GÜNDEM
  • 24-06-2023

    Şarkıcı ve söz yazarı LP’nin eylül ayında yayımlanacak stüdyo albümü Love Lines’dan ikinci şarkısı “One Like You” müzikseverlerle buluştu.

    “One Like You”, daha önce yayımlanan “Golden” şarkısının bulaşıcı enerjisini tamamlıyor ve LP’nin hem şarkıcı hem de söz yazarı olarak çok yönlülüğünü etkili bir şekilde sergiliyor. Geçtiğimiz ay yayımlanan albümün ilk teklisi “Golden” platformlarda 2 milyondan fazla dinlenmeye ulaştı.

    “One Like You” ile birlikte yönetmenliğini Juan David Salazar’ın üstlendiği klibi de yayımlandı. Prag’da çekilen ve LP’nin yüksek riskli bir operasyonda yer alan bir casus ajan rolünü üstlendiği klip, 1930’ların bir kabare kulübünde geçiyor. Hikâye, gerilim, cinsel gerilim ve cüretkâr bir soygun unsurlarını bir araya getiriyor. LP’nin videodaki karakteri önceki müzik videoları olan “One Last Time” (2021) ve “Goodbye”ın (2022) sanatsal yolculuklarına derinlik katan uyumlu ve birbirine bağlı bir görsel evren yaratıyor. 

    ​LP’nin “One Like You” isimli yeni şarkısını buradan dinleyebilir, klibini ise buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    13
  • 24-06-2023

    Irmak Canevi tarafından kurgulanan “Şık {gilded}” adlı sergi, İMÇ’de dokuz aydır devam eden “400x118” başlıklı proje kapsamında 10 Temmuz’a kadar sanatseverlerle buluşuyor.

    İstanbul’da yaşayan ve çalışan bir grup sanatçının İMÇ’de başlattığı bir kolektif olan “400x118”, Doğancan Yılmaz, İrem Günaydın, Merve Denizci, Min Yu ve Zeynep Beler’den oluşuyor.

    Irmak, kurgular yaratan bir sanatçı. Stüdyoda, misafir sanatçı programlarında veya pop-up sergi hazırlığında olsun, elindeki malzemeleri değerlendirip - güzel sanatlar malzemeleri kadar hırdavat ve ofis malzemeleri de bunlar - heykelleri ile duvar yerleştirmelerini içkin bir söz dizimine sahip asamblajlar hâline getirir. Bu sürecin kökeni, süregelen atölye toparlama ritüeline dayanır: sonuç olarak ortaya çıkan nesne ve yerleştirmelere bir ululamanın yanı sıra donakalmış bir aksiyon ve oyunculuk aşılanır. İzleyiciyi bir dizi işareti deşifre etmeye davet niteliğindedir bunlar: hayatının bir noktasında taşınma sonrasında eşyalarını yerleştirmiş ya da bir odayı toplamış olan herkesin okuyabileceği cümlelerdir. Bu kurgunun belki en net ve yerine yakışan örneği ile Irmak, 400x118’de sezonun son sergisi için bir araya getirdiği dört heykeliyle, özünde bir perde önü olan derme çatma sergi alanımızı sonuna kadar açarak arkasındakileri ortaya çıkarıyor.

    Irmak’ın ağzından: ‘400x118’in iç haznesine yalnızca arkasında yer alan depo alanından erişmek mümkün. Mal sahibi Kemal Can burada kendinden yapışkanlı süngerli duvar panelleri, plastik mobilya detayları, taklit tavan oymaları, vb. dekorasyon malzemeleri depoluyor. Buradaki malzemeleri kullanarak ürettiğim dört heykel figürünü, galeriyi arkadaki odadan ayıran paneli kaldırarak ve depoda tutulan eşyaları fonda bırakarak göstermek istedim. 400x118i bir tiyatro sahnesi olarak gördüm sanırım ve yarattığım karakterleri sergilerken sahne arkasını da set olarak kullandım.’

