
MUBI, Oscar ödüllü Japon yönetmen Ryusuke Hamaguchi imzalı Çarkıfelek’ten İngiliz yönetmen Grant Gee’nin Orhan Pamuk ile birlikte hayata geçirdiği Hatıraların Masumiyeti’ne, Orhan Oğuz’un unutulmaz Beyoğlu hikâyesi Dönersen Islık Çal’dan Ümit Ünal filmlerine uzanan bir seçkiyi eylül ayında sinemaseverlerle buluşturacak.
MUBI eylül seçkisinin öne çıkan filmler arasında; usta kalemiyle sinemamızda 80’lerden bu yana derin iz bırakan Ümit Ünal'ın ilk yönetmenlik denemesi olan 9, Frank Wedekind’in öyküsünden senaryolaştırılan ve 24. İstanbul Film Festivali’nden FIPRESCI ödülüyle dönen Lucile Hadžihalilović’in ilk uzun metraj filmi Masumiyet, siyah beyaz başyapıtlarına alışık olduğumuz François Truffaut’nun az sayıdaki renkli filmlerinden biri olan, başrollerini Gérard Depardieu ve Fanny Ardant’ın paylaştığı Penceredeki Kadın, Darren Aronofsky’nin izleyiciyi epik bir zaman yolculuğuna çıkaran, başrollerinde Hugh Jackman ve Rachel Weisz’ın yer aldığı Kaynak, 28. Adana Altın Koza Film Festivali’nde Ulusal Öğrenci Filmleri - En İyi Kurmaca Film Ödülü’nü kazanan Efe Subaşı’nın kısa filmi Mesafeler yer alıyor.
Phil Cummings’in aile, yeni kurulan arkadaşlıklar ve yeni bir eve alışmak temalarını işlediği hikâyesi Yıldızlar Nereye Gitti?, Connah Brecon resimleriyle, Darmin Hadzibegoviç’in çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı.
Avustralya Çocuk Kitapları Konseyi tarafından “2022’nin En Dikkate Değer Kitabı” ödülüne layık görülen Yıldızlar Nereye Gitti?, 3-8 yaş grubu çocuklara samimi bir hikâye anlatıyor.
“Arda babasıyla beraber, dedesinin uzun yıllar önce diktiği ulu ağacın dallarında oturup yıldızları izlemeyi çok severdi. Sonra bir gün ailece ağaçtan ve sessiz düzlüklerden ayrılıp gürültülü şehre taşındılar.
Arda’nın yeni odası küçücük, odasının penceresiyse adeta bir ayakkabı kutusu kadardı. Üstelik geceleri gökyüzüne bakıp hayranlıkla izlediği yıldızları da göremiyordu.
Peki acaba yıldızlar nereye kaybolmuştu?
Bu gürültülü ve ışıklı şehirde Arda yıldızları görmenin bir yolunu bulabilecek miydi?”
Paribu ana sponsorluğunda “Oyun” temasıyla 8, 9 ve 10 Eylül’de gerçekleşecek 7. Bozcaada Caz Festivali’nin Keşif programı belli oldu.
Bu sene 3dots ve fermente tarafından, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) katkılarıyla yedincisi düzenlenecek olan Bozcaada Caz Festivali, konserler kadar farklı disiplinlerle dirsek teması kuran ve her yıl yeni bir tema etrafında şekillenen BCF Keşif etkinlikleriyle de katılımcılara farklı bir festival deneyimi sunuyor. BCF Keşif etkinlikleri kapsamında, katılımcılar disiplinlerarası etkinliklerle “Oyun” kavramının hem tanıdık hem de yepyeni boyutlarını keşfetme fırsatı bulacak. Üç gün boyunca gerçekleşecek atölye, panel, yürüyüş, tartışma, gösterim, pop-up konser, tadım gibi çeşitli alanlarda 40’ı aşkın etkinliğin yer aldığı BCF Keşif programı, içinizdeki oyuncu insanla tanışmak için sayısız fırsat sunuyor.
