
Ara Güler’in edebiyata olan merakı ve edebiyatçılarla ilişkilerine odaklanan Bir Avuç Güzel İnsan belgeseli puhutv’de yayımlandı.
Ara Güler Müzesi’nin aynı ismi taşıyan ve edebiyatçı portrelerinden oluşan sergisinin belgeseli Bir Avuç Güzel İnsan, çocuk yaştan itibaren okumaya, yazmaya, edebiyata tutkulu bir isim olan Ara Güler’in “Bir Avuç Güzel İnsan” diye tanımladığı edebiyatçı dostlarına odaklanıyor. puhutv orijinal içeriği Bir Avuç Güzel İnsan, Güler’in arşivinden karanlık oda ekipmanlarına, kitaplarından kişisel eşyalarına tüm koleksiyonuna sahip çıkan ve koruyan Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nde başlıyor. Ara Güler Müzesi’nde yer alan 153 portre ve daha fazlasıyla izleyiciyle buluşuyor. Belgesel, Türk ve dünya edebiyatının önde gelen isimlerinin portrelerinden oluşan “Bir Avuç Güzel İnsan” sergisinin hikâyesini anlatıyor. Sergide portreleriyle yer alan Doğan Hızlan, Hilmi Yavuz, Karin Karakaşlı, Mario Levi ise Ara Güler’i anıyor, hikâyelerini paylaşıyorlar. Belgesel, Ara Güler sayesinde Nazım Hikmet’ten Füruzan’a, Orhan Pamuk’tan Halikarnas Balıkçısı’na edebiyat dünyasının kahramanlarını selamlama, anma, anımsama şansı veriyor.
Ara Güler’in Bir Avuç Güzel İnsan belgeselini puhutv’de ücretsiz olarak izleyebilirsiniz.
Nuri Bilge Ceylan’ın “Başka Bir Yerde” başlıklı fotoğraf sergisi, İstanbul Modern’in Renzo Piano imzasını taşıyan yeni müze binasında sanatseverlerle buluşuyor.
Burgan Bank sponsorluğunu üstlendiği “Başka Bir Yerde” başlıklı sergisi; Nuri Bilge Ceylan’ın Türkiye’nin yanı sıra, Hindistan, Gürcistan, Çin, Fas ve Rusya gibi dünyanın farklı coğrafyalarında çektiği 22 büyük portreden oluşuyor. Serginin küratörlüğünü İstanbul Modern Fotoğraf Küratörü ve Bölüm Yöneticisi Demet Yıldız Dinçer üstleniyor. Karakterlerin içinde yaşadıkları doğa ve yapılı çevreyle kurduğu ilişkiler, özenle kurgulanmış fotografik atmosfer, dramatik ışık kullanımı, renklerin birbirleriyle diyaloğu, abartısız duygular ve sakin yüz ifadeleri sergideki fotoğrafların tipik özellikleri olarak dikkat çekiyor. Ceylan’ın çalışmaları yaşamlarımızın yaşadığımız coğrafyadan ayrı değerlendirilemeyeceğini akla getirmekle birlikte, aynı zamanda bizi birbirimize bağlayan insani deneyimlerin derinliğine de işaret ediyor.
İnsanların sürdürdüğü hayat mücadelelerini, yalnızlıklarını, zaman zaman can sıkıntılarını ve melankolilerini görünür kılan Ceylan, coğrafyalar arasındaki farklılıklardan ziyade ortak duygulara odaklanıyor. Ceylan’ın fotoğraflarında gördüğümüz kendine özgü biçimsel dil, hayal gücümüzü harekete geçirerek gitmediğimiz ve deneyimlemediğimiz coğrafyalara ve insanlara yakınlık hissetmemizi sağlıyor.
Künye:
1. Çamurlu Çocuklar Mud Boys, Hindistan India, 2011
2. Kayıktaki Çocuk Boy on the Boat, Hindistan India, 2014
3. Oka Nehri kenarında Olya Olya by the Oka River, Rusya Russia, 2012
4. İki Genç Kız Two Young Girls, Pekin Beijing, Çin China, 2015
Norah Lange’nin kişiliğini biçimlendiren geçmişi yansıttığı, 20. yüzyıl başı Arjantin toplumundaki yaşama ve cinsiyet rollerine dair incelikli gözlemler sunduğu kitabı Çocukluk Defterleri, Havva Mutlu’nun çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.
