
İspanyol sanatçı Jesus Cisneros, bir illüstrasyon atölyesi düzenlemek için 11 Eylül’de İstanbul’a geliyor.
“Çizimde Şans ve Kontrol” başlıklı atölye, 11 – 15 Eylül 2023 tarihleri arasında Caddebostan’daki Irmaklılar Derneği Kış Bahçesi’nde gerçekleşecek. Atölyede katılımcılar Cisneros ile illüstrasyon çalışması yapacak, atölyeyi başarıyla tamamlayan katılımcılar eğitim sonunda imzalı sertifika alma hakkı kazanacak.
Herkesin katılımına açık olan atölye 39 saatlik bir eğitim ile tamamlanacak. Gerekli durumlarda Türkçe ve İspanyolca çevirinin de yapılacağı etkinliğin dili İngilizce olacak. Katılımı en az 15, en fazla 20 kişi ile sınırlı olacak. Katılım bedeli 360 Euro olan atölyede Irmaklılar Derneği üyeleri için %20 indirim uygulanacak. Katılmak isteyenler info@shhhbooks.com adresine mail atabilirler.
Atölyeyle ilgili ayrıntılı bilgiye Shhhbooks’un internet sitesinden ulaşabilirsiniz.
Galerist ve Perasma iş birliğinde düzenlenen “Time is a Child” başlıklı karma sergi, 30 Temmuz tarihine kadar Leros Adası’nda sanatseverlerle buluşuyor.
Adını, Antik Yunan filozof Herakleitos’a ait olduğu düşünülen “Zaman, sahilde beş taş oynayan bir çocuktur” sözünden alan sergi, zaman ve ona bağlı sonsuz ihtimaller etrafında bir araya gelen sanatçıların eserlerinden oluşuyor. Sergide; Alice Guittard, Ayça Telgeren, Burcu Yağcıoğlu, Elif Uras, Evgenia Vereli, Kostis Velonis, Lara Ögel, Malvina Panagiotidi, Maria Joannou, Martin Creed, Merve İşeri, Nazım Ünal Yılmaz, Nil Yalter, Nuri Kuzucan, Rashid al Khalifa, Savvas Laz, Serkan Özkaya, Silva Bingaz, Stefania Strouza, William Kentridge, Yeşim Akdeniz ve Yusuf Sevinçli’nin eserleri yer alıyor.
John Keats’in, imgelerin zamansızlığı ve buna olan hayranlığına dair ünlü şiiri Bir Yunan Vazosuna Övgü’de olduğu gibi, sergi kendini öngörülemez bir yolculukta ve bu daimî akışın içerisinde bir an olarak konumlandırıyor. Bir daha geri gelmeyecek zamanda bir duraksamanın kaydını almaya çalışıyor. Şiirin etkileyici mısraları, vazoda resmedilen sahneler üzerinden, yaşanmadıkça sonsuz potansiyellerini korumaya devam eden deneyimler üzerine düşünüyor.
On iki adalardan en yakını, Türkiye anakarasından sadece bir taş atımlık mesafede yer alan Leros, II. Dünya Savaşı sırasında yıllarca İtalyan işgali altında kaldı. Faşist rejim etkisinde planlanan mimari yapılar, adanın zengin geçmişi ve hatırasını sarmalayan sütunlar, kemerler, duvarlar, kumlar, taşlar ve sular iç içe, birbirine sıkı sıkıya örülü hâlde bulunuyor. Sergiye ev sahipliği yapan Lakki’deki Kouluki koyunda yer alan ve 1930’larda İtalyan donanması için mayın deposu olarak inşa edilmiş olan yapı, günümüzde Leros Denizcilik Kulübü olarak hizmet veriyor.
