
Sufi müziğini doğuya ait etnik enstrümanlar ve batının elektronik müzik formuyla harmanlayan Mercan Dede ile Türk halk müziğinin önemli isimlerinden Sabahat Akkiraz, BKM Yaz Etkinlikleri kapsamında 5 Ağustos Cumartesi akşamı Maximum Uniq Açıkhava’da birlikte sahne alacak.
Mercan Dede Ensemble, akustik ağırlıklı performanslarla doğuya özgü sufi müziğinin ilâhi geleneğini çağdaş müziğin tınılarıyla incelikli bir şekilde harmanlayarak eski ile yeniyi, doğu ile batıyı birleştiriyor. Sufi inancına yürekten bağlılığıyla tanınan Mercan Dede, Sufi makamların derinliğine ve özgün bestelerin tını ve ritimlerine getirdiği ilahi boyutu isimsiz müziğinde yansıtıyor. Müzikal yolculuğunda “ustalarım” dediği Musa Eroğlu, Arif Sağ, Aşık Daimi, Davut Sulari, Muhlis Akarsu gibi isimlerle çalışan Sabahat Akkiraz, albümlerinde çoğunlukla kendi derlediği türküleri, deyişleri ve uzun havaları seslendiriyor.
Mercan Dede konser hakkında şunları söyledi: “Uzun bir aradan sonra 5 Ağustos Cumartesi akşamı Maximum Uniq Açıkhava’da müzikseverlerle buluşmak için büyük heyecan duyuyorum. Sesi ve sanatı ile her zaman ilham veren büyük usta Sabahat Akkiraz ile birlikte gerçekleşecek bu ortak konserde buluşmak üzere.”
Sabahat Akkiraz ise şunları söyledi: “Doğu ve batı müziğini birleştirdiğimiz çok özel bir repertuarla sizlerle birlikte olacağız. 5 Ağustos’ta görüşmek üzere.”
5 Ağustos Cumartesi akşamı Maximum Uniq Açıkhava’da gerçekleşecek “Mercan Dede Ensemble & Sabahat Akkiraz” konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Çağdaş Amerikan edebiyatının dikkat çeken yazarlarından Wells Tower’ın ilk öykü kitabı Her Şey Yanmış, Her Şey Yıkılmış, Ertuğrul Pek’in çevirisiyle Holden Kitap’tan çıktı.
The New York Times Editör Seçkisi dahil birçok listede adı geçen bu kitaptaki öykülerde Tower, işleri ters giden, hayatları bir anda tepetaklak olan insanları odağına alıyor. Yine de umutları, minik de olsa yaşama tutunacak dayanakları var bu karakterlerin. Atacak son bir kurşunları.
Karısı arabanın ön camındaki ayak izinin kendisiyle uyuşmadığını fark edince evden kovulan bir adam. Üvey babası tarafından ısırılan bir genç. Ormanda kaybolan leoparın gelip onu almasını bekleyen bir çocuk. Viking yağmacıları, hayalperestler, başarısız mucitler, bahtsız babalar ve dik başlı oğullar.
“Bu dünya darmadağın, her şey yanmış, her şey yıkılmış.”
ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nun farklı sanat dallarından seçkin örnekleri bir araya getiren etkinlik programı 26 Temmuz’da Aşkın En Kısa Gecesi oyunu ve 28 Temmuz'da Birsen Tezer konseriyle devam ediyor.
Murat Daltaban’ın Genel Sanat Yönetmenliği’ni üstlendiği, Nilüfer Kent Tiyatrosu imzalı Aşkın En Kısa Gecesi adlı müzikli oyunu 26 Temmuz’da ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda tiyatroseverlerle buluşacak. Oyuncu kadrosunda Özlem Zeynep Dinsel, Mert Tiryaki ve Taha Tegin Özdemir’in yer aldığı Aşkın En Kısa Gecesi, hayata geç kaldığını düşünen boşanma avukatı Helena ile yasadışı işler yapan Bob’un bir barda yollarının kesişmesi ve aralarında alevlenen aşkı anlatıyor.