    Irmak’ın çalışmalarında sıkça karşımıza çıkan bir diğer tema da zevk meselesi. Çoğu zaman, yukarıda bahsi geçen hırdavat ve ofis malzemelerinin yanı sıra yüksek kalite sanat malzemeleri kullansa da burada çoğunlukla ucuz strafordan yapılmış, bir zamanların görkemli, şimdininse dejenere ve şatafatlı malzemelerine öykünen bir kalabalık var: yaldızlar, karmaşık detaylar, yaprakların ve dalgaların havai sembolizmi. Bunu yaparken başka bir eşiği, yani sınıf eşiğini ve beraberinde gelen zevk sahibi olma hakkını aşıyor, kendisiyle ve bizimle yüzleşiyor. ‘Muhtemelen evi[nde] asla kullanmayacağı’ bu dekoratif unsurlardan neşeli heykeller yapan sanatçı, eserin pastel renkleri ve şen şakrak detaylarına tezat karanlık duygulardan da ilham alıyor: kibir ve bunun bize maliyeti gibi.” - Zeynep Beler

    ​Adres: İMÇ 5. Blok No: 5712 Unkapanı Fatih/İstanbul

    0
    0
    1998
  • 24-06-2023

    Tarihçi Y. Hakan Erdem’in Türkiye'nin Batılılaşma hikâyesini insanlarla karşı karşıya gelen koyunlar, tarihten figürler, kara delikleri fantastik elementler ve hicivle birleştiren romanı Zaman Çöktü, Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    Zaman Çöktü, 41. yüzyıla dair kaleme alınmış politik bir macera. Bir bakıma, insanlaşmaya çalışan koyunların, koyunluk değerlerini savunarak insanlara karşı ayaklanışının hikâyesi. Bir bakıma da, 21 yüzyıldır süren sembolokrasiye ve Türkiye’nin ruhuna tutulmuş bir ayna: Huriler, buharlaştırıcılar, gargoyle’lar, başkasının uykusunu uyuyanlar, koçlar, dispatlar, siborkullar, kara delikler, kırmızı başlıklı kızlar ve daha neler neler... Belki de, Batılılaşma sürecindeki koca bir ülkenin, mecburen Güneylileşmek zorunda kalışının hikâyesidir bu, kim bilir?

    “Kıskançlıktır kuşkuyu başlatan. Kuşkudur sesi katılaştıran. Sert bir sestir çoğunlukla gizli şeyleri aşikara çıkaran.”

    0
    0
    1444
  • 23-06-2023

    İBB Miras’ın restore ettiği Feshane-i Amire, yeni adıyla Artİstanbul Feshane’nin İBB Kültür tarafından düzenlenen açılış programı kapsamında, Duman ve Sena Şener 24 Haziran Cumartesi günü saat 20.00’de sahne alacak.

    Yaklaşık 200 yıllık tarihi yapı Feshane, İBB Miras ekiplerinin çalışmaları sonucunda, Artİstanbul Feshane adıyla 22 Haziran’da kapılarını açtı. İstanbul’un kamusal alan olarak en büyük kültür-sanat mekânı olan Artİstanbul Feshane, mapping gösterisi ve konserlerin yanı sıra “Ortadan Başlamak” başlıklı sergiye de ev sahipliği yapıyor. 19 küratör, 300 sanatçı ve 400’den fazla eserin yer aldığı “Ortadan Başlamak” sergisi 30 Ağustos’a kadar sanatseverlerle buluşuyor.

    Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan yaklaşık 200 yıllık tanıklığıyla bir sanayi yapısının çok ötesine geçen; çağdaşlaşmaya işaret eden öncü rolü, kuşaklar boyu okul görevi üstlenen fonksiyonları ve sosyal hayata etkisiyle şehrin hafızasıyla bütünleşen önemli bir endüstri mirası olan Feshane-i Amire, İBB Miras’ın restorasyonu ile yeniden açılıyor. 8 bin metrekarelik alanda konumlanan, ulusal ve uluslararası projelere ev sahipliği yapacak Artİstanbul Feshane’de sergi salonları, kütüphane, sosyal mekânlar, kongre, atölye ve okuma alanları yer alıyor.

    ​İstanbul’un kamusal olarak en büyük kültür, sanat ve etkinlik alanı olarak tasarlanan, Artİstanbul Feshane, kültürel etkinliklerin yanı sıra kafe, restoran, mağaza ve yeşil alanlarıyla da İstanbullulara tüm gün sosyalleşebilecekleri alanlar sunuyor.

