GÜNDEM
  • 19-05-2023

    Esra Karagülle’nin, Türkan Saylan’ın yaşamını köpeği Bubu'nun gözünden anlattığı, telif geliriyle ÇYDD “Anadolu’da Bir Kızım Var Öğretmen Olacak” projesinin destekleneceği kitabı Bubu Türkan Saylan’ı Anlatıyor, Belkıs Aksu’nun resimleriyle Doğan Çocuk’tan çıktı.

    8 yaş ve üzeri okur bu kitapta Türkan Saylan’ın hayatına bakışını, yaşam felsefesini ve yaptığı çalışmaları okuyacak, onu daha yakından tanıyacak. Cumhuriyetin kızları yüreklidir, azimlidir, çalışkandır. Türkan Saylan onlardan biriydi. Yaptığı çalışmalarla uluslararası ödüller kazandı, hastalıklara çareler buldu, pek çok insanın hayatını güzelleştirdi. Kız çocuklarının okuması için mücadele etti. İnsanlar kadar hayvanları da çok sever, tüm canlıların iyiliği için elinden geleni yapardı.

    “Bir kış günü, İstanbul’da, bir hastane bahçesinde doğmuşum. Hava buz gibiymiş. Hatta o kadar soğukmuş ki hastane bahçesinde beni bulduklarında tir tir titriyormuşum. Beni bulan hemşireler önce bir güzel karnımı doyurmuşlar. Daha sonra ne yapacaklarına karar verememişler. “En iyisi Türkan Hoca’mıza soralım,” demişler ve Sema Hemşire beni kucağına aldığı gibi Türkan annemin odasına götürmüş. Türkan annem beni görür görmez çok sevmiş. O kadar sevmiş, o kadar sevmiş ki aramızda o an bir bağ kurulmuş sanki ve o günden sonra bir daha hiç ayrılmamışız.”

    0
    0
    2116
  • 18-05-2023

    Belçikalı indie pop grubu Oscar and the Wolf, Epifoni organizasyonu ile 21 Eylül’de İzmir Arena, 22 Eylül’de Ankara ODTÜ MD Vişnelik Çim Amfi, 23 Eylül’de de İstanbul KüçükÇiftlik Park’ta müzikseverlerle buluşacak. 

    European Border Breakers Awards 2016’da Entity albümü ile ödül alan Oscar and the Wolf, Music Industry Awards 2018’de (MIA’S) “Best Pop”, “Best Live Act” ve “Best Solo Man” dahil üç dalda ödülün sahibi oldu. Son üç yılda iki albüm yayımlayan grup, “You Are Mine”, “Breathing”, “On Fire”, “Runaway” gibi hitlerini Türkiye’de vereceği üç konserde seslendirecek.

    ​Oscar and the Wolf konserlerinin biletleri 22 Mayıs Pazartesi günü satışa çıkacak.

    0
    0
    3121
  • 18-05-2023

    Arter, Eva Koťátková’nın “Bir Balıkmışım Bacakları Olan” sergisi kapsamında 25 Mayıs Perşembe akşamı “Gerçeklik Engel Olmadığında” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirecek.

    Arter Öğrenme Programı’nın yorumlama etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen ve Eva Koťátková’nın sanat pratiğinin ele alınacağı söyleşide, serginin küratörü Eda Berkmen ile küratör, yazar ve akademisyen Övül Ö. Durmuşoğlu sanatçının yapıtlarına eko-feminist bir bakış açısıyla odaklanacak. Söyleşide Arter’in giriş kat galerisinde sanatseverlerle buluşan “Bir Balıkmışım Bacakları Olan” sergisinin rüya, gündüz düşü ve mutasyon kavramları etrafında yarattığı farklı oyun sahalarını, “güvenli alanlar”ı ve birlikte yaşama önerilerini incelenerek sanatçının yapıtlarını eko-feminist bir bakış açısından ele alınacak.