Künye:
1. Merve İşeri Sea Crone 2023 Oil, pastel, charcoal, acrylic on unprimed canvas 120 x 160 cm Courtesy the artist and Galerist
2. Stefania Strouza Pro itu et Reditu 2020 glazed ceramic, oxidized bronze 51 × 34 × 11 cm Courtesy: Stefania Strouza and a.antonopoulou.art
3. Evgenia Vereli Soft Tragedies 2023 Glazed ceramic 140 x 120 cm
4. Elif Uras Some Work and Some Play 2023 Glazed ceramic 53 x 26 x 26 cm seramik, sıraltı boya, sır, altın cilası
Dünyaca ünlü primatolog ve hayvan koruma uzmanı Dr. Jane Goodall’ın Tanzanya’nın ücra köşesi Gombe’nin derinliklerinde vahşi şempanzeler arasındaki yaşamını anlattığı kitabı İnsanın Gölgesinde, Tuğçe Ezgi Yüksel’in çevirisiyle Beyaz Baykuş Yayınları’ndan çıktı.
“Vahşi doğa ve insana dair büyüleyici bir keşif yolculuğu” alt başlığını taşıyan kitap doğadaki en yakın kuzenlerimiz olan şempanzelerden yola çıkarak insanlığa dair bir keşif yolculuğu sunuyor okura.
Dr. Jane Goodall’ın serüveni 1960’ların başlarında, vahşi doğadaki şempanzeleri izlemek için Tanzanya’nın ücra köşesi Gombe’ye gitmesiyle başladı. Aylar boyu süren umutsuz bekleyişten sonra o ilk temas kuruldu ve Goodall alet kullanımından alet yapımına kadar daha önce keşfedilmemiş primat davranışlarını kaydetmeyi başardı. Batı dünyasının en büyük bilimsel başarılarından biri sayılan çalışmalarının sonunda şaşırtıcı bir şekilde her biri tıpkı bir birey gibi davranan şempanzelerin sosyal hiyerarşisini çözdü. İnsanlarla şempanzeler arasındaki derin bağa dair anlayışımızı sonsuza dek değiştirecek birçok olağanüstü keşfe imza attı.
“Yeryüzündeki geniş canlı skalasındaki hiçbir canlı, insana şempanze kadar benzemez. Hatta biyoloji alanındaki son araştırmalar bu benzerliklerin daha önce tahmin ettiğimizden bile daha fazla olduğunu gösteriyor. Bağışıklık tepkilerinin doğası, kan proteinlerinin yapısı ve hatta kalıtsal materyalin (DNA) yapısı incelenirse şempanze, insana diğer türlerden çok daha yakındır.”
İngiliz şarkıcı, söz yazarı, şair ve multi-enstrümantalist Benjamin Clementine, PSM Loves Summer by %100 Müzik kapsamında 12 Ağustos’ta Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde konser verecek.
At Least for Now isimli ilk albümüyle Mercury ödülünü kazanan, 2019 yılında Fransız hükümeti tarafından “Sanat ve Edebiyat Şövalyesi” seçilen Benjamin Clementine, kendine özgü tarzı ve etkileyici sözleri ile büyük bir hayran kitlesine ulaştı.
Sağlık problemleri ve maddi imkansızlıklar içinde sokaklarda başladığı müzik kariyerini 2015 yılında tüm zorluklara rağmen çıkardığı ilk albümü At Least for Now ile devam eden Benjamin Clementine, bu albümle hem Mercury ödülü hem de Ivor Novello Ödülleri’nde Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görülerek kısa sürede müzik dünyasının önde gelen isimlerinden biri hâline geldi. İkinci albümü I Tell A Fly ile başarısını sürdürürken Barbican Centre’da albümün adını taşıyan “Benjamin Clementine: I Tell A Fly” adlı performansıyla büyük beğeni toplayan sanatçı aynı zamanda Joker filminde kullanılan “London” parçasıyla bilinirliğini arttırdı. 2022’ye son albümü And I Have Been ile dinleyiciyle buluşan Benjamin Clementine, Glastonbury, Coachella, Montreux Caz Festivali, Eurosonic Festival ve Reading & Leads gibi büyük festivallerin yanı sıra dünyanın en saygın sahnelerinde performanslar sergiledi.