    Artİstanbul Feshane kültür-sanat ve etkinlik programına İBB Kültür sosyal medya hesapları ve www.kultursanat.istanbul adresinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    12441
  • 23-06-2023

    8 - 10 Eylül tarihleri arasında, Paribu ana sponsorluğunda, “Oyun” teması ile gerçekleşecek 7. Bozcaada Caz Festivali’nin programı duyuruldu.

    Bozcaada Caz Festivali, yedinci edisyonunda caz sahnesinin sevilen isimlerini ve yeni yeteneklerini ağırlarken BCF Keşif etkinlikleriyle içimizdeki “oyuncu insan”ı yeniden hatırlamamıza yardımcı olmayı amaçlıyor. “Oyun” teması kapsamında cazın doğaçlamadan beslenen ve bu anlamda oyunla yakın bir ilişki içinde olan doğasını yansıtan projeler dinleyiciyle buluşacak. Sanatçıların güncel tınılar ile enstrümantal yeteneklerini birleştirdikleri performansların her birinde dinleyiciler farklı bir deneyime tanık olma fırsatı bulacak. Birbirleriyle daha önce aynı sahnede bulunmamış Derya Yıldırım, Elif Dikeç, Itamar Borochov ve İsmail Altunbaş’ın birlikte Anadolu müziğine kendi yorumlarını katacakları ve yalnızca Bozcaada Caz Festivali’ne özel üretim anlarının yaşanacağı Bozcaada Ensemble da bunların arasında bulunuyor.

    T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) katkılarıyla, 3dots ve fermente tarafından hayata geçirilen Bozcaada Caz Festivali, Paribu ana sponsorluğunda ve Kendine Has, Volkswagen, Jack Lives Here, CarrefourSA, The ORGANICS by Red Bull, Tchibo ve Kale Grubu’nun katkılarıyla düzenlenecek. Festivalin destekçileri arasında Hollanda Başkonsolosluğu, İsrail Başkonsolosluğu, Institut Français Turquie, Goethe-Institut Istanbul ve Kultur.Lx de yer alıyor.

    Ödüllü saksafoncu, besteci ve aynı zamanda kadın ve LGBTİ+ hakları savunucusu olan Nubya Garcia festivalin ilk gününde Bozcaada Caz Festivali sahnesinde olacak. Avishai Cohen, anavatanı İsrail’e dönüşüyle başlayan ve bir anlamda ilk gençliğine selam duran Big Vicious isimli projesiyle festivalde sahne alacak. Big Vicious’da Cohen’in lise arkadaşı Uzi Ramirez gitarda, 2000’lerin başından bu yana farklı gruplarda Cohen’le çalan Yonatan Albalak gitar ve basta, davulda ise Aviv Cohen yer alıyor. Güney Fransa’nın ruhunu elektronik müzikle kusursuz bir şekilde buluşturan Kazy Lambist, dinleyicilere Bozcaada’da tatlı bir Eylül akşamı yaşatacak.

    Festivalin ilk gününde; Kürtçe Anadolu halk ve dağ türkülerini katıksız bir blues ruhuyla sahneye taşıyan Meral Polat Trio, Türkiye'de caz davulunun öncülerinden Ferit Odman, “Var olmayan bir adanın hikâyelerinden” beslendiğini söyleyerek yola çıkan Islandman, ardından da Nubya Garcia sahnede olacak. İkinci günde sahneye; Lüksemburg’dan gelen üç kişilik genç ve dev bir kadro Dock in Absolute, 30 yıllık müzik hayatı süresince deneyimlediği farklı müzikal tarzları dinleyicilerle buluşturan Volkan Öktem, katıksız bir tekno enerji sunan Komfortrauschen ve Kazy Lambist çıkacak. Festivalin kapanış gününde ise Hissikablelvuku, Bozcaada Ensemble, trompetçi Avishai Cohen, Big Vicious ve DJ Claptrap namıdiğer Gaurav Narula dinleyicilerle buluşacak.

    Her yıl farklı bir tema etrafında geliştirilen ve disiplinlerarası etkinliklerden oluşan BCF Keşif programı, bu yıl “oyun”un tüm insanlık tarafından paylaşılan özünü keşfetmeye davet ediyor. Hollandalı kültür tarihçisi Johan Huizinga’nın Homo Ludens’i, yani Oyuncu İnsan’ına selam duran festival, son yıllarda hepimizi farklı şekillerde zorlayan koşulların karşısında “oyun” oynamanın yaratıcı gücünü açığa çıkarmayı amaçlıyor. BCF Keşif programı kapsamında pek çok performans, atölye ve etkinlik katılımcılarla buluşacak.