    Eva Koťátková, “Bir Balıkmışım Bacakları Olan” başlıklı kişisel sergisinde bireylerin toplumsal yapılar içerisinde büründükleri rollerin ve bunların sisteme bağlı gerekçelerinin yanı sıra sanat eserlerinin sunumunu mümkün kılan kurumsal çerçeveleri araştırıyor. Dokunarak, içerisinde hareket ve hayal ederek keşfedilmek üzere bedenin bütününe hitap eden bir ortam olarak tahayyül edilen sergide sanatçı, bağ kurmanın ve paylaşmanın farklı yollarını bulmak amacıyla giriştiği ortak bir deneme sahası oluşturma çabasında ziyaretçileri yaratıcı birer işbirlikçi olarak konumlandırıyor.

    ​25 Mayıs 2023 Perşembe akşamı saat 19.00’da sergi alanında gerçekleşecek “Gerçeklik Engel Olmadığında” söyleşisine kayıt olmadan ücretsiz bir şekilde katılabilirsiniz.

    Künye: 
    1. “Bir Balıkmışım Bacakları Olan” Sergisi 
    2. Eda Berkmen
    ​3. Övül Ö. Durmuşoğlu 

    0
    0
    1471
  • 18-05-2023

    Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Seamus Heaney’nin ilk kez dilimizde yayımlanacak Saha ÇalışmasıHayal Görmek ve Su Terazisi kitaplarının yer aldığı Üç Parçalı Tablo, şair Tamer Gülbek’in çevirisiyle Ketebe Yayınları’ndan çıktı.

    William Butler Yeats’ten sonra gelen en büyük İrlandalı şair olarak kabul edilen Heaney, 74 yıllık yaşamı boyunca toplam 12 şiir kitabı yayımladı.

    ​1995’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü, ayrıca iki kez de The Spirit Level (1996) ve Beowulf (1999) çevirisi ile Whitbread Yılın Kitabı ödülünü kazanmıştır.

    0
    0
    1305
  • 18-05-2023

    Istanbul Fringe Festival, In Itinere Collectif’i Hiçbir İşi Olmayan Yaşlılar, Neden Kırmızı Işıkta Karşıdan Karşıya Geçerler? oyunuyla 19 Mayıs’ta DasDas’ta tiyatroseverlerle buluşturacak.

    Lecoq ekolünde eğitim almış uluslararası 20 sanatçıdan oluşan In Itinere Collectif, Hiçbir İşi Olmayan Yaşlılar, Neden Kırmızı Işıkta Karşıdan Karşıya Geçerler? oyunuyla İstanbul’da sahne alacak. Uyumsuzluk, kahkaha ve şiir arayışındaki bu fiziksel tiyatro performansı yaşlılığı ve hayatın sonunu sorguluyor. Thylda Barès yönettiği performansta dönüşümlü olarak Victor Barrère, Andrea Boeryd, Yejin Choi, Paul Colom, Arthur Dumas, Manon Dumonceaux, Julia Free, Elizabeth Margereson, Ulima Ortiz ve Sencan Oytun Tokuç rol alıyor. Gösteri 2021 yılında Périgueux’deki Mimos Festivalinde Seyirci Ödülü’ne layık görüldü.

    19 Mayıs’ta DasDas’ta sahnelenecek Hiçbir İşi Olmayan Yaşlılar, Neden Kırmızı Işıkta Karşıdan Karşıya Geçerler? oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    Sahne Tasarımı: Popito 
    Işık Tasarımı: Clémentine Pradier
    Ses Tasarımı: Nyls Barès
    ​Müzikal Tasarım: Victor Barrere

