
KızBaşına’nın Yıldızlar Yatırım Holding’in ana desteği ile hayata geçirdiği toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan “Başka Bir Dünyadan” başlıklı sergi, 29 Eylül’e kadar Müze Gazhane’de sanatseverlerle buluşuyor.
Begüm Güney’in küratörlüğünü, Yağmur Doğan’ın asistan küratörlüğünü yürüttüğü “Başka Bir Dünyadan” sergisi toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı empati duygusunun artırmayı hedefliyor. VR deneyimi ve 14 çağdaş sanatçının yer aldığı sergide; Gülçin Aksoy, Nazan Azeri, Simay Bahçivan, Mustafa Boğa, Eda Çekil, Fırat Engin, Emel Ceren Erarslan, Ekin Kılıç Ezer, Gülsün Karamustafa, Şükran Moral, Sena, Zeynep Solakoğlu, Deniz Varlı’nın eserleri bir araya geliyor.
2017 senesinde kurulan Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele için proje ve kampanyalar üreten bir sivil toplum platformu olan KızBaşına, adını “kız başına yapamazsın” nefret söylemini reddederek “yaparsan kız başına yaparsın” söyleminden alıyor. KızBaşına, UNFPA Joint Innovation Challenge 2022’de (Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Ortak İnovasyon Yarışması) Türkiye’nin ilk ve tek kazananı olarak kadınların cinsiyet eşitsizliğine dayalı olarak yaşadıkları her türlü şiddete karşı empati duygusunu uyandırmayı ve farkındalık yaratmayı amaçladığı interaktif VR (Sanal Gerçeklik) deneyimi sergisini hayata geçiriyor. Proje kapsamında düzenlenen ilk sergi önce Ankara’da izleyici karşısına çıktı. Sergi 29 Eylül’e kadar İstanbul’da Müze Gazhane’de izleyicilerle buluşuyor. Ayrıca sergi ile beraber ana kavram üzerinden birçok farklı perspektiften konuşma, panel ve atölye çalışmaları da gerçekleştirilecek.
Program:
28 Eylül Perşembe, 12.00
Moderatör: Begüm Güney Burcu Acartürk Yıldız ve Ekin Bernay
Sanat Koleksiyonerliği - Sanat Üretimi Bağlamında Aile Bağları ve Jenerasyon İlişkileri
28 Eylül Perşembe, 15.00
Semra Can ile Karikatür Atölyesi
Bu sene 25. kez verilecek Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin adayları belli oldu. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri İcra Kurulu Başkanı Salih Başağa, Jüri Başkanı Prof. Dr. Merih Tangün ve Haldun Dormen’in ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısı ile adaylar ve Özel Ödül sahipleri açıklandı.
Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri jürisi, tiyatro tarihine geçen ustalara takdim edilen Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü’ne Prof. Dr. Cevat Çapan’ı, oyun yazarlarına adanan Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü’ne ise Güzel Son isimli oyunuyla Hakan Tabakan’ı layık gördü. Komedi ya da müzikal dalındaki oyunlara verilen Haldun Dormen Özel Ödülü’nü 1923 Müzikali kazanırken, Yapı Kredi Özel Ödülü ise Merve Dizdar’a verildi. 25. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, 3 Ekim’de Haliç Kongre Merkezi’nde Ayşecan Tatari ve Edip Tepeli sunuculuğunda düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek.
Geçtiğimiz yıl, Yapı Kredi’nin Türk Eğitim Vakfı’nda oluşturduğu burs fonu ile tiyatro alanında eğitim alan, 16 farklı şehirden öğrenciye burs verdiklerini hatırlatan Prof. Dr. Merih Tangün, bu yıl da devam eden burs fonu programıyla, şu anda 17 lisans, 1 doktora öğrencisine destek olduklarını belirtti.
