GÜNDEM
  • 15-02-2024

    Analog fotoğrafçı Aylin Güngör’ün farklı dönemlerde çektiği fotoğraflardan tematik bir seçki sunan “POP – BAR – YAZ” başlıklı yeni sergisi 23 Şubat’ta Bant Mag. Havuz / Bina’da ziyarete açılacak.

    İnsanların etraflarına saçtıkları, artlarında bıraktıkları estetik tuhaflıklara, kırıklıklara yer verdiği önceki sergisi “This Magical Depression”dan sonra bu sefer odağına bizzat insanları alıyor sanatçı. İnsanların yalnız ve güruh hâllerini deniz kenarlarından binaların aralarına, yazdan kışa takip ediyor.

    Güngör, farklı zamanlarda çektiği bu fotoğraflarıyla izleyicisine Japonya’dan Portekiz’e bir dünya turu sunuyor. “POP – BAR – YAZ” seçkisiyle insan yığınlarının istemsiz koreografilerini, yalnızların günlük rutin içerisindeki çabasız hâllerini bir araya topluyor. Serginin alt başlığını Crowded House’un Weather With You şarkısından bir alıntıyla, “Always Take The Weather With You” olarak atan Aylin Güngör, aslında insanların farkında olmadan yanlarında sürükledikleri ortak bir hissin izini de sürüyor.

    ​“POP – BAR – YAZ” sergisini, 23 Şubat – 23 Mart tarihleri arasında Bant Mag. Havuz / Bina’da ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1238
  • 15-02-2024

    Netflix, Aslıhan Gürbüz, Fatih Artman ve Cihat Süvarioğlu’nun başrollerinde yer aldığı Berkun Oya imzalı mini dizi Kuvvetli Bir Alkış’tan yeni bir video paylaştı.

    Yapımını Krek Film’in üstlendiği Kuvvetli Bir Alkış dizisi, bir çekirdek ailenin oluşumunu ve on yıllara yayılan yolculuğunu, birbirleriyle ve onları çevreleyen toplumla çatışmalarını kendine özgü bir evren yaratarak anlatıyor. Berkun Oya’nın yeni mini dizisi, 29 Şubat’ta Netflix’te yayımlanacak.

    Alışılmış çekirdek aile tanımının tüm gerekliliklerini tamamlayarak mutlu sona ulaşmış gibi görünen Zeynep (Aslıhan Gürbüz) ve Mehmet (Fatih Artman) çifti, henüz portakalda vitamin olduğu zamanlara güçlü bir özlemle bağlı olan ve varoluşun doğasını sorgulayan çocukları Metin (Cihat Süvarioğlu)’in aralarına katılmasıyla birlikte bu sıra dışı hikâyenin temelini oluşturuyor. Çarpıcı bir gerçekçilikle örülmüş ve sıra dışı bir mizahla desteklenen bu tasvir, özgün anlatımıyla izleyiciyle buluşuyor.

    Kuvvetli Bir Alkış’ın videosunu buradan izleyebilirsiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=L5StgTgfeOQ

    0
    0
    2886
  • 15-02-2024

    Multidisipliner ressam ve piyanist Güneş Çağlarcan’ın “Neurotic Emotions” başlıklı kişisel sergisi 10 Mart’a kadar Belm’art.Space’te sanatseverlerle buluşacak.

    ​Güneş Çağlarcan, eserlerinde karmaşık insan ilişkileri ve zihinsel derinlikleri izleyiciye sunuyor. Sanatında algıyı vurgulayarak, her eserde gizli hikâyeleri açığa çıkaran sanatçı, canlı renklerin altında derin duyguları ve karanlık gölgeleriyle gizlenmiş korkuları yansıtarak varoluşun derinliklerine ışık tutuyor. Çağlarcan, eserlerinde izleyiciyi içimizdeki ışık ve gölgenin esrarengiz etkileşimini keşfetmeye davet ediyor.

