GÜNDEM
  • 22-04-2026

    Nicolas Lafitte’in radyo programındaki genç dinleyicilerinden gelen sorulardan esinlenerek Bertrand Fichou ile hazırladığı kitabı Herkes İçin Müzik, Gökhan Dinar’ın çevirisiyle Dinozor Çocuk’tan çıktı.

    Pascal Lemaître’nin illüstrasyonlarıyla renklenen kitapta farklı müzik tarzları, enstrüman ailelerinin, orkestraların, bestecilerin ve şarkıcıların özellikleri ele alınıyor. Bu kitap, çocukların müziği farklı bir şekilde dinlemelerini sağlarken ve onları tüm müzik tarzlarıyla tanıştırmayı amaçlıyor.

    Müziği kim buldu?
    Orkestra şefi ne iş yapar?
    Banyoda oda müziği çalınabilir mi?
    Rock müziği ne zaman ortaya çıktı?
    Neden hepimizin sesi aynı değil?

    0
    0
    1047
  • 21-04-2026

    Cannes’dan Jüri Özel Ödülü ile dönen ve bu sene Oscar yarışında Almanya’yı temsil eden Düşüşün Tınısı (Sound of Falling), 24 Nisan’da MUBI’de gösterime girecek.

    ​Çağdaş Alman sinemasının öne çıkan isimlerinden Mascha Schilinski’nin ikinci uzun metrajlı filmi Düşüşün Tınısı (Sound of Falling), 1910’lardan günümüze uzanan zaman diliminde, dört farklı kuşaktan kadının kesişen hayatlarını şiirsel bir mercek altında inceliyor. Bir çiftlik evinin duvarları arasında yüz yıl boyunca yaşananları takip eden film, geleneksel anlatı kalıplarını yıkan görkemli sinema dili dikkat çekiyor. Mekânın hayaleti gibi serbestçe dolaşan kamerasıyla Schilinski, bireysel mücadeleleri birbirine bağlayan görünmez ipleri bir araya getirerek, kadınlık deneyiminin zamanın ötesine geçen yankılarını duyuyor.

    0
    0
    1206
  • 21-04-2026

    Farklı disiplinlerde üretim yapan sanatçıların eserlerini bir araya getiren “Rastlaşmalar Vol. 1” sergisi 5 Mayıs’a kadar 42 Maslak’ta sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

    Artful Living’in medya partnerliğinde, Esmer Erdem küratörlüğünde düzenlenen “Rastlaşmalar Vol. 1”, kamusal alanda farklı disiplinleri buluşturarak sanat ve tasarım arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlıyor. Çağdaş sanatın kamusal alanla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlayan bir sergi dizisinin ilki olan sergi, sanat yapıtını bilindik alanlardan çıkararak, 42 Maslak’ın koridorları ve ortak alanları içerisinde gündelik yaşamın dolaşımıyla iç içe bir karşılaşma zeminine taşıyor.

    “Rastlaşmalar Vol. 1” seçkisi; Agah Barış Can Aksakal, Arif Çekderi, Ayfer Kalsın, Başak Erdem, Batuhan Yaşar Cebli, Bahar Posta, Büşra Kölmük, Emel Vardar, Çetin Pireci, Deniz Pireci, Devabil Kara, Eylül Deniz, Erdem Akan, Fırat Neziroğlu, Gökçe Er, İmdat Avcı, İsmet Doğan, Kadir Akorak, Kazım Karakaya, Kerim Kılıçarslan, Mark Erhan Geçim, Mehmet Çelik, Mehmet Günyeli, Mert Çıkılmazkaya, Muzaffer Tuncer, Okan Ünal, Pınar Kuseyri, Raşit Metehan Acehan, Sedef Soylu, Seçil Erel, Riella D. Baruh Yakar, Sanem Tufan, Sevinç Köseoğlu Ulubatlı, Seydi Murat Koç, Sultan Adler, Şule Zeybek, Tamer Aydın, Tuba Aydın, Yiğit Yazıcı, Zekiye Şentürk’ü bir araya getiriyor.

