GÜNDEM
  • 30-09-2024

    CerModern, İtalya’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından, Avusturya’nın Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle düzenlenen “Başka Bir Yere Bakmak, Orada Olmak” başlıklı karma sergiye 3 Kasım’a kadar ev sahipliği yapıyor.

    ​İtalya’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından, Avusturya’nın Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle düzenlenen ve Avusturya Sanat, Kültür, Kamu Hizmeti ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen “Başka Bir Yere Bakmak, Orada Olmak” (Looking Elsewhere Being There) sergisi, Marcello Farabegoli Projects ile CerModern iş birliğiyle düzenleniyor. Farklı ülkeler arasında hareket hâlindeki ilişkiler ve aidiyet üzerine kurgulanan sergide, 30’dan fazla sanatçının eseri yer alıyor. Küratörlüğünü Marcello Farabegoli’nin, eş küratörlüğünü ise Charlotte Aurich ile Pablo Chiereghin’in üstlendiği sergi, mekâna özgü bir unsur olarak hareket kavramını araştırıyor. Sınırları aşan ve hareketle ilgilenen sanatsal pratiklere ışık tutan sergi, mekânla ilişki kurarken hareketle birlikte başka bir yere bakmanın ne anlama geldiğini sorguluyor. 

    Sergide yer alan sanatçılar arasında; Başak Altın, Antonella Anselmo, FlaviaBigi, Songül Boyraz, CristinaCalderoni, Chiara Campanile, Ilaria Carli Paris, Casaluce-Geiger, Pablo Chiereghin, Tom Eller, Luca Faccio, Karin Ferrari, Christina Fiorenza, Julia Frank, Gianmaria Gava, Michela Ghisetti, Chiara Giorgetti, Siggi Hofer, Brigitte Mahlknecht, Ryts Monet, Pınar Öğrenci, Klaus Pobitzer, Lucia Riccelli, Linus Riepler, Gabriele Rothemann, Franziska Schink, Eva Schlegel, Luca Sposato, Esther Stocker, Alberto Storari, Federico Vecchi, Nazim Ünal Yılmaz, ErwinWurm bulunuyor.

    Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen “Başka Bir Yere Bakmak, Orada Olmak” başlıklı karma sergiyi, 3 Kasım’a kadar pazartesi hariç her gün 10.00 - 19.00 saatleri arasında CerModern’de ziyaret edebilirsiniz.

    Künye:
    1. Esther Stocker, Geometries, 2016, exhibition view Palais Metternich Photo Rudolf Strobl
    2. Eva Schlegel Liminal space 2022 Photo Anna Donadel
    3. Gabriele Rothemann Reverse Glass Pictures 2007 2014
    4. Nazim Ünal Yılmaz Smoking at Nite 2018
    5. Alberto Storari Chart series 01 2021
    6. Federico Vecchi Formaunica 2018

    0
    0
    1609
  • 30-09-2024

    Edebiyat ve sanat ilişkisine yeni bakışları mümkün kılmak amacıyla Arter tarafından düzenlenen “Kütüphane Söyleşileri”nin konuğu, yazar ve psikolog Gündüz Vassaf olacak.

    Arter Kütüphanesi’nde farklı bir yazarın ağırlandığı “Kütüphane Söyleşileri” başlıklı konuşma serisi, ele alınan kitapların ve eserlerin ortaya çıkış serüvenlerine ve alt metinlerine odaklanırken, çeşitli okuma biçimleri yorumlanarak tartışmaya açılıyor. Söyleşide Vassaf ile ilk romanı Ressamın İsyanı’nda Caravaggio üzerinden ele aldığı sanat üzerine konuşulacak.

    ​Gündüz Vassaf’ın konuk olacağı söyleşi 12 Ekim Cumartesi günü 17.00’de Arter Kütüphanesi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek.

    Fotoğraf: ©Sait Erol

    0
    0
    1656
  • 30-09-2024

    Bilsart, küratörlüğünü Melike Bayık’ın üstlendiği, Pınar Akkurt’un “Atıklar Diyarı” başlıklı kişisel sergisini 2 Ekim-12 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturacak.

