
Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM), ekim ayında başlattığı Konuk Sanatçı Programı kapsamında düzenlediği “IN TRANSIT ARADA” başlıklı sergiyi 15 Ocak 2023 tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Seramik sanatçıları Élodie Alexandre ve Reyaz Badaruddin’in eserlerinden oluşan “IN TRANSIT ARADA” serginin kürasyonunu Sait Fehmi Ağduk yaptı. Altmışa yakın eserden oluşan sergide yer alan Élodie Alexandre’ın sandalye, ateş ve kuş, Reyaz Badaruddin’in ise konteyner imgelerinden yola çıkarak hazırladığı eserleri #iyibakdünyana mottosuyla birebir örtüşüyor. Küratör ve sanatçılar, sergi ile izleyicileri “dünyamıza nasıl daha iyi ve doğru bakabileceğimizi” bir arada sorgulamaya davet ediyor.
Kale Grubu Kurumsal İletişim Müdürü Zeynep Özler sergi üzerine şunları söyledi: “Kale Grubu’nun köklerinden aldığımız ilhamla KTSM olarak özgün ve sıra dışı projelere ev sahipliği yapmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Hayata geçirdiğimiz ‘IN TRANSIT ARADA’ sergisi de Türkiye’de seramik alanında bir ilk olan Konuk Sanatçı Programı’nın bir meyvesi. Bu sergi bize sıra dışı bir deneyim yaşatırken diğer yandan da dünyamıza ne kadar iyi ve doğru baktığımızı ve bakmamız gerektiğini bir kez daha sorgulatacak.”
Serginin sanatçıları Élodie Alexandre ile Reyaz Badaruddin ve küratörü Sait Fehmi Ağduk ise bu sergi hakkında şunları söyledi: “‘IN TRANSIT ARADA’ hem durağanlık hem de ilerleme iradesi. Bu sergideki işlerle umut vermek istiyoruz, karamsarlığa saplanıp kalma lüksümüz yok. Ama aynı zamanda gerçekçiyiz, gezegenimizin tehlike altında olduğunu biliyoruz. Küresel sorunlarımızın ağırlığını omuzlarımızda hissediyor, bununla birlikte harekete geçmek istiyoruz. Bu durumu hep birlikte yeni bir ifade türeterek şöyle ifade ediyoruz: ‘IN TRANSIT ARADA’... ‘IN TRANSIT ARADA’ hâlâ hareket hâlindeyiz. Dünyamızı iyileştirmek için hâlâ fırsatımız var ama pollyannacı değiliz ve sorumluluklarımızı üstlenmemiz gerektiğini biliyoruz. Umudumuz var. IN TRANSIT ARADA'nın anlamı da bu: Gerçekçi umut.”
Rebekka Endler’ın eşyaya sinmiş olan erkek egemenliğine dair yeni bir farkındalığa davet ettiği, verili kabul ettiğimiz yapılı çevreye feminist bir gözle baktığı kitabı Eşyaların Patriyarkası- Dünya Kadınlara Neden Uymaz?, Çiğdem Canan Dikmen’in çevirisiyle İletişim Yayınları’ndan çıktı.
Eşyaların Patriyarkası; sadece ofis mobilyaları ya da kot pantolon gibi günlük eşyaların değil, kamusal alanı oluşturan mimari, altyapı ve ulaşım düzenlemelerinin de, hatta Batı tıbbında uygulanan teşhis ve tedavi yöntemlerinin bile erkeklere göre belirlendiğini gösteriyor. Endler; “Kadınlar neden tuvalet sırasında daha uzun beklemek zorunda kalıyor?”, “Elektrikli aletleri neden erkekler daha rahat kullanıyor?”, “Bilgisayar oyunlarının büyük çoğunluğu neden erkeklerin ilgilerine, heveslerine hitap ediyor?”, “Maddi dünyamızı, bütün eşyamızı şekillendiren tasarımcı, patriyarkanın ta kendisi olabilir mi?” gibi soruların peşinden gidiyor.
“Tasarım, bizim fikirlerimize verdiğimiz biçimdir. İnsan yapımı olan her şey tasarlanmıştır. Hem maddi dünyanın eşyalarını -arabalar, seks oyuncakları, matkaplar, bisikletler, kıyafetler gibi- hem de sosyal tasarım gibi -kamusal alan, şehir planlaması, ayrıca dil, yasalar ve politika- maddi olmayan şeyleri içerir. [...] Bu kitap, dünyanın neden şu anda olduğu gibi olduğu ve neden pek çok insana uymadığı hakkında. Ve onu değiştirmek için ne yapabileceğimiz hakkında. Bu, çiçekli elbisenin öyküsüdür, tıpkı futbol ayakkabılarınınki gibi; video oyunlarının, seksin ve dinin öyküsü.”
