GÜNDEM
  • 19-11-2024

    GalataPerform’un 2006’dan beri devam eden Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi kapsamında Portekiz’in Porto şehrindeki A Turma Tiyatrosu ile geliştirdiği ortak projesi Yeni Gerçeklikler Üzerine Yazmak (Writing on New Realities) başlıklı oyun yazarlığı projesi IO Tiyatro Festivali kapsamında gerçekleşecek.

    A Turma’dan Tiago Correia’nın “Duman” ve Antonio Parra’nın “Deneyim” isimli metinleri 23 Kasım Cumartesi günü Saat 15.00 ve 17.00’da Akbank Sanat’ta oyun okuması olarak seyirciyle buluşacak. Tiago Correia’nın “Duman” metnini Yeşim Özsoy; Antonio Parra’nın “Deneyim” metnini ise Okan Urun yönetecek.

    Projenin ikinci aşamasında ise GalataPerform kurucu sanat yönetmeni, yazar ve yönetmen Yeşim Özsoy’un “Aksak Deliryum” ile dramaturg, çevirmen ve yazar Ferdi Çetin’in “Televizyonun Karşısında Özel Mülkiyetin Kökeni Üzerine Düşünürken Uyuyakalmışım, Babamın Sesine Uyandım” adlı Portekizceye çevrilen oyunlarının okumaları Porto’da gerçekleşecek.  Okumalar aralık ayında Porto şehrindeki A Turma Tiyatrosu ev sahipliğinde Porto Devlet Tiyatrosu’nda (Teatro Nacional Sao Joao) yapılacak.

    Tiago Correia’nın “Duman” oyunu hakkında: “Carolina uzun bir aradan sonra bağımsız bir araştırma gazetesinin editoryal personellerinin ilk evine veda edeceği gün geri döner. Gazetenin yeni paradigması ile geri dönüşü birkaç hassas ve çözülmemiş konu ile yüzleşmesine sebep olur. Mesleki bağların, samimi aşk ve dostluk ilişkileri ile iç içe geçtiği ve herkesin, kendilerini etkileyen yakın tarihli bir travmayla kendi yöntemleriyle uğraştıkları bir grup içinde basın özgürlüğü ve temel değerler üzerine bir oyun.”

    Antonio Afonso Parra’nın “Deneyim” oyunu hakkında: “Maxim Gorki’nin ‘’Yaz Halkı’’ eserinden özgürce esinlenerek yazılan bu oyunda aynı olay örgüsü kullanılıyor: Arkadaşlar dinlenmek ve işle ilgili günlük rutinlerden kaçmak için kırsalda birkaç gün geçirirler. Konuştukça içerler, içtikçe maskeleri düşer ve kendilerini birbirlerinin şüphelerine ve heyecanlarına daha bağlı varlıklar olarak ortaya koyarlar. Hepimiz kendimizi tamamlanmış hissettirecek, dolayısıyla doyuma ulaştıracak bir şeyi arayan kayıp ruhlarızdır.”

    23 Kasım Cumartesi Akbank Sanat’ta gerçekleşecek program:

    15:00 – “Deneyim” Oyun Okuması

    Yazan: Antonio Parra
    Çeviren: Bengi Paixao
    Yöneten: Okan Urun
    Oyuncular: Atakan Akarsu, Canan Atalay, Bedir Bedir, Ceren Taşçı, Okan Urun

    17.00 – “Duman” Oyun Okuması 

    Yazan: Tiago Correia
    Çeviren: Bengi Paixao
    Yöneten: Yeşim Özsoy
    Oyuncular: Fehmi Karaaslan, Erdem Kaynarca, Gözde Kocaoğlu, Sanem Öge

    19.00 – Yeni Gerçeklikler Üzerine Yazmak – Söyleşi

    Katılımcılar: Tiago Correia - Antonio Parra, Yeşim Özsoy - Ferdi Çetin

    Etkinliklere buradan kayıt olabilirsiniz.

    0
    0
    1079
  • 19-11-2024

    İstanbul Caz Festivali’nin, yetenekli ve umut vadeden yeni müzisyenlerin profesyonel müzik dünyasına adım atmasına destek olmak için düzenlediği Genç Caz+ projesinin dördüncü albümü yayımlandı.

    İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Garanti BBVA sponsorluğunda ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle gerçekleştirilen İstanbul Caz Festivali’nin Türkiye’de amatör veya yarı profesyonel olarak müzikle ilgilenen genç müzisyen ve topluluklara festival programında yer alabilecekleri bir platform oluşturmak amacıyla başlattığı Genç Caz+ projesi, dördüncü albümü Genç Caz+ 24’ü, İKSV Genç Sanatçı Fonu ile Mehmet Uluğ Fonu desteği ve Sony Music Türkiye iş birliğiyle yayımlandı. Genç Caz+ 24 albümünde, 28 yaş altı genç müzisyenlerden oluşan, caz, funk, R&B, neo-soul, elektronik müzik, hip-hop türlerinde veya türler arası müzik yapan altı müzik grubunun daha önce yayımlanmamış birer özgün bestesi bulunuyor.

    Bu yıl da programa seçilen gruplar İstanbul Caz Festivali’nin Parklarda Caz konserlerinde sahnede yer aldı. Seçilen gruplardan Mojo 5 ayrıca festivalin ödül gecesinde, Saint Privat konseri öncesinde sahneye çıktı. Gruplar eylül ayında stüdyoya girip müzik tarzlarına göre eşleştirildikleri deneyimli müzisyenlerin prodüktörlüğünde Genç Caz+ 24 albümü için kendi bestelerini kaydettiler. Hayyam Stüdyoları’nda gerçekleştirilen kayıtlarda, Boba Quartet’e Kıvılcım Konca, Zozeï’ye Çağıl Kaya, ALÂN’a Volkan Öktem, Mojo 5’e Selen Gülün, Blue Kiss Collective’e Kamucan Yalçın ve Zekeriya Şahiner Quartet’e Korhan Futacı prodüktör olarak destek oldu. Albümün kayıt, miks ve masteringini Sinan Sakızlı yaptı; grup fotoğrafları ise Muhsin Akgün’e ait. Albümün tanıtım konseri, 19 Kasım saat 21.00’de Pera 77’de düzenlenecek.

    Genç Caz+’nın bu seneki seçici kurulunda müzisyen Ayşe Tütüncü, müzisyen Selen Gülün, müzisyen Volkan Öktem, radyo programcısı Dr. Hakan Rauf Tüfekçi, yazar Yekta Kopan, müzisyen Okan Kaya, Sony Music Türkiye Genel Müdürü Özden Bora, Akra Caz Festivali Direktörü Kadir Dursun, müzisyen Çağıl Kaya, Pozitif ve Babylon’un kurucularından Ahmet Uluğ ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer yer aldı.

    Genç Caz+ 24 albümünü buradan dinleyebilirsiniz.

    ​Fotoğraf: Muhsin Akgün

    0
    0
    1090
  • 19-11-2024

    Beyoğlu Caz Festivali kapsamında İBB Kültür AŞ ortaklığıyla M. Cevahir Akbaş küratörlüğünde düzenlenen “Yolculuğa Bakmak: Cazın Hafızası” başlıklı sergi 20 Aralık’a kadar Taksim Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor.

    Beyoğlu Caz Festivali’nin ana etkinlikleri arasında yer alan “Yolculuğa Bakmak: Cazın Hafızası” sergisi Türkiye caz tarihine odaklanıyor. Türkiye’de caz tarihinin arşivini, dönemin toplumsal gelişmelerini göz önünde bulundurarak araştırmayı ve görselleştirmeyi merkezine alan sergi, cazın ritmini ve enerjisini yansıtarak müziğin heyecanını izleyiciye taşımayı ve onu Türkiye’ye getiren ustalara saygı sunmayı amaçlıyor. Sergi, arşivlerden fotoğraflar, gazete küpürleri ve afişlerle semtteki caz kültürünün gelişimini görselleştirirken, Beyoğlu tarihini müzikal bir perspektiften inceliyor.

