GÜNDEM
  • 14-12-2022

    Hanefi Yeter’in 2019 yılından beri ürettiği çeşitli kompozisyon, heykel, desen ve seramik çalışmalarından oluşan “Vesile” başlıklı kişisel sergisi 16 Aralık 2022 - 11 Şubat 2023 tarihleri arasında Anna Laudel İstanbul’da sanatseverlerle buluşacak.

    Hanefi Yeter’in doğa ve insan ilişkileri üzerine kurguladığı “Vesile” sergisinde, eserler hem doğanın bize sunduğu nimet ve güzellikleri hem de insanlığın doğaya karşı tavırlarının sonuçlarını izleyiciye sunuyor. Sanatını değişimin bir parçası olarak gören Yeter, eserlerinin insanlarda farkındalık ve duyarlılık yaratmasını hedefliyor. Daha önceki üretim süreçlerinde dış dünyayla daha sık iletişim kurma fırsatı bulduğunu belirten sanatçı, son üç yılda ürettiği yeni dönem eserlerinde herkesin birbirinden uzaklaştığı ve korkunun hâkim olduğu bir dönemde yaşanan değişim ve gelişimleri, kendine has bakış açısı ve ifade şekli ile izleyiciyle buluşturuyor.

    Sergi, Sokrates’in “Sorgulanmayan bir hayat, yaşanmaya değmez” sözünden ilham alan sanatçının farklı disiplinlerde ürettiği eserlerini bir araya getiriyor. Galerinin iki katına yayılan “Vesile” sergisinde sanatçının seramik eserleri de yer alıyor. Sanatçının bu sergi için Ayvalık yöresinden topladığı çömleklerle bir araya getirdiği seçki, serginin farklı ve ilgi çekici yönlerini ön plana çıkarıyor.

    Hanefi Yeter’in “Vesile” başlıklı kişisel sergisini, 16 Aralık 2022 - 11 Şubat 2023 tarihleri arasında Anna Laudel’in Gümüşsuyu’ndaki mekânında ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Hanefi Yeter, Milastan Bunlar, 2021, Tuval üzeri akrilik, 84h x 109.5w x 7d cm
    2. Hanefi Yeter, Söz Var, 2022, Tuval üzeri akrilik, 125h x 148.5w x 3d cm
    3. Hanefi Yeter, Şafak, 2022, Tuval üzerine akrilik, 120h x 100w x 4d cm
    4. Hanefi Yeter, Gece-Gündüz, 2022, Ahşap üzerine akrillik, 170hx70wx6d

    0
    0
    1484
  • 14-12-2022

    Jacqueline Rose’un edebiyattan, haberlerden ve geçmişten günümüze yaşam öykülerinden destek alarak Batı kültüründe anneliği irdelediği kitabı Anneler - Sevgi ve Zulüm Üzerine Bir Deneme, Ilgın Yıldız’ın çevirisiyle Alfa Yayınları’ndan çıktı.

    Rose, , annelerin kişisel ve politik tüm başarısızlıkların sorumlusu tutulduğuna dikkat çekerken Antik Yunan’a dönüyor, daha sonra 1950’lerin feminizmini selamlayarak günümüzde Elena Ferrante’nin “annelerinde” duruyor. Annelere mal edilen imkânsızlığın ağır yükünün boyutlarını inceliyor: Mülteci anneler suçlu ilan edilir, fakir anneler bencildir; savaşın sembolü yas tutan annedir, ama savaşı protesto eden annelerin sesi kısılır; anneler tüm benliklerini çocuklarına adamalıdır ancak bedenen veya ruhen bundan çok fazla keyif almamalı ya da kamusal alanda sevgi taşkınlıkları göstermemelidir.

    Rose çevremizi saran sistematik adaletsizlikten kaçmak için anneleri nasıl günah keçisi ilan ettiğimizi, tüm umut ve arzularımızı onlara yükleyip, aynı zamanda tüm hayal kırıklıklarımız ve başarısızlıklarımızdan da nasıl onları sorumlu tuttuğumuzu ve yine bunları düzeltme görevini nasıl onlardan beklediğimizi gösteriyor.

