
80. Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Selman Nacar’ın son filmi Tereddüt Çizgisi, Avrupa Film Akademisi 2024 ödülleri adaylarının belirleneceği filmler arasına seçildi.
Akademinin 3000’in üzerindeki üyenin oylarıyla önümüzdeki günlerde adaylar netleşecek ve 5 Kasım 2024 tarihinde duyurulacak. Avrupa Film Akademisi’nin ödül töreni ise 7 Aralık 2024 tarihinde Lucerne’de gerçekleşecek.
Selman Nacar’ın İki Şafak Arasında’dan sonra yazıp yönettiği ikinci uzun metrajlı filmi Tereddüt Çizgisi, Avukat Canan’ın masum olduğuna inandığı ve uzun süredir savunduğu bir cinayet zanlısının hüküm duruşması gününde kendi vicdanıyla yüzleşmek zorunda kalmasını konu alıyor. Tülin Özen’in başrolünde yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda Oğulcan Arman Uslu, Gülçin Kültür Şahin, Vedat Erincin, Erdem Şenocak yer alıyor. Zürih, Free Zone, Cinemed Brüksel Akdeniz ve Aras Film Festivallerinden ödüllerle dönen, Türkiye prömiyerini de 43. İstanbul Film Festivali’nde yapan Tereddüt Çizgisi, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (Tülin Özen) ve FIPRESCI (Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği Ödülü) ödüllerini kazandı. Yapımcılığını Kuyu Film, Fol Film, Karma Films, TRT, BKM Mutfak, Sev Yapım, Nephilim Producciones, Point Film’in yaptığı filmin çekimleri 2022 yılında Uşak’ta gerçekleştirildi.
İnci Eviner’in “Materials of Mind Theatre” başlıklı eseri The Regent’s Park’ta gerçekleşecek Frieze Sculpture 2024’te yer alacak.
Dirimart, İnci Eviner’in “Materials of Mind Theatre” eserinin Frieze Sculpture 2024’te yer alacağını duyurdu. Heykel ile performans sanatını birleştirerek dinamik bir tiyatro deneyimi yaratan eserde, sahne ve kaide görevi gören bir platform üzerine yerleştirilmiş seramik heykeller yer alıyor. Bu dönüştürücü alanda düzenli olarak gerçekleşecek “Under One Body” başlıklı canlı performanslar sırasında, bir performans sanatçısı yerleştirmenin merkezinde yer alan heykellerden birine hayat vererek onlarla bütünleşiyor. Bu etkileşimle canlı ve cansız arasındaki sınırları bulanıklaştıran eser, tiyatro ve heykel sanatı için anıtsal bir çalışmaya dönüşüyor.
İnci Eviner’in “Materials of Mind Theatre” başlıklı eserini 18 Eylül-27 Ekim tarihleri arasında The Regent’s Park, Londra’da görebilirsiniz.
Fotoğraf: Nazlı Erdemirel
1933 yılında Nobel Edebiyatı Ödülü’nü kazanan ilk Rus yazar İvan Bunin’in, devrim öncesi Rusya’sının atmosferini güçlü bir şekilde yansıttığı Arsenyev’in Yaşamı, Uğur Büke’nin çevirisiyle Can Yayınları’ndan çıktı.
İvan Bunin, Arsenyev’in Yaşamı’nda, devrim öncesi Rusya’sında Arsenyev’in kadınlarla ilişkilerini, anlam ve tatmin bulma mücadelesini ve nihayetinde insan varoluşunun bencil, değişken doğasını farkına varışını ele alıyor. Birçok Rus yazar gibi devrimden sonra sürgün hayatı yaşayan ve anavatanına bir daha hiç dönemeyen, 1933’te Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Bunin’in tek romanı Arsenyev’in Yaşamı, otobiyografik unsurlar da barındırıyor.
“Kimi ve neyi seversek sevelim bu aşkın içinde sevdiğini sonsuza kadar yitirme korkusunun verdiği bir acı vardır.
Rus bozkırlarında kaygısız geçen çocukluk yılları, Arsenyev’in çocukluk dünyasını şiddetle istila eden ölüm, ergenliğin ilk kıpırtıları, ilk aşk…”
Gülhan Kadim’in yazıp yönettiği, Kumbaracı50 imzalı Yan Dünya oyunu, 22 Ağustos akşamı saat 21.00’de KüçükÇiftlik Park’ta tiyatroseverlerle buluşacak.