    İstanbul’da ve özellikle Beyoğlu’nda caz kültürünün başlangıcı ve yaygınlaşma sürecine odaklanan sergi, bugüne kadar ulaşmış arşivler aracılığıyla küratöryel bir seçki sunarak cazın Türkiye’ye girişi ve yaygınlaşmasını, kulüp kültürünün doğuşunu, caz kulislerini, kadınların caz müziğindeki yerini, swing dansının coşkusunu ve geçmişteki festivallerin hikâyelerini aktararak cazın Türkiye’deki yolculuğunu anlatmayı hedefliyor.

    ​Fotoğraf: Mert Bayrakcı

    0
    0
    1784
  • 19-11-2024

    Şener Şükrü Yiğitler ile illüstratör Büşra Kaygın Gafarov’un küresel ısınmadan etkilenen iki kardeş ayının ve onlara yardım etmeye çalışan bir çocuğun uyku yolculuğunu anlattıkları resimli öykü Derin Uykular Tatlı Rüyalar, Günışığı Kitaplığı’ndan çıktı.

    5 yaş ve üzeri tüm okurlarına bir çatı katından kutuplara uzanan renkli bir hikâye anlatıyor Derin Uykular Tatlı Rüyalar.

    “Büyük Ayı ve kardeşi Küçük Ayı, aşırı sıcaklar yüzünden bir türlü uyuyamıyordu. Odasının üstünde yaşayan ayı kardeşlere yardım etmek isteyen İnci, kış uykusuna yatabilmeleri için onlara masal kitapları okumaya başladı. Ama bu da işe yaramadı. Sonunda bir dünya haritası İnci'ye yol gösterdi: Kardeş ayılar, soğuk Kuzey Kutbu'nda rahatça uyuyabilirdi. Oraya ulaşmak içinse İnci'nin parlak bir fikri vardı!..”

    0
    0
    1127
  • 18-11-2024

    Dune filmlerinin spin-off dizisi Dune: Prophecy bugün (18 Kasım) BluTV’de yayımlandı.

    HBO yapımı Dune: Prophecy, Dune evreninin gizem dolu dünyasının kapılarını aralayarak, izleyicileri Paul Atreides’in yükselişinden 10.000 yıl öncesine götürüyor. Dizi, iki Harkonnen kız kardeşin insanlığın geleceğini tehdit eden güçlerle savaşmasını ve Bene Gesserit olarak bilinecek efsanevi tarikatı kurmasını konu alıyor. Brian Herbert ve Kevin J. Anderson tarafından kaleme alınan Sisterhood of Dune romanından esinlenilerek hazırlanan dizinin kadrosunda Emily Watson, Olivia Williams, Travis Fimmel, Jodhi May, Mark Strong, Sarah-Sofie Boussnina, Josh Heuston, Chloe Lea, Jade Anouka, Faoileann Cunningham, Edward Davis, Aoife Hinds, Chris Mason, Shalom Brune-Franklin, Jihae, Tabu, Charithra Chandran, Jessica Barden, Emma Canning ve Yerin Ha yer alıyor. Dizinin yapımcılığını Max ve Legendary Television ortaklaşa üstlenirken, Legendary aynı zamanda ilki altı Akademi Ödülü kazanan ve eleştirmenlerin beğenisini kazanan iki bölümden oluşan film serisinin de yapımcılığını üstleniyor.

    Dune: Prophecy dizisinin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.

    0
    0
    1468
  • 18-11-2024

    KAIROS, 17 sanatçının, 19. yüzyıl Pera’sına zaman kavramıyla odaklandığı “Pera’nın Yüzyılı Prolog: Kayıp Zaman” sergisini 30 Kasım’a kadar sanatseverlerle buluşturuyor.

    “Pera’nın Yüzyılı Prolog: Kayıp Zaman” sergisinde; Albrecht Dürer, Burhan Kum, Can Akgümüş, Can İncekara, Deniz Aktaş, Deniz Pasha, Elif Özen, Gurur Birsin, Gülnihal Yıldız, Hera Büyüktaşcıyan, İbrahim Özsözgün, Kazım Şimşek, Murat Balcı, Sinan Tuncay, ŞANT, Ümmühan Yörük, Vildan Hoşbak yer alıyor.

