GÜNDEM
  • 28-09-2023

    Galeri Siyah Beyaz, “Hayri Logie, Sinan Şengün” başlıklı 2023 - 2024 sezonunun ilk sergisini  21 Ekim tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Galeri Siyah Beyaz, 40. yılında, birlikte üretme pratiğinin bir karşılığı olarak sanatçı eşleşmelerine ev sahipliği yapıyor. Zamanlarını ve mekânlarını birbirleri ile paylaşan sanatçı ikilileri, aynı malzemeye farklı zamanlarda müdahale etmenin yanı sıra aynı mekânda birbirlerinin malzemelerini ve imgelerini dönüştürüyor. Sanatçı ikililerinin üretim sürecinden başlayan ve temelde bir yaşam pratiği olan bu birliktelik, sanatçıları, galeriyi ve izleyicileri ortaklaşmaya davet ediyor. 40. yılın ilk sanatçı ikilisi ise Sinan Logie ve Hayri Şengün. Her iki sanatçının üretme pratiği ve malzemesini içe içe geçirdiği bir deneyim sunan “Hayri Logie, Sinan Şengün” başlıklı sergide sanatçılar anlam/anlamsızlık/gerçeklik üzerine bir arayışa çıkıyor.

    Siyah Beyaz’ın 40. yaşı için bir araya gelen Logie ve Şengün, galerinin mekânında “Hayri Logie ve Sinan Şengün” olarak yeni bir gerçeklik kuruyor. Sanatçı ikilisi, izleyiciyi, yeni kazalar üreterek, iki ayaklı ve iki elli kentliler dünyasında, yeni örgütlenme biçimlerini aramaya davet ediyor.

    “İkili, 2021 yılından bu yana, yoldaşlıklarının bir parçası olarak beraber ses yapmaktadır. Bu alanda da kazalar yapıp, kabul ederek ve onları hata olmaktan çıkana kadar tekrarlayarak yeni bir gerçeklik üretebileceklerinin farkına varırlar. Sonrasında, her şey bir çorap söküğü gibi anlamını yitirir ve dönüşür. Nesne ve özne, bireylik ve ötekilik yok olur. Oluşturdukları bu özgürlük alanında, sokaklar titreyebilir, tenis ‘konları’ belirebilir, hatta bazen insanlar kaldırımda ters yürümeye başlayabilir.”

    Künye:
    1. Hayri Şengün - Sinan Logie, 2023, İsimsiz Untitled, 2023, pirinç, beton brass, concrete,. 108 x 51 x 45
    2. Hayri Şengün-Sinan Logie, İsimsiz Untitled, 2023, kağıt üzerine mürekkep ink on paper, 60 x 80 cm
    3. Hayri Şengün-Sinan Logie, İsimsiz Untitled, 2023, kağıt üzerine mürekkep ink on paper, 80 x 60 cm
    4. Hayri Şengün-Sinan Logie, İsimsiz Untitled, 2023, kağıt üzerine mürekkep ink on paper, 80 x 60 cm
    5. Hayri Şengün - Sinan Logie, 2023, İsimsiz Untitled, 2023, pirinç, beton, ahşap brass, concrete, wood, 105 x 33 x 33 cm

    0
    0
    1697
  • 28-09-2023

    Bu yıl İstanbul’da 13 - 22 Ekim, İzmir’de ise 20-22 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Filmekimi’nin programı açıklandı.

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 22’nci kez düzenlenecek Filmekimi, bu yıl da Cannes’dan Venedik’e Locarno’dan Toronto’ya uluslararası festivallerde dünya prömiyerini yapan ödüllü filmleri sinemaseverlerle buluşturacak. Festival biletleri, 4 Ekim 10.30’da başlayacak Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışların ardından, 7 Ekim 10.30’da genel satışa çıkacak. Programda yer alan filmler Beyoğlu’nda Atlas 1948 Sineması, Şişli'de City's Nişantaşı – CINEWAM Premium ve Kadıköy’de Kadıköy Sineması ve Sinematek/Sinema Evi'nde, İzmir’de ise Paribu Cineverse Konak Pier İzmir’de izlenebilecek.

