapta, “onların filmleri” başlığı altında Batılı yönetmenlere ilişkin fikirlerini de paylaşıyor. Özgüvenli bir entelektüelin bakış açısını yansıtan bu yazılar, Hollywood’un imkânları kadar kısıtlılıklarını da ortaya koyan yüksek teşhis gücüne sahip bir dış gözün ifadeleri olarak dikkat çekiyor. Türk ve Hint sinemalarının tarihsel gelişim süreçlerindeki kimi paralellikler de göz önüne alındığında kitap Türkiye’de sinemanın geçmişten bugüne temel meselelerine dair ilham verici yönler içeriyor.

    “Yönetmenin bir sahneyi başlatan ‘Motor’ sözü bile meydanda hazır kıta bekleyen gerçek bir orduya verilen o komutun tınısını taşır. Yönetmen, film yaparken filme hâkim olması gereken kişinin kendisi olduğunu asla unutmayan kişidir. Ancak film bittikten sonra yönetmenin iktidar hissi buharlaşıp yerini çaresizliğin büyüyen gölgesine bırakır. Yönetmen diğer sanatçılar gibi yalnızca eleştirmenlere hesap vermez; filmine parasını yatıran kişiye ve kamuoyunu oluşturan milyonlarca meçhul insana da hesap vermek zorunda olduğunun farkındadır. Yaptığı filmin vurulup düşmemesi için, filmin nabzının artık kamununkiyle birlikte atması gerekir. Bu yüzden onun sessizce köşesine çekilmesine şaşırmayız. Artık tek yapabileceği bir sonraki filminde, iktidar ceketini egosuna yeniden giydirip onu onarmaktır.”

    0
    0
    2125
  • 08-06-2022

    İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü destekleri ve Kültürlerarası Sanat Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen 2. İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali, 10 - 19 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek.

    İlk edisyonu geçtiğimiz yıl pandemi koşullarında düzenlenen İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali, bu sene İzmir’in kurtuluşunun 100. yıldönümü nedeniyle 100’ü aşkın uzun metraj film içeren bir seçkiyi sinemaseverlerle buluşturacak. Avusturya Başkonsolosluğu, Goethe Institut, Institut français, İtalya Büyükelçiliği ve İzmir İtalya Konsolosluğu, İspanya Büyükelçiliği, Cervantes Enstisütü, Yunanistan Melina Mercouri Vakfı, İZELMAN ve İZFAŞ’ın yanı sıra bazı özel kuruluşların destekleri ile gerçekleşecek festivalin Düzenleme Kurulu Başkanlığını Tunç Soyer, Festival Yönetmenliğini Vecdi Sayar üstleniyor. Kültür Sanat Daire Başkanı Kadir Efe Oruç ise Festival İdari Direktörü olarak yer alıyor. Festivalin bu yılki afişi ressam ve müzisyen Ayşegül Yeşilnil’e ait. Festival ödül heykelciği heykeltıraş Sema Topaç, festival jenerik filmi ise Bahçeşehir Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü tarafından tasarlandı.

    Festival, 10 Haziran akşamı Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde Rengim Gökmen yönetiminde Ahmed Adnan Saygun Senfoni Orkestrası’nın seslendireceği Zülfü Livaneli film müzikleri konseri ile açılışını yapacak. Festival kapsamında, iki açık, beş kapalı, toplam yedi mekânda gösterilecek filmlerin yanı sıra, söyleşiler, konserler ve Müzik Temalı Kısa Film Geliştirme Atölyesi gerçekleştirilecek. Atölyeye katılacak 10 film, proje yarışmasıyla seçildi. Atölye katılımcılarına 5.000’er TL verilecek. Proje sahipleri, Kısa Film Proje Yarışması’nın seçici kurul üyeleri Işıl Özgentürk, Tahsin İşbilen, Cumhur Bakışkan, Nihat Durak, Hilmi Etikan, Vecdi Sayar ve Prof. Lale Kabadayı’nın danışmanlığında gerçekleşecek beş günlük atölyenin ardından filmlerini çekecekler. Filmler tamamlanıp, önümüzdeki yılın festivalinde gösterildiğinde filmlerin yönetmenlerine ikinci bir 5.000 TL daha verilecek.

    15 Haziran’da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde Nosferatu’nun 100. yılı nedeniyle, Goethe Enstitüsü katkılarıyla “Caz Eşliğinde Sessiz Film” başlıklı bir gösteri düzenlenecek. Almanya’dan gelecek Küspert & Kollegen sessiz filme eşlik edecek. 19 Haziran’da gerçekleşecek kapanış ve ödül töreninde Nino Rota Ensemble film müziklerinden oluşan bir dinleti katılımcılarla buluşacak. Festivalin bu yılki Onur Ödülleri, ünlü film müziği bestecileri Zbigniew Preisner ile Zülfü Livaneli’ye takdim edilecek. Ustalara Saygı bölümünde Alexandre Desplat ve Carlos Saura filmleri yer alıyor. Anılarına bölümünde Metin Bükey, Mikis Theodorakis ve Nino Rota’nın müziklerini yaptığı filmler gösterilecek. Emek Ödülleri ise, sinema ve müzik yazarı Atilla Dorsay ile müzik ve ses tasarımı alanındaki çalışmaları ve arşivciliği ile tanınan Necip Sarıcı’ya verilecek.

