GÜNDEM
  • 23-01-2023

    Jackie McCann’in insanların ortak yönlerini ortaya koyarken gezegenimizi ilgilendiren meseleler hakkında düşündüren kitabı Dünyada 100 Kişi Olsaydı, Aaron Cushley’in resimleri ve Şiirsel Taş’ın çevirisiyle Redhouse Kidz tarafından yayımlandı.

    “Dünya üzerinde milyarlarca insan yaşıyor ama hepsini birden kafamızda canlandırmamız zor! Hadi dünyanın küresel bir köy olduğunu ve bu köyde 100 kişinin yaşadığını hayal edelim. Herkes nasıl yaşıyor? Fiziksel özellikleri nasıl? Hangi dili konuşuyorlar? Hepsinin hayatı aynı mı?”

    0
    0
    2182
  • 22-01-2023

    Monte Carlo Balesi, Shakespeare’in zamana meydan okuyan eseri Romeo ve Juliet ile 3 ve 4 Şubat 2023 tarihlerinde Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

    Kökleri 1909 yılında atılan ve tüm dünyada bale sanatına yeni bir anlam katarak çığır açan Ballets Russes Topluluğu’na dayanan ve klasik balenin dünya çapındaki temsilcilerinden biri olan Monte Carlo Balesi, yönetmen ve koreograf Jean-Christophe Maillot’nun yönetimiyle yıllar sonra yeniden Zorlu PSM’de izleyici karşısına çıkacak. Repertuvarında Jean-Christophe Maillot’un öncülüğünde üretilmiş 40’a yakın bale koreografisi bulunan Monte Carlo Balesi, Shakespeare klasiği Romeo ve Juliet’in yeniden yorumuyla Türkiye’deki sanatseverlerle buluşacak.

    Jean-Christophe Maillot’nun 20 yılı aşkın süredir hazırladığı Vers un Pays Sage (1995), Roméo et Juliette (1996), Cendrillon (1999), La Belle (2001), Le Songe (2005), Altro Canto (2006), Faust (2007) ve LAC (2011) gibi gösterileriyle günümüzün en önemli topluluklarından biri hâline gelen Monte Carlo Balesi, Göl eseriyle 2017 yılında Zorlu PSM’ye konuk olmuştu.

    ​Monte Carlo Balesi’nin Romeo ve Juliet gösterisinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    4261
  • 22-01-2023

    Galeri Bosfor, Erman Özbaşaran’ın “Muvazene” başlıklı dördüncü kişisel sergisini 25 Şubat tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Erman Özbaşaran, bakışın yüzey ve renk üzerine odaklanan büyük boyutlu resimlerden oluşan “Muvazene” sergisinde hafızasını görsel bir dile çeviriyor. Sanatçı sergi ile büyük ölçekli resimlerinde espasa, yüzeyin bölünmesine, renk etkilerine ve kompozisyonun dengesine eğiliyor. Özbaşaran, bir manzaraya bakışımızla kodladığımız zaman ve mekân algısını, hafızamızdaki ve hatıramızdaki manzaranın değişkenliğiyle yeniden ele alıyor.

    ​Özbaşaran, Eksen serisinde, hayatlarımızdan uzaklaşan manzarayı, boşluğu ve ufuk çizgisini konsantre bir bakışla ele alıyor. Resmin yüzeyindeki zaman-mekân problemini merkeze alan sanatçı, yüzeyi bir ufuk çizgisiyle ikiye bölerek yaşanılan zamanın geçmiş ve gelecek ile nasıl ayrıştığını ve birleştiğini vurguluyor. Çok sayıda ve bir arada sunulan aynı boyuttaki resimler, doku, renk ve ışık farklılıklarıyla birbirlerinden ayrılıyor. “Muvazene” sergisi ile sanatçı, Eksen serisini yeniden ölçeklendiriyor ve parçalar arasındaki denge ile bütüne varma etkisini büyük ölçekte sağlıyor. Sergide teknik ve kompozisyon elemanları bakımından daha zorlayıcı bir süreç devreye giriyor. Adeta sanatçının ürettiği bir seri, genişleyip açılıyor ve teknik olanaklarla kendi sınırlarını zorluyor.

