GÜNDEM
  • 04-11-2024

    Eric Whitacre’ın dünya çapında tanınan 8 sesli koro eseri “Cloudburst”, Chromas’ın yenilikçi yorumu ile müzikseverlerle buluştu.

    Amerikalı Grammy ödüllü besteci Eric Whitacre’ın 21 yaşında başladığı ve dört yıl sonra tamamladığı, Chromas tarafından yıllardır sahnede canlı olarak seslendirilen ikonik eser, Chromas’ın yenilikçi yorumu ve Dolby Atmos çevreleyen ses teknolojisi ile yeniden hayat buluyor. 2023 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Müzik İleri Araştırmalar Merkezi (MİAM) Stüdyosu’nda, Dolby Atmos uzamsal kayıt tekniğiyle özel olarak yeniden kaydedilen “Cloudburst”, bu kez tüm sesleri kapsayan bir tasarım ile dinleyiciyi merkezine yerleştiriyor.

    Kısa süreli bir ses enstalasyonu olarak deneyimlenen bu yorum, şimdi herkesin kulaklarına ulaşmak üzere tüm platformlarda erişime açıldı. Chromas’ın bu kaydıyla, yaklaşan bir fırtınanın sesi, yağmurun ritmi ve güneşin doğuşunu tasvir eden eser, dinleyicilere farklı bir ses yolculuğu sunuyor. Kayıtları ve mix’i Ozan Demir tarafından yapılan, 8 dakika 12 saniye süren “Cloudburst”, seslerin odak noktası olan “sweet spot”ta konumlanan dinleyiciyi sarıp sarmalayan özel bir deneyim vaat ediyor. Chromas’ın bu yaratıcı yorumuyla Eric Whitacre’ın “Cloudburst”u, müzik dünyasına yeni bir çağrışım kazandırıyor. Ayrıca Başak Doğan, şu öneride bulunuyor: “360 derece ses kayıtlarını destekleyen kulaklıklarla dinlediğinizde, seslerin çevrelediği o biricik seyirci siz oluyorsunuz.”

    ​Chromas’ın “Cloudburst” yorumunu buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    934
  • 04-11-2024

    Alekos Fassianos’un (1935-2022) eserleriyle İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasını bir araya getiren “Bizans’a Yelken Açmak” sergisi 22 Şubat'a kadar Zeyrek Çinili Hamam’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Atina’da bulunan Alekos Fassianos Müzesi iş birliğiyle düzenlenen, Anlam de Coster’in küratörlüğünü üstlendiği sergi, hamamın restorasyon çalışmaları sırasında keşfedilen Bizans sarnıcında izleyiciye sunuluyor. Sergi, sanatçının eserleri ile hamamın ve sarnıcın çok yönlü mirası arasında bir diyalog kuruyor. Başlığının ilhamını William Butler Yeats’in Sailing to Byzantium (Bizans’a Yolculuk) şiirinden alan sergi, izleyicileri tarih, mit ve hayal gücü arasında katmanlı bir keşfe davet ediyor. Sanatçının Yunan mitolojisi ve Bizans ikonografisinden beslenen eserleri, sarnıçta ortaya çıkarılan ve hamamın inşaatında çalışan kürek mahkumlarının yaptığı düşünülen gizemli gemi grafitilerindeki kahramanların ve korsanların yer altı dünyasına ve düşlerine konuk oluyor. 

    Fassianos, antik dönem ve modernizmi harmanladığı kendine has tarzıyla tanınan ve sanat pratiği resim, seramik, tasarım, mimari, şiir gibi farklı disiplinleri kapsayan dünyaca ünlü bir sanatçı. Gündelik hayatı mitolojik bir anlatıya dönüştürme gücüne sahip olan sanatçının eserleri, canlı renkleri ve akıcı çizgileriyle tanınıyor. Sergi, yakın zamanda keşfedilen Bizans sarnıcına özel olarak kurgulanan ilk proje olmasının yanı sıra, sanatçının ailesi ve Alekos Fassianos Müzesi ile iş birliği içerisinde düzenlenen Türkiye’deki ilk kurum sergisi olma özelliği taşıyor. Aralarında İstanbul’a dair bir tablonun da bulunduğu beş önemli eser, dünyada ilk kez bu sergide sergileniyor; diğer eserlerin çoğu ise Yunanistan dışında ilk kez izleyicilerle buluşuyor. 

