
Borusan Sanat, Uluslararası Caz Günü’nü 30 Nisan Pazar günü gerçekleşecek James Brandon Lewis Trio konseriyle Borusan Müzik Evi’nde kutlayacak.
Borusan Müzik Evi ve Kod Müzik iş birliğiyle düzenlenen 35. Nova Muzak serisinde, James Brandon Lewis Trio, Borusan Müzik Evi sahnesinde dinleyicilerle buluşacak. Caz müziğinin dünyanın dört bir köşesindeki insanları birleştirmedeki rolünü vurgulamak için 2011’den bu yana kutlanan Uluslararası Caz Günü kapsamında düzenlenen konser, Borusan Klasik ve Joy Jazz radyolarından yapılacak canlı yayınla da dinlenebilecek. Konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Borusan Sanat, konser deneyimini dijitale taşıyan platformu borusansanat.tv ile konser kayıtlarını izleyenlerle buluşturmaya devam ediyor. Platformda 29 Nisan Cumartesi saat 20.00’de Christian Benning’in, İstanbul’un perküsyon grubu SA.NE.NA ile Borusan Müzik Evi’nde verdiği konserin kaydı yayımlanacak ve iki hafta boyunca yayında kalacak. 30 Nisan Pazar saat 11.30’da da “Yeni Yıl Konseri” yayımlanacak. Konserlerin öncesinde, konser öncesi yapılan söyleşi ve röportajlar platformda olacak.
Kaan Baltacı’nın “Denge” başlıklı kişisel sergisi 14 Mayıs’a kadar 42 Maslak’ta yer alan Artopol Art Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.
ABD Büyükelçilik Koleksiyonu için seçilen ilk Türk sanatçı olan Kaan Baltacı’nın eserleri geleneksel çini sanatının izlerini taşırken aynı zamanda çağdaş bir estetik sunuyor. Sanatçı eski sanatın modern bir yorumu olan çağdaş çini sanatını figüratif soyutlamalar şeklinde yorumluyor. Çalışmalarını genellikle seramik ve aynalı duvar panoları içerisine yerleştirerek yapan Baltacı, bu tür eserlerle eski ustaların mirasını sürdürmekle birlikte, aynı zamanda modern bir estetik yaratıyor. Sanatçı sergide yapıtlarında kullandığı figürler ve temaların zıtlığı ile beraber oluşan dengeye odaklanıyor.
Kaan Baltacı “Denge” sergisinin şu sözlerle tanımlıyor: “Dünya değişiyor. Dengemiz bozuluyor. Modern sanatta gelinen nokta ortada. Doğu-Batı dengesi ile. Geleneksel ve gelecek ile günümüze uyarlanmış bir denge olabilir mi? Yeniçerileri vogue dansı yapsa? Demir tahta bir padişah otursa? Şahmeran haremde partiye katılsa nasıl olur? Çini sanatımıza yeni bir boyut geliyor. Belki de dengeleri değiştirmek gerekir.”
Geleneksel çini sanatı üzerine uzmanlaşan sanat tarihçi Hayal Güleç ise sergiyi şu sözlerle yorumluyor: “Sanatçının ‘Denge’ temasını vurguladığı sergisi, farklı zamanların tekniklerini bir arada kullanmasının yanı sıra, farklı uygarlıklarının sembollerini de kullanmasıyla dikkat çekiyor. Anadolu topraklarının kültürel birikimini, hammaddesi toprak olan bir sanat dalıyla yansıtması oldukça etkileyici bir sonuç doğurmuş. 16 yüzyıl klasik devir motifleri ve figürlerin bir arada kullanıldığı kompozisyonlar, dengesi bozulan dünyaya çare olmayı ve kalıcı bir güzellik getirmeyi amaçlamış. Ayrıca eserlerinde, bugüne kadar aldığı eğitimlerin ve mesleki tecrübelerinin net bir biçimde hissedildiği görülüyor.”
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, “Meşgul Şehir: İşgal İstanbul’unda Siyaset ve Gündelik Hayat, 1918-1923” başlıklı güncel sergisi kapsamında 28 Nisan’da “İşgal İstanbul’unu Yeniden Düşünmek: Tarihyazımı ve Kamusal Tarih” başlıklı bir panele ev sahipliği yapacak.
