
Özge Çokgezen’in “Synthetic Identity” başlıklı ilk kişisel sergisi 22 Ekim’e kadar Ambidexter’de sanatseverlerle buluşuyor.
Özge Çokgezen’in 2019 - 2023 yılları arasındaki çalışmalarından oluşan “Synthetic Identity” ile sanatçı, son üç yılda dünyanın farklı köşelerinde sanat alanındaki deneyimlerini izleyiciye sunuyor. Basit şekiller, kalıplar ve müdahalelerle olabildiğince karmaşık kavramları ele alan sanatçı, bu sergide pratik ama bir o kadar da girift bir dünyayı gözler önüne seriyor. Farklı tekniklerin bir araya geldiği sergide monokrom neon yeşilinin tek renk olarak yer alması sanatçının bu pratikliğinin bir yansıması olarak izleyici karşısına çıkıyor. Sergide sanatçı hem resim hem de heykel çalışmalarıyla kendi sanatsal kimliğini yetkin bir üslupla yansıtıyor. Sergi, on bir adet akrilik resim, on iki adet kâğıt üzerine kabartma eser, iki adet demir üzerine krom kaplama metal heykel, iki adet polyester ve fiber duvar heykeli, iki adet demir kaide üzerine metal heykel ve dokuz adet şekillendirilmiş demir heykel yerleştirmesinden oluşuyor.
Henry Miller’ın eserlerinden bölümler, notlarından derlemeler ve mektuplarından kesitlerden oluşan, yazarlara kendi sesini bulmalarını kendi yazı macerasıyla anlattığı kitabı Yazmak Üzerine, Avi Pardo’nun çevirisiyle Siren Yayınları’ndan çıktı.
Miller, yazı işlerini yaşama uğraşıyla eş görüyor ve en yüce makamı saydığı yazı masasının başından bildiriyor. Miller, çivisi çıkmış bu dünyada yazarlığın inceliklerine kafa yoruyor; savaştığı yasaklardan kopardığı tartışmalara, yaratma kaygısından yaşam sancısına varan yolda okura rehberlik ediyor. Yazmak Üzerine kıymetli, zihin açıcı ve aydınlatıcı bir metin - ateşten korkmayanlar için.
Türkiye’nin ilk ve tek kokteyl festivali İstanbul Cocktail Festival, bu sene ikinci kez 7 - 8 Ekim’de KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek.
Yoğun istek üzerine aynı yıl ikinci kez gerçekleştirilecek İstanbul Cocktail Festival’de; Türk rock müzik tarihinin efsane gruplarından Athena, Jon ve Max Verleysen kardeşlerden oluşan Fransız elektro-pop ikilisi Elephanz, yaptığı cover videolar ile büyük bir dinleyici kitlesine ulaşan Mary Jane, yerli R&B sahnesinin önde gelen temsilcilerinden Seda Erciyes ve müziklerinde afro-latin ve elektronik dans müziği ile özdeşleşen ritimlerden ilham alan Santi & Tuğçe de sahne alacak.
Şehrin en popüler kokteyl mekânlarının pop-up barlar açacağı festivalde, uzman miksolojistlerin elinden çıkmış karışımlar, uzman miksolojistler, gurmelerden atölyeler, farklı yemek alanları, özgün butiklerin tasarım ürünleri, gün boyu sürecek aktiviteler ve oyunlar katılımcılarla buluşacak.
Wonder Wheel ve URU organizasyonu ile gerçekleşecek İstanbul Cocktail Festival’in biletlerini Biletix ve Biletino üzerinden satın alabilirsiniz.
Reha Erdem’in yazıp yönettiği Neandria, bu yıl 6 - 15 Ekim tarihlerinde 39. kez düzenlenecek Varşova Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak.
Ömer Atay ve Serra Ciliv’in yapımcılığını, Kaan Mestut’un yürütücü yapımcılığını üstlendiği, Reha Erdem’in son filmi Neandria, Polonya’nın başkenti Varşova’da gerçekleşen ve bu yıl 6 - 15 Ekim tarihlerinde 39. kez düzenlenecek festivalin uluslararası yarışmasında gösterilecek.
