GÜNDEM
  • 19-09-2024

    İngiliz yazar, filozof ve öğretim görevlisi Dean Rickles’ın sınırlamanın yaşamı zenginleştirdiğini savunduğu kitabı Hayat Kısa: Daha Anlamlı Bir Hayat İçin Kısa Bir Rehber, Seray Soysal’ın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

    Rickles; okurları yaşam ve ölüm meseleleri hakkında derin, sert ve farklı düşünmeye davet ediyor. Kitapta sınırların ve kısıtlılıkların kişiyi seçim yapmaya yönlendirdiğini, bunun da hayatı daha anlamlı kıldığını oyunlara referans vererek anlatıyor. Kuralları, yasakları ve sonu olmayan bir oyundan keyif alınamayacağını anlatırken insanın en büyük sonu olan ölümün gerçekliğinin aslında hayatı ve seçimlerimizi anlamlı kıldığına dikkat çekiyor.

    ​Rickles, “Zamanın en büyük para birimi olduğu ve aldığımız her nefesin bizi kaçınılmaz sona yaklaştırdığı bir dünyada anlamlı bir hayat yaşamak mümkün mü?” sorusuna yanıt ararken kitabını Seneca’nın klasik eseri Yaşamın Kısalığı Üzerine’de gündeme getirdiği temaların yeniden değerlendirilmesi olarak tasarlıyor ve Seneca’nın antik kaygılarının çoğunun hâlâ mevcut olduğunu gözler önüne seriyor.

    0
    0
    1560
  • 19-09-2024

    Bram Stoker’ın ölümsüz eseri Drakula romanındaki karakterlerden hareketle Okan Bayülgen’in yeniden kaleme aldığı ve yönettiği Drakula oyunu, BKM ve Kabare Dada’nın ortaklığında tiyatroseverlerle buluşacak.

    3. sezonuna devam eden Richard oyunundan sonra Okan Bayülgen bu kez Drakula ile izleyicilerin karşısına çıkacak. Bugüne kadar birçok sinema filmine konu olan vampir avcısı Van Helsing rolünü ise Jekyll & Hyde müzikalinde de rol alan Hayko Cepkin canlandıracak. Ünlü caz piyanisti Uraz Kıvaner, caz davulcusu Ayhan Öztoplu, gitarist Sertan Küley ve orkestra şefi Kemal Alpan’ın yönetimindeki orkestrada Kurtalan Ekspres’in bas gitaristi, unutulmaz bestelerin sahibi Ahmet Güvenç de yer alacak. 2024 Kasım ayında prömiyer yapması planlanan Drakula’da Okan Bayülgen, Hayko Cepkin, Gizem Erdem, Derya Şensoy, Nihal Usanmaz, Gökşen Ateş, Devrim Özder Akın, Korhan Başaran, Gürdal Tak, Onur Şenol, Su Sonia Herring, Dilay Yıldız, Cüneyt Üstün sahnede olacak. Okan Bayülgen’in gelenek hâline getirdiği oyun sonrası söyleşilerle izleyiciler oyuncularla bir araya gelecek.

    Bram Stoker’ın 1897 tarihli romanı Drakula birçok başka esere ilham verdi. Yüzyılı aşkın bir zamandır bu romandaki karakterler müzikallerde, oyunlarda, filmlerde kullanıldı. Okan Bayülgen Drakula’yı yeniden yazarken hikâyeyi romanın yetmiş yedi yıl sonrasına bugünden yarım asır öncesine taşıyor.

    ​BKM ve Kabare Dada ortak yapımıyla 15, 16 ve 17 Kasım tarihlerinde Maximum Uniq Hall sahnesinde prömiyerini yapacak Drakula’nın biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    5242
  • 19-09-2024

    Borusan Sanat, yeni sezonunda 25. yılını kutlayan Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın (BİFO) ve Borusan Quartet’in birçok sanatçıyla aynı sahneyi paylaşacağı zengin bir programı müzikseverlerle buluşturacak.