    0
    0
    2230
  • 22-01-2023

    Tarık Tufan’ın gerçeklikle hayalin iç içe geçtiği bir aşk ve tutku hikâyesi anlattığı yeni romanı Âşıklara Yer Yok, Doğan Kitap’tan çıktı.

    Tufan, insanın içindeki bu büyük çatışmanın kapısını aralayarak aşkın yersiz yurtsuzluğuna dair sarsıcı bir hikâye anlatıyor. Ve soruyor: “Aşk sandığımız bağlılıklar, gerçekte bizi kendine tutsak eden bağımlılıklarımız mıdır?”

    Akademisyen Orhan büyük bir tutkuyla bağlı olduğu Firdevs’in peşinden umutsuzca koşarken, bir yandan kendi geçmişindeki travmalarla diğer yandan Firdevs’in bir başka adama duyduğu hastalıklı aşkla mücadele etmektedir. Gece yarısı aldığı telefonla kendini sayfiye kasabası Saklıkuyu’da bulur. Geçmişte hastane olarak kullanılmış, Osmanlı sarayının ve İstanbul zenginlerinin sırlarıyla dolu eski bir köşkün odasına yerleşir. Hatıralarına hapsolmuş Defne’yle ve diğer komşularıyla tanışan Orhan, onların yaralı hikâyelerine ortak olurken, kendini buraya sürükleyen kaderi anlamaya çalışmaktadır. Firdevs’in birden ortadan kaybolmasıyla içine düştüğü merak, nefes kesen bir sonla cevap bulur.

    “Kim bilir, belki de cehennem insanın kendini bağışlayamamasıdır.” 

    0
    0
    1607
  • 21-01-2023

    Özden Selim Karadana’nın yazıp yönettiği, Mimar Sinan Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü yeni mezunlarından Adil İrfanoğlu ve Oğuzhan Aksu’nun rol aldığı Ceviz Ağacı oyunu 23 Ocak ile 3, 15 ve 25 Şubat tarihlerinde Kadıköy Boa Sahne’de tiyatroseverlerle buluşacak.

    Geçtiğimiz sezon yazarlığını ve yönetmenliğini üstendiği Tilkiler ve Kötü Kalpli İtler oyunuyla ismini duyuran Özden Selim Karadana imzalı Ceviz Ağacı, 17 Ocak’ta Kadıköy Boa Sahne’de prömiyer yaptı. Oyun ocak ayından itibaren sezon boyunca Boa Sahne’de ve çeşitli sahnelerde izleyicilerle buluşacak. Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    “Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü. Gençliğimizin baharındaydık, muhtemelen son baharındaydık. Önümüzde fırsatlar vardı, bütün köşeler çoktan kapıldı. Müjdeler havada uçuşuyordu, kara haber tez duyuluyordu. İşte böyle bir zamanda Arif ve Ferdi İstanbul’a geldi. Hiç kimse bunu fark etmedi. Ağzı yok dili yok ama İstanbul “Bir siz eksiktiniz” dedi. Yaşamanın bile zor olduğu bir şehirde üretmek mümkün mü peki?”

    Künye:
    Yazan-Yöneten: Özden Selim Karadana
    Oynayanlar: Adil İrfanoğlu – Oguzhan Aksu
    Yönetmen Yardımcısı: Ertül Erdan
    Dramaturji: Kemal Tosun
    Işık Tasarımı: Yasin Gültepe
    Hareket Tasarımı: Utku Demirkaya
    Ses Tasarımı: Anıl Balkan
    Dekor: Metin Gümüşoğlu
    Oyun Fotoğrafları: Emre Mollaoğlu
    Tanıtım Filmi: Haydar Şahin
    Teknik Sorumlu: Ammar Özçelik
    Sanat Yönetmeni: Aytekin Atabey
    ​Yapım: Kadıköy Boa Sahne