Ayşegül Tekin, Ayşegül Uraz, Meriç Rakalar, Murat Kapu, Volkan Çıkıntoğlu ve Yiğit Sertdemir’in rol aldığı Yan Dünya, büyük bir bilgi karmaşasının içerisinde bekleme, kutlama ya da kaçma hâlinin gittikçe şiddetlendiği bir atmosferde geçiyor. Oyun, bu kaos atmosferi ile küçük görünen karar ve eylemlerin nelere yol açabileceğinin bilinmezliği birleştiğinde ortaya çıkan çılgınlık hâlinin karanlık bir komedisini izleyiciye sunuyor.
“Bir gece akşam haberlerinde, yaşadığımız hayatın kapanacağı, pazar gecesi uyuduktan sonra yan taraftaki dünyada uyanılacağı bilgisi verilir. Fakat yan dünyada kimin nasıl ve nerede olduğu, yaşayıp yaşamadığı bilinmiyordur. Bu bilgi ve belirsizlik hızla yayılır ve gerçekliği sorgulanamayacak kadar somutlaşır. Kaos kaçınılmazdır.
Şarkı sözü yazarı Faruk, son gecesini en yakın arkadaşı Şehnaz ve eşi ‘Diğer Faruk’ ile kendi evinde geçirecektir. O geceye özel hazırlanıp, küçük bir kutlama planlamışlardır. Faruk’un eniştesi Kudret ve Faruk’un öğrencilerinden Sema da bu özel geceye plansız bir şekilde dahil olur.
Buyurunuz uyuyunuz. Uyumak mecburi, uyanmak kısmet.”
22 Ağustos akşamı saat 21.00’de KüçükÇiftlik Park’ta sahnelenecek Yan Dünya oyunun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.
Galeri / Miz, 2011 yılında kurulduğu günden beri hayata geçirdiği “MİZ VOLUME” başlıklı özel seçkisinin yeni edisyonunu 24 Ağustos'a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
“Miz Volume 10” başlıklı sergisi; Aşkın Akman, Belmin Pilevneli, Çağdaş Erçelik, Damla Yalçın, Loya Kader Türkmen, Murat Berköz ve Tifak Arslan’ın birbirinden farklı yaratıcı süreçlerden geçerek farklı teknik ve materyallerle üretilmiş çalışmalardan oluşuyor.
Çok yönlü ve çeşitli disiplinler arası çalışmaları destekleyen Galeri / Miz bu grup sergisinde, Aşkın Akman’ın hem parçalanmış hem bütün tuvallerinde farklı malzemelerle formları kaynaştırıp geometrik, organik ve rastlantısal umudu ve acıyı barındıran doğa tasvirlerine, Belmin Pilevneli’nin kağıda boyut vererek geleneksel tekniklerle oluşturduğu, doğadan ilham alan organik, amorf, döngüsel kompozisyonlarından oluşan çalışmalarına ve Çağdaş Erçelik’in daha iyi bir dünya için geleneksel ve toplumsal normları sorgulayan heykellerine yer veriyor. Sergide; Damla Yalçın’ın kişisel belleğine ve iç mekânın içsel değeri üzerine fenomolojik bir yaklaşım benimseyerek nakış yoluyla kasnak yüzeyler oluşturduğu mekânlarından, Loya Kader Türkmen’in farklı malzeme ve tekniklerle oluşturduğu İstanbul kesitlerinden, Murat Berköz’ün dramatik figürlerinin acı veren ve acı çeken yansımalarından ve Tifak Arslan’ın durgunluğun içinde sembolik bir yaşam belirtisi olarak var olan figürlerinden oluşan çalışmalar bulunuyor.
Zadie Smith’in kültürel aidiyeti, aile ilişkilerini ve kadın olma tecrübesinin türlü yüzlerini masaya yatırdığı öykülerinden oluşan Büyük Birleşme, Özlem Gayretli Sevim’in çevirisiyle Everest Yayınları’ndan çıktı.
İnci Gibi Dişler ve Dans Zamanı gibi romanlarıyla dünyaca üne kavuşan Smith bu kez öyküleriyle karşımıza çıkıyor. 19 öyküden oluşan kitapta yeryüzünde son gününü yaşamakta olan bir adam, okul yıllarının muhasebesini yapan kırklı yaşlarında bir kadın, gerçeklikle bağı kopmuş İngiliz turistler, 11 Eylül olayları sırasında kaçmaya çalışan Amerikalı ünlüler ve dahası anlatılıyor.