Küratörler Daniel-Joseph MacArthur-Seal ve Gizem Tongo’nun konuşmacı olarak katılacağı etkinliğin moderatörlüğünü K. Mehmet Kentel üstlenecek. Etkinlikte, İstanbul’un işgal dönemine dair yeni çalışmaları, perspektifleri ve bunların sergide nasıl temsil edildiğini tartışacaklar.
“İşgal İstanbul’unu Yeniden Düşünmek: Tarihyazımı ve Kamusal Tarih” başlıklı panel, 28 Nisan Cuma günü 18.30’da İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, Arka Oda’da gerçekleşecek. Etkinlik ücretsiz olacak ancak yerler kapasiteyle sınırlıdır. Rezervasyon alınmayacak ve etkinlik dili Türkçe olacak.
“Meşgul Şehir: İşgal İstanbul’unda Siyaset ve Gündelik Hayat, 1918–1923” sergisi izleyiciyi işgal günlerine götüren İAE arşivinin yanı sıra, Türkiye, Fransa, İngiltere, Yunanistan, Ermenistan ve Rusya’daki çeşitli kütüphane, arşiv ve koleksiyonlardan seçilmiş belgeler, resmi yazışmalar, resimler, film ve fotoğrafları bir araya getiriyor. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İngiliz, Fransız ve İtalyan orduları tarafından işgale uğrayan İstanbul’u yazılı ve görsel arşivlerin ışığında, işgal süresince yalnızca siyasal anlamda değil, toplumsal ve kültürel anlamda da sürekli bir hareketlilik hâlinde olan İstanbul’a ayna tutan bu sergiyi 6 Aralık 2023’e kadar İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde ziyaret edebilirsiniz.
Kum sahne grubu Bedeviler ile hazırladığı Apartmanlar isimli ikinci stüdyo albümünü Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerle buluşuyor.
“Düşmanlarıma”, “Senden Uzak”, “Gel”, “Yastık İzi” gibi şarkıları ile tanınan Kum, yeni albümünün çıkış parçası olarak hem “Son Gece” hem de “Apartmanlar”ı gösteriyor. Albümün ilk teklisi “Uykusuz” 24 Mart’ta yayımlanmıştı. Albümdeki tüm şarkıların söz ve müziği Burkut Kum’a ait iken albümün aranjörlüğünü de Kum ile birlikte Luca Fritz, Denzi, Orkun Tunç ve Alper Ekiz’den oluşan Bedeviler üstleniyor.
Intro, Interlude ve Outro dahil 14 şarkıdan oluşan Apartmanlar, Kum’un tabiriyle Anadolu coğrafyasından da etkilenmiş bir yarı doğaçlama olarak kaydedildi. “Son Gece” şarkısının klibinin yönetmenliğini Küçük Oda ekibi üstleniyor. İlerleyen günlerde yayımlanacak “Orada Bir Ev” şarkısının klibinde ise sevdiği kızla buluşmaya giden Kum ve Bedeviler, Bedeviler Turizm otobüsünde bir maceraya atılıyor.
Kum & Bedeviler’in yeni albümü “Apartmanlar”ı buradan dinleyebilir, “Son Gece” şarkısının klibini ise buradan izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=HxTQJ0tA9lM
İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV), Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirdiği Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında yürütülen Ortaklaşa Hibe Programı için başvurular başladı.
