GÜNDEM
  • 26-09-2024

    Çağan Irmak, Gözümden Deliler Taştı ile başlayan edebiyat yolculuğuna Doğan Kitap’tan yayımlanan ilk romanı Ayrılış ile devam ediyor.

    Ayrılış; ayrılığı imkânsız bir ayrılışın daha önce hiç yazılmayan hikâyesi. Yaralı bir masal bu. Eski İstanbul’da, mezarlığa bakan bahtsız bir köşk. Ve on yedisinde iki kardeş; yan yana yaşayan ama apayrı dünyalara savrulan. Aslında akla hayale gelebilecek tüm zıtların kardeşliği bu roman; barışın ve savaşın, nefretin ve merhametin, uğurun ve lanetin, dostluğun ve düşmanlığın.

    Kitap hakkında yazar Nermin Yıldırım şunları söylüyor: “Beyaz perdede yarattığı şahsına münhasır dünyalarla tanıdığımız Çağan Irmak, bu defa edebiyat karasularında, sözcüklerin tılsımıyla anlatıyor hikâyesini. Bir yandan tebessüm ettirirken bir yandan da iç sızlatan bu ilk romanla, belki de en lüzum duyduğumuz zamanda, en lüzum duyduğumuz hayali fısıldıyor kulağımıza: yan yanalık. Büyük kopuşların, yırtılışların, aldanışların, ayrılışların, pişmanlıkların gölgesinde de olsa, her şeye rağmen ve hatta inadına, daima yan yanalık…”

    “Tanıyordu Ay onları. Batuhan ile Baturgan’dı isimleri. Biliyordu. Kendine benzetiyordu bazı bazı. Bilhassa yarımay olduğu zamanlarda onun bir tarafı ışıkta, bir tarafı karanlıkta kalan hali gibilerdi.”

    0
    0
    3025
  • 25-09-2024

    Ebru Nihan Celkan ve Nagihan Gürkan’ı ilk kez bir araya getiren Loop oyunu, 28. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında 23 Ekim’de Alan Kadıköy’de prömiyerini yapacak.

    Ebru Nihan Celkan’ın kaleme aldığı, Nagihan Gürkan’ın yönettiği Loop, 23 ve 24 Ekim’de Alan Kadıköy’de sahnelendikten sonra 28 Kasım, 17 ve 26 Aralık tarihlerinde Zorlu %100 Studio’da, 14 Kasım Perşembe akşamı ise Maximum Uniq Box'ta izleyicilerin karşısına çıkacak. Berfu Öngören ve Uğur Karabulut’un başrollerini paylaştığı oyunda ikileye Bora Çınar eşlik ediyor. Ali ile birlikte Berlin’e taşınan Umut’un hikâyesini anlatan oyun, bizi de belirsizliğe bir adım atarak etrafımızda dönüp duran dünyayı, yetişilmesi gereken hayatları, herkesi ve her şeyi normalleştirmeye çalışan kurumları sorgulatıyor.

    “‘Lineer yanılsama. Oysa belirsizlik dünyadaki tek sabit. Her şey iç içe. Geçmiş, şimdi ve gelecek inatla süren bir yanılsama…’

    Diyor Umut. Döne döne tutunmaya çalıştığı bir dünyada. Belki dünya onun etrafında dönüyor belki de o sadece kendi içinde. Ama yerinde durmayan bir şeyler olduğu kesin. Ve bir şeylerin kesinlikle yerinden oynaması gerektiği.

