GÜNDEM
  • 13-06-2024

    RED ART İstanbul, Nesren Jake’in “Lunatic Asylum” başlıklı kişisel sergisini 5 Temmuz’a kadar Maximum Uniq Hall’de sanatseverlerle buluşturuyor.

    Sanatsal tasarım ve düşüncelerini 2010 yılında aktif olarak hayata geçirmeye başlayan Nesren Jake, sanat hayatında “eserlerim benden daha önemlidir” diyerek yüzünü göstermiyordu; ancak “Lunatic Asylum” sergisi ile sanatseverlerle bir araya geliyor. Sanatçının izleyicilerle şahsen buluşması, bu sergiyi, 20 yıllık bir gizliliğin bitişi konulu kocaman bir performans hâline getiriyor. Sergi izleyenlere anlaşılması zor ama multidisipliner ilginçliklerle dolu bir deneyim sunuyor.

    “İçinde bulunduğumuz yüzyılın akıl almaz değişim hızı ve sosyo-ekonomik çıkmazları yıkıcı boyutta yoksulluklara neden olurken, gündelik yaşamda mutluluk sosyal medya ile birlikte önü alınamaz bir tüketim çılgınlığına dönüşmüş durumda. Bu iki çıkmazın yarattığı girdap hepimizi sonsuz bir hızda içine çekiyor. Bunun farkında olup duruma karşı sessiz ve tepkisiz kalmak yıkıcı sonuçlara gebeyken, kendine hayrı olmayan fanilere ‘süper kahramanlık’ sendromu ise artık sadece çizgi filmlerde değil, hayatın her alanında yüksek dozda pompalanıyor.

    Markaların dayattığı ideal yaşam tarzları ve hepimizi birer süper kahraman olduğumuza inandıran kimlik sunumları benlik algımızda bozulmalara sebep oluyor. ‘Lunatic Asylum’, görsel kapitalizmin yarattığı bu illüzyonu eleştirel bir bakış açısıyla incelemeyi ve sorgulamayı amaçlıyor.”

    0
    0
    1415
  • 13-06-2024

    Bilgi Yayınevi’nin ilkini 2020 yılında düzenlendiği, edebiyatımıza yeni yazarlar kazandırmayı amaçlayan Turgut Özakman İlk Roman Yarışması’na başvurular başladı.

    Bu ödül Muzaffer İzgü Çocuk Romanı Yarışması’yla dönüşümlü olarak düzenlendiği için iki yılda bir armağan ediliyor. 2020 yılında ilkini Babalar ve Kızları adlı romanıyla Selda Uygur'un, 2022 yılında Devridaim adlı romanıyla Ezgi Tanergeç'in kazandığı Turgut Özakman İlk Roman Yarışması'nın bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek. Bu yıl Seçici Kurul’da Çimen Günay-Erkol, M. Sadık Aslankara, Çiğdem Ülker, Selda Uygur, Mesut Örs yer alıyor.

    Adaylar 31 Temmuz 2024 tarihine kadar başvuruda bulunabilecekler, sonuçlar ise 30 Kasım 2024’te açıklanacak.

    Katılım Şartları
    - Yarışmaya daha önce bir romanı yayımlanmamış yazarlar ilk romanlarıyla katılabilir. 
    - Yarışmaya gönderilecek dosyalar daha önce basılı veya dijital ortamda hiçbir şekilde yayımlanmamış ve özgün olmalıdır.
    Konu sınırlaması yoktur.
    - Gönderilecek dosyalar Word formatında 12 punto büyüklüğünde ve Times New Roman yazı karakteriyle yazılmalıdır.
    - Roman dosyası yarisma@bilgiyayinevi.com.tr adresine e-posta ile gönderilmelidir. Ayrıca e-postaya ekli ayrı bir dosyada yazarın açık adı, kısa özgeçmişi, açık adresi ve telefon numarası bulunmalıdır. Yazarlar yarışmaya gerçek ad ve soyadlarıyla katılmalıdır.
    - Seçici Kurul birinciliğe değer bir eser bulamadığı takdirde seçim yapılmaz.
    ​- Birinci seçilecek dosyanın yayın hakkı Bilgi Yayınevi'ne aittir. 