    0
    0
    2131
  • 13-12-2022

    26. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında “Bu İşte Bir Kadın Var” teması altında prömiyer yapan Nushu Tiyatro’nun ilk oyunu Bir Tatlı Kaşığı Çamur, Echoes Sahne birlikteliğiyle 16 Aralık’ta Kadıköy Boa Sahne’de, 20 Aralık’ta Ankara Aralık Sahne’de, 15 Ocak’ta ise Alan Kadıköy’de tiyatroseverlerle buluşacak.

    Toplumsal cinsiyet üzerine yapılan akademik çalışmalar kapsamındaki röportajlar sonucunda yazılan Bir Tatlı Kaşığı Çamur, tek bir kadının ağzından dökülenler gibi görünse de aslında bütün kadınların ortak hikâyesini anlatıyor. Kırklı yaşlarında mutfağa hapsolmuş bir kadın, izleyiciye yaptığı yemeklerden, kocasından, babaannesinden, çocukluğundan, çocukluk aşkından bahsediyor. Metnin yardımıyla oyuncular, fiziksel tiyatro teknikleri ile performatif oyunculuk ve çağdaş dans olanaklarından faydalanarak, sözlerin ve bedenin hareket ve anlam olasılıklarını araştırıyor. Bir Tatlı Kaşığı Çamur oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Yazan: Elif Candan
    Yöneten: Pınar Akkuzu
    Oynayanlar: Bengisu İspir, Cansu Canaslan
    Yönetmen Yardımcısı: Gizem Akdoğan
    Hareket Tasarımı: Ceyda Özcan
    Müzik Direktörü: Berkay Özideş
    Işık ve Sahne Tasarımı: Utku Kara
    Kostüm Tasarımı: Hilal Polat
    Afiş Fotoğraf: Murat Dürüm
    Afiş Tasarım: Deniz Benzetsel
    Işık ve Ses Operatörü: Berat Aydın
    Yapımcı: Gökhan Civan
    Yapım: Nushu Tiyatro & Echoes Sahne
    Süre: 60 Dakika
    ​Tek perde

    0
    0
    1578
  • 13-12-2022

    Neue Klangkunst’un insanlığın dokuz evrensel varoluş durumunu deneysel bir müzikal çerçevede odağına alan “Dokuzuncu Dalga – Doğaya Övgü” isimli performansı, 15 ve 16 Aralık’ta Arter’in performans salonu Karbon’da gerçekleştirilecek.

    Stefan Winter ile Mariko Takahashi’nin iş birliğiyle hayata geçirilen Neue Klangkunst’un çok katmanlı performansı “Dokuzuncu Dalga – Doğaya Övgü”, Arter’de ilk kez seyirci karşısında canlı olarak icra edilecek. Klangkunst’un müzik, ses ve gürültüyü hareketli görüntüyle bir araya getiren performansı, Alman besteci Ludwig van Beethoven’ın da eserlerini ürettiği 18. yüzyıl sonlarında endüstrileşme süreciyle birlikte şekillenen “insan çağı”nın yaşadığımız dünyaya etkilerini ele alıyor. Birbiriyle tematik bağlar kuran dokuz bölümden oluşan konser, insanın doğumundan itibaren deneyimlediği (yaratım, fanilik, güzellik, ümitsizlik, kaçış, arayış, güçsüzlük, nefret ve terk edilmişliği içeren) dokuz duygu ve varoluş durumunu, doğal öğeleri temsil eden imgeler ve yaratılan kapsayıcı ses ortamı aracılığıyla birer metafor olarak ele alıyor. Analog enstrümanlar ve müzik ekipmanlarıyla sağlanan bu ses ortamı, sıra dışı bir müzikal çerçevede imgelerle birleşerek şiirsel bir anlatım sahası oluşturuyor.