    Umut Ali’yle birlikte İstanbul’dan Berlin’e taşınır; bu birçok şeyin bitişi, başlangıcı ya da en azından değişmesi demektir onun için. Ama beklediği gibi olmaz. Planladığı gibi içkiyi bırakamaz, Ali’yle kurdukları dünya gitgide dağılır. Çocukluğundan beri ‘düzeltilmesi gereken biri’ gibi hissetmesine sebep olan kopukluk hissi gitgide artar. Baktığı yerde aynı şeyi görmediği, aynı şeyi duymadığı insanlarla bir arada olmanın yarattığı kopukluk…

    Umut’un oyun boyunca yolculuğu; etrafındaki dünyanın akışını durduracak, dahası yönünü değiştirecek bir hâle dönüşür. Umut kendi gerçekliğini hatırlamaya çalışır, bu kaosun içinde kaybolmaz; aksine bu garipliğin farkındadır ve bunu durdurmanın zamanı gelmiştir. Çocukluğundan beri eline tutuşturulan ilaçların, terapilerin, bir takım ‘an’a tutunma çabalarının nasıl bir tuzak olduğunu fark eder. Hep iyileştirilmesi, hep düzeltilmesi gereken bir zihin olarak görüldüğünün farkındadır.

    Biz de Umut’la birlikte belirsizliğe bir adım atabilirsek belki de orada bir yerlerde bulacağımız şey kendimizden esirgediğimiz bir ıssızlıktır. Etrafımızda dönüp duran dünya, bir takım yetişilmesi gereken hayatlar, bizi normalize etmeye çalışan kurumlar, insanlar, bağlar… Ve her şeyin ortasında duran biz.”

    0
    0
    1526
  • 25-09-2024

    Pera Müzesi Öğrenme Programları’nın “Hesaplar ve Tesadüfler” sergisi kapsamında gerçekleştireceği “Rastlantının Düzeni” başlıklı atölye programı 26 Eylül 2024 - 26 Ocak 2025 arasında gerçekleşecek.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Öğrenme Programları’nın “Hesaplar ve Tesadüfler” sergisine paralel olarak düzenlediği “Rastlantının Düzeni” programında farklı yaş gruplarına yönelik eğlenceli ve ilham dolu atölyeler katılımcılarla buluşacak. Çevrim içi ve yüz yüze olarak düzenlenen ve geniş bir yaş aralığını kapsayan program, katılımcılara sanatsal ve yaratıcı bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. “Rastlantının Düzeni” programı hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Atölye Programı:

    Renk Renk Dondurma (Anaokulu, yüz yüze)
    Perşembe günleri
    10.30-12.00
    13.30-15.00

    Tablom Çiçek Açıyor (4-6 yaş, yüz yüze)
    28 Eylül Cumartesi, 10.30
    19 Ekim Cumartesi, 10.30
    23 Kasım Cumartesi, 10.30

    Yuvarla ve Boya! (4-6 yaş, yüz yüze)
    5 Ekim Cumartesi, 10.30
    2 Kasım Cumartesi, 10.30

    Melodinin Rengi (4-6, yüz yüze)
    12 Ekim Cumartesi, 10.30
    9 Kasım Cumartesi, 10.30

    Geometrik Şekillerle Resim (İlkokul, yüz yüze)
    Perşembe günleri
    10.30-12.00
    13.30-15.00

    Tuvalimde Sürpriz Karakter (7-12 yaş, yüz yüze)
    28 Eylül Cumartesi, 13.30
    2 Kasım Cumartesi, 13.30

    Küre Yüzeyinde İp Sanatı (7-12 yaş, yüz yüze)
    5 Ekim Cumartesi, 13.30
    9 Kasım Cumartesi, 13.30

    Tuval Üzerinde Renklerin Yolu (7-12 yaş, yüz yüze)
    19 Ekim Cumartesi, 13.30
    23 Kasım Cumartesi, 13.30

    Tangram ile Algoritmik Tasarım (Ortaokul, yüz yüze)
    Perşembe günleri
    10.30-12.00
    13.30-15.00 

    Dans Eden Robotlar (9-12 yaş, yüz yüze)
    12 Ekim Cumartesi, 13.00

    Hesaplar ve Tesadüfler Çevrim İçi Sergi Turu (Lise, çevrim içi)
    Cuma günleri
    10.00-10.30
    10.45-11.15
    11.30-12.00

    Hesaplar ve Tesadüfler Sergi Turu (Lise, yüz yüze)
    Perşembe günleri
    10.30-12.00
    13.30-15.00

    Geçirgen Motifler (Lise, yüz yüze)
    Perşembe günleri
    10.30-12.00
    13.30-15.00

    Huzurevleri için Hayal Gücünün Renkleri (Çevrim içi & yüz yüze)

    0
    0
    1084
  • 25-09-2024

    Sally Rooney’nin acı, aşk, aile dinamikleri ve kardeşlik bağı üzerine kaleme aldığı, son romanı İntermezzo, Begüm Kovulmaz’ın çevirisiyle tüm dünyayla aynı anda Can Yayınları’ndan çıktı.