    0
    0
    2035
  • 13-06-2024

    Ünlü soprano Olga Peretyatko, 22 Haziran Cumartesi akşamı saat 20.30’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda konser verecek.

    Konserde Olga Peretyatko’ya orkestra şefi Murat Cem Orhan yönetimindeki Cemal Reşit Rey (CRR) Senfoni Orkestrası eşlik edecek. Kariyerine Plácido Domingo’nun düzenlediği Operalia Yarışması’nı kazanarak başlayan Olga Peretyatko; Metropolitan Opera, La Scala ve Covent Garden gibi önemli opera evlerinde ve Salzburg, Baden-Baden ve Aix-en-Provence gibi prestijli festivallerde performans sergiledi. Peretyatko, Robert Lepage’in yönettiği Stravinsky’nin “Bülbül” eserinin beğenilen prodüksiyonu, Dmitri Tcherniakov’un provokatif “Çar’ın Gelini” yorumunda ve Daniel Barenboim yönetiminde Bizet’nin “İnci Avcıları” eserindeki başrol olan Leïla rolünde büyük başarı kazandı. 2015 ECHO Klassik ve 2018 OPUS Klassik ödüllerine sahip olan sanatçı, dünyanın farklı ülkelerinden seçilmiş 23 ninniyi içeren Songs for Maya albümüyle de beğeni topladı.

    Harbiye’de gerçekleşecek konserde, P. I. Tchaikovsky’nin Napolyon Savaşları’nı anan güçlü ve dramatik “1812 Uvertürü Op. 49” eseri yer alıyor. V. Bellini’nin opera tarihinin en ünlü soprano aryalarından biri olan “Norma – Norma’nın Aryası ‘Casta Diva’”, R. Wagner’in dramatik ve duygusal yoğunluğunu yansıtan “Tristan ve Isolde Liebestod” ve “Sicilya Vesperleri – Elena’nın Aryası ‘Merce dilette amici’” eserleri de seslendirilecek. Ayrıca, G. Verdi’nin melodik dehasını sergileyen “Il Trovatore - Leonora’nın aryası ‘Tacea la notte placida ... Di tale amor che dirsi’”, C. M. von Weber’in Alman romantik operasının temel taşlarından biri olan “Der Freischütz Uvertürü, op. 77” de repertuvarda yer alıyor. Konserin ikinci yarısında, S. Rachmaninov’un lirik ve duygusal tarzını yansıtan zarif parçalar “Ne poy, krasavitsa” op. 4/4 ve “Zdyes khorosho” op. 21/7, A. Dvořák’ın Çek halk müziğinden esinlenmiş coşkulu ve ritmik dans parçası “Slav Dansları Do Majör, op. 46 no. 1” ve Rachmaninov’un kelimesiz bir arya olarak duygusal yoğunluk sunan “Vocaliz” op. 34/14 dinleyicilerle buluşacak. G. Bizet’nin egzotik ve lirik melodilerini içeren “İnci Avcıları - Léïla’nın Aryası ‘Me voilà seule ... Comme autrefois’”, E. Elgar’ın İngiliz müziğinin en tanınmış marşlarından biri olan “Pomp and Circumstance, op. 39: March No. 1” ve Bizet’nin operatik yeteneğini sergileyen duygusal aryaları “Bolero No.3” ve “Vasco da Gama – ‘La Marguerite a fermé sa corolle... Ouvre ton Coeur’” da programda yer alıyor. C. Gounod’nun zarif ve lirik melodik stilini yansıtan “Romeo ve Juliet - Juliet’in Aryası 'Ah! Je veux vivre dans le rêve' F-Dur” ile gece tamamlanacak.