    Filmekimi’nin açılış filmi eylülde Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan ve Cailee Spaeny’ye En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getiren Priscilla olacak. Priscilla Presley’nin 1985 tarihli Elvis ve Ben adlı anı kitabından esinlenen filmin başrollerini Cailee Spaeny ile Jacob Elordi paylaşıyor. Priscilla, Priscilla Beaulieu ile Elvis Presley’nin fırtınalı birlikteliklerini ele alıyor. Kapanış filmi ise 80. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan kazanan Yorgos Lanthimos imzalı Poor Things olacak. Filmde Emma Stone Victoria döneminde, ölüyken diriltilen Bella Baxter rolünü üstleniyor. Mark Ruffalo, Willem Dafoe, Margaret Qualley gibi ünlü isimlerin rol aldığı Poor ThingsSarayın Gözdesi ve Cruella’nın da senaryolarını yazan Tony McNamara tarafından Alasdair Gray’in 1992 tarihli romanından sinemaya uyarlandı.

    Dünya prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan, “Hitchcockvari mahkeme filmi” olarak tanımlanan Anatomy of a Fall, bir çiftin beraberliğini de mercek altına yatıran bir cinayet-mahkeme gerilimini anlatıyor. Filmin senaryosu, daha önce Victoria ve Sibyl’de de iş birliği yapan yönetmen Justine Triet ile eşi Arthur Harari tarafından birlikte yazıldı.

    Usta yönetmen Aki Kaurismäki’nin Cannes’da Jüri Ödülü’nü kazanan hüzünlü romantik komedisi Sararmış Yapraklar (Fallen Leaves), Jonathan Glazer’ın 10 yılın ardından sinemaya döndüğü ve Cannes’da Büyük Ödül’ü kazanan The Zone of Interest, ünlü yönetmen Todd Haynes’in Julianne Moore ve Natalie Portman gibi yıldız isimlerin başrolde olduğu yeni filmi May December, Sofia Coppola’nın Priscilla Presley ile Elvis’i konu aldığı filmi Priscilla, Ken Loach’un çektiği son film olacağını söylediği Umudunu Kaybetme (The Old Oak), usta İtalyan yönetmen Nanni Moretti’nin son filmi Güzel Günler (Il Sol dell’Avvenire), Catherine Breillat’nın dokuz yıl sonra yönetmen koltuğuna oturduğu Geçen Yaz (L'été Dernier), Michel Gondry’nin sekiz yıl sonra beyaz perdeye dönüşünü müjdeleyen Çözümler Kitabı (Le Livre des Solutions), Yeni Arjantin Sineması’nın yıldızlarından yönetmen Rodrigo Moreno'nun son filmi Kabahatliler (Los Delincuentes), Hayao Miyazaki’nin on yıl aradan sonra çektiği, Toronto’nun açılışında gösterilen Çocuk ve Balıkçıl (Kimitachi wa dô ikiru ka) Filmekimi’nde izleyicilerle buluşacak. Program kapsamında gösterilecek filmler arasında Pedro Almodóvar’ın kısa western filmi Strange Way of Life (Extraña Forma de Vida) da yer alıyor. Oyuncu kadrosunda Pedro Pascal, Ethan Hawke, Manu Ríos’un yer aldığı filmin dünya prömiyeri Cannes’da özel bir gösterimde yapıldı. Filmekimi’nde ayrıca eleştirmenler tarafından övülen ve son zamanların en merak uyandıran filmlerinden All of Us Strangers da izleyiciyle buluşacak. Andrew Haigh’in yönettiği filmin başrollerini Paul Mescal ile Andrew Scott paylaşıyor.

    Zeki Demirkubuz’un yeni filmi Hayat İstanbul prömiyerini, Filmekimi’nde yapacak. Aslı Özge’nin yeni filmi Kara Kutu (Black Box) da Türkiye prömiyerini Filmekimi’nde yapacak. Ortak yapımcılığı Dardenne kardeşler tarafından üstlenilen gerilim-aksiyon filmi, Münih Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. Her iki filmin gösterimi ekiplerinin katılımıyla yapılacak.