    Programdaki konserlerde yerli ve yabancı ünlü müzisyenlerle bir araya gelecek BİFO ve Borusan Quartet, klasik müziğin başyapıtlarından çağdaş bestecilerin yeni ufuklar açan eserlerine uzanan geniş bir repertuvarla izleyicilerin karşısına çıkacak. Bu sezon BİFO, onursal şefi Gürer Aykal ve sanat yönetmeni ve sürekli şefi Carlo Tenan’ın yanı sıra, Laurence Equilbey ve Nil Venditti’nin konuk şef olacağı konserlerinde, Helene Walter, Alena Baeva, Chloe Ji-Yeong Mun, Marco Vergini, Marlis Petersen, Enrico Pace, Jan Mráček, Can Çakmur, Çağ Erçağ ve Ziyu He gibi önemli solistlere eşlik edecek. Borusan Quartet ise Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda izleyicileri oda müziğinin sevilen eserleriyle buluşturacak.

    BİFO yeni sezonunu 10 Ekim Perşembe akşamı saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek konser ile açacak. Martin Haselböck, François-Xavier Roth, Pierre Bleuse, Lucie Leguay ve Corrado Rovaris gibi şeflerin yönetiminde, Budapeşte'de Müpa, Barselona'da Palau de la Música, Paris’te Théâtre des Champs-Elysées ve Viyana’da Musikverein gibi salonlarda elde ettiği başarılarla tanınan Hélène Walter, gecede Gustav Mahler’in 4. Senfoni’sini seslendirecek. BİFO’yu sanat yönetmeni ve sürekli şefi Carlo Tenan’ın yöneteceği bu konserde ayrıca Cumhuriyetimizin değerli bestecilerinden Ahmed Adnan Saygun’un ve Felix Mendelssohn’un yapıtları da dinleyicilerle buluşacak.

    Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 17 Ekim Perşembe günü saat 20.00’de, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde klasik müziğin iki ünlü ismini, şef Laurence Equilbey ve keman sanatçısı Alena Baeva’yı ağırlayacak. 28 Kasım Perşembe günü saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde, onursal şefi Gürer Aykal’ın yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, piyanist Chloe Ji-Yeong Mun ile bir araya gelecek. 5 Aralık Perşembe günü saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde şef Carlo Tenan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Borusan Grubu’nun 80. yılına özel düzenlenecek konserde piyanist Marco Vergini’yi konuk edecek. 9 Ocak Perşembe günü, saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicilerle buluşacak Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, şef Carlo Tenan yönetiminde soprano Marlis Petersen ile yeni yılı karşılayacak. Carlo Tenan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, 13 Şubat Perşembe günü saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek konserde dinleyicilere bir “Mahler” gecesi ile farklı bir deneyim sunacak. 6 Mart Perşembe günü saat 20.00’de Carlo Tenan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde piyanist Enrico Pace’i ağırlayacak. 13 Mart Perşembe günü saat 20.00’de, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek baharın ilk konserinde Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı şef Nil Venditti yönetecek. 15 Mayıs Perşembe günü saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek konserde ise sanat yönetmeni ve sürekli şefi Carlo Tenan yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, sezonun son konserinde unutulmaz bir müzik deneyimine ev sahipliği yapacak.

    Borusan Quartet’in yeni üyesi Poyraz Baltacıgil oldu. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nda yardımcı grup şefliği görevini sürdüren Baltacıgil, aynı zamanda İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın viyolonsel grubunda yer alıyor. Borusan Quartet, yeni sezonda dört konser verecek. 23 Ekim Çarşamba günü saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleştireceği “Müzikal Armağan” başlığını taşıyan konserde Schumann ve Mendelssohn’un eserlerini seslendirecek. Borusan Quartet, 25 Aralık Çarşamba günü saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleştireceği yeni yıl konserinde dinleyenlere renkli bir program sunacak. Borusan Quartet, kış mevsiminin dinginliğine eşlik edecek “Oda Müziğinin Ustaları” konseriyle 19 Şubat Çarşamba günü saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleşecek. Borusan Quartet, 7 Mayıs Çarşamba günü saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda gerçekleşecek sezonun son konserinde İsviçreli klarnet sanatçısı ve doğaçlama ustası Reto Bieri’i konuk edecek.