    Künye: Neurotic Emotions, A Life to Remember by Güneş Çağlarcan, 2023, Tuval Üzerine Yağlı Boya, 100x100 cm

    0
    0
    2218
  • 15-02-2024

    Gregory Jusdanis’in edebiyatın, toplum ve çağın içindeki rolüne dair temel tartışmalara farklı bir bakış açısıyla katıldığı çalışması Kurgu Hedef Tahtasında - Edebiyatın Savunusu, Çiçek Öztek’in çevirisiyle İletişim Yayınları’ndan çıktı.

    ​Jusdanis, bu kitabında geçmişten günümüze sanat ve edebiyatın toplum içindeki yerinin, öneminin sorgulandığı fikrinden yola çıkarak çağımızda, gelişen teknolojik imkânları da işin içine katarak, bu sorgunun nasıl şekillendiğini inceliyor. Çağımızın saldırılarına karşı edebiyatın savunusunun ne yönde olabileceğini tartışıyor. Bunu da gerçek ile kurgu arasındaki ayrımın önemine de dikkat çekerek edebiyatın aynı anda ayrı bir sanat formu ve toplumun bir parçası olabileceği fikri üzerinden temellendiriyor.

    0
    0
    1215
  • 14-02-2024

    Zorlu PSM’nin ünlü isimleri yaz boyunca müzikseverlerle buluşturduğu PSM Loves Summer by %100 Müzik konser serisinin bu yılki açılışını 26 Mayıs’ta Fransız synth pop grubu L'Impératrice yapacak.

    PSM Loves Summer by %100 Müzik serisinin üçüncü edisyonunun ilk konserinde; “Sonate Pacifique”, “Odyssée” ve “Matahari” gibi milyonlarca dinlemeye ulaşan şarkılarıyla dikkat çeken, Tako Tsubo albümü ile hayran kitlesini hızla genişleten L'Impératrice sahne alacak. Serinin daha önce açıklanan isimleri arasında Kerala Dust, BADBADNOTGOOD, Blonde Redhead, Black Pumas, Blondshell ve Fontaines DC yer alıyor.

    Virtüöz bir bas, eski moda sentezleyiciler ve ışıl ışıl melodiler üzerine oturan bir sese sahip olan L'Impératrice, ikinci albümleri Tako Tsubo ile 100’den fazla konseri kapsayan bir dünya turuna çıktı. Grup; Charles de Boisseguin, Hagni Gwon, Achille Trocellier, David Gaugué, Tom Daveau ve Flore Benguigui’den oluşan ekibiyle 26 Mayıs Pazar 21.30’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicilerle buluşacak.

    26 Mayıs Pazar saat 21.30’da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek L'Impératrice konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1383
  • 14-02-2024

    Turgay Korkmaz’ın kaleme aldığı, Kayhan Berkin’in yönettiği Faraza Tiyatro yapımı Misket oyunu, 18 Şubat Pazar günü Baba Sahne’de ve 23 Şubat Cuma günü ise Hann Sahne’de tiyatroseverlerle buluşacak.

    Orkuncan İzan ve Turgay Korkmaz’ın başrollerini paylaştığı Misket, köçek olarak çalışan Ersin ve Deniz’in Ankara’nın isinde ve pusunda birbirlerini sobelerken, hoyrat bakışlarla büyütülemeyen çocukluklarını, darbukadan, terden, kokudan, zilden, çıngıraktan, eğlenceden ve askerlikten sonra sevgiyle, aşkla, dostlukla büyütmelerinin hikâyesini anlatıyor.

    Misket oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Künye:
    Yazar: Turgay Korkmaz
    Yönetmen: Kayhan Berkin
    Yönetmen Yardımcısı: Emre Arslanbek
    Oyuncular: Orkuncan İzan, Turgay Korkmaz
    Hareket Tasarımı / Koreografi: Korhan Başaran
    Işık Tasarımı: Ayşe Sedef Ayter
    Dekor / Kostüm Tasarımı: Hilal Polat
    Müzik: Cem Değirmen
    Reji Asistanı: Ayşe Selin Yanar
    Afiş Fotoğrafı: Emre Yunusoğlu
    Afiş Tasarımı: Cansın Asarlı
    Konsept Fotoğrafları: Ayşegül Karacan
    Tanıtım Filmi: Özgürcan Uzunyaşa
    Yürütücü Yapımcı: Sıla Kenar
    Sahne Amiri: Ayşe Selin Yanar
    Işık Teknisyeni: Ekrem Kelebek
    ​Yapım: Faraza Tiyatro