    2023 Cannes Film Festivali’nde Tràn Anh Hùng’a En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandıran Şeflerin Aşkı (The Taste of Things), En İyi Senaryo Ödülü’nün sahibi, Hirokazu Kore-eda imzalı Canavar (Kaibutsu), En İyi Erkek Oyuncu (Kôji Yakusho) ödülüne layık görülen, Wim Wenders’in yönettiği Mükemmel Günler (Perfect Days), Cannes’da En İyi İlk Film seçilerek Altın Kamera Ödülü’nü kazanan Altın Kozanın İçinde (Inside the Yellow Cocoon Shell), festivalin “Belirli Bir Bakış” kategorisinde En İyi Film Ödülü’nü alan acı-tatlı büyüme hikâyesi Nasıl Seks Yapacağız? (How to Have Sex), aynı kategoride FIPRESCI Ödülü’nün sahibi olan, Felipe Galvez imzalı Sömürgeciler (Los Colonos) ve Altın Göz En İyi Belgesel Ödülü’nün sahibi Dört Kız Kardeş (Les filles d'Olfa), Ryûsuke Hamaguchi’nin 2023 Venedik Film Festivali’nde Büyük Ödül’ün sahibi olan son filmi Kötülük Diye Bir Şey Yok (Aku wa Sonzai Shinai) Filmekimi programında yer alıyor.

    ​Filmekimi’nin detaylı programına buradan ulaşabiliriz. Filmekimi biletleri, İstanbul ve İzmir için 4 Ekim Çarşamba günü 10.30’da başlayacak Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışların ardından, 7 Ekim Cumartesi günü 10.30’da Passo üzerinden genel satışa açılacak.

    0
    0
    6728
  • 28-09-2023

    e.E. Charlton-Trujillo ve Pat Zietlow Miller’ın birlikte kaleme aldığı, tamircilikten alet kullanmaya, kâğıt üzerindeki fikirlerden tuğla ve harç gerektiren büyük hayallere kadar kızların her şeyi yapabileceğini anlatan Bir Kız Her Şeyi İnşa Edebilir, Sibel Çelik’in çevirisiyle Martı Çocuk Yayınları’ndan çıktı.

    Keisha Morris’in resimlediği Bir Kız Her Şeyi İnşa Edebilir, okura “Bir şey inşa etmeyi hayal ettin mi? Belki küçük bir kuş evi? Ya da gökdelen gibi büyük bir şey? Eğer hayal edebiliyorsan inşa da edebilirsin!” diyor.  Kendini ifade etmeye yönelik bu eğlenceli ve güçlendirici kitap, okurlarını zıplamaya ve hemen bir şeyler inşa etmeye teşvik etmeyi amaçlıyor.

    0
    0
    1126
  • 27-09-2023

    Büyükdere35’in dört sanatçıyı bir araya getirdiği “Deniz çeker, dünya tutar” başlıklı yeni sergisi 5 - 15 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.

    Oğulcan Arslan, Gizem Çelik, Eda Emirdağ, Suzan Pektaş’ın eserlerini bir araya getiren “Deniz çeker, dünya tutar” başlıklı sergi, odak noktasına sanatçıların her birinin kendi öykülerinin anlatıcıları olduğu, biz ve diğerleri şeklinde genişleyen bir imgeler dünyasına çoğulcu ve şiirsel bir bakış sunuyor. Sergi, esneyen bir zaman algısı içinde dünyayı karanlık ve aydınlık içinde izleyen ve biçimlendiren çeşitli anlara odaklanıyor.

    Sergide, uzaklık ve yakınlık; ilişkiler ve yeni tanımlamalar arasındaki öznellik alanı, kendine ve dünyaya iyi gelebilme kavramları sorgulanırken boşlukta süzülen bir tüyden fragmental bir birlikteliğin aidiyetini çağırıyor. “Deniz çeker, dünya tutar” mekân, zaman ve anlar arasında kopuk ya da bağıntılı ama geçirgen ve iyicil hikâyeler kurmanın temeline dönüşüyor.

    “Birbirine iyi gelmek, aidiyet ve kimsesizlik anlarını ters yüz ediyor, yeni ihtimallerin ve keşiflerin, şifalı odaların kapısını çalıyor. Yaşamanın derin gizini, kendini keşfetmenin sırrını ve bütüncül bir sağaltımın temelini okuyoruz, bir araya getiriyoruz.”

