GÜNDEM
  • 06-12-2022

    Henry ödüllü, Pulitzer finalisti yazar Daniel Mason'ın bir doktorun gözünden Birinci Dünya Savaşı’nı ve Avrupa’nın dağılışını anlattığı romanı Kış Askeri, Seda Çıngay Mellor’un çevirisiyle Holden Kitap’tan çıktı.

    2018 yılının en beğenilen romanları arasında yer alan ve 30’dan fazla dile çevrilen Kış Askeri, savaşın insanlara nelere mal olduğunu çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Viyana’nın yaldızlı balo salonlarından Doğu Cephesi'nin donmuş ormanlarına; ameliyathanelerden Kazak süvarileriyle gürleyen savaş alanlarına kadar Kış Askeri; savaşın, tıbbın, ailenin, tarihin büyük gelgitlerinde aşkı bulmanın, hataların ve telafi fırsatlarının hikâyesidir.

    “Viyana, 1914. I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde Lucius, yirmi iki yaşında bir tıp öğrencisidir. Cerrahlık yeteneklerini geliştirmek için savaş doktoru sıfatıyla gönüllü olarak askere yazılır. Yüksek donanımlı bir hastanede görev yapmaktır hayali. Ancak Karpat Dağları’nın uzak bir vadisindeki görev yeri tifüs salgınından harap olmuş, kiliseden devşirilmiş derme çatma bir hastanedir. Kendisinden önceki doktorlar kaçmış ve orada bir tek rahibe hemşire Margarete kalmıştır.

    ​Hayatı boyunca eline neşter almamış Lucius cepheden getirilen yaralıların uzuvlarını kesip biçerken yardımcısı genç rahibeye âşık olur. Sonra bir gün kışın ortasında baygın bir asker getirilir hastaneye. Görünürde bir yarası olmayan askerin asıl sorunu aklıyladır.”

    0
    0
    1683
  • 06-12-2022

    İngiliz indie rock grubu Foals, PSM Loves Summer by %100 Müzik kapsamında 15 Ağustos 2023’te Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak.

    Londra merkezli Foals, Zorlu PSM’nin #BuYazıÇokSeveceksin mottosuyla geçen sezon başlattığı PSM Loves Summer by %100 Müzik konser serisi için açıklanan ilk ismi oldu. Mercury, Brit, NME, iHeartRadio gibi dünyaca ünlü pek çok müzik ödülünün sahibi olan, “My Number”, “Mountain at My Gates”, “Birch Tree”, “Spanish Sahara” gibi milyonlarca dinlenen parçaya imza atan Foals, PSM Loves Summer by %100 Müzik kapsamında Türkiye’de ilk kez sahne alacak.

    Indie-rock, alternatif rock ve dance-punk türlerinden ilham alarak oluşturdukları Formation albümleriyle 2005’te çıkış yapan Foals, yıllar içinde Total Life ForeverHoly FireWhat Went DownEverything Not Saved Will Be Lost gibi başarılı albümlere imza attı. “My Number”, “Mountain at My Gates”, “Birch Tree”, “Late Night” gibi şarkılarının yanı sıra, Collective Reworks adlı albümde Hot Chip, Hot Since 82, Rüfus Du Sol, Solomun gibi önemli müzisyenlerin ve grupların kültleşmiş şarkılarına yeni yorumlar kazandıran grup, 2022 Haziran ayında yedinci stüdyo albümleri Life is Yours’u yayımladı.

    ​15 Ağustos 2023’te Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek Foals konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1506
  • 06-12-2022

    Ayşegül Yapar, Ece Yalçın ve Sofia Abraham’ın eserlerini bir araya getiren “Kırık Oktav” başlıklı sergi, 31 Aralık tarihine kadar 5533’te sanatseverlerle buluşuyor.

    “Kırık Oktav”da Ayşegül Yapar, Ece Yalçın ve Sofia Abraham insan emeğinin merkezde olduğu üretim koşullarını örüntü, çoğaltma, baskı, kayıt gibi yöntemler kullanarak, mekanik ve dijital araçlarla ele alıyor. Bir kırık oktavın içerdiği ahenk dışı sesler sergide hata payı ve bireye ait izler hâlinde görünür oluyor. 