    0
    0
    1365
  • 14-02-2024

    Galeri G-art, fotoğraf sanatçısı Kamil Fırat’ın “YOL” başlıklı kişisel sergisini 27 Şubat-27 Nisan tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    70’lerin ortasından bu yana fotoğraf çeken sanatçı Kamil Fırat, “dilin” bir enstrümanı olan fotoğrafı özgün, yenilikçi ve samimi kullanımıyla dünyayı algılamada farkındalık yaratırken, izleyicilere meselelere çok boyutlu bakabilme fırsatı da veriyor. Sanatçının eserlerindeki kültürel derinlik, bireysel ve toplumsal bir hafıza oluşturuyor. Siyah beyaz başlayan sergi şaşırtıcı teknik ve renklendirmelerle son buluyor. Sergide içerik, teknik ve estetik olarak bir tasarım süreci izleyiciye sunuluyor. İzleyici öznesi olarak izlediği eserlerin önünde bu sinematografik anlatımın girdabına çekiliyor.

    Beni bana anlatan, beni bana her zaman hatırlatan, benim benle hesaplaşmamı sağlayan ‘etraf’ın ortasındaki aralıktır yol.
    O nedenle ‘yol’ etrafta gezinirken en büyük tanıktır.
    O nedenle çok uzun zamandır ‘yol’, modern zamanlarla hesaplaşmalarda ‘tarih tutucu’ olarak yer alır. Bunu yaparken belki de hiçbir zaman açılmayacak ‘kara kutu’ dur o.
    Sessiz, sualsiz ve hesapsız... Sadece ‘etraf’ın söylediklerini duyman için bazen sarsar.
    ‘Yolun gittiği yer’ diye bir şey yoktur. Etrafın içinde aralıklar vardır.
    Ve aslında yolların çoğalması ‘etraf’ın yok olmasıdır.
    Bu nedenle yol; bizi yok edene âşık olmamızdır.
    Bu sergi giderek elimizden alınan ‘etraf’ın üzerine yolun tanıklığıdır.

    ​Kamil Fırat

    0
    0
    3154
  • 14-02-2024

    Lina Meruane’nin fiziği, nörolojiyi, genetiği ve psikolojiyi harmanlayarak alışkın olmadığımız dramatik bir bilim-kurgusu sunduğu romanı Bir Sinir Sistemi Romanı, Bengi De Sa Matos Paixao’nun çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    Meruane, Şili’nin çalkantılı politik geçmişine yaslanarak bir ailenin sevgi, kırgınlıklar, sırlarla dolu hikâyesini anlatırken sinir sistemiyle galaksiler ve yıldızlar arasındaki paralelliği gözler önüne seriyor. Meruane, küçük bir evrenden, kahramanının bedeni üzerinden başlıyor her şeyi anlatmaya. Geçmiş ve bugün arasında seken kurgu mikro-evrenden makro-evren’e geçiş sağlıyor. Öte yandan hikâye başka bedenlerde de hastalıklar üzerinden genetik mirası, psikolojik bağların ve irsî bir tarihin varlığını da adım adım gözlemliyor. Meruane, kurduğu bu bağla insanlarda ve evrenin geri kalanıyla ortak bir genetik-fiziksel eğilimin olduğuna işaret ediyor.

    Kitabın ana kahramanı Ella, doktora teziyle mücadele eden bir astrofizikçidir, hem kişisel hem de politik trajedilerle dolu geçmişin yükünü taşır. Kocası El, devlet şiddeti mağdurlarının vakalarını çalışan bir adli tıp uzmanıdır. Yazma tıkanıklığından bunalan Ella, kendini hasta olmayı dilerken bulur; böylece tezinde ilerleme kaydedememesine bir mazeret bulacaktır. Daha sonra doktorlarca teşhis edilemeyen gizemli semptomlar yaşamaya, sinir sistemini etkileyen ağrılar çekmeye başlar.