12 Ağustos Cumartesi saat 21.30’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’ne gerçekleşecek Benjamin Clementine konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu’ndaki eserleri yakından tanımak isteyenler için 25 ve 28 Temmuz’da rehberli sergi turları düzenleyecek.
Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek turlarda, katılımcılar, Kütahya çini ve seramiklerinde kullanılan motifler aracılığıyla dönemin toplumsal hayatı hakkında bilgi edinirken sergide yer almayan eserleri de görme fırsatı yakalayacak. Tura katılanlara aynı zamanda Pera Café’de Türk kahvesi ikram edilecek. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu sorumlusu Yavuz Selim Güler rehberliğinde gerçekleşecek ücretsiz sergi turunda katılımcılar, Osmanlı sanat mozaiğinin önemli parçaları arasında yer alan Kütahya çini ve seramiklerini yakından tanıma fırsatı bulacak.
Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu’ndan bir seçkiyle hazırlanan ve müzenin birinci katında ziyarete sunulan Kahve Molası sergisi; kahve etrafında şekillenen çeşitli rutinleri ve ritüelleri, kahve kültürünün gelişmesine katkıda bulunan Kütahya çini ve seramik üretimi ekseninde inceliyor. Sergide, fincandan güğüme, ibrikten nargileye uzanan ve bu rutinlerin etrafında şekillenen eserler yer alıyor. Kahve Molası sergisindeki eserler aracılığıyla Osmanlı’da kültürel ve toplumsal hayatı inceleyen tur katılımcıları, sergide yer almayan vakıf koleksiyonu eserlerini de görme fırsatı yakalıyor.
25 ve 28 Temmuz’da gerçekleşecek “Kütahya Çini ve Seramikleri Sergi Turu” hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
1-2. Kahve Molası sergisinden görüntü
3-4. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu'ndan eserler
Kanadalı yazar Camilla Grudova’nın Kafka, Angela Carter ve Margaret Atwood gibi isimlerden edebi izler taşıyan ilk öykü kitabı Bez Bebek Alfabesi, Firdevs Ev’in çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.
Britanya Fantazi Ödülleri’nde En İyi Öykü kategorisinde aday gösterilen ve Shirley Jackson Ödülleri’nde En İyi Uzun Öykü Ödülü’ne layık görülen “Balmumu” öyküsünün de yer aldığı Bez Bebek Alfabesi, oyuncu bir zekânın ürünü.
Dikiş makinesini takıntı hâline getiren iki çocuk, distopik bir ülkede Adamı olmadan hayatta kalmaya çalışan bir kadın, eşyalarının kaybolacağından endişelenerek sahip olduğu her şeyi konservelere doldurmaya karar veren bir baron, geceleri kurda dönüşen bir anne, ölülerin arasında yaşamaya karar veren bir adam, garip tutkuları olan örümcek ve insan karışımı bir mahluk ve daha birçok tuhaf, tekinsiz, gerçeküstü kahraman…
Mabel Matiz’in üç yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı yeni albümü Fatih, Pose Records etiketiyle müzikseverlerle buluştu.
Mabel Matiz’in, ana prodüktörlüğünü ve kreatif tasarımını üstlendiği beşinci stüdyo albümü Fatih’te Aşkın Nur Yengi, Melike Şahin, Kalben gibi sanatçılarla düetler yer alıyor. 25 şarkıdan oluşan albümde 20 prodüktör ve 9 featuring bulunuyor.
Mabel Matiz’in yeni albümü Fatih’i buradan dinleyebilirsiniz.
