GÜNDEM
  • 30-05-2023

    Mixer’in 2015’ten beri düzenlediği, edisyonlu sanat çalışmalarına odaklanan “Printed” başlıklı sergi serisinin sekizincisi “Printed’23”, 30 Mayıs - 8 Temmuz tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor.

    “Printed”, Türkiye’de baskı sanatına dair üretilmiş çalışmaları gün yüzüne çıkarırken özgün baskı tekniklerinin yanı sıra farklı baskı tekniklerine de odaklanıyor. Mixer, bu alanda geçmişten günümüze kullanılan teknikleri araştırıp belli konularda derleyerek izleyiciye sunuyor. “Printed’23” sergisi, çok sayıda sanatçının başta dijital baskı, serigrafi, risografi, litografi olmak üzere alternatif baskı teknikleri kullanarak edisyonlu çalışmalarını bir araya getiriyor. Sergide; Aslı Alpar, Kaan Bağcı, Burak Beceren, Kaan Bilaloğlu, Vuslat Çamkerten, Kadir Çıtak, Derin Çiler, Selçuk Demirel, Leyla Emadi, Ayşe Erkmen, Ece Eldek, Furkan Öztekin, Cins, Bülent Gültek, Cem Güventürk, Hakan Sorar, Ece Haskan, Selman Hoşgör, Gökçe İrten, Hamza Kırbaş, Murat Kalkavan, Melike Kuş, Ricardo Nunez Suarez, Ahmet Rüstem, Burak Şentürk, Meltem Şahin, Oğulcan Sürmeli, Erdil Yaşaroğlu, Elif Varol Ergen, Dilek Winchester, Erdem Taşdelen, Hale Tenger, Şeyma Türk, Ulaş Uygun, Berke Yazıcıoğlu, Nalan Yırtmaç, Meriç Yirmili, ZEZEAH eserleri ile yer alıyor.

    “Printed’23” sergisi, özgün baskı yöntemlerinin yanı sıra bu yıl ilk defa risografi baskı ve UV baskı gibi alternatif baskı yöntemlerine de yer veriyor. Risografi baskı tekniğinin üretim aşamasında oluşan beklenmedik doğallıktaki sürprizlerin çalışmalarda bıraktığı etkileri görmek mümkünken UV baskı tekniğinde ise hesaplanmayan olasılıkların farklı bir sonuca yer bırakmadığı çalışmalar görülebiliyor. Sanatçıların üretimlerinde baskı ile kurdukları ilişki ile derinlemesine bir inceleme fırsatı sunan “Printed’23” sergisi baskı sanatının teknik detaylarından sıyrılarak bu alanın sunduğu renkli ve dinamik yolculuğa izleyiciyi de ortak etmeyi hedefliyor.

    ​Farklı nesiller ve medyumlarda üretim yapan sanatçıların baskı ve çoğaltılabilir eserlerinin güncel durumunu ve gelişimini izleyiciye sunan sergide yer alan alternatif baskı yöntemlerinin farklı teknik dinamikleri beraberinde getirdiği alışılmadık sonuçlar, sanatçıların yaratıcı bakış açısıyla bir araya geliyor. Daha önceki edisyonlarında, Mixer’in tüm galeri mekânına yayılan “Printed” bu sene eş zamanlı olarak kamusal alana da yayılıyor. Frankeştayn Kitabevi ile yapılan iş birliği ile Ayşe Erkmen’in “Printed'23” sergisi için hazırladığı sınırlı edisyonda çalışmaları kitapseverlerle de buluşuyor. Ayşe Erkmen, farklı ülkelerde kâğıt torbalarının üzerine yaptığı çalışmalarla alışveriş yapanların taşıyıcılığı aracılığıyla şehir içinde gezdirmek fikrinden yola çıkarak, sergi kapsamında Frankeştayn Kitabevi için bir çalışma yapıyor. Okurlar aracılığıyla İstanbul’da dolaşıma girecek olan bu çalışmalar, aynı zamanda kamusal alanda ulaşılabilir olma durumuna alternatif bir öneri sunuyor.