    Esmer Erdem sergi sergisi hakkında şunları söylüyor: “Sergi, kamusal alanı yalnızca fiziksel bir geçiş mekânı olarak değil, anlamın üretildiği ve yeni bir perspektifle değerlendirildiği bir düşünsel zemin olarak ele alıyor. İzleyiciyi pasif bir gözlemci konumundan çıkararak, buluşma anının öznesine dönüştürmeyi hedefleyen ‘Rastlaşmalar Vol. 1’, gündelik akış içinde gerçekleşen temasları bilinçli bir estetik deneyime dönüştürme potansiyelini hayata geçiriyor. Tasarımın düşünsel katmanları ile sanatın sezgisel dili arasında kurulan disiplinlerarası ilişkiyi, yaratıcılığın güçlü malzeme dokunuşlarıyla görünür kılıyor. Bir yıl boyunca her ay değişen seçkilerle devam edecek olan ‘Rastlaşmalar’ serisi, 42 Shops’ta 5.kat, tasarım ve sanat alanında sürdürülebilir bir kültürel program olarak kurgulanacak.”

    ​Adres: 42 Maslak, Ahi Evran Cad. No: 6, 42 Shops, 5. Kat Maslak/İstanbul

    0
    0
    1021
  • 21-04-2026

    İrlandalı yazar Lucy Caldwell’in kadınlara özgü büyüme ve varoluş sancılarına ayna tuttuğu öykülerden oluşan kitabı Bu Dünyada Kalmak İçin Nedenler, Tülin Er’in çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.

    Bu Dünyada Kalmak İçin Nedenler, büyümenin anlamlarına ve açılımlarına dair fikir alanını genişleten, Belfast’a has bir mekân ruhuyla örülü, samimiyeti ve gerçekçiliğiyle bir kitap.

    ​En yakın arkadaşının gidişiyle akran zorbalığı karşısında savunmasız kalan bir ortaokul öğrencisi, bu dünyadan gitme arzusu hızla bu dünyadan gitme korkusuna dönüşen bir genç, Noel için tek isteği Güzel ve Çirkin’deki Belle’in kostümü olan ve bedenine sığmayan bir çocuk, ütü yaparken birden bunalıp çarşafları masada bırakarak evi terk eden bir kadın ve daha niceleri, Caldwell’in, yaşama cüretinin yakıcılığını ortaya koyan kurmaca evreninde bir araya geliyor.

    0
    0
    1060
  • 21-04-2026

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 22 Ekim-3 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ilk sürprizleri açıklandı. Türkiye’den ve dünyadan birçok çarpıcı yapımı tiyatroseverlerle buluşturmaya hazırlanan festival açılışını 22 Ekim’de uluslararası sahnenin en çarpıcı yönetmenlerinden Caroline Guiela Nguyen imzalı Lacrima ile yapacak.

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda 22 Ekim-3 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek 30. İstanbul Tiyatro Festivali, Théâtre National de Strasbourg’un (TNS) ilk kadın direktörü ve uluslararası sahnenin en çarpıcı yönetmenlerinden Caroline Guiela Nguyen imzalı Lacrima ile açılışını yapacak. 2024 yılında Avignon Festivali’ndeki prömiyerinden sonra Odeon Paris, Barbican, Schaubühne, BAM başta olmak üzere dünyanın önde gelen sahneleri ve festivallerine davet edilen, yer aldığı her sahnede ayakta alkışlanan Lacrima, yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru ENKA Vakfı’nın desteğiyle, 22-23 Ekim’de sahnelenecek.

    Dünyanın en saygın çağdaş dans toplulukları arasında yer alan, her yıl Avrupa’dan Avustralya’ya uzanan geniş bir coğrafyada yaklaşık 150.000 izleyiciye ulaşan Nederlands Dans Theater, uzun bir aranın ardından 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nde yeniden İstanbul’da izleyiciyle buluşacak. 1973 yılında topluluğa davet edilen ve daha sonra sanatsal direktörlük görevini üstlenen Jiří Kylián’ın 1978’de kurduğu NDT 2, Nederlands Dans Theater’ın devasa mirasının en taze ve dinamik taşıyıcısı olmayı sürdürüyor. NDT 2’nin üç ayrı koreografından üç bölümlük bir gösteri, 27-28 Kasım’da, yeni sahne partneri Rönesans Gayrimenkul’un desteğiyle 30. İstanbul Tiyatro Festivali’ne konuk olacak. Festival ayrıca, İKSV Erişilebilir Sanat Partneri DenizBank’ın desteğiyle erişilebilirlik ve kapsayıcılığı odağına alan nitelikli üretimleriyle uluslararası bilinirlik kazanan ödüllü topluluk Ad Infinitum imzalı Veda Ritüeli’ni 7-8 Kasım’da izleyiciyle buluşturacak. Sağır oyuncu Ramesh Meyyappan oynadığı ve George Mann’in yönettiği gösteri; sevgi, kayıp, iletişimsizlik ve ebeveynlik üzerine kurulu, tiyatro sanatının üretim biçimlerini yeniden düşündürecek epik ve sözsüz bir solo performans.