Kültür sanat odaklı sivil toplum kuruluşlarının, en az bir belediye ortaklığıyla başvurabilecekleri hibe programı ile Türkiye genelinde sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin birlikte üreteceği ortak projelere toplamda 1,3 Milyon Euro hibe verilecek. Ortaklaşa Hibe Programı’na 12 Temmuz saat 18.00’e kadar başvuru yapılabilecek. Her başvuru için en az destek oranı 50.000 Euro, en yüksek destek oran ise 120.000 Euro olarak belirlendi. Hibe programı kapsamında projelerin onay sürecinden sonra 6 ay ile 12 ay içerisinde gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Hibe programına; STK ve belediyelerin birlikte geliştirdikleri, ürettikleri farklı disiplinlerden kültür sanat projeleri, belediyeye ait veya âtıl durumda bir mekânın STK’ların uzmanlığı ve içerik katkısıyla kültür sanat alanına dönüştürüldüğü, mekân odaklı projeler veya yerelde katılımcı kültürel planlamayı ve kültür yönetimini teşvik eden mekanizmalar ve pratikler öneren projeler ile başvuru yapılabilecek. Ayrıca deprem bölgesine ya da depremden etkilenenlere yönelik tasarlanan kültür sanatı odaklı projeler de teşvik edilecek.
Ortaklaşa Hibe Programı ile ilgili 28 Nisan Cuma saat 10.30’da çevrim içi bir bilgilendirme toplantısı da düzenlenecek. Toplantıya buradan kayıt olarak katılabilirsiniz. Ayrıca 22 Mayıs’ta hibe programına başvurmayı amaçlayan kurumlara yönelik çevrim içi bir soru cevap etkinliği, 12 Haziran’da STK’ların proje fikirlerine belediye ortağı bulabilmelerini amaçlayan, çevrim içi bir ortak arama etkinliği de gerçekleştirilecek.
Ortaklaşa Hibe Programı hakkında ayrıntılı bilgiye buradan, başvuru rehberine ise buradan ulaşabilirsiniz.
Çevreci anne-kız ikilisi yazar Sally Gardner ile çizer Lydia Corry'nin genç okurlara doğayı koruma konusunda yaratıcı bir hikâye anlattıkları Tindimler ve Çöp Adası adlı kitap, Tuğçe Özdeniz’in çevirisiyle Can Çocuk’tan çıktı.
Tindimler ve Çöp Adası, 7 yaş ve üzeri okurlara doğayı korumaya dair bir hikâye anlatıyor. Çok ufaktırlar, o yüzden gözden kaçırmış olabilirsiniz. Tindimler dünyanın en eski geridönüşümcüleridir, harıl harıl bugünün çöplerini yarının hazinesine dönüştürürler.
Hadi siz de gelin, Kuka, Dem, Pinçik, Kaptan Kaşık ve Çöp Adası'nın diğer Tindimleri ile tanışın!
“'Birimizi gökyüzüne kaldıracak bir şeye ihtiyacımız var,' dedi. 'Bu şeyin ucundaki kişi bize seslenip nereye gitmemiz gerektiğini söylerdi.'
'Böyle bir şeyimiz var!' diye bağırdı Kuka, Dem ve Pinçik bir ağızdan.
'Öyle mi gerçekten?' diye sordu Martı Nine.
'Evet, kırmızı bir balon,' dedi Dem. 'İçinde gökkuşağı renklerinde bir denizyıldızıyla.'
'Balon mu?' dedi Yabankazı Papyon. 'İşte bu gerçek bir hazine.' Ayağa kalktı. 'Hemen şimdi bu balona bakmaya gidiyorum. Aaa, bu arada, hiç gökkuşağı renklerinde bir denizyıldızı görmedim.'”
Depo, Rezzan Gümgüm’ün “Dağdaki Keçi, Gökteki Ay, Sudaki Balık” başlıklı kişisel sergisini 27 Nisan - 24 Haziran tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.
“Dağdaki Keçi, Gökteki Ay, Sudaki Balık” sergisi, Dersim coğrafyasında Mizur/Munzur Nehri ve suyu, kırmızı benekli alabalıklar ve dağ keçileri gibi doğadaki canlı veya cansız tüm varlıklara atfedilen kutsiyete ve onları tehdit eden barajlara, HES’lere, dağ keçisi avlama ihalelerine ve madencilik projelerine dikkat çekiyor. Sanatçının sergideki video ve yerleştirmeleri, Dersim’deki kültürel ve biyolojik çeşitliliğe, doğa ve yerel kültürün iç içe geçtiği gündelik yaşama odaklanıyor. Sanatçı, küresel biyolojik çeşitliliğin kaybolmaya yüz tuttuğu bir zamanda, dünya ile kurulan ilişkinin epistemolojik köklerini yeniden düşünmenin ve sanat aracılığıyla ortaya yeni önermeler çıkarmanın gerekliliğini vurguluyor. Oluşturduğu görsel anlatılarda hem öznel hem de kolektif hikâyeleri ele alan sanatçı, başka bir anlatıma imkân sağlamanın, kültürel referanslar üzerinden yaşadığımız coğrafyaya, doğaya ve kültüre yapılan müdahaleleri sorgulamanın yollarını araştırıyor.
