
Meta, xtopia, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen “Ancient Futures” (Antik Gelecekler) başlıklı dijital sergi 30 Ekim tarihine kadar İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin farklı salonlarına yerleştirilen sergide, müzenin eserleriyle aynı ortamda dijital ekranlar ve fiziksel heykellerin yanı sıra artırılmış gerçeklik çalışmalarıyla birçok perspektif bir araya geliyor. Dijital ekranlarda Liam Young, Theo Triantafyllidis, David OReilly, Behnaz Farahi, Jonathan Monaghan gibi yurt dışından önemli sanatçıları bir araya getiren sergide aynı zamanda Ecem Dilan Köse, Beryl Bilici, Kerim Safa, Kerim Dündar, Enes Güç, İdil Dursun gibi yerli sanatçıların işleri de yer alıyor. Ayrıca yurt dışında önemli başarılara imza atan araştırmacı ve sanatçılar Memo Akten, Sarper Baran ve Pınar Yoldaş da bu sergide buluşuyor. Meltem Şahin, ha:ar, Enes Güç, Mesut Öztürk, Alper Derinboğaz ve Gaye Su Akyol da fiziksel heykelleriyle sergiye dahil oluyor. Memo Akten, Pınar Yoldaş, Kerim Dündar ve Ecem Dilan Köse’nin katkıda bulunduğu dijital sergi için kurulan VR (Sanal Gerçeklik) köşesinde ziyaretçiler sanal sergiyi gezebiliyor.
“Ancient Futures” sergisi, geçmiş zaman ve kültürel mirasımızdan ilham alarak “Yarının mitolojileri ve arkeolojik kalıntılarını bugün nasıl oluşturuyoruz?” sorusuna yanıt arayan 27 eser ve hikâyeyi, kurgusal ve spekülatif varoluşlar olarak öne sürüyor. Sergi kapsamında müze içerisinde konumlandırılan dijital ekranlar ve VR deneyim alanları sergi süresi boyunca deneyimlenebiliyor. Sergiye özel Instagram filtresi olarak tasarlanan Arkeoloji Müzesi’nin en değerli eserlerinden İskender Lahdi’nin AR çalışması Instagram filtre arama butonuyla her yerden ulaşılabiliyor.
“Ancient Futures” başlıklı sergiyi 30 Ekim tarihine kadar İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde ziyaret edebilirsiniz.
1973’te, otuz yedi yaşında, tıpkı roman kahramanı gibi hayatına son veren Ann Quin’in sağlığında yayımlanan dört kitabından biri olan Üç, Aslı Anar’ın çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı.
Quin; Üç’te kimi zaman noktalama işaretlerinden feragat ederek, kimi zaman günlük sayfaları veya ses kayıtları dökümleri iliştirerek metni eğip büküyor ve kendi kalıbına sokuyor. Bunun sonucunda Virgina Woolf’un iç dünyasına, Anna Kavan’ın karanlığına, Fransa’daki Yeni Roman’ın tavrına, Samuel Beckett’in “sayıklama”larına olan edebi yakınlıkların hemen fark edilebileceği ama özgünlüğünü alabildiğine koruyan bir roman ortaya çıkarıyor.
“Genç bir kadın, sallantıdaki evliliklerini sürdüren Ruth ve Leonard’la birlikte yaşamaya başlar.
Kitapta yalnızca S diye anılan bu genç kadın bir gün intihar eder ve çift, onun geride bıraktığı günlükler, ses kayıtları ve görüntülerle meşgul olur ama yapbozun parçaları bir türlü birbirine uymaz.”
BKM Organizasyonu ile bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan İstanbul Komedi Festivali, 11 Kasım - 12 Aralık tarihleri arasında 30’dan fazla ayrı sahnede, 220’den fazla etkinlik ile arasında izleyicilerle buluşacak.