    0
    0
    2318
  • 21-01-2023

    Furkan Öztekin’in “Bekle Beni (Aynı Gökyüzünde)” başlıklı dördüncü kişisel sergisi 18 Şubat tarihine kadar Nue Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Furkan Öztekin, kolaj, fotoğraf, video ve yerleştirme gibi birbirinden farklı mecraları deneyimlediği “Bekle Beni (Aynı Gökyüzünde)” başlıklı sergisinde, 2019 yılından beri iş birliği içinde bulunduğu, 2021 yılında vefat eden aktivist sanatçı Ceyhan Fırat’ın arşivini yeniden yorumluyor. Öztekin, Ceyhan Fırat’ın arşivinde yer alan gökyüzü fotoğraflarını serginin merkezine konumlandırırken, “kişisel arşivler sanatsal araştırma ve üretimin bir parçası olabilir mi?” sorusunu izleyiciye yöneltiyor. Bir Parsel Gökyüzüymüşüm, Hepsi Bu isimli seri, Ceyhan Fırat’ın uzun yıllar yaşadığı İsviçre Lozan’daki balkon manzarasını parçalı bir şekilde kurguluyor. Aynı gökyüzüne bakmanın kolektif yanını vurgulayan bu seri, “bir arada olmasak da aynı gökyüzüne bakmak mümkün mü?” sorusunu yöneltiyor. 2020 yılından beri bir renk araştırması olarak devam eden Yepyeni Gözler serisi, Ceyhan Fırat’ın Ülker Sokak tasvirinden yola çıkarak pejmürde bir pembenin peşine düşüyor.

    Ceyhan Fırat ve Furkan Öztekin’in üç yıla yayılan iş birliklerinden referansla kişisel arşivlerinin kesiştiği noktalara odaklanan bir kitapçık, sergiye eşlik ediyor. Fotoğraf ve metin temelli bir arşivden yola çıkan bu sergi, geçmişi nefes alabilen bir yapıda düşünürken, queer bir arşivle çalışmanın imkân ve zorluklarını araştırıyor.

    Furkan Öztekin’in “Bekle Beni (Aynı Gökyüzünde)” başlıklı sergisini 21 Ocak - 18 Şubat tarihleri arasında pazartesi hariç her gün 13.00 - 19.00 saatlerinde Ankara’da yer alan Nue Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Furkan Öztekin, Çizgi, Kâğıt Kolaj, 2022
    2. Furkan Öztekin, Bir Parsel Gökyüzüymüşüm Hepsi Bu, MDF Plaka Üzerine Kâğıt Kolaj, 35x13 cm, 2022
    3. Furkan Öztekin, Yepyeni Gözler, Kâğıt Üzerine Mürekkep, Kömür ve Akrilik Boya, 2020-2023
    ​4. Ceyhan Fırat, Ülker Sokak

    0
    0
    1832
  • 21-01-2023

    Vedat Milor’un kendi kaleminden kısa bir aile tarihiyle başladığı, Besim Hatinoğlu’yla yaptığı uzun söyleşiyle devam eden kitabı Buyurun Ziyafete - Kısa Bir Aile Tarihi, Yemeğin Kuramsallaştırılması Üzerine Bir Söyleşi ve Seçme Yazılar, İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    Buyurun Ziyafete, kitabında Milor, soyadının “gizemini”, ailesindeki Milli Mücadele yanlılarını ve saltanatçıları öğrenmekle kalmıyor, köklü geçmişine dair de önemli bilgiler veriyor. Kitabı yayına hazırlayan Besim Hatinoğlu’yla yaptığı uzun söyleşi “gastronomik otorite” kavramını, damak tadının gelişimini kendi hayat hikâyesi ve daha önce hiç söz etmediği ilginç anekdotlar ışığında ele alıyor. Son kısımsa farklı temalar altında toplanmış, her biri ayrı ayrı önemli noktalara işaret eden seçme yazılarından oluşuyor.