    ​30. İstanbul Tiyatro Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2091
  • 21-04-2026

    G-Art Galeri'de sanatseverlerle buluşan, küratörlüğünü Vahap Avşar’ın üstlendiği “TAKIMYILDIZLARI (veya ne yapacağımızı bilmiyoruz...)” başlıklı grup sergisi 3 Mayıs'a kadar uzatıldı.

    Sergi, sanatın imkanlarını tartışmaya açarak mevcut sosyoekonomik ve politik iktidarlara, kapitalizm ve onun propaganda aygıtı olan tüketimci oyunlara karşı nasıl direndiğimizi ifade eden ve bu yapılara karşı alternatif anlam alanları yaratan tek disiplin olan sanatı mercek altında alıyor. Gizli gerçekleri görünür kılma ve yaşamın birçok yönünü yansıtma sorumluluğunu üstlenen çağdaş sanatın işlevinden hareket eden sergi, yalnızca estetik bir nesne olarak değil eleştirel düşünceye ve anlam yaratmaya ulaşma aracı olarak sanatı yeniden konumlandırıyor. Ateş Alpar, Beyza Durhan, Cengiz Tekin, Didem Erbaş, Ergin Çavuşoğlu, Erkan Özgen, İpek Duben, Merve Ünsal, Onur Fendoğlu, Pelda Aytaş ve Vahap Avşar’ın katılımıyla gerçekleşen sergi, çağımızın sınırsız bağlantı olanaklarının yarattığı küresel ağ yapılarının, eş zamanlı olarak derinleşen izolasyon, gözetim ve kontrol mekanizmalarıyla kurduğu çelişkili ilişkiyi sanatın düşünsel ve maddi üretim alanları üzerinden ele alıyor. Estetik ve maddi dünya yaratma konusunda yaratıcı denemeler niteliğindeki eserleri ile sanatçılar anlamı şekillendirmeye odaklanıyor.

    “TAKIMYILDIZLARI (veya ne yapacağımızı bilmiyoruz...)", fikirlerin, malzemelerin, imgelerin ve ilişkilerin oluşturduğu çok katmanlı bağlantılar içinde şekillenen üretimleri bir araya getirerek, çağdaş dünyanın parçalı yapısını bir “takımyıldızı” metaforu üzerinden düşünmeyi öneriyor. Sergi, izleyiciyi sanatın maddeselliği ile düşünsel süreçleri arasındaki gerilimli alanda dolaşmaya ve küresel gerçekliğin görünmez bağlantılarını yeniden okumaya davet ediyor.

    Künye:
    1. Ergin Çavuşoğlu - Işığın Ölçüsü – Düzenek II (2018) - Tuval üzerine akrilik ve baskı, 60,9 × 50,7 cm
    2. İpek Duben - ManuscriptX #1A, 2010-2012,  60 x 62 cm , mixed media
    3. Onur Fendoğlu, Askıda bakan, 2026, Buluntu ceket üzerine tuval üzerine yağlı boya, dikiş ve ahşap askı, 111x90 cm
    4. Merve Ünsal - Acar Yeisli ve Erdal Şahin ile işbirliği -  İçli Dışlı Radyo - 2023- Kısa dalga yayın altyapısı- günde 7 dakikalık ses yayını-Fotoğraf: Doğa Yirik
    ​5. Vahap Avşar-33 Altın Küre Tesbihi, 2026,  eski küreler, detay 02

    0
    0
    2680
  • 21-04-2026

    Min Ian’ın hayal kırıklıklarıyla baş etmeyi ve geçmişin yüklerinden arınarak iyileşmeyi anlatan modern zaman masalı Değerli Hatıralar Oteli, Büşra Zor’un çevirisiyle Yuzu Kitap’tan çıktı.