Bu yıl Maximum Kart ana sponsorluğunda hayata geçirilen İstanbul Komedi Festivali, komedinin usta isimlerini izleyicilerle bir araya getirecek. Her yıl New York, Toronto, Londra, Edinburgh, Boston, Brooklyn, Leicester, Auckland, Melbourne gibi şehirlerinde gerçekleştirilen komedi festivallerinin Türkiye’deki öncüsü olan İstanbul Komedi Festivali, 30’dan fazla ayrı sahnede, 82’si yetişkin 20’si çocuk olmak üzere 220’den fazla etkinliğe ev sahipliği yapacak. Demet Akbağ, Şener Şen, Ali Poyrazoğlu, Gani Müjde, Sunay Akın, Zafer Algöz & Can Yılmaz, Berfu & Eser Yenenler, İngiltere’nin en büyük kulüplerinde sahne alan Joe Sutherland, Rus komedyen Denis Smirnov, Oya Başar ve Begüm Birgören, Gır Gır Stand Up Gecesi, Doğu Demirkol, Yasemin Şefik, Mesut Süre, Geveze, Dinçer Güner, Meltem Parlak, Lesli Karavil, Semaver Kumpanya, Yunus Günçe, Farah Coppola & Betal Özay, Çok da Fifi Stand-Up, Suzan Kardeş & Begüm Kardeş Varbil gibi isimlerinin yanı sıra Beşiktaş’ta Kortej, Vapurda Kahkaha Yogası gibi interaktif etkinlikler, sezon boyunca kapalı gişe sahnelenen Aydınlıkevler, Güldür Güldür Show, Çok Güzel Hareketler 2 İstanbul Komedi Festivali’nde izleyicilerle buluşacak. BKM Mutfak Çarşı ve BKM Mutfak Kadıköy’de de festival boyunca yerli ve yabancı stand-up gösterileri gerçekleştirilecek.
İstanbul Komedi Festivali’nin 5. yılında, ilk kez festivale özel hazırlanan programlar da düzenlenecek. Katılımcılar Elif Dağdeviren ile Metaverse dünyalarını keşfedebilecek, Esra Dermancıoğlu ile sınırları zorlayacak. Ayrıca Ali Kerim Diler’in Estetik Sohbetler adlı gösterisi ile festivalin ilklerinden birine imza atılacak. Festivalde çocuklar için hem eğlenceli hem öğretici tiyatro oyunları ve atölyeler gerçekleştirilecek.
İstanbul Komedi Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan, biletlerine ise buradan ulaşabilirsiniz.
22 Ağustos’ta hayatını kaybeden Türk sanatının önemli isimlerinden Prof. Dr. Adnan Çoker’in “Benim Siyahım” başlıklı sergisi sanatçının doğum günü olan 20 Ekim’de Merkur Galeri’de sanatseverlerle buluşacak.
Türkiye’nin ilk sanat fonu olarak kurulan Azimut Portföy’ün desteğiyle hayata geçirilen “Benim Siyahım” başlıklı sergide yer alacak 13 adet eserin yanı sıra Adnan Çoker’in retrospektifinden seçilen formları ve “Malevich ile Leonardo Da Vinci’ye Saygı ile Adnan Çoker Otoportresi”ni içeren, yeni düşünüp oluşturduğu son kompozisyonu “Saygı”da bulunuyor.
Prof. Dr. Adnan Çoker’in eserlerinden oluşan “Benim Siyahım” başlıklı sergiyi 20 Ekim - 3 Aralık tarihleri arasında Merkur Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.
Adres: Piyalepaşa Bulvarı. Polat Piyalepaşa No:32/D Beyoğlu
Künye:
1. Küreye Doğru, 50x50cm, 2022
2. Saygı, 180x180cm, 2021
3. L'origne du Monde III, 180x180cm, 2014
Ayça Güçlüten’in kanıksanıp üzerine düşünme gereği duyulmayan bir öteki anlatısı olan, güzele sırt çevirip unutulmayacak bir çirkin hikâyesi anlattığı Gönül Tufan, İthaki Yayınları’ndan çıktı.
Güçlüten; okuruna güçlü karakterleri, tedirgin edici atmosferi ve usta işi kurgusuyla hafızalarından silinmeyen bir roman armağan ediyor.
Kanca geçmeyiversin bir kere enseye. Çekiyor acımadan. Çirkinliğin kancası bu, güzelliğin, arafın, kem gözlerin… Suyunu yitirme korkusu öyle çetrefil ki, zehrine aşina olduğu bataklığa sıkı sıkı sarılıveriyor herkes. Sonrası yakarış ve çırpınış. Kanca derine iniyor, kan sıcağından oluyor, su bulanıyor. Ama tersine aktığı da görülüyor suların. İp kopuyor, yaşıyor kancasıyla insan.
"Çirkinliği, yarasının günbegün kalınlaşan kabuğu olabilir mi? Hangi yara güzelce kabuklanır ki? Kan kurur, parçalanmış dokular ve hücreler birbirine karışarak bakılamaz bir tabaka oluşturur, ölü moleküller cesetlere dönüşerek yerleşir. Kabuk, ardında bir sır saklamaya başlar.”