Paribu ana sponsorluğunda ve Kendine Has, Volkswagen, Jack Lives Here, CarrefourSA, The ORGANICS by Red Bull, Tchibo, Kale Grubu ve Hep Yeni Kal’ın katkılarıyla düzenlenecek festivalde, katılımcılar “oyun” temasının izini hem sahnede hem de BCF Keşif etkinliklerinde sürebilecekler. Cazın doğaçlamadan beslenen ve bu anlamda oyunla yakın bir ilişki içinde olan doğasını yansıtan projeler dinleyiciyle buluşurken; adanın yerel ve kültürel tarihi, gastronomi, girişimcilik, sanat ve well-being gibi pek çok farklı alana oyuncu bir anlayışla değinen BCF Keşif programı da katılımcılara yaratıcılıkla dolu üç gün vadediyor.
7. Bozcaada Caz Festivali’nin BCF Keşif programı seçkisinde yer alan tüm ücretsiz etkinliklerin yanı sıra biletli gerçekleşecek etkinlik ve konser biletlerine Passo üzerinden ulaşabilirsiniz. BCF Keşif programına ve festival hakkında ayrıntılı bilgiye internet sitesi ve Instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Entek, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda 25 Ekim - 25 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek 27. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı açıklandı.
Türkiye’den ve yurtdışından toplam 20 tiyatro, performans ve dans gösterisinden oluşan zengin programıyla izleyicilerle buluşmaya hazırlanan festivalin biletleri 8 Eylül Cuma günü genel satışa açılacak. Işıl Kasapoğlu küratörlüğünde düzenlenecek festivalde izleyiciler, günümüz tiyatrosuna damgasını vuran yönetmen ve koreografların eserlerini izleme fırsatı bulacak. Sahneleme türleri ve biçimlerinin çeşitliliğiyle dikkat çeken festival programında Türkiye’den 11; Almanya, İngiltere, Danimarka, Fransa, Gürcistan, İrlanda, İsrail ve Yunanistan’dan toplam 9 yapım izleyici karşısına çıkacak. Festival, izleyicilerine belgesel tiyatrodan klasik sahnelemelere, çağdaş danstan mask tiyatrosuna, kukla sinemasından mekâna özgü eserlere, dans tiyatrosundan performatif enstalasyonlara uzanan geniş bir yelpazede eserler sunuyor. Festivalin yerli yapımlarında Türkiye tiyatrosundan genç kuşak yazarlar, yönetmenler ve oyuncular ile özgün ve yeni metinler öne çıkarken Ercan Kesal, Nesrin Kazankaya, Bülent Emin Yarar, Çiçek Dilligil, Okan Bayülgen, Deniz Türkali, Meral Çetinkaya’nın da aralarında olduğu pek çok deneyimli oyuncu da bu yıl festival sahnesinden izleyicilerle buluşacak. Gösteriler bir ay boyunca İstanbul’un iki yakasında; Kadıköy Belediyesi Alan Kadıköy, Atlas 1948 Sineması, Büyük Zarifi Apartmanı, Caddebostan Kültür Merkezi, DasDas, Fişekhane, Galatasaray Lisesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Hope Alkazar, İş Kuleleri Salonu, Metro Han, Notre Dame de Sion Fransız Lisesi, Saint Benoit Fransız Lisesi, Süreyya Operası ve Zorlu PSM olmak üzere 15 farklı mekânda gerçekleşecek. 27. İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülü, 4 Eylül Pazartesi günü Okra İstanbul’da düzenlenecek bir törenle tiyatro oyuncusu ve yönetmen Mehmet Birkiye’ye sunulacak.