Prof. Dr. Merih Tangün basın toplantısında şunları söyledi: “Mücadeleci ruhuyla hepimize ilham veren ve kadınlara tiyatro sahnelerinin kapılarını cesurca açan Afife Jale’nin ismini yaşatan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin, tiyatromuzun gelişimine kattığı değeri kelimelerle ifade etmek çok zor. Hem Cumhuriyetimizin 100. yılını hem de gözbebeğimiz Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin 25. yaşını bir arada kutladığımız bu çok özel senede, jüri arkadaşlarım ve ben çok heyecanlı, çok gururluyuz. Her şeyden önce, Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nin babası Sevgili Haldun Dormen’e paha biçilemez katkılarından dolayı şükranlarımı iletmek istiyorum. Öte yandan ilk günden itibaren bu organizasyonu sahiplenip her sene başarı çıtasını yukarılara taşıyan Yapı Kredi’ye, tiyatromuza verdiği katkılardan ötürü hem şahsım hem de tiyatro camiası adına teşekkür ediyorum. Biz de hem jüri üyeleri hem de bu organizasyonda emeği geçen büyük bir ekip olarak, ‘Türk tiyatrosunun fedaisi’ Afife’nin adını yaşatan bu önemli işin bir parçası olmaktan büyük onur duyuyoruz… Önümüzdeki seneden itibaren başvuru sistemi üzerinde bir değişikliğe gidiyoruz. Tiyatrolar oyunlarının değerlendirmeye alınması için sistem üzerinden kendileri başvuru yapabilecek. Böylece oyun takibini gerçekleştirmek hepimiz için daha kolay olacak.”
25. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Adayları:
Yılın En Başarılı Oyunu:
1984 - Nilüfer Belediyesi Nilüfer Kent Tiyatrosu
Cadı Kazanı - İstanbul Şehir Tiyatroları
Fosforlu Cevriye - İstanbul Şehir Tiyatroları
Kim Bu Ben - Tiyatro.iN
Tartuffe - İstanbul Şehir Tiyatroları
Yılın En Başarılı Yönetmeni:
Engin Hepileri - Kim Bu Ben
Murat Daltaban - 1984
Yelda Baskın - Fosforlu Cevriye
Yiğit Sertdemir - Tartuffe
Yİğit Sertdemir - Cadı Kazanı
Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu:
İpek Türktan - Bir Terennüm
Özlem Zeynep Dinsel - Kızlar ve Oğlanlar
Özlem Zeynep Dinsel - Aşkın En Kısa Gecesi
Selen Öztürk - Kırlangıç
Yeşim Koçak - Tartuffe
Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu:
Adem Mülazim - 1984
Hakan Gerçek - III: Richard: Niçin Yaptım
Meriç Rakalar - Tek Kullanımlık Hikaye
Murat Garipağaoğlu - Tartuffe
Onur Ünsal - Kim Bu Ben
Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu:
Ayşegül Uraz - Çember'in Anası
Binnur Şerbetçioğlu - Fosforlu Cevriye
Gizem Güçlü - 1984
Yağmur Damcıoğlu Namak - Fosforlu Cevriye
Zeynep Göktay Dilbaz - Tartuffe
Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu:
Barış Ayas - 1984
Murat Kapu - Çember'in Anası
Oğuzhan Ayaz - 1984
Tolga İskit - Çember'in Anası
Tolga Yeter – Tartuffe
Yılın En Başarılı Sahne Tasarımı:
Barış Dinçel - Tartuffe
Barış Dinçel - Fosforlu Cevriye
Cem Yılmazer & Burak Etöz - 1984
Gamze Kuş - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Metin Deniz - Cadı Kazanı