Orchestra Theatre yapımı, Mithat Ozan Küren’in kaleme aldığı Lora oyunu yılın son gösterimini 30 Aralık’ta Kadıköy Emek Tiyatrosu’nda gerçekleştirecek.
Orchestra Content tarafından, Şebnem Sönmez süpervizörlüğünde hayata geçirilen Orchestra Theatre’ın ilk oyunu olan Lora’nın yönetmenliğini Mithat Ozan Küren üstlenirken, oyuncu kadrosunda Çağdaş Ekin Şişman ve Mehmet Okuroğlu yer alıyor. Oyun işten eve dönen ve karnını doyurmak, dinlenmek, uyumak gibi bazı basit işleri yaparken zorlanan Lora’nın akşamdan sabaha süren kısa bir hayat kesitini izleyiciye sunuyor. Yivine oturmayan her nesneyle birlikte geçmişi ve geleceği de bir olup üzerine çökerken, sendromları ve göz kamaştıran yenilgileri ile Lora, izleyicileri hiç sevmediği evinin ve aklının içine davet ediyor.
Lora’nın 30 Aralık’ta Kadıköy Emek Tiyatrosu’nda gerçekleşecek gösteriminin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Lora Künye:
Yazan / Yöneten: Mithat Ozan Küren
Oyuncular: Çağdaş Ekin Şişman, Mehmet Okuroğlu
Sahne Tasarımı: Pınar Demir
Hareket Düzeni: Ezgi Künktakan
Işık Tasarımı: Alev Topal
Müzik / Ses Tasarımı: Çağrı Beklen
Afiş Tasarımı: Müjde Başkale
Yönetmen Yardımcıları: Denizhan Çay, Gözde Demirtaş
Işık / Ses / Efekt Uygulama: Atakan Uyanık, Onur Yıldız, Yiğit Candemir
Sahne Amiri: Ege Erkal
Koordinatör: Büke Akşehirli
Süpervizör: Şebnem Sönmez
Yapımcı: Mine Şengöz
İçerik: Orchestra Content
Şenol Yorozlu’nun 10 yıl aradan sonra ilk kişisel sergisi “Our Boys did it”, 6 Ocak’ta Brieflyart’ta sanatseverlerle buluşacak.
“Our Boys did it” başlıklı sergide Şenol Yorozlu’nun son dönemde ürettiği ve ilk kez izleyiciyle buluşacak olan işleri yer alıyor. Kavramsal düşünceyi tuvallere aktaran Şenol Yorozlu 10 yıl aradan sonra İstanbul’da açtığı sergiyle izleyicilere tarihsel, estetik ve düşünsel anlamda yeni kapılar aralıyor. Sanatçı son resimlerinde “Hüsn-i Hat” geleneğinden gelen soyut ifade gücünü ustası olduğu büyük ebatlı pentürlere taşıyor. Sergilerinde dönemle ilgili güncel ve tarihi noktalara değinmek istediğini belirten sanatçı, yazının sadece anlam boyutunu değil biçimsel yapısını da yapı bozuma uğratarak görünenin altındakileri resme çeviriyor, resimsel olanı yeniden üretiyor. Sergiye aynı zamanda sergideki tüm işlerin ve Can Aytekin’in yazısının yer aldığı bir katalog eşlik ediyor.
Şenol Yorozlu’nun “Our Boys did it” başlıklı kişisel sergisini 6 Ocak - 17 Şubat 2023 tarihleri arasında Brieflyart’ta ziyaret edebilirsiniz.
Başvuruları başlayan Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın bu yılki teması, Cumhuriyet'in 100. yılına özel olarak “Sevinç” olarak belirlendi.
Günışığı Kitaplığı tarafından düzenlenen ve 13 yıldır Türkiye'nin genç öykü hafızası hâline gelen yarışmaya Türkiye'nin dört bir yanından 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri her yıl yoğun ilgi gösteriyor. Bu yılki seçici kurulda Aslı Der, Başar Başarır, Haydar Ergülen, Irmak Zileli ve Dr. Müren Beykan yer alıyor.
Bugüne dek binlerce gencin katıldığı yarışma, usta öykücü Zeynep Cemali'nin anısını yaşatmak amacıyla her yıl kitaplarından seçilen bir cümlenin kılavuzluk ettiği farklı bir temayı işliyor. 2023 öykülerinin kılavuz cümlesi, Zeynep Cemali'nin Ballı Çörek Kafeteryası kitabından: “Atışmalara şen kahkahalar eklendi.”
Son başvuru tarihi 22 Mayıs 2023 olan Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın katılım koşullarına, hakkında ayrıntılı bilgiye ve kitapçıklarına buradan ulaşabilirsiniz.