    Neue Klangkunst’un Fumio Yasuda tarafından uyarlanmış Ludwig van Beethoven eserlerini kapsayan, çeşitli ses müdahaleleri ve deneysel bir filmle bir araya getiren “Dokuzuncu Dalga – Doğaya Övgü”, performansı, Bernd Ruf’un yönetiminde Ferhan ve Ferzan Önder (dört el piyano), Klaus-Peter Werani ve Geneviève Strosser (viyola), Joachim Badenhorst (klarnet), Gareth Davis (bas klarnet) ile Mathis Nitschke ve Stefan Winter tarafından sanatseverlere sunulacak.

    ​Bavyera Eyaleti Bilim ve Sanat Bakanlığı, Goethe-Institut ve Kagel-Burghardt Vakfı’nın destekleriyle 15 ve 16 Aralık’ta gerçekleşecek etkinlik hakkında ayrıntılı bilgiye Arterden ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    1. THE NINTH WAVE Part 1 Water and Air - Allegory Creation
    2. THE NINTH WAVE Part 5 Wandering - Allegory Flight
    3. THE NINTH WAVE Part 3 Seafoam - Allegory Beauty

    0
    0
    1478
  • 13-12-2022

    Seda Domaniç ve Sinan Sökmen’in birlikte hazırladığı, İstanbul’un çok kültürlü zengin tarihine, sokak yaşantısına, güncel sanatına, değişen gastronomi dünyasına ve yaratıcı ruhuna da odaklanan uluslararası seyahat kitabı Monday to Sunday Istanbul okurlarla buluştu.

    İstanbul’da güncel seyahat deneyimi konusunda özellikle yurt dışından gelen ziyaretçilere yönelik yeni bir kaynak ihtiyacından yola çıkılan, yenilikçi bir bakış açısıyla sunulan İngilizce Monday to Sunday Istanbul, İstanbulun bugününe dair önerilerde bulunuyor.

    Haftanın yedi farklı günü ve o günlerin farklı zaman dilimleri için özenle seçilmiş deneyimler sunuyor kitap. Deneyimlere güncel bir fotoğraf ve tasarım dili eşlik ediyor. Şehrin önde gelen şefleri, sanatçıları, editörleri, akademisyenleri, mimarları, tasarımcıları ve girişimcileri ile yapılan 29 farklı röportaj da kitapta yer alıyor. Bu röportajlarda alanında uzman fikir önderleri İstanbul ve şehir kültürüne dair bilgilerini, kişisel rotalarını ve önerilerini paylaşıyor.

    Kitabın küratörlüğünü ve editörlüğünü Seda Domaniç ve Sinan Sökmen üstleniyor. Kitabın tasarımı Ulaş Eryavuz’a, fotoğraf direktörlüğü ise Ekin Özbiçer’e ait. Kitaba röportajlarıyla katkıda bulunan isimler arasında Ahmet Uluğ, Alican Kutlay, Aslı Tapucu, Banu Tiryakioğlu, Begüm Kıroğlu, Burak Altıkulaç, Cem Mirap, Cemre Torun, Ceyda Torun, Edwina Sponza, Emirhan Paralı, Engin Ayaz, Erdil Yaşaroğlu, Hasan Çalışlar, Irmak Canevi, Maksut Aşkar, Melis Ağazat, Mehmet Gürs, Mehmet Y. Yılmaz, Nazlı Bozdağ, Nora Fisher-Onar, Sabiha Apaydın Sitare Baras, Şansım Adalı, Valeri Dayan, Vedat Atasoy ve Zeynep Üner yer alıyor.

    Kitap, hem semtlere hem de temalara göre gruplanan yedi farklı bölümden oluşuyor:

    1. Monday: The Imperial City; Dört farklı imparatorluğa başkentlik yapmış bu heybetli megapolün çok katmanlı tarihine odaklanıyor.
    2. Tuesday: Glamorous Bosphorus; Boğaziçi’nin ışıltılı ve etkileyici dünyasına götürüyor.
    3. Wednesday: The ‘Other’ Side; Son dönemde İstanbul’un gastronomi, müzik ve gece hayatı açısından en haraketli sokak kültürünün yaşandığı Kadıköy ile tanıştırıyor.
    4. Thursday: So Close but Faraway; Kalabalık bir metropolden sizi bir anda başka zamana, ritme ve mimari dile ışınlayan Adalar’da geçiyor.
    5. Friday: Art, Antiques and Activism; İstanbul’da güncel sanatın merkezi olduğu kadar şehrin kültürel hafızasının da saklandığı Beyoğlu bölgesini ele alıyor. Beyoğlu’nun önlemez değişim süreçleri ve dirençli sivil toplum belleği de bölümün temaları arasında yer alıyor.