Festival, açılışını 25 Ekim’de Café Müller ile yapacak. 20. yüzyılda devrimci bir yaklaşımla dansı yeniden tanımlayan ve dans tiyatrosunun yeni bir tür olarak kabul görmesini sağlayan Pina Bausch’un başyapıtı Café Müller, sanatçının topluluğu Tanztheater Wuppertal’ın güncel kadrosu ve ilk günkü çarpıcılığıyla festival kapsamında ilk kez Türkiye’de izleyici karşısına çıkacak. Mey|Diageo ve Yatırım Finansman Menkul Değerler AŞ’nin gösteri eş sponsorluğunda, 25 ve 26 Ekim’de, yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde, izleyiciyle buluşacak. Wim Wenders’ın Pina filmi temsiller öncesi Vestel Amfi’de ücretsiz gösterilecek. 2017’de Domestik serisinin ilk oyunuyla festivalde izleyicilerle buluşan Wajdi Mouawad, bu kez serinin ikinci oyunu Kız Kardeşler ile festivale katılıyor. Oyun, “Bu İşte Bir Kadın Var” tema sponsoru Odeabank’ın ve yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru Zorlu PSM’nin katkıları ve Institut Français Türkiye’nin iş birliğiyle, 21 ve 22 Kasım’da Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak. Günümüzün yıldız koreograflarından Hofesh Shechter, Çifte Cinayet isimli ikili programında çağdaş dans aracılığıyla günümüze ışık tutuyor. Programın ilk eseri şiddete karşı giderek artan duyarsızlığımıza iğneleyici bir biçimde yaklaşarak eğlence adı altında ne kadar ileri gidebileceğimizi sorgularken ikinci bölümü ise sevecenliğiyle, sığınabileceğimiz bir şefkat alanı yaratıyor. N Kolay Dijital Banka’nın yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru ve Zorlu PSM’nin yüksek katkıda bulunan mekân sponsoru olarak destek verdiği gösteri, 14 ve 15 Kasım’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak. Festivalde, Cem Yiğit Üzümoğlu uluslararası bir ekiple sahneye çıkacak. Anestis Azas’ın tasarlayıp yönettiği Baklava Cumhuriyeti oyununda biri Türk diğeri Yunan bir genç çift, çağdaş Yunan toplumunun çelişkileriyle, ulus kimliğinin sorunsallarıyla ve küresel ölçekte dijital tek bir ulustan oluşacak olası bir geleceğin ütopik gerçeğiyle yüzleşirken izleyiciyi de maceralarına ortak ediyorlar. Baklava Cumhuriyeti, yüksek katkıda bulunan gösteri sponsoru ENKA Vakfı’nın desteğiyle, 17-18 Kasım’da DasDas’ta sahnelenecek. Ferdi Çetin’in yazdığı, Kayhan Berkin’in yönettiği mekâna özgü performatif enstalasyon Annemden Kalan Gül Ağacı Masanın Üzerinde Çaydanlık Beyaz Bir İz Bıraktı, Pimapen’in gösteri sponsorluğunda 3, 4 ve 5 Kasım tarihlerinde Metro Han’da izleyici karşısına çıkacak. Işıl Kasapoğlu’nun yaklaşık 30 yıl önce Orhan Veli Kanık’ın İstanbul’u Dinliyorum şiirinden esinlenerek tasarladığı İstanbul Mon Amour projesi, geçen yıl festivalde hayata geçirildi. Bu yıl Ahmet Sami Özbudak’ın araştırmaları, hayalleri ve çeşitli sanatçılarla yaratıcı iş birlikleri neticesinde kurguladığı, izleyiciyi tiyatronun büyüsüyle sarmalanmış bir Beyoğlu’na götüren İstanbul Mon Amour’da üç Fransız lisesi salonları, sınıfları, koridorlarıyla birer sahneye dönüşüyor. Meral Çetinkaya, Deniz Türkali, Bülent Emin Yarar, Okan Bayülgen, Çiçek Dilligil gibi ustaların yanı sıra Ayfer Dönmez, Canan Atalay, Fehmi Karaarslan gibi genç kuşağın başarılı temsilcileri, gerçek hikâyelerden esinlenerek yazılan kısa oyunlarda sahnede olacak. Festivale özel olarak yaratılan, Meke Sanat’ın gösteri sponsorluğu ve İKSV 50. Yıl Genç Sanatçı Fonu ile desteklenen, festivalin tüm gün sürecek kapanış etkinliği İstanbul Mon Amour I Beyoğlu, 25 Kasım’da Notre Dame de Sion Fransız Lisesi, Galatasaray Lisesi ve Saint Benoit Fransız Lisesi’nde iki tur olarak gerçekleştirilecek.
27. İstanbul Tiyatro Festivali’nin detaylı programına buradan ulaşabilirsiniz. Festival biletleri Lale Kart üyeleri için indirimli ön satış döneminin ardından, 8 Eylül Cuma günü 10.30’dan itibaren Passo üzerinden satışa çıkacak.