Yılın En Başarılı Giysi Tasarımı:
Ayşegül Alev - Jekyll & Hyde
Eylül Gürcan - Tartuffe
Nihal Kaplangı - Cadı Kazanı
Tomris Kuzu - 1984
Tomris Kuzu - Fosforlu Cevriye
Yılın En Başarılı Sahne Müziği:
Emrah Can Yaylı - Tartuffe
Emrah Can Yaylı - Cadı Kazanı
Kenan Doğulu - Kim Bu Ben
Oğuz Kaplangı - 1984
Oğuzhan Balcı - Fosforlu Cevriye
Yılın En Başarılı Işık Tasarımı:
Cem Yılmazer - 1984
Cem Yılmazer - Kim Bu Ben
Cem Yılmazer - Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Kemal Yiğitcan - Tartuffe
Kemal Yiğitcan - Cadı Kazan
Yılın En Başarılı Hareket Düzeni (Koreografisi):
İzmir Tenim - Sidikli Kasabası Müzikali
Maral Ceranoğlu - Fosforlu Cevriye
Özge Midilli - Tartuffe
Seda Özgiş - Jekyll & Hyde
Tan Temel – 1984
Yılın En Başarılı Genç Kuşak Sanatçısı:
Adil İrfanoğlu - Ceviz Ağacı
Dilara Vural - Sipariş Listesi / Wish List
Hazal Arduç - Talihsiz Çocuk Parkı Yaralanmaları
Kaan Kurtoğlu - LAV
Yunus Eski - Talihsiz Çocuk Parkı Yaralanmaları
Çiğdem Sezer’in görkemli bir çınar ağacıyla özdeşleştirdiği Cumhuriyet'imizin kuruluş destanını kaleme aldığı, sanatçı Mustafa Delioğlu’nun desenleriyle canlandırdığı Yüz Yaşında Bir Çınar, Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.
Sezer, Cumhuriyet'imizin 100. yılı için küçük büyük her yaştan okura lirik bir güzelleme armağan ediyor. Kitap, Atatürk'ün önderliğinde tarihi bir seferberlikle kurulan Cumhuriyet'in bağımsızlığı yücelten, birleştirici, kucaklayıcı, özgürlükçü ülküsünü gelecek kuşaklara aktarıyor.
“Yüz yaşında ama gencecik bir çınarım.
Yaşlanmam, sadece çoğalır yapraklarım.
Ulu bir çınarım, çok güzel bir ülkede.
Köklerim ve dallarım
Uzanır toprağa, gökyüzüne.
Adımı siz verin, bu hikâye bitince.”
İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği’nin desteğiyle hayata geçirdiği Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’nın birinci açık çağrı döneminde desteklenecek projeler belli oldu.
Türkiye’de kültür-sanat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve belediyeler arasındaki diyaloğu ve iş birliklerini geliştirmeyi amaçlayan bir Avrupa Birliği projesi olan Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı ile Türkiye’nin farklı bölgelerinden 4 proje, 11 Milyon TL’lik desteğe hak kazandı. Kültür ve sanatın farklı disiplinlerine odaklanan projeler, bulundukları bölgede yerel kültür politikalarının geliştirilmesine katkı sağlayacak. Desteklenecek projeler arasında, deprem bölgesinde âtıl bir yapının çocuklara ve gençlere yönelik disiplinlerarası bir kültür-sanat mekânına dönüştürülmesini hedefleyen bir proje de bulunuyor. Sivil toplumun aktif rol alacağı bir festival oluşumu, dezavantajlı grupların kültür ve sanata erişimini artırmaya yönelik bir mekân dönüşüm tasarımı ve farklı şehirler arasında sanatçı değişimini teşvik eden bir program da destekten faydalanacak.
