GÜNDEM
  • 22-04-2023

    Antik çağlardan günümüze büyük kitap koleksiyonlarının yok oluşunu incelerken, kütüphane kayıplarının yol açtığı entelektüel, siyasi ve kültürel sonuçları araştıran, James Raven’in editörlüğünde hazırlanan Kayıp Kütüphaneler, Dilek Berilgen Cenkçiler’in çevirisiyle Ketebe Yayınları’ndan çıktı.

    “İlk Çağdan Bugüne Büyük Kitap Koleksiyonlarının Yok Oluşu” alt başlığı taşıyan kitapta birçok önemli kütüphane zayiatının ve kültürel yıkımın yeniden değerlendirildiği on dört özgün makale yer alıyor.

    Kayıp Kütüphaneler; Mezopotamya ve İskenderiye’nin kaybolan ünlü kütüphanelerinden manastır ve kraliyet koleksiyonlarının dağıtılmasına, Nazilerin Yahudi kütüphanelerini yok etmesine ve yakın zamanda saldırı ve işgalin hedefindeki Tibet, Bosna ve Irak’ta kitapların yağmalanması ve yakılmasına kadar kütüphane tarihindeki en büyük felaketlerin ilk kez karşılaştırmalı olarak tartışıldığı bir kitap.

    “Kitaplara ve kütüphanelere ilgi duyan her okur, merak uyandıracak ve bilgilendirecek pek çok şeyi bu kitapta bulacaktır fakat dahası da var: Kitap, kütüphanelerin kaybı ve yok edilmesinin anlamı üzerine düşünmek için okura çok fazla alan sunuyor. Her bir bölümün bile aktardığı birçok ilgi çekici tema var. Kitap ve kütüphane kültürünün ve tarihinin tüm yönleriyle ele alındığı bu çalışma, ilgililere yürekten bir tavsiye niteliğinde.” - Paul Sturges, Kütüphane Tarihçisi

    0
    0
    1682
  • 21-04-2023

    Borusan Sanat, mayıs ayı programı kapsamında BİFO’nun Leyla Gencer anısına vereceği konser ile Borusan Müzik Evi’nde çağdaş müzik repertuvarından örneklerin sunulacağı iki konseri müzikseverlerle buluşturacak.

    Bu yıl 50. yaşını ve sanatta 30. yılını kutlayan gitarist ve besteci Şevket Akıncı, 5 Mayıs Cuma saat 21.00’de Borusan Müzik Evi’nde konser verecek. Konserde Akıncı’ya yıllar içerisinde çalıştığı önemli isimler eşlik edecek. Konserde 2021’de Tarla Records tarafından yayımlanan Dünyada Saat Kaç ve 2017 yılında A.K. Müzik tarafından yayımlanan Escher Chronicles albümlerinden seçmeler seslendirilecek. New Yorklu JACK Quartet, heyecan verici müzik repertuvarından bir seçkiyle 16 Mayıs Salı günü saat 21.00’de Borusan Müzik Evi’nde dinleyicilerle buluşacak.

    Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), vefatının 15. yılında Leyla Gencer’i 25 Mayıs Perşembe saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde vereceği konser ile anacak. BİFO ve konuk solistler, İtalyan opera tarihindeki performanslarıyla akla ilk gelen isimlerden biri olan Leyla Gencer’in anısına bir araya gelecek. 19. yüzyılda G. Bellini ve G. Verdi’yle birlikte İtalyan Romantik opera üslubunu yaratan en önemli bestecilerden biri olan Giochiano Rossini’nin büyük ölçekli iki dinsel yapıtından biri olan Stabat Mater, konserde dinleyiciyle buluşacak. Koreli koloratur soprano Jay Yang, 2018 yılında Leyla Gencer Şan Yarışması’nda birincilik ödülü kazanan, aynı zamanda BİFO Özel Ödülü ve Leyla Gencer Halk Ödülü’ne de layık görülen mezzosoprano Ezgi Karakaya, İngiliz tenor Theodore Browne ve dünya sahnelerinde önemli rolleri seslendiren bas bariton Burak Bilgili sahnede olacak. Solistlerle birlikte Jozef Chabroň yönetimindeki Slovakya Filarmoni Korosu’nun konuk olacağı konserde BİFO’yu Carlo Tenan yönetecek. Ayrıca Leyla Gencer, 10 Mayıs Çarşamba akşamı Borusan Klasik radyosundan yapılacak bir canlı yayın ile anılacak.