    8 - 10 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek 7. Bozcaada Caz Festivali’nin detaylı programına internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

    ​7. Bozcaada Caz Festivali’nin kombine biletlerini Passo üzerinden satın alabilirsiniz. Festivalin günlük biletleri ise 3 Temmuz itibariyle satışa çıkacak.

    0
    0
    1451
  • 23-06-2023

    Ülker İnce’nin 1950 Kuşağı’nın öncü isimlerinden Nezihe Meriç’in anlatı evrenine dönük okumalar için bir başlangıç kitabı niteliği taşıyan çalışması Gül Kokusunun Sesini Duyan Nezihe Meriç, Eksik Parça Yayınları’ndan çıktı.

    Bu kitap Ülker İnce’nin Nezihe Meriç anlatıcılığına yakından bakış denemesi olarak okurun karşısına çıkıyor. Bir yazarın edebî dünyasına, yaratıcılığının kaynaklarına dönük monografik çalışmanın içerdiği anlam bir dostluk yakınlığının getirdiği tanıklığı da içermesidir.

    ​“Nezihe Meriç’in öyküleri ve öykücülüğü üzerine bir şey söylemek isteyenler bunları da bilsinler istiyorum artık çünkü şimdi anlıyorum ki ben bu yazıları hiçbir ön düşüncem olmadan ya da edebiyat ortamında dolaşımda bulunan değerlendirmelerden hiç etkilenmeden yazmışım, hazır bir soruya yanıt aramak gibi bir şey yokmuş kafamda; örneğin, “Nezihe Meriç kadın sorununa acaba nasıl yaklaşıyor?” dememişim ya da, ne bileyim, “o dönem yazarlarının önemli izleklerini Nezihe Meriç’te de görüyor muyuz acaba?” dememişim ya da “Nezihe Meriç’in Türk öykücülüğündeki ya da öncü kuşak içindeki yeri ve önemi nedir?” dememişim. Metinlere gözlüksüz bakmışım, bu ne kadar olanaklıysa. Gözlükle bakmak her zaman iyi değildir çünkü. Hele gözlük renkliyse gerçek renkleri görmenizi engelleyebilir.” -Ülker İnce

    0
    0
    1315
  • 23-06-2023

    Seyir Derneği, dünya festivallerinde gösterilen 10 filmin yer aldığı “Açık Hava Film Geceleri” programını 24 Haziran - 2 Temmuz tarihleri arasında Ayvalık Belediyesi Yeni Binası’nda sinemaseverlerle buluşturacak.

    Seyir Derneği tarafından düzenlenen Ayvalık Uluslararası Film Festivali bu yıl Azize Tan direktörlüğünde, Fatih Özgüven’in program danışmanlığında 14 - 19 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek. Festival uzun metraj, kısa metraj ve belgesel filmlerinin yanı sıra panel ve söyleşilere de ev sahipliği yapacak.

    “Açık Hava Film Geceleri”, James Cameron’ın yönettiği, 2023 Akademi Ödülleri’nde En iyi Efekt dalında Oscar kazanan Avatar: Suyun Yolu (Avatar: The Way of Water) filminin gösterimiyle başlayacak. İlk filmin on yıl sonrasında geçen Avatar: Suyun Yolu’nda Sam Worthington, Zoe Saldaña, Sigourney Weaver, Stephen Lang, Cliff Curtis ve Kate Winslet rol alıyor. 25 Haziran akşamı Martin McDonagh’ın 2022 Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan filmi The Banshees of Inisherin izleyicilerle buluşacak. McDonagh, filmde ilk uzun metraj filmi In Bruges’den tam on dört yıl sonra Brendan Gleeson ve Colin Farrell’ı tekrar bir araya getiriyor.