    Künye:
    1. Selman Hoşgör, Kraliyet Ailesi Royal Crew, 2023 Pleksi üzerine UV baskı UV printing on plexiglass UV print, 50x50 cm
    2. Hamza Kırbaş Silent Lingua Franca Series Ortak Sessiz Dil 30 x 110 Fine Art baskı 2021 
    3. Bülent Gültek, robots and eggs, 2020, 5 Renkli serigrafi baskı 5 colour screenprint, ed.26+1AP, 50x50 cm
    4. Gökçe İrten, ayna ayna söyle bana mirror mirror on the wall, 2023, dijital kolaj digital collage, 10+1 AP, 40x46 cm
    5. Ulaş Uygun, Mustapha the Mighty Mime, 2022, fine art baskı fine art print, ed. 2+1AP. 90x90 cm
    ​6. Vuslat Çamkerten, passenger, 2023,  dijital baskı digital print, ed.3+1, 40x50 cm

    0
    0
    1979
  • 30-05-2023

    Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenecek “Kurmacanın Sınırlarını Aşmak Vüs'at O. Bener” başlıklı sempozyum 31 Mayıs'ta Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleşecek.

    Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Araştırmaları ve Uygulama Merkezi, Vüs'at O. Bener’in eserlerini ele alınacağı bir sempozyum düzenleyecek. Sempozyumun açılış konuşmasını Handan İnci yapacak. İki oturum hâlinde gerçekleşecek sempozyumun birinci oturumunda Cevat Çapan, Reyhan Tutumlu, Behçet Çelik, Birsen Ferahlı konuşma yapacak. İkinci oturumda ise Yalçın Armağan, Murat Özyaşar, Sylvain Cavaillès, Esra Dicle yer alacak. Kapanış konuşmasını Yiğit Bener yapacak.

    ​“Kurmacanın Sınırlarını Aşmak Vüs'at O. Bener” sempozyumu 31 Mayıs Çarşamba günü saat 13.00’te Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda başlayacak.

    0
    0
    1620
  • 30-05-2023

    Avrupa Birliği tarafından finanse edilen CultureCIVIC Kültür Sanat Destek Programı’nın desteğiyle hayata geçen “Yazarak Kuirleştirmek” başlıklı atölye ve konuşma programı 31 Mayıs’ta başlıyor.

    Ecem Arslanay’ın programlanmasını üstlendiği “Yazarak Kuirleştirmek”, kültür ve sanat nesnelerini, otoriter kurum ve bireylerce onlara dayatılan ayrımcı anlatılardan özgürleştirmeyi hedefliyor. Program, 31 Mayıs’ta Zach Blas’in “Queerness and the Informatics of Domination” [Kuirlik ve Hâkimiyetin Enformatiği] başlıklı sunumla başlayacak. Sanatçı, yönetmen, yazar ve Toronto Üniversitesi’nde Görsel Çalışmalar bölümünde yardımcı profesör olan Zach Blas, son on beş yılın sanatsal üretimine bakarak, beyaz kapitalist patriyarkanın boyunduruğundaki bilim ve teknoloji ile mücadele eden kuirliğin formel ve estetik açıdan dönüşüm biçimleri üzerine odaklanacak.

    3 Haziran’da gerçekleşecek akademisyen Irvin Cemil Schick, “Osmanlıcada Erotik Dil ve Bize Öğrettikleri: İki Cinsellik, Üç Toplumsal Cinsiyet” başlıklı konuşmasında Osmanlıcadan hareketle geçmiş devirlerde Türkiye’de cinsiyetin ve cinselliğin nasıl kavramsallaştırıldığına değinerek, birçoklarının sabit ve değişmez sandığı erkeklik, düzcinsellik, eşcinsellik gibi kavramlara Osmanlı döneminde atfedilen anlamlar ele alınacak.

