GÜNDEM
  • 09-09-2024

    Pera Film, 20-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek “Avangardın Rüyası: Peter Tscherkassky ve Eve Heller ile Retrospektif” ile Avusturyalı avangart yönetmen Peter Tscherkassky ve Amerikalı deneysel film yapımcısı Eve Heller’ı sinemaseverlerle buluşturacak.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları (Pera Film), Othon Cinema ve Avusturya Kültür Ofisi iş birliğinde gerçekleştirilen “Avangardın Rüyası: Peter Tscherkassky ve Eve Heller ile Retrospektif” isimli programda, Avusturyalı avangart yönetmen Peter Tscherkassky ve Amerikalı deneysel film yapımcısı Eve Heller’in retrospektifi Türkiye’de ilk kez izleyici karşısına çıkacak. Program Tscherkassky ve Heller’ın benzersiz sinema anlayışını keşfetme imkânı sunarken, film gösterimleri sonrası düzenlenecek söyleşiler ile sinemaseverleri yönetmenlerle buluşturacak.

    Esas amaçları sinemanın şiirselliğine dair bir yolculuk ve bu yolculuktaki karşılaşmalarla örülü bir hayat olan iki sinemacı da rüyalar, anılar ve zamanla olan ilişkimize dair gizemli bir lirizm ve araştırmacı bir merakla şekillenmiş eserleriyle sinema dünyasında adlarından söz ettiriyor. Avusturya’nın en önde gelen deneysel film yönetmenlerinden olan Peter Tscherkassky, Cannes ve Venedik Film Festivali’nde kazandığı ödüllerle adını uluslararası alanda duyurdu. Tscherkassky’nin sinema dilindeki yenilikçi ve şiirsel yaklaşımı, rüyalar, anılar ve zamanla olan ilişkimiz üzerine derin bir keşfi yansıtıyor. Amerikan avangart sinemasının ikinci kuşağının temsilcilerinden Eve Heller ise, “buluntu film” olarak adlandırılan alanda yaptığı yaratıcı çalışmalarıyla dünya çapında tanınıyor. Heller, sinemanın sınırlarını zorlayarak gündelik yaşamdan alıntıladığı görüntüleri, izleyicinin hayal gücünü harekete geçiren yeni ve özgün anlatılara dönüştürüyor.

    Her iki yönetmenin tüm filmlerini izleme fırsatı sunan retrospektifin ilk gününde, Tscherkassky’nin filmleri perdeye yansıtılacak. 19.00’da başlayacak gösterimlerde yönetmenin 1997 yapımı L'Arrivée ve 1999 yapımı Get Ready’nin yanı sıra Outer Space (1999), Dream Work (2001), Instructions for a Light and Sound Machine (2005) ve Train Again (2021) adlı kısa filmleri izleyicilerle buluşacak.

    Etkinliğin “Şiirsel Manipülasyonlar” başlığıyla gerçekleştirilecek ikinci gününde, gösterimler 17.00’de başlayacak. Eve Heller’ın Self-Examination Remote Control (1981), Last Lost (1996), Astor Place (1997), Her Glacial Speed (2001), Behind This Soft Eclipse (2004), Ruby Skin (2005), Creme 21 (2013) ve Singing in Oblivion (2021) adlı kısa filmleri gösterilecek.

    22 Eylül Pazar günü gerçekleşecek son günde gösterimler ise 15.00’te başlayacak. Peter Tscherkassky’nin Manufraktur (1985), Parallel-Space: Inter-View (1992), Happy-End (1996), Coming Attractions (2010) ve The Exquisite Corpus (2015) kısa filmleri gösterilecek.

    Film gösterimlerinin ardından yapılacak söyleşilerde iki sinemacı İstanbul seyircisiyle ilk kez bir araya gelecek. Sinemaseverler ise bu söyleşilerde yönetmenlerle buluşarak onların yaratıcı süreçlerine ve sinema anlayışlarına dair derinlemesine bilgi edinebilecekler.