    ​BİFO’nun Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde ve Borusan Quartet’in Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleşecek tüm konserleri Borusan Sanat’ın çevrim içi radyosu Borusan Klasik’ten canlı olarak yayımlanacak. Sezon boyunca gerçekleşen konserlerin kayıtlarının yer aldığı platformda, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Borusan Quartet’in tüm sezon konserleri ile Borusan Müzik Evi’nde gerçekleşen seçili konserler her hafta farklı programlarla yayımlanıyor.

    0
    0
    1632
  • 21-04-2023

    Joaillier ailesinin beşinci kuşak temsilcisi olan koleksiyoner Fabrizio Casaretto’nun 15 yılı aşkın süredir bir araya getirdiği aile arşivinden fotoğrafların yer aldığı “Sébah & Joaillier: Eye of the Bosphorus” sergisi 28 Nisan - 18 Haziran tarihleri arasında Şule Gazioğlu Art & Design’da sanatseverle buluşuyor.

    ​“Sébah & Joaillier: Eye of the Bosphorus” sergisi ile izleyiciler Boğaziçi’nin 19. yüzyıldaki tarihi kökenine uzanmanın yanı sıra Osmanlı’nın en önemli fotoğraf stüdyosunun arşivini de ilk kez görme imkânı bulacak. Sergi boğaz kültürüne dikkat çekmek adına, Boğaziçi’nin kült statüsünün 19. yüzyıldaki tarihi kökenine odaklanıyor. Boğazı konu alan sergi, Osmanlı’nın en önemli fotoğraf stüdyosunun fotoğraf arşivini ilk kez mercek altına alan sergi olma özelliği taşıyor. Sergide fotoğrafların yanı sıra 19. yüzyıla ait görsel ve belgeler, fotoğraf makineleri ve stereoskop gibi döneme ait gereçlerin de yer alıyor. Sergi, boğaz yaşantısının kült statüsünü belki de ilk fark eden ve kayıt altına alan Osmanlı’nın ilk fotoğraf stüdyolarından biri olan Sébah & Joaillier arşivini ziyaretçilerle buluşturacak.

    0
    0
    2201
  • 21-04-2023

    Rebecca Solnit’in son yıllarda ortaya çıkan #MeToo, #BlackLivesMatter ve benzeri hareketleri tarihi bir perspektife oturttuğu, gerçekçi hikâyelerle okuruna cesaret verdiği kitabı Bu Kimin Hikâyesi? - Eski Çatışmalar, Yeni Tartışmalar, Asude Küçük’ün çevirisiyle Minotor Kitap’tan çıktı.

    Günümüzde anlatılan hikâyelere son şeklini kimler verecek? İşte günümüzde bu önemli güce sahip olmak isteyenler arasında büyük bir mücadele hüküm sürüyor: Kadınlar, beyaz ya da heteroseksüel olmayan insanlar kendilerine ait olan başka başka hikâyeler anlatırken erkekler, özellikle de beyaz erkekler öteden beri anlatılan eski hikâyelere ve kendi merkezi konumlarına sıkı sıkıya tutunmaya çalışıyorlar.

    Bu Kimin Hikâyesi?’nde Rebecca Solnit, son yıllarda ortaya çıkan #MeToo, #BlackLivesMatter ve benzeri hareketlerin, bu tür değişimlerin ortaya çıkması için cesaret ve kararlılık gösterenleri, karınca kararınca yapılan katkıların birikimsel etkilerini ele alarak umut dolu bir hikâye anlatıyor. Bundan neredeyse yetmiş yıl önce Alabama’da otobüsteki yerinden kalkmayan Rosa Parks’ın bugünün aktivistlerinden Greta Thunberg’e ilham verebildiğine dikkat çeken Solnit, başarısızlığa mahkûm görülen cılız eylemlerin bile, yadsınamayacak bir hakkı savunuyorsa mutlaka bir sonuç doğuracağını söylüyor.

    0
    0
    2002
  • 20-04-2023

    İki Tiyatro’nun yazarlığını ve rejisini Tunç Şahin’in üstlendiği ilk oyunu Canavar, 11 Mayıs Perşembe akşamı DasDas’ta prömiyer yapacak.