    Baskı sistemlerinin insanların yaşamlarını cinsiyet, sınıf, ten rengi ve cinsellik açısından nasıl etkilediğini göstermeye odaklanan gazeteci, podcast yayıncısı ve yazar Rebekka Endler, 15 Haziran’da “The Ruler – On the Patriarchy of Objects and the Creation of Normality” [Cetvel/Hükümdar - Nesnelerin Patriyarkası ve Normalitenin Yaratımı Üzerine] başlıklı bir atölye verecek. Ataerkil ve ırkçı ideolojilerin çeşitli ölçme araçlarıyla çevremizdeki normları nasıl şekillendirdiğine dair genel bir bakış sunan atölye; kurallar, sayılar ve standartlar temelinde kategorizasyon ve dışlanmayı inceleyerek, tarihsel olarak marjinalleştirilmiş grupları güçlendiren yeni ölçme biçimleri geliştirmeyi hedefliyor.

    Kuir aktivist, yönetmen ve yapımcı Metin Akdemir’in “Muğlak/Mutlak Film Okumaları” başlıklı atölyesi 19 Haziran’da gerçekleşecek. Atöyle, 1980’lerde ve 1990’ların başında çekilmiş üç filme hayalindeki sahneleri eklediği filmi Hayalimdeki Sahneler’de (2020) yaptığı gibi, mutlak bir yere varabilmekten ziyade, kuir muğlaklığın izini sürmeyi amaçlıyor.

    25 Haziran’da gerçekleştirilecek “Uf’taki Nesneler ve Doğaçlama Süreci Üzerine” başlıklı atölye, İz ve Ra’nın iş birliğinde şekillenen Uf (2022) adlı videoya odaklanıyor. İz Öztat ve Ra iş birliğiyle ortaya çıkan bu video, Zişan (1894-1970) ve Vita Sackville-West’in (1892- 1962) İstanbul’da yaşadıkları aşkı ele alıyor. İz ve Ra’nın kendileri ve aynı zamanda Zişan ve Vita oldukları araştırma sürecine ait sahnelerde, bedenlerine ve ilişkilerine bir seri nesnenin eşlik ettiği görülüyor.

    ​Zoom üzerinden gerçekleşecek konuşmaların kayıtları Türkçe ve İngilizce altyazılı olarak programın YouTube hesabında yayımlanacak. Program boyunca üretilen atölye çıktıları ise internet sitesine yüklenecek. Temmuz ayı programında yer alacak isimler arasında Ari P. Büyüktaş, Suna Kafadar, Burcu Bilgiç ve Marina Papazyan bulunuyor. Programın son aylarında ise Avrupa’nın önemli müzelerinden küratörler, koleksiyonları kuirleştirme politikaları üzerine konuşacak.

    0
    0
    1141
  • 30-05-2023

    SAHA’nın Birleşik Krallık’taki Tate St Ives müzesiyle 2020 yılında başlattığı iş birliği kapsamında düzenlenen Hera Büyüktaşcıyan’ın “Earthbound Whisperers” başlıklı kişisel sergisi 15 Ekim’e kadar Tate St Ives’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    SAHA, müze direktörü Anne Barlow’un Türkiye’de araştırmalarına ve atölye ziyaretlerine yardımcı olduktan sonra programa davet ettiği Burçak Bingöl ve Hera Büyüktaşcıyan’ın St Ives’ta misafir sanatçı programına katılıp araştırma yapmalarına ve yeni eser üretimlerine destek olmuştu. Geçen sonbaharda açılan Burçak Bingöl’ün “Minor Vibrations on Earth” sergisinden sonra iş birliğinin ikinci adımı ise Hera Büyüktaşcıyan’ın “Earthbound Whisperers” sergisi oldu.

