GÜNDEM
  • 21-05-2026

    80’lerin estetiğini günümüzün elektronik tınılarıyla birleştiren ve müzik dünyasında kendine özgü bir alan açan Soft Analog, 22 Mayıs Cuma akşamı Zorlu PSM’de müzikseverlerle buluşacak.

    Modern müziğin yansımalarını nostaljik dokunuşlarla harmanlayan Soft Analog, synth-pop ve disco ögelerini yerel ezgilerle iç içe geçiren tarzıyla yerli alternatif sahnenin dikkat çeken grupları arasında yer alıyor. 2024 yılındaki ilk albüm çalışmalarının ardından Almanya, Fransa ve Belçika’yı kapsayan Avrupa turnesiyle uluslararası bir ivme yakalayan Soft Analog, yeni döneminde daha atmosferik bir yolculuğun kapılarını aralıyor. Yeni albümün odak parçası olan “Gecenin Koynunda” ile gece yarısı enerjisini özgün bir dille sahneye taşıyan grup, bu özel akşamda hem yeni albümlerini hem de hafızalara kazınan parçalarını müzikseverlerle paylaşacak.

    ​22 Mayıs Cuma akşamı Zorlu PSM %100 Studio’da gerçekleşecek Soft Analog konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    611
  • 21-05-2026

    40 ülkeden 185 sanatçı ve yayınevini bir araya getirmeye hazırlanan Fanzineist Vienna Art Book & Zine Fair, 22-24 Mayıs tarihleri arasında Viyana’da, Atelierhaus Akademie der bildenden Künste Wien (Semperdepot) mekânında gerçekleştirilecek.

    Sanat, tasarım, edebiyat ve kültür alanlarında bağımsız yayıncılığa odaklanan uluslararası sanat kitabı ve zine fuarı Fanzineist Vienna, bu yıl 10. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Fuarın 2026 edisyonunda, 40’tan fazla ülkeden 185 fiziksel ve 20 çevrim içi katılımcı ziyaretçilerle buluşacak.

    2016 yılında başlayan Fanzineist, yıllar içinde bağımsız yayıncılık ve zine kültürü için uluslararası bir platforma dönüşmüştü. Katılımcılar arasında öne çıkan sanatçılar ve yayıncılar: 51 Personae (Şanghay), mushRoom (Seul, KR), Niniwanted (Lyon, FR), A. T. Pratt (New York, USA), Soybot (Viyana, AT), suppergiù magazine (Milano, IT), Die Angewandte – Çizim ve Baskı Bölümü (Viyana, AT), S(O)Lmagazine (Tokyo, JP), Softcover (Viyana, AT) ve Artizine (Londra, UK) ve daha birçok katılımcı bulunuyor. Ayrıca LGBTQIA+ yayınlara odaklanan özel bir Queer Zone da fuar kapsamında yer alacak.

    Fuar, söyleşiler, sunumlar, konserler, gösterimler ve atölyelerden oluşan zengin bir kamusal program sunuyor. Bu yılki atölyeler arasında Shifting Pages – Collective Book Experiment (Chloé Thomas), Press Play: LEGO Printmaking Workshop (peachfuzzines), Mood Hood Workshop ~ Touch, Feel, Make (eo studiioeo studiio) tarafından yürütülen atölye ve In Zines We Trust – Zine Workshop (Deniz Beşer) yer alıyor. Bu programlar, ziyaretçileri bağımsız yayıncılık pratikleriyle doğrudan etkileşime davet ediyor. Söyleşi ve sunum programı uluslararası üretimleri bir araya getiriyor. Öne çıkanlar arasında Fortner Anderson (Artist Publications: from Mimeograph to E-book), WIRWIR Publishing, Stars & Scars: crowdfunding deneyimleri (Causa Creation), Bir kitabın sergiye dönüşümü (+entia Exhibition-Book Series) ve Çin’de yükselen sanatçı topluluklarına mikro ve makro bakış (Champochic) bulunuyor. Müzik programı; DJ c8400, Ironica Los Culos, Ojos Indios, Rumbia, Funkberater, Balkan Express, Miss Clit, Kmanxak, Winamp Power, Arda Yıldız, BRUTTA BOTTA, AkonSchiele ve diğer sanatçıların DJ setleri ve performanslarından oluşacak.