27. İstanbul Tiyatro Festivali Programı:
Açılış Oyunu: Café Müller
25 Ekim Çarşamba 20.00 / Zorlu Psm Turkcell Sahnesi
26 Ekim Perşembe 20.00 / Zorlu Psm Turkcell Sahnesi
Flu Lysistrata
27 Ekim Cuma 20.00 / Alan Kadıköy
28 Ekim Cumartesi 15.00, 20.00 / Alan Kadıköy
Büyük Patlama
28 Ekim Cumartesi 13.00, 15.00 / Caddebostan Kültür Merkezi
Geçen Yaz Birdenbire
30 Ekim Pazartesi 20.00 / Caddebostan Kültür Merkezi
31 Ekim Salı 20.00 / Caddebostan Kültür Merkezi
Büyük Zarifi Apartmanı
1 Kasım Çarşamba 17.00, 20.00 / Büyük Zarifi Apartmanı
2 Kasım Perşembe 17.00, 20.00 / Büyük Zarifi Apartmanı
3 Kasım Cuma 17.00, 20.00 / Büyük Zarifi Apartmanı
4 Kasım Cumartesi 13.00, 16.00 / Büyük Zarifi Apartmanı
5 Kasım Pazar 13.00, 16.00 / Büyük Zarifi Apartmanı
Çirkin
2 Kasım Perşembe 20.00 / Hope Alkazar
3 Kasım Cuma 20.00 / Hope Alkazar
4 Kasım Cumartesi 18.00 / Hope Alkazar
5 Kasım Pazar 18.00 / Hope Alkazar
Annemden Kalan Gül Ağacı Masanın Üzerinde Çaydanlık Beyaz Bir İz Bıraktı
3 Kasım Cuma 20.00 / Metro Han
4 Kasım Cumartesi 20.00 / Metro Han
5 Kasım Pazar 20.00 / Metro Han
Ayazmanın Yılanı
4 Kasım Cumartesi 20.00 / Atlas 1948 Sineması
5 Kasım Pazar 18.00 / Atlas 1948 Sineması
Düğün
7 Kasım Salı 20.00 / Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
8 Kasım Çarşamba 20.00 / Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
Sen Hamlet Değilsin
7 Kasım Salı 20.00 / Alan Kadıköy
8 Kasım Çarşamba 20.00 / Alan Kadıköy
Birileri | Velda, Kerim, İpek
9 Kasım Perşembe 20.00 / Alan Kadıköy
10 Kasım Cuma 20.00 / Alan Kadıköy
Hamiyet
10 Kasım Cuma 20.00 / Fişekhane
11 Kasım Cumartesi 20.00 / Fişekhane
Çifte Cinayet
14 Kasım Salı 20.00 / Zorlu Psm Turkcell Sahnesi
15 Kasım Çarşamba 20.00 / Zorlu Psm Turkcell Sahnesi
Terörizm
15 Kasım Çarşamba 20.00 / Caddebostan Kültür Merkezi
16 Kasım Perşembe 20.00 / Caddebostan Kültür Merkezi
Baklava Cumhuriyeti
17 Kasım Cuma 20.00 / Dasdas
18 Kasım Cumartesi 20.00 / Dasdas
Bankta
17 Kasım Cuma 20.00 / Süreyya Operası
18 Kasım Cumartesi 20.00 / Süreyya Operası
Kabuk
18 Kasım Cumartesi 15.00 / Alan Kadıköy
19 Kasım Pazar 15.00 / Alan Kadıköy
Kız Kardeşler
21 Kasım Salı 20.00 / Zorlu Psm Turkcell Platinum Sahnesi
22 Kasım Çarşamba 20.00 / Zorlu Psm Turkcell Platinum Sahnesi
Ustalık Sınıfı
23 Kasım Perşembe 20.00 / İş Kuleleri Salonu
24 Kasım Cuma 20.00 / İş Kuleleri Salonu
İstanbul Mon Amour | Beyoğlu
25 Kasım Cumartesi 11.00 – 18.00 / Notre Dame De Sion Fransız Lisesi – Galatasaray Lisesi – Saint Benoit Fransız Lisesi
25 Kasım Cumartesi 14.00 – 21.00 / Notre Dame De Sion Fransız Lisesi – Galatasaray Lisesi – Saint Benoit Fransız Lisesi
Özden Selim Karadana’nın yazıp yönettiği, Algı Eke’nin rol aldığı Tiyatro Yan Etki prodüksiyonu Tilkiler ve Kötü Kalpli İtler, 6 Eylül’de Taksim Ara Sahne’de tiyatroseverlerle buluşacak.