    ​22 Haziran Cumartesi akşamı saat 20.30’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek konserin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1603
  • 13-06-2024

    Resimle düşünen ve tutkuyla resim yapan sanatçıların son beş senedeki çalışmalarını bir araya getiren “Bugünü Resmetmek” başlıklı sergi, 11 Ağustos’a kadar Yapı Kredi Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.

    ​Farklı kuşakları ve eğilimleri buluşturan “Bugünü Resmetmek” sergisinin küratörlüğünü Burcu Çimen ve Didem Yazıcı üstleniyor. Sergide; Ahu Akgün, Figen Aydıntaşbaş, Can Aytekin, Gökhun Baltacı, Taner Ceylan, Antonio Cosentino, Cansu Çakar, Timur Çelik, Fulya Çetin, Rojbin Ekinci, Eda Gecikmez, Leylâ Gediz, Tayfun Gülnar, Hakan Gürsoytrak, Onur Kılıç, İhsan Oturmak, Toygun Özdemir, Yağız Özgen, Deniz Pasha, Kirkor Sahakoğlu, Rugül Serbest, Yaz Taşçı, Sevil Tunaboylu, Derya Ülker, Gülnihal Yıldız, Nalan Yırtmaç, Ecem Yüksel ve Erdoğan Zümrütoğlu’nun eserleri izleyiciye sunuluyor. Sergi isminde “bugünü resmetmek” iki anlamıyla kullanılıyor: İlk anlamında güncel resmin konularına getirilen yaklaşımlara ve resmetme biçimlerine; ikincisindeyse günümüzün toplumsal atmosferine ve bu koşulların çizdiği sosyopolitik tabloya vurgu yapılıyor. Çok çeşitli mecraların kullanıldığı bugünün çoğulcu sanat ortamında resim; güçlü ve bereketli bir düşünsel alan açmayı sürdürüyor. Resmin piyasa ya da popülizm odaklı olmadığı, eleştirel bir zemine oturduğu noktaları vurgulayan sergi, aynı zamanda hayal gücünü önceleyen bir mecra olduğunu hatırlatıyor. Resmetmenin performatif yönünü vurgulayan sergi adı, durağan bir olgu yerine eyleme ve sürece dikkat çekiyor.

    0
    0
    1583
  • 13-06-2024

    Frida İsberg’in kamu vicdanı ve bilinci üzerine kaleme aldığı sahiciliğiyle tedirgin edici romanı İşaret, Su Akaydın’ın çevirisiyle Dominyo Yayınevi’nden çıktı.

    İzlanda edebiyatının aykırı seslerinden İsberg, okura korkuyla mı yoksa insanların birbirine olan inancıyla mı dönen bir dünyada yaşamak isteyeceğimizi soruyor.

    “Yakın gelecek, İzlanda. Empati Testi adı verilen yeni bir teknoloji, bireylerin merhamet seviyesini ölçerek iyi ile kötüyü ayırt etmeyi, böylece toplum huzurunu kaçıracak olası eylemlerin önüne geçmeyi vadediyor. Kısa bir süre sonra testin zorunlu tutulup tutulmayacağını oylamak için referanduma gidilecek. Ulus ikiye bölünmüş durumda. Bir taraf testin daha güvenli bir toplum yaratacağına inanırken diğer taraf işaretlemeyi gayriinsani görüyor.

    ​Karar günü yaklaşırken dört karakter –kuşkucu öğretmen Vetur, önde gelen psikologlardan Oli, testi geçemeyen işkadını Eyja ve teste girmeme hakkı için savaşan Tristan– kendilerini ahlaki ikilemler, derin önyargılar, dehşet verici adaletsizlikler ve kişisel mücadelelerle dolu bir sorular yumağının içinde buluyor: Toplumsal haklar nerede sonlanır, özgür irade nerede başlar? Ütopya ne zaman distopyaya dönüşür? Ortak iyinin ne olduğuna kim karar verecek?”

    0
    0
    1271
  • 12-06-2024

    MUBI, Fatih Akın imzalı İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek belgeselini, 19 yıl sonra, 4K kalitesinde yenilenen versiyonuyla 5 Temmuz’dan itibaren sinemaseverlerle buluşturacak.