    ​Deniz Beşer tarafından yürütülen, Analog Dialog Art Association çatısı altında organize edilen kâr amacı gütmeyen bir inisiyatif olan Fanzineist Vienna, ÖH Akbild ile Bildrecht tarafından destekleniyor.

    0
    0
    530
  • 21-05-2026

    Arter’in edebiyat ve sanat ilişkisine yeni bakışları mümkün kılmak amacıyla düzenlediği “Kütüphane Söyleşileri” serisinin 23 Mayıs’taki konuğu Murathan Mungan olacak.

    Moderatörlüğünü Didem Bayındır’ın üstlendiği “Murathan Mungan ile Coğrafyayı Dünyaya Paylaştırmak” başlıklı etkinlikte, Mungan ile edebiyatının sanatla kurduğu ilişki üzerine bir sohbet gerçekleştirilecek. Mungan coğrafyayı dünyaya paylaştırmak ekseninde Çador, Geyikler Lanetler, Yedi Kapılı Kırk Oda, Dokuz Anahtarlı Kırk Oda, Solak Defterler, Eldivenler, hikâyeler ve Kibrit Çöpleri metinleri üzerinden edebiyatının sanatla kurduğu ilişkiyi anlatacak.

    ​Söyleşi, 23 Mayıs 2026 Cumartesi günü 17:00’de Sevgi Gönül Oditoryumu’nda ücretsiz olarak gerçekleşecek.

    ​Murathan Mungan'ın fotoğrafı © Tamer Yilmaz

    0
    0
    659
  • 20-05-2026

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Gürcistan’ın köklü tiyatrolarından Rustaveli Ulusal Tiyatrosu’nu İstanbul’da konuk ediyor. 1921’den bu yana Gürcistan’ın milli şairi Şota Rustaveli’nin adını taşıyan tiyatro, 29 Mayıs ve 30 Mayıs tarihlerinde saat 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde Zincire Vurulmuş Prometheus (Prometheus Bound) oyunuyla tiyatroseverlerle buluşacak.

    Aiskhylos, Prometheus’a üç oyun adamıştır; ancak bunlardan yalnızca biri, ‘Zincire Vurulmuş Prometheus’, günümüze ulaşmıştır. Aiskhylos’un bu oyununda insan, insanlığı kurtarmak için mücadele eder. Zeus, Prometheus’u cezalandırır. Ancak Prometheus savaşmaya devam eder ve kahramanca tavrından vazgeçmez. Sonunda tüm engellere karşı koyar.

    Günümüzde dünya böylesine büyük değişimler geçirirken, aniden yükselen bir diktatörlük insanları köleleştirmeye çalışıyor. Bu nedenle bu mitolojik kahramanın adı çok değerlidir.
    Tanrı, kendilerini fazla küstahlaştırıp tanrılarla bir tutan insanlara ders vermek ister. Bugün dünyada gördüğümüz şey tam olarak budur.” – Robert Sturua

    Zincire Vurulmuş Prometheus (Prometheus Bound) oyunu hakkında detaylı bilgi ve biletlere buradan ulaşabilirsiniz.

    Yöneten: Robert Sturua
    Yazar – Aiskhylos
    Sahne uyarlaması ve yönetmen – Robert Sturua
    Çeviri – Robert Sturua ve Nino Kantidze
    Dekor tasarımı – Ana Ninua, Merab Merabishvili ve Robert Sturua
    Kostüm tasarımı – Ana Ninua
    Müzik düzenlemesi – Svimon Jangulashvili ve Robert Sturua,

    Koreograf – Kote Purtseladze
    Yönetmen yardımcısı – Tea Margvelashvili

    Oyuncular:
    Manana Abramishvili, Nino Arsenishvili, Goga Barbakadze,
    Luka Guledani, Buka Tolordava, Kakha Kupatadze, Irakli Kereselidze,
    Eka Mindiashvili, Eka Molodianshvili, Marita Meskhoradze, Beka
    Medzmariashvili, Malkhaz Kvrivishvili, Keti Svanidze, Gagi Svanidze,
    Beka Songhulashvili, Davit Uplisashvili, Keti Khitiri, Levan Khurtsia.

    Karakterler / Roller:
    Hephaestus, serseri – Goga Barbakadze
    Prometheus – Levan Khurtsia
    Okeanos – Malkhaz Kvrivishvili
    Filozof – Davit Uplisashvili

    Okeanos’un kızlarından oluşan koro:
    Manana Abramishvili, Nino Arsenishvili, Marita Meskhoradze, Eka Mindiashvili, Eka Molodinashvili, Keti Svanidze, Keti Khitiri.