Ekin Yazın Dostları “Yılın Küçük Salon Kadın Oyuncusu” ödüllü Tilkiler ve Kötü Kalpli İtler oyununda Algı Eke, Nadia ve onun hayatına dahil olan birçok farklı karaktere hayat veriyor. 60 dakika süren tek kişilik oyun, 6 Eylül’de Taksim Ara Sahne’de üçüncü sezonunu açtıktan sonra 16 Ekim’de DasDas Sahne’de izleyici karşısına çıkacak. Oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Babası, iki abisi ve bir küçük kardeşiyle Halep’ten Aksaray’a göç eden Nadia, ailesiyle birlikte amcasının falafel dükkanında çalışmaya başlar. Ev işlerinin yükü, kardeşinin sorumluluğu ve dükkân mesaisi arasında oradan oraya sürüklenen Nadia’nın dikkatini dükkâna çok sık gelmeye başlayan bir müşteri çeker. Nadia ve bu kişi arasında abilerinin ve babasının göz hapsinden gizli, bir yakınlaşma başlar.
“Nadia’nın bavulunda bir aile fotoğrafı. Halep'ten Aksaray’a, geçmişten yarına uzanan bir yol hikâyesi. Masalların kabuslara karıştığı, paspasın bulaşıklarla yarıştığı, asık suratlıların ve iş buyuranların arasında geçen soluksuz bir hayat. Yollar, insanlar, camiler... Tilkiler ve kötü kalpli itler... Aman ne konuştun be Nadia! Sıcak suyla köpürt, soğuk suyla durula!”
Künye:
Yazan-Yöneten: Özden Selim Karadana
Yönetmen Yardımcısı: Sevda Deniz Karali
Oynayan: Algı Eke
Yapım: YanEtki
Yapımcılar: Merve Balkuvar - Faruk Barman
Hareket Tasarım: Dicle Doğan
Dekor Tasarım: Özden Selim Karadana
Işık Tasarım: Alev Topal
Işık Operatörü: Umut Rışvanlı
Müzik: Anıl Balkan
Fotoğraf: Özlem Barış
Afiş Tasarım: Sinem Demir Üstüner
Fatih Gençkal ve Mustafa Zeren’in İzmir-Diyarbakır-İstanbul hattında yürüttüğü üç yılı aşkın çalışmanın ürünü Kaçak Çay Performansı, eylül ayında Amsterdam, Berlin ve İstanbul’da sahnelenecek.
tibia x fibula yapımı Kaçak Çay Performansı, Amsterdam Fringe Festivali’nin açılış̧ gösterisi olarak 7 Eylül’de dünya prömiyerini yaptıktan sonra 10 Eylül’de Berlin’deki Tak Theater Aufbau Kreuzberg’de, 23 Eylül’de ise İstanbul Fringe Festival kapsamında izleyiciyle buluşacak. Performansın Avrupa yolculuğuna buradan bağış yaparak destek olabilirsiniz.
“Kaçak Çay Performansı, Türkiye’nin karmaşık sosyopolitik manzarasında bir Türk ve bir Kürt sanatçı arasındaki imkânsız iş birliğine dair oyunbaz bir performans, bir mise-en-abyme. Fatih Gençkal ve Mustafa Zeren, yaşamlarını saran güç eşitsizlikler, belirsizlikler ve ekonomik mücadelelerin gölgesinde bir dans performansı hazırlamak gibi olağanüstü bir yolculuğa çıkıyorlar. Birbirlerinin hareketleri ve hayal güçlerine duydukları merak, fiziksel ve yaratıcı mesafelerin ataletiyle demlenirken, ortak yaratımın zorlukları ve koreografinin muğlak kurallarıyla neşeyle baş ediyorlar. Peki, badirelerle dolu bu yolculukta yudumladıkları çaydaki dostluğun keyfini sürdürebilecekler mi?
Gençkal ve Zeren, cesur ve şeffaf bir şekilde, İzmir-İstanbul-Diyarbakır arasındaki farklı hayat hikâyelerini bir araya getirme sürecinin inceliklerini ve tuzaklarını araştırıyor, bu yolculukta kör noktalarından utanmadan ilerliyorlar. Kişisel iç görüler ile yerel ve küresel sanat sahnesine eleştirel dokunuşlar arasında ustaca geçişler yapan Kaçak Çay Performansı, ülkenin zıt köşelerinden gelen iki adamın Türkiye’de bugün dans üretmenin ve paylaşmanın ağır yükleriyle mücadele ederken ki savunmasızlığını, sorumluluğunu ve kararlılığını aktarıyor.”