Türkiye’nin sayılı vokalleri arasında gösterilen Birsen Tezer, 28 Temmuz’da ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. Birsen Tezer’in Kağıttan Kaptanlar isimli son albümde yer alan “Saklasam Kendimi”, “Seyri Zaman”, “Tatsız Tuzsuz”, “Kadın” ve “Kağıttan Kaptanlar” gibi şarkıların seslendirileceği konserde, Tezer’e bas gitarda Gürol Ağırbaş, gitarda Emre Tankal, gitar ve vokalde Tunç Öndemir, davulda Derin Bayhan eşlik edecek. Konserde, senfonik, caz, film ve sahne müziği alanlarında eserler veren ünlü besteci Sabri Tuluğ Tırpan da konuk sanatçı olarak yer alacak.
ENKA Açıkhava Tiyatrosu temmuz ayını, Avrupa’nın en Batı ve en Doğu uçlarını temsil eden iki dans kumpanyasını bir araya getiren Taşıdıklarımız başlıklı performans ile kapatacak. 31 Temmuz’da sahnelenecek Taşıdıklarımız, koreograf Franscisco Camacho ve organizasyonu Eira ile Çıplak Ayaklar Kumpanyası’ndan dansçılar Leyla Postalcıoğlu, Mihran Tomasyan ve müzisyen Berke Can Özcan’ı bir araya getiriyor. Portuguese Republic – Ministry of Culture |Directorate-General of Arts; Camões Institute ve Embassy of Portugal in Turkey tarafından desteklenen performans; gezginliği, göçebeliği hem hayatta kalmak için hem de zaten alışılmış olunan hayat tarzı modeli için şartlar yaratma pratiğini ele alıyor.
ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek etkinliklerin biletlerine Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.
Galeri Bosfor, “Doğanın Yankıları” başlıklı yeni sergisini 15 Eylül’e kadar Bodrum Demirbükü’nde yer alan Mesa Bodrum’da sanatseverlerle buluşturuyor.
Küratörlüğünü Galeri Bosfor’un kurucusu Gökşen Buğra’nın üstlendiği “Doğanın Yankıları” sergisinde; Mithat Şen, Olgu Ülkenciler, Burcu Erden, Ahmet Çerkez, Işıl Kapu, Erman Özbaşaran, İpek Yücesoy, Yasha Butler, Renin Bilginer ve Ilgın Seymen’in form, doku ve anlam dünyası olarak doğaya referans veren eserleri yer alıyor. Açık alanlarda bulunan heykellerin Bodrum’un florasıyla iç içe geçtiği sergi, izleyicileri insan ve doğa ilişkisini eserler aracılığıyla keşfetmeye davet ediyor.
Doğanın sanatsal ifade üzerindeki derin etkisine odaklanan sergide, Erman Özbaşaran’ın rengin hakimiyetindeki soyut manzaraları, Mithat Şen’in parşömen ve mermerle gerçekleştirdiği beden formları, Burcu Erden’in kaya dokulu heykelleri, Ahmet Çerkez’in ham bez üzerine organik lekeleri gibi malzeme ve form odağında özgün işler üreten Galeri Bosfor sanatçılarının işleri yer alıyor. Doğanın açık metninin sanatçılar tarafından nasıl bir çeşitlilikle yorumlandığının ilham verici bir örneği olan bu yerleştirme, derinlikli çağrışımlarıyla izleyicileri çevre ile kendi bağları üzerine düşünmeye davet ediyor.
Nigel Barber’ın ilkel toplumlardan günümüze fedakârlık biçimlerini ve evrimini irdelediği kitabı Acımasız Bir Dünyada Merhamet: Fedakârlığın Evrimi, Orhan Düz’ün çevirisiyle Alfa Yayınları’ndan çıktı.
“İnsan toplulukları ve doğadaki diğer bireyler, gerek kendi tabiatları gerekse de hayatlarını güven içinde sürdürmelerini sağlayacak ortak çıkarlar nedeniyle bir araya gelirler. Yiyecek içecek kaynaklarına ulaşmak, barınmak, tehlikeler karşısında birbirlerini korumak ve sosyalleşmek başlıca kaygılarını oluşturur. Bu topluluklardaki ilişkiler yalnızca çıkar odaklı mıdır? Birlik, aidiyet, utanç, suçluluk hissi de bir çeşit fedakârlık eylemi sayılabilir mi?