    Sergi tasarımını PATTU’nun üstlendiği ve Yunanistan İstanbul Başkonsolosluğu desteğiyle düzenlenen sergi, bu benzersiz tarihi yapıyla sanatçının eserleri arasında yeni tematik bağlar kuran bu seçkiyi ilk kez bir arada sunuyor. Zeyrek Çinili Hamam Müzesi’nin altında yer alan Bizans sarnıcı, bu sergiden sonra da güncel sanat müdahaleleri için alan açmaya devam edecek.

    Zeyrek Çinili Hamam, The Marmara Grubu’nun restorasyon çalışmalarının ardından, tarihle iç içe bir hamam deneyimi sunmak üzere bu yıl kapılarını misafirlerine açtı. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa tarafından yaptırılan ve Mimar Sinan’ın 1530-1540 yılları arasında inşa ettiği Zeyrek Çinili Hamam, bugün sadece bir hamam değil; içinde bir müze, güncel sanat programları, etkinlik alanları ve bir mağaza barındıran kültürel bir kompleks olarak hizmet veriyor.

    Künye:
    1. Le réveil de l'ange Meleğin Uyanışı, 2000 civarı, Tuval üzerine yağlıboya, 47x67 cm, ©Katoufas brothers, Alekos Fassianos Estate İzniyle
    2. Συζήτηση στο Βόσπορο (Conversation sur le Bosphore) Boğaz'da Sohbet, 2012, Tuval üzerine yağlıboya, 71x92 cm, ©Katoufas brothers, Alekos Fassianos Estate İzniyle
    3. Έρωτας και ψάρεμα (Amour et Pêche) Aşk ve Balık Tutma, 2006 civarı, Tuval üzerine yağlıboya, 157x116 cm, ©Katoufas brothers, Alekos Fassianos Estate İzniyle
    4. İsimsiz, 2005 civarı, Tuval üzerine yağlıboya, 150,5x100 cm, ©Katoufas brothers, Alekos Fassianos Estate İzniyle
    ​5. άγγελος σαν όνειρο (Ange comme un rêve) Rüya Gibi Bir Melek, 1976 civarı, Kağıt üzerine yağlıboya, 100x70 cm, ©Katoufas brothers, Alekos Fassianos Estate İzniyle

    0
    0
    4073
  • 04-11-2024

    Sema Aslan’ın iletişimin ve duygularımızı paylaşmanın iyileştirici gücüne odaklandığı, Zeynep Özatalay’ın resimlediği kitabı Küçücük, Redhouse Kidz (SEV Yayıncılık) tarafından yayımlandı.

    Küçücük’te 7 yaş ve üzeri okurlar bir öğretmen ve öğrenci arasındaki mizah yüklü, duygusal diyalogları okuyor, çocuk ile yetişkin arasındaki hiyerarşik iletişimin yaratıcı bir anlatımla tersine çevrildiğine şahit oluyorlar.

    “Bazen hisleri tarif etmek zordur. Mesela, kendimizi küçülmüş gibi hissettiğimiz zamanlar olur. Hatta, küçücük! Nasıl tarif edilir bu his? Çeken bir kazak gibi küçülmek mi? Peki ya bu histen kurtulmak istersek ne yapmalıyız? Belki de güvendiğimiz biriyle duygularımız hakkında konuşmak en iyisidir!”

    0
    0
    1068
  • 03-11-2024

    Müzisyen, söz yazarı, besteci ve yorumcu ABD’li şarkıcı John Maus; lo-fi, synth pop ve deneysel pop karması parçalarıyla 6 Kasım Çarşamba gecesi Blind’da müzikseverlerle buluşacak.

    David Bowie, Scott Walker, Nick Cave ve Joy Division ile karşılaştırılan John Maus, hipnotize edici tarzı ve yoğun tek kişilik şovları ile büyük bir dinleyici kitlesine sahip. Lo-fi, synth pop ve deneysel pop karması parçalarıyla İstanbullu dinleyicileriyle buluşmaya hazırlanan John Maus öncesi sahneye Brek çıkacak.

    Animal Collective, Panda Bear ve Haunted Graffiti gruplarından da tanınan John Maus, California Institute of Arts’da müzik eğitimi aldı. Eğitimi süresince deneysel, orta çağ, barok ve rönesans gibi farklı müzik türleriyle ilgilenen sanatçının müziği üzerindeki erken dönem etkilerin en büyüklerinin Nirvana ve 80’li yılların film müzikleri oluşturuyor. Ariel Pink ile tanıştıktan sonra pop müziğe de ilgi duymaya başlayan sanatçının müziğine etki eden bir diğer faktör ise kendisinin aynı zamanda bir felsefe doktorasına sahip olması. 