    Ortak bir travmaya farklı tepkiler veren, yıllardır karşılaşmamış üç kuzen arasında yaşanan bir yüzleşme gecesinin hikâyesini anlatan Canavar’ın oyuncu kadrosunda Tülin Özen, Gülçin Kültür Şahin ve Hakan Emre Ünal yer alıyor. İnsanlar İkiye Ayrılır7 YüzKarışık Kaset gibi işleriyle tanınan yazar ve yönetmen Tunç Şahin’in tiyatro için kaleme aldığı Canavar, 11 Mayıs’ta DasDas’ta prömiyer yaptıktan sonra 26 Mayıs’ta Oyun Atölyesi’nde, 1 Haziran’da Alan Kadıköy’de, 7 Haziran’da Zorlu PSM %100 Studio’da ve 9 Haziran’da Fişekhane’de tiyatroseverlerle buluşacak.

    “Bir imza günü için küçük bir Anadolu şehrine gelmiş olan roman yazarı Kemal Sönmez (Hakan Emre Ünal) yıllardır görüşmediği kuzenleri Aslı (Tülin Özen) ve Derya’yı (Gülçin Kültür Şahin) ziyaret eder. Kız kardeşler bu habersiz ziyarete hazırlıksız yakalanır. İki kız kardeş, Kemal’in de önerisiyle tarifini unuttukları ve yıllardır yemedikleri aile yemekleri ‘Kapama’yı yapmaya karar verir.  Yapması hatırladıklarından kolay, yemesi ise tahmin ettiklerinden zor olan yemek hazırlanırken, Kemal’in ziyaretinin altındaki gerçek sebep ortaya çıkar.”

    Künye:
    Yazan & Yöneten: Tunç Şahin
    Yardımcı Yönetmen: Ömer Güneş
    Oyuncular: Tülin Özen, Gülçin Kültür Şahin, Hakan Emre Ünal
    Sahne Tasarım: Aslı Dadak, Barış Yıkılmaz
    Işık Tasarım: Yasin Gültepe
    Ses Tasarım: Safa Hendem
    Reji Asistanları: Şevval Öztay, Mislina Kurtuldu
    Kostüm Tasarım: Emre Donmaz
    Yapım: İki Tiyatro
    Yapımcılar: Ersan Çongar & Mine Güler 
    Uygulayıcı Yapımcı: Elif Özge Maltepe

    Canavar’ın 11 Mayıs Perşembe akşamı DasDas’ta gerçekleşecek gösteriminin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    9042
  • 20-04-2023

    Hans Christian Andersen Ödüllü İngiliz yazar David Almond’un okuru sınıfa yeni gelen ve her anlamda diğerlerinden farklı bir çocukla tanıştırdığı romanı Yeni Gelen, Marta Altés’in resimleriyle, Mine Kazmaoğlu’nun çevirisiyle Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.

    Almond; yaşama dair temel sorular soruyor; insanın iç güdülerini, hayatı dolu dolu yaşamayı ve sevginin önemini anlatıyor. Hikâye, arkadaşlık, özgürlük, bilim gibi kavramları sorgularken çocukları, geleceği çok boyutlu düşünmeye çağırıyor. Geleceğin çocuklarına, insanlığa ve yapay zekâ tartışmalarına bir ihtimal daha var mı dedirten bir ışık tutuyor.

    “Daniel ve arkadaşı Maksie, sınıfa yeni gelen George'u önce çok yadırgarlar. Ama sonra, her sözcüğün anlamını bilen, matematik işlemlerini hızla çözen bu tuhaf çocuğa yakınlık duyarlar. Daniel, onu çaya, hatta futbol oynamaya davet eder. İkili, George'un mesafeli ve sessiz halini, ona sürekli komutlar veren kadını ve gizemli minibüsün sırrını öğrenince hayrete düşer. Daniel, arkadaşlarıyla birlikte, George'a yardım etmek için harekete geçer...”

    0
    0
    1564
  • 19-04-2023

    Kaş Caz Festivali, bu sene 25, 26 ve 27 Ağustos’ta Setur Marina’da müzikseverlerle buluşacak.