    Askerler:
    Luka Guledani, Buka Tolordava, Kakha Kupatadze, Irakli Kereselidze,
    ​Beka Medzmariashvili, Gagi Svanidze, Beka Songhulashvili.

    0
    0
    627
  • 20-05-2026

    Özge Kahraman’ın kişisel sergisi “ARKHE: Karanlık”, 6 Haziran’a kadar MERKUR’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Antik Yunan düşüncesinde “arkhe” (ἀρχή), var olan her şeyin kökenini ifade eden bir kavram. Yalnızca bir başlangıç noktasına değil, varlığın ortaya çıkmasını mümkün kılan ilk ilkeye, ilk maddeye ya da ilk güce işaret ediyor. Presokratik düşünürlerin evrenin temelini anlamaya yönelik geliştirdiği farklı arkhe yorumları, görünen dünyanın altında daha derin ve daha temel bir gerçeklik bulunduğu fikrini ortaya koyuyor.

    Özge Kahraman’ın “ARKHE: Karanlık” başlıklı sergisi, bu düşünsel zeminden hareketle karanlığı yoklukla değil, henüz biçim kazanmamış olanın potansiyeliyle ilişkilendiriyor. Bir şeyin var olabilmesi için önce görünmeyen bir süreçten geçmesi gerekiyor. Bu anlamda karanlık, başlangıcın saklı alanı olarak düşünülebiliyor. Bu yaklaşımın somut karşılığı ise mağaralarda bulunuyor. Milyonlarca yıl boyunca suyun, mineralin ve taşın yavaş hareketiyle şekillenen mağaralar, dünyanın en eski oluşum süreçlerini sessizce kaydeden doğal alanlar olarak serginin düşünsel merkezinde yer alıyor.

    ​Özge Kahraman, yaklaşık on beş yıldır sürdürdüğü mağara araştırmaları aracılığıyla yeraltını yalnızca keşfedilen fiziksel bir alan olarak değil, varlığın başlangıcını düşünmeye açılan bir eşik olarak ele alıyor. Sanatçının üretimi, mağaralarda karşılaşılan oluşumları ve bu mekânların yarattığı deneyimi görsel bir dile dönüştürüyor. Noktalama tekniğiyle oluşturduğu yüzeylerde binlerce nokta bir araya gelerek mineral dokuları, taşın katmanlı yapısını ve zamanın tortulaşmasını çağrıştırıyor. Her bir nokta, dünyanın derinliklerinde gerçekleşen yavaş oluşum süreçlerinin küçük ama etkili bir izi gibi beliriyor. Bu nedenle sanatçının işleri, yalnızca bir mekânı temsil etmiyor; aynı zamanda arkhe kavramını, yani varlığın kökenine dair düşünceyi görünür kılmaya çalışıyor.

    Künye: 
    1. Ad Lucem Descendimus, Acrylic on canvas, 200x250 cm 
    2. Subterraneus, Acrylic on canvas, 110 cm 
    3. The Curve That Birthed Eros, Acrylic on canvas, 140x100 cm 

    0
    0
    595
  • 20-05-2026

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nin Atlas Publishing Lab iş birliğiyle düzenlediği “Yazar – Editör Sohbetleri”nin 21 Mayıs’taki konukları yazar Sema Kaygusuz ile editör ve akademisyen Ezgi Hamzaçebi olacak.

    Söyleşide Kaygusuz’un son romanı Saf Canavar’ın ortaya çıkış süreci, yazım aşamaları ve metnin arka planında şekillenen düşünsel katmanları ele alınacak. Kaygusuz’un yıkımın ve eksik kalmanın rejim hâline geldiği teknofaşist bir çağa uzanan, insanmerkezci bakış açılarına yönelttiği eleştirilerle dikkat çeken roman üzerinden ilerleyecek buluşma, edebiyatın güncel meselelerle kurduğu ilişkiyi tartışmaya açacak. Metnin sunduğu dünya, yalnızca anlatısal bir yapı olarak değil; felsefi ve politik bağlamlarıyla birlikte değerlendirilecek.