    Ulusal Yarışma bölümünde 9.75 (Uluç Bayraktar), Beni Sevenler Listesi (Emre Erdoğdu), Ela ile Hilmi ve Ali (Ziya Demirel), Gölgeler İçinde (Erdem Tepegöz), Kerr (Tayfun Pirselimoğlu), Kumbara (Ferit Karol), Sardunya (Çağıl Bocut), Sen Ben Lenin (Tufan Taştan), Zin ve Ali’nin Hikayesi (Mehmet Ali Konar), Zuhal (Nazlı Elif Durlu) olmak üzere toplam 10 film yarışacak. Erden Kıral başkanlığında, Biket İlhan, Ebru Şeremetli, Güldiyar Tanrıdağlı, İzzet Öz, Selen Uçer ve Selva Erdener’den oluşan jüri, En İyi Film, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Özgün Müzik, En İyi Şarkı, En İyi Ses Tasarımı dallarında “Kristal Flamingo” ödüllerini belirleyecek. Festivalin Büyük Ödülü 100.000 TL yapımcı ile yönetmen arasında paylaştırılacak. Diğer dallarda ödül kazananlara da 10.000’er TL akçalı ödül verilecek.

    Televizyon dizilerinde müzik kullanımı da Serdar Kalafatoğlu (besteci), Alican Sekmeç (araştırmacı yazar), Burak Göral (sinema yazarı, senarist), Elçin Yahşi (TV Eleştirmeni), Nezih Ünen (yönetmen, müzisyen), Özlem Özdemir (TV dizi dergisi yöneticisi) ve Tuğçe Madayanti Dizici (sinema-TV yazarı) tarafından değerlendirilerek, bu dallardaki “Kristal Flamingo” sahipleri belirlenecek. Bu dallarda ödül kazananlar 10.000’er TL akçalı ödülün sahibi olacak.

    Festivalin “Özel Gösterimler” bölümünde, Cem Kaya’nın Aşk, Mark ve Ölüm, Andreas Dresen’in Rabiye Kurnaz George W. Bush’a Karşı, Pablo Larrain’in Spencer, Carla Simon’un Alcarras, Canan Gerede’nin Aşk Ölümden Soğuktur, Orhan M. Arıburnu, Sami Ayanoğlu, Cahide Sonku’nun Beklenen Şarkı, Nisan Dağ’ın Bir Nefes Daha, Derviş Zaim’in Flaşbellek filmleri yer alıyor. ​​

    “100 Yıllık Efsane: Judy Garland” bölümünde, Garland’ın ünlü filmleri Oz BüyücüsüBir Yıldız Doğuyor ile Rupert Gould’un Judy filmi gösterilecek. 

    MUBI desteği gerçekleştirilecek ve filmlerde özgün müziğin önemini vurgulayan bölümde; Azor (Andreas Fontana), Benedetta (Paul Verhoeven), Büyük Özgürlük (Sebastian Meis), Cryptozoo (Dash Shaw), Gökyüzüne Baktığımızda Ne Görüyoruz? (Aleksandre Koberidze), Kuzu (Valdimar Johannsson), Küçük Anne (Céline Sciamma), Lingui (Mahamat Saleh Haroun), Ter (Magnus von Horn), Titane (Julia Ducournau) filmleri yer alıyor.

    “Hayat Bir Şarkıdır” başlıklı bölümde; Annette (Leos Carax), Casablanca Beats (Nabil Ayouch), Django Melodies (Etienne Comar), Felicité (Alain Gomis), Hayatımın Şarkısı (Eric Lartigau), İdol (Hany Abu-Assad), İsimlerin Şarkısı (François Girard), Keman (Francisco Vargas), Mogul Mowgli (Bassam Tariq), Müzik (Sia), Piyano (Jane Campion), Radio Dreams (Babak Jalali), Son Konser (Yaron Zilberman), Stardust - David Before Bowie (Gabriel Range) yer alıyor.


    “Müziğin Yıldızları” bölümünde; Bohemian Rhapsody (Bryan Singer), Imagine: John Lennon (Andrew Solt), Kaldırım Serçesi (Olivier Dahan), Rocketman (Dexter Fletcher), Zappa (Alex Winter) filmleri bulunuyor.

    “Müzikaller Ölümsüzdür” bölümünde; Robert Wise, Jerome Robbins’in yönettiği Batı Yakasının Hikayesi filminin ilk versiyonu ile Steven Spielberg’in yeni versiyonunun yanı sıra, Milos Forman’ın Hair, Tom Hooper’ın Cats, Martin Scorsese’in New York New York, Victor Fleming’in Oz Büyücüsü, Robert Wise, Jerome Robbins’in Yağmur Altında gibi filmleri gösterilecek.