    ​Kaş Caz Festivali, üç gün boyunca müzisyenlerin solo ve grup performansları ile dinleyicilere denizin kıyısında unutulmaz bir festival deneyimi sunacak. Festivalde cazın ritimleri Kaş’ın ılık rüzgarlarına karışarak, dinleyicileri farklı bir müzikal yolculuğuna çıkaracak. Kaş Caz Festivali’nin programı önümüzdeki günlerde duyurulacak.

    0
    0
    1581
  • 19-04-2023

    Danimarkalı besteci, müzisyen ve prodüktör Trentemøller, 13 Ekim Cuma akşamı Babylon’da konser verecek.

    Indie, shoegaze, noise rock, post-punk, electro-pop gibi türleri elektronik ve ambient müzik öğeleriyle harmanlayan Trentemøller, son 15 yılın başarılı prodüktörleri arasında gösteriliyor. The Last Resort isimli çıkış albümünü 2006’da yayımlayan Trentemøller, ilk canlı orkestrasını 2007’de kurarak performanslarına başladı. Bugüne kadar Tricky, Savages, A Place To Bury Strangers, The Soft Moon, UNKLE, Depeche Mode, The Knife, Franz Ferdinand, Blonde Redhead, Lower Dens, Slowdive ve jennylee gibi 100’den fazla isimle remix’ler ve ortaklıklar gerçekleştiren Trentemøller; ilk albümünden sonra Into The Great Wide Yon-derLostFiction ve Obverse albümlerini çıkardı. 2022’de Memoria isimli altıncı albümünü kendi plak şirketi In My Room etiketiyle yayımlayan Trentemøller, müziğinde kontrastlarla ve paradokslarla dolu alanları keşfediyor.

    ​13 Ekim Cuma saat 22.00’de Babylon’da gerçekleşecek Trentemøller konserinin biletlerine Biletix ve Mobilet üzerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3822
  • 19-04-2023

    Türkiye, Hollanda ve ötesinden kuir sanatçıları, düşünürleri ve gece hayatı çalışanlarını çevrim içi ortamda buluşturan dayanışma, iş birliği ve sanat ağı Through The Window (TTW) dördüncü turuna “Öfke ve Adalet” temasıyla başlıyor.

    Through The Window (TTW), yeni dönemine 25 Nisan Salı günü pop-up etkinliği ile başlayacak ve 21 Haziran Çarşamba günü çevrim içi sergi açılışı, sohbeti ve kapanış partisi ile devam edecek. Proje kapsamında yalnızca Instagram üzerinden izlenebilecek TTW sergisi, bu yıl ilk defa Türkiye, Hollanda ve ötesinden davet edilen 31 kuir sanatçının “Öfke ve Adalet” temasıyla ürettikleri işleri sanatseverlerle buluşturacak.

    Performans sanatçısı, söz yazarı, DJ ve LGBTQIA+ hakları aktivisti Kübra Uzun, sanatçı, yönetmen ve küratör Ömer Tevfik Erten, Hollandalı yazar ve felsefeci Simon(e) van Saarloos ve dijital medya ve iletişim uzmanı Zekican Sarısoy kolaylaştırıcılığında 2020 yılında başlayan proje, küresel pandemi sürecinde işini ve sahnesini kaybeden kuir sanatçı, aktivist ve gece hayatı çalışanlarına destek olmayı ve kuirler arasındaki trans*nasyonel ağı genişletmeyi amaçlıyor.

    TTW’nin 25 Nisan’da medya GaGa ev sahipliğinde gerçekleşecek ilk etkinliği “Queer Archival Strategies’’ adlı çevrim içi sohbet olacak. Simon(e) van Saarloos moderatörlüğünde gerçekleşecek olan sohbete Lani Hanna, Lalu Ozban ve Pamina Sebastião konuşmacı olarak katılacaklar.

    ​Türkiye, Hollanda ve ötesinden davet edilen 31 kuir sanatçının fotoğraf, resim, video, ses gibi farklı araçlarla ürettikleri işlerden oluşan disiplinlerarası sergi, 21 Haziran 2023 Çarşamba günü TTW’nin Instagram hesabında açılacak.