    “İnsan varoluşunun, yaşamla ilk ilişkisinin başladığı ve son ilişkisinin de onunla bittiği şey kuşku yok ki zamandır. Aslına bakarsak, insanın varoluşu zamanda başlar ve de onda biter. Zaman bütün varoluşu sarıp sarmalar; böylece hem yaratım hem de yıkımın onun içinde meydana gelir. Ancak onun varlığı ele avuca gelmez. Nehrin içinde devinen sonsuz sayıda su zerresini nasıl birbirinden ayıramıyorsak artık, bu bütünlüğü de ayrıştırarak bozamayız. Onun sürekli ve sonsuz akması gerekir hem öteye hem de geriye. Bu açıdan bakıldığında zaten zerrenin ne önemi kalır?”

    Sergi bu oluşun öncesini, şimdisini ve sonrasını işaret eden üç ana bölümden oluşuyor. Sanatçıların sezgisel olarak yakınlaştıkları bu oluş hissi, onların tasarladığı alternatif gerçekliklerle çatallanırken imgenin gücüyle izleyen gözlere temas ediyor. İçinde yaşadığımız dünyanın güncel koşullarıyla iki zıt yöne akan bir nehir görmemiz mümkün olmayabilir, ancak bu anlatı eğer ona derinden kulak verirsek gözlerimizin önüne serilebilir.

    ​“Pera’nın Yüzyılı Prolog: Kayıp Zaman” sergisini, 30 Kasım’a kadar salıdan cumartesiye 12.00-19.00 saatleri arasında KAIROS Galeri’de ziyaret edebilirsiniz.

    0
    0
    1199
  • 18-11-2024

    Elizabeth O'Connor’ın değişimin eşiğindeki dünyada geçen, çağrışımlarla dolu bir ergenliğe giriş hikâyesi anlattığı romanı Balinanın Ölümü, Sevinç Sanem Erzurumlu’nun çevirisiyle Timaş Yayınları’ndan çıktı.

    Balinanın Ölümü, uçurumun kenarındaki bir topluluğun ve bir kadının incelikli portresini, üzerlerine kapanan dış dünyayla yüzleşmek zorunda kalan insanların hikâyesini anlatıyor.

    1938 yılında, uzak bir Galler adasının kıyılarına ölü bir balina vurur. Tüm hayatını adada geçirmiş Manod için bu, hem bir kıyamet alameti hem de adanın kıyılarının ötesinde neler olabileceğinin bir sembolü gibidir. Babası ve kız kardeşiyle yaşayan genç Manod, ailesinin nesiller boyunca yuva bildiği, güzel ama bir o kadar da hırçın adanın ötesindeki hayatı keşfetme arzusundan kurtulamaz.

    ​Kıyıya vuran balinanın ardından ada kültürünü incelemek üzere gelen iki İngiliz etnograf, ona hem kendi adasının uzağındaki hayata bir bakış hem de bir kaçış ihtimali sunar. Manod, topluluğunun yanlış anlaşıldığına dair şüphelerine rağmen, bambaşka duygularla hesaplaşmak zorunda kalacaktır.

    0
    0
    1164
  • 18-11-2024

    Seda Mit’in son dönem çalışmalarından oluşan “Burada Her Şey Mümkün” başlıklı kişisel sergisi 27 Kasım’a kadar Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

    “Burada Her Şey Mümkün” sergisinde, Seda Mit’in kâğıt üzerine marker, akrilik ve yağlı pastel teknikleri ile hazırladığı çalışmalarının yanı sıra, mdf üzerine cam ve taş kullanarak ürettiği 40 eser yer alıyor. Sanatçı eserlerinde; durumu, olayı ya da ifadeyi çarpıtarak anlatmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, ona kendine has bir dil geliştirme fırsatı sunarken, salt bir anlatıcı olmanın ötesine geçmesini sağlıyor. Mit, anlattığı hikâyeye kendi plastik diliyle dahil olarak öznelleştirirken, kahramanlarını sıradan insanlardan seçiyor.

    ​Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu ve yöneticisi Betül Ketenci ile sergi küratörü Arzu Kılıçdoğan, etkinlik ile ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: “Evrim Sanat Galerisi olarak, değerli sanatçımız Seda Mit’in eserlerine ev sahipliği yapmaktan ve son dönem çalışmalarından oluşan seçkiyi sanatseverlerle buluşturmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Sanat dolu bir yolculuğa çıkmak ve bu ustaların muhteşem eserlerini görmek için tüm sanatseverleri galeriye davet ediyoruz.”