    Ailesinin boğucu beklentileri, bitmek bilmeyen diyet baskıları ve iş hayatının stresi altında ezilen otuzlarındaki Eunhye için hayat, sürekli birilerinden azar işittiği bir döngüden ibarettir. Kız kardeşi Mihye’nin yaklaşan evliliğiyle evdeki gerilim iyice tırmanırken Eunhye internette tuhaf bir otel ilanıyla karşılaşır.

    ​Değerli Hatıralar Oteli’nde menü yoktur; canınızın çektiği en uyumsuz yemekler anında önünüze gelir, korkularınızı yenmek için size özel havuzlar yaratılır, hatta sinirinizi atmak için boks ringi bile kurulur. Ancak oteldeki bu kusursuz hayal hizmetinin bir bedeli vardır: Ödeme olarak geçmişinizden anılar yüklü bir eşyayı ve ona bağlı hatıraları feda etmeniz gerekir. Eunhye bu rüya gibi mekânda kendi benliğini yeniden inşa ederken, aslında May'in ve bu gizemli rüya şirketinin sırrını da yavaş yavaş çözmeye başlar.

    0
    0
    1631
  • 20-04-2026

    Contemporary Istanbul tarafından hayata geçirilen CI BLOOM’un 5. edisyonu, 15-19 Nisan 2026 tarihleri arasında, Türkiye’nin farklı şehirlerinden galerileri, sanat inisiyatiflerini ve yeni nesil üretimleri Lütfi Kırdar Rumeli Salonu’nda bir araya getirdi.

    CI BLOOM 5. edisyonunda, 28 galeri ve 4 sanat inisiyatifi bir araya gelerek, 327 sanatçının 863 eserini sanatseverler ve koleksiyonerlerle buluşturdu. 11.600 sanatseverin ve koleksiyonerin ziyaret ettiği CI BLOOM’da, eserlerin %64’ünden fazlası satılarak koleksiyonlara dahil oldu. Genç izleyici kitlesinin yoğun ilgisiyle, 795 yükseköğretim öğrencisi fuarı ücretsiz olarak gezdi.

    CI BLOOM 5. edisyonu kapsamında galerilerin sunduğu seçkiler, koleksiyonerler ve sanatseverlerle buluştu. Zilberman’dan Azade Köker ve Yaşam Şaşmazer; Anna Laudel’den Belkıs Balpınar ve Tuğçe Diri; Pi Artworks’ten Osman Dinç; DG Gallery’den Arik Levy ve Ali Elmacı; Martch Art Project’ten Casper Faassen ve Zeynep Beler; x-ist’ten Murat Palta ve Tayfun Gülnar; Sanatorium’dan Yağız Özgen ve Erol Eskici; Rıdvan Kuday’dan Rojbin Ekinci ve Deniz Karakurt Şekerci; C.A.M. Galeri’den Merve Yenigeldi ve Sidar Baki; Vision Art Platform’dan Anita Taylor ve Sefa Çakır fuar süresince öne çıkan ve dikkat çeken sanatçılar arasında yer aldı.

    ​CI BLOOM, uluslararası basından önemli temsilcileri Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğinde İstanbul’a davet ederek, Art Tribune (Italya), Le Quotidien de l’Art (Fransa), Canvas (Birleşik Arap Emirlikleri), Il Sore 24 Ore (İtalya), FAD Magazine (Birleşik Arap Emirlikleri), The Dashing Rider (Almanya), The National (Birleşik Arap Emirlikleri), La Nacion (Arjantin) ve XINHUA (Çin) yayınlarının temsilcilerini fuarda ağırladı. 

    0
    0
    1342
  • 20-04-2026

    45. İstanbul Film Festivali ödülleri, 19 Nisan Pazar akşamı The Marmara Taksim’de düzenlenen, Onur Özaydın’ın sunuculuğunu üstlendiği törende sahiplerini buldu.

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından N Kolay sponsorluğunda düzenlenen 45. İstanbul Film Festivali’nde kısa ve uzun metrajlı toplam 39 film yarıştı. Altın Lale Yarışması’nda bu yıl yerli ve yabancı 15 film yarıştı. Yönetmen David Mackenzie’nin başkanlığını yürüttüğü Altın Lale Yarışması jürisinde Berlin EFM Direktörü Tanja Meissner, oyuncu Ekin Koç, akademisyen Prof. Dr. Aslı Tunç ve yapımcı Rodrigo Areias yer aldı.