    Kitapta Milor; “Gastronomi alanında bir “otorite” nasıl ortaya çıkar ve hangi özelliklere sahiptir? “Yemek kültürü”nü nasıl edinip geliştirir? Şarabı, tatları ayırt ederek içmek sıradan bir beceri midir, öğrenilebilir mi? Yemek yenilen yerin “ambiyansı” ne kadar önemlidir? Karnabahar yemeye lokantaya gidilir mi? Geleneksel olan her zaman en iyisi midir? Başka ülkelerden esinlenmek kötü bir şey midir? Mutfağımız dünyada hatırı sayılır bir yere gelebilir mi? Ne yersek o muyuz? Balığa limon sıkılır mı? Şarap nedir, ne değildir? Sosyal medya Vedat Milor’a ne yaptı?” gibi sorulara cevap veriyor.

    “Kendimi ne şekilde tanımladığımı soruyorsan, bu gayet açık: Ben sadece restoran ve şarap eleştirmeniyim. (…) İşin bir de tutku boyutu var. (…) Bu bir tutku, bir hobi olarak ortaya çıkıp hayatının parçası haline gelmesi gereken işlerden. Sana keyif vermeli, hayatının bir parçası olmalı ve akabinde de iş haline gelmeli."

    0
    0
    1861
  • 20-01-2023

    Adamlar grubu Harekete kimse mâni olamaz’ın uzun süredir beklenen Part II’sini ​Sony Music Türkiye etiketiyle yayımladı.

    Dinleyicileri uzun ve döngüsel bir yolculuğa çıkartan tınılara sahip olan Harekete kimse mâni olamaz. Part II’nin söz ve müzikleri Tolga Akdoğan, düzenlemesi ise yine Tolga Akdoğan ile Emre Malikler imzasını taşıyor.

    EP’nin çıkış şarkısı Hayret için oluşturulan klipte yapay zekâ ile görsel oluşturma teknolojilerinden yararlanıldı. Klibin oluşturulmasında dört ayrı yapay zekâ uygulaması kullanıldı ve bu uygulamaların çıktıları geleneksel post prodüksiyon yöntemleri de katılarak bir araya getirildi. Videonun yönetmenliğini GoGo Project’in kurucu ortağı ve yönetmeni olan Cem Adıyaman yaptı.

    ​Adamlar’ın Harekete kimse mâni olamaz. Part II’yi buradan dinleyebilir, “Hayret” şarkısının klibini ise buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=4b7AaJBPqHc

    0
    0
    1704
  • 20-01-2023

    2012’deki ilk edisyonundan beri yaratıcılığı sanat ve teknolojiyle buluşturan Red Bull Doodle Art, Türkiye’de bu sene dördüncü kez gerçekleştirilecek. Yarışmaya 24 Mart tarihine kadar başvuru yapılabilecek.

    Sanatın ve teknolojinin buluştuğu, doodle (karalama) şampiyonası Red Bull Doodle Art’a katılımcılar klasik usül kâğıt kalem ile çizdikleri yaratıcı karalamalar ile başvuru yapabiliyor. Sanatı ve çizmeyi seven, 18 yaşını doldurmuş herkesin katılabileceği yarışmaya başvurular 24 Mart tarihine kadar devam edecek. Red Bull Doodle Art yarışmasında, 60’tan fazla ülkeden katılımcı çizim konusundaki becerilerini sergileyecek. Alanında öne çıkan jürilerin yapacağı elemeler ile belirlenecek yarışmanın kazananı Türkiye finalisti olarak 25 - 28 Mayıs tarihlerinde Amsterdam’da gerçekleştirilecek Red Bull Doodle Art 2023 Dünya Finali’ne katılma fırsatı bulacak.

    Red Bull Doodle Art yarışmasında katılımcılar, Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde kurulan stantlardan veya internet sitesi üzerinden başvuru yapılabilecek. Resmi başvuru çerçevesinde çizilen karalamalar, jürinin değerlendirilmesine sunularak Türkiye finalistini belirleyecek. Bugüne kadar 50.000’den fazla katılımcının başvurduğu Red Bull Doodle Art kapsamında bu sene ilk kez kazanan doodle, NFT üzerinden blok zincire dahil olacak.