    ​Borusan Sanat’ın yeni sezon programına buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1169
  • 19-09-2024

    Ara Güler arşivinden hayatın her alanından farklı insan manzaralarına odaklanan “On Life” sergisi, 2024 Türkiye-Macaristan kültür yılı kapsamında 15 Aralık’a kadar Budapeşte Robert Capa Contemporary Photography Center’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Ara Güler Müzesi’nin Robert Capa Contemporary Photography Center’da gerçekleşen “On Life” sergisiyle, üç usta, Robert Capa, André Kertész ve Ara Güler aynı çatı altında bir araya geliyor. Müzenin koleksiyonundan Robert Capa fotoğraflarının yer aldığı sergi ile eş zamanlı ziyarete açılan Ara Güler sergisinde, sanatçının ağırlıklı olarak 1950-1970 yılları arasında çektiği 44 adet siyah-beyaz kare sanatseverlerle buluşuyor. Ara Güler’in objektifinden hayatın her alanından farklı insan manzaralarını yansıtan sergide, İstanbul sokaklarının yanı sıra Türkiye’nin farklı bölgelerinden de kesitler yer alıyor.

    “On Life” sergisi, foto muhabirliği ve fotoğraf sanatının ulusal ve uluslararası alanda ün kazanmış en önemli temsilcilerinden biri olan Ara Güler’in doğup büyüdüğü İstanbul ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinden günlük hayata dair anlar sunuyor. Ara Güler’in 70 yılı aşkın kariyeri boyunca ürettiği en bilinen fotoğraflarından bir seçkinin yer aldığı sergide ayrıca kontakt baskı ve kamera gibi arşivsel objeler de ilk defa Macaristan’daki izleyicilere sunuluyor.

    0
    0
    1629
  • 19-09-2024

    Çocuk şarkılarıyla tanınan müzisyen Banu Kanıbelli’nin çocukların dikkatini çevre sorunlarına çekmek ve dünyayı iyileştirmenin mümkün olduğunu hatırlatmak için kaleme aldığı kitabı Çocuklara Mektuplar, Öykü Akarca’nın resimleriyle Redhouse Kidz (SEV Yayıncılık) tarafından yayımlandı.

    Çevre temalı şarkılar besteleyen Kanıbelli, dünyayı iyileştirmenin yollarını arıyor. Maceracı köpek Kara, mevsimler ve çocuklar, iklim değişikliğine karşı, daha yeşil bir dünya için el ele veriyor. Kanıbelli iklim krizini gözler önüne sererken, bir yandan da çocuklara umut aşılamayı ihmal etmiyor.

    ​Kitabın sonunda yer alan ve karekod ile ulaşılabilen, Kanıbelli’nin bestelediği “Haydi O Zaman” şarkısı, çocuklardan oluşan Müzik Seven Çocuklar grubuyla birlikte seslendirildi. Ayrıca öykünün bitiminde ayrıca başkahraman Kara’dan meraklı okurlar ve anne babalar için ek bilgiler de yer alıyor. Bu bölümde adım adım çevreyi nasıl iyileştirebileceğimiz anlatılırken, ilk adımı nasıl atacağını bilemeyenlere fikirler veriliyor.

    0
    0
    994
  • 18-09-2024

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), Borusan Sanat ve La Scala Tiyatrosu Akademisi tarafından düzenlenen 10. Leyla Gencer Şan Yarışması’nın final serisi 22-27 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    20. yüzyılın en önemli sopranolarından, tüm dünyanın “La Diva Turca” olarak tanıdığı Leyla Gencer’in onuruna düzenlenen, Türkiye’nin uluslararası çaptaki tek şan yarışması Leyla Gencer Şan Yarışması’nın onuncusu, 22 Eylül’de başlayacak. Yarışmanın video ile başvurularının yanı sıra Londra, Berlin, Milano, Napoli, Tiflis ve İstanbul’da canlı gerçekleştirilen ön elemelerinin ardından, final serisi 22-27 Eylül tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek. Yarışmanın final serisinde, Uzakdoğu’dan Amerika’ya 17 ülkeden, aralarında Türkiye’den de 13 sanatçının bulunduğu toplam 42 şancı yarışacak.

    Üç etaplık final serisinde, seyirciye kapalı çeyrek finalin ardından, 25 Eylül Çarşamba günü 11.00-17.00 saatleri arasında Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası'nda yapılacak yarı finalde, finalde yarışacak sekiz şancı belirlenecek. 27 Eylül Cuma akşamı saat 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda şef Pietro Mianiti yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde gerçekleştirilecek final galasında ise jüri, üç büyük ödülün sahibini belirlerken, dinleyiciler de oylarıyla Leyla Gencer Halk Ödülü’nün sahibini seçecek. 10. Leyla Gencer Şan Yarışması birincisi 7500 Euro, ikincisi 4000 Euro ve üçüncüsü 2500 Euro ile ödüllendirilecek.