    Altın Lale’yi bu yıl, Damien Hauser’in yönettiği Memory of Princess Mumbi / Prenses Mumbi kazandı. Ödülü jüri başkanı, yönetmen David Mackenzie açıkladı. Altın Lale Ödülü, Şakir Eczacıbaşı anısına Eczacıbaşı Topluluğu tarafından 30.000 avro tutarında para ödülüyle destekleniyor. Jüri Özel Ödülü, Bi Gan’ın yönettiği Resurrection / Diriliş adlı filme verildi. Ödülü, yapımcı Rodrigo Areias açıkladı. En İyi Yönetmen Ödülü’nü, Ma frère / Summer Beats / Yaz Kampı filmiyle Lise Akoka ile Romane Gueret kazandı. Ödülü kazanan yönetmenleri, Berlin EFM Direktörü Tanja Meissner açıkladı.

    En İyi Senaryo Ödülü’nü Rose ile Markus Schleinzer ile Alexander Brom kazandı. Kazananı, akademisyen Prof. Dr. Aslı Tunç açıkladı. En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü Karanlıkta Islık Çalanlar filmindeki rolüyle İnci Sefa Cingöz kazandı. Ödülü, akademisyen Prof. Dr. Aslı Tunç takdim etti. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü Ölü Köpekler Isırmaz filmindeki rolüyle Kemal Burak Alper kazandı. Ödülü oyuncu Ekin Koç takdim etti. Altın Lale jürisi ayrıca György Pálfi’nin yönettiği Tavuk filmine mansiyon verdi.

    İstanbul Film Festivali’nin kısa film yapımını özendirmek, bu alandaki gelişimi desteklemek ve nitelikli kısa filmleri festival izleyicisiyle buluşturmak amacıyla başlattığı ulusal nitelikli Kısa Film Yarışması’nda bu yıl 11 film yer aldı. Filmleri değerlendiren jüride yönetmen Gizem Kızıl, oyuncu Meriç Aral ve yönetmen Levent Türkan yer aldı. En İyi Kısa Film Ödülü’nü Dalya Keleş’in yönettiği Yerçekimi kazandı. Bu ödül, Anadolu Efes tarafından 200.000 TL para ödülü ile destekleniyor. Jüri, ayrıca Berna Sitera Değirmen’in yönettiği Aşk ve Diğerleri’ni mansiyona layık gördü.

    Bu yıl, Seyfi Teoman Ödülü’ne 13 ilk veya ikinci yerli film aday oldu. En iyi filme verilen ödül, genç yaşta kaybettiğimiz yapımcı ve yönetmen Seyfi Teoman’ın adını yaşatmak amacıyla veriliyor. Jüride yönetmen Mehmet Akif Büyükatalay, oyuncu Murat Kılıç, görüntü yönetmeni Meryem Yavuz, yapımcı Soner Alper ve Bahçeşehir Üniversitesi öğrencisi Meltem Naz Salduz yer aldı.

    Seyfi Teoman En İyi Film Ödülü’nü Morteza Atabaki’nin yönettiği 32 Metre kazandı. Ödülü jüri üyesi Meryem Yavuz takdim etti. Bu ödül, Anadolu Efes tarafından 800.000 TL tutarında para ödülüyle destekleniyor. En İyi Senaryo Ödülü’nü, En Güzel Cenaze Şarkıları filmiyle Ziya Demirel & Yusuf Tan Demirel kazandı. Ödül, jüri üyesi Meryem Yavuz tarafından takdim edildi. En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü, Keçi501 filmiyle Reşat Okan Candemir’e verildi. Ödülü Mehmet Akif Büyükatalay takdim etti.