    Romanın kahramanları 30'lu yaşlarındaki beyaz yaka avukat Peter ve 22 yaşındaki profesyonel satranç oyuncusu Ivan. İntermezzo, birbirine hiç benzemeyen bu iki erkek kardeşin arzu, çaresizlik ve olasılıklarla dolu yeni bir ara faslın eşiğindeyken gerçek sevgiyi ve hayatta anlam arayışını konu alıyor.

    “Başka insanların talepleri bitmez, yalnızca çoğalır.
    Hep daha karmaşık, daha zordur.
    Bu da, diye düşünüyor, daha çok hayat, hayatın hep daha fazlası demenin bir başka yolu.”

    0
    0
    4790
  • 25-09-2024

    Eurovision 2024’ün ikincisi Baby Lasagna, ilk Türkiye konserini “Meow Back Tour” kapsamında 24 Nisan 2025’te IF Performance Hall Beşiktaş sahnesinde verecek.

    İsveç’in Malmö şehrinde düzenlenen 2024 Eurovision Şarkı Yarışması’nda “Rim Tim Tagi Dim” şarkısıyla ikinci olan Baby Lasagna, yarışmadaki performansıyla dikkatleri üzerine çekti. Enerjik gösterisi, farklı sesi ve sıcak, samimi tavrı izleyicileri etkileyen Baby Lasagna, ülkesi Hırvatistan’ın Eurovision’daki en yüksek derecesini kazanmasını sağladı. Ayrıca halk oylamasında da en fazla televotu aldı. Baby Lasagna, 2025’in baharında “Meow Back Tour” ile Avrupa’yı gezip hayranlarıyla buluşacak.

    ​Baby Lasagna’nın 24 Nisan 2025’te IF Performance Hall Beşiktaş’ta gerçekleştireceği ilk Türkiye konserinin biletlerini Biletino ve Passo üzerinden satın alabilirsiniz.

    0
    0
    1534
  • 25-09-2024

    Orçun Karamustafa’nın “İst-anbul” başlıklı kişisel sergisi 12 Ekim’e kadar Müze Gazhane C Binası’nda sanatseverlerle buluşuyor.

    İstanbul’un hareketli ve dinamik yapısını fotoğraflarıyla yansıtan Orçun Karamustafa, sergisinde İstanbul’u farklı açılardan ele alıyor. İstanbul’un kültürel zenginlikleri, tarihsel dokusu ve modern yaşantısının kesişim noktalarını etkileyici karelerle ölümsüzleştiren sanatçı, izleyicileri şehrin katmanlı hikâyeleriyle bir araya getiriyor. Sergide, şehrin hem bildiğimiz yüzüne hem de çoğu zaman gözden kaçırdığımız detaylarına ışık tutuluyor. Karamustafa, eserlerinde gündelik yaşamın içindeki saklı estetiği ve şehrin geçmişten günümüze taşıdığı hikâyeleri fotoğraf karelerine yansıtıyor.