Peki, düzenli kan bağışında bulunan, vergilerini ödeyen, zor durumdakilere yardım eden ve vatanını korumak için canından vazgeçen kişilerin olduğu bir toplumda katil doktorlara, pedofil rahiplere, hırsızlara ve beyaz yakalı suçlulara ne demeli? Sabah erkenden kalkan, kahvaltısını yapan, takım elbisesini giyen ve topluma karışmak üzere sokağa çıkan insanlar bu denli ahlaksız olabiliyorsa kime güveneceğiz?”
Islandman’in 6 Ekim’de yayımlanacak yeni albümü Popsicle Obstacle’dan ilk teklisi “Sunshine”, müzikseverlerle buluştu.
Islandman’ın dördüncü albümü Popsicle Obstacle, 6 Ekim’de Kopenhag merkezli plak şirketi Music For Dreams etiketiyle yayımlanacak. İsmi bilinenin ve göz önünde bulunanın çoğu zaman ihmal edilen cazibesine ithaf edilen albümde grup, popüler müziğin ses motiflerini yanına alarak kendi derinliğini keşfe çıkıyor.
Dinleyici, Popsicle Obstacle albümünü müjdeleyen “Sunshine” şarkısının tam ortasındaki gitar solosuna kapılıp Tolga Böyük’ün vokalini koyu lacivert derinliklerde takip ediyor, hızlanan kalp atışları eşliğinde iki mavinin arasına, gökyüzü ve denizin kavuşma noktasına varıyor ve nihayet güneşi selamlıyor.
Islandman, ağustos ayında Almanya’dan Kosova’ya, İsveç’ten Türkiye’de İzmir, Muğla ve İstanbul’a kadar uzanan birçok konser verecek. Grup ekim ayında yayımlanacak yeni albümü Popsicle Obstacle için beş ülkede toplamda 11 konserden oluşan ve önümüzdeki günlerde sayısı daha da artacak büyük bir turneye çıkacak.
Islandman’in “Sunshine” isimli yeni teklisini buradan dinleyebilirsiniz.
İstanbul Modern, Paribu’nun sponsorluğunda gerçekleştirdiği “Sizin Perşembeniz” Sanatçı Buluşmaları’nın yeni müze binasındaki ilk konuğu 20 Temmuz’da Murat Germen olacak.
Sanat alanında kent kavramı, biçim ve anlam ilişkiselliğinde farklı okumalar ve bakış açıları sunacak “Kent, Teknoloji ve Bellek” başlıklı söyleşide, Murat Germen’in üretim sürecine dair paylaşımları üzerinden kent kavramının izi sürülecek. Katılımcılar, sanatçının fotoğraflarını nasıl dönüştürdüğünü ve görüntülerle oluşturduğu yerleştirmelerin biçim ve anlatımlarını nasıl yorumladığını keşfetme imkânı bulacaklar.
İstanbul Modern’in Paribu desteğiyle gerçekleştirdiği “Sizin Perşembeniz” adlı ücretsiz müze günlerinde ziyaretçiler, İstanbul Modern’deki tüm sergileri ücretsiz olarak gezip ayda bir kez gerçekleştirilecek sanatçı atölyeleri, etkinlik ve film gösterimlerine katılabiliyorlar. “Sizin Perşembeniz” Sanatçı Buluşmaları, sanatçıların yaratım süreçlerini ve sanatsal deneyimlerini katılımcılarla paylaştıkları atölye çalışmaları ve kısa söyleşileri içeriyor. Bu etkinliklerle ziyaretçiler müzeyi, sanat yapıtlarını ve sanatsal üretim süreçlerini keşfedebiliyor.
20 Temmuz Perşembe saat 16.00’da Murat Germen katılımıyla gerçekleşecek “Kent, Teknoloji ve Bellek” başlıklı söyleşi hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Künye:
1. Murat Germen, Dipsiz-Lojistik, 2017
2. Murat Germen
Talin Azar’ın Fransız pilot Maryse Hilsz’in uçağının 1934’te hayatlarının tam ortasına düşmesiyle kaderi sonsuza dek değişen Arsuzlu Malik ailesinin hikâyesini anlattığı romanı Ev, İstos Yayın’ın yeni kitap dizisi neaturkika’dan yayımlandı.