    0
    0
    1282
  • 19-04-2023

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 42. İstanbul Film Festivali ödülleri, dün akşam (18 Nisan) Soho House İstanbul’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

    42. İstanbul Film Festivali’nin ulusal ve uluslararası yarışmalarında kısa ve uzun metrajlı toplam 59 film yarıştı. Ödül törende Uluslararası ve Ulusal Altın Lale ödüllerinin yanı sıra, Ulusal Yarışma En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Sanat Yönetmeni ve En İyi Özgün Müzik ödüllerini kazananlar açıklandı. Ödül töreninde ayrıca Ulusal Belgesel Yarışması, Ulusal Kısa Film Yarışması ödülleri, Genç Usta Ödülü, Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü ve Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) Ödülleri verildi.

    İKSV eski yönetim kurulu başkanı ve İstanbul Film Festivali kurucularından Şakir Eczacıbaşı anısına verilen Uluslararası Altın Lale Ödülü’nü Houman Seyyedi’nin yönettiği Jang-e jahani sevom / World War III / Üçüncü Dünya Savaşı filmi kazandı. Uluslararası Yarışma’da Jüri Özel Ödülü Dmytro Sukholytkyy-Sobchuk’un yönettiği Pamfir filmine, Fanny Molins imzalı Atlantic Bar filmine ise Mansiyon verildi.

    Ulusal Yarışma kapsamında En İyi Film, En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Sanat Yönetmeni ve En İyi Özgün Müzik olmak üzere toplam on dalda ödül verildi. Ulusal Yarışma’da en iyi filme verilen Altın Lale’yi Ayşe Polat’ın yönettiği Im Toten Winkel / Kör Noktada kazandı.

    Festivalin kurucularından Onat Kutlar anısına verilen Jüri Özel Ödülü’nü Fikret Reyhan’ın yönettiği Cam Perde filmi aldı. En İyi Yönetmen Ödülü, Ayna Ayna filmiyle Belmin Söylemez’in oldu. En İyi Kadın Oyuncu Ödülü Ayna Ayna filmindeki rolüyle Manolya Maya, Şenay Aydın, Laçin Ceylan’a verildi. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü Cam Perde filmindeki rolüyle Alper Çankaya’nın oldu. En İyi Senaryo Ödülü’nü Kör Noktada filminin senaristi Ayşe Polat kazandı. En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü Bir Tutam Karanfil filmiyle Barış Aygen’e verildi. En İyi Kurgu Ödülü’nü Kör Noktada filmiyle Serhad Mutlu ve Jörg Volkmar kazandı. En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü Iguana Tokyo filmiyle Meral Efe Yurtseven ve Emre Yurtseven’e, En İyi Özgün Müzik Ödülü ise gene Iguana Tokyo filmiyle Kazuya Nagaya, Sound Walk Collective’e verildi. Jüri ayrıca Umut Subaşı’nın yönettiği Sanki Her Şey Biraz Felaket filmine Mansiyon verildi.

    Ulusal Kısa Film Yarışması’nda, En İyi Kısa Film Ödülü’nü Aram Dildar’ın yönettiği Navnîşan / Adres’e, Mansiyon ise Charles Emir Richards’ın yönettiği Suriyeli Kozmonot adlı filme verildi.

    En İyi Belgesel Ödülü’nü Somnur Vardar’ın yönettiği Boşlukta filmi alırken, Ulusal Belgesel Yarışması’nda Mansiyon İdil Akkuş ile Ekin İlkbağ imzalı Düet’e verildi.

    2012 yılında hayatını kaybeden yönetmen ve yapımcı Seyfi Teoman anısına verilen En İyi İlk Film Ödülü’nü bu sene Bars filmi ile yönetmen Orçun Köksal aldı.

    Uluslararası Yarışma’da Jung July’ın yönettiği Next Sohee / Da-eum-so-hee / Sıradaki Kız,   Ulusal Yarışma’da Ayşe Polat’in yönettiği Im Toten Winkel / Kör Noktada, Ulusal Kısa Film Yarışması’nda da Fırat Yücel’in yönettiği 8 Mart 2020: Bir Günce FIPRESCI ödülüne layık bulundu.

    18-25 yaş arası sinema öğrencilerinden oluşan Nespresso Genç Jürisi tarafından değerlendirilen Genç Usta Ödülü’nü Sígurno mjesto / Safe Place / Güvenli Bir Yer filmiyle Juraj Lerotić kazandı.

    42. İstanbul Film Festivali hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1476
DAHA FAZLA
Geldanlage