    0
    0
    1395
  • 27-09-2023

    Humanis ve Bozlu Art Project iş birliği ile hayata geçirilen “Zaman ve Mekânın Büyüsünde Bir Ressam: Şevket Dağ” sergisi, 25 Kasım tarihine kadar Bozlu Art Project Mongeri Binası’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemi sanat tarihimizin önde gelen isimlerinden olan Şevket Dağ’ın (1875-1944) eserleri, “Zaman ve Mekânın Büyüsünde Bir Ressam: Şevket Dağ” başlıklı sergi ile ilk kez toplu olarak izleyici karşısına çıkacak. Resimlerindeki detaylı ve eşsiz iç mekân tasvirleriyle sanat tarihimizde önemli bir yere sahip olan Şevket Dağ’ın eserleri, sanatçının yaşamının ardından farklı karma sergilerde yer alsa da bugüne kadar, sanatçının çok sayıda eserinin bir arada görülebileceği kapsamlı bir sergi düzenlenmedi. “Zaman ve Mekânın Büyüsünde Bir Ressam: Şevket Dağ” sergisinde, İstanbul’un tarihi mekânlarına odaklanan çok sayıda esere imza atan sanatçının 65 eseri, kendisine ait çeşitli objeler, arşiv belgeleri ve fotoğraflar ile bir araya geliyor.

    1875 yılında doğan, Sanayi-i Nefise Mektebi’nin ilk Türk öğrencilerinden biri olarak Osman Hamdi Bey, Alexandre Vallaury ve Salvatore Valeri gibi isimlerden ders alan Şevket Dağ, 1897 yılında okuldan birincilikle mezun oldu. İlk kişisel sergisini İstanbul Kuyucu Murat Paşa Türbesi’nin yakınlarında yer alan bir muhallebici dükkanında açan Şevket Dağ, daha sonra çeşitli karma sergilere katıldı. Atina, Münih, Sofya, Brüksel, Paris, New York gibi şehirlerde düzenlenen sergilere katılarak, uluslararası sanat çevrelerinde tanınırlığını arttırdı. Bu sergilerde çeşitli ödüller ve madalyalar kazanan sanatçı, 1909 yılında Galatasaray Lisesi’nde resim öğretmenliği yapmaya başladı, aynı yıl kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı. 1914 Kuşağı Sanatçıları ile çeşitli sergilerde yer aldı. Özellikle iç mekânları konu edinen çalışmaları ile tanınan sanatçı, cami, han, çarşı gibi mekânları gerçekçi bir yaklaşımla ortaya koyuyor. Yaşamının son yıllarında politika ile ilgilenerek Konya ve Siirt milletvekilliği görevinde bulunan Şevket Dağ, 1944 yılında hayata veda etti.

    Künye:
    1. Şevket Dağ, Ayasofya İçi, 1920, Camcı Sion Ailesi Koleksiyonu, 185 x 150 cm
    2. Şevket Dağ, Taçkapı, Dr. Şükrü Bozluolcay Koleksiyonu, 41 x 33 cm
    ​3. Şevket Dağ, İsimsiz, Fahri Özdemir Koleksiyonu, 90 x 70 cm

    0
    0
    1371
  • 27-09-2023

    Katy Massey’nin bir kız çocuğuyla annesinin dokunaklı olduğu kadar gülümseten hikâyesini anlattığı Neresi Bizim Evimiz?, Özlem Uygun’un çevirisiyle Düşbaz Kitaplar’dan çıktı.

    Kitabın ana kahramanlarından Katy, genç bir kızken, annesinin seks işçiliği yaparak para kazandığını keşfeder ve aralarındaki bağ bozulur. Yetişkinliğinde, annesiyle ilişkilerini iyileştirmeye çalışmadan önce, keder ve akıl sağlığı sorunlarıyla mücadele eder. 1935’ten 2010’a, Kanada’dan Leeds ve Jamaika’ya uzanan bu hikâyede, utanç, göçmenlik ve sosyal sınıflarının güçlüklerini keşfeden anne ve kız, hızla değişen bir dünyada birbirlerinin seçimlerini anlamakta zorlanır. Kendi gerçeklerini bulmaya çalışan bu iki güçlü kadın, geçmişin zalim hayaletlerini alt edip aralarındaki düşmanlıkta ateşkes ilan edebilecekler midir?

    “Hayır, yanlış olan şey bir tek benim bekliyor olmam: Olmuşlar ve olabilecekler arasında, olasılıklar âleminde nefesimi tutmayı becerebildiğim müddetçe asılı duruyorum. Nefesimi tutmak için canımı dişime takarak çatlamış, yarısı ölmüş ailemin bağrında oturuyor ve eve gitmeyi bekliyorum.”