Azar, Paris’ten Beyrut’a uzanan geniş bir coğrafyada Fransız kontrolündeki İskenderun Sancağı’nın Hatay’a dönüştüğü sürecin gerçekçi bir kesitini sunuyor. Romanda yaşanan hızlı değişimin insanların iç dünyalarında bıraktığı izleri arıyor. Dönemin tarihsel olaylarını, bizzat onlara tanıklık edenlerin duygu ve düşünce dünyasında yarattığı akisler aracılığıyla sorguluyor.
Kimlik çatışmalarının ve aidiyet kaygılarının pençesine düşen köklü bir hanenin, Malik evinin sakinlerinin geleceğe ve birbirlerine dair farklı beklentileri giderek bir dağılmaya evrilirken, gerçek ile kurgu arasındaki sınırlar belirsizleşiyor.
“…bizler, sadece huzurlu bir şekilde buralarda yaşamaktan öte hiçbir şey istemeyiz. Her düzen değişikliği o düzenin içindekileri sarsar. Huzurunu bozar. Burası hatıralarımızdır. Burası çocukluktan beri kokladığımız havadır, içtiğimiz sudur. Burası güvendiğimiz evimizdir. Bir gün burasını terk etmem gerekirse bu olsa olsa aşk için olabilir. Vazgeçilmez bir aşk!”
Sürdürülebilir, paylaşan ve dönüşen bir festival olma hayaliyle yola çıkan Bergama Tiyatro Festivali’nin dördüncüsü 11, 12 ve 13 Ağustos’ta Bergama’nın tarihi ve özel mekânlarında geçekleştirilecek.
Odeabank ve Mey|Diageo sponsorluğunda 3dots ve BERaBER tarafından, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bergama Belediyesi’nin paydaşlığında, Bergama Ticaret Odası (BERTO) ve Bergama Kültür Sanat Vakfı (BERKSAV) ile Ne Yerde Ne Gökte Derneği’nin destekleriyle düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali, tiyatroseverleri dördüncü kez ağırlamaya hazırlanıyor. Festival katılımcılarına ulusal ve uluslararası tiyatro performanslarının yanı sıra panel ve atölye çalışmalarıyla kapsamlı bir deneyim programı sunuyor.
Bergama Tiyatro Festivali her sene üzerinde durduğu Yerelleşme, Sektörleşme, Kültürel Hayatın Erişilebilirliği ve Çocuklar ve Gençler başlıklarının yanında bu sene ağırlığı hissedilecek komedi işleri ile festival katılımcılarına “neşeli” bir program sunacak. Bir araya gelmenin, tanışmanın ve yeni hikâyeler paylaşmanın önemine dikkat çeken Bergama Tiyatro Festivali, üzerinde durduğu konular hakkında tartışmalara alan açarak buluşturucu ve etkileşimli bir platform olmasının yanında, bu seneki programıyla bir arada eğlenmenin değerini yeniden hatırlatmayı amaçlıyor.
Festivalin direktörü Öner Eren Arıkan festivalle ilgili şunları söyledi: “2023’ün ilk yarısını yaşadığımız deprem felaketinin üstüne belirsizliklerin ve ekonomik koşulların etkilerinin fazlasıyla hissedildiği yoğun ve üzücü bir şekilde geride bıraktık. Tüm bu zorlukların ve belirsizliklerin arasında, koşulları zorlayarak da olsa buluşmanın önemli olduğuna inandık. Programda ağırlığı hissedilecek komedi işleri ile de bir arada olmanın, keşfetmenin, birlikte eğlenmenin, kahkaha atmanın gücünü yeniden keşfedeceğimiz bir Bergama Tiyatro Festivali olsun istedik.”
Bergama Tiyatro Festivali hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Dairesi Başkanlığı’na bağlı Turizm Şube Müdürlüğü ve FOTON Derneği’nin iş birliğiyle düzenlenen “Sevgilim İstanbul” sergisi 31 Ağustos’a kadar Mecidiyeköy Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.
Sergide İstanbul’a odaklanan fotoğraf yarışmasından seçilen eserler yer alıyor. “Sevgilim İstanbul” sergisinde; Coşkun Aral, Mustafa Seven, Ebru Ceylan, Mehmet Turgut ve Tolga Volkan Aslan tarafından yapılan değerlendirme sonucunda genel ve sosyal medya kategorilerinde ödüllendirilen altı fotoğrafın da aralarında olduğu 52 fotoğraf yer alıyor.