    Ella’nın kaygısı arttıkça geçmiş girdap misali güçlü bir çekim etkisi yaratır ve ailenin diğer üyeleri hikâyenin odak noktasına yerleşir: Dul Baba, Üvey Anne, Üvey İkizler ve Öz Abi. Her birinin kendine has hastalık ve şiddet deneyimleri, onları hem bir arada tutan hem de atomize eden sistemleri açığa çıkarır.

    “Çünkü acı, canlı olmanın farkındalığı demekti. Bedenin dinlenmesi için biraz ölü ya da biraz sağır olmak gerekiyordu.”

    0
    0
    1424
  • 14-02-2024

    PİLEVNELİ, Buse Belle Cesur’un “Cumming Home” başlıklı ilk kişisel sergisini 2 Mart tarihine kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    ​Türk-Amerikalı genç sanatçı Buse Belle Cesur, ilk kişisel sergisinde çok kültürlü anlayışından ilhamla kimlik, beden ve malzemenin deneyimi gibi kavramları ele alıyor. Çalışmalarında provokasyonu, toplumsal cinsiyeti, kültürel kodları, yerleşik dil kalıplarını ve gündelik hayatından “an”ları inceleyen sanatçının üretimleri, genellikle sağduyu ve bilgi paylaşımına dayanarak yerleşik geleneklere meydan okuyor. Heykelleri ve enstalasyonları tabular, güç dinamikleri, provokasyon, dil, erkek ve kadın bedeni, sosyal normlar ve kimlik konularıyla yüzleşiyor. Yıllar içinde gelişen pratiği; seramik, döküm, fotoğraf, video, ahşap, metal ve hazır nesneler de dahil olmak üzere çeşitli medya ve teknikler kullanarak kişisel ve gündelik arşivini somutlaştırmasını sağlıyor. “Cumming Home” sergisi, sanatçının Chicago’dan İstanbul’a gelişini ve iki evini; ABD ve Türkiye’yi karşılaştırmasını gösteren bir arşiv niteliği taşıyor. Her iki geçmişinden gündelik ev eşyalarını, gelenekleri ve ritüelleri analiz ediyor, sorguluyor ve yapı-bozumuna uğratarak derin bir keşif alanı sunuyor.

    0
    0
    1588
  • 14-02-2024

    Katalan yazar ve şair Eva Baltasar’ın gizemli buz katmanının altında hassas ve tutkulu bir varoluş sorgulamasını konu edindiği ilk romanı Permafrost, Emrah İmre’nin çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.

    Permafrost kelimesi her daim donuk hâldeki toprak katmanını ifade ederken bu romanda anlatıcısı kadını mecazi olarak sarmalayan bir katman. Hiçbir yere uyum sağlayamayan, yaşadığı kişisel krizler karşısında cinsellik, edebiyat ve sanata sığınan bu kahraman, ailesindeki kadınların yol açtığı travmaları sevgili olduğu kadınlarla yatıştırmaya çalışıyor. Çocukluğu ve yetişkinliğinde Barselona, Brüksel ve İskoçya’da yaşadıkları, ailesi ve toplumun dayattığı kuralları kırma çabası, hayattaki şüpheleri, kontrolcü bir anne ve aşırı normal bir kız kardeşin yarattığı beklentiler kendi etrafına bir kalkan gibi ördüğü tabakayı her geçen gün sağlamlaştırıyor.

    “İşte huzurunuzda ben, herkesin tanıdığı yabancı; kısa ve sık ot katmanının altında sahte gibi görünen kadın. Dış kaplamam sağlam, tıpkı teknelerinki gibi sugeçirmez, ama sahte değil: Katı buz tabakasının altında yaşama elverişli olsa da uyku halinde bir dünya var.”

    0
    0
    1119
DAHA FAZLA
Geldanlage