CultureCIVIC: Sanatsal Üretim Fonu katkısıyla hayata geçirilen “Dağdaki Keçi, Gökteki Ay, Sudaki Balık” sergisi Dersim kültürünün farklı yönleriyle özgün bir diyalog kurmaya ve bir bütün olarak canlı veya cansız tüm varlıklara, doğaya ve insana uygulanan şiddetin görünmezliğini kırmaya çalışıyor.
Görsel: Rezzan Gümgüm
Contemporary Istanbul tarafından hayat geçirilen CI Bloom sanat fuarının ikinci edisyonu 31 Mayıs ön izleme ve 1- 4 Haziran tarihleri arasındaki genel ziyaretçi programıyla Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Türkiye’deki çağdaş sanatın büyümesine odaklanan sanat fuarı CI Bloom, Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu BMW ile Paribu ve LG OLED evo partnerliğinde düzenleniyor. Fuara katılan galeriler arasında Ambidexter, İstanbul; Anna Laudel, İstanbul, Düsseldorf; Art On, İstanbul; Bozlu Art Project, İstanbul; C.A.M, İstanbul; Den Art, Antalya; Dirimart, İstanbul; Galeri 77, İstanbul; Galeri Bosfor, İstanbul; KAIROS, İstanbul; Krank Art Gallery, İstanbul; Martch Art Project, İstanbul; Öktem Aykut, İstanbul; Pg Art Gallery, İstanbul; Pi Artworks, İstanbul, Londra; Piramid Sanat, İstanbul; Sanatorium, İstanbul; Sevil Dolmacı Art Gallery, İstanbul; Simbart Projects, İstanbul; SODA, İstanbul; Taksim Sanat, Istanbul; x-ist, İstanbul; Zilberman, İstanbul, Berlin yer alıyor. Ayrıca bu sene CI Bloom, yeni dört genç katılımcı galeri ve dört yeni sanat inisiyatifinin temsil ettiği sanatçıları bir araya getirerek sektördeki çeşitliliği ve dinamiği arttırmayı amaçlıyor. Bu kapsamında fuara Den Art, Antalya; Galeri Bosfor, İstanbul; KAIROS, İstanbul; Simbart Projects, İstanbul; Darağaç Kolektif, İzmir; Ka Atölye, Çankaya; Koli Art Space, İstanbul; sub.squ, Çanakkale ilk kez katılacak.
İstanbul’daki sanat profesyonellerinden oluşan seçici kurul tarafından davet edilen çağdaş sanat galerilerini, sanatçıları ve sanatseverleri bir araya getiren CI Bloom, özel projelere ve inisiyatif katılımlarına yer vererek, Türkiye sanat sektörünün gelişmesini ve çeşitlenmesini teşvik ediyor. Özel projelere ek olarak; fuar programında mimarlık, çağdaş sanat, dijital sanat ağırlıklı konferans programları yer alacak. Fuarda ayrıca Eylül ayında Contemporary Istanbul’un 18. edisyonunda fotoğraf odaklı bölümünün tanıtımı da yapılacak. Bu bölümde uluslararası fotoğraf odaklı galerilerin yanında Borusan Contemporary’nin koleksiyonundan bir seçki sergilenecek. Borusan Contemporary CI Bloom’a özel sanatçı Olivo Barbieri’yi misafir ederek fuarda bir Artist Talk gerçekleştirecek.