    MUBI, Türkiye-Almanya ortak yapımı İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek’in yayın haklarını satın aldı. 4K kalitesinde yenilenmiş versiyonuyla 5 Temmuz’da MUBI’de gösterime girecek olan Fatih Akın imzalı belgeselde, Baba Zula, Ceza, Duman, Mercan Dede, Aynur Doğan, Müzeyyen Senar, Orhan Gencebay, Sezen Aksu, Selim Sesler, Brenna MacCrimmon ve Ayben gibi pek çok müzisyen yer alıyor.

    İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek, Avrupa ile Asya arasında köprü kurarak Doğu ve Batı’yı buluştururken, çok kültürlü bir kentin benzersiz bir fotoğrafını çekiyor. Alman müzisyen Alexander Hacke’nin İstanbul’a gelişiyle başlayan belgeselde Hacke, akla gelebilecek her yerde profesyonel müzik kaydı yapmayı sağlayan, “sokak kaydı” adını verdiği bir yöntemle İstanbul’un müzik çeşitliliğini kaydediyor. Böylece yerel müzik türlerini modern elektronik müzikten rock’a, hip hop’a, arabeske ve klasik Türk müziğine uzanan geniş bir yelpazede izleyiciye sunuyor.

    ​​Yönetmen Fatih Akın belgeselin yeniden gösterime girmesiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Yenilenmiş bu belgesel, Türkiye’de yirmi yıl öncesinin net bir portresini çiziyor. Film, farklı kültürlerin kendilerini ifade edebilmelerinin ve özgürlüğün önemini vurguluyor. Bu filmi, MUBI ile yeniden geniş kitlelere ulaştıracağımız için çok heyecanlıyız.”

    0
    0
    4848
  • 12-06-2024

    Zorlu PSM’nin 2021 yılında başlattığı ve 2 dönemdir Mey|Diageo’nun kurumsal desteğiyle gerçekleşen PSM Atölye, üçüncü dönem mezunlarını verdi.

    Dramatik Yazarlık, Tiyatro Yönetmenliği ve Tiyatro Yapımcılığı olmak üzere üç ayrı programda düzenlenen PSM Atölye kapsamında 19 öğrenci dört özgün oyun sahneledi. Eğitim kadrosunda Serdar Biliş, Cem Görk, Suzanne Bell, Özlem Özhabeş, Evrim Zeybek, Murat Mahmutyazıcıoğlu, Mehmet Ergen, Mehmet Karaca, Özlem Hemiş, Ayşegül Beyazdağ, Aylin Alıveren, Blanche McIntyre, Hakan Silahsızoğlu, Ali Yalgın, Cemil Demirok, Ahmet Sami Özbudak, Barış Arman ve Pelin Ekinci Kaya gibi deneyimli isimlerin yer aldığı PSM Atölye’de katılımcılar yedi ay boyunca her hafta gerçekleştirilen teorik ve uygulamalı eğitimleri, sahneye koydukları dört özgün oyunla tamamladı.

    Zorlu PSM tarafından tiyatro dünyasına oyun yazarlığı, tiyatro yönetmenliği ve tiyatro yapımcılığı alanlarında yeni isimler kazandırma hedefiyle hayata geçirdiği programda bu yıl Yüzyılın OyunuKuzguncuk Sular AltındaArtık Hiç Geçmeyecek ve Kısık Ateşte Düdüklü Tencere isimli oyunlar 8 ve 9 Haziran’da Zorlu PSM %100 Studio’da izleyicilerle buluştu.

    0
    0
    1127
  • 12-06-2024

    Türk Hava Yolları, medya sanatçısı Refik Anadol ile iş birliği içinde hayata geçirdiği, insanların iç dünyasının portrelerinden oluşan “Inner Portrait” adlı sanat projesini Art Basel’de tanıttı.