    ​John Maus konserinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1521
  • 03-11-2024

    Çağatay Odabaş’ın “Işık. Gölge. Sahneler” başlıklı kişisel sergisi 25 Aralık’a kadar Ruzy Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.

    Çağatay Odabaş, yeni sergisinde mumu, zamanın simgesi olarak yeniden yorumladığı eserlerini izleyiciye sunuyor. Sanatçının yedi yıl aradan sonra gerçekleştirdiği sergisi “Işık. Gölge. Sahneler”, sinema ile resim arasında paralellik kurarak, ilhamını Caravaggio, Rembrandt ve Georges de La Tour’un ışık ve gölge oyunlarından alıyor. Sergi, antika nesneleri bir araya getirerek, Odabaş’ın “sahneler” oluşturmak için kullandığı film karelerini yeniden canlandırıyor. Odabaş, her eseri bir film sahnesi olan sergisinde mumu bir metafor olarak kullanarak yaşam ve zaman kavramına odaklanıyor.

    Odabaş, eserlerinde mumu, zamanın simgesi olarak yeniden yorumluyor; şekli değişmeyen ama yanışı her defasında benzersiz olan bu simge, insan yaşamının tekrarsız olmasını yansıtıyor. Eserlerinin hikâyelerinde mum ışığını bir kahraman olarak kullanan Odabaş, karakterleri sahneden çıkararak, onları görmemizi sağlayan ışık unsurunu ön plana çıkarıyor. Sergi, sanatseverlere sinemanın kült filmlerini yeniden hatırlatıyor ve mum ışığının aydınlatmasıyla izleyicilere bir filmin ana kahramanı olma fırsatı sunuyor.  

    Odabaş’ın kendine özgü tekniğiyle gerçekleştirdiği eserler ekran dokusuna referanslar göndererek, eserlerindeki sinematografik unsurları güçlendiriyor ve gerçekçi görüntüler yaratan bir üslup yansıtıyor. “Işık. Gölge. Sahneler”, sanatçının yedi renk paletini kullanarak tuvallere piksel tarzında uyguladığı yaklaşık 60’ı aşkın yeni eserini izleyiciye sunuyor. Ayrıca sergide yer alan koleksiyon yenileniyor. Odabaş’ın sergide yer alan sanat eserlerine ek olarak farklı eserleri de sergi süresince koleksiyona dahil oluyor.

    0
    0
    1638
  • 03-11-2024

    Türkiye’de soyut sanatın öncü isimlerinden Adnan Çoker’in vefatının ikinci yıl dönümünde, sanatçıyı anmak için Oğuz Erten tarafından yayına hazırlanan, Mutlak Siyah, Adnan Çoker: Anılar ve Tanıklıklar isimli kitap, Islık Yayınları’ndan çıktı.

    Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin efsanevi hocalarından biri olarak da tanınan Çoker’i yakından tanıyan dostları, öğrencileri, yetiştirdiği sanatçılar ve sanat dünyasının değerli isimlerinin sanatçı hakkındaki görüşleri, anıları ve çok sayıda fotoğraf bu kitapta bir araya geliyor.

    Erten’in yayına hazırladığı, editörlüğünü Özlem İnay Erten’in üstlendiği kitapta, Adnan Çoker için yazılarıyla katkıda bulunan isimler: Asuman Çoker, Yahşi Baraz, Bedri Baykam, İlona Baytar, Şükrü Bozluolcay, Gülşen Çalık Can, Rabia Çapa, Server Demirtaş, Sinan Demirtaş, İpek Aksüğür Duben, Oğuz Erten, Jale Nejdet Erzen, Adem Genç, Ahmet Kamil Gören, Zeynep İnankur, Özlem İnay Erten, Bahar Kocaman, Ahmet Öktem, Necmi Sönmez, Ömer Faruk Şerifoğlu, Yusuf Taktak, Süleyman Saim Tekcan, Seyhun Topuz.

    ​Birçok sanatçı, sanat insanı ve profesyoneline dokunmuş, sanat tarihi araştırmalarına katılmış, genel bir hocalıktan daha geniş bir eğitimciliği kendine yol edinmiş Çoker’in ardından, onun Türk sanatına kattıkları, sanatı ve etkilerini ortaya koyabilmek için hazırlanan bu kitap sanatçıya saygı niteliği taşıyor.

    0
    0
    1584
  • 02-11-2024

    Katılımcılarını farklı sesler, yeni fikirler ve yeni keşiflerle buluşturan Babylon, kasım ayında da sevilen sanatçıları müzikseverlerle buluşturmaya devam ediyor.