    En İyi Kurgu Ödülü, 32 Metre filmiyle Morteza Atabaki’ye verildi. Ödülü jüri üyesi Meltem Naz Salduz takdim etti. En İyi Sanat Yönetimi Ödülü’nü, İsimsiz Eserler Mezarlığı filmiyle Elif Öner kazandı. Ödül, jüri üyesi Soner Alper tarafından takdim edildi. En İyi Müzik Ödülü'nü, İsimsiz Eserler Mezarlığı filmiyle Efe Demiral kazandı. Ödülü Meltem Naz Salduz takdim etti. En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü, En Güzel Cenaze Şarkıları filmiyle Esra Dermancıoğlu kazandı. Ödül, jüri üyesi Mehmet Akif Büyükatalay tarafından takdim edildi. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü, Annem Hakkında filmiyle Burak Dakak kazandı. Ödül, jüri üyesi Soner Alper tarafından takdim edildi. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü, En Güzel Cenaze Şarkıları filmiyle Çağdaş Ekin Şişman kazandı. Ödül, jüri üyesi Murat Kılıç tarafından takdim edildi. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü, En Güzel Cenaze Şarkıları filmiyle Özer Keçeci kazandı. Ödülü kazanan, jüri üyesi Murat Kılıç tarafından açıklandı.

    Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu FIPRESCI ve Türkiye’den üç farklı meslek kuruluşu (Film-Yön, BSB ve SİYAD) festivaldeki filmleri bağımsız jürileriyle değerlendirdi. Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu FIPRESCI jürisinde sinema yazarları Selim Eyüboğlu, Mohamed Nabil Abdelhakim ve Nada Azhari Gillon yer aldı. Jüri, Altın Lale Yarışması’ndaki filmleri değerlendirdi. Altın Lale Yarışması’nda Mark Jenkin’in yönettiği Rose of Nevada, FIPRESCI Ödülü’ne layık görüldü. Film Yönetmenleri Derneği Film-Yön jürisinde yönetmenler Hüseyin Karabey, Hatice Aşkın ve Çiğdem Sezgin yer aldı. Film-Yön jürisi, En İyi Yönetmen Ödülü’nü, yakın zamanda kaybettiğimiz usta yönetmen Osman Sınav anısına, Bağlar, Kökler ve Tutkular filmiyle Sunay Terzioğlu’na takdim etti.

    Belgesel Sinemacılar Birliği BSB jürisinde belgesel sinemacılar Ersan Ocak, Esin Özalp Öztürk ve Ozan Turgut yer aldı. Resmi seçkide yer alan belgeselleri değerlendiren BSB jürisi, Volkan Üce’nin yönettiği 2m2 filmini ödüllendirdi. Sinema Yazarları Derneği SİYAD jürisinde sinema yazarları Fırat Ataç, Necla Algan ve Kerem Bumin yer aldı. SİYAD jürisi, En İyi Film Ödülü’nü Melik Kuru’nun yönettiği İsimsiz Eserler Mezarlığı filmine takdim etti.

    ​45. İstanbul Film Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    962
  • 20-04-2026

    Gündüz Vassaf’ın geçmişin yükü ile geleceğin belirsizliği arasında kaybolan “şimdi”yi yeniden merkeze aldığı kitabı Günlük Yaşam Felsefesi - Şimdiye Övgü, İnkılâp Kitabevi iş birliğiyle Tuhaf etiketiyle yayımlandı.

    Duru Uslu’nun sorularıyla şekillenen kitap, okurunu alışkanlıkları, davranışları ve hayatla kurduğu ilişki üzerine yeniden düşünmeye ve harekete geçmeye çağırıyor. Vassaf; depresyondan aşka, ölümden arkadaşlığa, kapitalizme itaatten etkin ve özgün yaşama uzanan bir sorgulama alanı açıyor.

    “Yaşım 14-15. Sevgilim terk etmişti. İntihar mı edeceğim? Nasıl yaşayacağım? Aşkın olduğu yerde acı vardır, daha bilmiyordum.

    Annem, ‘Kendini bir hafta, olmadı bir ay, bir yıl, beş yıl sonradaymış gibi düşün. Belki o kızın adını bile unutacaksın,’ demişti.

    Adını unutmadım. Mektupları da duruyor. Onu sevmiş halimi bugün de seviyorum. Acısıysa artık acıtmayan bir anı.

    Suni teneffüsle yaşatılmazsa her acının raf ömrü var. Annenin ölümü, depremin acısı, açlığın sancısı. Acıyı taçlandırmazsak, geçmişi hortlatmazsak hepsi geçici.”

    0
    0
    1392
DAHA FAZLA
Geldanlage