Künye:
Konsept ve Koreografi: Fatih Gençkal
Yaratıcı İcracılar: Mustafa Zeren, Fatih Gençkal
Dramaturji: Eylül F. Akıncı
Tasarım: Cansu Pelin İşbilen
Prodüksiyon: tibia x fibula
Residans Desteği: Daire Konuk Sanatçı Programı, K2 Urla Nefes Alanı, Loading Diyarbakır, Darağaç İzmir, PAL İzmir, Pure Space İstanbul
x-ist sanatçılarından Ansen, Burak Dak, Doğu Özgün, Gökhan Gökseven, Metin Alper Kurt, Murat Palta ve Tayfun Gülnar’ın yer aldığı “Ey Kutsal Basitlik” başlıklı karma sergi 7 Eylül - 7 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.
Küratörlüğünü Banu Seyhan’ın, asistan küratörlüğünü Beren Boran’ın üstlendiği “Ey Kutsal Basitlik” başlıklı sergi Apollonik ve Diyonizyak söylemleri temellendiren dualite kavramı üzerinde durarak zıtlık konseptine sanatçıların gözünden bakış atmamızı sağlıyor.
“Goethe der ki; ‘Unutmayın tüm bunlar bir zıtlıktan meydana geldi. Yokluk ve varlık zıtlığı, hareketsizlik ve hareket zıtlığı... Bu bağlamda tüm zıtlıklar var oluşu meydana getiren birer anahtardır. Zıtlıklar sayesinde boşlukta formsuz hâlde salınan enerji somut forma dönüşü deneyim hâline geldi. Bu sayede tanrı kendini deneyimleyebildi ve bir evren filizlenebildi.’
Cehennem olmayınca cennet bile normalleşir belki bir arafa dönüşür. Adem ve Havva tüm elmaları tüketebilir artık kendi sıkıcı araflarında. Apollon’daki ‘kendini bil’ deyişi, Dionysos ile tam tersine dönüşür böylece: ‘kendini unut’ der Dionysos. Her Apollonik dinamik Diyonizyak bir cevap bulur, böylelikle nötralizasyona uğrar. Nötralizasyonu bozmak için de Apollon yeni bir ilerleme yapmak durumundadır, bu devinim tekrar ve tekrar devam eder... Apollon kültür için bir adım atar Dionysos muzipçe tam yanına gelir. Apollon inatla bir adım daha atar ve cevabını bulur; kültür böyle ilerler. Yoksa her şey entropi tandanslıdır ve bu tandansı bozmanın tek yolu zıtlıkla var etmektir. Bundandır ki aynı olan bizi rahat bırakır, ama bizi üretken yapan zıtlıklardır.”
“Ey Kutsal Basitlik” sergisini 7 Eylül - 7 Ekim tarihleri arasında x-ist’te ziyaret edebilirsiniz.
Künye:
1. Burak Dak, Tanımsız A (Erkek) ve Tanımsız B (Kadın), Her biri 50x25 cm, Kâğıt üzerine toz pastel, guaj, kurşun kalem, kuru boya, suluboya, 2023
2. Ansen, Twins Of Fates 2023 180 Cm x 90cm (her parca 90cm x 90 cm)
Doğan Gürpınar’ın 100. yılında bir Türkiye okuması sunduğu çalışması Nostalji Cumhuriyeti - Mazi Peşinde Silinen 'Türk'ün Melankolisi, Telemak Kitap’tan çıktı.
Şimdiki zamanın gadrine uğramamış, ama yaşanırken kıymeti bilinmemiş mazi Türkiye’de daimi bir arzunun ve özlemin nesnesi oldu. Eski filmler, eski şarkılar, eski ramazanlar, altın yıllar, o masum zamanlar, kayıplara karışmış masal dünyaları… “Bugün” kimliğini yitirmiş, özünden kopmuş, değerleri tanınmaz hâldeyken, “Geçmiş” adeta bir çocukluk saflığında, Türk’ün henüz başına geleceklerden habersiz tecrübe ettiği kayıp bir cennettir.