Prodüktör & Musical Director: Mabel Matiz
Yapım: Pose Records
Executive Producer & A&R: Ozan Korkmaz
Süpervizör: Murad Güner
Vokal Koçu: Nilüfer Çelik
Vokal Kayıt: Ali Büyük
Fotoğraf: Erdi Doğan
Artwork & Concept Design: Pelit Oğuzcan
Styling: Anıl Can
Make up: Burcu Taş
Saç: Mustafa Akgül
Mix: Sabi Saltiel, Emre Malikler, Zeid Hamdan, Utkucan Çiftçi, Avishay Lidani
Mastering: Aran Lavi
Dijital Dağıtım: The Orchard
https://www.youtube.com/watch?v=K1pd8ILrmqk
Performistanbul yürütücülüğünde hayata geçirilen, Nazlı Gürlek Hodder’in metod çalışması serisinin ilki olan “BİR Beden Ritüeli” açık çağrı ile katılımcılarını arıyor.
Büyük yaşam ağı dediğimiz sistemin içindeki yerimizi hatırlamaya ve bedenin içinde saklı bulunan şifaya ulaşmaya yardımcı olmayı amaçlayan “BİR Beden Ritüeli”, kadim bir Anadolu medeniyetinin rehberliğinde özgürlük, direnç ve güçlenme pratiği sunuyor. 9000 yıl önce Anadolu’da (Çatalhöyük’te) şamanik ritüeller sırasında yapılmış bir resmin barındırdığı şifa gücünden ilham alan çalışma, kendisini dişil enerji prensibine yakın hisseden her cinsiyetten bireyi kapsıyor. Eylül-Kasım aylarında doğada, İstanbul’daki farklı lokasyonlarda gerçekleştirilecek çalışma için 31 Ağustos’a kadar başvuru yapılabilecek.
Çalışma, resmin, insan bedenini yeryüzünün bedenine bağlamaya ve atalarla iletişim kurmaya yönelik ritüellerin parçası olduğuna inanıyor. Katılımcıları, doğada bedenin hareketi ve resmetme eylemini kullanarak, kendilerine verilecek bir dizi objenin de yardımıyla, bir keşif ve uyumlanma yolculuğuna çıkarıyor. Metodun yaratıcısı ve kolaylaştırıcısı olarak Nazlı Gürlek Hodder, her bedenin sahip olduğu kadim şifa gücünü keşif yolculuğunda rehberlik sunuyor.
“Doğa içinde gerçekleşen bu ritüel sırasında, harekete geçen beden çevresi ile uyumlanmanın imkânlarını araştırır. Dış ve iç çevresi ile bağlantı hâlindeki bedenden, duygusal, sezgisel ve içgüdüsel rezerv doğallıkla akışa geçer. Beden can bulur; bununla birlikte fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal canlanma meydana gelir. Yaşamın tamamıyla uyumlu bir akış hâline giren bedenin, ‘birlik’ bilinci geri gelir. Bu, herkesin içinde doğuştan bulunan şifalandırıcı ve dönüştürücü içgüdüsel kapasitedir. Bu ritüel ile bu yönde bir yol sunmayı amaçlıyoruz.”
Dişil enerji prensibine yakınlık duyan 18 yaşını doldurmuş tüm bireylerin katılımına açık olan “BİR Beden Ritüeli” ile ilgili ayrıntılı bilgiye ve başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.
Künye: BİR Beden Ritüeli’ni uygularken sanatçı Karolina Nieduza, Chelsworth, İngiltere, Temmuz 2022
Salt, ABD’de yaşayan Türkiyeli-Amerikalı mimar ve akademisyenlerin kurduğu Collective Action for Readiness, Recovery, and Resilience (CARRRE) kolektifi tarafından hazırlanan “Depremlerin Ardından Türkiye ve Suriye” başlıklı 22 Temmuz’da başlayacak açık oturum dizisine ev sahipliği yapıyor.