Figüratif sanatı yeniden tanımlayan Portekizli sanatçı Paula Rego’nun “Hikâyelerin Hikâyesi” başlıklı kişisel sergisi ile “Zamane İstanbulları” başlıklı karma fotoğraf sergisi bugün (22 Aralık) Pera Müzesi'nde açıldı.
Paula Rego’nun eserleri, Tate Britain retrospektifi ve Venedik Bienali’nin ardından “Hikâyelerin Hikâyesi” sergisi ile İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor. Küratörlüğünü Alistair Hicks’in üstlendiği sergide, eserlerinin çoğunda kişisel doğasını, kök saldığı sosyopolitik bağlamı, baskı, otorite ve kurumsal şiddet gibi temaları ön plana çıkaran Portekizli sanatçı Paula Rego’nun yağlıboya, pastel, karakalem ve akrilik resimleri ile yerleştirmeleri yer alıyor. “Paula Rego: Hikâyelerin Hikâyesi” sergisi, Rego’nun hem kişisel hem de toplumsal mücadeleyi odağına alan 1960’lı yıllara ait erken dönem işlerini, 1990’larda ürettiği tek figürlerden oluşan, güçlü anlatımlara sahip büyük boy resimlerini ve 2000 yılından sonra ürettiği katmanlı sahnelerden oluşan çalışmalarını bir arada izleyiciye sunuyor.
Refik Akyüz ve Serdar Darendeliler’in küratörlüğünü üstlendiği “Zamane İstanbulları” başlıklı fotoğraf sergisi, İstanbul’da yaşayan ve birbirinden farklı tarzlarda üreten 11 fotoğraf sanatçısının yakın tarihli çalışmalarından oluşuyor. Sergi, değişik temalar altında izleyiciye İstanbul’dan çarpıcı kesitler sunuyor. Bu temalar arasında kentin boşluk, yalnızlık, tekinsizlik ve eğretiliklerle bezeli topoğrafyası, sosyal ve politik hareketlilikleri, son yıllarda iyice belirginleşen göç meselesi, toplumsal hiyerarşi skalasında ‘öteki’ olarak etiketlenmeden yaşayabilmek için İstanbul’a sığınan genç bireyler, yüzyılın son çeyreğinde sayıları katlanarak artan mega projelerden biri olan Kanal İstanbul da yer alıyor. Silva Bingaz, Osman Bozkurt, Ci Demi, Kıvılcım Güngörün, Ekin Özbiçer, Emin Özmen, Ahmet Sel, Ali Taptık, Kerem Uzel, Erdem Varol ve Cansu Yıldıran’ın işlerinin yer aldığı fotoğraf sergisi, sanatçıların kenti kişisel bir etkileşim alanı olarak yorumlama pratiklerini ve İstanbul sokaklarında karşımıza çıkan olağanüstü, bir o kadar da olağan tuhaflıkları gündeme getiriyor. Sergi kataloğunda sergiyi oluşturan işlerden ilhamla, aynı konulara odaklanan Yaşar Adnan Adanalı, Fırat Genç, Şebnem İşigüzel, Melisa Kesmez, Biray Kolluoğlu, Gamze Toksoy ve Sibel Yardımcı’nın kaleme aldığı metinler yer alıyor.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi'nin yeni sergileri “Paula Rego: Hikâyelerin Hikâyesi” ve “Zamane İstanbulları”, 22 Aralık 2022 - 30 Nisan 2023 tarihleri arasında ziyaret edilebilir.
Künye:
1. Kumsalda | On The Beach, 1985 Tuval üzerine akrilik | Acrylic on canvas 179,2 x 242,5 cm Özel Koleksiyon, Fundação D. Luís I / Casa das Historias Paula Rego'ya ödünç verilmiştir Private Collection on deposit at Fundação D. Luís I / Casa das Historias Paula Rego Fotoğraf | Photograph: © Carlos Pombo
2. Geniş Sargasso Denizi | Wide Sargasso Sea, 1991 Tuval üzerine akrilik | Acrylic on canvas 75 x 99.5 cm İzniyle | Courtesy of Ostrich Arts Ltd. & Victoria Miro
3. Salazar Anavatanı Kusarken Salazar Vomiting the Homeland, 1960 Tuval üzerine yağlı boya | Oil on canvas 94 x 120 cm CAM-Fundação Calouste Gulbenkian, Lizbon Koleksiyonu | Lisbon Collection
4. Barınak serisinden, From the series Shelter, 2015-2022 Arşivsel Pigment Baskı | Archival Pigment Print 41.3x60 cm - 68.5x100 cm Sanatçının izniyle | Courtesy of the Artist
5. Ekin Özbiçer Oto-oryantalizm serisinden, From the series Auto-orientalism, 2014-2022 Sanatçının izniyle | Courtesy of the Artist
6. Dönüşümü Beklemek serisinden, From the series Awaiting Transformation, 2020 Arşivsel Pigment Baskı | Archival Pigment Print 70x50 cm - 35x50 cm Sanatçının izniyle | Courtesy of the Artist
Okurların Saçında Gün Işığı romanıyla tanıdığı Pulitzer Ödüllü Jhumpa Lahiri’nin yeni ve İtalyanca yazdığı ilk romanı Olduğum Yer, Eren Yücesan Cendey’in çevirisiyle Domingo Yayınevi’nden çıktı.