İnsan ve teknoloji arasındaki ilişkiye cevap arayan Digilogue Summit programı 20 - 21 Ekim tarihinde Zorlu PSM’de beşinci kez gerçekleşecek.
Teknolojinin ve dijitalleşmenin ve bu eksende doğan üretim gücünün yaratıcı endüstriler üzerindeki etkisini kitlelere göstermeyi hedefleyen Digilogue platformu, Digilogue Summit programını “dijital dönüşüm” ekseninde etkileşim, keşif ve farkındalık yaratmak üzere her sene düzenliyor. Herkesin katılabileceği ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek etkinliğe AI, Metaverse, NFT, Web 3.0 gibi çağımızın teknolojilerinin farklı disiplinler aracılığı ile yaratıcı endüstriler üzerindeki etkisi bu alanlarda üreten, öğreten ve araştıran birçok isim katılacak. Digilogue, Zorlu PSM Led Screen’de “Açık Çağrı” ile başvuruları kabul ettiği, sahnelemek ve performe etmek üzere geliştirdiği mevcut veya henüz hiç gösterimi yapılmamış eserlerine çalışma ve sergileme alanı sağlayacağı, panel, masterclass ve film gösterimlerinden oluşan iki günlük programı ile katılımcılarla buluşacak.
Yapay zekâ teknolojisinin günümüz dünyasında yaratıcılara ve sanatçılara sunduğu yeni yollar ve fırsatların irdeleneceği, insan bilinci ve yapımı ürünlerle süren paralel gerçekler üzerine yeni bakış açıları ortaya çıkarılacağı Selçuk Artut, Andreas Refsgaard, Mario Klingeman ve Sasha Stiles katılacağı “Yapay Zeka ve Geleceğin Yaratıcı İnsan Potansiyeli” paneli ve Alper Bahçekapılı’nın moderatörlüğünü yapacağı Mode XL, Hey! Douglas, Basemode Records, Kamp Records gibi oluşumların kurucularından olan Yasin Vural (VEYasin) ve Boiler Room, SoundCloud ve shesaid.so platformlarında müzik endüstrisindeki yeteneklerini geliştiren sanatçı Kaitlyn Davies’in katılacağı “Web 3.0 ve Müzik Endüstrisinin Yeni Çağı” paneli 20 Ekim’de katılımcılarla buluşacak.
İnsan davranışının inceleneceği dijital sanatı ve davranış psikolojisini yakından takip eden akademisyen Levent Erden, CGI ve yapay zekayla çalışan görsel sanatçı ve yönetmen Enes Güç ve daha güvenli bir sanal dünya için çalışmalar yürüten ve Metaverse danışmanlığı yapan Nina Jane Patel yer alacağı “Metaverse'de İnsan Davranışı” ve imeceLAB yöneticisi Zeynep Çelik, sanatçı, tasarımcı ve eğitmen Bager Akbay, sanatçı Meltem Şahin ve sanatında ekonomi ile doğa arasındaki kesişmeleri ele alan sanatçı Elmas Deniz ile birlikte gerçekleşecek “Yeşil Bir Ayak İzi Küratörlüğü” başlıklı paneller 21 Ekim’de gerçekleştirilecek.
Program kapsamında; sanat ve etkileşim tasarımı arasındaki diyalog üzerine çalışan ve bu alandaki yaratıcı potansiyeli ortaya çıkarmaya çalışırken kodları, algoritmaları ve makineleri kullanan Andreas Refsgaard, “Eğlenceli Makine Öğrenimi” ve SALT ekibi tarafından gerçekleştirilecek SALT’ın Türkiye sanat tarihine ilişkin araştırmaları kapsamında yürütülen “Performans Arşivi” isimli doksan dakikalık iki masterclass düzenlenecek.
Program kapsamında Blue-Dot ve Models for Environmental Literacy başlıklı iki film gösterimi ve Gezegen Şehri ve Küresel Vahşi Doğanın Geri Dönüşü isimli bir canlı performanstan da katılımcılarla buluşacak. Digilogue Summit‘22’ye buradan kayıt yaparak katılabilirsiniz.