    La Scala Tiyatrosu Akademisi’nden üç aylık eğitim bursu ödülü, La Scala Tiyatrosu Akademisi Özel Ödülü ile sahibini bulacak. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Özel Ödülü verilecek olan yarışmacı, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde bir konser vermeye hak kazanacak. İngiliz Kraliyet Operası Jette Parker Genç Sanatçılar Programı Özel Ödülü’nün sahibi olacak finalist İngiliz Kraliyet Operası’nda bir hafta boyunca en az beş eğitim seansı almaya hak kazanacak. Deutsche Oper Berlin ve Tiflis Devlet Opera ve Balesi’nin Özel Ödülleri ile de birer finalist bu operaların bir yapımında rol alacak. Finalistler arasında İtalyan şancı olması hâlinde ise İstanbul İtalyan Kültür Merkezi resital ödülü verecek.

    10. Leyla Gencer Şan Yarışması’nın jürisine La Scala Tiyatrosu ve Paris Operası’ndan sonra hâlen San Carlo Tiyatrosu’nun direktörlüğünü yürüten, günümüz opera dünyasının en etkili isimlerinden Stéphane Lissner başkanlık ediyor. Final serisinin jürisinde ayrıca İlker Arcayürek (Tenor), Viviana Barrios (Deutsche Oper Berlin Yardımcı Sanat Direktörü), Alessandro Galoppini (La Scala Tiyatrosu Cast Direktörü), David Gowland (İngiliz Kraliyet Operası Jette Parker Genç Sanatçılar Programı Sanat Direktörü), Badri Maisuradze (Tenor, Tiflis Devlet Opera ve Balesi Sanat Direktörü) ve Carlo Tenan (Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Sanat Yönetmeni ve Sürekli Şefi) yer alıyor.

    ​10. Leyla Gencer Şan Yarışması’nın yarı final ve final biletlerine Passo üzerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1460
  • 18-09-2024

    Hülya Özdemir’in “Algının Karanlık Çekirdeği” başlıklı kişisel sergisi 13 Ekim’e kadar Belm’art.Space’de sanatseverlerle buluşturuyor.

    Hülya Özdemir’in video ve fotoğrafları, desenler, kolaj ve asamblajları, ikonografik bir düzende galeriyi bir duygu ve bellek mekânına dönüştürüyor. Bir süre-bellek deneyimi olarak eserler, kronolojik işleyen bir zamana bağlı olsa da Özdemir’in şiirsel dili, Bergson’un bahsettiği “geri çekilen bir geleceğe doğru sürekli sokulma hareketi” gibi davranıyor.

    ​​Sergiye adını veren “Algının Karanlık Çekirdeği”, uzun süren bir görsel ve düşünsel deneyimin bilgiyle muhasebesi üzerine kurulu. Yitirilen, yok olan kimlikler, bilgiler ve varlıklar, Özdemir’in yapıtlarında geriye çağrılma sırasını bekleyen imgeler olarak izleyici karşısına çıkıyor. Hülya Özdemir’in pratiğinde bellek ve madde ilişkisi, ışığın sentezleri şeklinde ortaya çıkıyor. İmgenin ortaya çıkışının tanığı olan kurşun kalem, onun maddesi olan ağaç ve grafit, bir tükenişin, yok oluşun izleğini; sanatsal ve görünmez emeğin, zamanla olan ilişkisini gösteriyor.

    Künye:
    1. Resmi Hafıza Kaybı, 2024, 4K Siyah Beyaz Video, 3'35'', 5+1 ed
    2. Geri Çekilen Gelecek,2024, 250x65cm, Kağıt üzerine Kurşunkalem ve Fotoğraf (triptik)
    3. Algının Karanlık Çekirdeği Serisi, 2022 - 2024, değişebilir ölçüler, Kağıt üzerine Kurşunkalem
    4. Geri Çekilen Gelecek,2024, 250x65cm, Kağıt üzerine Kurşunkalem ve Fotoğraf (detay)
    5. Algının Karanlık Çekirdeği No.28, 2024, 70x100cm, Kağıt üzerine Kurşunkalem