    ​Orçun Karamustafa sergi ile ilgili şunları söylüyor: “İstanbul Fotoğrafçılığı gerçekten de var olan, adı konulmamış ama hissedilen bir şey. İstanbul’un tarihi dokusu, insanların yaşamlarına dair anları ve şehrin yaşanmışlıklarla dolu sokakları, yolculuğumun merkezinde yer alıyor. İstanbul, zamanın akışıyla değişen bir şehir olmasına rağmen; ruhunu ve özünü hiç kaybetmemiş. İstanbul’un geçmişi, bugünü ve geleceği arasında bir köprü kurarken, şehri yalnızca bir yaşam alanı olarak değil yaşama tanıklık ettiğim bir anlatıcı olarak ele aldım. İstanbul temalı fotoğraf sergimin, İstanbul’un Kurtuluş Günü etkinlikleri kapmasında yer alması; şehrin tarihine ve kültürel mirasına duyduğum değeri ifade etme alanı tanıyor. Kişisel sergimde geçmişin izlerini geleceğe taşıyan bu şehirle ile ilgili gözüme takılan yaşanmışlıkları sizinle paylaştım. Gelin buradaki yaşamlara; benim gözlemlediğim hâliyle, birlikte yeniden tanıklık edelim…”

    0
    0
    1404
  • 25-09-2024

    Yazar Pascal Rabaté ile çizer François Ravard’ın sonsuz ihtimaller evreninde buluşturan, kendi ölümlülüğü ile yüzleşmek zorunda kalan bir adamın varoluş hezeyanlarını anlatıya dönüştüren Olasılıklar Yasası, Hasan Can Utku’nun çevirisiyle Desen Yayınları’ndan çıktı.

    Olasılıklar Yasası; hayallerini sürekli erteleyenlerin yaşamı nasıl kaçırdıklarını gösterirken akla zarar yanlış anlamalara ve rastlantının böylesi dedirten mükemmel zamanlamalara tanıklık ettirerek “hayat, biz planlarlar yaparken başımıza gelenlerdir” görüşünü destekliyor. Hikâye, “her zaman bir ihtimal daha vardır” düşüncesini vurgulayarak olasılıkların mucizesine inanmaya çağırıyor.

    Rutin bir doktor kontrolünün ardından Martin Henry, sadece üç ay ömrü kaldığını öğrenir. Evden işe işten eve tekdüze bir yaşam süren Martin, bunca yıl boyunca hayallerini nasıl da ertelediğini fark eder. Kendisini bekleyen belirsizliğin getirdiği olgunlukla sayılı günlerine sımsıkı sarılmaya karar verir. İlk hedefi Kanada'daki o meşhur balinaları görmektir! Bunun için işten ayrılır, karısını birlikte seyahat etmeleri için ikna eder. Şans aslında Martin'den yana gözükse de işler hiç de planladığı gibi gitmeyecektir...

    “Madem günlerim sayılı, bugünden bitsin bari!”

    0
    0
    1232
  • 24-09-2024

    House müziğin öncülerinden biri olarak kabul edilen ABD’li şarkıcı Kym Mazelle, BKM Organizasyonu ile 28 Eylül’de Maximum Uniq Açıkhava’da düzenlenecek “Beynelmilel Bir Buluşma” etkinliğinde sahne alacak.

    Müziğinde house, disco, soul ve pop müziğini bir araya getiren Kym Mazelle, “Beynelmilel Bir Buluşma” etkinliği kapsamında Selda Bağcan’dan önce müzikseverlerin karşısına çıkacak. Geçtiğimiz hafta London Fashion Week’te (Londra Moda Haftası) müzik ve eğlence sektörüne katkıları nedeniyle ikon ödülü alan Kym Mazelle, etkinlikteki canlı performanslıyla da kendini kanıtladı.

    Türk müziğinin önemli isimlerinden Selda Bağcan, 28 Eylül’de Maximum Uniq Açıkhava’da konser verecek. Konserde sahneyi tarzının en güçlü yorumcularıyla paylaşacak. Soul müziğin efsane ismi Kmy Mazelle, genç müzik janrının yükselen ismi Kum ve Dj Artemis unutulmaz bir konser verecek.

    İlk kez 90’lı yıllarda Türkiye’de konser veren Kym Mazelle, 80’li yılların sonu ve 90’ların başında Avrupa ve Birleşik Krallık’ta House müziğinin yayılmasında öncü bir rol oynadı. Dünya müziğine kazandırdığı farklı tarzıyla “House Müziğinin First Lady’si” olarak tanınan Mazelle, kariyeri boyunca Mick Jagger, Chaka Khan, David Guetta ve Grace Jones gibi önemli isimlerle çalışarak müzik dünyasında önemli bir iz bıraktı. Sanatçı, 1996 yapımı Baz Luhrmann filmi Romeo + Juliet’te ve ayrıca yönetmenin Something for Everybody adlı remix albümünde yer alan “Young Hearts Run Free” adlı şarkının cover versiyonunu yayımladı. Film müziği, Amerika Birleşik Devletleri’nde üçlü platin aldı.