    0
    0
    1067
  • 18-11-2024

    Psikoterapist ve yazar Adam Phillips’in “vazgeçme” kavramını farklı yönlerden ele aldığı, merkezine “Daha yaşam dolu hissetmek için neyden vazgeçmeliyiz?” sorusunu koyduğu çalışması Vazgeçmek Üzerine, Elif Ersavcı’nın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

    Vazgeçmenin, psikolojik sağlık açısından umut ve sevgi kadar önemli olduğunu savunan Vazgeçmek Üzerine, kişisel sınırlamalar ve arzular gibi konulara değinirken vazgeçmenin yaratabileceği pozitif değişimlere odaklanıyor.

    “Vazgeçmek ya da vazgeçmemek? Kaçınılmaz gibi görünen bu sorunun yanıtı hiçbir zaman basit olmamıştır. Alışkanlıklarımızdan vazgeçmek bir şeydir fakat toptan hayatın kendisinden vazgeçmek bambaşka. Fedakârlığın bir biçimi, hayran olunacak ve ilham alınacak olumlu hisler uyandırırken, diğeri derinden rahatsız eder, ya da etkin olarak arzulanan bir şey değildir.

    Belli ki iyi ve kötü fedakârlık her zaman vardır fakat ilk elden hangisinin hangisi olduğunu bilemeyiz. Bir şeyden vazgeçeriz çünkü mevcut koşullarla devam edemeyeceğimizi biliriz. Bu anlamda vazgeçmek kritik bir seçimdir, farklı bir geleceğe atılmış bir adım denemesidir.”

    0
    0
    1521
  • 17-11-2024

    Elvin Beşikçioğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği Tatbikat Sahnesi’nin yeni oyunu Batı Ekspresi, 25 ve 26 Kasım’da Ses 1885 - Ortaoyuncular Tiyatrosu’nda tiyatroseverlerle buluşacak.

    Prömiyerini Uluslararası Kent Tiyatro Festivali-Etimesgut’ta (KentFest) yapan Batı Ekspresi, Matéi Visniec’in göç ve batılılaşma temalarına odaklanan güçlü metnini sahneye taşıyor. Oyun; savaş, ekonomik çöküş, kültürel ayrılık gibi sebeplerle batıya doğru yol alan bireylerin içsel yolculuklarını ve arayışlarını ironik bir dille anlatıyor. Matéi Visniec’in kaleme aldığı, Elvin Beşikçioğlu’nun yönettiği oyunda Adem Aydil, Derin Beşikçioğlu, Fatih Sönmez, Selin Tekman, Selin Zafertepe ve Ünsal Coşar rol alıyor. Oyunun dekor tasarımı Barış Dinçel’in, ışık tasarımı Önder Arık’ın, kostümleri Başak Özdoğan’ın, müzikleri ise Utar Dündar Artun’un imzasını taşıyor.

    Göçün acısını batılılaşmanın coşkusuyla harmanlayan Batı Ekspresi, bir yandan batının bolluk ve tüketim toplumu cazibesine kapılırken diğer yandan kendi kültürlerini cebine doldurup türlü sebeplerle gurbet yollarına düşen ve Şark Ekspresi’ne binenlerin hikâyesini anlatıyor. Özgürlüğün, batılılaşmanın ve kapitalizmin çarpıcı etkilerini işlerken öte yandan göç edenlerin, doğdukları topraklara duyduğu özlemi ironik ve düşündürücü bir yaklaşımla ele alan oyun, kültürel değerlerin Batı’nın sunduğu “vaha” ile çatışmasını gözler önüne seriyor. Batı Ekspresi, yolculuğun sadece gidişini değil, aynı zamanda dönüşünü de sorgulatan bir tecrübe sunuyor.

    ​25 Kasım Pazartesi ve 26 Kasım Salı saat 20.30’da Ses 1885 – Ortaoyuncular Tiyatrosu’nda sahnelenecek Batı Ekspresi oyununun biletlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    0
    0
    2206
DAHA FAZLA
Geldanlage