Contemporary Istanbul Vakfı, “Metabilgi: Algoritma’nın Ritmi” sergisinde gösterime girecek Uğur Acil’in Çöl Gülü Mixed Media (Monitör, Medya Oynatıcı) eserini sanatseverlerle buluşturacak. Esra Özkan küratörlüğünde gerçekleşen sergideki Augmented Reality (AR) destekli dijital sanat eseri, bir deve karakterinin kendi evreninde sembollerin içinde uyandığı anla başlıyor. Deve, sembolleri çözmeye çalışırken yeni bir evrenin içinde kendini tanımlamaya çalışıyor. Bu interaktif eser, izleyicileri sembollerin gücünü keşfetmeye ve evrenin anlamını sorgulamaya davet ediyor.
CI Bloom’un seçici kurulunda; Adnan Yerebakan (Sanatorium), Bahar Kızgut (Martch Art Project), Tankut Aykut (Öktem Aykut), Moiz Zilberman (Zilberman Gallery), Oktay Duran (Art On Istanbul), Hazer Özil (Dirimart), Ulaş Parkan, (Ambidexter), Yeşim Turanlı (Pi Artworks) yer alıyor.
Contemporary Istanbul tarafından organize edilen CI Bloom; Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu BMW, Paribu ve LG OLED evo partnerliğinde ve Türk Hava Yolları’nın iş birliğinde düzenliyor. CI Bloom co-partneri Pernod Ricard Turkiye’nin projesi fuarda yer alırken, fuar QUA’nın co-partnerliğinde hayata geçiriliyor.
CI Bloom’un biletleri 28 Nisan’da Mobilet üzerinden satışa çıkacak.
İş Sanat, bahar aylarında da dünya müziğinin önemli isimlerinden ülkemizin caz duayenlerine, çocuk oyunlarından genç müzisyenlere uzanan zengin programını sanatseverlerle buluşturmaya devam edecek.
İş Sanat, “İskandinav cazının babası” olarak tanımlanan Norveçli saksafoncu Jan Garbarek ile perküsyon ustası Trilok Gurtu’yu 27 Nisan Perşembe saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda müzikseverlerle buluşturacak. Grammy ödüllü Estonyalı orkestra şefi Tõnu Kaljuste yönetimindeki Tallinn Oda Orkestrası, 2 Mayıs Salı saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda sahnede olacak. Tallinn Oda Orkestrası konserde, yaşayan en önemli besteciler arasında sayılan Arvo Pärt’in eserlerini seslendirecek. Sabri Tuluğ Tırpan (piyano), Cenk Erdoğan (gitar, yaylı tanbur), Eylem Pelit (bas gitar), Hamdi Akatay (perküsyon) ve Volkan Öktem’in (davul) bir araya gelerek oluşturduğu Almagest Quintet ve ünlü caz trompetçi Nils Petter Molvær, 3 Mayıs Çarşamba saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak.
Ünlü caz kontrbasçısı Renaud Garcia-Fons’un son projelerinden “Le Souffle Des Cordes” (Tellerin Nefesi), 5 Mayıs Cuma saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda ilk defa izleyici karşısına çıkacak. Fons’a Serkan Halili ve Derya Türkan yanında, Kiko Ruiz (flamenko gitar), Florent Brannens (keman), Amandine Ley (keman), Aurelia Souvignet (viyola) ve Nicolas Saint-Yves (cello) eşlik edecek. Barok dönemin eserlerini orijinal dönem enstrümanları ile seslendiren ve İtalya’nın en eski topluluklarından biri olan Venedik Barok Orkestrası, 9 Mayıs Salı saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda sahneye çıkacak. Konserin solisti çellist Mario Brunello olacak.
Usta şair ve hikâyecilerin eserlerinin müzik ile sahneye taşındığı dinletiler baharda da sanatseverlerle buluşmaya devam edecek. 8 Mayıs Pazartesi saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda, Melih Cevdet Anday şiirlerinden oluşan “Ah Yalnızlığın Gömük Kapıları” başlıklı dinleti ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Atilla Birkiye’nin metnini hazırladığı, Serdar Yalçın’ın müzik direktörlüğünü üstlendiği, Mehmet Birkiye’nin ise sahneye hazırladığı dinletilerde hikâyeleri Tilbe Saran, Metin Belgin, Bülent Emin Yarar ve Hakan Gerçek seslendiriyor.