    “İnsanlığın geçmişten bugüne kişisel ve toplumsal gelişmeyi, ilerlemeyi hedeflediği, zaman içinde sanayi ve teknolojinin insan yararı odaklı büyümesiyle tüket-at çöpe dönüştür gibi yaklaşımın da gün yüzüne çıktığı aşikâr. Tüketilen hiçbir şeyin sürdürülebilir bir sistem analizinin olmamasıyla birlikte iklim krizinin kapıya dayandığı bu tuhaf günlerde yaratıcı ileri dönüşüm ile ilerleyecek olasılıklar çözüm yaratabilir. Ancak insanın sarkastik, konformist tavrı ile üretim ve tüketim arasındaki tutarsız ve sürdürülemez ilişki sürdürülebilir bir geleceği baltalıyor, atıkların dünyanın dip bucak her yerini sarmasına rağmen doyumsuz insanlığı hâlâ durduramıyor. Akkurt ‘Atıklar Diyarı / Wastetopia’ sergisi ile birlikte sürdürülebilir bir gelecek ihtimalinin realitesini çarpıcı biçimde kurgulayan, dünyevi absürtlükleri ifade etmekten çekinmeyen acayip, çarpıcı ve çok parçalı bir olasılığın yalın bir dünyasını ellerimize bırakıyor.”

    0
    0
    1720
  • 30-09-2024

    David Graeber ve David Wengrow’un insanlık tarihine dair anlayışı kökten değiştirerek yeni özgürlük biçimlerini, toplumsal örgütlenmenin yeni yollarını aradıkları çalışmaları Her Şeyin Şafağı – İnsanlığın Yeni Tarihi, Kerim Kartal’ın çevirisiyle Epsilon Yayınevi’nden çıktı.

    Nesiller boyu uzak atalarımız ya özgür masumlar ya da haydut savaşçılar olarak ilkel açıdan nitelendirildi. Bize uygarlığın ancak başlangıçtaki bu özgürlüklerimizden vazgeçerek ya da temel içgüdülerimizi kontrol altına alarak elde edilebileceği söylendi. David Graeber ve David Wengrow, bu tür teorilerin ilk olarak 18. yüzyılda, yerli gözlemciler ve entelektüeller tarafından Avrupa toplumuna yöneltilen eleştirilere karşı muhafazakâr tepkilerin nasıl ortaya çıktığını gösteriyor. Bu tartışmanın yeniden ele alınması tarımın, mülkiyetin, kentlerin, demokrasinin, köleliğin ve uygarlığın kökenleri de dahil olmak üzere, bugün insanlık tarihini nasıl anlamlandırdığımız konusunda çarpıcı sonuçlar doğurmaktadır.

    Kitap şu soruları soruyor: “Eğer insanlar evrimsel geçmişlerini küçük avcı-toplayıcı gruplar hâlinde geçirmedilerse bunca zaman ne yapıyorlardı?”, “Tarım ve şehirleşme hiyerarşi ve tahakkümün pençesine düşmekanlamına gelmiyorsa ne tür sosyal ve ekonomik örgütlenmelere yol açtı?”

    “Sosyoloji, antropoloji, arkeoloji ve siyaset felsefesinin temel fikirlerine cesur yorumlar getiren, modern uygarlık üzerine kapsamlı bir inceleme.” - New York Times

    0
    0
    2586
  • 29-09-2024

    Pera Film, Cadılar Bayramı kapsamında hazırladığı “Korkunun Yüzleri” başlıklı programı 18-31 Ekim tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda sinemaseverlerle buluşturacak.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları’nın Cadılar Bayramı’na özel olarak hazırladığı yeni film seçkisinde, insan doğasının karanlık köşelerine ışık tutan iki kült korku filmi yer alıyor. İzleyicilere yalnızca dehşetin sınırlarını zorlayan bir deneyim yaşatmakla kalmayan, aynı zamanda korkunun toplumsal ve psikolojik katmanlarına da derin bir bakış sunan programda, usta yönetmen Brian De Palma’nın yönettiği Günah Tohumu ile David Robert Mitchell imzalı Peşimdeki Şeytan yer alıyor.

    Başrollerinde Maika Monroe, Keir Gilchrist, Olivia Luccardi ve Bailey Spry’ın yer aldığı Peşimdeki Şeytan, sürekli tırmanan bir gerilim duygusu eşliğinde paranoya, güvenlik ve gençliğin masumiyetinin kaybı gibi temalar üzerinden metaforlarla dolu bir anlatıyı takip ediyor. Klasik slasher korku ögelerini özgün bir bakış açısıyla yeniden yorumlayan yapıt, 2000’li yılların en önemli gerilim filmlerinden biri olarak kabul görüyor. Stephen King’in ünlü romanından usta yönetmen Brian De Palma tarafından sinemaya uyarlanan ve vizyona girdiği yıl iki dalda Oscar Ödülü’ne aday gösterilen Günah Tohumu’nda ise içe kapanık ve utangaç bir genç olan Carrie White’ın uğradığı zorbalıkların ardından telekinetik güçlerini keşfetmesiyle yaşanan dehşet verici olaylar anlatılıyor.