    Programın ilk ve son günü Peter Tscherkassky, ikinci günü ise Eve Heller sinemaseverlerle buluşacak. “Avangardın Rüyası: Peter Tscherkassky ve Eve Heller ile Retrospektif” programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1646
  • 09-09-2024

    Ekolojiye dayanan eserler üreten on bir güncel sanatçıyı bir araya getiren “Yeryüzü Halleri” başlıklı sergi, 30 Mart 2025 tarihine kadar Yapı Kredi Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Yapı Kredi’nin 80. Yıl etkinlikleri kapsamında Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık bünyesinde gerçekleşen “Yeryüzü Halleri” sergisinde; Rozelin Akgün, Judy Chicago, Berna Dolmacı, Sibel Horada, Ekin Kano, Gözde Mimiko, Begüm Mütevellioğlu, Cengiz Tekin, Buşra Tunç, Murat Yıldız ve Müge Yılmaz’ın eserleri yer alıyor.

    İsmini Birhan Keskin’in insan dışı canlıları merkeze alarak yazdığı şiir kitabı Yeryüzü Halleri’nden alan sergi; resim, performans, fotoğraf, video, vitray, heykel ve yerleştirme gibi çeşitli mecraları içeriyor. Küratörlüğünü Burcu Çimen ve Didem Yazıcı’nın üstlendiği sergide sanatçıların yaklaşımları, malzeme seçimleri ve araştırma konuları tüm canlılarla eşitlikçi bir tahayyül üzerinden kurulan ilişkilere dayanıyor. İnsanın doğayla ilişki kurma biçimlerini, sosyopolitik ilişkiler ve gündelik yapılara dair gözlemlerden yola çıkarak kavramayı amaçlayan sergi, sürdürülebilirliğin sosyal adalet ve hak temelli yaklaşım üzerine etkisini düşündürmeyi amaçlıyor. “Yeryüzü Halleri” yaşamsal kaynaklar üzerindeki topluluk haklarının korunması gerekliliği, sömürgeci yaklaşımın eleştirisine duyulan ihtiyaç ve bunların yarattığı sonuçların yeniden düzenlenmesine duyulan gereksinimler etrafında şekilleniyor.

    Serginin küratörleri Burcu Çimen ve Didem Yazıcı, “Yeryüzü Halleri”nin oluşumu ve süreciyle ilgili yaptıkları ortak açıklamada şunları söyledi: “‘Yeryüzü Halleri’ izleyiciyi ekoloji temelli dünya görüşünden hareketle, doğanın ve insanların sömürüden uzak olduğu, ihtiyaç olandan fazlasının tüketilmediği bir dünya hayaline davet ediyor. Sergi, ekoloji düşünürü Vandana Shiva’nın Yeryüzü Demokrasisi adlı kitabında anlattığı, hiçbir ayrımcılığa yer vermeyen türden bir ‘bir aradalığa’ inanıyor: Yeryüzü Demokrasisi, insanları rekabet ve çatışma, korku ve nefret yoluyla bölmek yerine, onları ilgi, iş birliği ve şefkat çemberleri içinde birleştirir.” 

    Künye:
    1. Gözde Mimiko Türkkan, (kendini) Seine Nehri’ne Vermek, 2024-devam ediyor, Video enstalasyon, performans, desen, fotoğraf ve metin, Pilot Galeri 
    2. Buşra Tunç, Yeni Extremofiller, 2024, Değişken boyutlarda, Yapı Kredi 80. Yıl Özel Üretim
    3. Cengiz Tekin, Kum, 2012, Arşivsel pigment baskı, 70x100 cm, Galeri Zilberman’ın izniyle
    4. Rozelin Akgün, Pîne (Yama), 2024, Biyomateryal, Değişken boyutlarda, Yapı Kredi 80. Yıl Özel Üretim
    5. Murat Yıldız, Çok Güzel Bir Gün Geçir 3, Flowers & Leaves serisi, 2023, Tuval üzerine taze çiçek ve yaprak, 104x138 cm, Öktem Aykut’un izniyle
    6. Judy Chicago, Çitle Durdurulmuş, (Bahçe Dumanı serisi), 2020, Kâğıt üzeri arşivsel pigment baskı, 50,8x50,8 cm, Sanatçının ve Jessica Silverman’
    ​7. Sibel Horada, Suyun Şekillendirdiği serisi, 2019-devam ediyor, Fotoğraf Yapı Kredi Kültür Sanat için Koray Şentürk