Bir ekolojik olarak sürdürülebilir film yapım girişimi olan Neandria, antik bir kentin yakınlarındaki yoksul bir köyde, annesiyle birlikte yaşayan ve atletizm yarışlarına hazırlanan Suna adlı bir genç kadına odaklanıyor. Köye yeni gelen İmam ile birlikte değişen hayatı da izleyen film; yarışma, avlanma ve kazanma hırsıyla hastalanmış bir dünyada sıkışmış gençlerin, çatlaklarda özgürlüğü ve aşkı arayan isyanlarını anlatıyor. Bir Atlantik Film yapımı olan Neandria’da Suna rolünde ilk oyunculuk deneyimi ile Deniz İlhan yer alıyor. Filmde Deniz İlhan’ın yanı sıra Ahmet Rıfat Şungar, Bülent Emin Yarar, İnci Nur Daşdemir, Nihal Yalçın, Izzy, Nur Fettahoğlu, Serkan Keskin, Gizem Katmer, Ayşegül Kopartan ve Tanıl Bora rol alıyor. Çanakkale’nin Kayacık köyünde ve Neandria antik kentinde çekilen film, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle ve TRT 12 Punto’nun ortak yapımında gerçekleşti.
Reha Erdem’in yazıp yönettiği ve aynı zamanda kurgusunu ve ses tasarımını yaptığı Neandria’nın görüntü yönetmenliğinde, Kaç Para Kaç (1999), Korkuyorum Anne (2004), Beş Vakit (2006), Kosmos (2009), Jîn (2013), Şarkı Söyleyen Kadınlar (2013) ve Koca Dünya (2016) filmlerinde de çalışan Florent Herry’nin imzası bulunuyor. Yardımcı yönetmenliğini Deniz Tortum’un üstlendiği filmin seslerini Herve Guyader ve Furkan Atlı, sanat yönetimini Peri Okan, kostüm tasarımını Merve Ertan ve müziklerini Alican Çamcı yaptı.
Gözde Mulla’nın “Dışarıda Bir Yerde” başlıklı kişisel sergisi 15 Eylül - 12 Kasım tarihleri arasında Goethe-Institut Ankara’nın sanat alanı Galeri Vitrin’de sanatseverlerle buluşuyor.
“Dışarıda Bir Yerde” sergisi, insanın doğa üzerindeki şiddetini bir metafor olarak iç-diş karşıtlığı ile ele alıyor, izleyiciyi ters bir iç-dış ilişkisine davet ediyor. Sergide iç; devasa bir iç mekân olan vitrine sıkışan, dışarıya ait bir doğa görüntüsünden oluşuyor. Dış ise doğayla bir değil karşıt olan, vitrinin dışından doğayı izlemek zorunda kalan insanı temsil ediyor.
4.05x5.67 metre büyüklüğünde tek bir parçadan oluşan sergi, dağ ve gökyüzü imgesine eşlik eden hareketli bir ışıkla mekâna yerleşiyor. İzleyiciyi insan ve insan yapımı her şeyin dışarıda kaldığı ve içerideki doğanın sesinin bile duyulmadığı bir yüzleşme alanına davet eden sergi, doğa üzerinde kurduğumuz tahakküm ve ona uyguladığımız şiddeti, sessiz bir karşılaşma alanı olarak kurguluyor. Gözde Mulla, kişisel sanat pratiğinin yörüngesinde, Galeri Vitrin’in mekânsal deneyimine özel olarak gerçekleştirdiği sergisinde, izleyiciyi görünen sessizliğin ardındaki sesleri duymaya, doğaya ait olan canlı ve cansız formları düşünmeye yönlendiriyor.
Dirimart, Sarkis’in 2 Eylül–15 Ekim 2023 tarihleri arasında Dirimart Dolapdere’de gerçekleşen “85 Çığlık: Munch’tan Sonra” sergisi kapsamında 100. Munch’tan Sonra | After Munch başlıklı kitabını yayımladı.
Kitap, Sarkis’in Kasım 2014–Ocak 2015 tarihleri arasında ürettiği, onun söz konusu sergisine kaynaklık eden ve 100 adet kâğıt üzerine yağlıboyadan (32 x 24 cm) oluşan “100 Çığlık: Munch’tan Sonra” başlıklı serisinin yine sanatçı tarafından üretilen fotoğrafik reprodüksiyonlarından oluşuyor.