    13-16 Haziran tarihleri arasında Basel’de düzenlenen Art Basel’de ilk kez sanatseverlerle buluşan “Inner Portrait”, seyahat etme arzusuna ve bunun insan biyolojisi üzerindeki etkilerine dair derin bir keşif sunuyor. Bu iş birliği, insanların bağlarının verileri aracılığıyla hikâye anlatımının da sınırlarını zorluyor. Proje, daha önce yurt dışına seyahat etmemiş dört kişinin içsel dünyalarına doğru yolculuğa çıkıyor. Bir Amazon yerlisi olan Brezilyalı Tuikuru, Tokyo’nun hareketli sokaklarını keşfederken; Kenyalı Esther, İstanbul’un zengin tarihini keşfediyor. Avustralya’da yaşayan Sahar, Göbeklitepe ve Kapadokya'nın antik harikaları arasında yolculuğa çıkarken; İzlandalı Sigurbjörn, Ürdün’ün büyüleyici güzelliklerini deneyimliyor. Refik Anadol ve ekibi, ilk kez seyahat edenlerin deneyimlerine ait duygusal verileri yakalamak ve AI (Yapay Zeka) veri resimlerine dönüştürmek için son yapay zekâ araçlarını ve nörobilimsel sensörleri kullanıyor. Böylelikle beyin verileri, seyahatin dönüştürücü gücünü temsil eden büyüleyici bir görsel anlatı için pigment hâline geliyor.

    “Inner Portrait”, yolculardan biyolojik ve nörobiyolojik verilerin toplanmasıyla başlıyor. Bu veriler, kalp atış hızı, cilt iletkenliği ve EEG çıktıları gibi unsurları içeriyor ve Neuroelectrics gibi ileri izleme cihazları kullanılarak kaydediliyor. Yolculuk boyunca devam eden bu kayıtlar, katılımcıların yeni ortamlara ve deneyimlere anlık tepkilerini yakalayarak eserin temelini oluşturuyor. Proje, deneyimler ile nöronal aktivite arasındaki ilişkiyi araştırarak, Anadol’un otantik insan deneyimlerini yeni estetik ifadelerin yapı taşları olarak “toplama” konusundaki yenilikçi yaklaşımını izleyiciye sunuyor. Türk Hava Yolları’nın kültürleri birbirine bağladığı gibi, Anadol da seyahat ve kültürel değişimin derin duygusal ve bilişsel etkilerini vurgulamayı amaçlıyor ve insan deneyimlerini teknolojik yenilikle birleştiren yeni bir sanat formu yaratıyor. Türk Hava Yolları’nın kültürel değişimi ve yeniliği teşvik etme konusundaki kararlılığının somut bir yansıması olma niteliği taşıyan proje, küresel markanın hikâye anlatıcılığına yeni bir boyut kazandırarak seyahatin dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor.

    Türk Hava Yolları İletişim Başkanı Rafet Fatih Özgür projeyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Dünyanın en fazla ülkesine uçan havayolu olarak, uçtuğumuz her yerde sayısız duygu ve hikâyeye tanık oluyor, seyahatin insanlar üzerindeki etkisini görüyoruz. Bu hikâyeleri aktarmakla sorumlu olduğumuzun bilinciyle, seyahatin insanlar üzerindeki etkisini kültür, sanat, teknoloji ve bilimin kesişim noktasında yer alan bir sanat eserine dönüştürmekten ve bu çalışmayı Art Basel gibi bir platformda sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu çalışmanın insanları seyahat etmeye teşvik edeceğine inanıyorum.”

    ​Refik Anadol ise proje hakkında şunları söyledi: “Mesleğimde dünyanın dört bir yanına seyahat etme ayrıcalığına sahip oldum, bu yüzden yeni yerler görmenin, yeni insanlarla tanışmanın ve yeni kültürleri tanımanın dönüştürücü deneyimini derinden anlıyorum. Türk Hava Yolları ile iş birliği yaparak dört kişiye ilk kez yurt dışına seyahat etme şansı tanıyan bir projede yer almak, gerçekten ilham verici.”