    “Korkunun Yüzleri” programı hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    Gösterim Programı:

    Peşimdeki Şeytan
    18 Ekim Cuma, 19.00
    26 Ekim Cumartesi, 17.00

    Günah Tohumu
    19 Ekim Cumartesi, 17.00
    ​31 Ekim Perşembe, 19.00

    0
    0
    1571
  • 29-09-2024

    Macar Kültür Merkezi, Macaristan Sanat Akademisi’nin temsil ettiği sanatçıların eserlerinden oluşan “Resimler Alemi” sergisini, 31 Aralık’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    2024 Macar-Türk Kültür Yılı kapsamında, Macaristan Sanat Akademisi Güzel Sanatlar Bölümü sanatçılarını bir araya getiren “Resimler Alemi” sergisi, üç kuşağı temsil eden 24 ressamın eserlerini izleyicilere sunuyor. Sergi, günümüz Macar resminin karakteristiklerini ortaya koyan bir kesit sunarken, ressamların zengin vizyonuna, bağlı olduğu akımlara, üsluplarına ve kullanılan tekniklerin çeşitliliğine vurgu yapıyor. 

    Péter Stefanovits, József Szurcsik ve Tibor İski Kocsis’in küratörlüğünü üstlendiği sergide; József Baksai, Áron Baráth, Imre Bukta, Károly Elekes, Péter Földi, József Gaál, András Gál, Andrea Katalin Gulyás, Zsófia Hermann, Judit Lóczi Horváth, Mózes Incze, Tibor Iski Kocsis, György Jovián, Tamás Kótai, Gábor Lajta, Tibor Palkó, Péter Stefanovits, Ábel Szabó, László Szotyory, József Szurcsik, Angelika Tóth, György Verebes, Ágnes Verebics, Gábor Véssey yer alıyor.

    ​Macaristan’da resim sanatı, Orta Çağ döneminde ilk ortaya çıkışından günümüze kadar, Avrupa sanatı ile bağlantılı olmakla beraber coğrafi ve tarihi anlamda Doğu ve Batı sanatları arasında köprü rolü gördü. 18. yüzyıldaki Aydınlanma dönemi geç Barok portre çalışmalarıyla tanınan Ádám Mányoki’den başlayıp günümüze uzanarak genç, çağdaş, soyut, deneysel veya yeni sürrealistik betimlemelere kadar, Macar resmi Avrupa’nın büyük akımlarının geleneklerini taşıyor.

    0
    0
    1495
  • 29-09-2024

    Aytül Akal’ın “steril” kitap olgusunu, sansür ve otosansür kavramları özelinde ele aldığı, Burcu Koçer Oruç’un resimlediği kitabı Mükemmel Öykü, Tudem Yayınları’nın “Tek Başıma Okuyorum!” koleksiyonundan çıktı.

    Mükemmel Öykü, fikir yaratım sürecinde dışarıdan ''müdahalenin'' yaratıcılığa nasıl olumsuz etki ettiğini gösteriyor. Zamane çocuklarının anne babalarıyla ilişkisine renkli bir parantez açan bu kitap, okurları kendi “mükemmel”öykülerini yazmaya heveslendiriyor.

    “Öğretmeni Defne'den, 14 Şubat Dünya Öykü Günü için sınıfı adına bir öykü kaleme almasını ister. Kitap okumayı çok sevdiği için bu ödevin kendisini zorlamayacağını düşünen küçük kız, henüz ne hakkında yazacağına karar vermeye çalışırken anne babasının ''yersiz'' müdahalelerine maruz kalır.

    Bulutlar pembe değil, beyazmış.
    Küçük kertenkelenin yolunu kaybetmesi çocuklarda kaygı yaratabilirmiş.
    Uzaylıların varlığına inanan varmış, inanmayan varmış...
    Öyle yazma, böyle yazma!

    Defne her yazdığının üstünü çizip yeniden başlamaktan yorulmuşa benziyor.
    Acaba bir öyküyü mükemmel yapan nedir? Eğlenceli olması mı? Öğretici olması mı? Yoksa ''sakıncasız'' olması mı?”

    0
    0
    2746
  • 28-09-2024

    2013 yılından beri çeşitli tiyatro, performans ve dans etkinliklerine ev sahipliği yapan Sahne Pulchérie, dolu bir programla 5 Ekim’de yeni sezona başlıyor.

    Sahne Pulchérie’de ekim programında yer alan tiyatro oyunları arasında Bir Terennüm (Orchestra Theatre), Bu Taraftan Daha Güzelim (Tiyatro D22), Parrhesia 2 (Echoes Sahne & Tiyatro KAST), Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor ve Zabel (BGST Tiyatro) bulunuyor. Ayrıca bu sezon, Institut français Türkiye iş birliğiyle düzenlenen ücretsiz film gösterimleri de izleyicilerle buluşmaya devam edecek. Ayrıca Eric Besnard’in yönettiği 2020 yapımı Leziz (Délicieux) filmi 26 Ekim Cumartesi akşamı Sahne Pulchérie’de gösterilecek.