“Smith’in asıl gücü, çok kültürlü, capcanlı yeni dünyayı, adeta dans eden, cüretkâr bir neşeyle resmedebilme becerisidir.”- Chicago Tribune
Katılımcılarını farklı sesler, yeni fikirler ve yeni keşiflerle buluşturan Babylon, yeni sezonuna 10 Eylül’de başlayacak.
Yeni sezonda farklı tarzlardan pek çok sanatçıyı ziyaretçileriyle buluşturmaya hazırlanan Babylon, programından ilk isimleri açıkladı. Müzikal paleti vintage bir soul, funk, R&B, hip-hop, garage rock ve psikedelia karışımı olan Amerikalı şarkıcı ve multi-enstrümanist Curtis Harding 10 Eylül Salı, Türkiye psikedelik müziğini kendi sesleriyle birleştiren Ayyuka 13 Eylül Cuma, Kuzey İrlandalı drum'n'bass prodüktörü ve DJ’i Calibre 27 Eylül Cuma, techno’nun anavatanı Detroit sahnesinin öncü isimlerinden, müzikal ikonlarından prodüktör ve DJ Kenny Dixon Jr., nam-ı diğer Moodymann 28 Eylül Cumartesi akşamı yeni sezonda Babylon sahnesinde müzikseverlerle buluşacak.
Babylon’da gerçekleşecek etkinliklerin biletlerine Biletix, Mobilet, Passo ve Biletino üzerinden ulaşabilirsiniz.
Program:
10 Eylül Salı / Curtis Harding
13 Eylül Cuma / Ayyuka
27 Eylül Cuma / Calibre DJ Set
28 Eylül Cumartesi / Moodymann
Galeri 77, izleyiciyi figüratif sanatın dünyasında büyüleyici bir yolculuğa çıkaran “Formun Ötesi” başlıklı yeni karma sergisini 7 Eylül’e kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
“Formun Ötesi” sergisi; Karen Arakel, Narek Arzumanyan, Roman Babakhanian, Erhan Coral, Hakan Çınar, Vahram Davtian, Bayram Demir, Gago, Sedat Girgin, Edgar Grigoryan, Hakan Gürbüzer, Vav Hakobyan, Roman Kakoyan, İlker Kayalı, David Martirosyan, Daron Mouradian, Arthur Tonakanyan ve Halil Sercan Tunalı’nın eserlerini bir araya getiriyor. 18 sanatçının kendine has farklı bakış açılarını bir araya getiren seçki, insan formunun ve nesnelerin özünü figür olarak ustalıkla yakalayan, çağdaş sanatçıların gözünden geleneksel figüratif sanatın fikirleriyle oynayan bir dizi eseri sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Sergi, figüratif sanatın bugün ulaştığı farklı yaklaşımları, pop art, faux naïf, illüstratif, barok, grotesk ve biyomekanik gibi etkilerle harmanlayarak sunuyor. Bu çeşitliliğin sunduğu fikir zenginliğinin yanı sıra sergi aynı zamanda yepyeni üretim süreçleri ve sanatta tekniğin önemine de vurgu yapıyor.
Sergideki eserler, insan durumuna ve objelerin figürler olarak temsil edilmesine dair benzersiz bir bakış açısı sunarak, kimlik, duygu, dönüşüm ve insan ile doğanın iç içe geçmişliği aracılığıyla bu iki unsurun karmaşık güzelliğini keşfediyor. Sanatçıların gözünden bireysel, toplumsal, çevresel ve kültürel meselelerin kimi zaman tüm çıplaklığıyla doğrudan gözler önüne serilerek acı bir şekilde eleştirildiği, kimi zaman ise bunların mizah, ironi ve gizemle harmanlanarak izleyeni görünenin ötesini keşfetmeye zorlayan çok katmanlı ve daha dolaylı anlatım yollarıyla açıklamaya çalıştığı farklı reçeteler üzerinden geniş bir yelpazede düşünmeye davet ediyor. Hayal ve gerçek arasında gidip gelen, nesneyle özne arasındaki sınırları zorlayan figüratif eserlerden, Neoklasik çalışmaların mükemmellik ve zarafetini bünyesinde barındıran heykellere kadar uzanan seçki, tarihsel süreçte figüratif sanatı tanımlayan farklı akım ve üslupların günümüz anlayışıyla yeniden yorumlandığı, ifadenin aktarılmasında çeşitli üretim süreçleri ve tekniğin gücünden beslenen zanaatın kavramsal bütünlüğe sağladığı katkıyı da odağında tutarak görsel bir şölen sunuyor. İzleyicileri farklı perspektiflerden görmeye sevk ederek figüre alışılmışın dışında bir anlayış getiriyor.