Olduğum Yer, hiçbir zamana, mekâna ya da insana ait olamamış, endişe ile coşku, köklenme ile yabancılaşma arasında gidip gelen bir kadının hikâyesi anlatılıyor.
Bir kadın, kendi şehrinde, kendi başına yürüyor. Hayat yolculuğunun ortasında yolunu kaybettiğinin farkında. Her bir gününün fonunda yer alan bu şehir, olduğu yer, hikâyesinin gizli kahramanı. Sokakları, parkları, müzeleri, mağazaları, kafeleriyle kadının tek gerçek sırdaşı.
Luca Sanat Galerisi, görsel sanatların farklı disiplinlerinde faaliyet gösteren on üç sanatçının eserlerinden oluşan “Yılbaşı Seçkisi”ni 11 Ocak 2023 tarihine kadar 42 Maslak’ta yer alan mekânında sanatseverlerle buluşturuyor.
Sanat Danışmanı Sırma Zaimoğlu tarafından hazırlanan seçki, farklı yaklaşımlara sahip ve özgün bir dil oluşturmuş yeni kuşak sanatçıların eserlerini bir araya getiriyor. Seçkide Anıl Taşezen, Bahar Kılıçaslan, Birce Kirkova, Buket Bingöl, Ercan Vural, Hasan Eşiyok & Onur Yağış, Halil Petuk, Koray Arman, Orçun Beslen, Ömür Kaya, Su Çizgen ve Selin Kurt’un eserleri yer alıyor.
Resim, heykel, karışık teknik ve diasec baskı gibi farklı türlerden eserlerin yer aldığı seçki, sanatseverleri farklı sanatçılar ve farklı eserlerle tanıştırmanın yanı sıra yeni yılda sevdikleri için farklı bir hediye arayanlara “her zaman göz önünde olacak” alternatifler sunmayı da amaçlıyor.
Adres: Ahi Evran Cad. No:6 42 Maslak Shopping Mall K:5 No:5 Maslak, Sarıyer, İstanbul 34398
Piyanist ve besteci Fazıl Say, klavsen için yazdığı ve J. S. Bach’ı İstanbul’la buluşturduğu “Goldberg İstanbul’da” adlı eserini piyanist, klavsenci İklim Tamkan’a ithaf etti. “Goldberg İstanbul’da” İklim Tamkan’ın yorumuyla, ACM etiketiyle müzikseverlerle buluştu.
Fazıl Say, İstanbul ruhunu hissettiren caz öğelerinin ve Türk aksak ritimlerinin yer aldığı bestesinde, J. S. Bach’ın başyapıtlarından biri olan ve klavsen sanatçısı Gottfried Goldberg’e ithaf ettiği “Goldberg Varyasyonları”nın temalarından yola çıkıyor.
“Goldberg İstanbul’da” eserini buradan dinleyebilir, Pelin Kacar imzalı klibini ise buradan izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=DJ_8GgF8uNE
Salt, ses odaklı araştırma projesi ve müzik kolektifi Heya Sound Collective’in performansına 27 Aralık Salı günü 19.00’da ev sahipliği yapacak.
Deneysel ve doğaçlama müzik üreten kadınları buluşturmayı amaçlayan müzik kolektifi Heya Sound Collective, Salt Beyoğlu Açık Sinema’da bir performans gerçekleştirecek. İngiltere, Mısır, Lübnan ve Türkiye’den deneysel ve doğaçlama müzik üreten kadınları birbirleriyle ve dinleyiciyle buluşturmayı amaçlayan kolektifin üyeleri, bu etkinlikte ilk kez fiziksel olarak bir araya gelecek. Üyelerin Salt’taki performansı; alan kayıtları, elektronikler, viyolonsel, vokal ve çeşitli objelerin kullanıldığı yarı doğaçlama, deneysel bir ses çalışması şeklinde gelişecek.
Heya Sound Collective üyeleri Nour Sokhon (Lübnan), Jilliene Sellner (Kanada/İngiltere), Yara Mekawei (Mısır) ve Zeynep Ayşe Hatipoğlu (Türkiye), 2019 yılından itibaren çevrim içi müzik üretimi yöntemleriyle festivallere katılıyor; iş birliği ve deneyim paylaşımına dayalı ortak projeler üzerine çalışıyor.
Herkesin katılımına açık ve ücretsiz olan etkinlik hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.