    0
    0
    1638
  • 18-09-2024

    Galerist, küratörlüğünü Károly Aliotti’nin üstlendiği “Distilled From Scattered Blue” başlıklı karma sergiyi 24 Eylül-2 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    Mavinin bilinen anlamlarının ötesine geçerek, rengin içsel derinliklerindeki tuhaf, adlandırılamayan duyguların peşine düşen “Distilled From Scattered Blue” sergisi, mavi rengin gizemini ve henüz keşfedilmemiş olanın arayışını yansıtıyor. Yaraya, hafızaya, özleme, yalnızlığa ve mesafeye dokunarak, yaratıcı bir hüzün hissettiriyor. İsmini Lavinia Greenlaw’ın From Scattered Blue şiirindeki bir mısradan alan sergi, uhrevi masumiyeti temsil eden açık mavi tonlarından, evrenin her şeyi içine çeken uçsuz bucaksız siyahına doğru genişliyor. Bir türlü varamadığımız o yer, midemize çöreklenen taş, göğsümüzde bir nişan gibi taşıdığımız acı belki de mavi; bir yandan derimize sızarken, diğer yandan gardımızı düşürmemizi talep ediyor.

    Mavinin melankolik çağrışımları etrafında şekillenen sergide; Abdülmecid Efendi, Murat Akagündüz, Erol Akyavaş, Semiha Berksoy, Albert Bitran, Katrien de Blauwer, Hera Büyüktaşcıyan, Nejad Devrim, Marlene Dumas, Nermin Er, Max Ernst, Candeğer Furtun, Ahmet Doğu İpek, Fatoş İrwen, Şahin Kaygun, William Kentridge, Onur Kılıç, Gustav Klimt, Çağla Köseoğulları, Nermin Kura, Dora Maar, Basim Magdy, Kate MccGwire, Joan Miró, Mübin Orhon, Lara Ögel, Erman Özbaşaran, Eduard Pechuël-Loesche, Anıl Saldıran, Sarkis, Léon Spilliaert, Yaşam Şaşmazer, Defne Tesal, Clare Twomey, Elif Uras ve Masao Yamamoto’nun eserleri yer alıyor.

    “Distilled From Scattered Blue”, 2017 yılında Galerist’te düzenlenen, Károly Aliotti ile Nilüfer Şaşmazer’in eş-küratörlüğünü yaptığı ve siyah rengin doğurgan yaratıcılığına odaklanan “Dark Deep Darkness and Splendor” sergisinin hafızasını geri çağırıyor. Sergiye, ayrıca İngilizce ve Türkçe iki ayrı dilde basılmış bir yayın da eşlik ediyor.

    Künye:
    1. Dora Maar
    2. Semiha Berksoy
    3. Hera Büyüktaşcıyan
    4. Katrien de Blauwer
    5. Max Ernst
    ​6. Şahin Kaygun

    0
    0
    3066
  • 18-09-2024

    Rambert Dans Tiyatrosu tarafından sahnelenen Peaky Blinders: The Redemption of Thomas Shelby, Piu Entertainment ve Zorlu PSM organizasyonuyla, Yapı Kredi’nin 80. Yıl Feelin’ Good Etkinlikleri kapsamında, 22-25 Kasım tarihleri arasında Zorlu PSM’de izleyicilerle buluşacak.

    Peaky Blinders dizisinin yaratıcısı Steven Knight tarafından yazılan ve sahneye uyarlanan Peaky Blinders: The Redemption of Thomas Shelby, Benoit Swan Pouffer’ın yönettiği ve koreografisini yaptığı bir dans tiyatrosundan daha fazlasını izleyicilere sunuyor. Bu gösteri ile Shelby ailesinin hikâyesi TV’den sonra tiyatro sahnesinde de izleyicilerle buluşuyor. Özel olarak bestelenen müziklerin yanı sıra Nick Cave ve The Bad Seeds, Radiohead, Anna Calvi, The Last Shadow Puppets, Frank Carter & The Rattlesnakes ve Black Rebel Motorcycle Club’ın hazırladığı müzikler sahnede canlı orkestra tarafından seslendirilecek.