    Hera Büyüktaşcıyan’ın sergisine paralel olarak bir projesi de 9 Temmuz’a kadar 14. Gwangju Bienali’nde sergileniyor. Sanatçı, tekstil, grafit, ses ve dikey formlar kullanarak Cornwall’ın sosyal ve çevresel tarihini ilişkilendiriyor. Yontulmuş kumaş formları, arkeolojik tabakaları ve hayali manzaraları sembolize eden örtüler ve kıvrımlar altında gizlenen litik yüzeyleri cisimleştiriyor. Cornwall’daki Nine Maidens dikili taşlarından ilham alan sanatçı, bu antropomorfik monolitler aracılığıyla yüzey ve görünmezliğin altında yatan dinamikleri araştırıyor. Kelt efsanesine göre, bakireler Şabat sırasında şarkı söyledikleri için taşa dönüştürülür. Sanatçı bu mitik karakterler ile St Ives’teki Crysède ipek fabrikasında İkinci Dünya Savaşı sırasında askeri ve sivil binaları gizlemek için kamuflaj ağı yaparken sessizlik içinde çalışan kadın işçiler arasında bir paralellik kuruyor. Enstalasyona ziyaretçileri manzara içerisinde gezinmeye davet eden bir ses işi de eşlik ediyor. Sanatçı bu kompozisyon aracılığıyla yalnızca tabiattaki insan izlerini değil, aynı zamanda görünmezlik politikalarını ve kümülatif tarihi de araştırıyor.

    Künye:
    1. "Earthbound Whisperers"  detail
    ​2. Tate St Ives

    0
    0
    1149
  • 30-05-2023

    Sanatçı Merve Atılgan’ın okurlarını hayal gücünün renkli koridorlarında keşfe çıkardığı, ilk kez hem yazıp hem de resimlediği kitabı Derin Orman, Can Çocuk’tan çıktı.

    Derin Orman, 4 yaş ve üzeri okurları hayal gücünü kullanmaya davet ederken onlara kendini tanımaya ve ifade etmeye dair fantastik bir hikâye anlatıyor.

    “Meğer karanlık, aydınlığın var olmasını sağlayan, kocaman, güzel bir renkmiş.” Hiçbir şey yapmadığımız anlar, aslında sanıldığı kadar ‘boş’ anlar değil. Belki de en dolu, en keyifli anlar onlar. Çünkü hayal gücünün çıkabileceği sonsuz sayıda yolculuk var. En derin ormanın en keşfedilmemiş köşesine gitmek, kimsenin bilmediği gölün kıyısında soluklanmak, ormanın hiç tanışılmamış sakinlerine konuk olup onlarla rengârenk zamanlar geçirmek için biraz özgürlük, biraz istek yeter.

    0
    0
    2468
  • 29-05-2023

    Yönetmenliğini Greta Gerwig’in üstlendiği, başrollerinde Margot Robbie ve Ryan Gosling’in yer aldığı Barbie, 21 Temmuz’da vizyona girecek.

    1990’lardan bu yana dünyanın en çok satan oyuncaklarından olan Barbie’yi beyazperdeye taşıyan film, Barbie diyarından kovulan ve kendisini bir anda gerçek dünyada bulan Barbie’nin hikâyesini anlatıyor. Filmde Margot Robbie ve Ryan Gosling’e; America Ferrera, Kate McKinnon, Michael Cera, Ariana Greenblatt, Issa Rae, Rhea Perlman, Will Ferrell, Ana Cruz Kayne, Emma Mackey, Hari Nef, Alexandra Shipp, Kingsley Ben-Adir, Simu Liu, Ncuti Gatwa, Scott Evans, Jamie Demetriou, Connor Swindells, Sharon Rooney, Nicola Coughlin ve Oscar ödüllü Helen Mirren eşlik ediyor.