    0
    0
    1089
  • 18-05-2023

    Serkan Demir’in “Bu Dünyanın İçinde” başlıklı kişisel sergisi 15 Temmuz’a kadar .artSümer’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Yerkürenin ve bugünün temel insani sorunlarına odaklanan “Bu Dünyanın İçinde” sergisinde hikâyeler içinde gezinen Serkan Demir, birçoğu büyük ölçekli çalışmalardan oluşan ve farklı boyutlardaki yerleştirme, heykel ve hazır nesneleri ile sanatın farklı disiplinlerinden ödünç aldığı referansları politik bir düzleme aktarıyor. Sanatçı, metinler arası dil üzerinden kurguladığı stratejilerinde bir metafor işçiliğine girişerek gel-git kuvveti yüksek komşu coğrafyalara odaklanıyor. Kültür endüstrisinin dünyaya pazarladığı kaynaklardan edindiği alıntılarla, komşu coğrafyalarda gerçekleşen küresel kurguları, politik kutuplaşmaları ve sahnelenen stratejik hamleleri “görsel soruşturma” ifadesi etrafında şekillendirmeye çalışıyor. Parçası olduğu yakın coğrafyaya özgü anlatılarını kurgularken aynı dünyanın içinde var olmanın getirdiği sorumlulukla ilerleyen sanatçı, izleyicileri bu soruşturma mekanizmasının derinlerine inerek yaşadığımız yüzyılın mevcudiyetini meydana getiren politik, toplumsal ve kültürel değerlerin hakikati üzerine düşünmeye davet ediyor.

    ​18 Mayıs (bugün) itibariyle izleyiciyle buluşan “Bu Dünyanın İçinde” sergisini 15 Temmuz’a dek .artSümer’de ziyaret edebilirsiniz.

    Künye: Serkan Demir, Hollywood (detay), 2023   Polyester, yağlı boya, ahşap taşıyıcı ayaklar, 415x73x52 cm

    0
    0
    1677
  • 18-05-2023

    Matt Haig’in dünyadaki vaktimizi en iyi şekilde geçirebilmek, yaşama bir ucundan tutunabilmek için yazdığı alçakgönüllü manifestosu Yaşama Tutunmak İçin Nedenler, M. Salih Kurt’un çevirisiyle Domingo Yayınevi tarafından yeniden Türkçede yayımlandı.

    Haig, yirmi dört yaşındayken kelimenin gerçek anlamıyla uçurumun kenarındaydı ve atlamak üzereydi. Bu kitap onun neden atlamadığının, nasıl iyileştiğinin, anksiyete ve depresyonla yaşamayı nasıl öğrendiğinin hikâyesi. Aynı zamanda, nasıl daha iyi yaşanır, daha iyi sevilir, daha iyi okunur ve daha fazlası hissedilir gibi sorulara dair iyimser ve cesaretlendirici bir keşif yolculuğu.

    ​“Yaşamak istiyorum. Hayatı yazmak, okumak, hissetmek; yaşamak istiyorum. Göz açıp kapayıncaya dek geçen ömrümüz süresince hissedilebilecek her şeyi hissetmek istiyorum. Depresyondan nefret ediyorum. Ondan korkuyorum. Hatta düşündükçe dehşete düşüyorum. Ama diğer yandan beni ben yapan şey de o. Ve eğer –benim için– yaşamı hissetmenin bedeli buysa, ödemeye değer.”

    0
    0
    2281
  • 17-05-2023

    İngiliz elektronik müzik grubu The Prodigy, Honey Comb Live Türkiye organizasyonuyla “The Prodigy Back on Tour” kapsamında 23 Temmuz akşamı KüçükÇiftlik Park’ta konser verecek.

    Kendi tarzlarında “öncü, yenilikçi ve efsane” olarak tanımlanan The Prodigy, uzun bir aradan sonra yeniden İstanbul’a geliyor. 2019 yılında vokalistleri Keith Flint’in ani ölümü ile konserlerine ara veren diğer grup üyeleri Liam Howlett ve Maxim Reality canlı performanslarına “The Prodigy Back on Tour” ile geri dönüyor. 

    İngiltere’de 1989 yılında Liam Howlett tarafından “Moog Prodigy” adıyla kurulan grup, 1991’de ismini “The Prodigy” olarak değiştirdi. Grup daha sonra “Firestarter”, “Smack My Bitch Up”, “Voodoo People” gibi parçalarla dünya çapında üne ulaştı. The Fat of the Land (1998) albümünün satış rakamı ile Beatles, Spice Girls ve Radiohead’den sonra tek albüm üzerinden multiplatin plak alabilen tek İngiliz grup olarak tescillendi. Yaptıkları müzik jungle, breakbeat, punk-vokal, big beat olarak tanımlansa da The Prodigy hiçbir zaman sabit bir müzik türüne takılı kalmayarak rave dünyasını ve hayranlarını her zaman şaşırttı. Birçok rave otoriterine göre grubun beyni Liam Howlett elektronik müziğin en önemli isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.