    Babylon, yeni sezonda kapılarını dansa, sevgiye, birlikteliğe, yeniliklere, farklılıklara, hoşgörüye, eğlenceye, mutluluğa, eski günlere, yeni deneyimlere ve en önemlisi de müziğe açıyor. Kasım ayı boyunca; Fransız dream pop harikası Isaac Delusion, İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions, Shalgam Records rehberliğinde Light Motiv ve Hav Hav!, Son Feci Bisiklet, Hey! Douglas, Cemiyette Pişiyorum ve Goblin Daycare, Kana Kana, Voilaaa Sound System, Radyo Eksen DJ’leri, Continental Salsa, Sofia Kourtesis, Peyk Babylon’da sahne alacak. Kasım ayı boyunca Babylon sahnesinde gerçekleşecek etkinliklerinin biletlerini BiletixMobiletPasso ve Biletino üzerinden satın alabilirsiniz.

    Program:
    Isaac Delusion / 2 Kasım Cumartesi
    İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions / 6 Kasım Çarşamba
    Shalgam Records Selects: Light Motiv & Hav Hav! / 7 Kasım Perşembe
    Son Feci Bisiklet / 8 Kasım Cuma
    Feel Real Presents: Hey! Douglas “Live” / 9 Kasım Cumartesi
    Cemiyette Pişiyorum, Öncesi: Goblin Daycare / 13 Kasım Çarşamba
    Kana Kana / 14 Kasım Perşembe
    Voilaaa Sound System / 15 Kasım Cuma
    Radyo Eksen Partisi / 16 Kasım Cumartesi
    Continental Salsa / 17 Kasım Pazar
    Feel Real Presents: Sofia Kourtesis DJ Set / 22 Kasım Cuma
    ​Hamiyet Bir Peyk Müzikali Plak Lansman Konseri / 29 Kasım Cuma

    Tag: Babylon
    0
    0
    922
  • 02-11-2024

    Salt ve Lumbardhi Vakfı iş birliğinde düzenlenen “Sosyalizme Tercüme” başlıklı sergi 23 Şubat 2025 tarihine kadar Salt Galata’da sanatseverlerle buluşuyor.

    Kosova ve Makedonya odağında Yugoslavya’da Türkçe konuşan topluluğun az bilinen tarihini ele alan “Sosyalizme Tercüme”, çok uluslu bir toplumsal bağlamda sosyalist ideolojinin, Yugoslavya’da Türk kimliğinin inşası ve dönüşümü üzerine etkilerini araştırıyor. Serginin tarihsel kapsamı, Yugoslavya Krallığı’ndaki ezilen Müslüman halktan bir kesimin kurtuluşu sol fikirlerde aradığı 1920 yılından başlıyor. Krallık rejiminin baskısıyla kesintiye uğratılan sosyalist bir gelecek tasavvurunun önünü açan yeni nesil aktivistlerin hikâyesinin izini sürüyor. Bu mirasın üzerine inşa edilen sergi, Sosyalist Yugoslavya’nın yeni gerçekliğine açılıyor ve 1980’lerin sonuna uzanıyor.

    Söz konusu dönemde Yugoslavya’da Türkçe konuşan topluluk resmi kayıtlara göre nüfusun küçük bir bölümünü oluştursa da farklı milliyetlere yönelik politikalar Türkçe dilinde faaliyet gösteren gazete, süreli yayın, okul gibi birçok kültürel ve siyasi girişimin kurulmasına olanak veriyor. Bu oluşumlar arasındaki bağlantılar, milliyetçiliğe yönelik ana akım yaklaşımları tartışmaya açarken Yugoslavya’nın 1990 savaşları sırasında dağılmasıyla pekişen “totaliter” ve “etno-milliyetçi” söylemi çok yönlü bir bakışla sorgulamayı da mümkün kılıyor. “Sosyalizme Tercüme”, özel arşivler ile halk kütüphanelerinde bulunan ve birçoğu ilk kez gün yüzüne çıkarılan tarihi belgeleri içeriyor. Bu malzemeler Mustafa Emin Büyükcoşkun, Yane Calovski, Hana Miletić, Ahmet Öğüt, Fevzi Tüfekçi ve Dilek Winchester’ın üretimleriyle yan yana geliyor. Enternasyonalizm ile dayanışma temelli bir ulusal bilincin inşasını araştıran sergi, Yugoslav sosyalizminin özyönetim ve Bağlantısızlar Hareketi gibi tarihsel açıdan ayırt edici özelliklerinin, Türkçe konuşan topluluğun tahayyül edilme biçimlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Bu karmaşık dinamiklerden doğan yeni kültürel yapıları öne çıkararak güncelliğini bugün de koruyan, özgün bir anlatı kuruyor.