    Filmin senaristliğini Greta Gerwig ile birlikte Marriage Story ve White Noise filmleriyle tanıdığımız Noah Baumbach üstleniyor. Filmin yönetmeni Gerwig’in kamera arkası ekibinde ise Oscar adayı görüntü yönetmeni Rodrigo Prieto, altı kez Oscar adayı olan yapım tasarımcısı Sarah Greenwood, kurgucu Nick Houy, Oscar ödüllü kostüm tasarımcısı Jacqueline Durran, görsel efekt sorumlusu Glen Pratt, müzik sorumlusu George Drakoulias ve Oscar ödüllü besteci Alexandre Desplat yer alıyor. Filmin yapımcılığını David Heyman, Tom Ackerley ve Robbie Brenner; baş yapımcılığını ise Michael Sharp, Josey McNamara, Ynon Kreiz, Courtenay Valenti, Toby Emmerich ve Cate Adams üstleniyor.

    ​Ülkemizdeki dağıtımını TME Films’in üstlendiği Barbie filminin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    3262
  • 29-05-2023

    Martch Art Project’in Pera lokasyonunda sanatseverlerle buluşan, küratörlüğünü Ulya Soley’in üstlendiği, Burak Ata’nın “Ateşi yaktık, denizi içtik” başlıklı kişisel sergisi 4 Haziran tarihine kadar uzatıldı.

    “Burak Ata’nın resimlerinde konu edindiği gündelik yaşam manzaraları, zamanın geçtiğini görünür kılıyor ve kaydını tutuyor. Sanatçının geçtiğimiz üç yılda ürettiği işleri bir araya getiren sergi, kişisel tarih ile toplumsal tarihi birbirine ören bir kurguda ilerliyor. Vadesini dolduran yapılara farklı mekânlar ve kişiler üzerinden tanıklık eden sanatçı, istikrarlı bir biçimde yok oluşunu izlediği özneleri resmediyor.”

    Adres: Asmalı Mescit, Sofyalı Sk. No:22, Kat:1 D:1, Beyoğlu/İstanbul

    0
    0
    1651
  • 29-05-2023

    Mehmet Güven Avcı’nın 1930’lu yılların üniversite gençleri arasında başlayan, edebiyat dünyasında tartışmalar doğuran meselelerini, Kemal Tahir’in bu yıllardaki çalışmalarını odağına alarak yayına hazırladığı kitabı 1936 Model Gençler - 1930’ların Edebiyat Ortamı ve Kemal Tahir, Ketebe Yayınları’ndan çıktı.

    “1930’lu yıllarda üniversiteli gençler arasında Namık Kemal’e karşı bir ilgi canlanmaya başlar. Kimi zaman anma toplantılarıyla, kimi zaman ise gazete yazılarıyla ve demeçlerle körüklenen bu ilgi, edebiyat dünyasında da bir tartışmanın doğmasına neden olur. Peyami Safa’nın ve MTTB çevrelerinin başını çektiği bir grup yazar Namık Kemal ilgisini hoş karşılarken, Nâzım Hikmet ve Kerim Sadi gibi sol görüşlü yazarların ağırlıklı olduğu bir grup ise gençlerin daha önemli konulara ve “asıl hürriyetperverlere” ilgi duyması gerektiğini savunur. Bu tartışmaları ilgiyle takip eden “genç gazeteci” Kemal Tahir ise dönemin önemli edebiyat ve düşünce insanlarıyla ve tartışmanın taraflarıyla mülakatlar yaparak bunları, “Namık Kemal İçin Diyorlar Ki” isimli bir broşürde toplar. Bu broşüre gelen tepkiler üzerine Suat Derviş ve Ahmed Cevad’la beraber “1936 Model Gençler ve Zavallı Peyami Safa” adlı ikinci bir broşür yayımlayan Kemal Tahir eleştirilere cevap verir.