22 Temmuz Cumartesi günü saat 16.30’da Salt Beyoğlu’ndaki Açık Sinema’da ve çevrim içi ortamda gerçekleştirilecek “Acil Durum Müdahaleleri” başlıklı ilk oturumda depremden etkilenen bölgelere genel bir bakış sunulurken, mevcut yardım ve müdahale çalışmaları ile bölgedeki toplulukların acil ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik izlenebilecek yollar yapılı çevre odağında ele alınacak. Bu oturumda ayrıca acil barınma ve geçici barınma alanları, altyapı restorasyonu, yardım çalışmalarında karşılaşılan zorluklar ve afet yardımı için hazırlığın artırılması gibi konular uluslararası örneklerle birlikte irdelenecek. Bu oturumun moderatörlüğünü Prof. Dr. Celal Abdi Güzer üstlenecek ve Hitoshi Abe, Illya Azaroff, Ersin Gök, Esin Pektas konuşmacı olacak.
Serinin “Orta Vadeli Yardım ve Geçiş Programları” başlıklı ikinci oturumu ise 29 Temmuz Cumartesi günü saat 16.30’da Açık Sinema’da ve çevrim içi ortamda gerçekleştirilecek. Konuşmacılar, geçici afet barınaklarının uzun süreli kullanımından kaynaklanan zorlukları değerlendirirken, afet sonrası planlama stratejilerini ve Türkiye ile başka ülkelerde geliştirilen alternatif yaklaşımları ele alacak. Oturumda farklı sosyal ve çevresel ekolojiler içerisinde toplulukların yer ve kimlik duygusunu koruyan tasarım örnekleri üzerinde durulacak. Dayanıklılık, dönüşüm ve maliyet açısından alternatif ve yenilikçi bina teknolojileri, kısa ve orta vadeli yapılarda geçiş dönemi inşaat teknikleri, uzun vadeli planlamaya ilişkin hususlar ile afet sonrasında yapılan binalarda toplulukların tanımlanması gibi konular irdelenecek. Bu oturumda ise moderatör Doç. Dr. Meltem Şenol Balaban olacak. Alp Arısoy, James Garrison, Yasmeen Lari ve Edward Ng konuşmada yer alacak.
Program, eylül ayında yapılacak açık oturumlarla devam edecek. Herkesin katılımına açık ve ücretsiz programın dili İngilizce ve Türkçe olacak. Konuşmaları Türkçe dinlemek isteyenlerin Zoom üzerinden çevrim içi olarak katılıp Türkçe çeviri seçeneğini tercih etmeleri gerekmektedir. Programa ilişkin ayrıntılı bilgi ve kayıt için saltonline.org adresini ziyaret edebilirsiniz.
Görseller: Antakya, 2023 (Fotoğraf: Ingrid Woudwijk)
Türkiye’nin ilk ve tek kokteyl festivali İstanbul Cocktail Festival’in altıncısı bu sene WonderWheel ve URU organizasyonu ile 5 - 6 Ağustos’ta KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleştirilecek.
İstanbul Cocktail Festival’de canlı performansların yanı sıra uzman miksolojistler ve gurmelerden atölyeler, farklı yemek alanları, özgün butiklerin tasarım ürünleri, gün boyu sürecek aktiviteler ve oyunlar katılımcılarla buluşacak. İstanbul Cocktail Festival’de bu sene İngiliz müzisyen şarkıcı ve söz yazarı Elderbrook, yerli müziğin dikkat çeken yapımcılarından Mert Demir, R&B, trap elementleriyle Anadolu motiflerini yoğurduğu ses paletiyle dikkat çeken Emir Taha ve son günlerin en popüler kadın seslerinden Selin sahne alacak. Festivalin programına yerli ve küresel sahneden yeni isimler eklenmeye devam edecek.
5 - 6 Ağustos’ta KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek İstanbul Cocktail Festival’in biletlerine Biletix ve Biletino üzerinden ulaşabilirsiniz.