    0
    0
    3914
  • 09-09-2024

    Joachim Zelter’ın büyüyen işsizlik sorununa bulduğu ürpertici çözümleri konu edinen, olası bir “cesur yeni çalışma dünyası” hayal ettiği romanı İşsizler Okulu, Regaip Minareci’nin çevirisiyle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.


    Yalanın Erdemi ile okurun ilgisini çeken Zelter, yakın bir gelecekte Almanya’ya götürüyor okurunu bu kez. Bir grup yolcu kendilerini bekleyen otobüse binerek işsizlere yönelik bir tür yatılı okul olan Sphericon’a doğru yola çıkar. Otobüs, Federal İstihdam Dairesi’nin logosunu taşımakta, logonun altındaki “Almanya Hamlede!” sloganı dikkat çekmektedir. Kampa varıldığında gruplara ayrılır ve koğuşlara dağılırlar. Alacakları eğitimin hedefi özgeçmiş yazımından, iş ilanı taramasına kadar iş başvurusu konusunda uzmanlaşmaları olsa da başlarına geleceklerden habersiz kursiyerleri, yenilikçi fakat bir o kadar da şaşırtıcı eğitim yöntemleri beklemektedir.

    0
    0
    1445
  • 08-09-2024

    Avustralyalı ikili Breathe, 3 Ekim Perşembe Blind İstanbul’da, 4 Ekim Cuma Ankara Kulüp Müjgan’da ve 5 Ekim Cumartesi Cliff Venue İzmir’de konser verecek.

    Sean Walker ve Andrew Grant’ten oluşan ikili soul ve elektronik müziği ustalıkla harmanladıkları derin ve atmosferik ambiyansıyla dikkat çekiyor. Netflix dizisi You’nun müziğini yapan Breathe; vokalleri, karanlık basları ve etkileyici davullarıyla sinematik bir atmosfer oluşturuyor.

    ​Breathe, 3 Ekim Perşembe Blind İstanbul’da, 4 Ekim Cuma Ankara Kulüp Müjgan’da ve 5 Ekim Cumartesi ise Cliff Venue İzmir’de sahne alacak. Konserlerin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1513
  • 08-09-2024

    Chek Sparow, Cins, Mr. Hure, Mre, Murys, Rash, Reach Geblo ve Somon mahlaslarıyla bilinen sekiz sokak sanatçısının yer aldığı “Urban Tales” sergisi, 22 Eylül tarihine kadar 8artı1 Galeri’de izleyicilerle buluşuyor.

    Sokak sanatının izlerini iç mekâna taşıyarak, geçicilikten kalıcılığa doğru uzanan bir dönüşümün altını çizen “Urban Tales” sergisi, sokağın birleştirici ruhuyla, modern zamanın görsel hikâye anlatıcıları bir araya getiriyor. Küratörlüğünü İrem Güler (suckmywalls) ve Koray Arman’ın birlikte gerçekleştirdiği sergi, sokak sanatının canlı, heyecan verici ve sürekli gelişen dinamik formunu daha yakından tanımak isteyen herkese şehirden beslenen hikayelere tanık olma fırsatı sunarken sanatseverleri yalnızca estetik bir serüvene dahil olmaya değil, aynı zamanda yaratım ve yorumlama eylemleriyle de etkileşime geçmeye davet ediyor. Sergideki sanatçılar, izleyiciyi kendi yaratıcı oyun alanlarına davet ederken, yakın zamanda hayatını kaydeden sokak sanatçısı Rakun’un sokağa bıraktığı izleri gözler önüne seriyor.