    Program:
    5 Ekim Cumartesi 20.30 / Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor (Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu)
    11 Ekim Cuma 20.30 / Bir Terennüm (Orchestra Theatre)
    12 Ekim Cumartesi 20.30 / Zabel (Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu)
    18 Ekim Cuma 20.30 / Bu Taraftan Daha Güzelim (Tiyatro D22)
    25 Ekim Cuma 20.30 / Parrhesia 2 (Echoes Sahne & Tiyatro KAST)
    ​26 Ekim Cumartesi 20.30 / Leziz (Délicieux)

    0
    0
    1043
  • 28-09-2024

    Akbank Sanat ve Açık Diyalog İstanbul iş birliğiyle düzenlenen “Çağdaş Sanat ve Küratörlük” Seminer Programı’nın altıncı dönem başvuruları başladı.

    “Çağdaş Sanat ve Küratörlük” Seminer Programı (Curating Contemporary Art), bu yıl altıncı kez düzenlenecek. Billur Tansel’in direktörlüğünde yürütülecek olan program, küratörlük alanında kapsamlı ve uluslararası standartlarda bir eğitim platformu sunarak, katılımcılara hem teorik bilgi hem de pratik deneyim kazandırmayı amaçlıyor. Kasım ayında başlayacak seminer programına başvuru yapacak adayların, istenilen tüm belgeleri eksiksiz olarak doldurup 10 Ekim 2024’e kadar apply@curatingcontemporaryart.org adresine göndermeleri gerekiyor. En az 6, en fazla 20 katılımcının kabul edileceği programın başvuruları jüri tarafından değerlendirilecek ve mülakat sonrasında kabul edilen katılımcılar internet sitesinde duyurulacak. 

    11 ay sürecek olan “Çağdaş Sanat ve Küratörlük” Seminer Programı, eğitim, uygulama ve araştırma odaklı bir yaklaşım ile yürütülecek. Seminerler, Türkçe ve İngilizce olarak uluslararası alanda tanınmış sanat aktörleri tarafından verilecek. Program kapsamında katılımcılar, bienaller, galeriler, müzeler ve sanat fuarları gibi çeşitli platformlar üzerine teorik dersler alırken, pratik vaka çalışmalarıyla da sanatı derinlemesine inceleme fırsatı bulacaklar. Program katılımcılarına, sanat dünyasında deneyim kazanabilmeleri için çeşitli kurumlarda staj ve deneyim imkanları da sunulacak. Katılımcılar, seminerlerin ardından program süresince bireysel proje geliştirme atölyelerine katılarak geliştirdikleri bitirme projelerini jüriye sunacak ve jüri değerlendirmesinden başarıyla geçenler bitirme belgesi almaya hak kazanacak. 

    ​“Çağdaş Sanat ve Küratörlük” Seminer Programı hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    1439
  • 28-09-2024

    Jacques Rancière’in sanatı belli fikirler ve dönemler çerçevesinde ele aldığı yeni kitabı Sanatın Yolculukları, Zehra Cunillera’nın çevirisiyle Metis Yayınları’ndan çıktı.

    “Sanat özerk bir deneyim alanı olarak kurulup müzelere veya konser salonlarına yerleştiği zaman, kendi dışına çıkma, yani sanattan başka bir şey olma zorunluluğunu da hissetmeye başladı.

    Müzik, müzisyenlerin icra ettiği sanattan fazlası, ruhun dili olduğu iddiasında bulundu. Mimarlık binalar inşa etmek yerine yeni bir dünya kurmak istedi, bunun için göklere uçtu. Modern ve devrimci sanatçılar tablo yapmayı bırakıp “yeni hayat”ın biçimlerini üretmeye karar verdiler. Çağdaş sanatın performans ve yerleştirmeleri ise sanat ile siyaset arasındaki belirsiz alanda duruyor.

    Bu yolculuklardan bazılarının izini süren Jacques Rancière, Kant ve Hegel gibi filozofların yoldaki kıvrımları, dönemeçleri anlamamızda bize yardımcı olabileceğini gösteriyor. Genç Marx’ın düşüncesi ile sanatın yolunun kesiştiği noktaya dikkat çekiyor özellikle. “Biçimci” diye suçlanan Sovyet sanatçılarının nasıl devrimi resmetmek yerine bizzat devrim olan bir sanat yaratmak istediklerini anlatıyor.”

    0
    0
    2195
DAHA FAZLA
Geldanlage