Ortaklaşa Hibe Programı’nın birinci açık çağrı döneminde Türkiye’nin 7 bölgesindeki 33 şehirden toplam 121 proje başvuru yaptı. Bu projelerde 10 büyükşehir, 6 il ve 71 ilçe belediyesi ortak olarak yer aldı. Değerlendirme Komitesi tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda 4 proje belirlendi.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Avrupa Birliği desteğiyle, Marmara Belediyeler Birliği (MBB) iştiraki ve EUNIC (Avrupa Birliği Ulusal Kültür Enstitüleri) Ankara ve İstanbul iş birliğiyle hayata geçirilen Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı, Türkiye genelinde kültür-sanat alanını, STK’lar ve belediyeler arasındaki iş birliklerini ortak projeler aracılığıyla güçlendirmeyi, kültür profesyonellerinin kültür politikaları ve yönetimi alanındaki gelişimlerini desteklemeyi, katılımcı yerel kültür politikalarının oluşmasını teşvik etmeyi amaçlıyor. Ortaklaşa Hibe Programı, iki ayrı çağrı döneminde kültür-sanat alanına toplam 1,3 milyon avro hibe desteği sağlayacak. Kültür-sanat odaklı sivil toplum kuruluşlarının, en az bir belediye ortaklığıyla başvurabilecekleri Hibe Programı’nın ikinci çağrı dönemi başvurularının Nisan 2024’te açılması planlanıyor.
Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Ortaklaşa Hibe Programında Desteğe Hak Kazanan Projeler:
Önce Çocuklar Derneği (Diyarbakır)
Proje Ortağı: Kömür Belediyesi (Adıyaman)
Puruli Kültür Sanat Derneği (Ankara)
Proje Ortağı: Eskişehir Büyükşehir Belediyesi (Eskişehir)
Teos Kültür Sanat Derneği (İzmir)
Proje Ortağı: Nilüfer Belediyesi (Bursa), Selçuk Belediyesi (İzmir)
Yayla (Gola) Kültür Sanat ve Ekoloji Derneği (Rize)
Borçka Belediyesi (Artvin)
Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) tarafından bu yıl ilki düzenlenecek GAGİAD Kültür Sanat Festivali, 2 - 8 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.
Bu yıl ilk kez düzenlenecek GAGİAD Kültür Sanat Festivali kapsamında çağdaş sanat sergilerinden klasik müzik konserlerine, sanatçı söyleşilerinden atölyelere kadar bir dizi etkinlik gerçekleştirilecek. Sürdürülebilirliği odağına alan festival; resim, heykel, fotoğraf, video başta olmak üzere birçok farklı disiplinin bir araya geldiği çağdaş sanat eserlerini sunan sergileri ve klasik müziğin başarılı yorumcularını buluşturacak.
GAGİAD’ın sanat danışmanı Yasemin Bay’ın genel sanat yönetmenliğinde hazırlanan GAGİAD Kültür Sanat Festivali kapsamında kapsamında “Pür-hayâl” ve “...fakat kalbim seninledir” başlıklı sergiler, şehrin en güzel hanlarından biri olan Pürsefa Hanı’nda 28 Ekim tarihine kadar sanatseverlerle buluşacak. Adını “pür” kelimesinin farklı anlamlarından alan “Pür-hayâl” sergisi; “dolu, çok” anlamına gelen “pür” ön ekiyle “hayâl”i çoğaltan bir mânâ taşıyor. Sanatçıların eserleri ile kurulan “saf, temiz hayâller”, Pürsefa Hanı ve karşısında yer alan Mevlevihane ile huzur ve dinginliğe atıfta bulunan bir bağ kuruyor. Pürsefa Hanı’nın giriş katındaki sergide Türkiye modern resminin ustalarından günümüzün dikkat çeken sanatçılarına değin uzanan zengin bir seçki sunuluyor. Sergide Murat Akagündüz, Hüseyin Aksoy, Çiğdem Aky, Erol Akyavaş, Elvan Alpay, Hakkı Anlı, Nejad Melih Devrim, Osman Dinç, Tayfun Erdoğmuş, Hakan Gürsoytrak, Nuri İyem, Hacer Kıroğlu, Komet, Murat Morova, Seçkin Pirim, Damla Sari, Aras Seddigh, Kemal Seyhan, Gürsel Soyel, Canan Tolon, Selim Turan, Mehmet Ali Uysal ve Merve Zeybek’in yapıtları yer alıyor.