    Ayşegül Yapar’ın, paslanmış metal parçaları kumaş üzerinde baskı aracı olarak kullanıp ürettiği, ev içi emeği konu alan çalışması Bez no.1; Ece Yalçın’ın, üç boyutlu bir modelin yanlış programda açılmasıyla ortaya çıkan kurgusal bir çiçeği tarif ettiği Ultraviyole ve Sofia Abraham’ın, Lübnan’dan göç eden ailesinin Meksika’da kurduğu denim fabrikasını, ailenin geçmişini ve bugününü anlamak için bir araştırma sahası olarak kaydettiği videosu Autómata sergide izleyiciye sunuluyor.

    Künye:
    1. Yalıtım Formu, Ece Yalçın, Fotoğraf: Zeynep Fırat
    2. Bez no.1, Ayşegül Yapar, Fotoğraf: Zeynep Fırat
    3. Autómata, Sofia Abraham

    0
    0
    2324
  • 06-12-2022

    Mizahla felsefeyi harmanlayan sanatçı Behiç Ak’ın okurunu sıra dışı bir düşünce ve sanat evrenine taşıdığı romanı Berberdeki Papağan, Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.

    Berberdeki Papağan, hikâyelerin ve sanatın, toplumların değişiminde oynadığı rolü katmanlı bir kurguyla anlatıyor. Bu roman ile Ak, sanatsız bir hayatın dünyayı nasıl durgunlaştırdığını gözler önüne seriyor.

    Dünyanın en sıra dışı berberinin koltuğuna oturan çoluk çocuk, kadın erkek herkes, kendini adeta sihirli bir tiyatro sahnesinde buluveriyor; bir hikâye anlatılıyor ve oyun başlıyor.

    “Öğretmen Ferhunde Hanım, sigortacı Sadi Bey ve oğulları Haluk, İstanbul'dan, küçük bir kasabaya göç ederler. Başlarda sıkıcı görünen kasaba, Haluk berberi keşfedince renklenmeye başlar. Berberlik hünerini hikâye anlatıcılığıyla birleştirmiş İsmail Bey, dükkânındaki yeşil papağanla da  konuşabilmektedir. Haluk, yeni arkadaşı Meneviş'le birlikte, tepedeki koca gri binanın, tiyatrocu Turhan Bey'in ve filozof papağanın gizemini çözmeye uğraşır. Üstelik, okuldaki çizgi film atölyesini de tamamlamak zorundadır…”

    0
    0
    1780
  • 05-12-2022

    Synth-pop üçlüsü Klor’un yeni EP’sinden ilk teklisi “Sonu Aynı” Garaj Müzik etiketiyle, BBI Music Co. iş birliğiyle müzikseverlerle buluştu.

    Geçtiğimiz haziran ayında “Ucuz Yaz Aşkı” teklisini çıkaran Klor, synthwave esintilerinin olduğu yeni EP’nin habercisi olan “Sonu Aynı” teklisini yayımladı. Yüksek enerjili bir sound ile grubun önceki şarkılarından farklı bir atmosfer sunan “Sonu Aynı”, 80’lerin isyankâr ruhunu güçlü ritimler ve dans ettiren melodilerle elektronik bir temelde bir araya getiriyor.

    Sözü ve müziği Deniz Dağlar Atalay, Ege Öztayfun ve Onur Sherifi imzası taşıyan yeni parçanın, prodüksiyon aşamasında Gökhan Karkış ve Mahir Uzun yer alıyor. Parçanın mix’i Mahir Uzun, mastering’i ise Turgay Poyraz Yıkılmaz tarafından yapıldı. Yeni EP’de yer alan tüm parçaların görsel dünyası Merjek Kreatif imzası taşırken, promo fotoğraflarını Berkay Öktem çekti. Kapak tasarımı ise Ege Öztayfun’a ait.

    ​Klor’un yeni teklisi “Sonu Aynı”yı buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1368
  • 05-12-2022

    x-ist, Aydın Berk Bilgin’in “Photon-Narrans” başlıklı kişisel sergisini 31 Aralık tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Aydın Berk Bilgin’in maddenin hâlleri üzerine çalıştığı ama özelinde onların en maharetlisi saydığı “ışığa” olan tutkunluğunu dışa vurduğu ikinci kişisel sergisi “Photon-Narrans”; ışığın uzayda aldığı yola, yüzeyde bıraktığı ize, maddeye dokunuşuna övgü niteliği taşıyor. Zaman ve mekânın tekleştiği bir evren tahayyülünü göze görünür şekilde ortaya koyan sanatçının işlerinde artık var olmayanlar, henüz var olmamışlara ışık sözcükleriyle, fotoğrafik yüzeyden sesleniyor.