    6. Saturday: Inside the City’s Creative Heart; Moda, tasarım ve çok kültürlü yaşamın odağındaki Nişantaşı, Kurtuluş ve Bomonti’yi keşfe davet ediyor.

    7. Sunday: Toward the Black Sea; İstanbul’un Karadeniz’e doğru açılan eşsiz doğasını, metropollerde az rastlanan açık hava aktivitelerini ve Istanbulluların en sevdiği Pazar ritüellerini öne çıkarıyor.

    Monday to Sunday Istanbul’u buradan inceleyebilir ve satın alabilirsiniz.

    0
    0
    2456
  • 13-12-2022

    Salon İKSV, 16 Aralık Cuma akşamı “newschool” hip-hop ve rap sanatçısı Yung Ouzo’yu, 17 Aralık Cumartesi akşamı ise indie/psychedelic pop-rock grubu Palmiyeler’i konuk edecek.

    Üç yıl önce “Jordan” şarkısıyla çıkış yapan Yung Ouzo, ardından çıkardığı işlerle dinleyici kitlesini genişletti. Berkcan Güven ile yaptıkları “2T1BB” şarkısı ile listelerde ilk sıralara çıkan Ouzo, ayrıca Almanca da şarkı söylüyor. Yung Ouzo, 16 Aralık Cuma akşamı Salon İKSV’de “melange” adlı kısa çalarını takiben ilk konserini verecek. Salon’un diğer konuğu ise indie/psychedelic pop-rock grubu Palmiyeler. Dinleyicisinin kalbine tropik ferahlık getiren Palmiyeler, 17 Aralık Cumartesi akşamı Salon İKSV’de müzikseverlerle buluşacak. Konserlerin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    +1 Sunar: Yung Ouzo
    Kapı Açılış: 21.30
    Konser Başlangıç: 22.30

    Palmiyeler
    Kapı Açılış: 21.30
    ​Konser Başlangıç: 22.30

    0
    0
    1903
  • 13-12-2022

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ile K2 Güncel Sanat Merkezi tarafından ilk kez düzenlenecek olan İzmir Akdeniz Bienali, 21 Mart - 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.

    Ana Sergi, Yaratıcı Alan Çalışmaları ile Etkinlikler ve Eğitimler olmak üzere üç ana ayaktan oluşan İzmir Akdeniz Bienali, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Atlas Pavyonu, Aya Vukla Kilisesi, Bıçakçı Han, İzmir Fransız Kültür Merkezi, Konak Metro Sanat Galerisi, Pakistan Pavyonu, Portekiz Sinagogu ve Tarihî Havagazı Fabrikası gibi İzmir’in tarihi ve kültürel değer taşıyan mekânlarında gerçekleşecek.

    “Aynı Suya Bakmak” temasıyla düzenlenen, küratörlüğünü Caroline David’in üstlendiği ana sergi, 35 yaş altındaki sanatçıların eserlerinden oluşacak. Bienal, yaş kriterini İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üyesi olduğu Avrupa ve Akdeniz'den Genç Yaratıcılar Bienali ağının (BJCEM) standartlarını referans alarak belirliyor. İzmir Akdeniz Bienali, BJCEM standartları ve 2022 Avrupa Gençlik Yılı bağlamında “genç” olana vurgu yaparak, yeni ifade biçimlerine alan açmayı hedefliyor.