    0
    0
    3016
  • 12-06-2024

    26. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, 11 Haziran Salı akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde Özge Borak ve Mert Fırat sunuculuğunda gerçekleşen törenle sahiplerini buldu.

    Türkiye’nin en prestijli ve uzun soluklu tiyatro ödülü Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde toplam 16 dalda ödül verildi. 26. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde tiyatro tarihine geçen ustalara takdim edilen Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü Prof. Dr. Ayşegül Yüksel’in, oyun yazarlarına adanan Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü ise Çarpışma isimli oyunuyla Müge Oskay’ın oldu. Komedi ya da müzikal dalındaki oyunlara verilen Haldun Dormen Özel Ödülü’ne Mutlu Aile Tablosu isimli oyunuyla Duru Tiyatro layık görülürken, Yapı Kredi Özel Ödülü’nün sahibi ise Murat Ovalı oldu.

    26. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri Kazananları:

    Yılın En Başarılı Oyunu
    Yaşamak mı Ölmek mi – Kocaeli Şehir Tiyatroları

    Yılın En Başarılı Yönetmeni
    Oğuz Utku Güneş – 39 Buçuk Basamak

    Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
    Zuhal Olcay – Kel Diva

    Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
    Onur Berk Arslanoğlu – Çirkin

    Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu
    Çağdaş Ekin Şişman – Büyük Zarifi Apartmanı

    Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu
    Erkan Baylav – Şakşakçılar

    Yılın En Başarılı Sahne Tasarımı
    Murat Gülmez – Yaşamak mı Ölmek mi

    Yılın En Başarılı Giysi Tasarımı
    Çevren Sarayoğlu – Yaşamak mı Ölmek mi

    Yılın En Başarılı Sahne Müziği
    Sarp Palaur & Burak Kaya & Utar Dündar Artun – Otomatik Portakal

    Yılın En Başarılı Işık Tasarımı
    Yakup Çartık – Otomatik Portakal

    Yılın En Başarılı Hareket Düzeni (Koreografisi)
    Şahika Tekand – On Adımda Unutmak

    Yılın En Başarılı Genç̧ Kuşak Sanatçısı
    Emrecan Karakurum – Bu Taraftan Daha Güzelim

    0
    0
    999
  • 12-06-2024

    28 Eylül-13 Ekim tarihlerinde yedincisi gerçekleştirilecek 212 Photography Istanbul, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye Kültür Yolu Festivalleri kapsamında Sebastião Salgado’nun “Genesis” başlıklı sergisini üç ay boyunca sanatseverlerle buluşturacak.

    212 Photography Istanbul’un 7. edisyona özel olarak, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Sebastião Salgado “Genesis” sergisi ile 28 Eylül’den aralık sonuna kadar MSGSÜ Tophane-i Amire’de izleyicilerle bir araya gelecek. Daha çok dünyanın az gelişmiş ülkelerindeki zorlu yaşam ve çalışma koşullarını, yoksulluğu, açlığı ve göçleri yansıtan, etkileyici siyah-beyaz kareleriyle tanınan Sebastião Salgado, “Genesis” projesini “dünyamıza ithaf ettiği bir aşk mektubu” olarak tanımlıyor. Salgado’nun aktivist tavrıyla 2004-2011 yılları arasında üzerinde çalıştığı dev bir proje olan “Genesis”, 245 siyah-beyaz fotoğraftan oluşuyor. Salgado’nun iklim krizi ile yok olan coğrafyalar ve yok olmaya yüz tutmuş hayvan türlerine odaklandığı proje, Kuzeyde ve Güneyde, Amazonlarda, Galapagos adalarında, modern toplumun yıkıcı etkisine rağmen değişmeyen manzaraları ve insanları belgeliyor. İzleyicisini Galápagos’un hayvan türlerinden, Antartika ve Güney Atlantik'teki penguenlere, Amazonlardaki kabilelere kadar farklı coğrafya ve kültürleri keşfe çıkarıyor.

    Photographs bySebastião Salgado

    0
    0
    6378
DAHA FAZLA
Geldanlage