Robot Pinokyo müzikali sezonda son kez 29 Nisan Cumartesi ve 30 Nisan Pazar saat 15.00’te İş Kuleleri Salonu’nda sahnelenecek. Yekta Kopan’ın kaleme aldığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda anlatıcı rolünü Aslı Tandoğan üstlenirken, Pinokyo karakterine Anıl Altınöz hayat veriyor.
İş Sanat’ın genç müzisyenlere sahne deneyimi kazandırmak ve sanat hayatına attıkları ilk adımlarında destek olmak amacıyla düzenlediği “Parlayan Yıldızlar” konserleri kapsamında 15 Mayıs Pazartesi saat 20.30’da Can Saraç (piyano) ve Alaz İkiz (piyano) İş Kuleleri Salonu’nda sahne alacak.
İş Sanat’ın tüm etkinliklerinin biletlerine Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.
Farklı disiplinlerden 14 sanatçının eserlerini bir araya getiren “Yarının Hayaletleri” başlıklı sergi, 27 Nisan’dan itibaren çevrim içi olarak Artcrowdistanbul’da, fiziki olarak da Barın Han’da sanatseverlerle buluşacak.
“İnsan ve Zaman” konusuna odaklanan “Yarının Hayaletleri” sergisinin küratörlüğünü Şanel Şan Sevinç üstleniyor. İnsanı kapsayan ve zamanla değişen, kaybolan konuları ele alan sergide sanatçılar psikoloji, sosyoloji ve mimari disiplininin okumalarından faydalanıp, bireysel yorumlarını aktarıyor. Sergide; Ali İbrahim Öcal, Burcu Aksoy, Ferit Yazıcı, Gökhan Deniz, Güler Güçlü, Güneş Özmen, Harun Antakyalı, Horasan, Mahmut Aydın, Murat Germen, Murat Saygıner (Captain Murray), Sait Mingü, Yağmur Çalış ve onur sanatçısı olarak İlhami Turan yer alıyor.
Çevrim içi olarak Artcrowdistanbul’da, fiziki olarak Barın Han’da izlenebilecek olan sergi, zaman ve mekân ekseninde çocukluğumuzun evlerinin, semtlerinin, şehirlerinin, ülkelerinin değişimi ve tanıklıklarımız; geçmiş-bugün-gelecek ekseninde yaşamın bizlere ne ifade ettiği; özünü arayış, yaşamı anlamlandırma arayışımızda sığındığımız alanlar gibi konulara temas ediyor. “Beynimizin hafıza merkezi hipokampüs, kısa süreli hafızaya alınan bilgileri uzun süreli hafızaya aktarır, aktaramadığı noktada yaşanan hafıza sorunları ile ‘insan’ nereye ait olur?” sorusuna yanıt aranıyor. Sergi, hipokampüsün odacıklı yapısına gönderme yapacak şekilde Barın Han’ın odacıklı mimarisine yayılıyor.
Serginin küratörü Şanel Şan Sevinç serginin temasına hakkında şunları söylüyor: “Geçmiş, bugün, gelecek eksenimizin iç içe geçtiği, tarihin ve zamanların gözümüzün önünde parçalandığı bugünlerde, biz hangi zamana ait olduk? Anılarımızın ait olduğu geçmişe mi, anda kaldığımız bugüne mi, bilmediğimiz geleceğe mi? Bizler de bugün var olan yarının hayaletleri değil miyiz?”
“Yarının Hayaletleri” başlıklı karma sergiyi 27 Nisan - 27 Mayıs tarihleri arasında çevrim içi olarak Artcrowdistanbul’da ve fiziki olarak da Çemberlitaş’ta yer alan Barın Han’da görebilirsiniz.
Künye:
1. Burcu Aksoy, Saat 17.05 Alucobond Fotoğraf Baskı 150x100cm 2020-2021
2. Güler Güçlü, Demir Beton 360cmx124cmx24cm
3. Murat Germen, business as unusual başka tas başka hamam 2020 80x160cm
4. Gökhan Deniz, İsimsiz no1, Peyzaj serisi, 2019, Tual üzerine karışık boya, 230x155cm