    Sezgin Boynik, Tevfik Rada ile Merve Elveren tarafından programlanan ve Lumbardhi Vakfı (Kosova) iş birliğinde gerçekleştirilen “Sosyalizme Tercüme” sergisini, 23 Şubat 2025 tarihine kadar Salt Galata’da ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Tefeyyüz okulu pionerler örgütü toplantısından bir fotoğraf, tarih bilinmiyor Tefeyyüz 30 Yıl, Üsküp, 1975
    2. Birlik, Üsküp, 27 Aralık 1964
    3. Sevinç, Sayı: 7, Üsküp, 15 Mart 1959
    ​4-5. Ferit Bayram ve Fetah Süleymanpaşiç, Alfabe, Üsküp: Bratstvo Yayınevi, 1947

    0
    0
    1893
  • 02-11-2024

    Selin Sümbültepe’nin prodüktörlüğünü Zeid Hamdan’ın üstlendiği sentez şarkılardan oluşan Hemhal isimli EP’si müzikseverlerle buluştu. 

    Selin Sümbültepe’nin kendi köklerine müzik aracılığıyla dokunmak, kültürünü sürdürebilmek ve doğduğu toprakların hafızasını yaşatmak amacıyla yola çıktığı yeni EP’si Hemhal, beş şarkıdan oluşuyor. Kelime anlamı “birleşmek”, “aynı durumda olmak” olan Hemhal, şimdiyle geçmişi bir bütün olarak sunmak isteyen sanatçının amacını özetliyor. Müziğini Orta Doğu ezgileri ve Batı müziğiyle birleştiren Sümbültepe’nin özellikle kendi kültürel geçmişine dayanan melodilerle bir harman sunduğu Hemhal’ın prodüktörlüğünü, Lübnanlı indie ve küresel müzik öncüsü Zeid Hamdan üstlendi.

    ​Selin Sümbültepe’nin yeni EP’si Hemhal’ı buradan dinleyebilirsiniz.

    0
    0
    1187
  • 01-11-2024

    Fransız metal grubu Gojira, 2025 yaz turnesi kapsamında 22 Temmuz 2025’te KüçükÇiftlik Park’ta konser verecek.

    Metalde yetkinlik, ilkel groove’lar ve uhrevi melodileri dengeleyen Fransız dörtlü, tüm sınırları yıkarak sert müziği geleceğe doğru ilerletmeye devam ediyor. Gojira’nın 2025 yaz turnesinin İstanbul konseri biletleri 5 Kasım Salı saat 13.00’te satışa çıkacak.

    Üç GRAMMY® Ödülü adaylığı olan Gojira, 2005’in dönüm noktası From Mars To Sirius ile Rolling Stone’un “Tüm Zamanların En İyi 100 Metal Albümü” listesinde yer aldı. L'Enfant Sauvage (2012) ve Magma (2016) gibi albümlere imza atan grup 2021’de yayımlanan Fortitude albümüyle yeniden yükselişe geçti. Albüm yayımlandıktan sonra Billboard Top Album Sales Chart’ta 1 numaraya ve Top Current Album Sales Chart’ta 1 numaraya yükselerek haftanın en çok satan albümü oldu. Aynı zamanda, Billboard 200’de 12 numaraya yükselerek kariyerinin en yüksek seviyesine ulaştı. “Amazonia” ayrıca “En İyi Metal Performansı” kategorisinde GRAMMY® Ödülü’ne layık görüldü. Fortitude albümü 2021’i Rolling StoneThe GuardianConsequence ve Paste’in yıl sonu listelerinde kapattı ve Revolver ve Metal Hammer tarafından “#1 Best Album of the Year” olarak anıldı. Gojira, 2024 Paris Olimpiyatları’nın açılış töreninde Marina Viotti ve Victor Le Masne’nin yer aldığı “Mea Culpa (Ah! Ça ira!)” ile tüm dünyayı etkiledi ve yayımlandıktan sonra ABD Hard Rock Dijital Şarkı Satışları listesinde 1 numaraya yükseldi.

    ​Gojira’nın 22 Temmuz 2025’te KüçükÇiftlik Park’ta vereceği konserin biletlerine 5 Kasım Salı saat 13.00’ten itibaren buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    3881
DAHA FAZLA
Geldanlage