    Bilgin’e göre ışık, tüm maddeleri bilinmeye açan bir maddedir. Işığı madde olarak yakalamanın binlerce yıllık kadim bilgisinden feyz alan Bilgin, işlerine atık malzemelerden ya da teneke kutulardan ilkel, el yapımı mikroskoplar ve teleskoplar üreterek, bir zanaatkar tutkusuyla yaklaşıyor. Sanatçı, disiplinler ötesi bilginin izini sürmesinin dışında ışık ve bilgi arasındaki ilişkiyi de odaklanıyor. Bilgin, sergisinde izleyiciyi chemigram, iğne deliği, cyanotype, mordancage, polaroid gibi 19. ve 20. yüzyıla ait geleneksel fotoğraf çekim ve baskı teknikleri üzerinden sonlu ve sonsuz olanla kurulan “bilme” ilişkisini yeniden düşünmeye davet ediyor.

    ​Aydın Berk Bilgin’in “Photon-Narrans” başlıklı kişisel sergisini 31 Aralık tarihine kadar x-ist’te ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1432
  • 05-12-2022

    Doğan Gürpınar’ın kültürel, entelektüel ve siyasi sahaların kesişiminde Türkiye’nin en tartışmalı on yılını bir bütün olarak ele aldığı kitabı Küstah ve Cüretkar: Türkiye’nin Doksanlı Yılları, Telemak Kitap’tan çıktı.

    Küstah ve Cüretkar; 90’ların bir nostalji öğesi ve hafıza mekânı olarak doğuşunu eleştirel bir şekilde ele alırken faili meçhullerden 28 Şubat’a, derin devletin mafyayla eklemlenişinden popüler kültüre “Eski Türkiye”nin değişken ve kopuk parçalarını birleştiriyor.

    “Fonda pop müzik ve özel televizyonlar, tarihin sonu kutlanılır. Sovyetler sonrası bir dünyadan ekranlardan bolluk, zenginlik, çokluk çağı bangır bangır caka satar. Yeni şöhretler ve yeni medya yepyeni bir pantheon yaratır: Cem Uzan, Sezen Aksu, Fatih Terim, Tarkan, Tansu Çiller, Okan Bayülgen, Mehmet Ağar, Ertuğrul Özkök ve diğerleri bu on yılın podyumunun şöhretler geçididir.

    ​90’lar kibirlidir, küstahtır. Aynı zamanda şamatalı, curcunalı, keyifli, “eller havaya”dır. Cüretkardır. Genç ve dinamiktir. Geleceğe özgüvenlidir. İyimserdir. Türkiye’ye ve geleceğine inanır. 90’lar Efes Pilsen’den Galatasaray ve futbol milli takımına başarılar ve milli gururlar vermiştir. Bugün ekseriyet için 90’lar yitik cennettir. İlk kez nostalji saflık ve masumiyet atfedilen eski zamanlara değil de alabildiğine şamatalı, rengarenk, hedonist zamanlara yönelir.”

    0
    0
    1648
  • 05-12-2022

    Senfonik metal grubu Haggard, +1 Sunar: Rock Off Event Series kapsamında 18 Aralık Pazar günü If Performance Hall Beşiktaş’ta sahne alacak.

    Dünyanın en kalabalık ve kapsamlı senfonik rock/metal grubu Haggard, 14 kişilik kadrosuyla özel bir konser verecek.

    1991 yılında Almanya’da kurulan Haggard, 16 kişilik bir kadro ile 1997’de And Thou Shalt Trust... The Seer isimli ilk albümlerini yayımladı. Albümde yer alan klasik ve senfonik öğeler ile dikkat çeken grup, üç yıllık bir aradan sonra 21 kişilik bir kadro ile Awaking the Centruies albümünü yayımladı. Bu albüm ile birlikte Haggard, yaptığı müzik içerisinde klasik müziği, rock ve metal müzik ile tam olarak birleştiren ilk grup oldu. Grup; İngilizce, Almanca ve Latinceyi beraber kullandıkları şarkı sözlerinde Orta Çağ Avrupası’nı, önemli filozofları ve düşünce akımlarını o dönemin halkının sözcükleriyle teatral bir öyküleyişle anlattı. 2001 yılında çıktıkları Amerika turnesi kapsamında verdikleri kapalı gişe Meksika konseri, grubun plak firması tarafından Awaking the Gods albümüne dönüştürüldü. Üçüncü stüdyo albümünü 2004 yılında yayımlayan grup, Eppur Si Muove isimli albüm ile büyük başarı yakaladı. 16. yüzyılda yaşamış ünlü filozof ve matematikçi Galileo'nun Roma Katolik Kilisesi'ne karşı verdiği inanç ve bilim savaşını ve bu yoldaki kararlılığını albümün sözlerine taşıyan Haggard, 2008’de yine tarihsel karakterler ve öykülere dayanan Tales of Ithiria albümünü çıkardı.