    2022 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan Ruben Östlund imzalı Hüzün Üçgeni (Triangle of Sadness), 26 Haziran akşamı gösterilecek. Sınıf ve toplum davranışları üzerine bir hiciv sunan filmde Woody Harrelson, Harris Dickinson ve Charlbi Dean rol alıyor. 27 Haziran gecesi açık havada Emin Alper’in, prömiyerini 2022 Cannes Film Festivali’nde yapan, 59. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden En İyi Yönetmen başta olmak üzere 9 ödülle, 33. Ankara Film Festivali’nden En İyi Film dahil 6 ödülle ayrılan filmi Kurak Günler izleyiciyle buluşacak. American Psycho filminin yönetmeni Mary Harron’ın yeni filmi Dali Diyarı (Daliland) 28 Haziran akşamı izleyicilerle buluşacak. Ben Kingsley ve Barbara Sukowa'nın performanslarıyla büyük beğeni toplayan film, 20. yüzyılın en hayranlık uyandıran sanatçıların Salvador Dali’nin büyük bir sergiye hazırlığı sırasında geçiyor.

    29 Haziran akşamı İtalyan Yeni Gerçekçiliği içinde yetişse de kısa sürede kendi üslubunu geliştiren Luchino Visconti’nin uluslararası alanda ünlenmesine büyük katkı sağlayan filmi Düşman Kardeşler (Rocco and His Brothers) beyazperdede olacak. Sinematek/Sinema Evi ve İtalyan Kültür Merkezi iş birliği ile gösterilecek film, 1960’lı yıllarda daha iyi bir hayat umuduyla ülkenin güneyindeki yoksul köylerini terk ederek kuzeye göç eden bir ailenin hikâyesini anlatıyor. 30 Haziran akşamı, Peter Von Kant’ın ardından polisiye bir komediyle 1930’lar Fransa’sına dönen François Ozon imzalı Suç Bende (The Crime Is Mine) ve İngiliz yönetmen Joanna Hogg imzalı, dünya prömiyerini 2022 Venedik Film Festivali’nde yapan Sonsuz Sır (The Eternal Daughter) izleyiciyle buluşacak.

    Arjantinli yönetmen ikili Gastón Duprat ile Mariano Cohn imzalı, Penélope Cruz, Antonio Banderas ve Oscar Martinez’in başrollerini paylaştığı Resmi Yarışma (Official Competition) 1 Temmuz akşamı gösterilecek. Açık Hava Film Geceleri, 2 Temmuz akşamı gösterilecek Saint Omer filmiyle sona erecek. Belgeselleriyle tanınan yönetmen Alice Diop, ilk kurmaca filmi Saint Omer’de, Fabienne Kabou’nun gerçek hikâyesinden yola çıkarak yarı belgesel yarı kurmaca bir dünya yaratıyor. Geçtiğimiz Oscar ödüllerinde En İyi Uluslararası Film kategorisi için Fransa adına yarışan ama adaylık alamayan Saint Omer, Venedik Film Festivali ve César Ödülleri’nde En İyi İlk Film seçilmiş ve pek çok eleştirmence yılın en iyileri arasında gösterilmişti.

    ​“Açık Hava Film Geceleri” kapsamında gösterilecek filmlerin biletlerini Biletix üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    1729
  • 23-06-2023

    Ayşe İnan’ın “Gün Düşleri” başlıklı Ankara’daki ilk kapsamlı kişisel sergisi 15 Temmuz’a kadar Ka’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Çocuk kitaplarının ilham dolu dünyasına kapı aralayan, Ayşe İnan’ın çalışmalarının çok yönlü derinliğine bakış sunan sergide orijinal çizimlere taslaklar, planlar, hikâyeler de eşlik ediyor.

    Resim hafızamda ruhumu kanatlandıran uzun, eşsiz ve rüya gibi bir yolculuk çocuk kitapları. Bugüne kadar yapabildiklerimi anlatabilmenin ipuçları herkes gibi beni de çocukluğuma götürüyor. Çizdiğim şeyler bana o çocuksu coşkunun tazeliğindeki enerjik duyguyu anımsatıyor.