Norah Lange, bu kitapta Arjantin kırsalı ve Buenos Aires’te ailesiyle geçirdiği çocukluk ve ilk gençliğinden dokunaklı ve özlem dolu kesitler anlatıyor. Çocuklara özgü bir masumiyet ve yaratıcılığı belleğin gücüyle buluşturan Çocukluk Defterleri her devirden okurun özdeşlik kurabileceği bir anlatı.
“Bazen geçmişi özlerim; minik minik, basit şeyleri, en naif olayları hatırlatan bir nostalji duygusu sarar beni.
Cumartesi akşamlarını büyük bir özlemle hatırlarım; işte o zaman hissettiğim saflık ve sevgi duygusu, daha güzel bir çocukluk geçiremeyeceğimden emin olmamı sağlar.”
Sabancı Vakfı’nın toplumsal sorunlara sanat aracılığıyla dikkat çekmek amacıyla 2016 yılından bu yana düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın 2023 yılı başvuruları başladı.
Bu yıl 8. kez düzenlenecek yarışmanın teması gezegenimizi tehdit eden “su krizi” oldu. “Kısacası Susuzluk Çekiyoruz” sloganı ile gerçekleştirilecek yarışmaya başvurular 17 Kasım’a kadar devam edecek. Toplumsal konuları sanatın gücüyle ve yaratıcı bakış açısı ile buluşturan Kısa Film Yarışması’na başvuracak eserlerin en fazla beş dakika uzunluğunda olması ve “su krizi” konusunu ele alması gerekiyor. Eserler, öncelikle ön jüri tarafından değerlendirilecek ve finale kalan en az 10 en fazla 15 eser arasından jüri son değerlendirmeyi yapacak.
Yarışmaya başvuran eserlerin yönetmen (eser sahibi) ve / veya yapımcısından en az birisinin Türkiye Cumhuriyeti veya K.K.T.C. vatandaşı olması gerekiyor. Bir kişinin birden fazla eser ile başvurabileceği yarışmaya daha önce herhangi bir yerde gösterilmemiş ve ödül almamış eserler kabul ediliyor. Eser sahiplerinin bugüne kadar çekmiş olduğu herhangi bir uzun metraj filmi bulunmaması gerekiyor. Yarışmanın birincisi 60 bin TL, ikincisi 40 bin TL, üçüncüsü 25 bin TL’nin sahibi olacak. Sosyal Etki Ödülü de bu yıl ilk kez 25 bin TL ile ödüllendirilecek.
Sabancı Vakfı’nın 8. Kısa Film Yarışması hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Türkiye’de ilk kez düzenlenen ve eserin 80. yılına özel kurgulanan “Küçük Prens” sergisi, 31 Ekim’e kadar Galataport İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor.
Marketing Toys tarafından düzenlenen sergi, özel kurgusuyla çocukların olduğu kadar yetişkinlerin de hayal gücünü canlandırırken, kitapta yer alan hayata dair değerleri ve sevginin gücünü vurguluyor. Sergide ziyaretçiler, Antoine de Saint-Exupéry’nin dünyaca ünlü karakteri Küçük Prens’in yolculuğuna ilk defa bu kadar yakından eşlik etme fırsatı buluyor. 1943’te Fransız yazar Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyasının anlatıldığı Küçük Prens kitabı, ilk kez UV özel aydınlatma sistemi ve neon dekorları ile Galataport İstanbul’da masalsı bir sergiye dönüşüyor. Sergi izleyiciye dev güneşin altından geçerek Küçük Prens’in yıldızlarına hayallerini yazma ve yıldızlarını gökyüzündeki yerine yerleştirme imkânı sunuyor.
Hayal gücünün yansımalarını teknoloji ile buluşturan sergide ziyaretçiler ayrıca; dev gül bahçesinden 3D gezegenlere, Tilki, animatronik yılan ve diğer karakterlere yakından temas edebilecekleri interaktif aktiviteler ve göz alıcı dekorlar ile masalın bir parçası hâline gelebiliyorlar. Sergide çocuklara yönelik dev top havuzu, Sihirbazlık Okulu ve aileler için özel bir kafe alanı da yer alıyor.