    ​​+1 Sunar: Rock Off Event Series kapsamında 18 Aralık Pazar günü If Performance Hall Beşiktaş’ta gerçekleşecek Haggard konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    4001
  • 05-12-2022

    Nejat Satı, Nevzat Sayın, Sinan Logie ve Suat Akdemir’in yüzeyin olası temsil ve anlamlarını araştıran işlerinden oluşan “Yüzey” başlıklı sergi, 3 Aralık - 15 Ocak tarihleri arasında Gru Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak.

    Nejat Satı, Nevzat Sayın, Sinan Logie ve Suat Akdemir’in farklı yaklaşımlarda soyut çalışmalarını bir araya getiren “Yüzey” başlıklı sergi, sanatçıların farklı teknik ve kavramsal anlayışlarla ürettiği çalışmalar ile günümüz çağdaş sanatında yüzeyin olası temsil ve anlamlarını araştırıyor.

    Nejat Satı’nın sergide yer alan siyah arka plan üzerine uygulanan çok katmanlı renklerle biçimlendirdiği bir renklendirme tekniği kullandığı çalışmaları, hacimsel bir alan izlenimi oluşturuyor. Tuvallerin renk katmanlarıyla örtülmüş pürüzsüz yüzeyleri, sanatçının toplumsal ve bireysel deneyimlerinin soyut temsillerini ortaya koyuyor. Nevzat Sayın katı bir kafes örüntüsünü altında barındıran labirent çizimlerini aktardığı tuvallerinde, üç boyutlu yüzeyleri iki boyutlu bir düzleme taşırken bozarak dönüştürüyor. Sanatçı, bu analitik soyutlama sürecinde imgenin hâllerini deşifre ederken, imgeyi kendi hâline döndürüyor. Sinan Logie’nin işleri günümüzde zaman ve mekân algımızdaki sıkışmayı yansıtırken, boşluk ve doluluk arasındaki dengeyi araştırıyor. Logie’nin çalışmalarında kente dair formlar ya da mimari fragmanlar soyutlamalar olarak izleyici karşısına çıkarken gerçekle bağlarını yitiriyor. Suat Akdemir renk blokları, doku, ışık gibi resmin kendine içkin öğelerini kavramsal ve formal boyutlarda sorguluyor. Akdemir’in yaşamın kesitlerini soyutlayarak sunduğu tuvallerinde renk yüzeyi, kimi zaman şeffaf sınırlar içerisinde katmanlar oluşturan monokrom bir anlatı sunarken kimi zaman ise renk alanlarının birbiriyle ilişkisine dayanan geometrik bir dilde izleyici karşısına çıkıyor.

    “Yüzey” başlıklı sergiyi 3 Aralık - 15 Ocak tarihleri arasında Gru Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Sinan Logie, Fluid Structures (Phase 20), 2020, Tuval üzerine yağlı boya, 180x175
    2. Nejat Satı, Untitled (Structure Series), 2022, Acrylic and heavy gel on canvas, 120x100 cm
    3. Nevzat Sayın

    0
    0
    1828
  • 05-12-2022

    Murathan Mungan’ın doğrudan bir filmin kendisini incelemekten çok, içerdiği olgular, sorunlar nedeniyle söz söylemeye kışkırttığı alanlar üzerine yazılarının bir araya getirildiği kitabı Işığına Tavşan Olduğum Filmler, Metis Yayınları’ndan çıktı.

    Sinemaya tutkuyla bağlı bir edebiyatçı olan Murathan Mungan kendi merceğinden sinemanın devleşmiş isimleri Kurosawa, Antonioni, Coppola, Haneke, Parajanov’un yanı sıra Yorgos Lanthimos, Denis Villeneuve ve Ursula Meier gibi yönetmenlerin filmlerine bakıyor.

    ​Kitabın yazı başlıkları “Gerçeğe Açılan Üç Kapı”, “Başka Dünyaların Filmleri”, “Işığına Tavşan Olduğum Filmler”, “Yaşlılık Devleri”, “Aile Sineması”, “Kefaret”, “Zaman ve İnşa ya da Geleceği Hatırlamak”tan oluşuyor.

    0
    0
    2002
DAHA FAZLA
Geldanlage