    ​23 Temmuz’da KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek The Prodigy konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3492
  • 17-05-2023

    Doğu Özgün’ün otoriter rejimlerin toplumda yarattığı deformasyonu izleyiciye sunduğu çalışmalarından oluşan “Takma Bıyık” başlıklı kişisel sergisi 24 Haziran’a kadar x-ist’te sanatseverlerle buluşuyor.

    Sergi, parçası olduğu toplumu yetişkin taklidi yapan çocuk metaforuyla resmediyor. Bu bağlamda “Takma Bıyık” anıtsallaşan zehirli seslerin büyüsünden uyanmak için izleyiciyi daha derine, yüzleşmekten kaçındığı keşiflere davet ediyor. İzleyici için yetişkin ve güçlü maskelerini bir anlığına geride bırakabileceği güvenli bir alan yaratmayı amaçlıyor. Toplumun çoğunlukçu gaddarlığını ele alan sergi, “İnsanlar konuştukları/içselleştirdikleri şiddet dolu dilin yasalarından nasıl kurtulur? Şiddetin dili tüm organizmayı sardığında zerrenin baş etme yöntemleri nelerdir?” gibi sorulara cevaplar arıyor. Sahip çıkmakta zorlanılan anıların/parçaların suçlusuyla ilgilenmeyen “Takma Bıyık”, sesini yükseltmeye cesaret eden, susmayı güvenli bulan ve konuşmayı yasaklayanın birbirine dolanmış kaderlerini okumayı, anlamayı deneyerek, kötülüğü yaratan düğümlere, yalanların labirentlerine, başkasını suçlamanın yalnızlığına odaklanıyor.

    “‘Takma Bıyık’ hem otoriter rejimlerden hem de korkuların yönettiği çaresizlikten kendini korumak için bazen uzaklara gider, bazen boyun eğer veya baş etmek için diş sıkar; şiddete boyun eğmenin onu kabul etmek anlamına gelmediğini hatırlatır.”

    17 Mayıs’ta (bugün) kapılarını açan Doğu Özgün’ün “Takma Bıyık” başlıklı sergisi 24 Haziran’a dek x-ist’te görülebilir.

    0
    0
    2089
  • 17-05-2023

    Güney Koreli yazar ve kültür kuramcısı Byung-Chul Han’ın eğlencenin yeni bir paradigmaya dönüşmesini, pasyon ile örtük yakınlaşmalarını ele aldığı kitabı Eğlencenin İyisi - Batı Sanatında Ciddi / Eğlenceli İkiliği, Haluk Barışcan’ın çevirisiyle Metis Yayınları’ndan çıktı.

    Byung-Chul Han: “Eğlence yaygınlaşıyor, yeni bir paradigma, yeni bir dünya ve varlık formülü olarak yükseliyor. Var olabilmek için, dünyaya ait olabilmek için eğlendirici olmak gerekiyor. Artık sadece eğlendirici olan hakiki ya da gerçek kabul ediliyor. Gerçek gerçeklik ile kurgusal gerçeklik arasındaki fark artık geçerli değil. Bizzat gerçeklik eğlencenin bir etkisi olarak görülüyor.

    ​Eğlencenin totaliterleşmesi pasyon ruhu için bir düşüş olarak görünebilir. Ancak pasyon ve eğlence temelde kardeştir. Bu kitapta ikisinin pek çok kez örtük yakınlaşmalarına işaret ediyorum. Kafka’nın öyküsünde bir pasyon karakteri olan açlık sanatçısı ile hedonist hayvanın varlık ve özgürlük konusunda farklı anlayışlara sahip olmalarına rağmen aynı kafese konmaları tesadüf değildir. Bu ikisi sirkte sürekli birbirlerinin yerini alacak iki karakterdir.”

    0
    0
    2587
DAHA FAZLA
Geldanlage