    1936 Model Gençler, Kemal Tahir’in gazeteci kişiliğiyle tanıştığımız, hayatının önemli bir dönemine, edebiyat ve düşünce çevreleriyle kurduğu ilişkiye ve yazarın, Türk Edebiyatındaki kalem kavgalarında bulunduğu konuma tanıklık ettiğimiz bir kitap olmasının yanında, okuyucuyu, “Geçit” dergisiyle edebiyat dünyasında kendine bir yer edinen Kemal Tahir’in imzasını taşıyan ilk eserlerle buluşturuyor.” (Tanıtım bülteninden)

    0
    0
    1079
  • 29-05-2023

    Sakıp Sabancı Müzesi digitalSSM Arşiv ve Araştırma Alanı’nın yürütücülüğünde gerçekleştirilen “VARYANT. Yeni Medya Sanatının Belgelenmesi” konferans programına, European Graduate School’da (Saas-Fee, CH) Medya Arkeolojisi ve Tekno-Kültür dalında Michel Foucault Profesörü, Budapeşte Sanat Üniversitesi’nde fahri doktor ve profesör olan Prof. Siegfried Zielinski’nin konuk olacak.

    31 Mayıs Çarşamba günü Türkiye saati ile 15.30’da Osman Serhat Karaman’ın moderatörlüğünde çevrim içi gerçekleştirilecek konferansta, Prof. Siegfried Zielinski, sanat ve medya ilişkisinin arkeolojisine ve bu alanda başlattığı Variantology projesini konuşacak. Konferansta sanat, bilim ve teknoloji arasındaki dinamik ilişkiler ağı ele alınırken, sonsuz (yeniden) üretilebilirlik çağında bir sanat eserinin özgünlüğü tartışılacak.

    ​​31 Mayıs Çarşamba günü saat 15.30’da gerçekleşecek konferansı Sakıp Sabancı Müzesi’nin internet sitesinden kayıt yaptırarak ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.

    0
    0
    1145
  • 29-05-2023

    Multimedya sanatçısı Antoni Rayzhekov’un Avrupa düşüncesinin gelişimine damga vuran 12 eserden oluşan ses enstalasyonu “Until The Last Drop”, 10 Haziran’a kadar Collect Gallery’nin Juma binasındaki mekânında sanatseverlerle buluşuyor.

    “Varlığımızı suya borçluyuz. O olmadan hayat olmaz, insan olmaz, okyanus olmaz, oksijen olmaz. Aynı zamanda su, her gün tükettiğimiz kirlettiğimiz, bozduğumuz ve sonuçlarına hiç katlanmadığımız bir kaynaktır. Su, aynı zamanda doğal yenilenmenin şifresini, milyonlarca yılın ve bu dünyadan geçip giden her küçük yaşamın hatırasını taşıyan bir bilgi ağıdır. Su yaşamdır.

    ‘Son Damlasına Kadar’, multimedya sanatçısı Antoni Rayzhekov’un suyu hem araç hem de mesaj olarak kullanan bir projesidir. Damlayan su ile etkinleştirilen bir dizi ses heykeli, sembolik bir kuğu şarkısıyla senkronize olarak mekânda yankılanır. ‘Son’ için bir şarkı.

    ‘Bilginin Sorumluluğu Üzerine’ de müziği değil, sözcüklerin damlayışını duyuyoruz. Bilgi ve bilgeliğin sözcükleri, insan medeniyetini ve kültürünü dönüştüren sözcükler. İnsanı dünyanın hükümdarı ve aynı zamanda yok edicisi yapan aynı bilgi.

    Ses heykelinin, canlı maddenin kırılganlığından, insan keşiflerinden ve ilhamdan bahseden kendine özgü bir sesi vardır. Hayatlarımızı besleyen ve hâlâ sürdüren bir çevreye dair sorumluğumuzun ‘şarkısını söyler’. Mesaj kasvetli olsa da deneyim güzeldir. Yanan bir Roma'nın güzelliği. Damla damla akar, insan sömürüsü…

    Enstalasyon, galeri çalışanları tarafından her gün özenle yeniden doldurulan bir sisteme bağlı. Sistemi yeniden dolduracak kimse olmadığında ne olacak?”

    Metin: Ralitsa Gerasimova
    ​Çeviren: Ümit Tosun

    0
    0
    1512
DAHA FAZLA
Geldanlage