Sarkis’in çocukluk yıllarında bir gazete parçasında karşılaştığı ve yıllardır birçok işinde yankılanan Munch’un Çığlık tablosundaki figürden yola çıkan bu seride Sarkis, insan çığlığının hızını yakalamaya çalışırken, farklı çığlıkları beyaz ve kırmızı renkli boyaları tüplerden çıktıkları hâliyle –fırça kullanmadan– kâğıt üzerine aktarıyor. Kitaptaki fotoğrafik reprodüksiyonlar, Sarkis’in yağlıboyaların farklı coğrafyalarda ve zaman içerisinde sürekli dönüşümlerine yaptığı vurguyla, sanatçının doğduğu 1938 yılından başlayarak 2023 yılına ulaşan ve onun ötesine giden otobiyografik bir örüntü olarak Sarkis’in 85. yaşı dolayısıyla izleyiciye sunuluyor.
100. Munch’tan Sonra | After Munch hakkında ayrıntılı bilgiyi info@dirimart.com adresi üzerinden alabilirsiniz.
Usta yönetmen ve senarist Ümit Ünal’ın beş filminden oluşan retrospektifi eylül ve ekim aylarında MUBI’de gösterime girecek.
Ümit Ünal retrospektifi kapsamında 9, Ara, Nar, Sofra Sırları ve Aşk, Büyü vs. filmlerinin yanı sıra Ünal’ın senaryosunu yazdığı, Müjde Ar’ın başrolde olduğu Halit Refiğ imzalı Teyzem filmi de sinemaseverlerle buluşacak.
Ümit Ünal’ın yönetmenliğe adım attığı ilk film olan, oyuncu kadrosunda Fikret Kuşkan, Ali Poyrazoğlu, Serra Yılmaz, Cezmi Baskın’ın yer aldığı 9, 15 Eylül’de gösterime girecek. Birbirini seven ama aldatan, ölesiye kıran ama bırakamayan dört kişinin hikâyesini anlatan, Ümit Ünal’ın hem yönetmenliğini hem senaristliğini hem de yapımcılığını üstlendiği Ara, 23 Eylül’den itibaren izlenebilecek. Oyuncu kadrosunda Serra Yılmaz, Erdem Akakçe, İdil Fırat, İrem Altuğ ve Şükran Ovalı’nın yer aldığı Nar, 29 Eylül’den itibaren izleyicilerle buluşacak. Prömiyerini 24. Adana Film Festivali’nde yapan; Demet Evgar, Alican Yücesoy, Fatih Al ve Fırat Altunmeşe’nin rol aldığı Sofra Sırları, 7 Ekim’den itibaren kataloğuna eklenecek. 39. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülünü kazanan Aşk, Büyü vs. geçtiğimiz yıllarda MUBI’de gerçekleştirdiği dijital prömiyerin ardından yeniden gösterime girecek. Başrol oyuncuları Selen Uçer ve Ece Dizdar’ın İstanbul Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü paylaştığı film, 18 Ekim’den itibaren sinemaseverlerle buluşacak. Ümit Ünal’ın henüz yirmi yaşındayken yazdığı, Halit Refiğ’in rejisini üstlendiği, oyuncu kadrosunda Müjde Ar, Haldun Ergüvenç, Tomris Oğuzalp ve Yaşar Alptekin’in yer aldığı Teyzem filmi 18 Ekim’de olacak.
Ümit Ünal verdiği bir röportajda sinemasıyla ilgili şunu söylüyor: “Kendi yönettiğim filmlerde ‘her şeyden biraz’ olsun istiyorum. Mesela Nar metafizik bir gerilim gibi başlayıp komediye çengel atıyor, sonra da neredeyse ‘toplumsal gerçekçi’ bir tonda bitiyor. 9’da ve Ara’da hem çok acıklı, korkunç hem de komik anlar iç içe. Ben hayatı böyle görüyorum. Tek bir bakış açısı, tek ton bana yetmiyor.’’
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın iş birliğiyle Cumhuriyet’in 100. yılına özel hazırlanan “Bir İdealin Peşinde: Atatürk ve Alaca Höyük” sergisi, 13 Ekim 2023 - 10 Mart 2024 tarihleri arasında Yapı Kredi Müzesi’nde sanatseverle buluşacak.
Alaca Höyük kazılarında çıkarılan arkeolojik eserlerin önemli bir bölümü geçici süreyle izleyici karşısına çıkacak. Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifiyle 1935 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk arkeoloğu Remzi Oğuz Arık ve etnolog Hâmit Zübeyr Koşay tarafından Çorum’da başlatılan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni uluslararası alanda temsil eden ilk bilimsel kazı unvanına sahip Alaca Höyük eserleri, bu sergide ilk defa bir arada sergilenecek. Sergi kapsamında Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alaca Höyük Müzesi, Çorum Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nden 235 arkeolojik ve etnografik orijinal eser İstanbul Yapı Kredi Müzesi’ne getirilerek kronolojik ve tematik bölümler altında sunulacak. Türk Tarih Kurumu Arşivi’nden seçilen fotoğraflar ve Mahmut Akok tarafından yapılan orijinal çizimlerin bir kısmı ise ilk defa bu sergi ile görülebilecek.