    Okur, yazar ve editör arasındaki ilişkinin farklı yönleriyle ele alınacağı etkinlik, metnin üretim sürecine dair çok katmanlı bir tartışma zemini sunacak. Yazının bireysel olduğu kadar kolektif bir alan olarak nasıl şekillendiğine odaklanacak söyleşide, edebi üretimi besleyen karşılaşmalar, diyaloglar ve eleştirel okuma pratikleri de gündeme gelecek.

    ​21 Mayıs Perşembe, 19.00’da Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek söyleşiye katılım ücretsiz olacak. Herkesin katılımına açık olacak etkinlikte rezervasyon alınmayacak.

    0
    0
    589
  • 20-05-2026

    Dünya prömiyerini yaptığı 2025 Sundance Film Festivali’nin ardından Berlinale’de de dikkatleri üzerine çeken Peter Hujar Günü (Peter Hujar’s Day) 22 Mayıs’ta MUBI’de gösterime girecek.

    ​Başrollerini Ben Whishaw ve Rebecca Hall’un paylaştığı Peter Hujar Günü, 20. yüzyılın en özgün fotoğrafçılarından Peter Hujar’ın dünyasına, 70’lerin New York’una samimi bir pencere açıyor. Aşk Başkadır (2014), Küçük Adamlar (2016) ve Pasajlar (2023) gibi filmleriyle çağdaş Amerikan bağımsız sinemasının en güçlü seslerinden Ira Sachs, dokuzuncu uzun metrajlı filmi Peter Hujar Günü’nde Hujar ile yazar Linda Rosenkrantz arasında 1974 yılında geçen gerçek bir ses kaydından yola çıkıyor. Whishaw ve Hall’un büyüleyici performansları ve 16mm filmin sıcak görselliğiyle, sıradan bir günün detaylarından evrensel bir sanatçı portresi ortaya çıkıyor. Peter Hujar Günü, izleyiciye sanatın, paranın ve hayatta kalma mücadelesinin birleştiği ikonik bir dönemi selamlayan etkileyici bir portre sunuyor.

    0
    0
    735
  • 20-05-2026

    Ariane Koch’un konukseverliğin iktidarla, yabancılığın kimlikle ve evin hapishaneyle ne zaman iç içe geçtiğini sorguladığı romanı Misafir, Regaip Minareci’nin çevirisiyle Düşbaz Kitap’tan çıktı.

    2021’de aspekte Edebiyat Ödülü’nü kazanmış, 2022’de ise Rauriser Literaturpreis’ta kısa listeye giren Misafir, eleştirmenler tarafından Kafka’yı çağrıştıran gerçeküstü ve felsefi atmosferiyle övgüyle karşılandı.

    Büyük bir evde tek başına yaşamak, zamanla evin içinize yerleşmesi gibidir. Odalar genişler, sessizlik kalınlaşır; üçgen dağ, pencereden her gün aynı şekilde bakar. Sonra biri gelir. Davet edilmemiş ama içeri alınmış. Yabancı mı, misafir mi? Belki de ikisi. Kadın onu izler, düşünür, ölçer. Giderek daha yakından. Giderek daha tehlikeli bir dikkatle. Bu ilgi nerede biter, saplantı nerede başlar?

    ​Sonra roller değişir. Bu sefer kadın yolculuğa çıkar. Artık o, kapıda bekleyen kişidir. Yani bir misafirdir. İşte bu tersine dönüş, romanın özünü oluşturur. Koch bu dönüşümü, aidiyet ve yabancılık, ev sahibi ile misafir ilişkisinde kimin gücü elinde tuttuğu, kimlik ve asimilasyon ve bir mekânın insana dayatması –ya da insanın bir mekâna dayatması– üzerine derin sorular sormak için kullanır.

    0
    0
    722
  • 19-05-2026

    Duru melodileri ve güçlü hikâye anlatıcılığıyla new age sahnesinin özgün ikililerinden Secret Garden, 22 Kasım akşamı Stagepass ve Musicarium organizasyonuyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak.

    Norveçli besteci ve piyanist Rolf Løvland ile İrlandalı keman sanatçısı Fionnuala Sherry’den oluşan Secret Garden, 30. yıl turnesi kapsamında İstanbul’a geliyor. Grammy ödüllü ikili, “You Raise Me Up”, “Nocturne” ve “Song From a Secret Garden” gibi hitlere imza attı.