    Ana sergi; Arnavutluk, Bosna Hersek, Cezayir, Fas, Filistin, Fransa, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Hırvatistan, İspanya, İsrail, İtalya, Karadağ, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Libya, Lübnan, Malta, Mısır, Monako, Slovenya, Suriye, Tunus, Türkiye ve Yunanistan olmak üzere 22 Akdeniz ülkesinden 40 civarında sanatçının yanı sıra, birkaç usta sanatçının eserlerinden oluşuyor. Küratör Caroline David’in seçkisinden oluşan sergide hem açık çağrı başvuruları arasından hem de küratörün davetiyle belirlenen sanatçıların eserleri yer alıyor. Genç sanatçıların resim, heykel, fotoğraf, enstalasyon, performans, dijital sanat, video ve multimedya disiplinlerindeki 50’yi aşkın eseri Kültürpark Atlas Pavyonu’nda, usta sanatçıların yapıtları ise Pakistan Pavyonu ve Bıçakçı Han’da 21 Mart - 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında sergilenecek.

    Bienal kapsamında gerçekleştirilecek yaratıcı alan çalışmaları, İzmir’in güncel sanat ortamına bienal aracılığıyla ışık tutmayı ve bu alandaki potansiyeli uluslararası düzeyde görünür kılmayı hedefliyor. Açık atölye formunda ve sekiz farklı başlıkta düzenlenecek olan çalışmalar, ilgili alanlarda faaliyetlerini sürdüren uzmanlara delege ediliyor.

    Çeşitli mekânlarda sürdürülecek çalışmalar, 12 Ocak 2023’te yapılacak tanıtımın ardından başlayacak. Yaratıcı alan çalışmalarının dokümanter sergisi, ana sergiyle eş zamanlı olarak 21 Mart - 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında Bıçakçı Han’da sanatseverlerle buluşacak. Bienal kapsamında, çeşitli mekânlarda konferanslar, konserler, sanatçı söyleşileri ve performanslar düzenlenecek. Ayrıca İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde sinema programı da katılımcılara sunulacak.

    ​Seçilen genç sanatçıların ilk listesi şu şekilde; Zeynep Abes, Mariam Abouzid Souali, Nour Abu Saada, Yazan Abu Salameh, Anas Albraehe, Berfin Ataman, Henar Bayon, Nesligül Cebesoy, Soufian Chemcham, Talha Demiral, Pauline Di Valentin, Bawer Doğanay, Marina Genadieva, Mehdi Hachid, Miryam Haddad, Yazan Halwani, Daphne Heretakis, Mohamed Jamal Bassiouni, Smirna Kulenovic, Giovanni Leonardo Bassan, Fredj Moussa, Elise Peroi, Greta Pllana, Spyros Prokopiou, Shefa Salem al-Barasi, Ieva Saudargaite Douaihi, Yassine Sellame, Selma Selman, Dominik Štibernik, Lana Stojićević, Marcelle Tehila Bitton, Claudio Zorzi.

    0
    0
    2766
  • 13-12-2022

    Miralda Colombo’nun yazdığı, Elisa Paganelli’nin resimlediği tarihin her döneminden ve dünyanın her yerinden olağanüstü fikirleri, yaratıcılıkları ve buluşlarıyla yaşantımıza yön verenlerin hikâyelerini anlatan Yenilikleri Tasarlayanlar ve Onların Efsanevi Buluşları, Yelda Gürlek’in çevirisiyle İthaki Çocuk’tan çıktı.

    Kitaptakilerin ortak özelliği, geleceğe özgür bir bakış açısıyla bakabilmeleri ve daha önce var olmayan şeylerin hayalini kurmalarıydı. Saksafondan aşıya, Facebook’tan tükenmez kaleme varıncaya dek yaşamımızı kolaylaştıran ve renklendiren pek çok buluşun ardındaki o ilham verici kişileri yakından tanımaya hazır mısınız?

    ​Çocuklar bu kitap sayesinde basketbol oyununu tasarlayan James Naismith; çok sevilen lego parçalarının ilk üreticisi Ole Kirk Christiansen; bütün araştırmalarımızı yaptığımız Google’ı kuran üniversite öğrencileri Larry Page ve Sergey Brin; doğa dostu bir enerji türüyle yenilikler üreten, “Güneş Kraliçesi” lakaplı Maria Telkes... gibi parlak ve yenilikçi dehalarla tanışacaklar.