Digilogue Summit Programı
20 Ekim Perşembe
Yapay Zeka ve Geleceğin Yaratıcı İnsan Potansiyeli Panel 11.00
Web 3.0 ve Müzik Endüstrisinin Yeni Çağı Panel 12.15
Salt Performans Arşiv Masterclass 16.15
Models for Environmental Literacy Film Gösterimi 17.00
21 Ekim Cuma
Metaverse’de İnsan Davranışı Panel 11.00
Yeşil Bir Ayak İzi Küratörlüğü Panel 12.15
Gezegen Şehri ve Küresel Vahşi Doğanın Geri Dönüşü Canlı Performans 14.30
Eğlenceli Makine Öğrenimi Masterclass 15.30
Blue Dot Film Gösterimi 17.15
SAHA’nın İngiltere’de yer alan Tate Müzesi ile iş birliğinde gerçekleştirdiği ilk sergisi “Minor Vibrations on Earth” 15 Ocak 2023 tarihine kadar sanatseverlerle buluşuyor.
SAHA, Tate St Ives ile 2020 yılından beri yürüttüğü iş birliği kapsamında Türkiye’den iki sanatçının misafir sanatçı programına katılımını destekliyor. Bu iş birliği kapsamında Tate St. Ives’in direktörü Anne Barlow’un Türkiye’de gerçekleştirdiği stüdyo ziyaretleri ile araştırma, eser üretimi ve işlerinin Tate St Ives Gallery 10’da sergilenmesi için Burçak Bingöl ve Hera Büyüktaşçıyan davet edildi. Burçak Bingöl “Minor Vibrations on Earth” başlıklı kişisel sergisinin ön araştırma sürecini Ocak 2022’de St Ives’de yaptıktan sonra sergiyi 1 Mart - 1 Nisan 2022 tarihlerinde Porthmeor Stüdyoları’nda katıldığı program sonucunda hazırladı. Tate St Ives’in davet ettiği diğer sanatçı Hera Büyüktaşçıyan’ın kişisel sergisinin ise 2023 yazında açılması planlanıyor.
Burçak Bingöl’ün işleri, üretim sürecinde oluşan hata ve rastlantıları benimsiyor. Bu rastlantısallıktan yola çıkarak yeniden inşa etme eylemi, kültürel geleneklerin ve mirasın süregelen ayrışması ve birleşimi için bir metafor hâline geliyor. Bu dönüşüm hissini anımsatan sanatçının Tate St Ives’deki yerleştirmesi, fırınlama aşamasında kırılan, eriyen veya eksik görünen kil nesnelerle dolu bir fırını andırıyor. Sanatçı bu anı, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 1946’da yazdığı Beş Şehir adlı şiirsel metnini Türkiye’deki kentsel dönüşümle ilgili sözleriyle, “yarıyolda kesintiye uğradı” olarak tanımlıyor. Bingöl, Tanpınar’ın şiirini yeniden ele alarak galerinin duvarlarına yaptığı müdahaleyle Ankara ve İstanbul şehirleri ile İngiltere’nin Cornwall bölgesi arasında bağlantı kuruyor. “Minor Vibrations on Earth” sergisi hem Türkiye'nin zengin seramik tarihinden hem de St Ives'in sanatsal mirasından yararlanıyor. Bingöl, geleneksel ve çağdaş biçimleri ve imgeleri bir araya getirirken, modernleşmenin bir yerin kimliğini nasıl yönlendirdiğini ve aidiyet ya da yerinden edilme deneyimlerini nasıl yarattığını düşünmeye davet ediyor.
“Minor Vibrations on Earth”, heykeltıraş Barbara Hepworth’un 50’den fazla ikonik heykelinin yer aldığı, Tate St Ives’de de bir dönüm noktası olan “Barbara Hepworth Retrospektifi: Sanat ve Hayat” sergisi ile örtüşüyor. 26 Kasım 2022 - 1 Mayıs 2023 tarihleri arasında sergilenecek olan retrospektif, 20. yüzyılın en etkili İngiliz sanatçılarından birini ve St Ives’in çalışmaları üzerindeki önemini kutluyor.
William Baldwin’in 1550’lerde kaleme aldığı, İngilizlerin ilk romanı olarak kabul edilen Kediye Dikkat, Tugay Kaban’ın çevirisiyle Ketebe Yayınları’ndan çıktı.
Baldwin, kedilerin konuşabilmesinin, düşünebilmesinin, mantık yürütebilmesinin mümkün olup olmadığına dair kışkırtıcı ve zekice sorular soruyor.