    0
    0
    1925
  • 27-09-2023

    3. Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali (IDF) dansın ve sanatın büyülü dünyasını 1 Ekim’e kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    Bu yıl “IDF, sadece festival değil, bir hareket akımıdır.” mottosu ile düzenlenen Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali, kültürel çeşitliliği ve sanatsal yeniliği daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Geçen yıl elde ettiği büyük başarıyla Avrupa Birliği Festivali etiketi ve EFFA (European Festival Association) uluslararası festival ağına katılma ayrıcalığını kazanan IDF, bu yıl Amerika, Almanya, Brezilya, Yunanistan, Türkiye, İsrail, Fransa, Belçika, Rusya, İngiltere, İtalya, Hindistan, Fas, Kore, Kanada, Sırbistan, Kıbrıs, Portekiz, Japonya, İsveç, İsviçre, Hollanda ve Polonya’dan başvurular alarak uluslararası arenada iddialı adımlar atmayı amaçlıyor.

    Bu yıl Yücel Kültür Vakfı'nın ev sahipliğinde gerçekleşecek etkinlikler, Türkiye Turizm ve Kültür Bakanlığı, İsrail Konsolosluğu, İsveç Konsolosluğu, Akbank Sanat, Hope Alkazar, Arter ve Bilgi Üniversitesi, Monologlar Müzesi gibi önemli kurumların katkılarıyla destekleniyor. Danışman kurulunda alanında deneyimli koreograf ve akademisyenler; Atanas Maev, Beliz Demircioğlu, Canan Yücel Pekiçten, Galip Emre, Gizem Aksu, Melih Kıraç ve Vittoria De Ferrari Sapetto yer alıyor. Festivalin “Dans Filmleri” kürasyonu Dance Camera İstanbul direktörü Onur Topal Sümer ortaklığında belirli sürelerde ve mekânlarda izleyicilerle buluşacak.

    Yabancı koreograflar ile yerel sanatçıların bir araya gelerek gerçekleştireceği üretimlere odaklanan festival, dansın ve sanatın sınırlarını zorlamaya ve yaratıcılığı daha da ileriye taşımayı amaçlıyor.

    Festivalin sahne üstü performansları ve atölyeleri 27 Eylül - 1 Ekim tarihleri arasında çeşitli mekânlarda düzenlenecek. Akademik alanda uzman sanatçı akademisyenleri misafir eden festival, atölyeleri ile Türkiye’deki dans alanına katkı sağlamayı ve uluslararası eğitim eşitliği standartlarını yakalamayı hedefliyor. 

    ​3. Uluslararası Doğaçlama Dans Festivali (IDF) hakkında ayrıntılı bilgiye ve programına buradanbiletlerine ise buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1421
  • 27-09-2023

    .artSümer, Volkan Aslan’ın “Aynı Yeni Bir Gün” başlıklı kişisel sergisini 30 Ekim’e kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Aynı Yeni Bir Gün” sergisi Volkan Aslan’ın sanat pratiğinde görmeye alışık olduğumuz kimi imgeleri, otoritenin gündelik hayattaki yansımalarıyla beraber düşünmemize olanak sağlıyor. İzleyiciler sanatçının, ilk bakışta birbiriyle uyumsuz gibi görünen buluntu imaj ve nesneleri bir araya getirmesiyle oluşan kolajların, suluboyaların ve figürinlerin aracılığıyla serginin bütününe yayılmış bir hissiyata vakıf oluyor. İklim krizinin, sermayenin, toplumsal hafızanın tahribatının, yası tutulamayan ölülerin, yasaklanan aidiyetlerin insan üzerinden bıraktığı türden bir hissiyat. Yaşadığımız coğrafyada, zamanın ruhuna denk düşen -bir tarafıyla özgün diğer tarafıyla yekpare- bu duygunun işlendiği eserler hem derme-çatma bir geleneksizliğe hem de yeni bir umudun imkânına işaret ediyor. 