    0
    0
    1352
  • 12-12-2022

    Bilgi, kültür ve sanat üretimini desteklemek amacıyla 2011 yılında Garanti BBVA tarafından kurulan Salt, İstanbul’da iki ayrı yapıda ve çevrim içi ortamda faaliyet göstermeye devam ediyor.

    Bugüne dek 3 milyonu aşkın kişiyi ağırlayan Salt, deneysel düşünceye ve araştırmaya yönelik yenilikçi programlar geliştirirken, ziyaretçi ve kullanıcılarıyla birlikte öğrenmeye ve tartışmaya açık ortam sağlamasıyla da önemli bir kültür kurumu olarak öne çıkıyor.

    Sanat, mimarlık ve tasarım ile toplumsal ve ekonomik tarihe odaklanan Salt, farklı disiplinler arasındaki kesişim ve etkileşimleri araştırıyor. Gerçekleştirilen sergi, film gösterimi, performans, konferans, atölye gibi programlarla ve araştırma projeleriyle iklim krizi, toplumsal cinsiyet eşitliği, dijitalleşme gibi konu başlıklarını ele alıyor ve bu konularda bilinç yaratacak içeriklerle nitelikli bilgi üretimini desteklemeyi amaçlıyor.

    Salt, dijital ortamda erişim ağını genişletirken İstanbul’da biri İstiklal Caddesi üzerindeki Beyoğlu binasında diğeri Karaköy, Bankalar Caddesi’ndeki Galata binası olmak üzere iki yapısı bulunuyor.  Beyoğlu binasında sergi mekânları, Açık Sinema, Mutfak, Kış Bahçesi ve Robinson Crusoe 389 kitabevi bulunuyor. Galata binasında ise bir ihtisas kütüphanesi niteliğindeki Salt Araştırma, araştırmacıların kayıt yaptırarak kullanabildiği Salt Araştırma Ferit F. Şahenk Salonu, kamu programlarının düzenlendiği Oditoryum ile sergi, etkinlik ve atölye mekânlarının yanı sıra Osmanlı Bankası Müzesi, Robinson Crusoe 389 kitabevi ve kafe yer alıyor.

    Salt şu sıralar Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki kültürel ortamını sahne ve performans kavramları etrafında irdelediği “Sahnede 90’lar” sergisini ziyaretçilerle buluşturuyor. Sergi, performansın toplum, ekonomi, sokak ve siyasetle ilişkisini ele alırken kültür tarihinden bir potporiyi bir araya getiriyor.  

    Salt’a giriş ve kurumun tüm programlarına katılım ücretsiz gerçekleşiyor. “Sahnede 90’lar” sergisini, 12 Şubat 2023’e kadar Salt’ın Beyoğlu ve Galata binalarında ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca sergiye paralel etkinlik takvimini saltonline.org ve Salt’ın sosyal medya kanallarından takip edilebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=DT3a_mN3B9E

    0
    0
    2478
  • 12-12-2022

    Geçtiğimiz günlerde birinci yaşını kutlayan Blind, aralık ve ocak ayında müzik dünyasının pek çok ismini müzikseverlerle buluşturmaya devam edecek.

    İlhan Erşahin’in 2005’te İstanbul’da kurduğu İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions, 23 Aralık Cuma gecesi Blind’da konser verecek. 24 Aralık’ta Kalben, 30 Aralık’ta Jehan Barbur dinleyenleriyle buluşacak.

    ​Blind, yeni yılda da yerli ve yabancı müziğin öne çıkan isimleriyle dolu bir program sunacak. 6 Ocak’ta KÖFN, 7 Ocak’ta Fatma Turgut ve Sabri Tuluğ Tırpan, 13 Ocak’ta Sonic Boom, 14 Ocak’ta Yüksek Sadakat, 24 Ocak’ta ise Fuat sahne alacak. Ekinliklerin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Tag: Blind
    0
    0
    1979
DAHA FAZLA
Geldanlage