Hayvanların konuşma yetenekleri olsaydı dünya hakkında neler söyleyebileceklerini hayal etmemizi sağlayan Kediye Dikkat; simya, efsaneler, dinî ve ahlaki hicivler ışığında, konuşan kedilerin hikâyesini eğlenceli bir dille anlatıyor. Kedilerin gizli dilini anlamaya çalışan bir rahibin ürkütücü simya deneylerine odaklanan hikâye, çağlar boyunca insanları düşündüren bir soru soruyor: Hayvanlar neden vardır?
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Programı akademisyen ve mezunlarının kurduğu TiyatroPOL’un Çok Uzak Çok Yakın adlı oyunu 23 ve 28 Ekim’de bir halk otobüsünde tiyatroseverlerle buluşacak.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Programı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Halaçoğlu’nun yazıp yönettiği ve rol aldığı oyunda ona Buğra Can Şahin, Cansu Başlılar ve Erkan Akbulut eşlik ediyor. Bir halk otobüsünde sahnelenen oyun izleyiciyi 58 dakikalık bir yolculuğa çıkartıyor.
Mekâna özgü ve izleyiciyi oyuna dâhil eden yaklaşımıyla yepyeni bir tiyatro deneyimi sunan oyun için tasarlanan kartlar ile Kadıköy İskele Durağı’ndan otobüse binen seyirciler 58 dakikalık bir sefere çıkıyor.
İzleyicilerin bütün oyun boyunca sefer hâlinde olduğunu ve oyunun sonunda, dönüş yolunda nerede inmek istiyorsa orada indiğini belirten Burcu Halaçoğlu şunları söylüyor: “Otobüs Ataşehir'e doğru yola çıkıyor ama bir noktada bir yerlerde durmak zorunda kalıyor. Otobüse bindiği andan itibaren herkes sıradan bir yolcu aslında. Oyun ilerledikçe seyirciler, gerçekleşen her şeyden herhangi bir yolcu kadar etkileniyor. Kendisini olayların ortasında buluyor, bazen tartışmalara katılması, karar vermesi gerekebiliyor. Bu durumlar da seyircinin kendi mesafesini, ilişkisini ve rolünü belirleyebilmesine fırsat sunuyor. Doğrudan oyuna katılmasa bile yerini değiştirebiliyor, hareket edebiliyor ya da hiçbir şey yapmadan sadece izleyebiliyor. Oyunda yaşananlara karşı mesafemizi, tavrımızı, davranışlarımızı ve tercihlerimizi ne belirliyor diye sormaya çalışıyoruz.”
Ferda Art Platform, Hüseyin Aksoy’un “Kuşların Uğrak Yerleri” başlıklı kişisel sergisini 19 Ekim - 23 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
“Kuşların Uğrak Yerleri” sergisinde bir manzaraya bakışımız ve bu manzaraya nereden baktığımız, bugünkü Orta Doğu sınırlarını belirleyen İngiliz ajan ve arkeolog Gertrude Bell’in arşivi üzerinden yeniden anlamlandırılıyor. Hüseyin Aksoy sergide farklı disiplinlerde ürettiği eserleri ile kültürel tahribat kavramını, bu kavramın temsiliyetine dayalı tarihsel anlatılarını ve sömürgecilik söyleminin anlatı inşasını ele alıyor.
Gertrude Bell’in hikâyesinde ilgilendiği konu olarak yaşadığı bölgenin sınırlarına dikkat çeken sanatçı, bu bağlamda “hayali coğrafyalara” bakarak kültürlerarası ilişkiler, mülksüzleştirilmiş topraklar ve bu toprakların arkeoloji meselesine odaklanıyor. Sergide resim, video, kolaj ve yerleştirme gibi disiplinlerde oluşan işler kurmaca dil içerisinde tekrar bir kurgu yaratmaya çalışıyor.
Hüseyin Aksoy’un “Kuşların Uğrak Yerleri” başlıklı kişisel sergisini 19 Ekim - 23 Kasım tarihleri arasında Ferda Art Platform’da ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Hüseyin Aksoy, A Review on Mesopotamian Houses series 2022, kağıt üzerine alman ceviz boyası ve toz pigment karışımı, 42x30cm
2. Hüseyin Aksoy, A Review on Mesopotamian Houses series 2022, kağıt üzerine alman ceviz boyası ve toz pigment karışımı, 100x100cm
3. Hüseyin Aksoy, Gün doğumundan gün batımına tüm topraklar, 2022, C-print fotoğraf