Pürsefa Hanı’nın ikinci katında yer alan “…fakat kalbim seninledir” sergisindeki eserler ise aşk, inanç, adanmışlık, birlik ve beraberlik temaları etrafında kendine özgü bir dil kuruyor. Sergi, içinde yer aldığı yapının bir zamanlar toplanan buğdayların paylaşıldığı mekân olmasından hareketle, bir arada olma ve paylaşma hissini merkezine alıyor. Gazianteplilerin geçmişten bugüne kentlerine duydukları derin aşka ve bağlılığa bir övgü niteliği taşıyan sergi; Ahu Akgün, Rahmi Aksungur, Levent Aygül, Bengisu Bayrak, Eda Emirdağ, Neş’e Erdok, Seda Gazioğlu, Göksu Gül, Hakan Gürsoytrak, Çağıl Harmandar, Alp İşmen, Osman Nuri İyem, Fatih Kahya, Yonca Karakaş, Hamza Kırbaş, Temür Köran, Ardan Özmenoğlu, Ali Şentürk, Ozan Türkkan, Erdem Varol ve Ufuk Yılmaz’ın eserlerinden oluşuyor.
GAGİAD Kültür Sanat Festivali, aynı zamanda klasik müzik konserlerine ev sahipliği yapacak. Şef Eray İnal’ın yönetimindeki festival orkestrası Çukurova Symphonic Project, Türkiye’nin en önemli tenorlarından Hakan Aysev’in solistliğinde hem klasik müziğin hem de Türk bestecilerin önemli yapıtlarını sunacak. Anadolu Nefesli Beşlisi ise zengin repertuarıyla Gaziantep’in farklı noktalarında dinleyicilerle buluşacak. Klasik müzik konserleri, Klasik Batı Müziği ile Klasik Türk Müziği’ni bir araya getiren “Itrî ve Bach” konseriyle devam edecek. Ertan Tekin (duduk), Murat Aydemir (tanbur), Çağ Erçağ (viyolonsel) ve Selin Nardemir’den (viyolonsel) oluşan orkestra, konserde aynı yüzyılda yaşamış ancak farklı zamanlarda ve mekânlarda sanatlarında zirve yapmış iki büyük müzik adamını, Itrî ile Bach’ı bir araya getirecek. Konserde, Itrî'nin Segâh Bayram Tekbiri ve Bach’ın Trio için Sol majör Sonat’ı dahil 14 eser seslendirilecek.
Künye:
1. Osman Nuri İyem, Riya ve Latife IV, Kara Orman. 50x90 cm, 2022
2. Canan Tolon, İsimsiz. Tuval üzerine yağlıboya, 91.5x91.5cm, 2016
3. Erol Akyavaş, Miraçname Serisi. Taşbaskı, 65x55cm, 1987
4. Erdem Varol, Perşembe
5. Ahu Akgün, İsimsiz. Tuval üzerine yağlıboya, 35x50 cm, 2022
Hakan Günday’ın çeşitli mecralarda yayımlanmış öyküleri ile Anakara Seyir Defteri adlı fanzininden sayfaların bir araya getirildiği yeni kitabı Derz, Doğan Kitap’tan çıktı.
“Bu hikâyeyi kimseye anlatmadım. Kayra’ya bile anlatmadım. Ne o sordu ne ben söyledim. İşlediğim ilk cinayet hakkında hiç konuşmadım. Tek kelime bile etmedim. Ama Kayra hep konuştu. Oysa gerek yoktu. Çünkü yanındaydım. O yaşlı adamı öldürdüğünde oradaydım. Kayra ilk cinayetini bir yastıkla işledi. 93 yaşında felçli bir adamdı. Ama felçli olması yetmedi. Kayra uyumasını bekledi. Kayra, 93 yaşında, felçli bir adamı uykusunda boğarak öldürdü. Sonra dönüp bana baktı. “Hiçbir şey hissetmedim” dedi. “Hiçbir şey hissetmiyorum” dedi. “Hiçbir şey hissetmeyeceğim” dedi. Ve o eski köy evinden çıkıp Abidjan’da bir bara gittik. Karşılıklı oturup birer flag istedik. O an soracak sandım. Çünkü söz vermiştik birbirimize. Afrika’daki ilk ayımızda ikimiz de birer cinayet işleyecektik. Kinyas ve Kayra katil olacaktı. Böylece asla dönemeyecektik evlerimize.”
Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen Şişli Plak Festivali’nin üçüncüsü bu yıl 7 - 8 Ekim tarihlerinde Feriköy Organik Pazarı otopark alanında müzikseverlerle buluşacak.
Vigor Sanat organizasyonu ile gerçekleşecek Şişli Plak Festivali’nde plak stantlarının yanı sıra, söyleşiler, mezatlar, imza günleri ile kahve ve yeme - içme stantları yer alacak. İstanbul’un müzik kültürünü ve plak atmosferini yaratan tüm paydaşlarını bir araya getiren festival kapsamında “Big in Japan”, “Forever Young” gibi hitlere imza atan Alman grup Alphaville sahne alacak. Festivalde; sufi müziğini etnik enstrüman ve sanatçılarla zenginleştirip, elektronik müzikle harmanlayan dünyaca ünlü Türk neyzen, besteci, yapımcı ve DJ Mercan Dede, Türk pop müziğin en güçlü kadın yorumcularından Nükhet Duru, Ezginin Günlüğü grubunun eski solisti, kariyerine solo devam eden Hüsnü Arkan konser verecek.
Murat Meriç’in moderatörlüğünde, Nino Varon, Hakan Meriçliler, Celal Kadri Kınoğlu ve Osman Tan Erkır’ın katılımı ile geçmişten günümüze ülkemizdeki müzik yapımcılığı, etkinlik yönetimi, plakların sinema ile ilişkisi, koleksiyonculuk gibi farklı konulardaki söyleşiler gerçekleştirilecek. Hüsnü Arkan’ın Kanat Sesleri albümünün plak formatı da ilk kez Şişli Plak Festivali’nde müzikseverlerin karşısına çıkacak.
Depo, Çınar Eslek’in “Teyel, Uzuv, İlizarov” başlıklı kişisel sergisini 4 Kasım’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Çınar Eslek’in son dönemde üzerinde çalıştığı Hayal-Et, eklemleme ve yamalama, çeşitlilik ve melezlik, eksiklik ve tamamlanmışlıkla ilgili sorulardan yola çıkan sergi, bedenin imkânlarına yönelik çeşitli önermeler sunuyor. Yoğun dikişlerle işlenmiş kumaşlardan, bu kumaşlara kemik, beton, porselen gibi buluntu malzemelerin eklenmesiyle ortaya çıkmış heykellerden, içerisinde sergiye dair kimi anahtarları barındıran videolardan ve kâğıt üzerine desenlerden oluşan bir organizma olan “Teyel, Uzuv, İlizarov”, insanın merkezde olduğu hiyerarşinin sonlandığı hayvan-oluş, yeryüzü-oluş ve makine-oluşa dair olası senaryoları gözler önüne seriyor.
Çınar Eslek, bedensel deneyimlerinden yola çıkarak, normallik algısını ve mükemmeliyetle ilgili kemikleşmiş mefhumları; insan, hayvan ve bitki âlemlerini kaynaştırarak yarattığı hilkat garibeleri aracılığıyla kırıyor. Sanatçının zaman zaman çocukluk anılarından veya hikâyelerden beslenen melez canlıları; kumaş üzerinde, çevreleriyle bir, doğadan ayırt edilemez hâldeyken, heykellerindeki beton gibi şehir hayatına özgü malzemelerle de iç içe geçiyorlar. Bu geçişlilik, kendini sanatçının yazar Bihter Sabanoğlu ile iş birliği içerisinde ürettiği videoda, Baltalimanı Hastanesi'nin mimarî ve ideolojik katmanları ile sanatçının kendi anı ve günlüklerinin çakışmasında da gösteriyor. Sergi, sunduğu tuhaf imgelerle ziyaretçilerini var olanın dönüşüm imkânları üzerine düşünmeye davet ediyor.