    Festivalin “Öyleyse Dans!” bölümünde Ebru Şeremetli’nin yaptığı An Kalır belgeseli ile dans dünyasının ünlü yıldızlarının öykülerini konu alan kurmaca yapımlar izleyicilerle buluşacak.

    “Sesler ve Renkler” bölümünde ise Mamoru Hosoda’nın Belle, Garth Jennings’in Sing, Lee Unkrich, Adrian Molina’nın Coco gibi klasikler ve son Oscar töreninde yarışan Encanto: Sihirli Dünya ile Soul yer alıyor.

    “Müziğin İzinde” bölümünde bizden ve komşu ülkelerden belgeseller bulunuyor. Bunlar; EDE Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm, Kapıyı Açık Bırak, Maffy’s Jazz, Unkapanı: Bitmeyen Masal, Ada Sahillerinde 200 Yıl, Bu Şarkı Kimin, Bir Şarkının İzinde, Lav Eli, Kardeş Türküler ve Zülfü Livaneli. “Kısaca Müzik” bölümünde ise Paris Operası tarafından yaptırılan on kısa film gösterilecek.

    2. İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali, 10-19 Haziran 2022 tarihleri arasında Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi , Ege Park-Cinema Pink, Fransız Kültür Merkezi,  İzmir Sanat, Karaca Sinema, Konak Sineması - Nazım Hikmet K.M, Kadifekale Gemisi Açıkhava Sineması – Göztepe, Kültürpark Açıkhava sahnelerinde gerçekleşecek. Festivalle ilgili ayrıntılı bilgiye www.ifmfest.com üzerinden erişebilirsiniz.

    0
    0
    2322
  • 08-06-2022

    Netflix programı Time to Eat’in sunucusu ve The Great British Baking Show’un kazananı Nadiya Hussain’in uygulanabilir 100 farklı pratik yemek tarifinden oluşan Şimdi Yemek Zamanı - Hızlı Hayatlara Pratik ve Lezzetli Tarifler, Zeynep Kayahan Karaçalı’nın çevirisiyle Düşbaz Kitap’tan çıktı.

    “Hussain gün boyu ev ahalisine yemek hazırlamanın, hele bir de tam zamanlı bir işle meşgulseniz mutfakta vakit geçirmenin nasıl yorucu bir iş olduğunu pekâlâ biliyor. Şimdi Yemek Zamanı, tam da bu yorgunluğu dindirmeyi hedefliyor; tüm ailenizin seveceği hızlı ve basit tariflerle hafta içi akşam yemeklerine ve yoğun günler için yemek sofralarına çözümler üretiyor. Bu basit tariflerle sadece çabuk ve kolay yemekler yapmayacaksınız, aynı anda birden fazla yemek yaparken sıfır atığı mümkün kılacak çözümleri de öğreneceksiniz.”

    “Şimdi yemek zamanı sayesinde benim yemek yapma yöntemlerimle tanışacaksınız, zamanla siz de benim yolumdan geleceksiniz ve farkına bile varmadan bir anda zamanı akıllıca kullanan bir şefe dönüşeceksiniz.” - Nadiya Hussain

    0
    0
    2317
  • 08-06-2022

    Indie rock ile elektronik müzik ve synth-pop’u harmanlayan Roosevelt, PSM Loves Summer konser serisi kapsamında 9 Haziran’da Zorlu PSM %100 Studio’da müzikseverlerle buluşacak. Roosevelt öncesinde Avrupa’nın yükselen indie-folk sanatçısı M. Byrd sahneye çıkacak.

    2013’te Elliot isimli EP’si ile çıkış yapan Marius Lauber ya da bilinen adıyla Roosevelt, CHVRCHES, Glass Animals ve Charlotte Gainsbourg gibi isimlerin parçalarını yeniden miksledi, Billboard’un Elektronik Müzik Listesi’nde ilk 10’a girmeyi başardığı dönemlerde aynı anda İsviçre, Almanya ve Avusturya’nın listelerinde de ilk sıralarda yer aldı. İkinci albümü Young Romance’ın çıkışından sonra zamanla dünya çapında talep gören bir remixer hâline gelen sanatçı, 2021 yılında Polydans isimli son albümü yayımladı. “Montreal”, “Moving On” ve “Strangers” şarkılarıyla dinleyici kitlesini genişleten sanatçı, indie rock’a bağlı olan köklerini güçlü beatlerle bezenmiş elektronik müzikle synth pop’u harmanladığı üretimlerini, 9 Haziran saat 22:30’da Zorlu PSM %100 Studio’da seslendirecek.

    Konserde Roosevelt’in öncesinde saat 21.30’da Ağustos 2021’de yayımlanan ilk EP’si Orion ile altı milyondan fazla dinlenme elde ederek geniş kitlelere ulaşan M. Byrd sahnede olacak.

    PSM Loves Summer kapsamında, %100 Music katkılarıyla, 9 Haziran’da Zorlu PSM %100 Studio’da gerçekleşecek konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    190
DAHA FAZLA
Geldanlage