    Sergi süresince, hafta sonları düzenlenecek sokak sanatı turları ve alana uzun yıllardır katkı sağlayan isimlerin dahil olduğu panel ve söyleşilerle ziyaretçilere, sanatçılarla doğrudan etkileşim kurma ve sokak sanatının arka planındaki süreçleri keşfetme imkânı sunacak.

    ​“Urban Tales” sergisini, 22 Eylül’e kadar pazartesi günleri hariç her gün 12.00-19.00 saatleri arasında 8artı1 Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1440
  • 08-09-2024

    İtalyan sanatçı, tasarımcı ve yazar Bruno Munari’nin sanatın, tasarıma ve reklama uyarlanmasını ele aldığı kitabı Meslek Olarak Sanat, Betül Parlak’ın İtalyancadan çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

    20. yüzyılın en etkili isimlerinden biri olan Munari, bu kitabıyla grafik tasarım, görsel sanatlar, reklamcılık gibi alanlarda çalışanların yanı sıra modern sanat sevenlere de ilham verici bir başvuru kaynağı sunuyor. Meslek Olarak Sanat, Munari’nin tasarım anlayışını ve sanatla tasarım arasındaki ilişkiye dair düşüncelerini yansıtıyor.

    İlk baskısı 1966’da yapılan ve Laterza yayınevinin çeşitli dizilerinde yer alan bu eser yazarın Il Giorno gazetesi için yazdığı makalelerinin yanı sıra kitabın teması için uygun gördüğü başka yazılarını da içermektedir.

    0
    0
    1458
  • 07-09-2024

    Reha Erdem’in filmlerinden oluşan bir seçki, 13-15 Eylül tarihleri arasında, ABD Washington D.C.’de bulunan Smithsonian Ulusal Asya Sanatı Müzesi’nin (The National Museum of Asian Art) programı kapsamında gösterilecek.

    Seçki kapsamında, Reha Erdem’in Ankara Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, Adana Altın Koza Film Festivali’nde ise En İyi Senaryo dallarında ödül kazanan Beş Vakit (2006), 2016’da dünya galasını da yaptığı Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nün yanı sıra Adana Altın Koza Film Festivali’nde de En İyi Film ve Film Yönetmenleri Derneği En İyi Yönetmen ödüllerini alan Koca Dünya ve geçen yıl Varşova Film Festivali’nde prömiyerini yapan Neandria (2023) filmleri Amerika’da izleyicilerle buluşacak.

    Smithsonian Enstitüsü’nün ilk sanat müzesi de olan ve 1923’te açılan Ulusal Asya Sanatı Müzesi, Asya tarihi ve kültürüne dair koleksiyonuyla dünyanın en önemli müzeleri arasında yer alıyor. Washington D.C.’deki Amerikan Türk Derneği ile ortaklaşa gerçekleşecek gösterimlere Reha Erdem de katılacak ve seyircilerin sorularını yanıtlayacak. Program hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Gösterim Programı:
    13 Eylül 2024, Cuma / 19:00 - Koca Dünya
    14 Eylül 2024, Cumartesi / 14:00 - Beş Vakit
    15 Eylül 2024, Pazar / 14:00 - Neandria

    0
    0
    1102
  • 07-09-2024

    Gözde Mulla’nın “Sesimi duyan var mı?” başlıklı kişisel sergisi 29 Eylül’e kadar Yermekan Ankara’da sanatseverlerle buluşacak.