“Küçük Prens” sergisini 31 Ekim’e kadar Galataport İstanbul’da ziyaret edebilirsiniz. Serginin biletlerine Galataport İstanbul M Blok’taki sergi gişesinden ve Passo üzerinden ulaşabilirsiniz.
Nuri Kuzucan’ın Arter’de devam eden, küratörlüğünü Nilüfer Şaşmazer’in üstlendiği “Pasaj” başlıklı kişisel sergisine eşlik eden, sergiyle aynı başlığı taşıyan bir kitap Arter Yayınları aracılığıyla yayımlandı.
Sergi, sanatçının mekâna özgü bir mimari düzenlemeyle sunduğu “Pasaj” için ürettiği yeni eserleri ve daha erken tarihli üretimlerinden bir seçki geçişlilik ve akıcılık kavramları çerçevesinde bir araya getiriyor. Nuri Kuzucan: Pasaj başlıklı kitap, serginin küratörü Nilüfer Şaşmazer ile Nuri Kuzucan’ın gerçekleştirdiği kapsamlı söyleşiyle açılıyor. Yayında Kuzucan’ın hayatına ve zaman içinde dönüşen sanatsal eğilimlerine ışık tutan söyleşinin yanı sıra Duygu Demir, Tarkan Okçuoğlu, Asuman Suner ve Hakan Tüzün Şengün’ün bu kitap için özel olarak kaleme aldıkları, sanatçının üretimini farklı bakış açılarından yorumlayan metinlerine yer veriliyor. Tasarımını Ayşe Bozkurt’un üstlendiği kitapta, yazılara Hadiye Cangökçe’nin ve flufoto’nun (Barış Aras ve Elif Çakırlar) çektikleri fotoğraflar eşlik ediyor.
Arter’in 1. katında yer alan, 31 Aralık 2023 tarihine kadar ziyaret edilebilen “Pasaj” sergisi, içine yerleştiği ve bir geçiş alanı olarak da yorumlanabilecek galeri mekânını pasaj sözcüğünün mimari, yazınsal ve metaforik anlamları ekseninde resimsel uzamla ilişkilendiriyor.
Nuri Kuzucan: Pasaj başlıklı yayın Arter Kitabevi’nden ve kitabevi@arter.org.tr e-posta adresi üzerinden sipariş edebilirsiniz. Salı-Pazar günleri 11:00-19:00, Perşembe günleri ise 11:00-20:00 saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebilen Arter Kütüphanesi’nde kitabı inceleyebilirsiniz.
Bodrum Yarımadası’nın konser alanı D-Marin Turgutreis içinde özel bir bölümde konumlandırılan Maximiles Black Turgutreis Arena, yaz sezonu boyunca pek çok etkinliğe ev sahipliği yapacak.
Musicarium, Kutu Film, DasDas ve Atış Entertainment iş birliğiyle ve Maximiles Black ana sponsorluğunda hayata geçirilen Maximiles Black Turgutreis Arena’daki etkinlikler 19 Temmuz’da Cimri oyunu ile başlayacak. Program kapsamında; Emma Shapplin, Gülşen, Buika, Yasmin Levy, Goran Bregovic, Büyük Ev Ablukada, Mor ve Ötesi, Karsu gibi ünlü isimlerin konserleri ve Sevgili Arsız Ölüm Dirmit, Deli Bayramı, Zengin Mutfağı ve Cimri oyunları izleyicilerle buluşacak.
Maximiles Black Turgutreis Arena’da gerçekleşecek etkinliklerin biletlerine Mobilet üzerinden ulaşabilirsiniz.
Etkinlik Programı:
19 Temmuz - Cimri (Tiyatro)
21 Temmuz - Mor ve Ötesi
22 Temmuz - Yasmin Levy
28 Temmuz – Karsu
29 Temmuz - Goran Bregovic
3 Ağustos - Büyük Ev Ablukada
4 Ağustos - Sevgili Arsız Ölüm Dirmit (Tiyatro)
5 Ağustos - Buika
9 Ağustos - Deli Bayramı (Tiyatro)
11 Ağustos - Evgeny Grinko
12 Ağustos - Alessandro Safina
16 Ağustos - Gökhan Türkmen
18 Ağustos - Gülşen
19 Ağustos - Monica Molina
23 Ağustos - Zengin Mutfağı (Tiyatro)
26 Ağustos - Emma Shapplin
Devrim Erbil’in “Bodrum’da Devrim” başlıklı kişisel sergisi, 18 Temmuz - 13 Ağustos tarihleri arasında Gallery Art Port Bodrum’da sanatseverlerle buluşacak.