Vaat romanıyla 2021 Booker Ödülü'ne değer görülen Damon Galgut'un “Suçluluk duygusu insanı nereye kadar takip eder?” sorusuyla baş başa bırakan, gerilim dozu yüksek, sinamatografik bir romanı Taşocağı, Hasan Can Utku’nun çevirisiyle Delidolu Yayınları’ndan çıktı.
Taşocağı, ölüm ve aldatmaca üzerine bir roman. Başkasına ait bir kimliğe büründükten sonra avcıyken bir anda ava dönüşen “isimsiz” bir adamın vicdanıyla hesaplaşmasını anlatan yazar; gizem ve gerilimle ördüğü hikâyesinin ardında sessizce yükselen adaletsizlik, suçluluk duygusu, kefaret gibi inanç değerleriyle zıtlaşan konuları ustalıkla işliyor. Kitap katmanlı hikâyesi ve derinlikli karakteriyle film yapımcılarının da iştahını kabartarak iki kez beyazperdeye uyarlandı.
“Güney Afrika kırsalında uzanan ıssız bir yol...
Uzun zamandır yürümekten bitkin düşmüş bir ''kaçak''...
Ve yeni atandığı ilçede göreve başlamak için yollara düşen bir rahip.
Kaderin tuhaf oyunuyla yolları kesişen bu iki adam aynı arabaya bindiklerinde kendilerini bekleyen sondan habersizdir. Aralarında yaşanan gerilim dolu tartışmanın ardından isimsiz adam, rahibi acımasızca öldürüp yakınlardaki bir taşocağına gömer. Hemen sonrasında da rahibin atandığı ilçeye giderek onun yerine göreve başlar. Zamanla büründüğü kimliğin saygınlığından başı dönen sözde rahip, sinsice içini kemiren vicdanına çaresizce teslim olur. İşlerin yoluna girdiğini düşündüğü bir anda ise üstünü örtmeye çalıştığı gerçeklerin birer birer su yüzüne çıktığını fark eder. İlçenin Başkomiseri ile kendileri de bir adaletsizliğin kurbanına dönüşecek iki genç kardeşin nefesleri ensesindedir. Yeniden kaçış vaktidir...”
“Bu ocak, uzun zaman önce kazılmıştı ve yerin derinliklerine kadar iniyordu. İçinde su olabilirdi, hareket de olabilirdi, ama hiçbir şey de olmayabilirdi. Bir dibi bile olmayabilirdi.”
Bağımsız yayınevlerinin ortak emeğiyle gerçekleştirilen Kıraathane Kitap Şenliği, 15-24 Eylül tarihleri arasında beşinci kez okurlarla buluşacak.
Kıraathane Kitap Şenliği; okumaya, yazmaya ve kitaplar üzerine konuşmaya odaklanacak, bağımsız butik yayınevlerine ortak bir üretim ve dayanışma alanı açacak bir kitap şenliği hayaliyle 2019 yılında yola çıktı. Bu yıl da 30 yayınevinin kitaplarını sergileyeceği, dijital ortamda ve Kıraathane binasında okurları yazarlar, çevirmenler ve akademisyenlerle bir araya getirecek 24 etkinlikle dolu dolu bir program sunulacak.
Bu yılki katılımcı yayınevleri: 160. Kilometre, Akademim, Alef Yayınevi, Aras Yayıncılık, Avesta Yayınları, Axis Yayınları, Beyoğlu Kitabevi, Encore, Espas Kuram Sanat, Flaneur, Ginko Kitap, Habitus Kitap, Harfa, Holden Kitap, İlksatır, İrene Kitap, istos yayın, Kıraathane Kitapları, Lemis, Lîs, Livera, Manifold, Manos Kitap, NotaBene, Otonom Yayıncılık, Raskol'un Baltası, Siren, Tabiat Kitap, Tefrika Yayınları, Telemak, Yazın Yayıncılık.
Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde 15 Eylül akşamı altıdan itibaren kapılarını açacak şenliğin ayrıntılı programına buradan ulaşabilirsiniz.