    Artık duyamadığımız doğanın sesine odaklanan “Sesimi duyan var mı?” sergisi, sesin sanatsal ifadesini boşluk kavramı üzerinden araştırıyor. Sesi ve imgesi örtüşmeyen kent ile doğayı fragmanlara ayıran Gözde Mulla, doğada dengesi bozulan her sesin/sessizliğin görülür ve duyulur temsilini arıyor. Ankara ve Hatay’ı merkeze alan proje, kent ile doğa arasındaki ilişkiyi insan merkezci bakışı tersine çevirerek farklı bir bakış ile nasıl yeniden kurabiliriz, onun peşine düşmeyi ve tartışmayı amaçlıyor. Sergi, içinde yaşadığımız coğrafya özelinde, kent ile doğa arasındaki ilişkilenme biçimi üzerinden zamanın olası görsel ve işitsel kaydını tutarken alternatif bir kolaj arşiv inşa ediyor.

    “Sesimi duyan var mı?” sergisi bir Avrupa Birliği Projesi olan CultureCIVIC Kültür Sanat Destek Programı tarafından finanse ediliyor.

    Künye: 
    1-3. Ankara, Ayrancı Mah.
    4-6. Hatay, Samandağ, Mileyha Kuş Cenneti

    0
    0
    1237
  • 06-09-2024

    Başrolünü Bülent Emin Yarar’ın üstlendiği, Hikmet Kerem Özcan’ın yazıp yönettiği ilk uzun metraj filmi Hakkı, 11 - 15 Eylül tarihleri arasında 31. Oldenburg Uluslararası Film Festivali’nde yarışacak.

    Kısa film ve belgeselleriyle tanınan genç yönetmen Hikmet Kerem Özcan’ın ilk uzun metraj filmi Hakkı, dünya prömiyerini Yunanistan’ın Patmos adasında düzenlenen 13. Aegean Film Festivali’nin resmi seçkisinde yaptı. Ardından Kanada’da gerçekleşen 2. Montreal Uluslararası Film Festivali’nde Onur Mansiyonu’na layık görülen film, şimdi de 31. Oldenburg Uluslararası Film Festivali’nin resmi seçkisi kapsamında izleyici karşısına çıkacak. Bülent Emin Yarar’ın yanı sıra Hülya Gülşen, Cem Zeynel Kılıç, Özgür Emre Yıldırım, Duygu Gökhan, Durukan Çelikkaya, Tuana Almacı ve Ahmet Kaynak’ın rol aldığı film, Ege’de dünya tarih mirası statüsündeki antik kentlerden birinin bulunduğu kasabada, ailesiyle kendi hâlinde bir yaşam süren Hakkı’nın, evinin bahçesinde tarihi bir eser bulmasıyla değişen hayatını anlatıyor.

    Hikmet Kerem Özcan’ın uzun yıllar önce işittiği ve zihnine yerleşen bir define hikâyesinden ilham alarak yazdığı film, İzmir Sinema Ofisi desteğiyle Ödemiş’te çekildi. Yapımcılığını Öykü Canlı (Yumurta Yapım), Hikmet Kerem Özcan (Circle Project), Zeynep Santıroğlu ve Alex Sutherland’in (AZ Celtic Films) üstlendiği Hakkı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan da destek aldı. Görüntü yönetmenliğini Burak Baybars’ın, sanat yönetmenliğini Buket Kalyoncu’nun yaptığı filmin özgün müzikleri ise Ahmet Kenan Bilgiç’in imzasını taşıyor.

    “Mülayim ve sevecen bir adam olan Hakkı, ailesiyle birlikte tarihi bir Ege köyünde yaşamaktadır. Yakınlardaki antik kentin önünde heykelcikler satarak ve yerel turlara rehberlik ederek geçimini sağlar. Bir gün bahçesinde tesadüfen bulduğu tarihi bir eseri bir araba fiyatına satan Hakkı, daha sonra eserin gerçek değerinin çok daha yüksek olduğunu öğrenir ve çok daha fazlasını bulmak ümidiyle hem kendisi hem de ailesi için bedeli ağır, karanlık bir yolculuğa çıkar.”