Künye: Çınar Eslek, Hayal-Et / Chimera-Flesh, kumaş üzerine karışık teknik / mixed media on fabric, 2023
Başar Başarır’ın talan edilmiş insan ilişkilerini talan edilmiş ormanlarımızla harmanladığı yeni romanı Dünyanın Bütün Fıstıkları, Can Yayınları’ndan çıktı.
“Küçüklüklerinde kedi-kolonya gibiydiler. Birbirlerinden hoşlanmazlardı. Zaten benzemezlerdi de. Ağabey daima aklı başında, yalnız, sessiz; küçük kardeş zirzop, delidolu, şenlikli... Anlaşamamak konusunda anlaşmışlardı. İşin aslı, tanıdıkları yegâne yetişkinleri taklit ediyor, ana babaları gibi davranıyor, onların durduğu gibi duruyorlardı: Birbirlerinden olabildiğince uzak. Isırgan otu kardeşliğiydi bu, mesafeli, arası açık. Biri yerinde duramayan, diğeri yerinden kalkamayan iki kardeş: Aksel ve Seyfettin. Ağabey Seyfettin yaylada kendini ararken, küçük kardeş Aksel plazalarda, cam yeşili şişelerde kaybolma mesaisinde.
Yıllar sonra mecburen buluşup derme çatma bir kulübeye tıkılan bu iki zıt karakterin geçmiş aile günahlarını temize çekip birbirleriyle hesaplaşmaları kolay olmayacak. Hele de Dağyüzü gibi at izinin it izine karıştığı bir köyde, her biri ayrı telden çalan köylülerin arasında, kozalaklar altında.”
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, güncel müzik sahnesinin güçlü kadın seslerini yeni konser serisi “Bir Arada” ile 29 Eylül - 29 Aralık tarihleri arasında Pera Café’de dinleyicilerle buluşturacak.
Pera Müzesi’nin “Bir Arada” başlıklı yeni konser serisi, kendi müziğinin peşinde, hikâyesini anlatmak isteyen genç kadınları destekleyen bir müzik ve teknoloji girişimi olan Beats By Girlz Türkiye iş birliğinde düzenleniyor. Müzik kariyerinde dikkat çeken isimleri İstanbullu dinleyicilerle buluşturmak üzere düzenlenen “Bir Arada” konserlerine katılan dinleyiciler, “Uzun Cuma” kapsamında Pera Müzesi’ndeki sergileri ücretsiz olarak gezebilecek. 29 Eylül’de caz sanatçısı, besteci ve eğitmen Ceren Temel ve konuk müzisyen Bîdar ile başlayacak olan konser serisi; 27 Ekim’de Türk Müziği, Fransız Şansonları, Trap, Hyperpop, Synthpop, Dark Wave ve Trip Hop'tan ilham alan Tuğçe Şenoğul ile konuk sanatçı Yasemin Mori’yi ağırlayacak. Konser serisinde 24 Kasım’da Selin Sümbültepe sahne alırken konserin konuk sanatçısı Lara Di Lara dinleyicilerle buluşacak. 29 Aralık’ta düzenlenecek yıl sonu konserinde “Bir Arada” sahnesinde Dilan Balkay yer alırken, genç vokalist Billur Battal konsere konuk sanatçı olarak katılacak.
29 Eylül - 29 Aralık tarihleri arasında her ayın son cuması Pera Café’de gerçekleşecek “Bir Arada” konserlerinin biletlerine Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.
“Bir Arada” Konser Serisi Programı:
29 Eylül, 19.30
Ceren Temel / Konuk: Bîdar
27 Ekim, 19.30
Tuğçe Şenoğul / Konuk: Yasemin Mori
24 Kasım, 19.30
Selin Sümbültepe / Konuk: Lara Di Lara
29 Aralık, 19.30
Dilan Balkay / Konuk: Billur Battal