    1995 yılında Eurovision Şarkı Yarışması’nı neredeyse tamamen enstrümantal bir eser olan “Nocturne” ile kazanan Secret Garden, bugüne kadar 3 milyarı aşan dinlenme, 6 milyonun üzerinde albüm satışı ve 113 platin plak elde etti. Billboard New Age listesinde aralıksız 311 hafta kalarak, bu alandaki en uzun soluklu başarı örneklerinden birine imza attı.

    Grubun kült eserlerinden “You Raise Me Up”, yüzyılın en çok yorumlanan şarkılarından biri olarak öne çıkıyor. Josh Groban, Il Divo ve Celtic Woman başta olmak üzere 1000’den fazla sanatçı tarafından seslendirilen eser, 40’tan fazla dile çevrildi; Olimpiyat Oyunları’ndan Nobel Barış Ödülü törenine kadar pek çok önemli etkinlikte yer aldı. Rolf Løvland’ın annesinin kaybının ardından yazdığı bu eser, kişisel bir yasın ifadesi olarak ortaya çıktı ve zamanla milyonlarca insan için teselli ve güç duygusuyla özdeşleşen bir klasiğe dönüştü.

    ​İkilinin hem klasikleşen şarkılarını hem de son albümü Songs in the Circle of Time’dan bir seçkiyi geniş bir kadro eşliğinde sahneye taşıyacağı bu özel konserin biletleri, 15 Mayıs Cuma günü saat 12.00’de Biletinial üzerinden satışa çıkacak.

    0
    0
    807
  • 19-05-2026

    Cumhuriyetin erken dönemlerinde bilim, sanat, siyaset alanlarında öne çıkmış Türkiye, Almanya ve Avusturya’dan altı kadını sahne ışıklarına getiren “Cumhuriyet Kadınları Sahneye Çıkıyor!” sergisi 29 Kasım’a kadar Ataköy Baruthane’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği tarafından, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı onuruna, Müge Cengizkan ve Ali Cengizkan’ın küratörlüğünde hazırlanan sergi, İstanbul’da İBB Kültür ve İBB Miras’ın ev sahipliğinde izleyici karşısına çıkıyor. Sergi; Halet Çambel, Mualla Eyüboğlu Anhegger, Semiha Berksoy, Erna Eckstein Schlossmann, Marianne Laqueur ve Margarete Schütte-Lihotzky’nin ilham veren öykülerini anlatıyor.

    “Cumhuriyet Kadınları Sahneye Çıkıyor!” sergisi ilk olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Ankara’nın başkent oluşunun 100. ve Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşmalarının 90. yıldönümü olan 2023’te Ankara’da; ardından 2024 yılında ise İzmir’de ziyarete açıldı. Aralarında çok sayıda benzerlik bulunan genç Türkiye Cumhuriyeti ile Alman Weimar Cumhuriyeti ve Avusturya’da, bu üç ülkeyi, her iki dili ve kültürü hem eğitim hem de çalışma yaşamında deneyimleyen, aralarında belli ilişki ve ortaklıklar doğan altı kadını odağına alan sergi, şimdi de İstanbullularla buluşuyor.

    ​Cumhuriyetin kadınlara açtığı yeni kamusal alanları, kadın hakları mücadelesini ve üretim hayatındaki dönüşümü odağına alan “Cumhuriyet Kadınları Sahneye Çıkıyor!” sergisi, farklı ülkelerden ve disiplinlerden öncü isimlerin ortak özgürleşme hikâyelerine ışık tutuyor. Sergide arkeolog Halet Çambel, mimar ve restoratör Mualla Eyüboğlu Anhegger, opera-tiyatro sanatçısı ve ressam Semiha Berksoy, 1933 sonrası Nazi Almanyası’ndan Türkiye’ye zorunlu göç eden çocuk doktoru Erna Eckstein Schlossmann, bilgisayar uzmanı Marianne Laqueur ve Avusturyalı mimar Margarete Schütte-Lihotzky’nin yaşam öyküleri yer alıyor. Sergi bu altı kadın vesilesiyle, bir yandan çalışma yaşamında ve üreten işgücünde erkekler kadar öne çıkan görevler üstlenen, bir yandan da varoluşlarını “kendilerini gerçekleştirmeye” adayan tüm kadınların hikâyelerini görünür kılıyor.

    0
    0
    629
DAHA FAZLA
Geldanlage