    ​Ağaçlara sarılan bir çocuk, eşyalarını sırtlanmış bir kadın, denizi kolunun altına almış bir kaplan sergide izleyici karşısına çıkıyor. Üç ve iki boyutlu imgelerin bir araya gelmesiyle oluşan Otoportre dizisi, Aslan’ın kendi pratiğine ve günümüzde yaşayan bir sanatçının hayatta kalma şekillerine odaklanıyor. Sergiye ismini veren Aynı Yeni Bir Gün adlı çalışma ise Aslan’ın daha önceden tanıdığımız suluboyalarının devasa bir versiyonu. Bulutların arasından yer yer ferahlayıp, yer yer yoğunlaşan boya tanıdık ama farklı bir günün yarattığı tekrar hissini simgeliyor. Serginin işaret ettiği zeitgeist, sanatçının önce kırıp sonra farklı şekillerde eşleştirip birleştirdiği porselen heykellerle daha da belirginleşiyor. Her biri kendi anlam dünyasını yaratan figürinler sadece baskın temsil rejimlerine meydan okumuyor aynı zamanda olmamışlıklarını gizlemeksizin kendilerine yöneltilen bakışı boşa çıkartıyorlar.

    Künye:
    1.  defending, 2023 porcelain and collage on paper, 70x50 cm
    2.  nostalgia, 2023 Porcelain and collage on paper, 70x50 cm
    3. swan, 2023 porcelain figurine, 35x9x11 cm
    4. contact, 2023 porcelain figurine, 30x23x15 cm
    5. ı'm still or waiting, 2023 porcelain figurine, 32x12x13 cm

    0
    0
    1576
  • 27-09-2023

    Korku türüne, hayaletlere ve gece yaratıklarına ilgi duyan yazar Phil Hickes’ın çocuklar için kaleme aldığı ilk romanı Aveline Jones'un Hayaletleri, Duygu Dölek’in çevirisiyle Can Çocuk Yayınları’ndan çıktı.

    Keith Robinson’ın resimlediği, 10 yaş ve üzeri okura hitap eden bu kitap gizemlerin hep çözüldüğü ve ruhların dinlenmeye çekildiği tüyler ürpertici bir hikâye anlatıyor.

    “Aveline hayalet hikâyeleri okumaya bayılır. Ürkünç bir kitap keşfettiğinde kasvetli yarıyıl tatili daha da heyecanlı bir hal alır. Bu kitap, yıllar önce kayıplara karışan ve kendisinden bir daha hiç haber alınamayan Primrose Penberthy'ye aittir. Aveline, yeni arkadaşı Harold'ın yardımıyla Primrose'un ortadan kayboluşunu araştırmaya karar verir. Ve şimdi birisi... ya da bir şeyler Aveline'in peşindedir.

    El fenerlerinizi yakın ve siz de bu macerada Aveline Jones'a katılın!”

    0
    0
    1768
  • 26-09-2023

    İstanbul Modern’in yeni müze binasındaki “Sizin Perşembeniz” Sanatçı Buluşmaları’nın bu ayki konuğu 28 Eylül’de Merih Akoğul olacak.

    İstanbul Modern’in Paribu’nun desteğiyle hayat geçirdiği “Sizin Perşembeniz” Sanatçı Buluşmaları’na bu ay fotoğraf sanatçısı, küratör ve yazar Merih Akoğul konuk olacak. Akoğul ile tasarlanan program, günümüz teknolojileri ile araştıran, sorgulayan ve yorumlayan sanatçı kavramına ve Akoğul’un pandemi dönemine ait üretimlerine odaklanıyor.

    Belgeleme, biriktirme, analiz etme ve işleme olanaklarını sunan fotoğraf disiplini teknolojik gelişmelerden etkilenip tümüyle sanatı etkiliyor. Buradan hareketle program, Merih Akoğul’dan ilham alarak müze uzmanlarının yönetiminde gerçekleştirilen atölye etkinliğiyle başlıyor ve ardından sanatçının katılımıyla düzenlenen bir söyleşi ile tamamlanıyor. Program sonunda katılımcılar hem görsel hem yazınsal örnekler üzerinden dünyaya ve teknolojik gelişmelere dair bakış açılarını yorumlamış oluyor.   

    Program:
    Atölye: 11.00 - 12.00 / Dış Etkinlik Alanı (Müze uzmanlarının yönetiminde)
    ​Söyleşi: 13.00 - 14.00 / Etkinlik Odası / Merih Akoğul ile Teknoloji, Fotoğraf ve Sözcükler Üzerine 

    0
    0
    1165
DAHA FAZLA
Geldanlage