    28 Eylül’de Maximum Uniq Açıkhava’da gerçekleşecek “Beynelmilel Bir Buluşma” etkinliğinin biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    28 Eylül Maximum Uniq Açıkhava Akış:
    18:00 : Kapı Açılış
    18:00-19:00: DJ Artemis
    19:45 : Kum
    20:45 :  Kym Mazelle
    ​21:30 :  Selda Bağcan

    0
    0
    1129
  • 24-09-2024

    Maçka Sanat Galerisi, Seyhun Topuz’un “Oyun | Game” başlıklı sergisini 24 Eylül-2 Kasım tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.

    Seyhun Topuz’un Oyun isimli yapıtı 40x40x40 cm boyutlarında küplerden oluşan 25 modülün yüzeyleri 2x2 m olan bir kare oluşturacak biçimde yerleştirilmesi ile oluşuyor. Kareyi oluşturan küplerin altı yüzeyinin her birinde Topuz’un önceki sergilerinden tanıdığımız heykellerinden seçilen altı işinin görseli 25 eşit parçaya bölünmüş olarak yer alıyor. Topuz, izleyicilerini küplerin yerleri değiştirerek veya döndürerek elde edilebilecek milyonlarca olasılık arasından yapacağı seçimlerle kare üzerinde kendi yapıtının görselini oluşturabileceği devingen, interaktif bir oyuna davet ediyor.

    ​24 Eylül (bugün) saat 17.00’de açılan “Oyun | Game” sergisini 2 Kasım Cumartesi gününe kadar pazar ve pazartesi hariç her gün 12.00-19.00 saatleri arasında Maçka Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1418
  • 24-09-2024

    Mónica Ojeda’nın tüm yeteneklerini sergilediği, çevrildiği dillerde sansasyon yaratan korku türündeki romanı Çene Kemiği, Bengi De Sa Matos Paixao’nun çevirisiyle İthaki Yayınları’ndan çıktı.

    Mariana Enriquez’in hakkında “Mónica Ojeda hem konularına hem de yazdığı türe yaklaşımında korkusuz. Korku ve tutkuyla çok az kişinin yapabileceği biçimde, ağzınızı açık bırakacak kadar uçlarda bir güzellikte uğraşıyor. (...) Beni korkutuyor ve beni büyülüyor ve bence bugün İspanyolca yazan en önemli yazarlardan biri.” dediği Ojeda; gelecek vaat eden Latin Amerikalı yazarlar listesi Bogotá39’da ve Granta dergisinin İspanyolca yazan en başarılı 25 genç yazar listesinde yer aldı.

    Ekvador’daki seçkin bir Opus Dei kolejinde okuyan Annelise ve Fernanda, terk edilmiş bir binada arkadaşlarıyla cesaret oyunları oynayıp uydurdukları bir Beyaz Tanrı’ya yönelik ritüeller geliştirerek günlerini geçirmektedir. Okula yeni gelen edebiyat öğretmeni Clara Hanım ise, travmalar ve kayıplarla dolu geçmişinin kaygılarıyla başa çıkmaya uğraşmaktadır. Tüm sınırları zorlayan genç kızlarla öğretmenleri arasında oluşan ürpertici ilişki üçgeni, muazzam bir beyaz korku ortaya çıkaracaktır.

    “Beyaz korku deneyimi, göz kamaştırıcı körlük deneyimidir – gölgelerde saklananlardan değil, parlak ve doygunluğu azaltılmış ışıkta ortaya çıkan ve bizi suskun bırakanlardan duyulan korku.”

    0
    0
    1515
DAHA FAZLA
Geldanlage