    Tüm zamanların en çok izlenen yapımlarından biri olan Peaky Blinders, Rambert Dans Tiyatrosu’nun etkileyici sahne uyarlaması ve ikonik müzikleri ile izleyicilere farklı bir deneyim sunacak. Yapı Kredi’nin 80. Yıl Feelin’ Good Etkinlikleri kapsamında, Piu Entertainment ve Zorlu PSM organizasyonuyla gerçekleşecek prodüksiyon; İngiltere’deki kapalı gişe turnesinin ardından İstanbul’da izleyicilerle buluşacak.

    “İngiltere’nin Birmingham şehrinde bulunan bir sokak çetesi üyelerinin hikâyesini anlatan Peaky Blinders, 1880’lerden 1910’lara kadar faaliyet gösteren işçi sınıfı İngiltere’sinin, sert ekonomik yoksunluklarından doğan bir grup. Ağırlıklı olarak, alt-orta sınıf geçmişe sahip genç suçlulardan oluşan; hırsızlık, şiddet, haraç alma, yasa dışı bahis ve kumar piyasasını yönetme ile uğraşan üyeler, özel dikim ceketler, yakalı pardösüler, düğmeli ipek eşarplar, paçalı pantolonlar, deri çizmeler ve sivri düz şapkalardan oluşan özel kıyafetleriyle bu kez tiyatro sahnesinde yer alacaklar.”

    Peaky Blinders: The Redemption of Thomas Shelby gösterisinin biletlerine Passo ve Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1785
  • 18-09-2024

    Video üretimlerine odaklanan Bilsart, Begüm Güney’in küratörlüğünü üstlendiği “Bir Daha Hiç Bulmamak Üzere Yitirdiğimiz Evler İçimizde Yaşıyor” sergisinin ikinci bölümünde Erdal Bilici’nin eserlerini 18-28 Eylül tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    ‘Bir daha hiç bulmamak üzere yitirdiğimiz evler içimizde yaşıyor.’ - Gaston Bachelard

    Sergi için zaman dışı ve zamanlar üstü Bachelard’ın düşüncesinde gündüşçüsü ile dünya birbirine bağlıdır. Gündüşleri dünya deneyiminin inkârı değildir. Düşünceden önce hayal — berrak ve sabit düşüncelerden önce parlayan ve düşleyeni önceliklendiren; insanın sadece düşünen varlığını kabul edemez. ‘İnsan, bütünlüğü içinde ele alındığında öncelikle hayal eden bir varlıktır.’ der.

    Kendini oluşturmanın yollarını uzun uzun tariflerken bizi sükûnete davet eder. Dinginlik, dünyanın ve gündüşçüsünün varoluşuna dairdir. İmge bu varoluşunun başlangıcıdır. Bir sanatçı için olduğu gibi… Biz de imgeleri izleyerek dünyaya katılır, burada kök salarız.

    Bağ (Tether) ikonik olan ile unutulmakta olan arasındaki zıtlığa işaret ederken zamanın hem değer verilen hem de göz ardı edilen kalıntılarına odaklanır. Eser, Kopenhag’ın tarihi merkezindeki iki oteli odağına alır: Arne Jacobsen tarafından tasarlanan ünlü SAS Oteli ve şehrin ilk fonksiyonalist binası olan neredeyse unutulmuş Astoria Oteli. Otel odasından Astoria’nın tepesine yerleştirilmiş anıta bakan bir anlatım ile başlayan eser; iki ana karakter üzerinden, birinin unutulmuş kamusal alanı işgal eden anıtlar ve heykellerden dem vurduğu, diğerinin ise bilimsel ilerlemeler hakkında duyduğu hikâyeleri anlattığı, konudan konuya atlayan bir diyalog olarak Astoria’nın tarihi ve güncel yapısı arasındaki bölünmüş bilincini yansıtır. Eser, bitki örtüsüyle kaplı bir alanda, fısıldayan sesler, kuytuda bir yer ve uzaktan görünen bir kamp ateşi üzerinden bir nevi psikolojik bir mekâna geçiş yapar. Akan görüntü okyanusun orta yerinde dalgalarla devinen başka bir yerde, uzaklardan gelen ezgilerin ritmiyle devam eder. Bağ (Tether), sinema, 3D, CGI ve fotoğraf tekniklerini kullanarak insanlık durumuna dair denemelere dönüşürken; insana dair temsili, bazen görsel ve bazen ise sadece işitsel öğeler ile bir tür tuzak olarak kullanır ve izleyiciyi anlatıya çeker.”

    0
    0
    1226
DAHA FAZLA
Geldanlage