Gürpınar bu kitapla geçmişi romantize eden kronik bir tavrın çözümlemesini sunuyor. Şimdiyi geçmişten radikal bir kopuş olarak kuran anlatıların nasıl işlediğini, zamanı nasıl eğip büktüğünü ele alıyor. Mekânlar ve insanlar etrafında, siyasetten popüler kültüre Türkiye’de nostalji ve melankolinin yarattığı zamansallıkları ve zaman siyasetlerini haritalıyor. Bilgi, bilme biçimleri, mekân-insan ilişkileri, sosyal ilişkiler dönüşürken geçmişle bağımız da dönüşüyor. Kitabın farklı bölümlerinde İstanbul bostanlarına, Anadolu liselerine, İstanbul semtlerine, ansiklopedilere, yiten taşraya, futbola ve hatta mahalle kabadayılarına duyulan nostaljilerin izi sürülüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında girişilen biz inşalarının meydana getirdiği ‘Türk’lük tarihlerinin bir çetelesini sunan bu kitap, mazi cennetinin hayaline dalmaktan ‘şimdi’yi ıskalayan bir kamusal kültüre itiraz ediyor.
Grammy ödüllü müzisyen Marcus Miller, Kod Müzik organizasyonuyla 31 Ekim Salı akşamı Volkswagen Arena’da müzikseverlerle buluşacak.
Yarım yüzyıla yaklaşan kariyerine iki Grammy dâhil pek çok ödül sığdıran Marcus Miller’a İstanbul konserinde trompet virtüözü Russell Gunn, davulcu David Chiverton, saksafon virtüözü Donald Hayes ve klavyede Julian Pollack eşlik edecek. Miller konserde birlikte çalıştığı, akıl hocası, ustası Miles Davis’in bestelerinden, kariyerindeki önemli kayıtlara ve kendi bestelerine uzanan bir seçki ile dinleyicilerle buluşacak.
Piyanodan klarnete, saksafondan gitara kadar tüm enstrümanları ustalıkla çalabilen bir basçı olan Marcus Miller, müzikal kariyerinin 45’inci yılını kutluyor. Gerçekleştirdiği çalışmalarla pek çok kez Grammy’ye aday gösterilen sanatçı; 1992’de Luther Vandross’un “Power of Love” adlı şarkısıyla En İyi R&B Şarkısı dalında, 2001’de ise yedinci solo enstrümantal albümü M² ile En İyi Çağdaş Caz Albümü dalında Grammy kazandı.
31 Ekim Salı saat 21.00’de Kod Müzik organizasyonuyla Volkswagen Arena’da gerçekleşecek Marcus Miller konserinin biletlerine Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.
Arter’in sergi programı kapsamında düzenlenen yetişkin atölyeleri, 9 Eylül Cumartesi günü saat 14.00’te gerçekleşecek “Gölgelerin Mimarisi” başlıklı etkinlikle devam edecek.
Nuri Kuzucan’ın Arter’de devam eden “Pasaj” başlıklı kişisel sergisinden hareketle ışık ve gölge kavramlarına odaklanacak atölye çalışmasının yürütücülüğünü Deniz Kulaksızoğlu üstlenecek. Nuri Kuzucan’ın mekânı soyutlayan, parçalayan ve yüzeye taşıyan yapıtlarında ele aldığı ışık ve gölge, geometrik biçimleri salt soyutlamadan ayırarak onlara tuval düzleminde mekânsal bir derinlik kazandırıyor. Atölyede katılımcılar, öncelikle Arter binasının mimari bileşenlerinin değişken izdüşümlerinin oluşturduğu gölgeleri gözlemleyecekler. Ardından seçecekleri bir gölgeyi veya gölge grubunu mekândan soyutlayıp çizgiyle ya da fotoğrafla yeniden ifade ederek mekânın sadece gölgeleri üzerinden tasvirini sorgulamaya açacaklar.
9 Eylül Cumartesi günü saat 14.00’te Arter’in Atölye mekânında gerçekleşecek “Gölgelerin Mimarisi” başlıklı atölyenin biletlerine Arter binasının giriş katındaki bilet gişesinden ve arter.org.tr adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Künye: “Gölgelerin Mimarisi” Nuri Kuzucan: Pasaj Küratör: Nilüfer Şaşmazer Sergiden yerleştirme görüntüsü Arter, 2023 Fotoğraf: flufoto