Bodrum’a “‘Sanat Kenti’ ve ‘Sanat Destinasyon’ merkezi kavramlarını” çok yakıştırdığını belirten ve Bodrum’un ilk Çağdaş Sanat Müzesi Devrim Erbil Müzesi’ni kazandırma aşamasında olan usta sanatçı Prof. Devrim Erbil’in kişisel sergisi “Bodrum’da Devrim”, sanatçının birbirinden farklı tekniklerde ürettiği eserlerini bir araya getiriyor. Çağdaş Türk sanatına ve sanatçılarına katkıda bulunmak amacıyla Kumbahçe Cruise Port’da hizmet veren Gallery Art Port, Erbil’in eserlerini Bodrumlularla bir araya getiriyor.
Çağdaş İngiliz edebiyatının ödüllü yazarlarından Gwendoline Riley’nin ihtiyaçları, hayalleri ve acıları birbirinden farklı olan anne kızın psikolojik bir savaşa dönen ilişkisini merkezine aldığı son romanı Hayaletlerim, Begüm Kovulmaz’ın çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.
Riley, nevi şahsına münhasır karakterleri, kusursuz diyalog yazımı ve kara mizahıyla yıllar içinde çağdaşları arasında öne çıktı. Hayaletlerim’de de zaman zaman karanlık, rahatsız edici ve tekinsiz olabilen ebeveyn ile bağın haritasını ustalık ve acımasızlığa varan bir soğukkanlılıkla çiziyor.
Kırklı yaşlarını süren bir akademisyen olan Bridget, kedisi ve erkek arkadaşıyla sakin bir hayat kurmuş, babasıyla görüşmeyi yıllar önce kesmiş, annesiyle ilişkisini ise senede bir gün baş başa yenen doğum günü yemeklerine, arada bir yollanan kartlara indirgemiştir. Fakat çok az arkadaşı olsa da cemiyet hayatına inatla dahil olan, başından geçen iki evliliğin ardından yalnız yaşayan emekli annesi Helen artık daha fazlasını istemekte ve istediğini alana kadar vazgeçmemekte kararlıdır…
“Rachel Cusk ve Sally Rooney’nin acımasız, lafı dolandırmadan konuşan kadın karakterlerinin hayranı okurlar, Riley’nin son romanındaki geçinmesi zor ebeveyniyle inanılmayacak derecede kibirli bir baba ve yürek parçalayacak derecede kararsız bir anne hesaplaşan anlatıcısında bir ruh eşliği bulacak.” -LA Times
Elektronik müzik sahnesinin öne çıkan isimlerini müzikseverlerle bir araya getiren Urban Fundraising Festival’in son etabı 16 Temmuz’da Kafes x Milo’da gerçekleşecek.
Urban Fundraising Festival, FG 93.8 organizasyonuyla kazancını TEV’in “Geleceği İnşa Et” fonu üzerinden deprem bölgesi Adıyaman’da yapılacak okul projesine bağışlayacak. 20 Mayıs’ta BeeGee ile başlayan, 18 Haziran’da Miss Monique’le devam eden festival, 28 Haziran’da 24 metrelik bir ekranda Mathame’ın görsel ve işitsel performansını katılımcıları ile buluşturdu. Urban Fundraising Festival, 16 Temmuz’da da elektronik müzik sahnesinin öne çıkan isimlerini konuk etmeye devam edecek. Parça seçimleri ve performanslarıyla son zamanların başarılı DJ ve prodüktörlerinin yer alacağı bu etkinlikte, elektronik müziğin ikonik figürleri Fideles, Brina Knauss, Gheist ve Rebūke’e lokal sahnenin sevilen isimlerinden Phallen ve Alan Cutt eşlik edecek.
16 Temmuz’da Kafes x Milo’da gerçekleşecek Urban Fundraising Festival’e Bugece, Biletino, Biletix veya FGTickets üzerinden bilet alarak, TEV’in “Geleceği İnşa Et” projesine destek olabilirsiniz.