    (...) Çocukluğumuzda yaşadığımız mucize gibi hissedilen karşılaşmalar, doyumsuz oyunlar, türlü canlıların habitatı bahçeler, birbirinden eşsiz bitkiler, hayvanlar hepimizin zamanını genişleten o güzel uğraşılar ruhumuzda, göç yolculuklarının konaklama alanları gibi... Sonrasında kitaplarla daha kocaman bir dünya oluyor ve yeni yollar buluyoruz. Kelimeleri okumayı öğrendiğimiz gibi görsel okumayı da öğrenerek hafızamız yol seçimlerini yapıyor. Resimli çocuk kitaplarının özgürlüğü sınırsız ve bu zengin dünyada kendimi hep yeniden keşfediyorum duygusu daim.

    Bunları aktarmanın en güzel, dolaysız, sahici yollarından birinin çizim olduğunu düşünüyorum.

    Çocukların ezber bozan dünyalarına böylece ulaşabiliyorum ben ve resimli çocuk kitaplarının çok sesli müziğine kapılıp kanatlanıyorum.” - Ayşe İnan

    Künye:
    1. Çocuk Kitabı – Ben Rembrandt, Eskizler, 2012
    2. Ayşe İnan, Hafıza, 2020
    3. Ayşe İnan, Ağustos Böceği, 2022, akrilik, 42X52 cm

    0
    0
    1437
  • 23-06-2023

    Brian Sibley’nin Orta Dünya’nın tarihini Yüzüklerin Efendisi’nin eklerinde yer alan “Yılların Öyküsü” bölümünün zaman çizelgesine bağlı kalıp Tolkien’in yayımlanmış tüm metinlerinden faydalanarak Alan Lee’nin illüstrasyonlarıyla birlikte anlattığı Númenor’un Düşüşü, Kemal Baran Özbek’in çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    J. R. R. Tolkien, Orta Dünya’nın İkinci Çağı için “karanlık bir çağdır” demiştir. Silmarillion başta olmak üzere Bitmemiş Öyküler ve Christopher Tolkien’in on iki ciltlik Orta Dünya Tarihi’nde detaylandırılan bu dönemin kırılma noktası sayılan “Númenor’un Düşüşü” ise ilk kez tek bir ciltte toplanıyor ve okurlara Númenor özelinde yeni bir tarihçe sunuyor.

    Morgoth’un yenilgiye uğratılmasında Valar’a ve elflere yardım etmelerinin ödülü olarak Orta Dünya insanlarına bahşedilen Númenor, zamanla uygarlığın beşiği ve zenginliğin merkezi hâline gelmişti. Halkı bilgelikleri ve yiğitlikleriyle ünlüydü. Ama Manwë’nin bir şartı vardı, Númenórlular Valar’la Eldar’ın ölümsüzlüğüne imrenerek Kutlu Diyarları aramaya çıkamazlardı. Ne var ki Númenórluların güçleri arttıkça ölüm korkusu onları sarmaladı, açgözlülükleri ve kibirleri Sauron’un fısıltıları eşliğinde yüreklerini kararttı ve böylece Númenor’un düşüşünün tohumları da atılmış oldu.

    ​Üç bin küsur senelik bu çalkantılı tarih Güç Yüzükleri’nin dövülmesinden Barad-dûr’un inşasına ve Sauron’un yükselişine kadar tüm Orta Dünya’yı etkileyecek olaylara sahne olacaktı.

    0
    0
    1446
  • 22-06-2023

    MUBI, dünya prömiyerini 2023 Cannes Film Festivali’nde yapan ve Cannes’a seçilen ilk Ürdün filmi olan Amjad Al Rasheed imzalı Inshallah A Boy’un Türkiye haklarını satın aldı.

    Ürdün’de geçen Inshallah A Boy, erkek çocuk sahibi olmanın oyunun kurallarını değiştirebildiği bir toplumda, kocasının ani ölümünün ardından kızını ve evini kurtarmak için hak mücadelesine girişen Nawal’ın hikâyesini anlatıyor. Filmin yönetmenliğini 2016’da Screen International tarafından bölgenin gelecek vadeden beş genç yeteneğinden biri seçilen, 1985 doğumlu Ürdünlü yönetmen ve yazar Amjad Al Rasheed üstleniyor.

    ​Gan Foundation Award ve Rail d'Or Award ödüllerinin sahibi olan, Ürdün’den Cannes’a seçilen ilk film olmasıyla dikkat çeken Inshallah A Boy filminin yayın takvimi ise yakın zamanda duyurulacak.

    0
    0
    1797
DAHA FAZLA
Geldanlage