Künye:
1. Roman Kakoyan, Untitled 2024 Oil on canvas 98x143cm
2. Vahram Davtian, Game 2023 Oil on canvas 100x120cm
3. Sedat Girgin, Bloom N2 2024 Acrylic on canvas 150x195cm
4. Karen Arakel, Darkness of Abomination 2022 Tempera on wood panel 46x55cm.jpg
5. Daron Mouradian, Samurai Warrior 2024 Oil on canvas 100x109cm
6. David Martirosyan, In The Park 2023 Oil on canvas 130x100cm
7. Bayram Demir, Labyrinth N1-V2 2023 8-color quilted knitted jacquard fabric 203x152cm
8. Hakan Gürbüzer, Shush 2023 Oil on canvas 135x105cm
İBB Kültür ve Beyoğlu Kültür ortaklığıyla hazırlanan “Beyoğlu Günlükleri” programı ağustos ayı boyunca Terra Santa Manastırı, Fransız Yetimhanesi, Casa Botter ve Narmanlı Han’da gerçekleşecek.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Dairesi Başkanlığı’na bağlı Turizm Müdürlüğü ve Beyoğlu Belediyesi’nin düzenlediği “Beyoğlu Günlükleri” adlı kültür sanat serisi Terra Santa Manastırı, Fransız Yetimhanesi, Casa Botter’in yanı sıra Narmanlı Han’ı da programına dâhil ediyor. 15 Ağustos Perşembe günü saat 19.00’da Terra Santa Manastırı’nda gerçekleşecek Vedat Sakman konseriyle başlayacak etkinlikler ay sonuna kadar devam edecek. Casa Botter ve Narmanlı Han’da ise cuma ve cumartesi günleri sürpriz programlar olacak.
“Beyoğlu Günlükleri” kapsamında gerçekleşecek etkinliklerin biletlerine İstanbul Senin uygulamasından ulaşabilirsiniz.
“Beyoğlu Günlükleri” Programı:
Terra Santa Manastırı
15 Ağustos Perşembe 19.00 Vedat Sakman Konseri
22 Ağustos Perşembe 19.00 Didem Balık Konseri
29 Ağustos Perşembe 19.00 İrem Arslan Caz Konseri
Fransız Yetimhanesi
18 Ağustos Pazar 19.00 Can Özhan (Keman Solo) & Lepidus Ensemble
25 Ağustos Pazar 19.00 Eda Baba Konseri
Hong Konglu yönetmen Elizabeth Lo’nun İstanbul’daki sokak köpeklerini odağına aldığı Stray belgeseli, HAYTAP (Hayvan Hakları Federasyonu) yararına yapılacak özel gösterimi ile 4 Eylül’de KüçükÇiftlik Bahçe’de izleyicilerle buluşacak.
Elizabeth Lo’nun yönetmenliğini üstlendiği Stray, İstanbul sokaklarında hayatta kalmaya çalışan Zeytin, Nazar ve Kartal isimli üç sokak köpeğinin hikâyesi üzerinden, statüsüz ve güvenliksiz bir varlık olarak yaşamanın ne demek olduğunu anlatıyor. İstanbul sokaklarında yaşayan üç köpeğin hikâyesi üzerinden şehre ve topluma da bir bakış sunan belgeselin gösteriminden elde edilen gelir, doğanın korunması ve hayvan hakları konusunda faaliyet gösteren farklı derneklerin oluşturduğu sivil toplum örgütü HAYTAP’a bağışlanacak. İstanbulluların aşina olduğu görüntüleri köpeklerin bakış açısından beyazperdeye aktaran Stray belgeseli, köpeklerin İstanbul’daki çekişmeli geçmişine hem insanların hem de köpeklerin hayatlarını etkileyen sosyal ve kentsel dinamiklere de atıfta bulunuyor.
Köpeklerin özgürce dolaştığını, bu hayli gelişmiş şehirde hayatı kendi kurallarına göre yaşadığını görmekten çok etkilendiğini belirten Elizabeth Lo, İstanbulluların köpeklerle olan ilişkisini şu sözlerle anlatıyor: “İnsanlar köpeklerde gerçekten bir saygınlık görüyor, onları kendi sokaklarına ve topluluklarına ait yurttaşlar olarak görüyor.”
Periferi Film, Mobilet ve Brave Ist destekleriyle, URU organizasyonuyla düzenlenen özel gösterimin bilelerine buradan ulaşabilirsiniz.