    0
    0
    2994
  • 06-09-2024

    Borusan Contemporary, Amerikalı multidisipliner sanatçı Doug Aitken’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “İçimdeki Şehir”i, 14 Eylül 2024 - 17 Ağustos 2025 tarihleri arasında Perili Köşk’te sanatseverlerle buluşturacak.

    Jérôme Sans küratörlüğünde gerçekleşen Doug Aitken monografisi “İçimdeki Şehir”, sanatçının 2007-2024 yıllarını kapsayan yapıtları ile ziyaretçileri mekâna özgü bir yolculuğa çıkarırken, modern yaşamın olağanüstü bir izdüşümünü sunuyor. Sergiye, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan bir seçki sunan “Ebedi Prelüt” sergisi eşlik edecek. Müzenin yeni alımlarının da yer aldığı sergi, uluslararası çağdaş sanatın önde gelen isimlerinin güncel yapıtlarını Dr. Necmi Sönmez küratörlüğünde bir araya getiriyor.

    Doug Aitken, modern yaşamın ve hiperbağlantılılığın karmaşıklıklarını ve çelişkilerini, neoliberal küreselleşmiş toplumdaki özgürlüğün anlamını ve bunun bireylerin izolasyonu üzerindeki olası etkilerini ele alıyor. Bu kavramsal yolculuğun bir özeti niteliğindeki monografik sergisi “İçimdeki Şehir”, sanatçının 2007’den 2024’e kadar uzanan üretimlerinden bir seçki sunuyor. Aitken’in geniş yelpazedeki sanatsal pratiğini, farklı disiplinlerle bir araya getirdiği sergi, ziyaretçileri pasif bir gözlemciden öteye geçerek, kentlerin dokusu ve ritmiyle olduğu gibi içinde bulundukları mekânla da etkileşime girmeye davet ediyor. Özellikle şehirleri merkeze alan çalışmalar, günümüzün aşırı bağlantılı dünyasının durumunu ve paradoksal izolasyonunu araştırıyor. Hareket ile hareketsizlik, aşırı hız ile yavaşlık, bağlantı ile yalnızlık arasında yer alan bu çalışmalar, kentsel, fiziksel, dijital ve duygusal ortamlarında insan hareketliliğini sorguluyor. Yalnızlıktan, genişleyen mega şehirlerin muazzam kütlesi ve sınırsız dijital okyanus içindeki silinmeden bahseden sergi, insanlığın yönünü sorgulayarak günümüz iletişim, bağlantı kurma, algılama ve varoluş biçimlerine yanıt veriyor. Doug Aitken, günümüzün eşsiz hızlı temposuyla yaşarken, hızlı teknolojik ilerleme ve değişen kentsel manzaralar içinde yön bulabilmenin zorluklarına dikkat çekiyor.

    ​“İçimdeki Şehir” ile eş zamanlı olarak Perili Köşk’te izleyiciyle buluşacak olan, Borusan Contemporary Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan bir seçki sunan “Ebedi Prelüt” sergisi ise ziyaretçileri mekânın girişinden terasına, bir kedinin meraklı adımlarıyla keşfe çıkmaya davet ediyor. Serginin her adımında neon heykeller, video yerleştirmeleri, müdahale edilmiş fotoğraflar ve kavramsal çalışmalar ile sunulan görsel deneyim, izleyicilere sanatın farklı boyutlarını derinlemesine inceleme fırsatı veriyor. Uluslararası çağdaş sanatın önde gelen isimlerinin eserlerini bir araya getiren sergi, önemli bir bölümü ilk kez gösterilecek olan, farklı dijital tekniklerle üretilmiş çalışmalardan oluşuyor. 

    Künye:
    1. Modern Figures GEP 2018 Stefan Altenburger
    2. "Ebedi Prelüt" Rick Silva

    0
    0
    3609
DAHA FAZLA
Geldanlage