    ​Türkiye finalisti, 25 - 28 Mayıs tarihlerinde Hollanda’nın Amsterdam şehrinde gerçekleştirilecek Red Bull Doodle Art 2023 Dünya Finali’nde Türkiye’yi temsil edecek. Ülke finalistleri aynı zamanda dünya finali kapsamında yetenekli ve dünyaca tanınmış sanatçılarla buluşma ve atölyelerde deneyim paylaşma imkânı bulacak. 60’tan fazla ülkeden finalistin eserleri ayrıca halkın katılımına açık bir sergi ile sanatseverlerle buluşacak.  Alanında öne çıkan isimlerin de aralarında bulunduğu jüri tüm eserleri yaratıcılık, artistik beceriler ve hayattan keyif alan bir bakış açısı çerçevesinde değerlendirilecek. Red Bull Doodle Art 2023 dünya birincisi sanat ve inovasyonu harmanlayan, üç gün boyunca sürecek etkinliğin sonunda duyurulacak. Red Bull Doodle Art hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    21
  • 20-01-2023

    2012’deki ilk edisyonundan beri yaratıcılığı sanat ve teknolojiyle buluşturan Red Bull Doodle Art, Türkiye’de bu sene dördüncü kez gerçekleştirilecek. Yarışmaya 24 Mart tarihine kadar başvuru yapılabilecek.

    Sanatın ve teknolojinin buluştuğu, doodle (karalama) şampiyonası Red Bull Doodle Art’a katılımcılar klasik usül kâğıt kalem ile çizdikleri yaratıcı karalamalar ile başvuru yapabiliyor. Sanatı ve çizmeyi seven, 18 yaşını doldurmuş herkesin katılabileceği yarışmaya başvurular 24 Mart tarihine kadar devam edecek. Red Bull Doodle Art yarışmasında, 60’tan fazla ülkeden katılımcı çizim konusundaki becerilerini sergileyecek. Alanında öne çıkan jürilerin yapacağı elemeler ile belirlenecek yarışmanın kazananı Türkiye finalisti olarak 25 - 28 Mayıs tarihlerinde Amsterdam’da gerçekleştirilecek Red Bull Doodle Art 2023 Dünya Finali’ne katılma fırsatı bulacak.

    Red Bull Doodle Art yarışmasında katılımcılar, Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde kurulan stantlardan veya internet sitesi üzerinden başvuru yapılabilecek. Resmi başvuru çerçevesinde çizilen karalamalar, jürinin değerlendirilmesine sunularak Türkiye finalistini belirleyecek. Bugüne kadar 50.000’den fazla katılımcının başvurduğu Red Bull Doodle Art kapsamında bu sene ilk kez kazanan doodle, NFT üzerinden blok zincire dahil olacak.

    ​Türkiye finalisti, 25 - 28 Mayıs tarihlerinde Hollanda’nın Amsterdam şehrinde gerçekleştirilecek Red Bull Doodle Art 2023 Dünya Finali’nde Türkiye’yi temsil edecek. Ülke finalistleri aynı zamanda dünya finali kapsamında yetenekli ve dünyaca tanınmış sanatçılarla buluşma ve atölyelerde deneyim paylaşma imkânı bulacak. 60’tan fazla ülkeden finalistin eserleri ayrıca halkın katılımına açık bir sergi ile sanatseverlerle buluşacak.  Alanında öne çıkan isimlerin de aralarında bulunduğu jüri tüm eserleri yaratıcılık, artistik beceriler ve hayattan keyif alan bir bakış açısı çerçevesinde değerlendirilecek. Red Bull Doodle Art 2023 dünya birincisi sanat ve inovasyonu harmanlayan, üç gün boyunca sürecek etkinliğin sonunda duyurulacak. Red Bull Doodle Art hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1574
DAHA FAZLA
Geldanlage